Arıtılmış atıksuların yeniden kullanımı, küresel su kıtlığı ve iklim değişikliği baskıları altında doğal su kaynaklarının korunması açısından hayati bir araştırma alanına dönüşmüştür. Özellikle Umman gibi yıllık yağış miktarının son derece düşük olduğu ve içme suyu ihtiyacının büyük oranda yeraltı suları ile enerji yoğun deniz suyu arıtma tesislerinden karşılandığı kurak coğrafyalarda, atıksuyun yüksek katma değerli süreçlerde değerlendirilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Geleneksel sistemlerde arıtılan suyun yalnızca peyzaj sulamasında kullanılması veya deniz ortamına salınması, kaynak potansiyelinin tam olarak değerlendirilememesine neden olmaktadır. Bu durum, atıksu sektörünün yenilenebilir enerji üretimiyle entegre edilerek entegre bir karbonsuzlaştırma modeli oluşturulması ihtiyacını doğurmaktadır.
Çalışmanın temel amacını, Umman Muscat vilayetindeki Al Ansab Atıksu Arıtma Tesisinde (STP) açığa çıkan arıtılmış atıksuyun Proton Değişim Membranı (PEM) elektrolizör sistemi kullanılarak yeşil hidrojenedönüştürülmesinin teknik ve ekonomik olanaklarını incelemek oluşturmaktadır. Araştırmada 1.500 kg H2/gün (Örnek Durum A) ve 50.000 kg H2/gün (Örnek Durum B) olmak üzere iki farklı üretim kapasitesi modellenmiştir. Tesisin gerçek işletme verileri, su kalitesi parametreleri, ters ozmoz ve ultrafiltrasyon arıtma ihtiyaçları ve güneş enerjisi potansiyeli teknik analize girdi sağlamıştır. Ekonomik fizibilite ise 10 yıllık bir analiz süreci ve yüzde 5 iskonto oranı çerçevesinde Maliyet-Fayda Analizi (CBA) ve Net Bugünkü Değer (NPV) yöntemleriyle hesaplanmıştır.
Teknik ve ekonomik analiz sonuçları, arıtılmış atıksuyun yeşil hidrojen üretimi için son derece güvenilir ve sürdürülebilir bir besleme kaynağı olduğunu kanıtlamaktadır. Geleneksel durumda Al Ansab tesisinden elde edilen yıllık gelir sulama suyu ve kompost satışıyla 7,02 milyon Umman Riyali (OMR) seviyesindeyken, PEM elektrolizör sisteminin entegre edildiği Durum A seçeneğinde yıllık gelir 8,30 milyon OMR'ye, yüksek kapasiteli Durum B seçeneğinde ise 49,73 milyon OMR'ye yükselmektedir. 10 yıllık analiz süresi sonunda her iki yeşil hidrojen senaryosu da pozitif Net Bugünkü Değer sunarak yüksek ilk yatırım maliyetlerine rağmen hidrojen satışından elde edilen gelirin yatırımı kısa sürede amorti ettiğini göstermiştir.
Tartışma ve sonuç bölümünde yazar, elde edilen bulguları bölgesel karbonsuzlaştırma hedefleri ve Ulusal 2040 Vizyonu çerçevesinde değerlendirmektedir. Çalışma, atıksu yönetim sektörünün yalnızca çevresel kirleticileri bertaraf eden pasif bir yapıdan, temiz enerji taşıyıcısı üreten aktif bir ekonomik aktöre dönüşebileceğini ortaya koymaktadır. Elektroliz için gerekli arıtma standartlarının sağlanması adına ters ozmoz ünitesi gibi ek teknolojilerin entegrasyonu teknik bir gereklilik olarak sunulurken, ortaya konan maliyet-fayda modeli su ve enerji entegrasyonu üzerine çalışan araştırmacılar ve politika yapıcılar için somut bir metodolojik rehber niteliği taşımaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, döngüsel ekonomi teorisi ve sürdürülebilir kaynak yönetimi çerçevesine dayanmaktadır. Atıksu arıtma tesislerini yalnızca kirletici bertaraf eden birimler olarak değil, enerji ve değerli ürün geri kazanımı sağlayan 'Su Kaynakları Fabrikaları' olarak konumlandıran SPPD-WRF (Holistik Kaynak Fabrikası Planlaması) yaklaşımı kuramsal zemini oluşturmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Literatürde hidrojen üretimi üzerine AHP, Bulanık AHP ve Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (YDD) yöntemleriyle yapılmış teknoloji karşılaştırma çalışmaları (Sonal vd., 2014; Hui vd., 2021) ve biyolojik hidrojen üretimi analizleri (Barghash vd., 2022; Kazimierowicz vd., 2022) yer almaktadır. Bu çalışma, söz konusu literatürü arıtılmış atıksuyun PEM elektroliziyle doğrudan bütünleştirildiği sahadan elde edilmiş gerçek işletme verilerine dayalı maliyet-fayda analiziyle genişletmektedir.