İçeriğe geç

Kuramsal makale · 2024

Küresel Bağlamda Okyanus Zarar Peyzajlarını Yeniden Düşünmek: Güney Mavi Kriminolojisi

Southern blue criminology: rethinking ocean harmscapes in a global context

Okur sorusu

Güney mavi kriminolojisi okyanuslardaki ekolojik zararları nasıl ele alıyor?

Güney mavi kriminolojisi, okyanuslardaki ekolojik ve sosyo-ekonomik zararları anlamak için Batı merkezli, devlet odaklı ve yalnızca suça kilitlenmiş dar kriminolojik modellerin ötesine geçilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Öne çıkanlar

  • Suç merkezli yaklaşımdan okyanus zarar peyzajlarına geçiş, yalnızca suç olarak tanımlanmış eylemleri değil, iklim değişikliği ve ekolojik bozulmayla kesişen tüm uzun vadeli ve ulusaşırı zararları kapsayan bütüncül bir analiz sunmaktadır.
  • Mavi kriminoloji literatürü, uluslararası hukukun ve devlet merkezli güvenlik mekanizmalarının yetki alanı karmaşası ve parçalanmış yapısı nedeniyle deniz ekosistemlerindeki zararları önlemede yetersiz kaldığını göstermektedir.
  • Devlet merkezli yönetişim modellerinden bütüncül toplum odaklı yönetişime geçiş, devlet dışı aktörlerin, yerel toplulukların ve özel sektörün deniz çevresi koruma süreçlerine katılımını zorunlu kılmaktadır.
Yayın türü
Kuramsal makale
Yazarlar
Annette Hübschle ve Julie Berg
Dergi / alan
Sosyal Bilimler
Yıl
2024

İnceleme özeti

Kriminoloji disiplini son yıllarda geleneksel kent suçu kalıplarının ötesine geçerek çevresel tahribatı ve ekolojik adaletsizlikleri inceleyen yeşil kriminolojiye doğru önemli bir paradigmik dönüşüm yaşamıştır. Aşırı avlanma, mercan ağarması, plastik kirliliği ve okyanus asitlenmesi gibi küresel krizler, okyanusları karmaşık çevresel zararların kesiştiği devasa zarar peyzajları haline getirmiştir. Ancak mevcut deniz güvenliği ve kolluk uygulamaları çoğunlukla Küresel Kuzey merkezli, ceza odaklı ve devlet kurumlarını önceliklendiren normatif modeller üzerine kurgulanmıştır. Bu durum, Küresel Güney ülkelerinin karşı karşıya kaldığı tarihsel eşitsizlikleri, yerel toplulukların geçim kaynaklarını ve ulusaşırı deniz çevresel suçlarının çok katmanlı yapısını açıklamakta yetersiz kalmakta ve literatürde bu özgün dinamikleri kapsayacak bütüncül bir teorik çerçevenin eksikliğini belirginleştirmektedir.

Bu makalenin temel amacı, denizel kriminoloji söylemindeki bu teorik boşluğu doldurmak üzere Güney Mavi Kriminolojisi adıyla kavramsallaştırılan yenilikçi bir kuramsal çerçeve geliştirmektir. Nitel ve kuramsal-kavramsal bir perspektif analizi olan çalışmada, mevcut kriminoloji teorileri, uluslararası deniz hukuku ve kıyı yönetişim uygulamaları eleştirel bir süzgeçten geçirilmektedir. Makalede ampirik veri toplama veya istatistiksel analiz yerine, Güney teorisi, yeşil kriminoloji ve mavi kriminolojinin kesişim noktaları metodolojik olarak sentezlenmiştir. Bu kapsamda çalışma, okyanus zararlarını anlamada tek tipten oluşan normatif çözümler yerine, yerel bağlamlara ve sosyo-ekonomik gerçekliklere duyarlı dört temel ilkesel yönelim önermektedir.

Çalışmada ortaya konulan Güney Mavi Kriminolojisi çerçevesi dört temel bütünleştirici ilkeye dayanmaktadır. İlk olarak, dar ve olay odaklı suç merkezli yaklaşımdan, gezegensel ve zamansal süreçleri kapsayan okyanus zarar peyzajları anlayışına geçiş önerilmektedir. İkinci olarak, yalnız devlet kurumlarını ve cezalandırıcı mekanizmaları esas alan yapılardan; özel sektörü, yerel toplulukları ve sivil aktörleri kapsayan bütüncül toplum ve çok merkezli yönetişim modellerine yönelim vurgulanmaktadır. Üçüncü olarak, evrensel kabul edilen Batı merkezli güvenlik normları yerine yerel bilgi sistemlerini ve informal yönetişim yapılarını tanıyan bağlama duyarlı stratejiler geliştirilmesi gerektiği savunulmaktadır. Son olarak, insan merkezli bakış açısı aşılarak okyanusun ekolojik ve sosyal etkileşimlerde aktif bir özne olduğu insan ve insan-dışı bileşimler perspektifi sunulmaktadır.

Sonuç olarak çalışma, okyanus çevresel suçlarıyla mücadelede cezalandırıcı ve tek düzeli kolluk yaklaşımlarının sürdürülebilir olmadığını, ceza odaklı tutumların kimi durumlarda en kırılgan yerel toplulukları suçlulaştırarak daha büyük zararlara yol açtığını göstermektedir. Yazarlar, Küresel Güney'deki karmaşık deniz zararlarının önlenmesi için iyileştirici, kapsayıcı ve bağlama duyarlı politikaların zorunluluğunu vurgulamaktadır. Bu makale, literatür taraması yapan araştırmacılar için deniz kriminolojisi, ekolojik adalet ve ulusaşırı çevre hukuku alanlarında yeni teorik tartışmalar yürütmek, Küresel Güney odaklı tez çalışmalarında normatif devlet odaklı kalıpları esnetmek ve ampirik araştırmalar için kavramsal hipotezler türetmek bakımından temel bir başvuru kaynağı niteliğindedir.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, yeşil kriminoloji, güney kriminolojisi ve mavi kriminoloji yaklaşımlarını sentezleyen disiplinlerarası bir kuramsal çerçeveye dayanmaktadır. Bunun yanı sıra Bruno Latour'un aktör-ağ teorisinden türetilen insan ve insan-dışı bileşimler kavramı ile yerel ve çok merkezli yönetişim modellerinden yararlanılmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Makale, Brisman ve South tarafından geliştirilen yeşil kriminoloji literatürünü, Goyes ile Carrington ve arkadaşlarının Güney yeşil kriminolojisi çalışmalarını, Garcia Ruiz ve arkadaşlarının mavi kriminoloji kuramını ve Berg ile Shearing tarafından ortaya konulan zarar peyzajları ile bütüncül toplum yönetişimi kavramlarını ele alarak genişletmektedir.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, geleneksel ceza merkezli ve Küresel Kuzey odaklı güvenlik yaklaşımlarını eleştirerek Küresel Güney perspektifini deniz kriminolojisine entegre eden Güney Mavi Kriminolojisi adlı yeni bir kuramsal çerçeve sunmaktır (Hübschle & Berg, 2024).

Yöntem ve yaklaşım

Çalışma, yeşil kriminoloji, Güney kriminolojisi ve mavi kriminoloji literatürlerinin eleştirel bir değerlendirmesi üzerinden Güney mavi kriminolojisi adlı yeni bir kuramsal çerçeve geliştiren kavramsal ve kuramsal bir incelemedir (Hübschle & Berg, 2024).

southern blue criminologyocean harmscapesgreen criminologywhole-of-society governancehuman-nonhuman assemblagesenvironmental justice

Bulgular

  1. Suç merkezli yaklaşımdan okyanus zarar peyzajlarına geçiş, yalnızca suç olarak tanımlanmış eylemleri değil, iklim değişikliği ve ekolojik bozulmayla kesişen tüm uzun vadeli ve ulusaşırı zararları kapsayan bütüncül bir analiz sunmaktadır (Hübschle & Berg, 2024).

  2. Mavi kriminoloji literatürü, uluslararası hukukun ve devlet merkezli güvenlik mekanizmalarının yetki alanı karmaşası ve parçalanmış yapısı nedeniyle deniz ekosistemlerindeki zararları önlemede yetersiz kaldığını göstermektedir (Hübschle & Berg, 2024).

  3. Devlet merkezli yönetişim modellerinden bütüncül toplum odaklı yönetişime geçiş, devlet dışı aktörlerin, yerel toplulukların ve özel sektörün deniz çevresi koruma süreçlerine katılımını zorunlu kılmaktadır (Hübschle & Berg, 2024).

  4. Geleneksel Batı merkezli kriminoloji yaklaşımları Küresel Güney'in yerel bilgi sistemlerini ve sosyo-ekonomik gerçeklerini göz ardı ederken, Güney mavi kriminolojisi bağlama özgü ve kapsayıcı yönetişim stratejilerini savunmaktadır (Hübschle & Berg, 2024).

Tartışma ve sonuç

İncelenen çalışmada ortaya konan bulgular ve önermeler, okyanuslardaki ekolojik tahribatın ve çevresel zararların geleneksel ceza hukuku ve devlet odaklı kolluk mekanizmalarıyla çözülemeyeceğini açıkça göstermektedir. Geleneksel suç odaklı yaklaşımlar, deniz ekosistemlerindeki karmaşık sosyo-ekonomik dinamikleri ve ulusaşırı ekolojik zararları açıklamada yetersiz kalmaktadır.

Yazarlar, suç merkezli yaklaşımların yüzeysel kaldığını açıklayarak, kriminolojinin odak noktasını dar suç tanımlarından zaman ve mekân sınırlarını aşan ekolojik zarar peyzajlarına kaydırma gerekliliğini vurgulamaktadır. Bu çerçevede ceza odaklı yaptırımlar yerine önleyici, onarıcı ve bütüncül yönetişim araçlarının kullanılması gerektiği ifade edilmektedir.

Tartışma bölümünde literatürle kurulan ilişkide, Güney yeşil kriminolojisi ve mavi kriminoloji kuramları sentezlenerek Küresel Güney'deki yerel toplulukların ve devlet dışı aktörlerin yönetişimdeki kritik rolü belirginleştirilmiştir. Mevcut uluslararası hukuk düzenlemelerinin parçalı yapısı eleştirilerek yerel ve yerli bilgi sistemlerinin önemi öne çıkarılmıştır.

Sonuç olarak çalışma, okyanusların yalnızca insan yararına kullanılan bir kaynak değil, insan ve insan dışı varlıkların birleşimi olduğunu kabul eden, bağlama özgü ve onarıcı bir küresel ekolojik adalet çerçevesi çizmektedir. Bu yaklaşım denizel koruma politikalarının çok aktörlü ve esnek yapılarla yeniden yapılandırılmasına katkı sağlamaktadır.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Çalışma, Goyes (2019) tarafından geliştirilen Güney yeşil kriminolojisi yaklaşımıyla ilişki kurarak, ekolojik bozulmanın ve çevresel zararların Küresel Güney ülkelerini tarihsel ve küresel eşitsizlikler nedeniyle orantısız şekilde etkilediğini vurgulamakta ve bunu denizel alanlara genişletmektedir (Hübschle & Berg, 2024).

Yazarlar, Garcia Ruiz ve arkadaşlarının (2020) mavi kriminoloji kavramlaştırmasına dayanarak denizel zararların insan merkezli analizlerden okyanusun kendi haklarına odaklanan bir perspektife kaydırılmasını desteklemekte, ancak Küresel Güney'in sosyo-materyal risklerini ekleyerek bu kuramsal zemini derinleştirmektedir (Hübschle & Berg, 2024).

Yazarların ulaştığı sonuç

Güney mavi kriminolojisi, okyanuslardaki ekolojik ve sosyo-ekonomik zararları anlamak için Batı merkezli, devlet odaklı ve yalnızca suça kilitlenmiş dar kriminolojik modellerin ötesine geçilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Yazarlar, devlet dışı aktörleri, yerel toplulukları, informal yönetişim mekanizmalarını ve insan-insan dışı birleşimleri içeren bağlama duyarlı, önleyici ve onarıcı bir yönetişim anlayışının benimsenmesini önermektedir (Hübschle & Berg, 2024).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, yeşil kriminoloji ve deniz kriminolojisi literatüründeki ceza merkezli ve Küresel Kuzey odaklı yaklaşım eksikliğini gidermek üzere kurgulanmış kavrayıcı bir teorik perspektif sunmaktadır. Okyanuslarda meydana gelen ekolojik tahribatın yalnızca yasal suç tanımlarıyla açıklanamayacağını göstererek, zaman ve mekân sınırlarını aşan zarar peyzajları kavramını denizel alanlara taşımaktadır. Böylelikle disiplinlerarası kriminoloji yazınında ekolojik adaleti, Küresel Güney'in sosyo-ekonomik gerçeklikleri ve yerel bilgi sistemleri üzerinden yeniden konumlandıran teorik bir kurucu işlev üstlenmektedir.

Çalışma, Goyes tarafından kavramsallaştırılan Güney yeşil kriminolojisi ile Garcia Ruiz ve arkadaşlarının geliştirdiği mavi kriminoloji yaklaşımlarını teorik bir potada birleştirmektedir. Berg ve Shearing'in zarar üzerinden yönetişim ilkelerinden beslenerek, mevcut literatürdeki devlet merkezli ve cezalandırıcı kolluk modellerinin sınırlarını aşmaktadır. Önceki çalışmaların okyanusları çoğunlukla pasif bir insan kaynağı veya dar suç mekânı olarak ele alan insan merkezli bakış açısını, insan ve insan dışı varlıkların birleşimi anlayışıyla genişleterek küresel kriminoloji tartışmalarına özgün bir boyut katmaktadır.

Literatür taraması yapan araştırmacılar için bu eser, çevresel kriminoloji alanındaki kavramsal dönüşümü bütüncül bir biçimde haritalandırma olanağı sağlamaktadır. Geleneksel suç analizinden geniş ekolojik zarar peyzajlarına, devlet odaklı güvenlikten çoklu aktörlü bütüncül toplum yönetişimine geçişin teorik gerekçelerini sunmaktadır. Denizel koruma ve ulusaşırı çevre suçları üzerine yürütülen derleme çalışmalarında, Küresel Güney kriminolojisinin sunduğu yerel yönetişim, informal otorite ve hibrit sistemlerin kuramsal meşruiyetini temellendirmek amacıyla başvurulacak bir anahtar kaynaktır.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal ÇerçeveGeleneksel ceza odaklı ve devlet merkezli güvenlik mekanizmaları, denizel çevrelerdeki ulusaşırı ve karmaşık ekolojik zararları önlemede yetersiz kalmaktadır.

Bu çalışma, suç merkezli yaklaşımın dar kalıplarını eleştirerek okyanus zararlarının yönetişiminde bütüncül toplum ve zarar peyzajları kavramlarının teorik çerçeveye nasıl yerleştirileceğini açıklar (Hübschle & Berg, 2024).

Küçük Ölçekli Kıyı Balıkçılığında Informal Deniz Yönetişimi ve Ekolojik Zarar Sınırlaması

Araştırma sorusu
Küresel Güney kıyı topluluklarındaki informal deniz yönetişimi uygulamaları, yasa dışı balıkçılık zararlarını önlemede devlet merkezli denetim mekanizmalarıyla nasıl etkileşime girmektedir?
Yöntem taslağı
Nitel durum çalışması deseni benimsenecektir. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğu ilkesiyle belirlenecek olup, geleneksel balıkçı liderleri, yerel kooperatif temsilcileri ve kıyı güvenlik yetkilileriyle yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler yapılacaktır. Veriler içerik analizi ve tematik analiz yaklaşımlarıyla çözümlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede yer alan Batı merkezli devlet modelleri yerine yerel ve hibrit yönetişim sistemlerinin desteklenmesi gerekliliği ve bütüncül toplum yaklaşımı önerisinden türetilmiştir (Hübschle & Berg, 2024).

Tez veya makalede kullanım · Literatür TaramasıÇevresel bozulmalar ve ekolojik zararlar Küresel Güney ülkelerini tarihsel ve küresel eşitsizlikler nedeniyle daha ağır ve orantısız şekilde etkilemektedir.

Makale, Güney yeşil kriminolojisi literatürüne atıfla çevresel suçların yalnız hukuki bir ihlal değil, tarihsel sömürü ve küresel güç dengesizlikleriyle ilişkili bir adalet sorunu olduğunu belgelemek için kullanılır (Hübschle & Berg, 2024).

Liman Kentlerinde Deniz Kirliliği ve Bütüncül Toplum Yönetişimi Modelinin Analizi

Araştırma sorusu
Özel sektör, yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla yürütülen bütüncül toplum yönetişimi, liman alanlarındaki plastik ve atık kirliliği zararlarını azaltmada nasıl bir rol oynamaktadır?
Yöntem taslağı
Karma araştırma deseni kullanılacaktır. Nicel boyutta katılan kurum sayısı güç analiziyle belirlenecek, nitel boyutta ise paydaşlarla odak grup görüşmeleri gerçekleştirilecektir. Elde edilen veriler betimsel istatistikler ve betimsel nitel analiz ile değerlendirilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların yalnızca devlet kurumlarına dayanmayan, özel sektör ve toplum aktörlerini içeren çok merkezli yönetişim çağrısına dayanmaktadır (Hübschle & Berg, 2024).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaOkyanus zararlarıyla mücadelede tekil cezalandırma taktikleri yerine non-state aktörleri ve informal yönetişim sistemlerini kapsayan esnek stratejiler benimsenmelidir.

Tezin tartışma bölümünde, ampirik bulguların yorumlanması esnasında devlet dışı aktörlerin ve yerel toplulukların deniz koruma süreçlerine katılımının teorik meşruiyetini desteklemek amacıyla kullanılır (Hübschle & Berg, 2024).

Okyanus Ekolojik Adaletinde İnsan ve İnsan Dışı Aktör Birlikteliğinin Kriminolojik Algısı

Araştırma sorusu
Deniz ekosistemlerini koruma aktörleri, okyanusu pasif bir doğal kaynak yerine aktif bir ekolojik paydaş olarak algılamakta mıdır?
Yöntem taslağı
Fenomenolojik nitel araştırma deseni tasarlanacaktır. Çevre aktivistleri, deniz biyologları ve deniz hukuku uzmanlarından oluşan nitel örneklem veri doygunluğuna ulaşılıncaya kadar genişletilecektir. Görüşme verileri fenomenolojik çözümleme adımlarıyla incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin insan merkezli bakış açısından insan ve insan dışı varlıkların birleşimi anlayışına geçiş yönündeki teorik önerisinden türetilmiştir (Hübschle & Berg, 2024).

Kaynakça

  1. Goyes, D. (2019). Green Southern Criminology: Science against Ecological Discrimination. Emerald Publishing.
  2. Garcia Ruiz, A., South, N., & Brisman, A. (2020). Eco-crimes and ecocide at sea: Toward a new blue criminology. International Journal of Offender Therapy and Comparative Criminology, 66(4), 407-429.

Bu konudaki diğer çalışmalar

Toplum, Siyaset ve KamuKuramsal makale · 2026

Ergenlerin beyin gelişimi cezai sorumluluğunu nasıl etkiler?

Ergenlik döneminde prefrontal korteksteki planlama ve dürtü kontrolü süreçlerinin olgunlaşması yavaş devam ederken, ödül ve duygusal tepkiselliği yöneten limbik sistemin daha erken gelişmesi bireylerde gelişimsel olgunluk açığına yol açmaktadır.

Edicer Ramírez-Rivera ve Karen G. Martínez-González · Sosyal Bilimler

İşletme, Ekonomi ve İletişimNicel araştırma · 2022

Dijital ekonomi ve küresel değer zinciri yeşil yenilikçiliği nasıl etkiler?

Küresel değer zinciri eklemlenmesi ve dijital ekonominin gelişimi, eyalet düzeyinde yeşil yenilikçilik üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif bir teşvik edici etkiye sahiptir. Eyaletlerin küresel üretim ağlarına entegrasyonu arttıkça yeşil teknoloji patenti üretimi belirgin biçimde yükselmektedir.

Hui Pan ve 4 yazar · Frontiers in Environmental Science · Sosyal Bilimler