Kuramsal-kavramsal makale incelemesi
DOI: https://doi.org/10.30897/ijegeo.788546Arkeoloji, Fizik ve Kimya: Akdenizli Sünger Avcılarının Çağlar Boyunca Uyguladığı Bir Teknik Üzerine Düşünceler
Sünger avcılığı, Akdeniz havzasında prehistorik dönemlerden itibaren icra edilen ve tarihsel süreçte deniz ticaretinden tıbba kadar pek çok alana ham madde sağlayan zorlu bir meslektir. Antik metinlerde denizcilerin dalış esnasında ağızlarında zeytinyağı taşıyıp bunu dipte püskürttükleri bilgisi yer almaktadır.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Emre ERDAN et al.
- Yayın
- Tarih
- 2021
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Akdeniz dünyasında süngercilik, antik dönemden modern döneme kadar uzanan, sosyo-ekonomik ve kültürel açıdan derin izler bırakmış hayati bir denizcilik faaliyetidir. Tarihsel süreçte sünger avcılarının deniz altında görüşü artırmak ve su üstündeki dalgaları yatıştırmak amacıyla ağızlarında zeytinyağı taşıyıp suya daldıklarında bunu püskürttükleri bilinmektedir. Ancak, klasik yazarların ve seyyahların eserlerinde sıkça değinilen bu ampirik yöntemin arkasındaki bilimsel mekanizmalar, arkeoloji ve fen bilimlerinin kesişim kümesinde nadiren ele alınmıştır. Bu durum, antik denizcilerin pratik gözlemlerle elde ettikleri fiziksel ve kimyasal bilgilerin modern bilimsel terminolojiyle anlamlandırılmasını zorlaştırmakta ve tarihsel denizcilik teknolojilerinin eksik değerlendirilmesine yol açmaktadır.
Bu çalışmanın temel amacı, Akdenizli sünger avcıları tarafından binlerce yıldır uygulanan ağızdan zeytinyağı püskürtme tekniğini, fizik ve kimya disiplinlerinin temel yasaları çerçevesinde incelemek ve tarihsel metinlerdeki farklı anlatıları rasyonel bir zemine oturtmaktır. Araştırmada yöntem olarak nitel-kuramsal ve disiplinler arası bir yaklaşım benimsenmiştir. Antik dönem yazarlarından Oppian'ın Halieutica adlı eseri ile 17. yüzyıl Osmanlı seyyahı Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde yer alan süngercilik tasvirleri birincil kaynaklar olarak seçilmiştir. Bu edebi ve tarihsel veriler; kimyasal bağ teorileri (polar-apolar moleküler etkileşimler), dalga mekaniği, yüzey gerilimi ve optikteki kırılma kuralları (Snell Yasası) ile karşılaştırmalı olarak çözümlenmiştir.
Yapılan analizler sonuçunda, sünger avcılarının uyguladığı bu yöntemin son derece geçerli fiziksel ve kimyasal temellere dayandığı ortaya konulmuştur. Polar su molekülleri ile apolar zeytinyağı moleküllerinin birbirine karışmaması ve zeytinyağının su yüzeyinde monomoleküler düzeyde hızla yayılması, su ile hava arasındaki doğrudan teması kesmektedir. Bu ince yağ tabakası, rüzgarın su yüzeyinde yarattığı mikro dalgalanmaları sönümleyerek pürüzsüz bir alan oluşturmaktadır. Optik yasalarına göre, pürüzsüzleşen bu yüzeyden geçen ışık ışınları saçılmaya uğramadan paralel açılarla kırılmakta ve deniz tabanına ulaştığında normalden çok daha parlak ve net bir görüş alanı yaratmaktadır. Böylece, avcıların dipten püskürttüğü yağ su yüzeyine ulaştığında yukarıdan bakanlar için adeta bir deniz dürbünü vazifesi görmektedir.
Araştırma, beşeri bilimler ile fen bilimlerini bir araya getirerek Akdeniz denizcilik arkeolojisine yenilikçi bir metodolojik katkı sunmaktadır. Elde edilen bulgular, antik çağ insanlarının matematiksel formülasyonlar henüz geliştirilmeden çok önce, Snell Yasası'nın ve dalga kırılmasının pratik sonuçlarını keşfettiklerini ve gündelik mesleki pratiklerine başarıyla entegre ettiklerini göstermektedir. Bu yönüyle çalışma, literatürde sadece edebi birer tasvir olarak kalan eski denizcilik ritüellerinin aslında ampirik gözleme dayalı rasyonel teknolojiler olduğunu kanıtlamaktadır. Gelecek denizcilik tarihi ve arkeolojisi araştırmaları için bu bütüncül yaklaşım, batık buluntularının ve antik liman yapılarının analizinde disiplinler arası modellerin kurulmasına öncülük edecek bir nitelik taşımaktadır.
Araştırmanın amacı
Bu çalışmanın temel amacı, antik çağlardan Osmanlı dönemine kadar Akdenizli sünger avcıları tarafından kesintisiz şekilde uygulanan ağızdan zeytinyağı püskürtme tekniğini, dalga mekaniği, optik kırılma prensipleri ve moleküler düzeydeki kimyasal yasalar çerçevesinde inceleyerek tarihsel kaynaklardaki farklı anlatıları bilimsel bir zeminde açıklamaktır(ERDAN et al., 2021).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Bu çalışmada, antik çağ dalış yöntemlerini incelemek amacıyla tarihsel ve arkeolojik literatür analizi, fizik ve kimya prensipleriyle birleştirilerek disiplinlerarası kavramsal bir yaklaşım benimsenmiştir(ERDAN et al., 2021).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Bu araştırmanın kuramsal çerçevesi, polar ve apolar moleküllerin birbirine karışmama ilkesine dayanan kimyasal bağ teorileri ile yüzey gerilimi, dalga sönümlenmesi ve optikte ışığın farklı ortamlardaki kırılma davranışını açıklayan Snell Yasası üzerine inşa edilmiştir.
Makalenin ele aldığı literatür
Araştırma, Homer ve Oppian gibi antik Klasik yazarların eserlerindeki erken süngercilik kayıtlarını, Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sindeki gözlemleri ve Benjamin Franklin'in su üzerinde yağın yayılmasına dair gerçekleştirdiği erken modern fizik deneylerini temel alarak denizcilik arkeolojisi ve fen bilimleri literatürünü bütünleştirmektedir.
Araştırmanın Bulguları
Antik kaynaklar ve arkeolojik veriler, deniz süngerinin tıp, temizlik, askeri teçhizat ve madencilik gibi birçok alanda kullanımının M.Ö. 4500'lü yıllara kadar dayandığını göstermektedir(ERDAN et al., 2021).
Antik yazar Oppian'ın anlatımlarına göre sünger avcıları denize dalmadan önce tanrılara dua etmek, bellerine ip bağlamak, ellerine kurşun ağırlık almak ve ağızlarına zeytinyağı doldurmak gibi ritüelleri uygularlardı(ERDAN et al., 2021).
Evliya Çelebi'nin Seyahatname adlı eserinde yer alan kayıtlara göre Symi Adası'ndaki sünger avcıları, ağızlarındaki zeytinyağını derin denizlerde serbest bıraktıklarında bu yağın deniz yüzeyine yayılarak gökyüzündeki yıldızlar gibi parıldadığını belirtmişlerdir(ERDAN et al., 2021).
Kimyasal açıdan zeytinyağı moleküllerinin apolar yapısı ile suyun polar yapısı arasındaki elektrostatik fark, yağın suyla karışmayarak yüzeyde tek molekül kalınlığında ince bir tabaka halinde hızla yayılmasını sağlar(ERDAN et al., 2021).
Fiziksel açıdan su yüzeyindeki zeytinyağı tabakası rüzgar ile su arasındaki etkileşimi keserek dalgaları sönümler, böylece Snell Yasası uyarınca ışığın paralel açılarla kırılarak deniz dibine ulaşmasını ve dip görünüşünün netleşmesini sağlar(ERDAN et al., 2021).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Tarihsel metinlerde yer alan tasvirler, Akdenizli sünger avcılarının ağızlarından püskürttükleri zeytinyağının deniz tabanında anlık bir aydınlanma yarattığını öne sürmektedir. Bu bulgu, antik dönemden modern döneme kadar kesintisiz şekilde uygulanan bu ilginç dalış pratiğinin yalnızca batıl bir inançtan ibaret olmadığını, arkasında rasyonel bir amacın yattığını net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Yazarlar bu sıra dışı fenomeni, zeytinyağının su yüzeyine ulaştığında oluşturduğu moleküler katman üzerinden açıklamaktadır. Ağızdan püskürtülen yağ damlacıkları, suyun polaritesi ile yağın apolar yapısı arasındaki elektriksel çekim farkı sayesinde su yüzeyine hızla yükselerek tek molekül kalınlığında süper ince ve pürüzsüz bir örtü meydana getirmektedir.
Bu fiziksel mekanizma, rüzgârın su yüzeyinde dalgacıklar oluşturmasını engellemekte ve mevcut dalgaların genliğini sönümlemektedir. Yüzeyin pürüzsüzleşmesiyle birlikte, Snell Yasası uyarınca havadan gelen ışık ışınları farklı açılarda dağılmak yerine birbirine paralel açılarla kırılarak doğrudan deniz tabanına ulaşmakta ve buradaki dalgıcın görüş kalitesini dramatik biçimde artırmaktadır.
Elde edilen bu disiplinlerarası sonuçlar, tarihsel kaynaklardaki Oppian ve Evliya Çelebi gibi yazarların farklı gibi görünen anlatılarının aslında aynı optik ve hidrodinamik gerçeğin farklı aşamalarını tasvir ettiğini doğrulamaktadır. Böylece, denizcilik tarihi araştırmalarında antik pratiklerin modern doğa bilimleri ışığında yeniden yorumlanmasının önemi açıkça görülmektedir.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Yazarlar, Franklin'in zeytinyağının su yüzeyinde çok hızlı bir şekilde çok geniş bir alana yayılabildiğini gösteren deneysel verilerini referans alarak antik dalgıçların ağızlarından püskürttüğü az miktardaki yağın su yüzeyinde nasıl hızla dalga sönümleyici pürüzsüz bir tabaka oluşturabildiğini açıklamaktadır(ERDAN et al., 2021).
Çalışmada antik dönemde zeytinyağı ve süngerin birlikte kullanıldığı tıbbi operasyonlar tartışılırken Hipokrat'ın süngeri zeytinyağına batırarak yaralara uygulama pratiği Voultsiadou'nun çalışması ile karşılaştırılarak bu iki unsurun tıp tarihindeki derin ilişkisi vurgulanmaktadır(ERDAN et al., 2021).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Tarihsel süreç boyunca Akdenizli denizcilerin ve sünger avcılarının, zeytinyağının su yüzeyine çok kısa bir sürede yayılarak gelen dalgaların genliğini sönümlediğini ve deniz aynası gibi yardımcı araçlarla deniz dibinin daha net görülmesini sağladığını deneysel gözlemleriyle keşfettikleri ve bu yöntemi pratik bir teknoloji olarak başarıyla uyguladıkları sonuçuna varılmıştır(ERDAN et al., 2021).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu çalışma, arkeoloji ve doğa bilimlerini bir araya getirerek, antik ve Osmanlı dönemine ait edebi ve tarihsel kaynaklarda tasvir edilen ampirik dalış tekniklerinin bilimsel geçerliliğini test etmektedir. Sosyal bilimler ile fen bilimleri arasında metodolojik bir köprü kurarak, yalnızca tarihsel metinlerin deşifre edilmesini sağlamaz; aynı zamanda insanlığın matematiksel formüller henüz keşfedilmeden çok önce, doğadaki fiziksel ve kimyasal kuralları pratik yaşamda başarıyla uyguladığını kanıtlar.
Çalışma, yazarın kendi önceki monografisi ile diğer tarihsel süngercilik araştırmalarının üzerine inşa edilmiştir. Ancak, önceki literatürün büyük ölçüde arşiv belgeleri ve edebi anlatılarla sınırlı kaldığı noktada, bu araştırma zeytinyağının su yüzeyindeki moleküler yayılım hızına ve optik kırılma katsayılarına odaklanarak kuramsal bir derinlik kazandırmaktadır. Benjamin Franklin'in dalga sönümleme deneyleri ile Snell Yasası'nı entegre ederek, tarihsel olarak rapor edilen deniz dibinin parlaması olayını fiziksel rasyonellikle temellendirir.
Akdeniz havzasındaki denizcilik ve su altı arkeolojisi literatürüne çok yönlü bir katkı sunmaktadır. Klasik filoloji, seyahat edebiyatı ve deniz biyolojisi verilerini sentezleyerek, antik çağlardaki gündelik yaşam pratiklerinin ampirik arka planını aydınlatmaktadır. Literatür taraması yapan bir araştırmacı için bu çalışma, ampirik doğa bilgisinin tarihsel gelişimini ve Akdeniz'deki sosyo-ekonomik ağların yalnızca ticari değil, aynı zamanda teknolojik aktarımlarla nasıl şekillendiğini gösteren özgün bir metodolojik model sunmaktadır.
Kaynakça
- Franklin, B. (1774). Oil filling of waves by means of oil: extracted from fundry letters between Benjamin Franklin, L. L. D. F. R. S. William Brownrigg, M. D. F. R. S. and the reverend Mr. Farith, phil. Trans. R. Soc, 64, 445-460.
- Voultsiadou, E. (2007). Sponges: an historical survey of their knowledge in Greek antiquity, Journal of the Marine Biological Association of the United Kingdom, 87(6), 1757-1763.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Antik Akdeniz dünyasında deniz süngeri avcılığının tarihsel kökenleri ve sosyo-ekonomik önemi
Makalenin antik Mısır ve Ege dünyasındaki arkeolojik bulgularına ve süngerlerin farklı sektörlerdeki (tıp, madencilik, askeriye) kullanım alanlarına atıfta bulunarak tarihsel arka planı güçlendirmek için kullanılır(ERDAN et al., 2021).
Antik Çağ Amforalarının İşlevsel Analizi: Akdeniz Batıklarındaki Zeytinyağı Kalıntılarının Denizcilik Pratikleri Açısından Değerlendirilmesi
- Araştırma sorusu
- Akdeniz'deki Roma ve Bizans dönemi ticari batıklarında bulunan zeytinyağı amforalarının ne kadarı denizcilerin dalış ve teknik ihtiyaçları için taşınmış olabilir?
- Yöntem taslağı
- Seçilen batıklardan alınan amfora kalıntılarının organik kimyasal analizleri (gaz kromatografisi-kütle spektrometrisi) yapılacak, batıkların rotaları ve mürettebat büyüklüğüne göre zeytinyağı tüketim modellemeleri simüle edilecektir. Örneklem doygunluğu veri analizinin güvenilirliğiyle sağlanacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Yazarların zeytinyağının sadece ticari bir emtia olmayıp dalgıçlar ve gemiciler tarafından su altı görüşü ve basınç dengeleme gibi teknik amaçlarla da kullanılmış olabileceği yönündeki kuramsal tartışmasından türetilmiştir(ERDAN et al., 2021).
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve
Antik dönem denizcilerinin doğa olaylarını ampirik gözlemlerle açıklama becerisi
Snell Yasası ve dalga sönümleme teorisi gibi modern fizik kurallarının, matematiksel formüllerden çağlar önce Akdenizli denizciler tarafından pratik olarak nasıl keşfedildiğini ve uygulandığını göstermek için teorik çerçeveye dahil edilir(ERDAN et al., 2021).
Sünger Avcılığında Geleneksel Yağ Püskürtme Yönteminin Deniz Tabanı Görüş Kalitesi Üzerindeki Nicel Optik Etkileri: Deneysel Bir İnceleme
- Araştırma sorusu
- Ağızdan püskürtülen zeytinyağının su yüzeyinde sönümlediği dalga genliği ve bunun Snell Yasası'na bağlı olarak deniz dibindeki lüks (illumination) değerine etkisi deneysel olarak nasıl ölçülür?
- Yöntem taslağı
- Kontrollü bir dalga havuzunda, farklı rüzgar hızlarında (0-10 m/s) ve farklı miktarlarda sızma zeytinyağı kullanılarak yüzey dalga sönümleme oranları yüksek hızlı kameralarla kaydedilecek; su altı ışık sensörleri (luxmetre) yardımıyla dipteki aydınlanma değişimi ölçülecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin temelini oluşturan, zeytinyağının rüzgar-su etkileşimini keserek dalga genliğini azaltması ve Snell Yasası uyarınca ışığın paralel kırılmasını sağlayarak dibi aydınlatması iddiasını deneysel olarak doğrulamayı hedefler(ERDAN et al., 2021).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Osmanlı dönemi seyahatnamelerindeki denizcilik gözlemlerinin rasyonel temelleri
Evliya Çelebi'nin Seyahatname'de aktardığı ve ilk bakışta fantastik görünen deniz dibinde yıldızlar gibi parlama tasvirlerinin, zeytinyağının yüzeyde oluşturduğu optik kırılma etkisiyle doğrudan ilişkili rasyonel birer gözlem olduğunu tartışmak için referans gösterilir(ERDAN et al., 2021).
Osmanlı Arşiv Belgeleri ve Seyahatnameler Işığında 17-19. Yüzyıllarda Ege Adalarında Süngercilik Teknolojileri ve Sosyo-Ekonomik Yapı
- Araştırma sorusu
- Ege Adalarındaki Osmanlı dönemi sünger avcılarının kullandığı geleneksel dalış teknikleri ve ticari ağlar arşiv vesikalarında nasıl yer almaktadır?
- Yöntem taslağı
- Osmanlı arşivlerindeki şer'iyye sicilleri, mühimme defterleri ve gümrük kayıtları taranarak nitel tarihsel analiz yöntemiyle incelenecek; elde edilen veriler seyahatnamelerdeki tasvirlerle karşılaştırmalı olarak çözümlenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Yazarların Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde Symi Adası sünger avcılarına dair verdiği bilgileri ve Osmanlı dönemindeki süngercilik filosunun büyüklüğünü (1400'den fazla tekne) vurgulayan tarihsel verilerinden yola çıkılarak kurgulanmıştır(ERDAN et al., 2021).