Nitel araştırma makalesi incelemesi
DOI: 10.17494/ogusbd.1255254Türkiye'deki Muhalefet Partilerinin Suriyeli Mültecilere Yönelik Söylemleri: Güvenlikleştirme ve Geri Gönderme
2011 yılında Suriye'deki iç savaşın patlak vermesiyle birlikte Türkiye, tarihinin en büyük kitlesel göç dalgasıyla karşı karşıya kalmış ve 3,6 milyondan fazla tescilli Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapmaya başlamıştır.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- İbrahim Saylan & Müge Aknur
- Yayın
- Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi
- Tarih
- 2023-08-10
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Türkiye'de Suriye iç savaşının başladığı 2011 yılından bu yana 3,6 milyondan fazla tescilli Suriyeli mültecinin varlığı, ulusal siyasi dinamikleri ve toplumsal yapıyı köklü biçimde etkilemiştir. İktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi ilk yıllarda dini insancıllık ve ensar-muhacir söylemiyle açık kapı politikası izlerken, mültecilerin geçici statüsünün uzaması ve toplumsal entegrasyon kanallarının yetersizliği kamuoyunda hoşnutsuzluk yaratmıştır. Özellikle 2018 sonrasında derinleşen iktisadi zorluklar, işsizlik ve enflasyon artışı toplumsal algıda Suriyeli mültecilerin ekonomik krizin ve demografik değişimlerin sorumlusu olarak görülmesine yol açmıştır. Göçün insani bir olgu olmaktan çıkıp beka ve güvenlik sorunu olarak kurgulanması, muhalefet partilerinin mülteci konusunu siyasi gündemlerinin merkezine yerleştirmesine zemin hazırlamıştır.
Bu araştırma, Kopenhag Okulu'nun güvenlikleştirme teorisi ile Hogan ve Haltinner'ın sağ popülist anti-göçmen söylem modellerinden yararlanarak Türkiye'deki dört ana muhalefet partisinin (CHP, İYİ Parti, HDP ve Zafer Partisi) Suriyeli mültecilere yönelik söylemlerini incelemektedir. Kritik söylem analizi yöntemini benimseyen çalışma; partilerin 2015-2023 yılları arasındaki seçim beyannamelerini, parti programlarını, kamuoyu açıklamalarını ve lider konuşmalarını nitel olarak çözümlemektedir. Söylemler iktisadi (kayıt dışı istihdam, kamu hizmetleri maliyeti), kültürel (demografik yapı, Türk kimliği) ve güvenlik (sınır güvenliği, kamu düzeni) boyutları altında gruplandırılmıştır. Çözümlemede ayrıca kamuoyu araştırmalarının partilerin söylemşlerini yönlendirmedeki çift yönlü etkileşim rolü dikkate alınmıştır.
Analiz sonuçları, Halkların Demokratik Partisi dışındaki üç muhalefet partisinin Suriyeli mülteci konusunu farklı derecelerde güvenlikleştirdiğini ortaya koymaktadır. CHP ve İYİ Parti, mültecilerin varlığını iktisadi yük, kayıtdışı işgücü ve demografik yapının bozulması olarak tanımlayarak iki yıl içinde barışçıl diplomasi ve altyapı fonlarıyla geri gönderme planları sunmaktadır. 2021 yılında kurulan Zafer Partisi ise sığınmacı krizini sessiz işgal ve varoluşsal tehdit olarak adlandırıp son derece sert, nativist ve radikal bir geri gönderme söylemi inşa etmiştir. Buna karşılık HDP, mülteci sorununu hak temelli bir yaklaşımla ele almakta, geri göndermeye karşı çıkarak coğrafi sınırlamanın kaldırılmasını ve toplumsal entegrasyon haklarının tanınmasını savunmaktadır.
Araştırma, özellikle 2022 baharında Zafer Partisi'nin ateşlediği geri gönderme tartışmasının Türkiye siyasetindeki mülteci söylemlerini ana akımlaştırdığını ve güvenlikleştirme dozunu artırdığını göstermektedir. Bu tartışma neticesinde merkeze yakın muhalefet partileri geri gönderme vaatlerini daha somut planlara dönüştürmek zorunda kalmış, hatta iktidar partisi dahi bir milyon mültecinin gönüllü geri dönüşü projesini açıklamak durumunda kalmıştır. Çalışma, göçün güvenlikleştirilmesinin siyasi partiler ile kamuoyu kaygıları arasındaki etkileşimden beslendiğini kanıtlamakta ve literatüre geri gönderme tartışmasının partiler arası söylemsel dönüşümdeki kritik rolünü göstererek özgün bir katkı sunmaktadır.
Araştırmanın amacı
Çalışmanın temel amacı, Kopenhag Okulu'nun güvenlikleştirme teorisine ve Hogan ile Haltinner'ın üç boyutlu analitik çerçevesine dayanarak Türkiye'deki ana muhalefet partilerinin (CHP, İYİ Parti, HDP ve Zafer Partisi) Suriyeli mültecilere yönelik tutum ve söylemlerini iktisadi, kültürel ve güvenlik boyutları üzerinden ele almak ve özellikle 2022 baharında başlayan geri gönderme tartışmasının bu söylemler üzerindeki dönüştürücü etkisini çözümlemektir(Saylan & Aknur, 2023, s. 2).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Çalışmada, Kopenhag Okulu'nun güvenlikleştirme teorisi ile Hogan ve Haltinner'ın (2015) radikal sağ partilerin göçmen karşıtı söylemlerini incelemek için geliştirdiği üç boyutlu (iktisadi, kültürel, güvenlik) analitik çerçeve temel alınarak nitel siyasal söylem analizi yürütülmüştür(Saylan & Aknur, 2023).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Araştırma, Kopenhag Okulu'nun güvenlikleştirme teorisini temel almaktadır. Bu yaklaşıma göre güvenlik, söylem eylemleri aracılığıyla sosyal olarak inşa edilen bir olgudur. Siyasi aktörler varoluşsal tehdit tanımlamaları yaparak konuyu olağanüstü önlemler alanına taşır. Çalışma ayrıca güvenlikleştirmenin yalnız yukarıdan aşağıya bir söylem olmadığını, siyasi partiler ile kamuoyu beklentileri arasında metinlerarası ve dinamik bir etkileşime dayandığını vurgulamaktadır. Çözümlemede Hogan ve Haltinner ile Ceyhan ve Tsoukala'nın anti-göçmen söylemlerini analiz etmek için geliştirdiği iktisadi, kültürel/kimliksel ve güvenlik eksenleri analitik araç olarak kullanılmıştır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, Türkiye'deki göç politikaları ve siyasi parti söylemlerini inceleyen geniş bir literatüre eklemlenmektedir. Yanaşmayan ve diğerleri (2019) ile Aydemir'in (2022) partilerin Suriyeli mültecileri çerçeveleme biçimlerine dair nitel analizleri, Demirtaş'ın (2020) parti tutumlarını karşılaştıran çalışması ve Gülmez'in (2019) muhalefet partilerinin yabancı düşmanlığındaki rolünü inceleyen araştırmaları temel referans noktasını oluşturmaktadır. Ayrıca Murat Erdoğan'ın Suriyeliler Barometresi araştırmaları çerçevesinde geliştirdiği toplumdan güvenlikleştirme ve sosyal kabul kavramları tartışmaya dahil edilmiştir.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- 2015-2023 yılları arasında Türkiye'de faaliyet gösteren ana muhalefet partilerinin (CHP, İYİ Parti, HDP ve Zafer Partisi) mülteci konusundaki kurumsal metinleri, seçim beyannameleri ve lider söylemleri.
- Örneklem veya araştırma materyali
- CHP, İYİ Parti, HDP ve Zafer Partisi'ne ait parti programları, seçim beyannameleri, meclis grup konuşmaları, basın açıklamaları, politika notları, raporlar ve sürece ilişkin kamuoyu araştırma verileri.
- Veri toplama süreci
- 2015 genel seçimlerinden itibaren muhalefet partilerinin yayımladığı resmi seçim dokümanları, parti binalarına asılan pankartlar, lider demeçleri, gazete haberleri ve ikincil kamuoyu anket verilerinin derlenmesi.
- Veri analiz yöntemi
- Kopenhag Okulu'nun güvenlikleştirme adımları ve üç boyutlu eksen (iktisadi yük, kültürel/demografik tehdit, kamu düzeni/sınır güvenliği) doğrultusunda söylemlerin eleştirel siyasal söylem analizi yöntemiyle çözümlenmesi.
Araştırmanın Bulguları
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İYİ Parti, Suriyeli mültecileri konuk olarak tanımlamakla birlikte, kamu hizmetleri üzerindeki yük, kayıtsız istihdam ve bütçe harcamaları üzerinden konuyu iktisadi bir varoluşsal tehdit olarak güvenlikleştirmektedir(Saylan & Aknur, 2023).
Zafer Partisi, radikal sağ popülist ve yerlici söylemiyle sığınmacı varlığını sessiz istila ve stratejik göç mühendisliği olarak kurgulayarak konuyu en uç düzeyde güvenlikleştirmiş ve politik gündemin merkezine taşımıştır(Saylan & Aknur, 2023, s. 2).
Halkların Demokratik Partisi (HDP), diğer muhalefet partilerinden farklı olarak hak temelli ve kapsayıcı bir yaklaşım benimseyerek mültecilerin geri gönderilmesine karşı çıkmakta ve entegrasyon haklarını savunmaktadır(Saylan & Aknur, 2023, s. 2).
2022 baharında başlayan geri gönderme tartışması, ana muhalefet partilerinin söylemlerini sertleştirmiş ve iktidar partisini de 1 milyon mültecinin geri dönüşü planını açıklamaya zorlayarak güvenlikleştirme söylemini tüm siyasal alana yaymıştır(Saylan & Aknur, 2023).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Bulgular, Türkiye'de muhalefet partilerinin Suriyeli mülteci krizini iktisadi daralma, kamu hizmetlerindeki yetersizlikler ve demografik değişim kaygıları üzerinden güvenlikleştirdiğini göstermektedir. CHP ve İYİ Parti konuyu ulusal varlık krizine bağlarken, Zafer Partisi yerlici bir söylemle sorunu tamamen varoluşsal bir tehdit seviyesine taşımıştır.
Yazarlar, muhalefet partilerinin bu güvenlikleştirici dilini yaklaşan seçimler öncesinde kamuoyunda yükselen hoşnutsuzluk ve ekonomik krizle ilişkilendirmektedir. Partiler yalnız söylem üreten aktörler olmayıp, toplumdan gelen aşağıdan yukarıya güvenlikleştirme taleplerini ve seçmen kaygılarını pragmatik biçimde siyasal alana eklemlemektedir.
Tartışma bölümünde bu tablo, literatürdeki Batı Avrupa radikal sağ söylem kalıplarıyla ve Türkiye'deki göç politikaları çalışmalarıyla karşılaştırılmaktadır. Gülmez ve Yanaşmayan'ın önceki bulgularına paralel olarak, iktidarın medeniyetçi insani söylemine karşılık muhalefetin sınır güvenliği ve geri gönderme odaklı söylemi belirleyici hale gelmiştir.
Sonuç olarak çalışma, Kopenhag Okulu'nun güvenlikleştirme yaklaşımını toplumsal dinamiklerle zenginleştirerek siyasal partilerin mülteci söylemlerindeki dönüşümü açıklamaktadır. HDP dışındaki tüm muhalefet partilerinin ve hatta iktidarın geri gönderme vaatlerinde birleşmesi, güvenlikleştirmenin Türkiye siyasetinde ana akımlaştığını kanıtlamaktadır.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Çalışmada kullanılan iktisadi, kültürel ve güvenlik boyutlu analitik çerçeve, Hogan ve Haltinner'ın radikal sağ popülist partilerin göçmen karşıtı söylemlerini incelemek üzere geliştirdiği modelden türetilmiştir; Türkiye bağlamında Zafer Partisi'nin yanı sıra sosyal demokrat CHP ve merkez sağ İYİ Parti'nin söylemsel pratiklerinde de bu boyutların farklı yoğunluklarda işlediği gösterilmektedir(Saylan & Aknur, 2023).
Yanaşmayan ve arkadaşlarının 2014-2018 seçim dönemindeki siyasi parti söylemlerini inceleyen çalışmasıyla karşılaştırıldığında, mevcut araştırma 2022 sonrasında Zafer Partisi'nin başlattığı geri gönderme tartışmasının söylemsel ekseni sığınmacıların geçici misafirliğinden kalıcı geri gönderilme planlarına nasıl kaydırdığını ortaya koymaktadır(Saylan & Aknur, 2023).
Gülmez'in iktidar dışındaki siyasi partilerin göçün güvenlikleştirilmesinde ve yabancı düşmanlığının yükselişindeki rolüne dair tespitleri doğrulanmakta, ancak bu çalışma kamuoyu anketlerinin partiler üzerindeki aşağıdan yukarıya güvenlikleştirme etkisini de analize dahil ederek söylemsel dinamiğin çift yönlü olduğunu vurgulamaktadır(Saylan & Aknur, 2023).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Yazarlar, Türkiye'de Suriyeli mültecilere yönelik söylemlerin normatif ilkeler ile pragmatik seçim hesaplarının etkileşimiyle şekillendiği sonuçuna varmaktadır. Kopenhag Okulu'nun güvenlikleştirme teorisi söylemsel kurguyu açıklamakta başarılı olmakla birlikte, kamuoyu kaygılarının partiler üzerindeki aşağıdan yukarıya etkisi de göz önüne alınmalıdır. 2022 sonrasında hız kazanan geri gönderme tartışması siyasal söylemlerde güvenlikleştirmeyi derinleştirmiş, bu durum mülteci sorununun çözümünü gelecekte daha karmaşık hale getirmiştir(Saylan & Aknur, 2023).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu makale, Türkiye siyaset biliminde ve göç araştırmalarında, muhalefet partilerinin mülteci krizine yaklaşımını Kopenhag Okulu'nun güvenlikleştirme teorisi çerçevesinde sistematik olarak haritalandıran temel bir kaynak işlevi görmektedir. Çalışma, özellikle 2022 yılında Zafer Partisi'nin kurduğu söylemsel baskı sonrası ortaya çıkan geri gönderme tartışmalarının parti politikalarını nasıl dönüştürdüğünü iktisadi, kültürel ve güvenlik boyutlarıyla ele almaktadır. Muhalefet partilerini yalnızca pasif aktörler değil, toplumsal kaygılarla etkileşime giren failler olarak incelemesi, göçün güvenlikleştirilmesi yazınındaki kuramsal ve ampirik boşluğu doldurmaktadır.
Çalışma, göçün güvenlikleştirilmesi konusunda Kopenhag Okulu'nun temel ilkelerini temel almakta ve Hogan ile Haltinner'ın radikal sağ popülist partilerin göç karşıtı söylemlerini analiz etmek için geliştirdiği üç boyutlu çerçeveyi sosyal demokrat ve etnik odaklı partileri de kapsayacak şekilde genişletmektedir. Yanaşmayan ve arkadaşlarının (2019) ile Gülmez'in (2019) önceki araştırmalarının 2018 öncesi dönemle sınırlı kalan ampirik bulgularını devralarak, 2022 geri gönderme tartışmasıyla derinleşen yeni söylemsel evreyi literatüre eklemektedir.
Bir literatür taraması çalışmasında bu makale, Türkiye'de göç politikalarının ve parti söylemlerinin 2015-2023 arasındaki evrimini izlemek için analitik bir mihenk noktası sunar. Araştırmacılar, merkez sol (CHP), merkez sağ (İYİ Parti), etnik sol (HDP) ve radikal sağ (Zafer Partisi) çizgisindeki partilerin mülteci konusunu nasıl farklı araçlarla güvenlikleştirdiğini veya bu sürece nasıl direnç gösterdiğini bu çalışma üzerinden karşılaştırmalı olarak kategorize edebilirler.
Kaynakça
- Hogan, J., & Haltinner, K. (2015). Floods, Invaders, and Parasites: Immigration Threat Narratives and Right-Wing Populism in the USA, UK and Australia. Journal of Intercultural Studies, 36(5), 520-543.
- Yanaşmayan, Z., Üstübici, A., & Kaşlı, Z. (2019). Under the Shadow of Civilizationist Populist Discourses: Political Debates on Refugees in Turkey. New Diversities, 21(2), 37-50.
- Gülmez, R. (2019). Securitization of Syrian Refugee Crisis Through Political Party Discourses. Journal of International Migration and Integration, 20, 887-906.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Siyasi partilerin mültecilere yönelik söylemleri, iktisadi maliyetler, demografik kaygılar ve güvenlik tehditleri üzerinden biçimlenen beka söylemleriyle güvenlikleştirilmektedir.
Türkiye'de muhalefet partilerinin göç konusundaki söylemsel tutumlarını inceleyen bir literatür taraması bölümünde, CHP ve İYİ Parti'nin konuyu bütçe yükü, kayıtsız istihdam ve sınır güvenliği çerçevesinde nasıl kurguladığını temellendirmek için kullanılır(Saylan & Aknur, 2023, s. 2).
Aşağıdan Yukarıya Güvenlikleştirme: Seçmen Kaygılarının Siyasi Parti Söylemlerine Etkisi
- Araştırma sorusu
- Türkiye'de seçmenlerin iktisadi ve demografik kaygıları, merkez sağ ve merkez sol partilerin mülteci söylemlerini hangi mekanizmalarla dönüştürmektedir?
- Yöntem taslağı
- Sorumlu parti modeli çerçevesinde, 2019-2023 yılları arasındaki kamuoyu araştırmaları verileri ile CHP ve İYİ Parti yöneticilerinin grup konuşmaları ve basın açıklamaları metin madenciliği ve kitle iletişim içeriği analiziyle karşılaştırmalı olarak incelenecektir. Nicel örneklem büyüklüğü temsil gücü için güç analiziyle belirlenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede vurgulanan partiler ile kamuoyu arasındaki iki yönlü etkileşim dinamiklerinden ve aşağıdan yukarıya güvenlikleştirme kavramından türetilmiştir(Saylan & Aknur, 2023).
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve
Güvenlikleştirme süreci yalnızca devlet aktörlerinin yukarıdan aşağıya söylemsel müdahalesiyle gerçekleşmez; toplumsal kaygılar ve kamuoyu talepleriyle etkileşimli biçimde şekillenir.
Güvenlikleştirme teorisinin toplumsal boyutunu ve partilerin pragmatik oy hesaplarıyla kamuoyu tepkilerini nasıl söyleme dönüştürdüğünü kavramsal çerçevede açıklamak amacıyla kaynak gösterilir(Saylan & Aknur, 2023).
Etnik ve Hak Temelli Söylemin Sınırları: HDP'nin Mülteci Politikalarındaki Söylemsel Çelişkiler
- Araştırma sorusu
- HDP'nin mültecilere yönelik hak temelli kapsayıcı söylemi, yerel düzeyde seçmen tabanının iktisadi ve sosyo-kültürel kaygılarıyla nasıl müzakere edilmektedir?
- Yöntem taslağı
- Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki sınır illerinde (Mardin, Şanlıurfa, Van) HDP yerel teşkilat yöneticileri ve seçmenleriyle derinlemesine görüşmeler ve odak grup çalışmaları yapılacaktır. Nitel örneklem boyutu veri doygunluğu ilkesine göre belirlenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin HDP'nin mülteci söyleminde diğer muhalefet partilerinden ayrıştığını ve hak temelli pozisyonunu kendi siyasal hedefleriyle birleştirdiğini belirten bulgusundan türetilmiştir(Saylan & Aknur, 2023, s. 2).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Partilerin mülteci politikalarındaki söylemsel tercihleri, benimsedikleri normatif ilkeler ile pragmatik seçim hesaplarının etkileşimi sonuçunda biçimlenmektedir.
Bulguların tartışıldığı bölümde, siyasi partilerin göçmen karşıtı söylemlerinin ve geri gönderme vaatlerinin seçim öncesi konjonktürde nasıl ana akımlaştığını açıklamak ve tartışmak için kullanılır(Saylan & Aknur, 2023).
Radikal Sağ Söylemin Ana Akımlaşması: Zafer Partisi ve Geri Gönderme Tartışmasının İktidar Politikalarına Etkisi
- Araştırma sorusu
- Zafer Partisi'nin radikal sağ popülist söylemi, iktidardaki AK Parti'nin mülteci politikalarında nasıl söylemsel ve politika düzeyinde kaymalara yol açmıştır?
- Yöntem taslağı
- 2021-2023 yılları arasında iktidar temsilcilerinin resmi açıklamaları, haber bültenleri ve mevzuat değişiklikleri eleştirel söylem analizi yöntemiyle incelenecek ve Zafer Partisi'nin gündem belirleme süreçlerindeki etkisi süreç takibi analiziyle izlenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede Zafer Partisi'nin geri gönderme tartışmasını başlatarak diğer partileri ve iktidarı söylemsel olarak etkilediği yönündeki temel çıkarımından türetilmiştir(Saylan & Aknur, 2023).