Çatışma ve savaş bölgelerinde sağlık altyapısının tahrip edilmesi, kamu sağlığı sistemlerinin tamamen çökmesine ve bulaşıcı hastalıkların kontrolsüz bir şekilde yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Gazze Şeridi'nde uzun yıllardır süregelen abluka ve askeri çatışmalar, sağlık kurumlarının hizmet verme kapasitesini felce uğratmıştır. Literatürde çatışmaların genel sağlık üzerindeki olumsuz etkileri bilinmekle birlikte, Gazze'deki özgün kriz koşullarının bulaşıcı hastalık yönetimi üzerindeki dinamiklerini doğrudan sağlık çalışanları ve yerel halkın deneyimleri üzerinden inceleyen nitel çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışma, söz konusu alandaki ampirik boşluğu doldurmayı ve sağlık sisteminin çöküşü ile salgın riski arasındaki nedensel ilişki ağını çözümlemeyi hedeflemektedir.
Araştırma, nitel fenomenolojik tasarım ilkelerine uygun olarak yürütülmüş ve Gazze Şeridi'nin farklı bölgelerinde görev yapan sağlık profesyonelleri, insani yardım çalışanları ve yerel halktan oluşan katılımcılarla gerçekleştirilmiştir. Veriler, 20 Nisan ile 12 Ağustos 2024 tarihleri arasında yüz yüze ve güvenlik kısıtlamaları nedeniyle çevrim içi araçlar kullanılarak yapılan 30 bireysel derinlemesine görüşme ve 6 odak grup tartışması aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen nitel veriler NVivo 12 yazılımı kullanılarak tematik analiz yöntemine tabi tutulmuş ve veri güvenirliğini sağlamak amacıyla iki bağımsız araştırmacı tarafından kodlama süreçleri yürütülmüştür. Yöntemsel yaklaşım, kriz koşullarındaki canlı deneyimleri tüm boyutlarıyla ortaya koymayı başarmıştır.
Araştırma bulguları üç ana tema etrafında şekillenmiştir: sağlık sistemi zorlukları, sağlık çalışanlarının müdakelesi ve hastaların karşılanamayan ihtiyaçları. Hastanelerin ve hijyen altyapısının yıkılması, aşırı kalabalık sığınaklar ve temiz su eksikliği bulaşıcı hastalıkların yayılmasını hızlandırmıştır. Sağlık çalışanları, tıbbi malzeme ve ilaç yetersizliği nedeniyle ağır tükenmişlik ve etik ikilemler yaşarken, kısıtlı imkânlarla geçici çözümler üretmeye çalışmışlardır. Hastalar ve toplum ise resmi sağlık sistemine olan inancın aşınması sonuçu geleneksel tedavi yöntemlerine ve toplumsal dayanışma ağlarına yönelmiştir. Ayrıca hastaneler sterilizasyon eksikliği nedeniyle enfeksiyon yayma riski taşıyan odaklara dönüşmüştür.
Tartışma ve sonuç bölümünde elde edilen bulgular; Yemen, Suriye ve Güney Sudan gibi diğer çatışma alanlarındaki literatürle karşılaştırılmış ve benzer sistemik yetersizliklerin küresel bir nitelik taşıdığı vurgulanmıştır. Çalışma, sağlık tesislerinin kriz dönemlerinde sadece tedavi merkezi değil, aynı zamanda nosokomiyal enfeksiyon kaynağı olabileceğine dair özgün bir akademik katkı sunmaktadır. Gelecek araştırmalar ve insani yardım stratejileri için, uluslararası yardımların kesintisiz ulaştırılması, sürveyans sistemlerinin yeniden kurulması ve sağlık çalışanlarına psikolojik destek sağlanması öncelikli gereksinimler olarak öne çıkmaktadır. Bu bulgular, kriz bölgelerinde kamu sağlığı politikalarının geliştirilmesine somut bir zemin hazırlamaktadır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Gazze Şeridi'ndeki sağlik sisteminden doğrudan etkilenen veya bu sistemin içinde yer alan profesyoneller ve yerel halk.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Çalişma kapsaminda 15 sağlik çalişani ve sağlik krizinden etkilenen 15 toplum üyesi olmak üzere toplam 30 katılımci ile derinlemesine görüşme yapilmiştir; ayrıca 40 toplum üyesinin katildiği 6 odak grup tartişmasi düzenlenmiştir.
- Veri toplama süreci
- Veriler, 20 Nisan ile 12 Agustos 2024 tarihleri arasinda yari yapilandirilmiş derinlemesine görüşmeler ve odak grup tartişmalari aracıliğiyla hem yüz yüze hem de güvenlik kisitlari nedeniyle Zoom ve WhatsApp üzerinden toplanmiştir.
- Veri analiz yöntemi
- Toplanan veriler NVivo 12 yazilimi kullanılarak tematik analiz yöntemiyle incelenmiş; tümevarimsal bir yaklaşımla açik kodlama, kategorizasyon ve tema geliştirme aşamalari izlenmiştir.
Sağlik sistemi çöküşüBulaşici hastaliklarin yayılımiSağlik altyapisiİnsani krizPsikolojik tükenmişlikBaşa çikma stratejileri
01Sağlik altyapisinin tahribati ve steril alanlarin yokluğu, hastaneleri bulaşici hastaliklarin yönetildiği yerler olmaktan çikarip enfeksiyonun yayildiği riskli alanlara dönüştürmektedir(Abuzerr et al., 2025, s. 4).
02Barinaklarda ve sağlik tesislerinde görülen aşiri kalabalik, yetersiz havalandirma ve temiz suya erişim eksikliği ile birleşerek solunum yolu enfeksiyonlarinin ve suyla bulaşan hastaliklarin yayılımini hizlandirmaktadir(Abuzerr et al., 2025, s. 5).
03Tıbbi malzeme ve ilaç eksikliği nedeniyle sağlik çalişanlari, kısıtlı kaynaklari hangi hastalar için kullanacaklarina dair zorlayici ahlaki kararlar vermek zorunda kalmakta ve bu durum agir psikolojik baski yaratmaktadir(Abuzerr et al., 2025, s. 5).
04Resmi sağlik sistemine duyulan güvenin azalmasi sonuçunda halk, ciddi enfeksiyonlar için bile geleneksel yöntemlere ve gayri resmi topluluk ağlarina yönelmek zorunda kalmaktadir(Abuzerr et al., 2025, s. 6).