İçeriğe geç

Nicel araştırma · 2021

Kretase Dönemini Bitiren Çarpma Felaketinin Chicxulub'daki Günümüz Derin Biyosferini Şekillendirmesi

Shaping of the Present-Day Deep Biosphere at Chicxulub by the Impact Catastrophe That Ended the Cretaceous

Okur sorusu

Chicxulub çarpma kraterinin derin biyosfer üzerindeki etkileri nelerdir?

Yazarlar, Kretase sonundaki devasa meteorit çarpmasının yalnız yüzey ekosistemlerini yok etmekle kalmayıp, oluşturduğu kırıklar, hidrotermal değişimler ve yüksek poroziteli süvit katmanları aracılığıyla Chicxulub bölgesindeki derin yeraltı biyosferini günümüze kadar ulaşan biçimde yeniden yapılandırdığı sonuçuna varmaktadır.

Öne çıkanlar

  • Çarpışma sonuçu oluşan süvit katmanının üst kısımlarında hücre bolluğu gram yaş ağırlık başına 10 üzeri 7 hücre düzeyini aşarak belirgin bir biyokütle artışı göstermiştir.
  • Post-çarpma tortulları, süvit ve granitik temel litolojilerinin her biri istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklı mikrobiyal topluluk yapılarına ev sahipliği yapmaktadır.
  • Granitik temel kayaçlarında genel hücre bolluğu düşük seyretmekle birlikte, darbe ile kırılarak sokulan mafik ve süvitik arayüzlerde hücresel yoğunluk belirgin şekilde yükselmektedir.
Yayın türü
Nicel araştırma
Yazarlar
Charles S. Cockell ve 22 yazar
Dergi / alan
Doğa Bilimleri
Yıl
2021
Örneklem
IODP-ICDP Sefer 364 kapsamında M0077A sondaj alanından 505.7 ile 1334.7 metre deniz tabanı altı derinlik aralığından çıkarılan kesintisiz karot örnekleri, süvitler, granitik…
Veri kaynakları
Deniz tabanı altı karotlardan aseptik koşullarda iç örnek alma, hücre sayımı için SYBR Gold boyama ve floresan mikroskobu kullanımı, DNA özütleme, 16S rRNA geni V4 bölgesi…
Analiz yöntemi
QIIME2 boru hattı ile DADA2 denoiser ve SILVA 138 veri tabanı kullanılarak ASV sınıflandırması, Bray-Curtis benzerliği üzerinden PERMANOVA, koordinatların kanonik analizi (CAP),…

İnceleme özeti

Derin yeraltı biyosferi, gezegenimizdeki toplam biyokütlenin ve küresel biyojeokimyasal döngülerin temel bileşenlerinden biri olmasına karşın, katastrofik jeolojik olayların ve büyük asteroid çarpmalarının derin katmanlardaki mikrobiyal yaşamın bolluğu, çeşitliliği ve mekânsal dağılımı üzerindeki uzun vadeli etkileri literatürde yeterince açıklığa kavuşturulamamıştır. Kretase döneminin sonunda gerçekleşen Chicxulub asteroid çarpması yüzeysel ekosistemlerde kitlesel yok oluşa yol açmış olsa da, darbe sonuçu meydana gelen şok metamorfizması, kayaç kırıklanması ve hidrotermal süreçlerin derin alt yüzeydeki mikrobiyal habitat elverişliliğini nasıl yeniden yapılandırdığı sorusu güncel jeobiyolojik araştırmaların merkezinde yer almaktadır. Bu doğrultuda çalışma, katastrofik bir çarpışma olayının milyonlarca yıl sonra dahi derin yeraltı biyosferini şekillendirmeye devam edip etmediğini belirleme sorununa odaklanmaktadır.

Araştırmada, IODP-ICDP Sefer 364 kapsamında Chicxulub kraterinin zirve halkasından (M0077 alanı) deniz tabanının 505,7 ile 1.334,7 metre altından çıkarılan kesintisiz karot örnekleri incelenmiştir. Araştırmacılar, kontaminasyon kontrollerini titizlikle uygulayarak farklı litolojik birimlerden (Senozoik tortulları, süvitler, darbe eriyik kayaları ve granitik temel) alınan örneklerde SYBR Gold boyama ve floresan mikroskopisi ile doğrudan hücre sayımı gerçekleştirmiştir. Ayrıca, anoksik koşullarda heterotrofik ve kemolitotrofik zenginleştirme kültürleri kurulmuş, ekstre edilen çevresel DNA üzerinden 16S rRNA geni V4 bölgesinin amplikon dizilemesi (Illumina MiSeq) ve QIIME2 biyoinformatik boru hattı kullanılarak mikrobiyal topluluk yapısı ve litolojiler arası niş ayrışması sayısal olarak çözümlenmiştir.

Elde edilen bulgular, çarpışma sonuçu oluşan süvit biriminde hücre bolluğunun gram başına 10 üzeri 7 hücreyi aşarak belirgin bir artış gösterdiğini ve Senozoik Dönemin ilk saatlerinde çökelen bu malzeme katmanının derin yeraltı kolonizasyonu için uzun vadeli bir iyileşme sağladığını kanıtlamaktadır. Buna karşılık, şok geçirmiş granitik temel birimlerinde genel hücre bollukları oldukça düşük kalırken, çarpışmayla granitik yapı içerisine sokulan serpantinit, basanit/dolerit ve süvit/eriyik ara katkılı jeolojik sınırlarda ve açık kırık hatlarında yerel hücre yoğunlaşmaları tespit edilmiştir. Topluluk analizleri, Proteobacteria, Bacteroidota, Firmicutes ve Actinobacteria şubelerinin baskın olduğunu ve her üç ana litolojinin (tortul, süvit, granit) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklı, özgün mikrobiyal topluluklara ve metabolik gösterge türlere ev sahipliği yaptığını göstermiştir.

Çalışmanın tartışma ve sonuç bölümlerinde, Chicxulub kraterinde gözlemlenen mikrobiyal dağılımın gözeneklilik, sıcaklık ve jeokimyasal redoks çiftlerinin elverişliliği gibi darbe kaynaklı fiziksel-kimyasal parametrelerle doğrudan ilişkili olduğu vurgulanmaktadır. Yazarlar, katastrofik çarpışmaların derin yeraltı ortamında sıvı akışını, mineral çeşitliliğini ve besin maddesi erişimini artırarak uzun ömürlü biyolojik sığınaklar yarattığını ileri sürmektedir. Bu sonuçlar, dünya üzerindeki derin biyosferin evrimsel tarihine ilişkin anlayışı derinleştirmekle kalmayıp, Mars gibi faylı ve kraterli katı gezegenlerdeki olası geçmiş veya güncel alt yüzey yaşamının tespiti için stratejik bir model sunmakta ve literatür taramalarında jeobiyolojik süreçlerin uzun vadeli ekolojik etkilerini çözümlemede temel bir başvuru kaynağı oluşturmaktadır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, jeobiyoloji ve ekstrem ortamlar mikrobiyolojisi kuramsal çerçevesine dayanmaktadır. Meteorit çarpmalarının litolojik porozite, hidrotermal sirkülasyon ve jeokimyasal redoks çiftleri üzerindeki fiziksel-kimyasal etkilerinin derin yeraltı habitat elverişliliğini ve mikrobiyal kolonizasyon potansiyelini uzun vadeli olarak şekillendirdiği kuramsal modeli üzerine kurgulanmıştır.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, asteroid çarpmalarının yüzeysel ekosistemler ve yok oluşlar üzerindeki etkilerini ele alan klasik literatürün (Raup, 1992; Schulte et al., 2010) ötesine geçerek, çarpışmanın derin yeraltı biyosferi üzerindeki uzun vadeli jeobiyolojik etkilerine odaklanmaktadır. Derin mikrobiyal yaşamın küresel biyojeokimyasal döngülerdeki rolünü inceleyen araştırmalarla (Amend & Teske, 2004; Magnabosco et al., 2018) ve darbe metamorfizmasının kayaların porozitesi ile endolitik kolonizasyon üzerindeki etkilerini inceleyen deneysel/gözlemsel çalışmalarla (Cockell et al., 2002, 2005; Osinski et al., 2020a) doğrudan ilişki kurulmaktadır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, Chicxulub çarpma kraterinin zirve halkasından sondajla elde edilen çekirdek örneklerinde derin yeraltı mikrobiyal bolluğunu ve topluluk yapısını belirlemek, meteorit çarpmasının jeolojik değişimler yoluyla günümüz derin biyosferini nasıl şekillendirdiğini ortaya koymaktır (Cockell et al., 2021).

Yöntem ve yaklaşım

Bu ampirik araştırmada nicel ve moleküler mikrobiyolojik yöntemler jeofiziksel ve jeokimyasal analizlerle entegre edilerek krater içi mikrobiyal topluluk yapısı incelenmiştir (Cockell et al., 2021).

Evren veya inceleme alanı
Chicxulub kraterinin zirve halkasında yer alan derin yeraltı litolojik birimleri ve mikrobiyal habitatları kapsayan jeolojik yapı.
Örneklem veya araştırma materyali
IODP-ICDP Sefer 364 kapsamında M0077A sondaj alanından 505.7 ile 1334.7 metre deniz tabanı altı derinlik aralığından çıkarılan kesintisiz karot örnekleri, süvitler, granitik kayaçlar ve sondaj çamuru kontrolleri.
Veri toplama süreci
Deniz tabanı altı karotlardan aseptik koşullarda iç örnek alma, hücre sayımı için SYBR Gold boyama ve floresan mikroskobu kullanımı, DNA özütleme, 16S rRNA geni V4 bölgesi amplikon dizileme, QL40 sondaj kuyusu sıcaklık ve akustik görüntüleme ölçümleri ile LECO CS-300 ve ED-XRF jeokimyasal analizleri.
Veri analiz yöntemi
QIIME2 boru hattı ile DADA2 denoiser ve SILVA 138 veri tabanı kullanılarak ASV sınıflandırması, Bray-Curtis benzerliği üzerinden PERMANOVA, koordinatların kanonik analizi (CAP), İndikatör Tür Analizi (ISA) ve SIMPER çevresel parametre katkı analizleri.
hücre bolluğuporozitederin biyosfersüvitgranitik temel16S rRNA amplikon dizilemeniş ayrışmasıjeolojik arayüzler

Bulgular

  1. Çarpışma sonuçu oluşan süvit katmanının üst kısımlarında hücre bolluğu gram yaş ağırlık başına 10 üzeri 7 hücre düzeyini aşarak belirgin bir biyokütle artışı göstermiştir (Cockell et al., 2021).

  2. Post-çarpma tortulları, süvit ve granitik temel litolojilerinin her biri istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklı mikrobiyal topluluk yapılarına ev sahipliği yapmaktadır (Cockell et al., 2021).

  3. Granitik temel kayaçlarında genel hücre bolluğu düşük seyretmekle birlikte, darbe ile kırılarak sokulan mafik ve süvitik arayüzlerde hücresel yoğunluk belirgin şekilde yükselmektedir (Cockell et al., 2021).

  4. Chicxulub kraterinde oluşan derin jeolojik arayüzler ve yüksek gözeneklilik, sıvı akışını artırıp besin erişimini kolaylaştırarak derin biyosfer kolonizasyonunu uzun vadeli olarak desteklemiştir (Cockell et al., 2021).

Tartışma ve sonuç

Chicxulub kraterinden elde edilen veriler, devasa meteorit çarpmasının alt katmanlarda yeni jeolojik ufuklar açarak hücre biyokütlesini ve mikrobiyal çeşitliliği katman bazında farklılaştırdığını açıkça göstermektedir. Süvit tabakalarının üst seviyelerinde tespit edilen yüksek hücre yoğunluğu, çarpışma anında oluşan gözenekli yapının derin yeraltında sıvı akışını ve besin iletimini uzun vadeli olarak iyileştirdiğini kanıtlamaktadır.

Yazarlar, granitik temel birimindeki genel biyokütle düşüklüğünü kayaçların derin kabuk kökeni ve çarpışma sonrası yaşanan şiddetli hidrotermal sterilizasyon süreçleriyle açıklamaktadır. Bununla birlikte, granit içerisine darbe mekanizmasıyla entegre olan mafik ksenolitler ve kırık arayüzleri, besin maddelerince zengin mikro ortamlar sunarak yerel hücre birikimlerine imkân tanımıştır.

Tartışma bölümünde elde edilen mikrobiyolojik bulgular, deniz tabanı altı arayüzlerde biyokütle artışını açıklayan Parkes ve arkadaşlarının modelleriyle ve hidrotermal soğuma süreçlerini inceleyen Kring ve ekibinin jeokimyasal verileriyle karşılaştırılmıştır. Yapılan kıyaslamalar, krater içi niş ayrışmasının hem fiziksel porozite hem de sıcaklık gradyanı ile sıkı bir ilişki içinde geliştiğini doğrulamaktadır.

Sonuç olarak, katastrofik çarpma olaylarının gezegensel ölçekte derin biyosferin evrimini ve mekansal dağılımını yönlendiren temel bir mekanizma olduğu anlaşılmaktadır. Krater yapısının sunduğu bu hidrojeolojik ve jeokimyasal avantajlar, Mars benzeri karasal gezegenlerde yaşanabilir ortamların aranması hususunda stratejik odak noktaları sunmaktadır.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Chicxulub kraterinin çarpma sonrası sedimantolojik diziliminde ölçülen mikrobiyal hücre yoğunluklarının (ml başına 10 üzeri 3 ile 10 üzeri 6 hücre), derin karasal ve denizel tortul kayaç ortamları için literatürde bildirilen genel değer aralıklarıyla tam uyum sergilediği saptanmıştır (Cockell et al., 2021).

Farklı jeolojik birimler arasındaki arayüzlerin mikrobiyal biyokütleyi ve canlılığı artırdığı yönündeki literatür bulgusu, Chicxulub kraterindeki süvit-tortul ve granit-mafik kayaç temas noktalarında gözlenen hücre artışlarıyla doğrulanmış ve jeolojik süreksizliklerin derin biyosferdeki besin akışını kolaylaştırdığı gösterilmiştir (Cockell et al., 2021).

Çarpma sonrası oluşan hidrotermal sistemin 200 bin yıldan uzun süre 250 derece üzerinde sıcaklıkları koruyarak derin granitik kayaçları sterilize ettiği yönündeki jeokimyasal modellemeler, günümüz granit birimlerindeki düşük biyokütle ve sonradan gelişen kolonizasyon izleriyle uyumluluk göstermektedir (Cockell et al., 2021).

Yazarların ulaştığı sonuç

Yazarlar, Kretase sonundaki devasa meteorit çarpmasının yalnız yüzey ekosistemlerini yok etmekle kalmayıp, oluşturduğu kırıklar, hidrotermal değişimler ve yüksek poroziteli süvit katmanları aracılığıyla Chicxulub bölgesindeki derin yeraltı biyosferini günümüze kadar ulaşan biçimde yeniden yapılandırdığı sonuçuna varmaktadır. Bu durum, Mars gibi tektonik açıdan pasif gezegenlerdeki darbe kraterlerinin de derin yeraltı yaşamı için potansiyel barınak oluşturabileceğini göstermektedir (Cockell et al., 2021).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, katastrofik meteorit çarpmalarının derin yeraltı mikrobiyal yaşamı üzerindeki kalıcı ve uzun vadeli etkilerini ampirik verilerle ortaya koyarak jeomikrobiyoloji ve gezegen bilimleri literatüründe kritik bir boşluğu doldurmaktadır. Yüzeye yakın ortamlarda darbe şokunun poroziteyi artırdığı bilinmekle birlikte, bölgesel ölçekte derin kabuk katmanlarında ve litolojik arayüzlerde mikrobiyal nişlerin nasıl yeniden yapılandığını IODP-ICDP Sefer 364 çekirdek örnekleriyle kanıtlamaktadır. Makale, jeolojik felaketlerin yalnızca yıkıcı olmadığını, aynı zamanda derin biyosfer için uzun vadeli yeni yaşam alanları yarattığını gösteren temel bir referans işlevi görür.

Çalışma, kayaç porozitesi ile mikrobiyal kolonizasyon arasındaki ilişkiyi inceleyen temel literatürü (Cockell vd., 2002, 2005; Osinski vd., 2020a) derin yeraltı sondaj verileriyle bir adım ileriye taşımaktadır. Deniz tabanı altı jeolojik arayüzlerde mikrobiyal biyokütlenin uyarıldığını öne süren Parkes vd. (2005) modelini, bir darbe kraterinin karmaşık karmaşık litolojilerine uyarlamakta ve doğrulamaktadır. Öte yandan, derin granitik kayaçların biyolojik olarak impoverished yapısına dikkat çeken Pedersen (1997) bulgularını genişleterek, darbe mekanizmasıyla granit içerisine sokulan mafik ve süvitik arayüzlerin yerel biyokütle birikimini nasıl tetiklediğini açıklamaktadır.

Literatür taraması sunan araştırmacılar için bu eser, jeolojik felaketler ile derin yeraltı biyo-çeşitliliği arasındaki etkileşimi açıklayan senkronik bir köprü niteliğindedir. Makale, katastrofik olayların ardından jeokimyasal ve fiziko-kimyasal ortamların nasıl evrildiğini ve günümüz mikrobiyal topluluklarının tipolojisini nasıl biçimlendirdiğini kategorik olarak kategorize eder. Ayrıca, Dünya üzerindeki derin kraterlerin astrobiyolojik analizinin Mars gibi tektonik açıdan pasif gezegenlerdeki yaşam izi arayışlarına nasıl teorik bir altyapı sağlayacağını detaylıca sentezler.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · literatüre-reviewMeteorit çarpmaları derin yeraltı kayaçlarında yüksek porozite ve gözeneklilik oluşturarak mikrobiyal biyokütlenin artışına zemin hazırlamaktadır.

Chicxulub kraterinin süvit katmanlarında ölçülen hücre yoğunluğunun gram başına 10 üzeri 7 değerini aşması, katastrofik olayların uzun vadeli biyolojik potansiyeli artırdığını literatür taramasında desteklemek için kullanılır (Cockell et al., 2021).

Farklı Şok Metamorfizması Derecelerine Sahip Süvit Kayaçlarında Mikrobiyal Topluluk Yapısının 16S rRNA Dizilemesi ile İncelenmesi

Araştırma sorusu
Darbe kraterlerindeki süvitlerin şok metamorfizması derecesi ve gözenek çapı dağılımı, spesifik mikrobiyal taksonların niş tercihlerini nasıl etkiler?
Yöntem taslağı
Farklı darbe kraterlerinden alınan süvit örnekleri petroğrafik analizle şok derecelerine göre sınıflandırılır. Helyum piknometresi ile porozite, 16S rRNA amplikon dizileme ile mikrobiyal taksonlar belirlenir; örneklem büyüklüğü güç analizi ile optimize edilir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede süvit birimindeki yüksek porozitenin ve litolojik değişkenliğin mikrobiyal çeşitliliği ve biyokütleyi doğrudan etkilediği yönündeki bulgudan türetilmiştir (Cockell et al., 2021).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaDerin granitik birimlerdeki düşük biyokütle varlığı, kayaçların kökenindeki yüksek sıcaklık ve darbe sonrası yaşanan hidrotermal sterilizasyondan kaynaklanmaktadır.

Derin kabuk granitlerindeki mikroorganizma yokluğunun veya düşüklüğünün çevresel sıcaklık geçmişi ve sterilizasyon ile olan ilişkisini tartışma bölümünde sentezlemek amacıyla kullanılır (Cockell et al., 2021).

Derin Granitik Kırık Hatlarında Mafik Sokulumların Derin Yeraltı Sülfat Azaltıcı Bakterilerin Canlılığına Etkisi

Araştırma sorusu
Derin granitik kütlelere sokulan mafik dikey arayüzler, sülfat azaltıcı bakterilerin metabolik aktivitelerini hangi jeokimyasal mekanizmalarla desteklemektedir?
Yöntem taslağı
Granit ve mafik ksenolit arayüzlerinden alınan derin sondaj örneklerinde sülfür XRF analizleri ve anaerobik kültür zenginleştirmeleri yapılır. Nitel ve nicel mikrobiyolojik ölçümlerde veri doygunluğuna ulaşılana dek anoksik anaerobik inkübasyonlar sürdürülür.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların granitik temel kayaçlarında genel biyokütlenin düşük olmasına karşın mafik sokulum arayüzlerinde hücresel artış tespit etmeleri ve Desulfovermiculus izole etmelerinden türetilmiştir (Cockell et al., 2021).

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeveJeolojik litoloji arayüzleri, kısıtlı besin koşullarına sahip derin alt yüzeylerde sıvı akışını kanallandırarak mikrobiyal niş ayrışmasını yönlendirir.

Süvit ve kireçtaşı/marl arayüzlerinde sıvı ve besin kanallanmasının hücresel yoğunluğu artırdığı argümanı, kuramsal çerçevede hidrojeolojik niş teorisini desteklemek üzere kullanılır (Cockell et al., 2021).

Derin Yeraltı Hidrotermal Soğuma Simülasyonlarında Termofilik ve Mezofilik Mikrobiyal Ardıllık Dinamikleri

Araştırma sorusu
Çarpma kraterlerinde hidrotermal sistemlerin soğuma sürecinde sıcaklık gradyanının düşmesi mikrobiyal topluluklarda nasıl bir ardıllık (suksesyon) yaratır?
Yöntem taslağı
Çarpma sonrası hidrotermal sıcaklık gradyanlarını (50°C - 70°C) taklit eden basınçlı gradyan reaktörlerinde krater çekirdek örnekleri inkübe edilir. Zamana bağlı metagenomik analizlerle mikrobiyal suksesyon izlenir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede 50°C ve 60°C sıcaklıklarda başarılı zenginleştirmeler elde edilirken 70°C'de üreme olmamasından ve geçmiş hidrotermal evre izlerinden hareketle kurgulanmıştır (Cockell et al., 2021).

Kaynakça

  1. Shimizu, S., Akiyama, M., Ishijima, Y., Hama, K., Kunimaru, T., & Naganuma, T. (2006). Molecular characterization of microbial communities in fault-bordered aquifers in the Miocene formation of northernmost Japan. Geobiology, 4(3), 203-213. https://doi.org/10.1111/j.1472-4669.2006.00077.x
  2. Parkes, R. J., Webster, G., Cragg, B. A., Weightman, A. J., Newberry, C. J., Ferdelman, T. G., ... & Inagaki, F. (2005). Deep sub-seafloor prokaryotes stimulated at interfaces over geological time. Nature, 436(7049), 390-394. https://doi.org/10.1038/nature03796
  3. Kring, D. A., Tikoo, S. M., Schmieder, M., Riller, U., Rebolledo-Vieyra, M., Simpson, S. L., ... & Zylberman, W. (2020). Probing the hydrothermal system of the Chicxulub impact crater. Science Advances, 6(22), eaaz3053. https://doi.org/10.1126/sciadv.aaz3053

Bu konudaki diğer çalışmalar