Küresel halk sağlığı literatüründe inme ve kardiyovasküler hastalıkların yükü, epidemiyolojik geçiş süreçleri ve sosyo-demografik gelişmişlik düzeyleriyle yakından ilişkilidir. Yirminci yüzyılın ikinci yarısında yüksek gelirli ülkelerde elde edilen yaşa göre standardize edilmiş inme mortalitesindeki belirgin gerileme, son 10-15 yılda duraklama hatta bazı bölgelerde yeniden yükselme eğilimine girmiştir. Genç yetişkin nüfusta artan yüksek tansiyon, obezite ve diyabet prevalansı ile çevre kirliliği ve iklim değişikliği gibi çevresel faktörler, inme epidemiyolojisinde yeni bir kriz alanına işaret etmektedir. Gelişmekte olan ve düşük gelirli ülkelerde inme hizmetlerine erişim yetersizliği ve yetersiz birincil korunma stratejileri, küresel sağlık eşitsizliklerini daha da derinleştirmektedir. Bu çalışma, 1990 ile 2021 yılları arasındaki dönemi kapsayarak inmenin küresel, bölgesel ve ulusal düzeydeki güncel yükünü ve 23 farklı risk faktörünün bu yük üzerindeki etkisini kapsamlı bir biçimde çözümlemektedir.
Çalışmanın temel amacı, Küresel Hastalık Yükü 2021 (GBD 2021) metodolojisini kullanarak 204 ülke ve bölgede inme insidansı, prevalansı, ölümleri ve sakatlığa ayarlanmış yaşam yılları (DALY) ile bunlara atfedilebilir risk faktörlerini nicel olarak tahmin etmektir. İnme, Dünya Sağlık Örgütü'nün klinik kriterlerine göre tanımlanmış ve iskemik inme, intraserebral kanama ve subaraknoid kanama olmak üzere üç ana patolojik alt tipe ayrılmıştır. İncelemede 3736 yaşamsal kayıt, 147 sözel otopsi, 368 insidans, 346 prevalans ve 7753 risk faktörü maruziyet kaynağı da dahil olmak üzere binlerce veri seti kullanılmıştır. Ölüm tahminlerinde CODEm (Cause of Death Ensemble modelling) yazılımı kullanılırken, sakatlık ve insidans modellemelerinde Bayesçi DisMod-MR 2.1 yazılımından yararlanılmıştır. Risk faktörlerinin inme yüküne katkısı, kuramsal en düşük risk maruziyet düzeyleri (TMREL) referans alınarak nüfus atfedilen payları (PAF) hesaplamasıyla belirlenmiştir.
Elde edilen nicel bulgulara göre inme, 2021 yılında 7.3 milyon ölüm ile iskemik kalp hastalığı ve COVID-19'dan sonra üçüncü önde gelen ölüm nedeni, 160.5 milyon DALY ile ise dördüncü önde gelen sakatlık nedeni olmuştur. 1990-2021 döneminde yaşa göre standardize inme insidansı yüzde 21.8 ve DALY oranları yüzde 38.7 gerilemiş olsa da, nüfus büyümesi ve yaşlanma nedeniyle mutlak inme geçiren kişi sayısı yüzde 70.2, inme ölümleri ise yüzde 44.1 artmıştır. İnme yükünün yüzde 89.4'ü düşük ve orta gelirli ülkelerde gerçekleşmiştir. Bireysel risk faktörleri incelendiğinde, yüksek sistolik kan basıncı yüzde 56.8 ile inme DALY'lerinin en büyük belirleyicisi olmaya devam etmiştir. Bununla birlikte, 1990'dan 2021'e yüksek VKE'ye atfedilen DALY yükünde yüzde 88.2, yüksek ortam sıcaklığına atfedilen yükte yüzde 72.4, yüksek açlık kan şekerinde yüzde 32.1 ve şekerli içecek tüketiminde yüzde 23.4 oranında çarpıcı artışlar saptanmıştır.
Tartışma ve sonuç bölümünde yazarlar, 2015 yılından itibaren inme insidansındaki düşüşün durakladığını ve 70 yaş altı nüfusta inme insidansı ile prevalansının arttığını vurgulamaktadır. Bu durum, özellikle metabolik ve çevresel risk faktörlerinin kontrol altına alınmasında mevcut birincil korunma stratejilerinin yetersiz kaldığını göstermektedir. Çalışma, ortam partikül madde kirliliği ile ev içi hava kirliliğinin subaraknoid kanama üzerindeki yüksek etkisini ilk kez bu denli geniş ölçekte göstererek literatüre özgün bir katkı sunmaktadır. Elde edilen bulgular, Türk araştırmacılar ve epidemiyologlar için ulusal inme önleme politikalarının güncellenmesi, hipertansiyon ve obeziteyle mücadele programlarının güçlendirilmesi ve sağlık kaynaklarının verimli tahsis edilmesi süreçlerinde güçlü bir kanıt zemini oluşturmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, epidemiyolojik geçiş kuramı ve Küresel Hastalık Yükü (GBD) analitik çerçevesine dayanmaktadır. Popülasyon düzeyinde risk faktörlerine maruziyet ile karşı olgusal asgari risk düzeyleri (TMREL) arasındaki farkı nüfus atfedilen payları (PAF) üzerinden hesaplayan analitik bir model benimsenmiştir.
Makalenin ele aldığı literatür
Önceki GBD 2019 raporları inmenin dünya genelinde ikinci önde gelen ölüm nedeni olduğunu ve özellikle yüksek vücut kitle indeksinin en hızlı artan risk faktörü olduğunu ortaya koymuştur. Mevcut literatür, 2010 yılı sonrasında gelişmiş ülkelerde kardiyovasküler ölüm oranlarındaki düşüşün yavaşladığı ve 55 yaş altı bireylerde inme insidansının arttığı yönündeki uyarılarla genişletilmiştir.