Nitel araştırma makalesi incelemesi
DOI: 10.54462/kadim.1720292İngiliz Stratejisinde Türk Boğazları (1774-1923): Osmanlı İmparatorluğu, İngiltere ve Rusya'yı Dengeleyen Coğrafya
Uluslararası ilişkiler ve jeopolitika literatüründe coğrafyanın devletlerin dış politika yapımı ve stratejik tercihleri üzerindeki etkisi uzun süredir tartışılan temel konulardan biridir.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- İsmail Ediz
- Yayın
- Kadim
- Tarih
- 2025-10-13
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Uluslararası ilişkiler tarihinin en köklü ve karmaşık jeopolitik bilmecelerinden birini oluşturan Doğu Sorunu ve bu sorunun merkezinde yer alan Türk Boğazları, tarih boyunca imparatorlukların güvenlik algılarını ve stratejik hamlelerini şekillendiren temel bir coğrafi eksen olmuştur. Karadeniz ile Akdeniz'i birbirine bağlayan bu dar deniz geçitleri, yalnızca bölgesel güç dengelerini değil, küresel ölçekte deniz hâkimiyeti mücadelelerini de doğrudan etkilemiştir. Britanya İmparatorluğu'nun denizlerdeki üstünlüğü, küresel ticaret ağları ve özellikle de Hindistan ile Süveyş'e giden hayati deniz yollarının güvenliği, Boğazlar üzerindeki kontrol mekanizmalarıyla yakından ilişkilendirilmiştir. Rusya'nın Karadeniz kıskacından kurtularak sıcak denizlere inme arzusu karşısında Osmanlı İmparatorluğu'nun başkentini ve egemenliğini koruma çabası, coğrafyayı edilgen bir arka plan olmaktan çıkarıp dış politikaları şekillendiren yapısal bir aktör haline getirmiştir. Bu bağlamda çalışmanın odaklandığı temel problem, Boğazlar coğrafyasının İngiliz diplomatik ve askeri stratejisini hangi yapısal dinamiklerle ve nasıl yönlendirdiğidir.
Bu çalışmanın temel amacı, 1774-1923 yılları arasında İngiliz dış politikasının Türk Boğazları'na yönelik yaklaşımlarını yapısal bir coğrafi kısıtlama çerçevesinde incelemektir. Çalışmada, İngiltere'nin dönemsel jeopolitik dalgalanmalara göre geliştirdiği taktiksel çözümlerin ötesinde, coğrafi dar geçitlerin büyük güç diplomasisi üzerindeki kalıcı ve sınırlayıcı etkisi kuramsal bir derinlikle çözümlenmektedir. Araştırma yöntemi olarak birincil arşiv belgelerine, diplomatik yazışmalara, uluslararası antlaşma metinlerine ve stratejik muhtıralara dayanan nitel tarihsel analiz yöntemi benimsenmiştir. Yazar, ampirik verileri ve arşiv kaynaklarını realist teori zemininde değerlendirerek, İngiliz dış politikasında kapatma ve özgürlük olarak adlandırılan iki zıt ama birbirini tamamlayan yapısal paradigmanın izini sürmektedir. Bu nitel ve tarihsel yaklaşım, İngiltere'nin Osmanlı egemenliğini destekleme veya sınırlandırma kararlarının ardındaki temel motivasyonu açıklamaktadır.
Araştırmanın ortaya koyduğu temel bulgular, İngiltere'nin Boğazlar politikasının iki ana tarihsel evrede birbirine zıt stratejik yönelimler sergilediğini göstermektedir. On dokuzuncu yüzyıl boyunca İngiliz diplomasisi, Rus savaş gemilerinin Akdeniz'e çıkışını engellemek amacıyla kapatma politikasını benimsemiş ve bu kuralı 1809 Kale-i Sultaniye, 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi ve 1856 Paris Antlaşması gibi çok taraflı yasal metinlerle uluslararası hukukun bir parçası haline getirmiştir. Ancak I. Dünya Savaşı'nın getirdiği yıkım, Rusya'daki rejim değişikliği ve Osmanlı İmparatorluğu'nun çöküşü ile birlikte İngiltere, kendi savaş filosunun Karadeniz'e serbestçe erişimini güvence altına almayı amaçlayan özgürlük politikasına geçiş yapmıştır. Çalışma, bu keskin stratejik değişimin sadece anlık siyasi kararlardan değil, Boğazlar'ın dar geçit niteliğinden kaynaklanan kalıcı coğrafi kısıtlardan ileri geldiğini savunmaktadır. Sonuç olarak, her iki dönemde de coğrafi yapı, İngiltere'nin bölgesel ittifak sistemlerini ve askeri konuşlanmasını belirleyen en istikrarlı parametre olmuştur.
Makalenin tartışma ve sonuç bölümlerinde, elde edilen bulgular klasik jeopolitik kuramlar ve mevcut literatürle ilişkilendirilerek derinlemesine analiz edilmektedir. Yazar, coğrafyanın durağan bir unsur olmadığını, aksine stratejik hedefler doğrultusunda dinamik bir dış politika girdisi olarak işlev gördüğünü kanıtlamaktadır. Literatürde daha önce ağırlıklı olarak diplomatik pazarlıklar ve hukuki metinlerin detayları üzerinden ele alınan Boğazlar Sorunu, bu çalışmada jeopolitik kısıtlamaların devletlerin rasyonel sınırlarını çizdiği yapısalcı bir bakış açısıyla yeniden yorumlanmaktadır. Bu yönüyle çalışma, Türk araştırmacılar için hem Osmanlı diplomasisi ile büyük güçlerin rekabetini anlamlandırmada hem de cumhuriyetin kurucu belgesi niteliğindeki Lozan ve ardından gelen Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin arka planındaki İngiliz stratejik mantığını kavramada önemli bir referans kaynağı sunmaktadır. Jeopolitik dar geçitlerin küresel güvenlikteki yerini kuramsal ve tarihsel bir sentezle sunması, çalışmanın literatürdeki özgün değerini pekiştirmektedir.
Araştırmanın amacı
Bu çalışmanın amacı, Türk Boğazları'nın stratejik coğrafyasının 18. yüzyılın sonlarından I. Dünya Savaşı sonrasına (1774-1923) kadar geçen süreçte İngiliz dış politikası üzerindeki yapısal belirleyici etkisini, İngiltere'nin Rusya'yı engellemeye yönelik kapatma ve kendi deniz erişimini güvence altına almaya yönelik özgürlük politikaları çerçevesinde incelemektir(Ediz, 2025).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Bu çalışma, 1774-1923 yılları arasında İngiliz dış politikasının Türk Boğazları üzerindeki stratejik kararlarını incelemek amacıyla birincil diplomatik belgelere, resmi anlaşmalara ve arşiv kayıtlarına dayanan nitel tarihsel analiz yöntemi benimsemiştir(Ediz, 2025).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, yapısal realizm ve klasik jeopolitik kuramları çerçevesinde şekillendirilmiştir. Coğrafyanın devletlerin dış politika stratejileri üzerinde sabit ve yapısal bir kısıtlayıcı veya değiştirici güç olduğu varsayımından hareket eden çalışma, büyük güçlerin dar geçitler üzerindeki rekabetini güç dengesi analiziyle açıklamaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Makale; Halford Mackinder, Alfred Thayer Mahan, Colin Gray ve Geoffrey Sloan gibi klasik jeopolitikçilerin kuramsal yaklaşımlarını ele almakta, ayrıca Türk Boğazları üzerine yapılan tarihi ve hukuki çalışmaları sentezleyerek literatürdeki diplomatik pazarlık odaklı yaklaşımı coğrafi yapısalcılık lehine genişletmektedir.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- 1774-1923 yılları arasında Türk Boğazları'na ilişkin İngiliz dış politikası karar mekanizmaları, yazışmaları, resmi anlaşmaları ve kabine raporları.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Birleşik Krallık Ulusal Arşivleri bünyesindeki Dışişleri Bakanlığı ve Kabine Ofisi belgeleri ile Kale-i Sultaniye, Paris ve Lausanne gibi temel uluslararası antlaşma metinleri.
- Veri toplama süreci
- UK National Archives bünyesindeki CAB ve FO serilerinden elde edilen diplomatik yazışmaların ve birincil arşiv belgelerinin analizine dayalı nitel belge incelemesi.
- Veri analiz yöntemi
- Klasik ve çağdaş yapısal realizm teorik perspektifleri doğrultusunda, coğrafi kısıtların dış politika yapımı üzerindeki uzun vadeli yapısal belirleyiciliğini ortaya koyan nitel tarihsel çözümleme yöntemi.
Araştırmanın Bulguları
Karadeniz havzasına sıkışmış olan Rusya için Boğazlar yaşamsal bir ekonomik ve askeri çıkış kapısı işlevi görürken, İngiltere'nin küresel deniz yollarını koruma arzusu iki büyük güç arasında coğrafi temelli kaçınılmaz bir rekabet doğurmuştur(Ediz, 2025).
İngiltere, 19. yüzyıl boyunca Rus donanmasının Akdeniz'e inmesini engellemek için Osmanlı Devleti'nin egemenliğini ve Boğazlar üzerindeki kontrolünü bir güvenlik tamponu olarak destekleme stratejisini izlemiştir(Ediz, 2025).
Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki yeni jeopolitik konjonktürde İngiltere, eski kapatma politikasını terk ederek kendi donanmasının Karadeniz'e erişimini güvence altına almayı amaçlayan Boğazlar'ın serbestisi politikasına yönelmiştir(Ediz, 2025).
İttifak içi görüş ayrılıkları ve Türkiye'nin askeri olarak güçlenmesi üzerine İngiliz karar vericileri, Boğazlar'da doğrudan kontrol kurmak yerine bölgenin silahsızlandırılması ve uluslararası komisyon denetimine bırakılması formüllerine odaklanmıştır(Ediz, 2025).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Çalışmanın ortaya koyduğu bulgular, coğrafyanın dış politika yapımında edilgen bir zemin olmadığını, devletlerin stratejik tercihlerini ve diplomatik manevra alanlarını sınırlandıran dinamik ve yapısal bir güç olduğunu kanıtlamaktadır. İngiliz stratejisinin uzun vadeli analizi, Boğazlar gibi kritik dar geçitlerin küresel güç rekabetinde nasıl merkezi bir konuma sahip olduğunu ve devletleri rasyonel ittifaklar kurmaya zorladığını net bir şekilde göstermektedir.
Yazar, İngiltere'nin dönemsel güç dengelerindeki kaymalara bağlı olarak geliştirdiği kapatma ve serbestlik stratejilerini, aslında değişmeyen bir coğrafi zorunluluğa verilen farklı tepkiler olarak yorumlamaktadır. 19. yüzyılda Rusya'yı hapsetmek için savunulan kapatma ilkesi, 20. yüzyıl başında İngiliz donanmasının serbestçe geçişini sağlama amacına bürünmüştür. Bu durum, stratejik araçlar değişse bile coğrafyanın belirlediği temel çıkarların değişmediğini gösterir.
Literatürdeki klasik jeopolitik ve yapısal realist tartışmalarla kurulan ilişki, çalışmanın teorik değerini artırmaktadır. Yazar, coğrafi kısıtların devletlerin beka mücadelelerindeki rolünü ele alırken, sadece diplomatik arşiv belgelerine bağlı kalmamış, aynı zamanda mekansal konumlanmanın ve deniz gücünün devletlerin küresel güç statülerini korumalarındaki kaçınılmaz etkisini kuramsal düzlemde başarıyla tartışmıştır.
Sonuç olarak, Türk Boğazları'nın tarihsel süreçteki statüsü, uluslararası hukuk rejimlerinin ve diplomatik uzlaşıların ancak sahadaki fiziki coğrafya gerçekleriyle uyuştuğu ölçüde uygulanabilir olduğunu teyit etmektedir. Lozan Konferansı ve sonrasındaki gelişmeler, büyük güçlerin stratejik hedeflerini coğrafyanın sunduğu sınırların ötesine taşıyamayacaklarını ve stratejinin coğrafi gerçeklere adapte olmak zorunda olduğunu göstermektedir.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Çalışma, politik tercihler ve dönemsel askeri stratejiler değişse de coğrafi kısıtların devletlerin dış politika davranışlarında kalıcı birer yapısal belirleyici olduğunu savunarak Gray ve Sloan'ın coğrafyanın sürekliliği ve stratejinin uyumu yönündeki temel kuramsal tezini tarihsel ampirik kanıtlarla desteklemektedir(Ediz, 2025).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Türk Boğazları örneği, fiziksel coğrafyanın büyük güç stratejilerini şekillendirmede kalıcı bir bağımsız değişken olduğunu göstermektedir. İngiltere'nin dönemsel olarak benimsediği kapatma ve serbestlik politikaları, özünde değişmeyen coğrafi dar geçit kısıtları altında imparatorluk güvenliğini ve deniz üstünlüğünü sürdürme arayışının rasyonel birer yansımasıdır(Ediz, 2025).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu makale, tarihsel süreçte devletlerin dış politika yapımında coğrafyanın bir arka plan unsuru olmaktan ziyade, yapısal ve dönüştürücü bir bağımsız değişken olarak nasıl işlev gördüğünü Türk Boğazları örneği üzerinden literatüre kazandırmaktadır. Klasik tarih yazımının olay odaklı yaklaşımından sıyrılarak, realizm ve jeopolitik teoriler çerçevesinde mekansal kısıtların büyük güçlerin dış politika stratejilerini nasıl sınırlandırdığını ampirik ve kuramsal olarak temellendirmektedir. İngiltere'nin 19. yüzyıldaki kapatma politikası ile I. Dünya Savaşı sonrasındaki serbestlik politikası arasındaki geçişi, değişmeyen bir coğrafi zorunluluğa verilen rasyonel ve yapısal tepkiler olarak açıklayarak literatürde yeni bir analitik çerçeve sunmaktadır.
Çalışma, Halford Mackinder'ın kara hakimiyeti teorisi ve Alfred Thayer Mahan'ın deniz gücü önermeleriyle doğrudan teorik ilişki kurarak, bu kuramsal yaklaşımların Türk Boğazları bağlamında ampirik geçerliliğini sınamaktadır. Özellikle Colin Gray ve Geoffrey Sloan'un coğrafya kalıcıdır, strateji uyum sağlar yönündeki tezlerini tarihsel süreçte İngiliz dış politikasının dönüşümü üzerinden doğrulamaktadır. Bölgedeki diplomatik gelişmeleri ele alan klasik çalışmalardan farklı olarak, diplomatik manevraları sadece siyasi çıkarlar üzerinden değil, coğrafi dar geçitlerin dayattığı yapısal zorunluluklar üzerinden yeniden okumaktadır.
Bu makale, Türk Boğazları üzerine yapılacak geniş kapsamlı literatür değerlendirmelerine coğrafi determinizm ile stratejik esneklik arasındaki ilişkiyi kuran güçlü bir teorik sentez sunmaktadır. Geleneksel dış politika analizi çalışmalarında sıklıkla göz ardı edilen mekansal kısıtlamalar boyutunu, birincil arşiv belgelerine ve uluslararası antlaşmaların gelişimine dayanarak sistematik bir çerçeveye oturtmaktadır. Gelecek araştırmalar için dar geçit jeopolitiğinin büyük güç diplomasisindeki sınırlandırıcı ve yönlendirici etkisini karşılaştırmalı olarak analiz etme imkânı tanıyarak, literatürdeki kavramsal boşluğu doldurmaktadır.
Kaynakça
- Gray, C. S., & Sloan, G. (1999). Why Geopolitics. In C. S. Gray & G. Sloan (Eds.), Geopolitics, Geography and Strategy (pp. 1-11). Frank Cass.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Coğrafyanın uluslararası ilişkilerde devlet davranışlarını sınırlayan en kararlı ve yapısal faktörlerden biri olduğu iddiası.
Bu makale, Hans Morgenthau ve Kenneth Waltz'un yapısal realist tezlerini coğrafi kısıtlar bağlamında desteklemek için kullanılabilir; coğrafyanın dış politikada aktif bir dönüştürücü olduğunu tarihsel kanıtlarla doğrulamaktadır(Ediz, 2025).
Küresel Deniz Dar Geçitlerinde Büyük Güç Rekabeti: Malakka ve Türk Boğazlarının Karşılaştırmalı Jeopolitik Analizi
- Araştırma sorusu
- Malakka Boğazı ile Türk Boğazları'nın coğrafi kısıtları, hegemon güçlerin deniz güvenlik stratejilerini hangi benzer yapısal mekanizmalarla şekillendirmektedir?
- Yöntem taslağı
- Çalışma nitel karşılaştırmalı vaka analizi tasarımına sahip olacaktır. İki farklı dar geçit için tarihsel arşiv belgeleri ve modern stratejik raporlar incelenerek, coğrafi kısıtların dış politika çıktısı üzerindeki rolü tematik analiz yöntemiyle çözümlenecektir. Örneklem seçimi amaçlı örnekleme yöntemiyle dar geçit odaklı sınırlandırılarak veri doygunluğuna ulaşılacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin sonuç bölümünde yer alan, dar geçitlerin büyük güç diplomasisinin rasyonel sınırlarını çizdiği ve stratejinin coğrafyaya adapte olmak zorunda olduğu yönündeki çıkarımından türetilmiştir(Ediz, 2025).
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve
Karadeniz gibi kapalı deniz havzalarında kıyıdaş devletlerin ekonomik ve askeri güvenliğinin dar geçitlere yapısal olarak bağımlı olduğu tezi.
Makalenin Rusya'nın dış ticaretinin ve donanma gücünün Boğazlar'a bağımlılığını gösteren tarihsel ve ekonomik verileri, kapalı deniz havzalarının jeopolitiğini açıklayan kuramsal çerçevelerde ampirik kanıt olarak sunulabilir(Ediz, 2025).
Ekonomik Güvenlik ve Coğrafi Sınırlılık: İtalyan-Türk Savaşı Örneğinde Boğazların Kapatılmasının Rus Ticaretine Yapısal Etkileri
- Araştırma sorusu
- 1911-1912 yıllarında Osmanlı Devleti'nin Boğazlar'ı kapatmasının, Rusya'nın tarımsal ihracat hacmi ve makroekonomik dengeleri üzerindeki doğrudan ve dolaylı yapısal etkileri nelerdir?
- Yöntem taslağı
- Tarihsel-ekonomik analiz modeline dayanan bu çalışmada, Rus devlet arşivlerinden elde edilen dış ticaret verileri, tahıl ihracat istatistikleri ve dönemin diplomatik yazışmaları nitel ve nicel içerik analizine tabi tutulacaktır. Verilerin analizinde dönemsel fiyat endeksleri ve taşıma maliyetlerindeki artışlar hesaplanarak coğrafi bağımlılığın ekonomik maliyeti modellenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin Rusya'nın Black Sea havzasına hapsolmuşluğunun getirdiği ekonomik kırılganlıkları ve Boğazlar'ın kapanmasının Rus tarım ihracatına indirdiği darbeyi tartışan bölümünden türetilmiştir(Ediz, 2025).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Büyük güçlerin dış politika stratejilerinin askeri ve siyasi ideolojilerden bağımsız olarak coğrafi sınırlarla belirlendiği argümanı.
Tartışma bölümünde, büyük güçlerin dönemlere ve ittifaklara göre değişen politikalarının aslında aynı coğrafi dar geçide verilen rasyonel tepkiler olduğunu göstermek için bu çalışmanın sentezinden yararlanılabilir(Ediz, 2025).
Uluslararası Hukuk ve Jeopolitik Gerçeklik: 1841 Londra Boğazlar Sözleşmesi'nden Lozan'a İngiliz Kapatma ve Serbestlik Paradigmalarının Söylem Analizi
- Araştırma sorusu
- İngiliz dış politika belgelerinde Boğazlar rejimine dair kullanılan kapatma ve serbestlik söylemleri, değişen güvenlik algılarına rağmen coğrafi sabitliği nasıl meşrulaştırmaktadır?
- Yöntem taslağı
- Nitel araştırma desenlerinden eleştirel söylem analizi kullanılacaktır. İngiliz Dışişleri Bakanlığı ve Kabine arşivlerindeki diplomatik yazışmalar ve antlaşma metinleri sistematik kodlama yöntemiyle incelenecektir. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğu ilkesine göre belirlenecek ve dönemsel paradigmaların hegemonik söylemleri analiz edilecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede sunulan, İngiltere'nin dönemsel çıkarlarına göre kapatma ve serbestlik arasında salınım gösteren stratejik politikalarının aslında aynı coğrafi kısıtın farklı görünümleri olduğu argümanından türetilmiştir(Ediz, 2025).