Doğu Akdeniz Bölgesi, sahip olduğu farklı topoğrafik yapılar, mikroklima alanları ve zengin toprak özellikleri sayesinde Türkiye'nin flora çeşitliliği açısından en kritik coğrafyalarından birini oluşturmaktadır. Özellikle Adana ili sınırları içerisinde yer alan lagünler, akarsu oluşumları ve tarihi kalıntılar hem doğal hem de kültürel sit niteliği taşımakta, bu alanlardaki biyolojik çeşitliliğin tespiti koruma biyolojisi açısından hayati önem arz etmektedir. Ancak insan baskısı, antropojenik müdahaleler ve çevresel değişimler sebebiyle bu hassas ekosistemlerdeki floristik yapının düzenli olarak güncellenmesi ve nesli tehlike altındaki türlerin belirlenmesi gerekmektedir. Bu çalışma, söz konusu gereksinimden yola çıkarak Adana ilindeki yedi farklı doğal ve kültürel sit alanının floristik envanterini çıkarmayı ve biyolojik çeşitlilik durumunu ortaya koymayı amaçlamaktadır.
Çalışmanın temel amacı, 2014 ile 2016 yılları arasında gerçekleştirilen 12 ayrı arazi çalışmasıyla Adana ilinde belirlenen yedi sit alanının (Ağyatan Lagünü, Tuzla Lagünü, Yumurtalık Lagünü, Yer Köprü Doğal Oluşumu, Akyatan Lagünü, Şekerpınar ve Tatarlı Köyü Antik Dönem Kalıntıları) bitki örtüsünü araştırmaktır. Saha araştırmaları kapsamında toplanan 313 bitki örneği, standart herbaryum tekniklerine uygun şekilde kurutulmuş ve Türkiye Florası kaynakları kullanılarak taksonomik olarak teşhis edilmiştir. Teşhis edilen örnekler Adıyaman Üniversitesi Herbaryumunda muhafaza altına alınmıştır. Taksonların fitocoğrafik bölgelere göre dağılımları değerlendirilmiş, endemik ve nadir türlerin tehlike durumları ise IUCN kriterleri doğrultusunda ilgili literatür ve kırmızı liste verileri üzerinden analiz edilmiştir.
Arazi ve laboratuvar çalışmaları sonuçunda 70 familya ve 180 cinse ait toplam 219 takson tespit edilmiştir. Lokalite bazında takson dağılımları incelendiğinde Yumurtalık Lagünü 83 takson ile en zengin alan olurken, bunu 57 takson ile Şekerpınar, 55 takson ile Yer Köprü Doğal Oluşumu, 48 takson ile Tatarlı Köyü Antik Dönem Kalıntıları, 41 takson ile Tuzla Lagünü, 18 takson ile Ağyatan Lagünü ve 13 takson ile Akyatan Lagünü izlemektedir. Tespit edilen taksonların fitocoğrafik analizinde %34,6 ile Akdeniz elementlerinin ağırlıkta olduğu görülmüş, bunu %5 ile İran-Turan ve %4,5 ile Avrupa-Sibirya elementleri takip etmiştir. Toplam 8 endemik takson belirlenmiş ve alanın endemizm oranı %3,65 olarak hesaplanmıştır; ayrıca kritik tehlike altında olan Echinops dumanii türünün de aralarında bulunduğu nadir ve tehlike altındaki taksonlar belirlenmiştir.
Çalışmada elde edilen bulgular, araştırma sahasındaki Akdeniz fitocoğrafik elementlerinin baskınlığını doğrulamakta ve bu durum alanın coğrafi konumuyla tam bir uyum sergilemektedir. Avrupa-Sibirya ve İran-Turan elementlerinin varlığı ise bölgedeki mikroklima alanları ve yükselti farklarıyla açıklanmaktadır. Yakın çevrede yapılmış olan diğer floristik araştırmalarla karşılaştırıldığında, Asteraceae ve Fabaceae familyalarının alan genelinde en zengin familyalar olması Türkiye genel florasındaki eğilimlerle paralellik göstermektedir. Bu çalışma, Adana bölgesindeki korunan alanların biyolojik çeşitlilik değerini vurgulamakta, biyolojik koruma planlamaları ve gelecekte yapılacak etnobotanik ile taksonomik revizyon çalışmaları için sağlam bir veri tabanı sunmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, Davis tarafından geliştirilen Türkiye Florası ve kareleme sistemi esas alınarak yürütülen klasik taksonomik ve fitocoğrafik arazi araştırması yaklaşımına dayanmaktadır. Bitki taksonlarının fitocoğrafik kökenleri ve IUCN tehlike kategorileri güncel taksonomik indeksler üzerinden değerlendirilmiştir.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışmada Boissier ve Davis'in öncül nitelikteki Türkiye Florası eserlerinin yanı sıra Güner ve arkadaşlarının güncel Türkiye Bitkileri Listesi ile Özhatay ve ekibinin ilave takson kayıtları ele alınmıştır. Ayrıca Çukurova ve çevresindeki lagünler ile dağlık alanlarda daha önce Altınözlü, Akıncı, Paksoy, Keskin ve Tel tarafından yapılan floristik çalışmalar karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.