İçeriğe geç

Nicel araştırma · 2023

Depresyon ve Anksiyete Bozukluklarında Öz-Anlayış

Self-Compassion in Depression and Anxiety Disorders

Okur sorusu

Depresyon ve anksiyete hastalarında öz-anlayış düzeyleri sağlıklı bireylerden nasıl farklılaşmaktadır?

Bu çalışmada, klinik ortama başvuran 100 depresyon ve 100 anksiyete bozukluğu hastası ile 100 sağlıklı kontrol karşılaştırılmıştır. Araştırma sonuçunda öz-anlayış puan ortancaları depresyon grubunda 60, anksiyete grubunda 71 ve sağlıklı kontrollerde 93 olarak saptanmış; her iki klinik grupta da öz-anlayışın benlik saygısı ve iyi oluşla pozitif, depresyon şiddetiyle negatif ilişkili olduğu gösterilmiştir.

Kaynak izi: (Gürsoy & AKKOYUN, 2023)

Öne çıkanlar

  • Depresyon ve anksiyete bozukluğu hastalarında öz-anlayış düzeyleri sağlıklı kontrollere kıyasla anlamlı derecede düşüktür.
  • En düşük öz-anlayış ve psikolojik iyi oluş puanları majör depresyon tanılı hasta grubunda gözlenmiştir.
  • Anksiyete bozukluğu hastalarında öz-anlayış düzeyi anksiyete şiddetinden ziyade eşlik eden depresif belirtilerle güçlü negatif korelasyon göstermektedir.
  • Öz-anlayış, tüm gruplarda psikolojik iyi oluşa kıyasla benlik saygısı ile daha kuvvetli bir pozitif ilişki sergilemektedir.
Yayın türü
Nicel araştırma
Yazarlar
Betül Kurtses Gürsoy ve Ayşe Zeynep AKKOYUN
Dergi / alan
Konuralp Tıp Dergisi · Sağlık Bilimleri
Yıl
2023
Örneklem
100 majör depresyon hastası, 100 anksiyete bozukluğu hastası ve 100 sağlıklı kontrol olmak üzere toplam 300 gönüllü katılımcı.
Veri kaynakları
DSM-5 için Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-5), Sosyodemografik Veri Formu, Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ), Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (PİOÖ), Öz…
Analiz yöntemi
SPSS 25 yazılımı kullanılarak Shapiro-Wilk normallik testi, normal dağılmayan değişkenler için ortanca ve çeyrekler arası aralık (Q1-Q3) sunumu, gruplar arası karşılaştırmalar ve…

İnceleme özeti

Duygu düzenleme süreçlerinin temel yapı taşlarından biri olan öz-anlayış, bireyin yaşadığı başarısızlık ve acı verici deneyimler karşısında kendisine öz-eleştiri yerine şefkatle yaklaşmasını ve bu durumları evrensel insan deneyiminin bir parçası olarak görmesini ifade eder. Psikopatoloji literatüründe öz-anlayış eksikliğinin majör depresyon ve anksiyete bozukluklarının gelişimi ile sürdürülmesinde kritik bir risk faktörü olduğu yönündeki teorik kabule rağmen, Türkiye'deki klinik örneklemlerde depresyon ve anksiyete tanılı olguların karşılaştırmalı analizine odaklanan nicel veriler oldukça kısıtlıdır. Bu çalışma, psikiyatri polikliniğine başvuran depresif ve anksiyöz olguların öz-anlayış, benlik saygısı ve psikolojik iyi oluş puanlarını sağlıklı bireylerle kıyaslayarak klinik tablo düzeyindeki özgün farklılıkları belirleme gereksiniminden doğmuştur.

Tanımlayıcı ve kesitsel bir ampirik araştırma olarak tasarlanan çalışmaya, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Polikliniğinde DSM-5 ölçütlerine göre majör depresyon tanısı alan 100 hasta, anksiyete bozukluğu tanısı alan 100 hasta ve 100 sağlıklı gönüllü olmak üzere toplam 300 katılımcı dahil edilmiştir. Veri toplama sürecinde Sosyodemografik Veri Formu, Beck Anksiyete Ölçeği, Beck Depresyon Ölçeği, Psikolojik İyi Oluş Ölçeği, Öz-Anlayış Ölçeği ve Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği uygulanmıştır. Gruplar arası normallik dağılımı Shapiro-Wilk testi ile incelenmiş, sürekli değişkenlerin grup karşılaştırmalarında medyan değerleri analiz edilmiş ve ölçek puanları arasındaki ilişkiler Pearson korelasyon katsayısı kullanılarak değerlendirilmiştir.

Bulgular, incelenen tüm ölçek skorlarında gruplar arasında istatistiksel olarak yüksek düzeyde anlamlı farklılıklar olduğunu göstermiştir (p<0.001). Öz-anlayış medyan düzeyleri sağlıklı kontrol grubunda 93 iken, anksiyete bozukluğu grubunda 71 ve depresyon grubunda 60 seviyesine düşmektedir. Depresyon grubundaki hastalar en düşük öz-anlayış, benlik saygısı ve psikolojik iyi oluş puanlarını sergilemiştir. Korelasyon analizlerinde depresyon hastalarında öz-anlayışın en güçlü pozitif ilişkiyi benlik saygısı ile (r=0.594, p<0.001), en güçlü negatif ilişkiyi ise depresyon şiddeti ile (r=-0.541, p<0.001) kurduğu saptanmıştır. Anksiyete bozukluğu grubunda da öz-anlayışın en yüksek terazi ilişkisi yine depresyon skoru ile negatif yönde (r=-0.586, p<0.001) gerçekleşmiştir.

Elde edilen sonuçlar, depresif belirtilerin varlığının öz-anlayış düzeyini anksiyete belirtilerine kıyasla daha baskın bir şekilde düşürdüğünü ve anksiyete hastalarında eşlik eden depresif semptomların öz-anlayış kapasitesini doğrudan zayıflattığını ortaya koymaktadır. Yazarlar, depresyon ve depresif öğeler taşıyan anksiyete vakalarının klinik psikoterapi süreçlerinde öz-anlayışı geliştirici müdahalelerin ön plana çıkarılmasının önemini vurgulamaktadır. Bu ampirik çalışma, Türk literatüründe klinik grupları doğrudan karşılaştıran geniş örneklemli yapısıyla öz-anlayış odaklı terapötik yaklaşımların teorik ve pratik gereksinimini destekleyen somut bir kanıt sunmaktadır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışmanın kuramsal çerçevesi Kristin Neff tarafından geliştirilen Öz-Anlayış Modeli üzerine kurulmuştur. Bu model öz-şefkat, ortak insanlık hissi ve bilinçli farkındalık unsurlarından oluşmaktadır. Ayrıca bireyin kendini değerlendirme biçimini ele alan Rosenberg'in Benlik Saygısı Kuramı ve Ryff ile Diener'in Psikolojik İyi Oluş Kuramı duygu düzenleme mekanizmaları çerçevesinde bütünleştirilmiştir.

Makalenin ele aldığı literatür

Araştırma; öz-anlayışın ruh sağlığındaki koruyucu rolünü vurgulayan Neff (2003), Krieger ve arkadaşları (2013, 2016), Van Dam ve arkadaşları (2011) ve Ferrari ve arkadaşlarının (2018) çalışmaları ile benlik saygısı ve depresyon arasındaki karşılıklı ilişkiyi gösteren Sowislo ve Orth (2013) literatürüne dayanmaktadır. Ayrıca Türkiye adaptasyon çalışmaları çerçevesinde Deniz, Kesici ve Sümer (2008), Ulusoy (1998), Hisli (1989), Telef (2013) ve Çuhadaroğlu (1986) tarafından yürütülen geçerlik-güvenirlik araştırmaları ele alınmıştır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, depresyon ve anksiyete bozuklukları tanılı hastalarda öz-anlayış, psikolojik iyi oluş ve benlik saygısı düzeylerini belirlemek ve bu değişkenler arasındaki ilişkileri sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırmalı olarak ortaya koymaktır (Gürsoy & AKKOYUN, 2023).

Yöntem ve yaklaşım

Çalışma, majör depresyon ve anksiyete bozukluğu tanılı klinik hastalar ile sağlıklı kontrollerde öz-anlayış, benlik saygısı ve psikolojik iyi oluş düzeylerini karşılaştıran nicel, kesitsel ve ilişkisel bir araştırma deseni benimsemiştir (Gürsoy & AKKOYUN, 2023).

Evren veya inceleme alanı
Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Psikiyatri Polikliniğine başvuran 18-65 yaş arası majör depresyon veya anksiyete bozukluğu tanılı hastalar ile sağlıklı bireyler.
Örneklem veya araştırma materyali
100 majör depresyon hastası, 100 anksiyete bozukluğu hastası ve 100 sağlıklı kontrol olmak üzere toplam 300 gönüllü katılımcı.
Veri toplama süreci
DSM-5 için Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-5), Sosyodemografik Veri Formu, Beck Anksiyete Ölçeği (BAÖ), Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (PİOÖ), Öz Anlayış Ölçeği (ÖZAN) ve Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği (RBSÖ).
Veri analiz yöntemi
SPSS 25 yazılımı kullanılarak Shapiro-Wilk normallik testi, normal dağılmayan değişkenler için ortanca ve çeyrekler arası aralık (Q1-Q3) sunumu, gruplar arası karşılaştırmalar ve korelasyon analizi için Pearson korelasyon testi yapılmıştır.
Öz-AnlayışBenlik SaygısıPsikolojik İyi OluşDepresyon ŞiddetiAnksiyete Şiddeti

Bulgular

  1. Öz-anlayış düzeylerinin ortanca değerleri gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermiş; depresyon grubunda 60, anksiyete grubunda 71 ve sağlıklı kontrollerde 93 olarak ölçülmüştür (Gürsoy & AKKOYUN, 2023).

  2. Depresyon hastalarında öz-anlayış düzeyi benlik saygısı ile güçlü pozitif bir korelasyon (r=0 594) gösterirken, depresyon şiddeti ile güçlü negatif bir ilişki (r=-0. 541) sergilemiştir. (Gürsoy & AKKOYUN, 2023).

  3. Anksiyete bozukluğu tanılı hastalarda öz-anlayış düzeyi en güçlü negatif korelasyonunu depresyon puanı ile (r=-0 586) kurarken, ikinci en güçlü pozitif ilişkisini benlik saygısı ile (r=0. 576) yapmıştır. (Gürsoy & AKKOYUN, 2023).

  4. Psikolojik iyi oluş ve benlik saygısı puanları hem depresyon hem anksiyete grubunda sağlıklı kontrollere göre anlamlı derecede düşük bulunmuş, en düşük psikolojik iyi oluş puanı depresyon grubunda kaydedilmiştir (Gürsoy & AKKOYUN, 2023).

Tartışma ve sonuç

Çalışmanın bulguları, klinik gruplardaki öz-anlayış düzeylerinin sağlıklı kontrollere göre belirgin şekilde düşük olduğunu ve depresyon hastalarının anksiyete hastalarına kıyasla daha düşük öz-anlayış puanına sahip olduğunu göstermektedir.

Yazarlar bu tabloyu, depresif duygu durumun bireyin öz-eleştiri ve olumsuz öz-değerlendirme eğilimini artırmasıyla açıklamakta; depresyonun öz-anlayış üzerindeki baskılayıcı etkisinin anksiyete belirtilerine göre daha güçlü seyrettiğini ifade etmektedir.

Tartışma bölümünde bu sonuçlar literatürle ilişkilendirilmiş; anksiyete hastalarında da eşlik eden depresif semptomların öz-anlayışı anksiyete semptomlarından daha fazla öngördüğü tespit edilerek duygu düzenleme güçlüklerinin ortak yapısına dikkat çekilmiştir.

Sonuç olarak, kesitsel tasarımın neden-sonuç ilişkisini sınırlamasına rağmen, ulaşılan korelasyonlar klinik psikiyatri uygulamasında ve psikoterapi süreçlerinde öz-anlayış odaklı yaklaşımların merkeze alınmasının önemini net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Yazarlar, elde ettikleri bulguları Baker ve arkadaşlarının (2019) çalışmasıyla karşılaştırarak yüksek öz-anlayışın öz-eleştiriyi ve olumsuz benlik değerlendirmesini azalttığını, bu durumun da depresyon hastalarında benlik saygısını destekleyici bir mekanizma işlevi gördüğünü vurgulamaktadır (Gürsoy & AKKOYUN, 2023).

Yazarların ulaştığı sonuç

Yazarlar, depresyon ve anksiyete bozukluklarında öz-anlayış seviyesinin belirgin şekilde düştüğünü; özellikle depresif belirtilerin eşlik ettiği durumlarda öz-anlayışın psikolojik iyi oluş ve benlik saygısı ile kurduğu güçlü ilişkiler nedeniyle tedavi süreçlerinde öz-anlayışı geliştiren psikoterapötik müdahalelere öncelik verilmesinin kritik bir gereklilik olduğunu sonuçuna varmışlardır (Gürsoy & AKKOYUN, 2023).

Literatürdeki yeri

Bu makale, klinik psikoloji ve psikiyatri literatüründe öz-anlayışın duygu düzenleme işlevini ampirik bir çerçevede klinik örneklem üzerinden sınayarak literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Uluslararası araştırmalar çoğunlukla klinik dışı ve öğrenci örneklemlerinde yürütülmüşken, bu çalışma majör depresyon ve anksiyete bozukluğu tanısı almış hasta gruplarını sağlıklı kontrollerle doğrudan karşılaştırmaktadır. Çalışma, öz-anlayışın yalnızca genel psikolojik sağlığın bir göstergesi olmadığını, depresif bozukluklar ve anksiyete bozukluklarındaki semptom şiddeti, benlik saygısı ve psikolojik iyi oluş seviyeleriyle doğrudan ilişkili dinamik bir klinik değişken olduğunu ampirik verilerle kanıtlamaktadır.

Çalışma, Neff tarafından ortaya konulan öz-anlayış kuramsal modelini ve klinik psikopatoloji literatüründeki önceki bulguları temel almaktadır. Depresif ve anksiyöz bireylerin kendilerine yönelik katı ve yargılayıcı tutumlarını inceleyen geçmiş araştırmalarla paralellik gösteren çalışma, öz-anlayışın depresyon hastalarında anksiyete hastalarına kıyasla belirgin derecede daha düşük olduğunu göstererek literatürü ilerletmektedir. Ayrıca anksiyete hastalarında eşlik eden depresif belirtilerin öz-anlayışı anksiyete semptomlarından daha güçlü öngördüğünü saptayarak, Krieger ve arkadaşlarının yanı sıra Van Dam ve ekibinin transdiyagnostik duygu düzenleme üzerine yaptığı kuramsal vurguları desteklemekte ve klinik düzeyde somutlaştırmaktadır.

Bir literatür taramasında veya tez çalışmasında bu araştırma, klinik tanı almış hasta gruplarında öz-anlayışın koruyucu ve düzenleyici rolünü gösteren birincil ampirik kaynak olarak işlev görür. Türkiye'deki klinik örneklemlerde yürütülen kısıtlı sayıdaki araştırmadan biri olması sebebiyle, kültürlerarası ve bölgesel psikiyatri yazınına özgün bir katkı sunar. Araştırmanın bulguları, psikoterapötik müdahalelerde öz-anlayış geliştirici tekniklerin depresif belirtileri azaltmada ve benlik saygısını yükseltmedeki kritik yerini vurgulayarak, kuramsal modeller ile klinik uygulama arasındaki köprüyü güçlendirir.

Sözlük

Self-compassion · Öz-Anlayış
Kişinin zorlu ve sıkıntılı deneyimlerde kendisine karşı nazik, anlayışlı ve yargısız yaklaşması durumunu ifade eden duygusal düzenleme stratejisi.
Self-esteem · Benlik Saygısı
Bireyin kendi değerine ilişkin olumlu ve olumsuz tutumlarının, öz-sevgi ve öz-yeterlilik boyutlarıyla bütünsel değerlendirmesi.
Psychological Well-Being · Psikolojik İyi Oluş
Bireyin kendini gerçekleştirmesi, kaliteli ilişkiler kurması ve hayatına anlam katarak işlevselliğini sürdürmesi hali.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · literatüre-reviewKlinik depresyon ve anksiyete tanılı hastalarda öz-anlayış düzeyleri sağlıklı bireylere kıyasla anlamlı derecede düşüktür.

Bu veri, psikopatoloji literatüründe öz-anlayış eksikliğinin klinik tanılarla ilişkisini ampirik olarak göstermek için kullanılabilir (Gürsoy & AKKOYUN, 2023).

Majör Depresyon Hastalarında Öz-Anlayış Odaklı Psikoterapi Müdahalesinin Semptom Şiddeti Üzerindeki Etkisi

Araştırma sorusu
Majör depresyon tanılı yetişkin hastalarda 8 haftalık öz-anlayış odaklı grup terapisinin öz-anlayış, benlik saygısı ve depresyon şiddeti üzerindeki etkisi nedir?
Yöntem taslağı
Çalışma deseni ön test-son test kontrol gruplu deneysel desendir. Örneklem büyüklüğü güç analizi ile belirlenecek olup, majör depresyon tanılı hastalar rastgele deney ve kontrol gruplarına atanacaktır. Veriler Öz-Anlayış Ölçeği ve Beck Depresyon Envanteri ile toplanıp tekrarlı ölçümler ANOVA ile analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin tartışma ve sonuç bölümünde yazarların, tedaviye öz-anlayış psikoterapötik müdahalelerinin eklendiği takip çalışmalarının yapılması yönündeki doğrudan gelecek araştırma çağrısından türetilmiştir (Gürsoy & AKKOYUN, 2023).

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeveDepresyon hastalarında öz-anlayış düzeyi anksiyete hastalarına göre daha düşük seyretmektedir ve depresif semptomlar öz-anlayışı daha güçlü etkilemektedir.

Duygu düzenleme modellerinde depresif duygu durumun öz-anlayış üzerindeki özgün baskılayıcı etkisini kuramsal olarak temellendirmede yararlanılabilir (Gürsoy & AKKOYUN, 2023).

Anksiyete Bozukluklarında Eşlik Eden Depresif Belirtilerin Öz-Anlayış ve Duygu Düzenleme Güçlüğü Üzerindeki Boylamsal Etkisi

Araştırma sorusu
Anksiyete bozukluğu hastalarında komorbid depresif semptomlar öz-anlayış düzeyindeki 6 aylık değişimi nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Prospektif kohort deseni uygulanacaktır. Güç analiziyle belirlenen anksiyete hastaları 6 ay boyunca izlenecektir. Veriler baseline ve 6. ayda SCID-5, ÖZAN ve BDÖ ile toplanacak, zaman içerisindeki değişimler ve depresif semptomların yordayıcı gücü çoklu regresyon ve izleme analizleriyle değerlendirilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede anksiyete hastalarında eşlik eden depresif semptomların öz-anlayışı anksiyeteden daha güçlü öngördüğü yönündeki ampirik bulgudan türetilmiştir (Gürsoy & AKKOYUN, 2023).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaAnksiyete bozukluğu olan bireylerde eşlik eden depresif belirtiler öz-anlayış seviyesini anksiyete belirtilerine kıyasla daha güçlü bir şekilde düşürmektedir.

Anksiyete ve depresyonun eş hastalanım gösterdiği klinik durumlarda terapötik hedeflerin belirlenmesini tartışırken kanıt olarak sunulabilir (Gürsoy & AKKOYUN, 2023).

Klinik Popülasyonda Benlik Saygısı ve Öz-Anlayış Arasındaki Aracılık İlişkisinin Psikolojik İyi Oluş Üzerindeki Etkisi

Araştırma sorusu
Depresyon ve anksiyete hastalarında benlik saygısının öz-anlayış ile psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkide aracılık rolü var mıdır?
Yöntem taslağı
İlişkisel tarama modeline dayalı klinik araştırma tasarımıdır. Veri doygunluğu ve güç analizi ölçütlerine göre belirlenecek psikiyatri poliklinik hastalarından veriler ölçeklerle toplanacak; yapısal eşitlik modellemesi (YEM) ve Bootstrap aracılık analizi teknikleriyle test edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede öz-anlayışın tüm gruplarda en güçlü korelasyonu benlik saygısı ile göstermesi ve psikolojik iyi oluş ile anlamlı ilişkiler kurması bulgusundan türetilmiştir (Gürsoy & AKKOYUN, 2023).

Kaynakça

  1. Baker, D. A., Caswell, H. L., & Eccles, F. J. R. (2019). Self-compassion and depression, anxiety, and resilience in adults with epilepsy. Epilepsy & Behavior, 90, 154-161.

Bu konudaki diğer çalışmalar

Klinik ve Halk SağlığıNitel araştırma · 2024

Sahra altı afrika üzerine ne biliyoruz?

Grup kişilerarası terapi, hem hastalar hem de kolaylaştırıcılar tarafından başarılı ve faydalı olarak algılanmıştır. Hastalar olumlu deneyimler ve sürdürülebilir sonuçlar bildirmiş, depresif semptomların ötesinde sosyal ve profesyonel yaşamlarında iyileşmeler ve nüksü önleme becerileri geliştirmiştir.

Charlotte Bernard ve 15 yazar · Frontiers in Public Health · Sağlık Bilimleri