İçeriğe geç

Nicel araştırma · 2014

Kalite Göstergelerinin Kalite İyileştirmede Kullanımı: Hastane Personelinin Perspektifi

Using quality measures for quality improvement: the perspective of hospital staff.

Okur sorusu

İran hastanelerindeki personelin kalite göstergelerinin kullanımı ve iyileştirme süreçlerine yönelik temel yaklaşımları nelerdir?

İran'daki 48 hastanede yapılan bu çalışmada, personelin kalite göstergelerinin önemine inanmasına rağmen pratikte kullanım oranının yüzde 68 ile sınırlı kaldığı tespit edilmiştir. Klinik süreç göstergeleri yüzde 57 ile en az kullanılan grup olurken, klinik personel idari personele göre göstergeleri daha yüksek oranda (yüzde 80'e karşılık yüzde 71) uygulamakta ve veri mevcudiyetine daha fazla güvenmektedir.

Kaynak izi: (Hashjin et al., 2014) · (Hashjin et al., 2014)

Öne çıkanlar

  • Kalite göstergelerinin kullanımı yüzde 68 düzeyinde olup, teorik farkındalık ile pratik uygulama arasında bir boşluk bulunmaktadır.
  • Klinik süreç ve etkililik göstergeleri, örgütsel ve hasta güvenliği göstergelerine göre anlamlı derecede daha az kullanılmaktadır.
  • İdari personelin kalite göstergelerine yönelik algısı, klinik personele göre daha düşük kullanım ve önem seviyeleri içermektedir.
  • Gösterge ölçümü için uzman personel yetersizliği, sistemin etkin bir şekilde uygulanması önündeki en büyük yapısal engeldir.
  • Kalite iyileştirme için göstergelerin dış denetim (summative) yerine kurum içi gelişim (formative) amaçlı kullanılması teşvik edilmelidir.
Yayın türü
Nicel araştırma
Yazarlar
Asgar Aghaei Hashjin ve 6 yazar
Dergi / alan
Sağlık Bilimleri
Yıl
2014
Örneklem
48 hastanede görevli, anketleri eksiksiz dolduran 93 ön hat çalışanı (hastane yöneticileri, doktorlar, hemşireler, kalite iyileştirme sorumluları).
Veri kaynakları
Uzman paneli tarafından geliştirilen, 27 kalite göstergesini 7 farklı tema (kullanım, önem, bilimsel temel, veri varlığı vb.) üzerinden sörgülayan Farsça anket formu.
Analiz yöntemi
SPSS yazılımı kullanılarak gerçekleştirilen betimsel istatistikler ve gruplar arası farkları belirlemek için kullanılan Pearson ki-kare testleri.

İnceleme özeti

Sağlık hizmetlerinde kalitenin ölçülmesi ve izlenmesi, küresel ölçekte sağlık sistemlerinin performansını artırma ve şeffaflığı sağlama amacının temel bir unsurudur. Kalite göstergeleri bir yandan devlet, sigorta kurumları ve hastalar karşısında dış hesap verebilirliği artıran özetleyici amaçlara hizmet ederken, diğer yandan hastane içinde klinik süreçlerin ve bakım standartlarının sürekli geliştirilmesini sağlayan biçimlendirici işlevler üstlenmektedir. Ancak, merkezi otoritelerce belirlenen ve yukarıdan aşağıya bir yaklaşımla yürürlüğe konulan kalite değerlendirme programlarında, göstergelerin sahadaki uygulayıcısı olan klinik ve idari personelin görüşlerinin alınmaması uygulamada ciddi aksaklıklara yol açabilmektedir. Bu durum, göstergelerin teorik geçerliliği ile pratik kullanımı arasında bir kopukluk yaratmakta ve göstergelerin içsel kalite iyileştirme aracı olmaktan ziyade yalnızca dış denetim zorunluluğu olarak algılanmasına neden olmaktadır.

Bu araştırmanın temel amacı, İran genelindeki 48 genel ve uzmanlaşmış hastanede görev yapan 93 ön hat çalışanının (hastane yöneticileri, hemşire yöneticileri, hekimler, hemşireler, kalite iyileştirme ve tıbbi kayıt görevlileri) 27 farklı kalite göstergesine ilişkin görüşlerini incelemektir. Kesitsel bir tasarım taşıyan çalışmada veriler, 2009-2010 yılları arasında uzman paneli tarafından belirlenen 7 örgütsel, 6 klinik süreç ve 12 sonuç göstergesini kapsayan yapılandırılmış bir anket aracılığıyla toplanmıştır. Anket çerçevesinde göstergelerin kullanım düzeyi, algılanan önemi, bilimsel dayanağı, veri bulunabilirliği, veri toplama fizibilitesi, maliyet-yarar dengesi ve yetişmiş personel varlığı olmak üzere yedi ana tema analiz edilmiştir. Elde edilen veriler idari personel, klinik personel ve diğer sağlık profesyonelleri grupları arasında Pearson kay-kare testi kullanılarak istatistiksel heterojenlik bakımından karşılaştırılmıştır.

Araştırma bulguları, katılımcıların ortalama %68'inin hastanelerinde kalite göstergelerini pratik olarak kullandığını bildirdiğini göstermektedir. Gösterge türlerine göre kullanım oranları incelendiğinde; örgütsel göstergelerin %75, sonuç göstergelerinin (hasta merkezlilik %86, hasta güvenliği %72, klinik etkililik %66) ve klinik süreç göstergelerinin ise yalnızca %57 oranında kullanıldığı saptanmıştır. İdari personel ile klinik personel arasında yapılan karşılaştırmada, klinik personelin kalite göstergelerini kullanma oranının idari personele göre anlamlı derecede yüksek olduğu belirlenmiştir. Ayrıca bakanlık tarafından uygulanan zorunlu göstergelerin kullanım oranı %74 iken, gönüllü göstergelerin kullanım oranı %68 olarak ölçülmüştür. Katılımcıların %89'dan fazlası göstergelerin bilimsel arka planını yeterli bulmasına ve %80'den fazlası göstergeleri önemli olarak değerlendirmesine rağmen, yetişmiş personel eksikliği ve klinik süreçlerin izlenmesindeki yetersizlikler pratik kullanımı kısıtlamaktadır.

Çalışmanın tartışma ve sonuç bölümlerinde, kalite göstergelerinin İran hastanelerinde ağırlıklı olarak dış denetim ve hesap verebilirlik amaçlı kullanıldığı, içsel kalite iyileştirme süreçlerine katkısının ise sınırlı kaldığı vurgulanmaktadır. Yazarlar, kalite göstergelerinin biçimlendirici yararlarını artırmak için hastane düzeyinde ortak bir kalite kültürü ile paylaşılan bir sahiplenme duygusunun oluşturulması gerektiğini ifade etmektedir. Literatür taraması açısından bu çalışma, gelişmekte olan ülkelerdeki performans ölçüm sistemlerinin başarısında ön hat çalışanlarının karar süreçlerine katılımının ve özellikle klinik süreç ile etkililik göstergelerine odaklanmanın kritik rolünü ampirik olarak kanıtlamaktadır. Sağlık yönetimi ve hastane akreditasyonu alanında çalışan araştırmacılar için bu eser, top-down uygulamaların sınırlılıklarını gösteren ve alt kademe personelin algılarını ölçen nitelikli bir referans kaynağı niteliğindedir.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, Donabedian'ın yapı-süreç-sonuç kalite değerlendirme kuramsal yaklaşımı ile toplumsal tıp ve sağlık yönetimi literatüründeki biçimlendirici (formative) ve özetleyici (summative) performans ölçüm kuramlarına dayanmaktadır. Göstergeler örgütsel, klinik süreç ve sonuç (klinik etkililik, hasta güvenliği ve hasta merkezlilik) boyutlarında sınıflandırılarak saha çalışanlarının katılımı ve algısının uygulanabilirlik üzerindeki etkisi incelenmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, hastanelerde performans ölçümü ve kalite göstergelerinin uygulanmasında karşılaşılan engelleri inceleyen uluslararası literatürü ele almaktadır. Özellikle top-down (yukarıdan aşağıya) uygulanan zorunlu performans sistemlerinin sahadaki klinik ve idari personel tarafından benimsenme düzeyini ve çalışanların gösterge geliştirme süreçlerine dahil edilmemesinin doğurduğu uygulama kopukluklarını odağına almaktadır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu çalışma, İran hastanelerinde görev yapan farklı unvanlardaki ön hat çalışanlarının; örgütsel, klinik süreç ve klinik sonuç kalite göstergelerinin kullanımı, önemi, bilimsel temeli, veri varlığı, veri toplama fizibilitesi, maliyet-yarar dengesi ve uzman personel varlığı konularındaki görüşlerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır (Hashjin et al., 2014).

Yöntem ve yaklaşım

Araştırma, 2009-2010 döneminde İran'daki 48 genel ve uzmanlık hastanesinde görev yapan 93 ön hat çalışanının katılımıyla gerçekleştirilen, anket tabanlı ve kesitsel nitelikte nicel bir çalışmadır (Hashjin et al., 2014).

Evren veya inceleme alanı
İran'daki 75 farklı hastaneden seçilen, idari ve klinik birimlerde görev yapan hastane personeli.
Örneklem veya araştırma materyali
48 hastanede görevli, anketleri eksiksiz dolduran 93 ön hat çalışanı (hastane yöneticileri, doktorlar, hemşireler, kalite iyileştirme sorumluları).
Veri toplama süreci
Uzman paneli tarafından geliştirilen, 27 kalite göstergesini 7 farklı tema (kullanım, önem, bilimsel temel, veri varlığı vb.) üzerinden sörgülayan Farsça anket formu.
Veri analiz yöntemi
SPSS yazılımı kullanılarak gerçekleştirilen betimsel istatistikler ve gruplar arası farkları belirlemek için kullanılan Pearson ki-kare testleri.
Kalite göstergeleriKlinik süreç yönetimiHesap verebilirlikHasta güvenliğiVeri toplama fizibilitesi

Bulgular

  1. Çalışmaya katılan hastane personelinin kalite göstergelerini pratikte kullanım oranı ortalama yüzde 68 düzeyinde kalmıştır; katılımcıların büyük çoğunluğu bu göstergelerin bilimsel temelini ve önemini onaylamasına rağmen teori ile uygulama arasında bir boşluk olduğu tespit edilmiştir (Hashjin et al., 2014).

  2. Klinik süreç göstergelerinin kullanım oranı yüzde 57 ile örgütsel (yüzde 75) ve klinik sonuç (yüzde 71) göstergelerine kıyasla anlamlı derecede düşük bulunmuştur; bu durum klinik süreçlerin şeffaflık eksikliği ve personel katılımının yetersizliği ile açıklanmaktadır (Hashjin et al., 2014).

  3. Klinik personelin kalite göstergelerini kullanım düzeyi yüzde 80 ile idari personele (yüzde 71) göre anlamlı şekilde daha yüksektir; ayrıca klinik personel, verilerin mevcudiyeti ve veri toplama fizibilitesi konularında idari personele göre daha olumlu bir algıya sahiptir (Hashjin et al., 2014).

  4. Zorunlu göstergelerin kullanım oranı yüzde 74 ile gönüllü göstergelere (yüzde 68) göre daha yüksektir; ancak dış değerlendirme programı kapsamında zorunlu olan yedi ana göstergenin bile katılımcıların yalnızca yüzde 44 ü tarafından aktif olarak uygulandığı rapor edilmiştir (Hashjin et al., 2014).

  5. Hastane personeli, kalite göstergelerinin ölçümü için gerekli olan verilerin mevcudiyeti konusunda nispeten hemfikir olsa da, bu göstergelerin düzenli takibi için uzman personel eksikliğini uygulamadaki en büyük engellerden biri olarak görmektedir (Hashjin et al., 2014).

Tartışma ve sonuç

Araştırma bulguları, hastane personelinin kalite göstergelerini teorik olarak değerli bulması ile bu araçları günlük iş süreçlerine entegre etmesi arasında belirgin bir uyumsuzluk olduğunu göstermektedir. Yazarlar bu durumu, göstergelerin çoğunlukla yukarıdan aşağıya bir yaklaşımla dikte edilmesine ve personelin bu araçların geliştirilme aşamasına dahil edilmemesine bağlamaktadır.

Klinik ve idari personel arasındaki görüş ayrılıkları, sistemin başarısı için disiplinler arası bir anlayış birliğinin önemini vurgulamaktadır. Klinik personelin gösterge kullanımına daha yatkın olması, bu grubun hasta başındaki süreçlerin doğrudan çıktılarıyla ilgilenmesinden kaynaklanırken; idari personelin klinik süreç göstergelerine olan ilgisizliği, kurum içi kalite kültürü önündeki temel engellerden biri olarak değerlendirilmektedir.

Klinik süreç ve etkililik göstergelerinin kullanımındaki düşüklük, hastanelerin performansını sadece örgütsel çıktılar üzerinden okumaya çalıştığını ortaya koymaktadır. Yazar, bu durumun iyileştirme faaliyetlerinin kalbine inilmesini engellediğini ve klinik sonuçlardaki olumsuzlukların kök nedenlerini belirlemek için süreç odaklı ölçümlerin zorunlu hale getirilmesi gerektiğini savunmaktadır.

Sonuç olarak, sadece zorunlu kılma yoluyla kalite iyileştirme sağlanamayacağı; bunun yerine personelin kendini sistemin sahibi hissettiği, öğrenme odaklı ve cezalandırıcı olmayan bir kurumsal yapının inşa edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Dışsal hesap verebilirlik ile içsel gelişim amaçları arasındaki dengenin kurulması, İran sağlık sistemindeki kalite dönüşümünün anahtarı olarak sunulmaktadır.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Çalışma, Shaller (2004) tarafından yürütülen araştırmalarla uyumlu olarak, hastane personelinin kalite göstergelerini teorik düzeyde bilimsel ve önemli bulmasına rağmen pratikte uygulama noktasında motivasyon ve zaman kısıtları gibi zorluklar yaşadığını ortaya koymaktadır (Hashjin et al., 2014).

Araştırma sonuçları, Weiner ve ark. (2006) tarafından yapılan çalışmalarla paralel şekilde, kalite iyileştirme süreçlerinin başarısı ile uzman personel varlığı ve personel katılımı arasındaki kritik ilişkiyi, İran bağlamındaki personel eksikliği üzerinden doğrulamaktadır (Hashjin et al., 2014).

Makalede sunulan bulgular, De Vos ve ark. (2010) tarafından elde edilen verileri destekler nitelikte olup, klinik süreç ve etkililik göstergelerinin örgütsel göstergelere göre daha az kullanılmasının personel farkındalığı eksikliği ve kanıta dayalı geliştirme zorluklarından kaynaklandığını vurgulamaktadır (Hashjin et al., 2014).

Yazarların ulaştığı sonuç

İran hastanelerinde kalite göstergelerinin önemine dair genel bir farkındalık bulunsa da, mevcut kullanımın temel amacı klinik iyileştirmeden ziyade dış hesap verebilirlik süreçlerini karşılamaktır. Sistemin etkinliğini artırmak için gösterge geliştirme süreçlerine personel katılımı sağlanmalı, ortak bir kalite kültürü oluşturulmalı ve örgütsel verilerle birlikte klinik süreç ile etkililik göstergelerinin kullanımına daha fazla odaklanılmalıdır (Hashjin et al., 2014).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, gelişmekte olan ülke sağlık sistemlerinde yukarıdan aşağıya dikte edilen kalite gösterge sistemlerinin saha düzeyindeki karşılığını ampirik verilerle çözümleme işlevi görür. Literatürde genellikle gelişmiş ülke deneyimleriyle sınırlı kalan kalite göstergesi algı araştırmalarını, İran örneği üzerinden ampirik bir zemine taşır. Klinik süreç, örgütsel yapı ve klinik sonuç göstergelerinin farklı çalışan grupları arasındaki kullanım ve algı biçimlerini karşılaştırarak, dış hesap verebilirlik ile kurum içi biçimlendirici kalite iyileştirme arasındaki makası görünür kılar.

Çalışma, Donabedian'ın yapı-süreç-sonuç kuramsal modelini temel almakta ve Dünya Sağlık Örgütü'nün PATH projesi ile OECD kalite çerçevelerinden beslenmektedir. Önceki literatürde vurgulanan kalite göstergelerinin teknik geçerliliği hususunun ötesine geçerek, Shortell ve Blumenthal gibi araştırmacıların dikkat çektiği hekim ve klinik personel katılımı eksikliğinin pratik sonuçlarını doğrulamaktadır. Zorunlu ve gönüllü göstergeler arasındaki farkı inceleyerek, sadece mevzuat zorunluluğunun uygulamada başarı getirmeyeceğini, sahiplenme ve kurumsal kültür eksikliğinin uygulama engeli yarattığını gösterir.

Sağlık yönetimi ve kalite iyileştirme literatür taramalarında bu araştırma, kalite politikalarının mevzuat düzeyindeki tasarımı ile saha uygulaması arasındaki makası nicel verilerle ortaya koyan kilit bir referans işlevi görür. Araştırmacılara, hastanelerde içsel kalite kültürünün oluşturulabilmesi için klinik süreç göstergelerine verilen önemin artırılması gerektiğini gösterir. Ayrıca idari ve klinik personel arasındaki algısal ayrışmayı somut verilerle belgeleyerek, gelecekteki nitel ve nicel müdahale araştırmaları için kuramsal bir dayanak sunar.

Sözlük

Quality Indicator · Kalite Göstergesi
Sağlık hizmetlerinin kalitesini ölçmek ve izlemek için kullanılan, bilimsel temelli nicel ölçütlerdir.
Formative Use · Biçimlendirici Kullanım
Kalite verilerinin kurum içi süreçleri iyileştirmek, hataları izlemek ve performansı geliştirmek amacıyla kullanılmasıdır.
Summative Use · Özetleyici Kullanım
Kalite verilerinin dış paydaşlara hesap vermek veya yasal zorunlulukları karşılamak amacıyla sunulmasıdır.
Accountability · Hesap Verebilirlik
Hastanelerin sundukları hizmetin kalitesi ve sonuçları konusunda paydaşlara karşı sorumlu olmasıdır.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · literatüre-reviewHastanelerde kalite göstergelerinin varlığı, bu araçların günlük klinik uygulamada etkin biçimde kullanıldığı anlamına gelmemektedir.

Bu çalışma, hastanelerde göstergelerin bilimsel temeli yüksek görülse de pratik kullanım oranının ortalama yüzde 68 seviyesinde kaldığını göstererek ampirik kanıt sağlar (Hashjin et al., 2014).

Klinik Süreç Göstergelerinin Kullanımını Artırmaya Yönelik Eğitim ve Kurumsal Geri Bildirim Müdahalesinin Değerlendirilmesi

Araştırma sorusu
Hastanalerde klinik çalışanlara yönelik yapılandırılmış geri bildirim ve süreç göstergesi eğitimleri, klinik süreç göstergelerinin pratik kullanım oranlarını ve algılanan önemini nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Yarı deneysel ön test-son test kontrol gruplu tasarım. Örneklem büyüklüğü güç analizi ile belirlenecek iki kamu hastanesindeki cerrahi ve dahili klinik personeli kapsayacaktır. Veriler müdahale öncesi ve sonrasında anket ve süreç takip formlarıyla toplanacak, bağımlı gruplarda t-testi ve WILCOXON analizleri yapılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalede klinik süreç göstergelerinin kullanım oranının yüzde 57 ile en düşük seviyede kaldığı ve çalışanların bu göstergelere daha az önem verdiği tespit edilmiştir. Bu açık sınırlılık ve bulgu, davranışsal bir müdahale araştırması için doğrudan gerekçe oluşturmaktadır (Hashjin et al., 2014).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaKlinik süreç göstergeleri, örgütsel ve sonuç göstergelerine kıyasla hastane çalışanları tarafından en az kullanılan ve en az önem verilen gruptur.

Yazarların elde ettiği yüzde 57'lik kullanım oranı, süreç odaklı kalite geliştirme çalışmalarının saha düzeyindeki zayıflığını tartışmak için literatür kaynağı olarak kullanılır (Hashjin et al., 2014).

İdari ve Klinik Hastane Çalışanlarının Kalite Göstergesi Kullanımındaki Ayrışmaların Nitel İncelemesi

Araştırma sorusu
Klinik personel ile idari yöneticiler arasında kalite göstergelerinin kullanımı ve veri mevcudiyetine ilişkin gözlemlenen algı farklılıklarının altında yatan kurumsal ve kültürel etmenler nelerdir?
Yöntem taslağı
Nitel fenomenolojik araştırma deseni. Örneklem boyutu veri doygunluğuna ulaşılan noktaya kadar devam edecek; 15 hastane yöneticisi ve 15 klinik çalışan ile derinlemesine görüşmeler yapılacaktır. Veriler tematik analiz yöntemiyle çözümlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makale bulgularında klinik personelin gösterge kullanım oranları idari personele göre anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur (örneğin örgütsel göstergelerde yüzde 80'e karşı yüzde 71). Bu algı farkının derinlemesine nedenleri nicel verilerle açıklanamadığından nitel bir çalışma gereklidir (Hashjin et al., 2014).

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeveİdari personel ile klinik çalışanlar arasında kalite göstergelerinin önemi ve kullanımına dair anlamlı bir algı farklılığı bulunmaktadır.

Çalışmada klinik personelin gösterge kullanım oranlarının idari personele göre anlamlı derecede yüksek çıktığı verisi, kurumsal rol farklılıklarını açıklamakta kullanılır (Hashjin et al., 2014).

Kalite Göstergelerinin Ölçümünde Uzman Personel Tahsisinin Veri Kalitesi ve Gösterge Sürdürülebilirliğine Etkisi

Araştırma sorusu
Hastanelerde sadece kalite gösterge takibiyle görevlendirilmiş adanmış personel varlığı, gösterge kullanım oranlarını ve veri toplama fizibilitesini nasıl değiştirmektedir?
Yöntem taslağı
Çoklu durum çalışması (multiple case study) deseni. Adanmış kalite personeli bulunan ve bulunmayan 4 hastane seçilerek nitel ve nicel veri toplama teknikleri (anket, doküman incelemesi) birlikte kullanılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Yazarlar tartışma bölümünde, göstergelerin bilimsel kabul görmesine rağmen uygulamaya aktarılamamasındaki ana engel olarak adanmış personel eksikliğini ve insan kaynağı kısıtlarını göstermektedir (Hashjin et al., 2014).

Kaynakça

  1. Shaller, D. (2004). Implementing and Using Quality Measures for Children’s Health Care: Perspectives on the State of the Practice. Pediatrics, 113(Suppl 1), 217-227.
  2. Weiner, B. J., Alexander, J. A., Shortell, S. M., Baker, L. C., & Becker, M. (2006). Quality improvement implementation and hospital performance on quality indicators. Health Services Research, 41(2), 307-334.
  3. De Vos, M. L. G., Van der Veer, S. N., Graafmans, W. C., De Keizer, N. F., Jager, K. J., et al. (2010). Implementing quality indicators in intensive care units: exploring barriers to and facilitators of behaviour change. Implementation Science, 5(1), 52.

Bu konudaki diğer çalışmalar