İçeriğe geç

Vaka çalışması · 2025

Çatışma Bölgelerinde Yenilenebilir Dayanıklılık: Suriye'deki Güneş Enerjili Elektrikli Sağlık Araçlarından Edinilen Dersler

Renewable resilience in conflict: lessons learned from Syria’s solar-powered electric health vehicles

Okur sorusu

Suriye'deki çatışma bölgelerinde güneş enerjili sağlık araçları nasıl bir rol oynuyor?

Yazarlar, Suriye'de güneş enerjisiyle şarj edilen elektrikli aracın başarıyla uygulanmasının, çatışma bölgelerinde sağlık hizmeti sunumunu dönüştürebileceğini ve küresel ölçekte çatışmalardan etkilenen diğer kırılgan bölgelere uyarlanabilecek sürdürülebilir bir dayanıklılık modeli sunduğunu sonuçuna varmaktadır.

Öne çıkanlar

  • UOSSM tarafından işletilen güneş enerjili elektrikli araç, 30 aylık uygulama döneminde 476 seferde toplam 7. 442 kilometre yol katetmiş, 132.
  • Güneş enerjili elektrikli sağlık aracı, hem ambulans hem de aşı taşıma hizmetlerinde kullanılmaya başlandıktan sonraki 18 ay içinde geleneksel yakıtlı araçlara kıyasla daha düşük toplam birikimli operasyonel maliyete ulaşmıştır.
  • Elektrikli aracın birim mesafe maliyeti kilometre başına 0,05 ABD doları olarak gerçekleşirken, bu tutar geleneksel yakıtlı ambulanslarda 0,13 ABD doları ve aşı nakil araçlarında 0,12 ABD doları seviyesindedir.
Yayın türü
Vaka çalışması
Yazarlar
Ahmad A. Alnasser ve 7 yazar
Dergi / alan
Sağlık Bilimleri
Yıl
2025
Örneklem
Kasım 2021 ile Mayıs 2024 tarihleri arasında UOSSM tarafından işletilen 1 adet güneş enerjili elektrikli araç, 476 hasta ve aşı nakil seferi, 132.000 aşı faydalanıcısı ve 43…
Veri kaynakları
Veriler, Kasım 2021 ile Mayıs 2024 arasındaki 30 aylık dönemde UOSSM tarafından tutulan hasta taşıma kayıt defterleri, batarya yönetim sisteminden elde edilen real-time güneş…
Analiz yöntemi
Araç operasyonel performans metriklerinin (kilometre başına kWh tüketimi, sefer mesafesi, taşınan yük ağırlığı) tanımlayıcı analizi ve geleneksel dizel araçlarla güneş enerjili…

İnceleme özeti

Suriye'de 2011'den bu yana süregelen iç savaş, enerji altyapısının çökmesine ve sağlık tesislerinin büyük oranda işlevsiz kalmasına yol açmıştır. Sağlık çalışanlarının ülkeden kaçması ve elektrik şebekelerinin tahrip edilmesi, acil sağlık nakliyesini ve aşı dağıtımını imkânsız hale getirmiştir. Bu makale, Suriye Tıbbi Yardım Örgütleri Birliği (UOSSM) tarafından Kuzeybatı Suriye'de hayata geçirilen güneş enerjili elektrikli sağlık aracı pilot uygulamasını inceleyerek, çatışma bölgelerinde yenilenebilir enerji kaynaklarının sağlık hizmeti sunumundaki kritik rolünü ve altyapısal dayanıklılık potansiyelini akademik bir çerçevede değerlendirmektedir.

Araştırmada, Kasım 2021 ile Mayıs 2024 arasındaki 30 aylık süreçte güneş enerjili elektrikli aracın operasyonel verileri sistematik olarak izlenmiştir. UOSSM tarafından tutulan araç seyir defterleri ve pil yönetim sistemi verileri analiz edilerek yapılan değerlendirmede; aracın bu süre zarfında 476 seferde toplam 7.442 km yol katettiği, yaklaşık 132.000 aşı yararlanıcısına ulaştığı ve 43 hastanın sevkini gerçekleştirdiği belirlenmiştir. Araç kilometre başına 0,17 kWh enerji tüketerek, geleneksel yakıtlı araçlara göre belirgin bir tasarruf sağlamıştır.

Maliyet karşılaştırmalarında, güneş enerjili elektrikli aracın başlangıç yatırım maliyeti geleneksel benzinli/dizel araçlara göre daha yüksek olmasına karşın, 18 ay içerisinde birikimli operasyonel harcamalarda yakıtlı araçların altına düştüğü saptanmıştır. Ambulans hizmetlerinde yakıtlı araçlar kilometre başına 0,13 ABD doları harcarken, güneş enerjisiyle şarj edilen elektrikli araçta bu maliyet 0,05 ABD dolarına gerilemiştir. Benzer şekilde aylık bakım ve işletme maliyetlerinde de önemli bir düşüş kaydedilmiş ve tasarruf edilen yakıt kaynakları hastanelerin diğer kritik birimlerine aktarılmıştır.

Çalışmanın tartışma ve sonuç kısmında, aktif savaş bölgelerinde insani yardımın sürdürülebilirliği için yerelleşme ve kapasite geliştirmenin önemi vurgulanmaktadır. Suriye'deki güneş enerjisi potansiyeli ve uygulanan bu model, sadece sağlık alanında değil, temiz su ve eğitim gibi diğer sektörlerde de merkeziyetsiz enerji çözümlerinin uygulanabileceğini göstermektedir. Bu ampirik çalışma, literatürde aktif çatışma alanlarında elektrikli araç entegrasyonuna dair ilk örneklerden birini oluşturmakta ve gelecekteki insani yardım politikalarına somut öneriler sunmaktadır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, insani yardım ve kriz yönetimi bağlamında Altyapısal Dayanıklılık ve İnsani Sistem Entegrasyonu (Health Integrated Resilience System - HIRS) yaklaşımına dayanmaktadır. Çatışma ortamlarında merkezi enerji şebekelerinin çökmesi karşısında, yerelleşmiş ve merkeziyetsiz yenilenebilir enerji çözümlerinin (güneş enerjisi mikro şebekeleri ve elektrikli araçlar) krizlere karşı sistemik dayanıklılığı nasıl artırdığı kuramsal zeminde ele alınmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma; Burma, Şad, Uganda ve Yemen gibi kırılgan coğrafyalarda sağlık kliniklerinin ve aşı soğuk zincirlerinin güneş enerjisiyle desteklenmesine ilişkin önceki araştırmaları (Ratterman ve Garwood, Siddique ve diğerleri, Baranda Alonso ve diğerleri) temel almaktadır. Ancak aktif çatışma sahasında doğrudan güneş enerjili elektrikli ulaşımın ampirik olarak izlenmesi noktasındaki literatür eksikliğine odaklanmaktadır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Çatışma bölgesindeki sağlık altyapısı içinde güneş enerjisiyle çalışan elektrikli araç uygulamasını inceleyerek sistemin uygulanabilirliği, maliyet etkinliği ve insani sağlık hizmeti sunumuna katkısı konusunda ampirik kanıtlar sunmaktır (Alnasser et al., 2025).

Yöntem ve yaklaşım

Bu çalışma, Kuzeybatı Suriye'de yürütülen topluluk vaka incelemesi deseni çerçevesinde ampirik ve operasyonel verilerin izlenmesi yaklaşımını benimsemiştir (Alnasser et al., 2025).

Evren veya inceleme alanı
Kuzeybatı Suriye'deki çatışma bölgesinde yer alan sağlık tesisleri, sevk altyapısı ve aşı taşıma hizmetlerinden faydalanan yerel nüfus ve hastalar.
Örneklem veya araştırma materyali
Kasım 2021 ile Mayıs 2024 tarihleri arasında UOSSM tarafından işletilen 1 adet güneş enerjili elektrikli araç, 476 hasta ve aşı nakil seferi, 132.000 aşı faydalanıcısı ve 43 taşınan hasta verisi.
Veri toplama süreci
Veriler, Kasım 2021 ile Mayıs 2024 arasındaki 30 aylık dönemde UOSSM tarafından tutulan hasta taşıma kayıt defterleri, batarya yönetim sisteminden elde edilen real-time güneş enerjisi üretimi ve kullanım istatistikleri ile operasyonel harcama kayıtları aracılığıyla toplanmıştır.
Veri analiz yöntemi
Araç operasyonel performans metriklerinin (kilometre başına kWh tüketimi, sefer mesafesi, taşınan yük ağırlığı) tanımlayıcı analizi ve geleneksel dizel araçlarla güneş enerjili elektrikli araçların birikimli işletim ve bakım maliyetlerinin karşılaştırmalı maliyet-etkinlik analizi yapılmıştır.
Güneş Enerjili Elektrikli Araçİnsani Sağlık Hizmetleri SunumuÇatışma Bölgesi Enerji DayanıklılığıOperasyonel Maliyet EtkinliğiAşı Nakliyesi ve Sevk Sistemi

Bulgular

  1. UOSSM tarafından işletilen güneş enerjili elektrikli araç, 30 aylık uygulama döneminde 476 seferde toplam 7 442 kilometre yol katetmiş, 132. 000 aşı faydalanıcısına ulaşmış ve 43 hastanın naklini sağlamıştır. (Alnasser et al., 2025).

  2. Güneş enerjili elektrikli sağlık aracı, hem ambulans hem de aşı taşıma hizmetlerinde kullanılmaya başlandıktan sonraki 18 ay içinde geleneksel yakıtlı araçlara kıyasla daha düşük toplam birikimli operasyonel maliyete ulaşmıştır (Alnasser et al., 2025).

  3. Elektrikli aracın birim mesafe maliyeti kilometre başına 0,05 ABD doları olarak gerçekleşirken, bu tutar geleneksel yakıtlı ambulanslarda 0,13 ABD doları ve aşı nakil araçlarında 0,12 ABD doları seviyesindedir (Alnasser et al., 2025).

  4. Çatışma şartlarında elektrikli sağlık aracının yakıt tüketimine ihtiyaç duymaması, hastanelerdeki kıt yakıt kaynaklarının diğer kritik tıbbi operasyonlara yeniden tahsis edilmesine imkân tanımıştır (Alnasser et al., 2025).

Tartışma ve sonuç

Suriye'de uygulanan güneş enerjili elektrikli araç projesine ait veriler, aktif çatışma şartlarında yenilenebilir enerjiye dayalı ulaşım çözümlerinin teknik olarak uygulanabilir ve maliyet açısından son derece etkin olduğunu göstermektedir. 30 aylık süreçte katetilen 7.442 kilometrelik mesafe ve ulaşılan 132.000 aşı faydalanıcısı, altyapısı tahrip olmuş bölgelerde sürekli hizmet sunumunun mümkün olduğunu kanıtlamaktadır.

Yazarlar, elektrikli araçların ilk yatırım maliyetlerinin yüksek olmasına karşın, yakıt tedarik zincirindeki aksamalar ve aşırı fiyat dalgalanmaları göz önüne alındığında yaklaşık 18 ay gibi kısa bir sürede kendisini amorti ettiğini açıklamaktadır. Ayrıca araçların güneş enerjisi mikro şebekelerinden şarj edilmesi, kıt fosil yakıtların hastane jeneratörleri gibi hayati ünitelerde kullanılmasına zemin hazırlamaktadır.

Tartışma bölümünde elde edilen sonuçlar; Ruanda, Çad ve Yemen gibi kriz bölgelerindeki insani yardım ve yenilenebilir enerji uygulamalarıyla ilişkilendirilmektedir. Güneş enerjisinin merkezi olmayan yapısının, elektrik şebekelerine yönelik saldırılara karşı sağlık sistemine esneklik ve direnç kazandırdığı vurgulanarak literatürdeki enerji güvenliği tartışmalarına ampirik katkı sunulmaktadır.

Çalışmanın kapsamı çerçevesinde, uluslararası yaptırımlar ve tedarik zinciri engellerine rağmen yerel teknisyenlerin sürece dahil edilmesinin ve kapasite geliştirme eğitimlerinin sistemin uzun vadeli sürdürülebilirliği için şart olduğu sonuçuna varılmaktadır. Yerelleşme ve insani muafiyetlerin etkin kullanımı, çatışma sonrası yeniden yapılanma süreçlerinde temel stratejik araçlar olarak öne çıkmaktadır.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Yazarlar, Ruanda'daki Nyabiheke mülteci kampında hibrit güneş sistemlerinin enerji maliyetlerini %32 ve emisyonları %83 azalttığını belirten çalışma ile kendi bulgularını paralel değerlendirerek, insani yardım ortamlarında yenilenebilir enerjinin maliyet tasarrufu ve çevresel sürdürülebilirlik sağladığını vurgulamaktadır (Alnasser et al., 2025).

Birmanya'daki ücra kliniklerin güneş enerjisiyle çalıştırılması üzerine yapılan çalışma ile karşılaştırma yapılarak, yenilenebilir enerjinin kaynakların kısıtlı ve çatışmalı olduğu alanlarda kritik sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesindeki kuramsal ve pratik geçerliliği teyit edilmektedir (Alnasser et al., 2025).

Yazarların ulaştığı sonuç

Yazarlar, Suriye'de güneş enerjisiyle şarj edilen elektrikli aracın başarıyla uygulanmasının, çatışma bölgelerinde sağlık hizmeti sunumunu dönüştürebileceğini ve küresel ölçekte çatışmalardan etkilenen diğer kırılgan bölgelere uyarlanabilecek sürdürülebilir bir dayanıklılık modeli sunduğunu sonuçuna varmaktadır (Alnasser et al., 2025).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, literatürde insani kriz ve aktif çatışma bölgelerinde yenilenebilir enerji teknolojilerinin uygulanabilirliği alanında ampirik bir saha modeli işlevi görmektedir. Önceki çalışmalar ağırlıklı olarak mülteci kamplarındaki sabit güneş enerjisi sistemlerine veya teorik taşıt tasarımlarına odaklanmışken, bu makale aktif savaş hatlarında sağlık hizmeti sunumu amacıyla konuşlandırılan güneş enerjili elektrikli araçların 30 aylık saha verilerini sunmaktadır. Çalışma, çatışma koşullarında enerji güvenliğinin doğrudan sağlık hizmeti sürekliliğiyle bağlantılı olduğunu kanıtlamakta ve insani lojistikte fosil yakıt bağımlılığını azaltan somut bir operasyonel şablon ortaya koymaktadır.

Makale, kriz coğrafyalarında yenilenebilir enerji kullanımını inceleyen önceki literatürü hem teorik hem de uygulamalı açıdan genişletmektedir. Siddique ve arkadaşlarının önerdiği güneş enerjili ambulans konseptini saha uygulamasıyla ampirik bir zemine oturtmakta; Baranda Alonso ve arkadaşlarının mülteci kamplarındaki sabit güneş-dizel mikro şebekelerine dair bulgularını mobil nakil araçları boyutuna taşımaktadır. Zerriffi ve arkadaşlarının dağınık enerji sistemlerinin çatışma şartlarındaki dirençliliğine ilişkin teorik çerçevesini doğrulamakta ve yerelleşme ilkesinin sürdürülebilirlikteki kritik rolünü göstererek literatürdeki boşluğu doldurmaktadır.

Literatür taraması yapacak araştırmacılar için bu çalışma, insani yardım lojistiği, kriz yönetimi ve sağlık ekonomisi kesişiminde özgün bir sentez kaynağıdır. Fosil yakıt krizinin yaşandığı çatışma alanlarında elektrikli sağlık araçlarının amortisman sürelerini, birim km maliyetlerini ve hizmet kapasitesini sayısallaştırarak sunmaktadır. Ayrıca, uluslararası yaptırımlar ve lojistik engeller altında yerel teknisyen eğitimi ile sistem sürdürülebilirliğinin nasıl sağlanacağını göstererek, insani yardımda yenilenebilir enerji dönüşümü üzerine yürütülecek teorik ve ampirik incelemelere metodolojik ve verisel referans oluşturmaktadır.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · literatüre-reviewAktif çatışma bölgelerinde uygulanan güneş enerjili elektrikli sağlık araçları, yakıt tedarik zinciri kesintilerine karşı dayanıklılık sağlar ve operasyonel maliyetleri azaltır.

Tezlerin literatür taraması bölümünde, kriz alanlarında yenilenebilir enerji çözümlerinin sadece çevresel değil, doğrudan lojistik ve mali dayanıklılık sağladığını gösteren ampirik kanıt olarak kullanılabilir (Alnasser et al., 2025).

Kırılgan Coğrafyalarda Yenilenebilir Lojistik Sistemlerinin Maliyet Etkinliği ve Yerel Kapasite Analizi

Araştırma sorusu
Aktif kriz bölgelerinde kurulan güneş enerjili ulaşım sistemlerinde yerel teknik eğitimin sistem sürdürülebilirliği üzerindeki etkisi nedir?
Yöntem taslağı
Kuzeybatı Suriye veya benzeri kriz bölgelerinde yerel teknisyenler ve sağlık personeli ile yürütülecek karma araştırma deseni. Örneklem büyüklüğü nitel görüşmelerde veri doygunluğuna ulaşılarak belirlenecek, nicel arıza takip verileri istatistiksel analizle incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede yerel mühendis ve teknisyenlerin eğitilmesinin dışa bağımlılığı azalttığı ve altyapı dayanıklılığını artırdığı yönündeki nitel vurgudan türetilmiştir (Alnasser et al., 2025).

Tez veya makalede kullanım · introductionSavaş şartlarında sağlık altyapılarına ve enerji şebekelerine yönelik saldırılar, temel sağlık hizmetlerine erişimi engelleyen ana unsurdur.

İnsani yardım, kriz yönetimi veya sağlık yönetimi konularında yazılan tezlerin giriş kısmında, çatışma alanlarındaki sağlık krizi arka planını sayısal göstergelerle kurmak için kullanılabilir (Alnasser et al., 2025).

Çatışma Sonrası Dönemde Elektrikli Tıbbi Araçların Ulusal Sağlık Şebekelerine Entegrasyon Modeli

Araştırma sorusu
Güneş enerjili elektrikli sağlık araçları kriz sonrası süreçte ulusal birinci basamak sağlık hizmetlerine nasıl entegre edilebilir?
Yöntem taslağı
Sağlık yöneticileri ve enerji uzmanlarıyla gerçekleştirilecek bir Delphi çalışması ve simülasyon modeli. Katılımcı sayısı nitel uzlaşı ilkelerine ve örneklem doygunluğuna göre yapılandırılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların tartışma ve sonuç kısmında belirttiği, geçici insani çözümlerin uzun vadeli ulusal sağlık politikalarına dönüştürülmesi çağrısına dayanmaktadır (Alnasser et al., 2025).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaGüneş enerjisiyle çalışan elektrikli araçlar yaklaşık 18 ay gibi kısa bir sürede geleneksel yakıtlı araçlara kıyasla birikimli operasyonel tasarruf sağlar.

Sağlık ekonomisi ve sürdürülebilir teknoloji tezlerinin tartışma bölümünde, ilk yatırım maliyeti yüksek olan yenilenebilir araçların orta vadeli maliyet etkinliğini kanıtlamak için referans verilebilir (Alnasser et al., 2025).

İnsani Yardım Kurumlarında Fosil Yakıttan Güneş Enerjili Araçlara Geçişin Birikimli Maliyet Amortisman Modellemesi

Araştırma sorusu
Farklı çatışma yoğunluğuna sahip bölgelerde elektrikli sağlık araçlarının başabaş nokta analizi ne kadar sürede gerçekleşmektedir?
Yöntem taslağı
Farklı insani yardım saha verilerinin karşılaştırıldığı geriye dönük maliyet-etkinlik analizi. Örneklem boyutu hesaplamalarında güç analizi kullanılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalede sunulan ve elektrikli aracın 18 ay içinde fosil yakıtlı araçlardan daha düşük toplam maliyete ulaştığını gösteren nicel bulgudan türetilmiştir (Alnasser et al., 2025).

Kaynakça

  1. Baranda Alonso, J., Sandwell, P., & Nelson, J. (2021). The potential for solar-diesel hybrid mini-grids in refugee camps: a case study of Nyabiheke camp, Rwanda. Sustainable Energy Technologies and Assessments, 44, 101095. https://doi.org/10.1016/j.seta.2021.101095
  2. Ratterman, W., & Garwood, A. (2005). Solar power in the war zone. Refocus, 6(4), 46-48. https://doi.org/10.1016/S1471-0846(05)00295-7

Bu konudaki diğer çalışmalar