Samanyolu'nda beklenen yıldız kütleli karadeliklerin büyük çoğunluğunun çift sistemlerde durağan halde bulunduğu tahmin edilmektedir. Geleneksel X-ışını gözlemleri yalnızca Roche lobunu dolduran veya güçlü yıldız rüzgarı beslemesine sahip yakın çiftleri tespit edebilirken, geniş yörüngeli ve aktivite göstermeyen sistemlerin keşfi sınırlandırılmıştır. Gaia uydusunun astrometrik yörünge haritalama yeteneği, görünmeyen kütleli yoldaşların Güneş benzeri yıldızlar üzerindeki kütle çekimsel salınımlarını doğrudan ölçerek bu alan bağlamındaki temel eksikliği giderme potansiyeline sahiptir.
Bu araştırmada, Gaia DR3 veritabanından seçilen aday bir sistemin (Gaia BH1) doğasını açıklığa kavuşturmak amacıyla fotometrik, astrometrik ve çok zamanlı tayfsal takip gözlemleri birleştirilmiştir. Yüksek çözünürlüklü tayfçekerler (Keck/HIRES, Magellan/MagE, Gemini/GMOS, X-shooter, FEROS, ESI) kullanılarak alınan 39 adet dikine hız ölçümü, Gaia astrometrik çözümüyle eşzamanlı olarak modellenmiştir. Ayrıca optik ve kızılötesi tayfsal enerji dağılımı (SED) ile BACCHUS ve SpecMatch-Emp kodları aracılığıyla görünür yıldızın atmosferik parametreleri ve 22 elemente ait kimyasal bolluk kalıpları hassasiyetle hesaplanmıştır.
Elde edilen analitik bulgular, görünür optik bileşenin G tipi bir anakol yıldızı (Teff = 5850 K, log g = 4.55, M = 0.93 Msun) olduğunu ve yaklaşık Güneş metalitesine sahip olduğunu göstermektedir. Ortak dikine hız ve astrometri modellemesi, görünmeyen yoldaşın kütlesini 9.62 ± 0.18 Msun olarak kesin biçimde sınırlamaktadır. Yalın spektroskopik yörünge dahi 4.08 Msun değerinde bir alt kütle fonksiyonu sunmakta, bu da görünmeyen cismin kesin olarak bir karadelik olduğunu doğrulamaktadır. Yörünge periyodu 185.6 gün ve basıklığı e = 0.45 olarak ölçülmüştür.
Bulgular, Gaia BH1 sisteminin Güneş'e en yakın (480 pc) karadelik sistemi olduğunu ve literatürdeki X-ışını çiftlerine kıyasla çok daha geniş bir yörüngeye sahip bulunduğunu kanıtlamaktadır. Ortak zarf evrimi modelleri bu derece geniş ve orta derecede basık bir yörüngeyi standart parametrelerle açıklamakta yetersiz kalmakta; üçlü yıldız etkileşimleri veya açık kümelerdeki dinamik takas mekanizmaları öne çıkmaktadır. Bu çalışma, gelecekteki Gaia veri yayınlarında onlarca benzer durağan karadelik sisteminin keşfedilebileceğini ve Samanyolu'ndaki durağan karadelik nüfusunun beklenenden fazla olduğunu göstermektedir.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Gaia DR3 veritabaninda yer alan ve iki cisimli astrometrik yorunge çözümune sahip 168.065 kaynaklik astrometrik cift yildiz katalogu.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Gaia DR3 4373465352415301632 (Gaia BH1) sistemi, yoldas yildizin optik tayfi ve 39 adet takip spektroskopik dikine hiz gozlemi.
- Veri toplama süreci
- Gaia uzay teleskobunun DR3 astrometrik veri seti ile MagE, GMOS, X-shooter, FEROS, HIRES ve ESI spektrograflari kullanılarak toplanan dikine hiz ölçumleri.
- Veri analiz yöntemi
- Astrometrik konum elipsi ve dikine hiz zamansal değişimlerinin emcee algoritmasiyla Markov Zinciri Monte Carlo (MCMC) tabanlı ortak olasilik modellemesi, tayf analizi için BACCHUS, SpecMatch-Emp ve The Cannon yazilimlari kullanılmistir.
Astrometrik yorunge elipsiDikine hiz yari genligiGorunmeyen yoldas dinamik kutlesiYildiz atmosferik parametreleriYuzey kimyasal bolluk oruntusuYorunge dis merkezligi
01Ortak astrometrik ve dikine hiz modellemesi, gorunmeyen karadelik yoldasinin kutlesini 9,62 arti eksi 0,18 Gunes kutlesi olarak son derece kesin bir sekilde sınırlamaktadir(El-Badry et al., 2022).
02Sistemin 185,6 gunluk yorunge periyodu, simdiye kadar gozlemlenmis olan tum diğer bilinen yildiz kutleli karadelik ciftlerinin periyotlarindan belirgin bicimde daha uzundur(El-Badry et al., 2022).
03Yildizin kimyasal bolluk oruntusu, galaktik ince disk populasyonuna ozgu özellikler tasimakta ve yoldasindan kaynaklanan herhangi bir olagan disi madde transferi kirliligi göstermemektedir(El-Badry et al., 2022).
04Geriye doğru hesaplanan 500 milyon yillik galaktik yorunge, sistemin ince disk icinde kaldigini ve kuresel kumelerle ilişkili olmadigini göstererek dinamik yakalama senaryosunu zayiflatmaktadir(El-Badry et al., 2022).