Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.51551/verimlilik.1626476

Banka Dışı Finansal Kurumların Finansal Performans Belirleyicileri: Türkiye'deki Faktoring Kuruluşları

Gelişmekte olan piyasalarda faaliyet gösteren işletmeler finansman gereksinimlerini ağırlıklı olarak borçlanma yoluyla karşılamakta ve geleneksel banka kredilerine yüksek düzeyde bağımlılık sergilemektedir.

Yazar
Bertaç Şakir Şahin
Yayın
Tarih
2025
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Gelişmekte olan piyasa ekonomilerinde işletmelerin dış finansman ihtiyaçlarını karşılamada banka kredileri tarihsel olarak birincil borçlanma kanalı konumundadır. Bununla birlikte, özellikle küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) teminat yetersizliği ve bankacılık sistemindeki katı kredi onay süreçleri nedeniyle alternatif finansman mekanizmalarına duyduğu gereksinim artmıştır. Banka dışı finansal kurumların temel bileşenlerinden biri olan faktoring sektörü, kısa vadeli ticari alacakları nakde dönüştürerek piyasaya likidite sağlamakta ve işletme sermayesi döngüsünü hızlandırmaktadır. Türkiye bağlamında faktoring faaliyetlerinin önemi bilinmekle birlikte, sektörün kârlılık performansını belirleyen makroekonomik ve sektörel değişkenleri eşanlı olarak ele alan ampirik çalışmaların sınırlı olması, finansal sistemin dengesi ve esnekliği açısından önemli bir araştırma sorunu oluşturmaktadır.

Söz konusu araştırma sorunu doğrultusunda bu inceleme, Türkiye'deki faktoring sektörünün finansal performans belirleyicilerini 01.12.2018 - 01.08.2024 kapsayan aylık zaman serisi verileri üzerinden tahmin etmeyi amaçlamaktadır. Sektörün finansal performans göstergesi olarak faktoring aktif kârlılığı (FROA) ve özkaynak kârlılığı (FROE) bağımlı değişkenler olarak tanımlanmıştır. Bağımsız değişken seti ise bankacılık sektörü aktif ve özkaynak kârlılığı (BROA ve BROE), Türk lirası referans faiz oranı (TLREF) ve tüketici fiyat endeksine dayalı enflasyon oranından (INF) oluşmaktadır. Değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişkileri ampirik olarak sınamak amacıyla Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif (ARDL) sınır testi yöntemi uygulanmıştır. Modellerin gecikme uzunlukları Akaike Bilgi Kriteri doğrultusunda belirlenmiş, serilerin durağanlık dereceleri ADF ve PP birim kök testleriyle doğrulanarak ekonometrik varsayımlar güvence altına alınmıştır.

Ampirik analiz sonuçları, bankacılık sektörünün aktif ve özkaynak kârlılığı ile faktoring sektörünün finansal performansı arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkinin bulunmadığını göstermektedir. Buna karşılık, tüketici enflasyonu faktoring kârlılığı (hem FROA hem FROE) üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif bir etki oluşturmaktadır. Tüketici fiyatlarındaki artış işletme maliyetlerini yükseltmekte ve tahsilat sürelerinin uzamasıyla alacakların reel değerini aşındırarak kârlılığı baskılamaktadır. Öte yandan Türk lirası referans faiz oranı (TLREF), faktoring sektörünün aktif kârlılığı üzerinde uzun dönemde pozitif ve anlamlı bir etki yaratmaktadır. Faiz oranlarındaki artış, faktoring şirketlerinin alacak iskonto fiyatlamalarını yukarı yönlü güncellemelerine ve banka kredilerinin pahalılaşmasıyla faktoring hizmetlerine yönelik talebin artmasına imkân tanıyarak sektör kârlılığını desteklemektedir.

Elde edilen ampirik bulgular, faktoring sektörünün bankacılık sektöründen bağımsız bir kârlılık yapısına sahip olduğunu ve geleneksel bankacılık kârlılık dalgalanmalarından doğrudan etkilenmediğini ortaya koymaktadır. Bu durum, faktoring firmalarının faiz gelirinden ziyade alacak yönetimi ve komisyon gelirlerine dayalı özgün iş modelleriyle finansal sistemde ikame edici değil, destekleyici ve özerk bir konumda yer aldığını doğrulamaktadır. Yazarın tartışmasında vurgulandığı üzere, yüksek enflasyon dönemlerinde sektörün reel kârlılığını koruyabilmesi için dinamik fiyatlama ve etkin risk yönetimi stratejileri geliştirmesi gerekmektedir. Türkiye'deki banka dışı finansal kurumlar literatürüne sektörel düzeyde ve güncel makroekonomik değişkenlerle katkı sunan bu çalışma, araştırmacılara ve politika yapıcılara esnek finansal düzenleme çerçeveleri oluşturma konusunda somut bir ampirik zemin sağlamaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren faktoring işletmelerinin finansal performansını etkileyen faktörleri 01.12.2018 - 01.08.2024 aylık döneminde ARDL sınır testi yaklaşımıyla analiz etmektir(Şahin, 2025).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu çalışmada, Türkiye'deki faktoring şirketlerinin finansal performansını belirleyen faktörleri analiz etmek amacıyla 01.12.2018 ile 01.08.2024 tarihleri arasındaki aylık veriler kullanılarak Otoregresif Dağıtılmış Gecikme (ARDL) sınır testi yaklaşımı uygulanmıştır(Şahin, 2025).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, faktoring sektörünün finansman yapısını ve kârlılık dinamiklerini açıklamak üzere üç temel finans kuramından yararlanmaktadır: Sermaye yapısı kararlarının firma değerine etkisini açıklayan Modigliani-Miller Kuramı; borçlanmanın vergi kalkanı avantajı ile finansal sıkıntı maliyetleri arasındaki dengeyi inceleyen Denge (Trade-off) Kuramı; ve dış finansman tercihlerinin sırasını teminatsız kredi sınırları, maliyet aşamaları ve borç-özkaynak hiyerarşisi bağlamında açıklayan Finansman Hiyerarşisi (Pecking Order) Kuramı.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, banka dışı finansal kurumların ekonomik büyümedeki rollerini (Tekin, 2021; Khowaja vd., 2021), sorunlu kredi dinamiklerini (Selimler ve Kale, 2018) ve faktoring sektörünün finansal performans belirleyicilerini inceleyen ulusal (Özçelik ve Küçükçakal, 2019; Selimler ve Taş, 2019; Bıtrak, 2023) ile uluslararası literatürü (Fiordelisi ve Molyneux, 2004; Klapper, 2006; Degl'Innocenti vd., 2020) ele almakta ve Türkiye örnekleminde sektörel kârlılık dinamiklerini ARDL yöntemiyle inceleyerek literatürdeki ampirik boşluğu doldurmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Türkiye'deki finansal piyasalar, bankacılık sektörü ve banka dışı finansal kuruluşlar kapsamında faaliyet gösteren faktoring sektörü.
Örneklem veya araştırma materyali
Türkiye'de faaliyet gösteren faktoring şirketlerinin ve bankacılık sektörünün 01.12.2018 - 01.08.2024 dönemine ait 69 aylık finansal performans ve kârlılık verileri ile makroekonomik göstergeler.
Veri toplama süreci
Faktoring ve bankacılık kârlılık verileri Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) veri tabanından, enflasyon ve TLREF faiz verileri Investing platformundan, reeskont faiz oranları ise TCMB EVDS sisteminden derlenmiştir.
Veri analiz yöntemi
Değişkenlerin durağanlık derecelerini belirlemek için ADF ve PP birim kök testleri uygulanmış, ardından uzun ve kısa dönemli ilişkilerin tespiti için ARDL sınır testi yaklaşımı ve tanısal CUSUM testleri gerçekleştirilmiştir.
Aktif Kârlılığı (FROA)Özkaynak Kârlılığı (FROE)Bankacılık Sektörü Aktif Kârlılığı (BROA)Bankacılık Sektörü Özkaynak Kârlılığı (BROE)Enflasyon Oranı (INF)TL Referans Faiz Oranı (TLREF)

Araştırmanın Bulguları

01

Geleneksel bankacılık sektörünün aktif kârlılığı (BROA) ve özkaynak kârlılığı (BROE) ile faktoring sektörünün finansal performansı arasında uzun dönemde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir(Şahin, 2025).

02

Enflasyon oranının (INF) Türkiye'deki faktoring şirketlerinin finansal performansı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif bir etkiye sahip olduğu ampirik olarak kanıtlanmıştır(Şahin, 2025).

03

Türk Lirası referans faiz oranı (TLREF), faktoring sektörünün aktif kârlılığı (FROA) üzerinde uzun dönemde istatistiksel açıdan anlamlı ve pozitif bir etki yaratmaktadır(Şahin, 2025).

04

Değişen varyans, otokorelasyon ve normallik testleri (Breusch-Pagan-Godfrey, Breusch-Godfrey-LM ve Jarque-Bera), kurulan ARDL kârlılık modellerinin istatistiksel açıdan güvenilir ve kararlı olduğunu doğrulamıştır(Şahin, 2025).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Araştırmanın ampirik sonuçları, geleneksel bankacılık kârlılığı ile banka dışı finansal bir kuruluş olan faktoring sektörünün performansı arasında anlamlı bir ilişki olmadığını göstermektedir. Bu bulgu, faktoring şirketlerinin fonlama yapısı ve operasyonel mekanizmalar açısından geleneksel mevduat bankacılığından ayrışarak kendi bağımsız piyasa nişini başarıyla sürdürdüğünü kanıtlamaktadır.

Makroekonomik faktörlerden enflasyonun faktoring kârlılığı üzerindeki belirgin negatif etkisi, yazar tarafından operasyonel maliyet artışları ve alacakların reel değer kaybı ile açıklanmaktadır. Yüksek enflasyon dönemlerinde idari masraflar hızla yükselirken, vadeli alacakların tahsilat gücünün zayıflaması ve artan temerrüt riskleri sektörel marjları doğrudan daraltıcı etki yapmaktadır.

TL referans faiz oranlarındaki artışın özkaynak kârlılığına olan pozitif etkisi ise sektörel fiyatlama modellerinin dinamik yapısına bağlanmaktadır. Faktoring şirketleri, faiz artışlarını sağladıkları avansların ücretlerine hızla yansıtarak marjlarını koruyabilmekte ve banka kredilerindeki sıkılaşma nedeniyle alternatif finansman arayan KOBİ talebini çekerek kârlılıklarını artırabilmektedir.

Elde edilen sonuçlar literatürdeki teorik çerçevelerle ilişkilendirildiğinde, faktoringin borç-özkaynak hiyerarşisinde ara bir finansman seçeneği sunan Değiştirilmiş Finansal Hiyerarşi (Pecking Order) teorisini destekler nitelikte olduğu görülmektedir. Sektörün bağımsızlığı ve makroekonomik şoklara karşı direnci, finansal sistemin derinleşmesi açısından düzenleyici kurumlar için de kritik mesajlar taşımaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Çalışmada elde edilen enflasyonun faktoring kârlılığı üzerindeki olumsuz etkisi bulgusu, Türkiye'deki banka dışı finansal kuruluşların kârlılık oranları üzerinde makro ekonomik göstergelerin ve özellikle enflasyonun anlamlı etkilerini ortaya koyan Tekin ve Yener (2020) çalışmasıyla tam bir uyum içerisindedir(Şahin, 2025).

Faiz oranlarının faktoring sektörünün kârlılık göstergeleri üzerindeki pozitif yönlü etkisi, faiz oranlarının ve piyasa faiz yapısının sektörel kârlılık ve risk yönetimi üzerindeki kritik belirleyiciliğini inceleyen Selimler ve Taş (2019) çalışmasının sektörel argümanlarıyla paralellik göstermektedir(Şahin, 2025).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Banka dışı finansal kuruluşlardan faktoring sektörünün finansal kârlılığının bankacılık sektörü kârlılığından bağımsız olduğu ve sektörün kendi operasyonel yapısıyla kararlılık gösterdiği anlaşılmıştır. Makroekonomik değişkenlerden enflasyonun sektörel kârlılığı azaltıcı yönde baskıladığı, buna karşın faiz oranlarındaki artışın özkaynak kârlılığını esnek fiyatlama mekanizmaları sayesinde desteklediği sonuçuna ulaşılmıştır(Şahin, 2025).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu makale, gelişmekte olan finansal piyasalar bağlamında banka dışı finansal kurumların ve özellikle de faktoring sektörünün kârlılık dinamiklerini sektörel düzeyde ampirik bir çerçevede inceleyerek literatürde önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Genellikle mikro düzeydeki firma verilerine veya halka açık sınırlı sayıdaki işletmeye odaklanan önceki çalışmaların aksine, bu çalışma tüm sektörü kapsayan bütüncül bir perspektif sunmaktadır. Böylelikle, para politikası araçlarının ve makroekonomik şokların doğrudan geleneksel bankacılık dışındaki alternatif finansman mekanizmaları üzerindeki aktarım kanallarını ve bu kanalların etkinliğini anlamada ampirik bir referans noktası işlevi görmektedir.

Araştırma, banka dışı finansal kurumların makroekonomik duyarlılıklarını inceleyen öncü çalışmaların bulgularını genişleterek derinleştirmektedir. Ancak bu çalışmalardan farklı olarak, modeline geleneksel bankacılık sektörünün aktif ve özkaynak kârlılık oranlarını doğrudan bağımsız değişkenler olarak entegre etmesi yönüyle ayrışmaktadır. Bu metodolojik yenilik sayesinde, bankacılık kârlılığı ile faktoring kârlılığı arasındaki korelasyonu test ederek iki sektörün operasyonel ve finansal açıdan birbirlerinden bağımsız hareket edebilen yapısını net bir şekilde ortaya koymakta ve literatürdeki ikame edilebilirlik tartışmalarına somut katkı sunmaktadır.

Çalışmanın literatür taraması süreçlerine sunduğu temel katkı, finansal sistemin derinleşmesi ve çeşitlenmesi tartışmalarına yönelik sunduğu kanıta dayalı ampirik bulgulardır. Gelişmekte olan ülkelerde KOBİ'lerin ve borçlanma kısıtı bulunan büyük firmaların alternatif finansman kaynaklarına olan ihtiyacı teorik düzeyde sıkça tartışılmaktadır. Bu çalışma, enflasyonist baskıların ve faiz şoklarının bu alternatif kanallar üzerindeki reel etkilerini ölçerek, finansal krizler ve makroekonomik dalgalanmalar sırasında faktoringin bir likidite tamponu olarak nasıl işlev gördüğünü analiz etmek isteyen araştırmacılara sağlam bir ampirik zemin hazırlamaktadır.

Kaynakça

  1. Tekin, B., & Yener, E. (2020). Banka Dışı Finansal Kurumlarda Karlılık Oranlarını Etkileyen Makro ve Mikro Düzeydeki Faktörler. Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, (58), 1-34.
  2. Selimler, H., & Taş, C. (2019). Finansman, Faktoring ve Leasing Şirketlerinin Kredi Yönetim Performansinin Topsis Yöntemi İle Değerlendirilmesi:(2015–2018). Finans Ekonomi ve Sosyal Araştırmalar Dergisi, 4(3), 286-306.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Faktoring, bankacılık dışı finansman sisteminde KOBİ'ler için hayati bir likidite kaynağıdır.

Bu çalışmada yer alan faktoringin esnek yapısı ve teminat gerektirmemesi sayesinde KOBİ'lere sağladığı likidite avantajları literatür taramasında bir dayanak olarak kullanılacaktır(Şahin, 2025).

Yüksek Enflasyonist Dönemlerde Faktoring Şirketlerinin Kârlılık ve Temerrüt Yapısı: Rejim Değişim Analizi

Araştırma sorusu
Türkiye'de yüksek enflasyon rejimleri, faktoring şirketlerinin aktif kalitesi ve kârlılık oranları üzerinde nasıl bir asimetrik etki yaratmaktadır?
Yöntem taslağı
Çalışmada Türkiye'deki tüm faktoring şirketlerinin 2018-2024 yılları arasındaki aylık finansal tablolarından elde edilen veriler kullanılacaktır. Enflasyonun asimetrik etkilerini belirlemek üzere Markov-Switching Vector Autoregression (MS-VAR) modeli uygulanacaktır. Örneklem büyüklüğü BDDK veri tabanındaki tüm aktif faktoring firmalarını kapsayacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalede enflasyonun kârlılık üzerindeki negatif etkisinin operasyonel maliyetler ve temerrüt riskleri üzerinden gerçekleştiği yönündeki yazar tartışmasından ve gelecek çalışma önerisinden türetilmiştir(Şahin, 2025).

02

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Geleneksel bankacılık kârlılığı ile faktoring kârlılığı arasında doğrudan bir korelasyon bulunmamaktadır.

Çalışmanın temel ampirik bulgusu olan bankacılık kârlılık oranları ile faktoring performansı arasındaki ilişkisizlik, tezin tartışma bölümünde faktoringin bağımsız bir alternatif olduğuna yönelik argümanı destekleyecektir(Şahin, 2025).

Gelişmekte Olan Piyasalarda Bankacılık Sektörü Rekabetinin Faktoring Pazarı İstikrarına Etkisi

Araştırma sorusu
Geleneksel bankacılık sektöründeki yoğunlaşma ve rekabet düzeyi, alternatif finansör konumundaki faktoring firmalarının kârlılık ve istikrarını nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
BDDK ve TBB veri tabanlarından alınacak 2010-2024 dönemine ait yıllık bankacılık ve faktoring sektörü verileri kullanılacaktır. Rekabet ölçümü için Lerner Endeksi hesaplanacak; faktoring finansal istikrarı üzerindeki etkiler ise Sistem Dinamik Panel GMM yöntemi ile analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin tartışma kısmında yer alan, bankacılık ve faktoring sektörleri arasındaki bağımsızlık ve tamamlayıcılık ilişkisine yönelik kuramsal açılımlar ile Degl'Innocenti vd. (2020) atıflarından türetilmiştir(Şahin, 2025).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Enflasyon artışı banka dışı finansal kurumların finansal performansını olumsuz etkiler.

Çalışmada enflasyonun faktoring şirketlerinin kârlılık oranları üzerindeki olumsuz katsayısı, tez çalışmasında makroekonomik istikrarsızlığın finansal aracılık maliyetleri üzerindeki etkilerini tartışırken kullanılacaktır(Şahin, 2025).

KOBİ'lerin Faktoring Tercihlerini Etkileyen Faktörlerin Davranışsal Finans Perspektifiyle İncelenmesi

Araştırma sorusu
KOBİ yöneticilerinin finansal okuryazarlık düzeyleri ve risk algıları, borç hiyerarşisinde faktoringi tercih etme olasılıklarını nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Türkiye genelinde faaliyet gösteren KOBİ yöneticilerine yönelik anket uygulanacaktır. Örneklem büyüklüğü güç analizi (power analysis) ile belirlenerek en az %95 güven düzeyinde temsil sağlanacaktır. Verilerin analizinde Lojistik Regresyon ve Yapısal Eşitlik Modellemesi (SEM) teknikleri kullanılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin kuramsal çerçevesinde sunulan Değiştirilmiş Finansal Hiyerarşi (Pecking Order) teorisinde, firmaların banka kredilerinden faktoringe geçiş eşiklerinin davranışsal ve operasyonel boyutlarını test etme çağrısından türetilmiştir(Şahin, 2025).