Havacılık ve uzay mühendisliği, iklim değişikliğiyle mücadele, karbon emisyonlarının azaltılması ve gürültü kirliliğinin engellenmesi gibi küresel sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda köklü bir teknolojik dönüşüm sürecinden geçmektedir. Uçak tasarımında performans, güvenlik ve çevresel sürdürülebilirliği eşzamanlı olarak optimize etme ihtiyacı, geleneksel deneysel ve yüksek doğruluklu hesaplamalı akışkanlar dinamiği (CFD) yöntemlerinin getirdiği yüksek zaman, sistem karmaşıklığı ve yüksek işlem maliyetleriyle sınırlandırılmaktadır. Bu durum, havacılık sistemlerinde verimliliği artırmak ve geliştirme süreçlerini hızlandırmak amacıyla makine öğrenmesi ve yapay zeka tekniklerinin disiplinler arası bir yaklaşımla entegre edilmesini kritik bir araştırma sorunu haline getirmektedir.
Bu çalışmanın temel amacı, yapay zeka ve makine öğrenmesi yöntemlerinin havacılık mühendisliğinin ana alt disiplinlerindeki mevcut durumunu, sunduğu fırsatları ve teknik zorlukları kapsamlı bir biçimde sentezlemektir. Nitel ve sistematik bir literatür derlemesi niteliği taşıyan çalışmada, yapay sınır ağları, evrişimli sınır ağları, indirgenmiş düzenli modeller (ROM), özözdevinimli kodlayıcılar ve derin pekiştirmeli öğrenme gibi temel yöntemler kategorize edilmiştir. Makalede temel akışkanlar mekaniği, aerodinamik katsayı tahmini ve eniyilemesi, aeroakustik ses yayılımı, yanma kimyası ve yapısal sağlık izleme gibi havacılık ve uzay sektörünün en kritik beş alanı kapsama alınarak incelenmiştir.
İncelenen literatür bulguları, makine öğrenmesi algoritmalarının özellikle CFD benzetimlerini hızlandırma, veri boyutunu düşürme ve karmaşık türbülanslı akışları modelleme konularında dikkate değer bir başarım sergilediğini göstermektedir. Aerodinamik katsayıların ve aeroelastik davranışların tahmininde yapay sınır ağları geleneksel çözücülere kıyasla hesaplama süresini binlerce kat kısaltırken; yanma sistemlerinde boyut indirgeme ve uyarlanabilir kimya modelleri karmaşık reaksiyon mekanizmalarını verimli hale getirmektedir. Yapısal sağlık izleme alanında ise Gaussian süreç regresyonu ve yapay sınır ağları, sensör verilerinden hasar tespiti ve yük tahmini yapılmasına imkân tanıyarak dijital ikiz uygulamalarının ve kaza önleme sistemlerinin altyapısını oluşturmaktadır.
Sonuç olarak çalışma, makine öğrenmesi yöntemlerinin tek başına geleneksel CFD veya deneysel yöntemlerin yerini almayacağını, aksine fizik tabanlı bilgiyle veri odaklı modellerin birleştirildiği hibrit yaklaşımların en yüksek etkiyi yaratacağını ortaya koymaktadır. Literatür taraması açısından bu derleme, havacılık mühendisliğinde farklı alanlarda kullanılan terminolojik karmaşayı gidererek disiplinler arası ortak bir metodolojik çerçeve sunmakta ve gelecekteki araştırmalar için veri füzyonu, açıklanabilir yapay zeka ve gerçek zamanlı denetim alanlarında somut yol haritaları çizmektedir.
Araştırmanın amacı
Bu derleme çalışmasının amacı, havacılık ve uzay mühendisliği disiplinlerinde yapay zeka ve makine öğrenmesi tekniklerinin mevcut durumunu, sağladığı avantajları, karşılaşılan zorlukları ve geleceğe yönelik araştırma fırsatlarını bütüncül bir yaklaşımla ortaya koymaktır(Clainche et al., 2023).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Havacılık ve uzay mühendisliği alanındaki temel disiplinleri kapsayan bu çalışma, makine öğrenmesi yöntemlerinin akışkanlar dinamiği, aerodinamik, yanma ve yapısal sağlık izleme gibi alanlardaki uygulamalarını inceleyen kapsamlı bir derleme niteliğindedir. Çalışma, veri odaklı yaklaşımların geleneksel fizik temelli yöntemlerle nasıl entegre edilebileceğini ve sürdürülebilir havacılık hedefleri doğrultusunda nasıl yeni fırsatlar sunduğunu sistematik bir literatür analiziyle ortaya koymaktadır(Clainche et al., 2023).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışmanın kuramsal çerçevesi, yapay zeka, makine öğrenmesi (denetimli, denetimsiz ve yarı denetimli öğrenme) ile akışkanlar mekaniği, aerodinamik, aeroakustik, yanma kimyası ve katı mekaniğinin temel korunum yasalarının entegrasyonuna dayanmaktadır. Özözdevinimli kodlayıcılar, indirgenmiş düzenli modeller (ROM), yüksek mertebeden dinamik mod ayrışımı (HODMD) ve derin pekiştirmeli öğrenme kuramları temel alınmıştır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışmada, 1990'lardan günümüze kadar havacılık sektöründe yapay sınır ağları ve veri odaklı modelleme üzerine yapılan kapsamlı literatür incelenmektedir. Akışkanlar mekaniğinde RANS, LES ve duvar modelleme çalışmaları; aerodinamikte katsayı tahmini ve aeroelastisite literatürü; yanma alanında temel bileşenler analizi (PCA) ve kimyasal mekanizma indirgeme yaklaşımları; yapısal sağlık izlemede ise Gaussian süreç regresyonu ve dijital ikiz literatürü ele alınmaktadır.
01Makine öğrenmesi teknikleri, hesaplamalı akışkanlar dinamiği süreçlerinde geleneksel çözümleyicileri tamamen ikame etmek yerine türbülans modelleme ve düşük çözünürlüklü simülasyonların doğruluğunu artırarak süreçleri hızlandırmaktadır(Clainche et al., 2023).
02İndirgenmiş Dereceli Modeller (ROM) ve vekil modeller, karmaşık akış sistemlerini düşük boyutlu temsillere dönüştürerek aerodinamik tasarım optimizasyonunda CPU maliyetlerini binlerce kat azaltabilmektedir(Clainche et al., 2023).
03Özyinelemeli sınır ağı mimarileri, özellikle LSTM ağları, kararsız aerodinamik etkileri ve zamana bağlı gecikmeleri ek bir mertebe seçimi bilgisine ihtiyaç duymadan yakalamada yüksek performans sergilemektedir(Clainche et al., 2023).
04Yapısal sağlık takibi alanında K-en yakın komşu ve destek vektör makineleri gibi sınıflandırma algoritmaları, sensör hatalarının tespiti ve hasar teşhisinde geleneksel yöntemlere kıyasla daha yüksek doğruluk sağlamaktadır(Clainche et al., 2023).