Roma İmparatorluğu'nun kuzeybatı eyaletlerinde, özellikle Gallaecia bölgesinin başkenti Bracara Augusta'da (Braga) yürütülen kurtarma kazıları, Geç Antik Çağ kentsel dönüşümünü ve aristokratik konut kültürünü anlamak açısından hayati veriler sunmaktadır. Bu kentsel merkezde keşfedilen zengin domus yapıları, dönemin lüks tüketimini ve estetik tercihlerini yansıtan mozaik zeminlerle kaplanmıştır. Ancak, bölgedeki mozaik buluntularının büyük kısmı erken dönemlerde sistematik olmayan yöntemlerle belgelendiği için, bu eserlerin Akdeniz genelindeki sanatsal ağlar içindeki yeri tam olarak konumlandırılamamıştır. Arkeoloji literatüründe Braga mozaiklerinin yerel teknik özellikler mi taşıdığı yoksa gezici Akdeniz atölyelerinin doğrudan bir ürünü mü olduğu sorusu, araştırmacıların çözmeye çalıştığı temel bir problematik olarak varlığını sürdürmektedir.
Bu çalışma, Braga'da in situ olarak muhafaza edilen ve D. Diogo de Sousa Müzesi'nde sergilenen Roma mozaiklerinin dekoratif repertuarını ayrıntılı biçimde analiz etmeyi ve Akdeniz mozaik geleneği içindeki yerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada nitel ve karşılaştırmalı arkeolojik analiz yöntemi benimsenmiştir; özellikle Escola Velha da Sé ve Casa da Roda kazılarında ortaya çıkarılan geometrik ve bitkisel motifler tek tek çözümlenmiştir. Yazarlar, bu mozaiklerin şemalarını standart geometrik kataloglara göre tasnif etmiş, ardından Hispania'daki diğer villalar (Quinta das Longas, Santiago da Guarda gibi) ve Kuzey Afrika ile Levant bölgelerindeki çağdaş örneklerle üslup ile işçilik detayları (modus faciendi) açısından karşılaştırmıştır.
Analizler sonuçunda, Escola Velha da Sé mozaiklerinde ikinci yüzyıldan itibaren Batı İmparatorluğu'nda yaygınlaşan teğet daireler ve karelerden oluşan iki renkli geometrik şemaların kullanıldığı belgelenmiştir. D. Afonso Henriques Caddesi'ndeki buluntularda ise Kuzey Afrika kökenli atölyelerin etkisini yansıtan çok renkli rozet motifleri ve bölgedeki tek krater (vazo) tasviri tespit edilmiştir. Casa da Roda mozaiğinde ise dalgalı pelta dizileri, gölgeli çan motifleri ve tırtıklı küp dizileri gibi Hellenistik mozaik geleneğine kadar uzanan hacimsel ve piktoryal tasarımlar bulunmuştur. Bu desenlerin işlenme biçimi, özellikle pelta birleşim noktalarındaki özgün teknik detaylar, Lucus Augusti ve Soria bölgelerindeki mozaiklerle ortak bir gezici atölye tarafından üretilmiş olabileceklerini kanıtlamaktadır.
Ende edilen bulgular, Bracara Augusta'nın Geç Roma ve Erken Hristiyanlık dönemindeki kültürel ve ekonomik canlılığını göstermesi bakımından büyük bir öneme sahiptir. Araştırma, Braga'daki mozaik üretiminin izole bir yerel faaliyet olmadığını, aksine Atlantik ticaret rotası ve gelişmiş Roma yolları aracılığıyla Güney Hispania, Kuzey Afrika ve hatta Doğu Akdeniz ile doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışma, Portekiz'deki Geç Antik Çağ mozaik sanatının bölgesel dinamiklerini açıklayarak uluslararası literatürdeki boşluğu doldurmakta ve gelecekteki arkeolojik araştırmalar için stilistik karşılaştırma zeminleri sunmaktadır. Braga mozaiklerinin yeniden okunması, Roma İmparatorluğu'nun çeperindeki sanatsal etkileşimlerin ne denli karmaşık ve kozmopolit bir yapıya sahip olduğunu bir kez daha kanıtlamaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Bu çalışmada, Roma mozaik sanatının bölgesel gelişimini ve gezici atölyelerin desen aktarım mekanizmalarını açıklayan karşılaştırmalı arkeolojik ve ikonografik analiz çerçevesi kullanılmaktadır. Desenlerin sınıflandırılması ve analizi, Fransız ekolünün 'Le Décor Géométrique de la Mosaïque Romaine' terminolojisine dayanmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Yazarlar, Portekiz'deki Roma mozaiklerinin envanterine odaklanarak, Hispania (özellikle Gallaecia ve Lusitania) bölgesindeki mozaik çalışmalarına atıfta bulunurlar. Özellikle Blázquez'in İspanya mozaik külliyatı, Lancha ve Oliveira'nın Portekiz çalışmaları ile Kuzey Afrika ve Doğu Akdeniz (Antakya, Zeugma, Suriye) mozaik literatürü arasındaki üslupsal paralellikler ele alınmaktadır.