Anlatı derlemesi incelemesi

DOI: 10.3389/fsufs.2023.1143061

Afrika'daki Küçük Ölçekli Çiftçiler Arasında Güvenli ve Sürdürülebilir Tarım Uygulamalarının Benimsenmesi ve Tarımsal Ekolojik Teknikler

Küresel nüfusun 2050 yılına kadar 9,1 milyara ulaşacağı tahmini, ekosistem işlevlerini bozmadan gıda güvenliğini sağlama gereksinimini tarımsal araştırmaların merkezine yerleştirmiştir. Özellikle Afrika'da azalan toprak verimliliği, iklim değişikliği ve su kıtlığı gibi etkenler küçük ölçekli üreticileri tehdit etmektedir.

Yazar
Akinlolu Olalekan Akanmu et al.
Yayın
Frontiers in Sustainable Food Systems
Tarih
2023-05-22
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Günümüzde küresel gıda sistemleri, artan nüfus baskısı, iklim değişikliği ve çevresel bozulma nedeniyle ciddi bir sürdürülebilirlik kriziyle karşı karşıyadır. Büyüyen küresel nüfusun 2050 yılına kadar 9,1 milyara ulaşacağı tahmin edilirken, endüstriyel tarım yöntemlerinin yoğun sentetik gübre ve kimyasal pestisit kullanımına dayalı yapısı kısa vadeli verim artışları sağlasa da uzun vadede toprak yapısını bozmakta, biyoçeşitliliği tehdit etmekte ve küresel sera gazı emisyonlarının önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Afrika kıtası özelinde, tarım sektörü nüfusun çoğunluğunun geçim kaynağı olmasına karşın; azalan toprak verimliliği, kuraklık, su kıtlığı ve pazar erişim kısıtları nedeniyle gıda güvencesizliği derinleşmektedir. Bu durum, ekosistem dengesini korurken gıda üretimini artırabilecek, yerel toplulukların sosyo-ekonomik koşullarını iyileştirecek ve iklim şoklarına karşı direnç sağlayacak yeni bir tarımsal üretim paradigmalarını zorunlu kılmaktadır.

Bu derleme çalışmasının temel amacı, Afrika'daki küçük ölçekli çiftçiler arasında tarımsal ekolojik tekniklerin benimsenme durumunu, bu uygulamaların gıda egemenliği ve sürdürülebilir gıda üretimi üzerindeki etkilerini bütüncül bir yaklaşımla incelemektir. Araştırmada disiplinlerarası bir tarama yöntemi benimsenerek kıta genelinde yürütülen saha uygulamaları, agroforestri sistemleri, polikültür yetiştiriciliği, biyolojik zararlı yönetimi ve toprak su koruma tekniklerine dair ampirik ve kuramsal literatür sentezlenmiştir. İnceleme; tarımsal ekolojinin çeşitlilik, verimlilik, doğal düzenleme, sinerji ve geri dönüşümden oluşan beş temel ilkesi doğrultusunda yapılandırılmış, küçük çiftçilerin dış girdilere bağımlı olmadan yerel bilgi ve doğal süreçlerden yararlanarak üretim kapasitelerini nasıl geliştirebilecekleri çözümlenmiştir.

Elde edilen sentez bulguları, Afrika'da yaklaşık 33 milyon küçük ölçekli çiftliğin bulunduğunu ve bunların kıtadaki toplam çiftliklerin %80'inden fazlasını oluşturarak gıda arzında hayati bir rol oynadığını göstermektedir. Tanzanya, Malavi, Nijer, Madagaskar ve Uganda gibi ülkelerde uygulanan azot bağlayıcı ağaçlı agroforestri sistemleri, örtü bitkileriyle nöbetleşe ekim ve zararlılarla biyolojik mücadele tekniklerinin mısır ve tahıl verimini belirgin şekilde artırdığı doğrulanmıştır. Örneğin mısırın Tephrosia veya Calliandra gibi çalılarla birlikte yetiştirilmesinin hektar başına verimi 5 tondan 8 tona çıkardığı, korumalı tarım uygulamalarının ise toprak nemini koruyarak kuraklık riskini azalttığı tespit edilmiştir. Buna karşın, organik gübre ve biyopestisit hazırlamanın gerektirdiği emek yoğunluğu ile teknik bilgi eksikliği, özellikle kadın çiftçiler üzerinde ek yük oluşturmakta ve uygulamaların yaygınlaşmasını sınırlandırmaktadır.

Sonuç olarak çalışma, tarımsal ekolojinin yalnızca teknik bir üretim biçimi değil, aynı zamanda yerel gıda egemenliğini, sosyo-ekonomik adaleti ve ekolojik dayanıklılığı destekleyen bütüncül bir yaklaşımlar bütünü olduğunu ortaya koymaktadır. Geleneksel çiftçilik bilgisinin modern ekolojik bilimle harmanlanması, dışsal krizlere karşı çiftçi özerkliğini güçlendirmektedir. Ancak tarımsal ekolojik dönüşümün kıta genelinde kalıcı bir etki yaratabilmesi için politika yapıcıların, araştırma kurumlarının ve uzantı hizmetlerinin bu sistemleri destekleyecek kurumsal reformları hayata geçirmesi gerekmektedir. Literatür taramaları açısından bu çalışma, küçük ölçekli üreticilerin gıda güvencesizliğiyle mücadelesinde sürdürülebilir, düşük maliyetli ve doğayla uyumlu müdahale modelleri tasarlamak isteyen araştırmacılara kapsamlı bir teorik ve pratik zemin sunmaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu derlemenin temel amacı, Afrika'daki küçük ölçekli çiftçilerin gıda güvenliğini ve egemenliğini sağlamada tarımsal ekolojik tekniklerin rolünü, uygulanma biçimlerini, karşılaşılan engelleri ve geleceğe yönelik politika/araştırma gereksinimlerini bütüncül bir yaklaşımla incelemektir(Akanmu et al., 2023).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu nitel derleme çalışması, Afrika'daki küçük ölçekli tarım sistemlerinde tarımsal ekoloji uygulamalarının benimsenmesini, gıda egemenliği üzerindeki etkilerini ve karşılaşılan teknik ile kurumsal engelleri sentezleyen disiplinlerarası bir anlatısal derleme yaklaşımı benimsemektedir(Akanmu et al., 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, tarımsal ekolojinin beş temel ilkesi olan çeşitlilik, verimlilik, doğal düzenleme, sinerji ve geri dönüşüm kavramsal çerçevesine dayanmaktadır. Ayrıca tarımsal ekolojik dönüşümün eko-verimlilik artışı, girdi ikamesi ve sistemin yeniden tasarımı boyutları ile gıda egemenliği kuramı bütünleştirilmiştir.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, endüstriyel tarımın neden olduğu sera gazı emisyonları, pestisit kullanımı ve biyoçeşitlilik kaybı üzerine odaklanan küresel literatürü ele almaktadır. Aynı zamanda Afrika genelinde (Nijerya, Uganda, Tanzanya, Malavi, Madagaskar, Ruanda, Zimbabve vb.) küçük ölçekli çiftçilerin uyguladığı korumalı tarım, agroforestri, nöbetleşe ekim ve biyolojik zararlı kontrolü araştırmalarını sentezlemektedir.

Araştırmanın Bulguları

01

Endüstriyel tarım yöntemleri verim artışı sağlasa da küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 25 ila 30'undan sorumlu olarak iklim krizini derinleştirmekte ve uzun vadeli gıda güvenliğini tehdit etmektedir(Akanmu et al., 2023).

02

Afrika'da mısır tarlalarında Tephrosia ve Calliandra gibi hızlı büyüyen azot bağlayıcı çalıların birlikte yetiştirilmesi, tek ürün ekimine kıyasla toplam mısır rekoltesini hektar başına 5 tondan 8 tona yükseltmiştir(Akanmu et al., 2023).

03

Sürdürülebilir tarımsal yoğunlaşma programları 2010 yılı itibarıyla 12,75 milyon hektardan fazla alanda iyileşme sağlamış ve 10,39 milyon Afrika çiftçi ailesine doğrudan fayda sunmuştur(Akanmu et al., 2023).

04

Kompost, biyokömür ve biyopestisit gibi organik girdilerin çiftçiler tarafından bizzat hazırlanma zorunluluğu, özellikle kadın çiftçiler üzerinde ek bir iş gücü yükü ve zaman baskısı yaratmaktadır(Akanmu et al., 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Derlemede sunulan bulgular, geleneksel tarımsal ekoloji yöntemlerinin Afrika'daki küçük ölçekli çiftliklerde hem toprak sağlığını iyileştirdiğini hem de ürün verimini belirgin düzeyde artırdığını göstermektedir. Özellikle mısır ile azot bağlayıcı bitkilerin birlikte yetiştirilmesi ve koruyucu tarım uygulamaları, sentetik kimyasallara bağımlılığı azaltarak ekosistem dayanıklılığını güçlendirmektedir.

Yazarlar bu durumu, agroekolojinin biyolojik süreçleri ve yerel bilgi birikimini merkeze alan doğasıyla açıklamaktadır. Doğal zararlı kontrolü ve biyoçeşitlilik optimizasyonu sayesinde dış girdi maliyetleri düşerken, tarımsal sistemlerin iklim şoklarına karşı direnci artmakta ve küçük üreticilerin ekonomik özerkliği pekişmektedir.

Tartışma bölümünde literatürdeki çalışmalarla kurulan ilişkiler, tarımsal ekolojinin sunduğu yüksek potansiyelin yanı sıra uygulama safhasında karşılaşılan iş yükü ve teknik bilgi eksikliği gibi kısıtları vurgulamaktadır. Altieri ve Mestmacher gibi araştırmacıların vurguladığı üzere, teknik destek ve eğitim mekanizmaları olmadan bu yöntemlerin yaygınlaşması güçleşmektedir.

Sonuç olarak yazarlar, Afrika'da gıda güvenliği ve egemenliğinin sağlanmasında agroekolojik dönüşümün kaçınılmaz olduğunu, ancak bunun gerçekleşmesi için araştırmacı-çiftçi ortaklıklarını teşvik eden kamusal politikaların, yerel pazar erişiminin ve kurumsal reformların bütüncül bir yaklaşımla hayata geçirilmesi gerektiğini belirtmektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar, Doğu ve Güney Afrika'da mısır ile azot bağlayan çalıların birlikte ekilmesinin verimliliği artırdığına dair bulgularını Altieri ve arkadaşlarının (2012) küçük ölçekli çiftçilerin tarımsal ekolojik sistemlerle verim artışı sağlayabileceği yönündeki saptamalarıyla desteklemektedir(Akanmu et al., 2023).

Yazarlar, tarımsal ekoloji uygulamalarının iş yükünü artırdığı yönündeki çiftçi algılarını inceleyen Mestmacher ve Braun'un (2021) bulgularına atıfta bulunarak, kompost ve biyopestisit hazırlamanın kadın çiftçiler üzerinde ek baskı oluşturduğunu tartışmaktadır(Akanmu et al., 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Afrika'da tarımsal ekolojinin küçük ölçekli çiftçiler arasında başarıyla yaygınlaştırılması ve gıda egemenliğinin kurulması için devlet politikalarında, kurumsal altyapılarda ve bilimsel araştırma-geliştirme gündemlerinde kapsamlı reformlar yapılması, çiftçi katılımını esas alan destekleyici mekanizmaların ivedilikle hayata geçirilmesi gerekmektedir(Akanmu et al., 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu derleme makalesi, Afrika'daki küçük ölçekli tarım sistemlerinin sürdürülebilirlik dönüşümünü tarımsal ekoloji ilkeleri çerçevesinde bütüncül bir yaklaşımla ele almaktadır. Biyoçeşitlilik, doğal kaynak yönetimi, sosyo-ekonomik özerklik ve gıda egemenliği kavramlarını bir arada inceleyerek literatürdeki parçalı yaklaşımı birleştirmektedir. Sentetik girdilere dayalı endüstriyel tarımın yarattığı çevresel tahribata ve verim düşüşlerine karşı agroekolojik yöntemlerin sunduğu ekosistem hizmetlerini ve verimlilik artışlarını sentezlemektedir.

Çalışma, Altieri ve arkadaşlarının geliştirdiği agroekolojik verimlilik kuramını ve Wezel ve ekibinin tanımladığı agroekolojik uygulama sınıflandırmalarını Afrika kıtasının özgün sosyo-ekonomik koşullarına uygulamaktadır. Önceki araştırmaların tekil ürün veya bölgesel bazda ele aldığı ürün çeşitlendirmesi, agro-ormancılık ve koruyucu tarım uygulamalarını kıta genelindeki ampirik kanıtlarla sentezleyerek literatürdeki teorik çerçeveleri ampirik saha örnekleriyle genişletmekte ve pekiştirmektedir.

Çalışmanın literatür taramalarına sunduğu temel katkı, Afrika'da uygulanmakta olan farklı agroekolojik modellerin ürün verimliliği, toprak sağlığı ve sosyo-ekonomik dayanıklılık üzerindeki etkilerini sistematik bir matris altında derlemesidir. Ayrıca kadın çiftçilerin karşılaştığı iş gücü ve zaman kısıtları gibi kritik sosyo-ekonomik boyutları tartışmaya dahil ederek agroekolojik dönüşümün yalnızca teknik bir değişim değil, kurumsal ve politik reformlar gerektiren toplumsal bir süreç olduğunu ortaya koymaktadır.

Kaynakça

  1. Altieri, M. A., Funes-Monzote, F. R., & Petersen, P. (2012). Agroecologically efficient agricultural systems for smallholder farmers: contributions to food sovereignty. Agronomy for Sustainable Development, 32(1), 1–13.
  2. Mestmacher, J., & Braun, A. (2021). Women, agroecology and the state: new perspectives on scaling-up agroecology based on a field research in Chile. Agroecology and Sustainable Food Systems, 45(7), 981–1006.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Endüstriyel tarım yöntemleri küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 25 ila 30'undan sorumlu olup iklim krizini derinleştirmektedir.

Konvansiyonel tarımın çevresel maliyetlerini ve iklim değişikliği üzerindeki olumsuz etkilerini kaynak göstererek açıklamak için kullanılabilir(Akanmu et al., 2023).

Küçük Ölçekli Mısır Üretiminde Agro-Ormancılık Sistemlerinin Verimlilik ve Toprak Sağlığı Üzerindeki Etkileri

Araştırma sorusu
Tephrosia ile mısırın birlikte ekildiği agro-ormancılık sistemleri toprak azot dengesini ve tane verimini nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Saha denemesi tasarımında 30 farklı parsellerde mısır monoculture ile Tephrosia intercropping sistemleri rastgele tam bloklar desenine göre kıyaslanacaktır. Veri toplama aşamasında toprak örneklerinde azot analizi ve ürün hasadı rekolte ölçümü yapılacak, veriler ANOVA ile incelenecektir. Örneklem büyüklüğü güç analizi ile belirlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Derlemede Doğu ve Güney Afrika'da azot bağlayıcı çalıların mısır verimini hektar başına 5 tondan 8 tona çıkardığına dair aktarılan ampirik bulgulardan türetilmiştir(Akanmu et al., 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Agro-ormancılık ve örtü bitkileri ile yürütülen ürün çeşitlendirmesi mısır rekoltesini hektar başına 5 tondan 8 tona yükseltebilmektedir.

Biyoçeşitlilik odaklı ürün çeşitlendirme yöntemlerinin ekolojik ve ekonomik faydalarını ampirik verilerle desteklemek amacıyla başvurulabilir(Akanmu et al., 2023).

Kadın Çiftçilerin Agroekolojik Girdi Hazırlama Süreçlerindeki İş Yükü ve Zaman Kullanım Analizi

Araştırma sorusu
Kompost ve biyo-pestisit hazırlama süreçleri kadın çiftçilerin günlük zaman kullanımını ve üretime katılım kararlarını nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Karma yöntem araştırmasında 200 kadın çiftçi ile anket uygulanacak ve zaman kullanımı günlük kayıt yöntemiyle izlenecektir. Nitel aşamada odak grup görüşmeleri veri doygunluğuna ulaşılıncaya kadar sürdürülecektir. Nicel veriler çoklu regresyon analizi ile değerlendirilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Metinde kadın çiftçilerin organik girdi hazırlama süreçlerinde ciddi bir iş gücü ve zaman baskısı yaşadığına dair ifade edilen nitel tespitten türetilmiştir(Akanmu et al., 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Agroekolojik uygulamaların yaygınlaşması için çiftçi katılımını esas alan ve kamu reformlarıyla desteklenen politik kapsayıcılık gereklidir.

Tarım politikaları ve agroekolojik dönüşümün kurumsal engellerini tartışırken araştırmacı-çiftçi iş birliği modellerini savunmak için kullanılabilir(Akanmu et al., 2023).

Katılımcı Yöntemlerle Desteklenen Agroekolojik Yayım Hizmetlerinin Benimseme Oranlarına Etkisi

Araştırma sorusu
'Campesino a Campesino' çiftçiden çiftçiye yayım modelinin agroekolojik tekniklerin benimsenme sürekliliği üzerindeki etkisi nedir?
Yöntem taslağı
Yarı deneysel desende katılımcı yayım modelinin uygulandığı ve uygulanmadığı iki farklı köy grubu oluşturulacaktır. Benimseme düzeyleri Likert tipi tutum ölçeği ve tarımsal uygulama envanteri ile 12 ay boyunca izlenecektir. Örneklem büyüklüğü güç analizi ile saptanacak, veriler ki-kare ve lojistik regresyon ile analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların sonuç bölümünde vurguladığı 'Campesino a Campesino' çiftçiler arası bilgi paylaşım modeli ve katılımcı yayım çağrısından türetilmiştir(Akanmu et al., 2023).