Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.30616/ajb.1152708

Adana İlinin Bazı Doğal ve Kültürel Sit Alanları Üzerine Floristik Bir Çalışma

Doğu Akdeniz Havzası, sahip olduğu farklı topoğrafik yapılar, iklimsel çeşitlilik ve mikroklima alanları sayesinde yüksek bitki biyoçeşitliliğine ve endemizm oranına sahip stratejik bir botanik bölgesidir.

Makalenin anahtar kelimeleri

Yazar
Ahmet Zafer Tel et al.
Yayın
Anatolian Journal of Botany
Tarih
2022-09-14
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Doğu Akdeniz Bölgesi, sahip olduğu farklı topoğrafik yapılar, mikroklima alanları ve zengin toprak özellikleri sayesinde Türkiye'nin flora çeşitliliği açısından en kritik coğrafyalarından birini oluşturmaktadır. Özellikle Adana ili sınırları içerisinde yer alan lagünler, akarsu oluşumları ve tarihi kalıntılar hem doğal hem de kültürel sit niteliği taşımakta, bu alanlardaki biyolojik çeşitliliğin tespiti koruma biyolojisi açısından hayati önem arz etmektedir. Ancak insan baskısı, antropojenik müdahaleler ve çevresel değişimler sebebiyle bu hassas ekosistemlerdeki floristik yapının düzenli olarak güncellenmesi ve nesli tehlike altındaki türlerin belirlenmesi gerekmektedir. Bu çalışma, söz konusu gereksinimden yola çıkarak Adana ilindeki yedi farklı doğal ve kültürel sit alanının floristik envanterini çıkarmayı ve biyolojik çeşitlilik durumunu ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Çalışmanın temel amacı, 2014 ile 2016 yılları arasında gerçekleştirilen 12 ayrı arazi çalışmasıyla Adana ilinde belirlenen yedi sit alanının (Ağyatan Lagünü, Tuzla Lagünü, Yumurtalık Lagünü, Yer Köprü Doğal Oluşumu, Akyatan Lagünü, Şekerpınar ve Tatarlı Köyü Antik Dönem Kalıntıları) bitki örtüsünü araştırmaktır. Saha araştırmaları kapsamında toplanan 313 bitki örneği, standart herbaryum tekniklerine uygun şekilde kurutulmuş ve Türkiye Florası kaynakları kullanılarak taksonomik olarak teşhis edilmiştir. Teşhis edilen örnekler Adıyaman Üniversitesi Herbaryumunda muhafaza altına alınmıştır. Taksonların fitocoğrafik bölgelere göre dağılımları değerlendirilmiş, endemik ve nadir türlerin tehlike durumları ise IUCN kriterleri doğrultusunda ilgili literatür ve kırmızı liste verileri üzerinden analiz edilmiştir.

Arazi ve laboratuvar çalışmaları sonuçunda 70 familya ve 180 cinse ait toplam 219 takson tespit edilmiştir. Lokalite bazında takson dağılımları incelendiğinde Yumurtalık Lagünü 83 takson ile en zengin alan olurken, bunu 57 takson ile Şekerpınar, 55 takson ile Yer Köprü Doğal Oluşumu, 48 takson ile Tatarlı Köyü Antik Dönem Kalıntıları, 41 takson ile Tuzla Lagünü, 18 takson ile Ağyatan Lagünü ve 13 takson ile Akyatan Lagünü izlemektedir. Tespit edilen taksonların fitocoğrafik analizinde %34,6 ile Akdeniz elementlerinin ağırlıkta olduğu görülmüş, bunu %5 ile İran-Turan ve %4,5 ile Avrupa-Sibirya elementleri takip etmiştir. Toplam 8 endemik takson belirlenmiş ve alanın endemizm oranı %3,65 olarak hesaplanmıştır; ayrıca kritik tehlike altında olan Echinops dumanii türünün de aralarında bulunduğu nadir ve tehlike altındaki taksonlar belirlenmiştir.

Çalışmada elde edilen bulgular, araştırma sahasındaki Akdeniz fitocoğrafik elementlerinin baskınlığını doğrulamakta ve bu durum alanın coğrafi konumuyla tam bir uyum sergilemektedir. Avrupa-Sibirya ve İran-Turan elementlerinin varlığı ise bölgedeki mikroklima alanları ve yükselti farklarıyla açıklanmaktadır. Yakın çevrede yapılmış olan diğer floristik araştırmalarla karşılaştırıldığında, Asteraceae ve Fabaceae familyalarının alan genelinde en zengin familyalar olması Türkiye genel florasındaki eğilimlerle paralellik göstermektedir. Bu çalışma, Adana bölgesindeki korunan alanların biyolojik çeşitlilik değerini vurgulamakta, biyolojik koruma planlamaları ve gelecekte yapılacak etnobotanik ile taksonomik revizyon çalışmaları için sağlam bir veri tabanı sunmaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın temel amacı, 2014-2016 yılları arasında Adana ili sınırları içerisinde yer alan 7 farklı doğal ve kültürel sit alanının (Ağyatan, Tuzla, Yumurtalık Lagünleri, Yer Köprü Doğal Oluşumu, Akyatan Lagünü, Şekerpınar ve Tatarlı Köyü Antik Dönem Kalıntıları) bitki örtüsünü ve floristik yapısını kapsamlı olarak araştırmak ve belgelemektir(Tel et al., 2022).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışma, Adana ilinde yer alan 7 farklı doğal ve kültürel sit alanının floristik zenginliğini belirlemek üzere 2014-2016 yılları arasında gerçekleştirilmiş ampirik bir saha araştırmasıdır(Tel et al., 2022).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, Davis tarafından geliştirilen Türkiye Florası ve kareleme sistemi esas alınarak yürütülen klasik taksonomik ve fitocoğrafik arazi araştırması yaklaşımına dayanmaktadır. Bitki taksonlarının fitocoğrafik kökenleri ve IUCN tehlike kategorileri güncel taksonomik indeksler üzerinden değerlendirilmiştir.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışmada Boissier ve Davis'in öncül nitelikteki Türkiye Florası eserlerinin yanı sıra Güner ve arkadaşlarının güncel Türkiye Bitkileri Listesi ile Özhatay ve ekibinin ilave takson kayıtları ele alınmıştır. Ayrıca Çukurova ve çevresindeki lagünler ile dağlık alanlarda daha önce Altınözlü, Akıncı, Paksoy, Keskin ve Tel tarafından yapılan floristik çalışmalar karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Adana il sınırları içerisindeki Doğu Akdeniz fitocoğrafya bölgesinde yer alan 7 doğal ve kültürel sit alanı (Ağyatan, Tuzla, Yumurtalık Lagünleri, Yer Köprü Doğal Oluşumu, Akyatan Lagünü, Şekerpınar ve Tatarlı Köyü Antik Dönem Kalıntıları).
Örneklem veya araştırma materyali
2014-2016 yılları arasında gerçekleştirilen 12 saha gezisi sırasında toplanan ve Adıyaman Üniversitesi Herbaryumunda muhafaza edilen 313 bitki örneği.
Veri toplama süreci
Herbaryum tekniklerine uygun olarak kurutulan 313 bitki örneğinin Flora of Turkey serisi ve taksonomik uzman görüşleri yardımıyla teşhis edilmesi; IUCN risk kategorilerinin ve fitocoğrafik bölgelerinin belirlenmesi.
Veri analiz yöntemi
Taksonların familya ve cins düzeyindeki dağılım frekanslarının, endemizm oranlarının ve fitocoğrafik element oranlarının yüzde hesaplamaları ile nicel olarak karşılaştırılması.
Floristik çeşitlilikTaksonEndemizm oranıFitocoğrafik elementIUCN tehlike kategorileriSit alanı

Araştırmanın Bulguları

01

İncelenen 7 farklı sit alanında 70 familyaya ve 180 cinse ait toplam 219 damarlı bitki taksonu teşhis edilmiş; bunlardan 8'inin endemik (%3,65 endemizm oranı), 4'ünün ise nadir tür kategorisinde yer aldığı belirlenmiştir(Tel et al., 2022).

02

Fitocoğrafik element dağılımına göre taksonların %34,6'sı Akdeniz/Doğu Akdeniz, %5'i İran-Turan, %4,5'i Avrupa-Sibirya ve %20,9'u çok bölgeli elementlerden oluşmaktadır(Tel et al., 2022).

03

Yumurtalık Lagünü 83 takson ile tür zenginliği bakımından ilk sırada yer alırken, Yer Köprü Doğal Oluşumu ve Şekerpınar alanlarının her birinde 3'er endemik takson tespit edilmiştir(Tel et al., 2022).

04

Çalışma alanında Kritik (CR) düzeyde tehlike altında olan tek endemik tür Echinops dumanii (Yumurtalık Lagünü) olarak belirlenmiş, Pancratium maritimum ise Lagün alanlarında tehlike altındaki nadir türler arasında öne çıkmıştır(Tel et al., 2022).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Araştırma bulguları, Adana il sınırlarında yer alan 7 sit alanında toplam 219 taksonun varlığını ve vegetasyonun Akdeniz floristik yapısıyla olan güçlü bağını ortaya koymaktadır. Türlerin alanlara göre dağılımı, Yumurtalık Lagünü gibi geniş sulak alanların biyoçeşitlilik kapasitesinin yüksek olduğunu göstermektedir.

Yazarlar, tespit edilen fitocoğrafik dağılımda Akdeniz elementlerinin baskınlığını (%34,6) bölgenin genel iklim karakterine bağlarken, mikroklimal alanların varlığı sayesinde Avrupa-Sibirya ve İran-Turan kökenli türlerin de vegetasyona katıldığını açıklamaktadır.

Tartışma bölümünde elde edilen veriler çevre floristik çalışmalarla karşılaştırılmış; Asteraceae familyasının bölge genelinde hakim olduğu, ancak Yumurtalık Lagünü ve Karatepe-Aslantaş çalışmalarında Fabaceae familyasının öne çıktığı görülerek Davis'in floristik öngörüleriyle uyum sağlandığı belirtilmiştir.

Sonuç olarak, Şekerpınar ve lagün ekosistemlerindeki insan kaynaklı tahribatın flora üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekilmekte, nesli tehlikede olan Echinops dumanii ve Pancratium maritimum gibi hassas türlerin korunması için koruma tedbirlerinin artırılması gerektiği vurgulanmaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yumurtalık Lagünü florasında tespit edilen familya ve tür dağılımları Altınözlü (2004) tarafından yapılan çalışma ile karşılaştırılmış; mevcut araştırmada da benzer şekilde Fabaceae familyasının en yüksek tür sayısına sahip olduğu ve endemizm oranının düşük seyrettiği doğrulanmıştır(Tel et al., 2022).

Sarımsak Dağı ve Korkun Vadisi araştırmasında İran-Turan elementleri baskın çıkarken, bu çalışmadaki sit alanlarında genel olarak Akdeniz fitocoğrafik elementlerinin ilk sırada yer aldığı ve coğrafi konumun vegetasyon yapısı üzerindeki doğrudan etkisi vurgulanmıştır(Tel et al., 2022).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Yazarlar, Adana ilindeki doğal ve kültürel sit alanlarının zengin bir floristik biyoçeşitliliğe ev sahipliği yaptığını, ancak antropojenik baskılar, yapılaşma ve altyapı faaliyetleri nedeniyle hassas habitatların tehdit altında olduğunu belirtmektedir. Özellikle lagün ekosistemleri ile yüksek rakımlı sit alanlarındaki endemik ve tehdit altındaki türlerin korunması amacıyla sürdürülebilir koruma stratejilerinin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiği sonuçuna varılmaktadır(Tel et al., 2022).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, Doğu Akdeniz havzasında yer alan Adana ilindeki yedi farklı doğal ve kültürel sit alanının floristik envanterini güncelleyerek literatüre katkıda bulunmaktadir. Bölgenin topoğrafik, iklimsel ve edafik çeşitliliği sayesinde barındırdığı zengin bitki örtüsünün sistematik olarak belgelenmesi, Türkiye florasına yönelik bölgesel veri tabanını güçlendirmektedir. Çeşitli koruma statülerine sahip lagün ve dağlık alanların tür bileşimini ortaya koyması, Akdeniz ekosistemlerindeki biyoçeşitlilik kalıplarının anlaşılmasında ve koruma önceliklerinin belirlenmesinde temel referans işlevi görmektedir.

Çalışma, P. H. Davis tarafından başlatılan Flora of Turkey serisi ve Güner ve arkadaşlarının hazırladığı güncel Türkiye Bitkileri Listesi rehberliğinde yürütülmüştür. Çukurova Deltası ve çevresinde daha önce yapılmış olan Altınözlü (2004) Yumurtalık Lagünü florası, Akıncı ve arkadaşları (2018) Akdağ florası, Paksoy ve Savran (2011) Sarımsak Dağı florası ile Tel ve arkadaşları (2019) Karatepe-Aslantaş Milli Parkı florası çalışmalarıyla doğrudan ilişki kurmaktadır. Elde edilen bulgular, önceki araştırmalarla familya ve fitocoğrafik element düzeyinde karşılaştırılarak bölge vegetasyonunun sürekliliğini ve değişimini göstermektedir.

Çalışmanın literatür taramalarına sağladığı temel katkı, mikrohabitat özellikleri gösteren sit alanlarındaki floristik zenginliği ve endemizm oranlarını karşılaştırmalı verilerle sunmasıdır. Sulak alanlar ile yüksek rakımlı oluşumların barındırdığı tür sayısı ve tehlike kategorilerini bir arada sunarak, Akdeniz biyomunda alan büyüklüğü ve topoğrafya değişkenlerinin tür zenginliği üzerindeki etkilerini inceleyen derlemeler için nitelikli ampirik kanıtlar temin etmektedir. Ayrıca insan baskısı altındaki kültürel sit alanlarındaki floristik değişimi izlemek isteyen araştırmacılara karşılaştırma zemini hazırlamaktadır.

Kaynakça

  1. Altınözlü, H. (2004). Flora of the natural conservation area in Adana - Yumurtalık Lagoon (Turkey). Turkish Journal of Botany, 28(6), 491-506.
  2. Paksoy, M. Y., & Savran, A. (2011). The flora of Sarımsak Mountain and Korkun Valley (Pozantı, Adana/ Turkey). Biological Diversity and Conservation, 4(2), 155-171.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Doğu Akdeniz bölgesindeki doğal ve kültürel sit alanları Akdeniz fitocoğrafik elementlerinin baskın olduğu zengin bir floristik çeşitlilik barındırmaktadır.

Adana ilindeki 7 sit alanında saptanan 219 taksonun %34,6'sının Akdeniz/Doğu Akdeniz elementi olduğu verisiyle literatür taraması bölümünde Akdeniz biyomu özellikleri desteklenebilir(Tel et al., 2022).

Adana Lagün Ekosistemlerinde Pancratium maritimum Populasyonlarının Dinamikleri ve Tehdit Analizi

Araştırma sorusu
Ağyatan, Tuzla ve Yumurtalık Lagünleri'nde yayılan Pancratium maritimum L. populasyonlarının yoğunluğu ve genetik çeşitliliği insani baskı düzeylerine göre nasıl değişmektedir?
Yöntem taslağı
Ağyatan, Tuzla ve Yumurtalık lagün kumullarında 50x50 cm'lik kuadratlar kullanılarak sistematik örnekleme yapılacak; populasyon yoğunluğu belirlenip GPS ile haritalanacaktır. Örneklem büyüklüğü istatistiksel güç analiziyle kararlaştırılacak, toprak tuzluluğu ve antropojenik tahribat indeksi ile ilişkilendirilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede Pancratium maritimum türünün Ağyatan, Tuzla ve Yumurtalık Lagünleri'nde tehlike altındaki nadir tür (VU/EN) olarak saptanması ve lagünlerdeki yaz kuraklaşması ile insan müdahalesine dair tespitlerden türetilmiştir(Tel et al., 2022).

02

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Türkiye'deki bölgesel floristik araştırmalarda genelde Asteraceae familyası tür sayısı bakımından ilk sırada yer alırken, sulak alan ve lagün ekosistemlerinde Fabaceae familyası öne çıkabilmektedir.

Kendi floristik bulgularını tartışan araştırmacılar, familya baskınlıklarındaki bu ekolojik sapmayı makaledeki Yumurtalık ve Karatepe-Aslantaş karşılaştırmalarıyla meşrulaştırabilir(Tel et al., 2022).

Şekerpınar ve Çevresinde Antropojenik Tahribatın Lamiaceae Familyası Tür Çeşitliliğine Etkisi

Araştırma sorusu
Şekerpınar sit alanındaki yapılaşma, boru hatları ve ulaşım ağları Lamiaceae familyasına ait endemik türlerin mikrohabitat tercihlerini ve alan örtücülüğünü nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Şekerpınar bölgesindeki bozulmuş ve görece bakir meşelik alanlarda transekt hattı boyunca floristik ve örtücülük ölçümleri yapılacaktır. Nitel ve nicel vegetasyon verileri veri doygunluğu ilkesi doğrultusunda toplanacak, Shannon-Wiener çeşitlilik indeksi hesaplanarak varyans analizi uygulanacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin sonuçlarında Şekerpınar bölgesinin Lamiaceae familyası bakımından zengin olduğu (7 takson, Salvia cilicica ve Salvia aucheri gibi endemikler) ancak tesis ve yol altyapısı nedeniyle doğal yapısını kaybettiği vurgusundan türetilmiştir(Tel et al., 2022).

03

Tez veya makalede kullanım · introduction

Koruma altındaki coastal lagünlerde kentsel ve tarımsal faaliyetler nedeniyle nadir ve tehlike altındaki bitki türleri yüksek risk taşımaktadır.

Tez girişinde sulak alanların korunması ve nesli tehlikedeki türlerin vurgulanması aşamasında Pancratium maritimum ve Echinops dumanii türlerinin tehlike durumları referans gösterilebilir(Tel et al., 2022).

Yumurtalık Lagünü'nde Kritik Tehlikedeki Echinops dumanii Türünün Habitat Uygunluk Modellemesi

Araştırma sorusu
Echinops dumanii C. Vural türünün Yumurtalık Lagünü'ndeki mevcut yayılış sınırları ve gelecekteki iklim senaryolarına göre habitat uygunluk değişimleri nelerdir?
Yöntem taslağı
Yumurtalık Lagünü'nde coğrafi konumlandırma cihazları ile Echinops dumanii bireylerinin kesin koordinatları alınacak; MaxEnt yazılımı kullanılarak iklim, toprak ve ikincil çevre değişkenleri eşliğinde habitat uygunluk haritaları oluşturulacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalede Echinops dumanii türünün araştırmada tespit edilen tek Kritik (CR) düzeydeki endemik takson olarak Yumurtalık Lagünü'nde sınırlı yayılış gösterdiği bulgusundan türetilmiştir(Tel et al., 2022).