Kentsel çatışma alanlarında sivil yaşamın sürdürülebilirliği, temel kamu hizmetlerini sağlayan altyapının korunmasına doğrudan bağlıdır. Uluslararası insancıl hukuk normları, savaşan tarafların sivil nesneler ile askeri hedefleri ayırt etmesini zorunlu kılsa da, Gazze Şeridi gibi yüksek nüfus yoğunluğuna sahip bölgelerde bu sınırların bulanıklaştığı gözlemlenmektedir. Literatürde, modern kentsel savaşın sivil altyapı üzerindeki yıkıcı etkileri sıklıkla tartışılmakta, ancak bu yıkımın mekansal-istatistiksel analizi veri kısıtlılığı nedeniyle güçlükle gerçekleştirilmektedir. Bu çalışma, 7 Ekim 2023 sonrası başlayan askeri harekatın ilk evresinde Gazze'deki sağlık, eğitim ve su tesislerine yönelik fiziksel tahribatı inceleyerek, insani yardım ve hukuk tartışmalarına ampirik bir temel sağlamayı hedeflemektedir.
Araştırma, yerinde gözlemin imkânsız olduğu koşullarda nesnel veri üretmek amacıyla Avrupa Uzay Ajansı'nın Copernicus Sentinel-1A Sentetik Açıklıklı Radar (SAR) verilerini kullanmıştır. Çok zamanlı tutarlı değişim tespiti yöntemiyle, bina bazlı yapısal hasar haritaları oluşturulmuş ve bu veriler açık kaynaklı bina izi veri setleriyle çakıştırılmıştır. Metodolojik yaklaşım, hasarın sadece tesis binasıyla sınırlı kalmayıp, yakın çevresindeki mühimmat etki yarıçaplarını da kapsayacak şekilde 25 ve 50 metrelik tampon bölgeler üzerinden analiz edilmesini içermektedir. Ayrıca, hasarın coğrafi dağılımının rastlantısallığını test etmek amacıyla Global Moran's I otokorelasyon istatistiği uygulanarak, yıkımın belirli sivil merkezlerde yoğunlaşıp yoğunlaşmadığı matematiksel olarak sörgülanmıştır.
Elde edilen bulgular, harekatın ilk 46 gününde Gazze genelindeki sağlık tesislerinin yüzde 60'ından fazlasının, eğitim kurumlarının yüzde 68'inin ve su altyapısının yüzde 42'sinin doğrudan hasar gördüğünü ortaya koymaktadır. Özellikle kuzey valiliklerinde bu oranlar daha sarsıcı seviyelere ulaşarak sivil yaşamın devamlılığını imkânsız kılan bir 'işlevsel yıkım' tablosu çizmektedir. İstatistiksel analiz sonuçları, hasarın mekansal olarak rastgele dağılmadığını, aksine kritik sivil tesislerin çevresinde yüksek derecede kümelendiğini göstermektedir. Bu durum, Z-skorlarının işaret ettiği üzere, sivil altyapı yıkımının tesadüf eseri oluşma ihtimalinin yüzde 1'in altında olduğunu kanıtlamakta ve çatışma bölgelerinde güvenli alan olarak ilan edilen noktaların bile ciddi saldırılara maruz kaldığını belgelemektedir.
Sonuç olarak çalışma, Gazze'deki sivil altyapı tahribatının modern çatışma tarihinde az rastlanır bir ölçekte olduğunu ve bu durumun toplu cezalandırma iddialarını güçlendirdiğini savunmaktadır. Yazarlar, sivil tesislerin korunmasına yönelik uluslararası hukuk mekanizmalarının sahada yetersiz kaldığını ve bu yıkımın bölgenin gelecekteki yaşanabilirliğini ciddi şekilde tehdit ettiğini vurgulamaktadır. Literatür taramaları açısından bu eser, uzaktan algılama yöntemlerinin savaş suçları soruşturmalarında ve insani kriz analizlerinde nasıl etkin kullanılabileceğine dair metodolojik bir model sunmaktadır. Araştırma, uluslararası toplumun sivil altyapı güvenliğini sağlamak adına daha caydırıcı ve şeffaf denetim mekanizmaları geliştirmesi gerektiği çağrısıyla son bulmaktadır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Gazze Şeridi'ndeki beş valilik genelinde bulunan tüm sivil yerleşik çevre ve altyapı tesisleri.
- Örneklem veya araştırma materyali
- İncelenen materyal; OCHA ve OpenStreetMap verilerinden derlenen 97 sağlık tesisi, 475 eğitim kurumu ve 152 su altyapı noktasını içeren coğrafi veri setidir.
- Veri toplama süreci
- 7 Ekim ile 22 Kasım 2023 tarihleri arasındaki Sentinel-1 SAR verileri Alaska Satellite Facility’nin HyP3 altyapısı üzerinden toplanmış; sivil tesis konumları ise OCHA ve Humanitarian OpenStreetMap Team (HOTOSM) gibi açık kaynaklı platformlardan geocode edilerek elde edilmiştir.
- Veri analiz yöntemi
- Hasar tespiti için faz bileşeni değişimleri izlenmiş; sağlık ve eğitim tesisleri için yapı ayak izleri üzerinden poligonlar oluşturularak %50 hasar eşiği ile işlevsel yıkım analizi yapılmıştır. Mekansal otokorelasyonu belirlemek için Global Moran’s I katsayısı hesaplanmış ve silahların etki yarıçaplarına göre 25m ve 50m tampon bölge analizleri gerçekleştirilmiştir.
Çok Zamanlı Uyumlu Değişim Tespiti (CCD)Sentetik Açıklıklı Radar (SAR)Global Moran’s IUluslararası İnsancıl Hukuk (UİH)İşlevsel YıkımTahliye Koridoru
017 Ekim - 22 Kasım 2023 tarihleri arasında Gazze'deki sağlık tesislerinin %60,8'i, eğitim kurumlarının %68,2'si ve su tesislerinin %42,1'i doğrudan fiziksel hasar görmüştür(Asi et al., 2024, s. 2).
02İncelenen tesislerin yaklaşık üçte birinden fazlası (sağlıkta %35,1, eğitimde %40,2), yapı alanının en az yarısının tahrip olduğu işlevsel yıkım eşiğine ulaşmıştır(Asi et al., 2024, s. 2).
03Mekansal analizler, sivil altyapı hasarının rastgele bir dağılım göstermediğini ve sivil tesisler çevresinde istatistiksel olarak anlamlı (%1'den düşük tesadüf ihtimali) bir kümelenme sergilediğini kanıtlamıştır(Asi et al., 2024, s. 2).
04Gazze Şeridi'nin kuzey bölgelerinde yıkım oranları çok daha şiddetli olup, Kuzey Gazze valiliğindeki sağlık tesislerinin %88,2'si ve eğitim tesislerinin %79,3'ü hasar almıştır(Asi et al., 2024, s. 2).
05Güvenli bölge olarak tanımlanan Salah al-Din tahliye koridoru boyunca, yolun %11,6'lık kısmında sivil geçiş güvenliğini tehdit eden yakın mesafe hasarları tespit edilmiştir(Asi et al., 2024, s. 2).