İnceleme özeti
Aşılama, çocuk ölümlerini azaltmada ve kamu sağlığını korumada son derece etkili bir müdahale olmasına rağmen, düşük ve orta gelirli ülkelerde aşı kapsayıcılığı istenen düzeylere ulaşamamaktadır. Nijerya'nın Niger Deltası bölgesinde zorlu coğrafi yapı, güvenlik problemleri ve ulaşım güçlükleri aşı sunumunu kısıtlarken; bilgi eksikliği, yanlış inanışlar, sağlık sistemine duyulan güvensizlik ve olumsuz toplumsal etkiler aşı talebini ciddi şekilde baskılamaktadır. Bakım verenlerin aşı takvimini tamamlamaması veya çocuklarına hiç aşı yaptırmaması, aşıyla önlenebilir hastalıkların yayılmasına zemin hazırlamaktadır. Bu çalışma, söz konusu talep engellerini aşmak amacıyla toplum katılımını ve insan odaklı tasarım ilkelerini temel alan katılımcı bir müdahale modelinin etkisini incelemektedir.
Araştırma, Bayelsa ve Rivers eyaletlerinde yer alan 18 öncelikli toplulukta Kasım 2019 ile Mayıs 2021 tarihleri arasında yürütülen yarı deneysel Öncesi-Sonrası müdahale tasarımına dayanmaktadır. Yöntem kapsamında nicel ve nitel verilerin birlikte toplandığı karma yaklaşım benimsenmiştir. Müdahale öncesinde 216 kadınla yürütülen 18 odak grup görüşmesi (FGD) aracılığıyla aşı engelleri saptanmış ve tiyatro senaryolarına temel oluşturan farkındalık, güven, motivasyon ve eylem temaları belirlenmiştir. Lot Quality Assurance Sampling (LQAS) yöntemiyle seçilen 180 hanehalkından müdahale öncesi, ortası ve sonrasında veri toplanmıştır. Yerel bakım verenlerden seçilen 217 kişiye rutin aşılama ve tiyatro performansı eğitimi verilerek toplumsal şampiyonlar yetiştirilmiş, 29 tiyatro gösterimi gerçekleştirilmiştir.
Bulgular, müdahale öncesinde yürütülen odak grup görüşmelerinde aşıların felce veya ölüme yol açtığına dair yanlış inanışların ve yan etki korkularının yaygın olduğunu göstermiştir. Eğitime katılan 217 bakım verenin %72'si eğitim sonrası bilgi düzeyini belirgin şekilde artırmıştır. Toplam 2.258 kadının katıldığı 29 tiyatro gösteriminde katılımcıların %84.2'si gösterimden memnun kaldığını ve %82.4'ü aşı kabulünün arttığını beyan etmiştir. Gösterimler sırasında 270 çocuk aşılanmış, bunların %23'ünü daha önce hiç aşılanmamış sıfır doz çocuklar oluşturmuştur. Hanehalkı izleme taramaları sonuçunda, müdahale topluluklarındaki tam immunization oranının başlangıçtaki %46 seviyesinden müdahale sonunda %84 seviyesine yükseldiği saptanmıştır.
Çalışmanın sonuçları, toplumsal katılım ve insan odaklı tasarım ilkesine dayanan tiyatro müdahalelerinin aşı kararsızlığını azaltmada son derece etkili bir yaklaşım olduğunu ortaya koymaktadır. Geleneksel sağlık eğitimi yöntemlerinin ötesine geçilerek duygusal bağ kuran hikayelerin ve yerel aktörlerin sürece dahil edilmesi, aşı arayışını bir kamu hakkı bilincine dönüştürmüştür. Niteliksel bulgular ile nicel çıktılar arasındaki uyum, katılımcı tiyatronun toplumsal normları değiştirme gücünü doğrulamaktadır. Bu çalışma, benzer coğrafi ve sosyo-kültürel engellere sahip gelişmekte olan bölgelerde aşı talebi oluşturma stratejilerinin tasarlanması ve uygulanması açısından literatüre somut ve uygulanabilir bir model sunmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, insan odaklı tasarım (Human-Centered Design - HCD) yaklaşımını, davranışsal değişim iletişimi ve duygu odaklı hikaye anlatıcılığı kuramlarıyla harmanlamaktadır. HCD çerçevasındaki keşfet, tanımla, geliştir ve sun evreleri; huşu, mizah, gurur ve aile sevgisi gibi evrensel duyguları tetikleyen tiyatro sahneleriyle birleştirilerek toplumsal normların ve aşı arayış davranışlarının dönüştürülmesi hedeflenmiştir.
Makalenin ele aldığı literatür
Makale, çocukluk çağı aşılamalarının küresel sağlık ve ekonomik etkilerini inceleyen Ozawa ve arkadaşları ile Feikin ve arkadaşlarının çalışmalarına dayanmaktadır. Aşı kararsızlığının ve hizmet aksamalarının talep ile tedarik yönlü nedenlerini açıklayan Larson, Dube ve Shea'nın literatüründen faydalanılmaktadır. Ayrıca, toplumsal katılım ve davranış değişikliği iletişiminde toplum tiyatrosunun rolünü vurgulayan GRISP raporu ile Sloman, Rashid ve Pestana'nın araştırmalarına atıfta bulunulmaktadır.
Yöntem ve araştırma tasarımı
Araştırmanın amacı
Nijerya'nın Niger Deltası bölgesinde yer alan Bayelsa ve Rivers eyaletlerindeki bakım verenleri aşılar ve aşıyla önlenebilir hastalıklar konusunda eğitmek, toplum tiyatrosu ve insan odaklı güven inşa süreçleri aracılığıyla aşı hizmetlerini bir hak olarak talep etmelerini sağlamaktır (Kaduru et al., 2023, s. 3).
Yöntem ve yaklaşım
Bu çalışma, Nijerya'nın Niger Deltası bölgesindeki iki eyalette aşı talebini, kabulünü ve alımını artırmak amacıyla yarı deneysel bir müdahale deseni olan öncesi-sonrası karşılaştırmalı tasarımını kullanmıştır. İnsan odaklı tasarım ilkelerine dayanan 'Aşı İçin Toplum Tiyatrosu' (CT4I) modeli ile yerel hikayeler ve kültürel ögeler tiyatro performansları aracılığıyla topluluklara aktarılmıştır (Kaduru et al., 2023, s. 3).
- Evren veya inceleme alanı
- Nijerya'nın Niger Deltası bölgesindeki Bayelsa ve Rivers eyaletlerinde yaşayan, 15-49 yaş arasındaki, gebe olan veya 0-24 ay aralığında çocuğu bulunan ve müdahale öncesinde en az 6 aydır ilgili toplulukta ikamet eden üreme çağındaki kadınlar ile yerel sağlık yöneticileri ve dini ya da geleneksel liderler çalışmanın hedef evrenini oluşturmaktadır.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Seçilen 18 öncelikli topluluktan Lot Kalite Güvence Örneklemesi yöntemi kullanılarak belirlenen 180 hane halkı temsilcisi örnekleme dahil edilmiştir. Ayrıca odak grup görüşmelerine katılan 216 bakım veren, eğitim alan 217 topluluk üyesi ve tiyatro gösterimlerine katılan 2.258 kadın çalışmanın ampirik materyalini oluşturmaktadır.
- Veri toplama süreci
- Veriler karma araştırma yöntemine uygun olarak hem nicel hem de nitel araçlarla toplanmıştır. Nitel veriler müdahale öncesinde gerçekleştirilen 18 odak grup görüşmesi ile elde edilmiştir. Nicel veriler ise hane halkı anketleri, eğitim öncesi ve sonrası testler, CoroSurvey uygulamasıyla toplanan deneyimsel geri bildirimler ve Bölge Sağlık Yönetim Bilgi Sisteminden alınan ikincil veriler aracılığıyla derlenmiştir.
- Veri analiz yöntemi
- Nicel anket verileri, eğitim testleri ve deneyimsel geri bildirimler Microsoft Excel kullanılarak analiz edilmiş, kategorik değişkenler için frekans ve yüzdelik oranlar hesaplanmıştır. Ses kaydına alınan odak grup görüşmeleri ise deşifre edildikten sonra elle tematik analize tabi tutulmuş ve aşı engellerine yönelik dört ana tema belirlenmiştir.
Toplum Tiyatrosuİnsan Odaklı TasarımAşı KararsızlığıRutin Aşılama TalebiBakım Verenlerin Bilgi DüzeyiTam Aşılı Çocuk OranıSıfır Doz Çocuk OranıAşılama Engelleri
Tartışma ve sonuç
Yapılan araştırma, toplum tiyatrosu odaklı müdahalenin hedef topluluklardaki çocukların tam aşılama oranını %46'dan %84'e çıkararak aşı talebini canlandırmada son derece güçlü bir potansiyele sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca eğitim alan ve performans sergileyen yerel bakım verenlerin aşı konusundaki bilgi düzeylerinde meydana gelen %72'lik artış, akran temelli eğitimin kalıcı öğrenme üzerindeki önemini kanıtlamaktadır.
Yazarlar bu çarpıcı başarıyı, klasik yukarıdan aşağıya yürütülen sağlık iletimi modellerinin aksine, insan odaklı tasarım yaklaşımının getirdiği yerel sahiplenme duygusuna bağlamaktadır. Bakım verenlerin sadece izleyici değil, aynı zamanda oyunların ortak yaratıcısı ve oyuncusu konumuna getirilmesi, topluluk içindeki direnç mekanizmalarını kırarak aşılama hizmetlerine erişimi duygusal düzeyde bir hak arayışına dönüştürmüştür.
Elde edilen sonuçlar, literatürdeki davranışsal değişim iletişimi ve katılımcı tiyatro uygulamalarıyla tam bir uyum sergilemektedir. Nitekim tiyatronun empati, mizah ve toplumsal gurur gibi evrensel duyguları harekete geçirme gücü, aşı kararsızlığı ve yanlış inanışlar gibi psikolojik ve sosyo-kültürel engellerin aşılmasında standart broşür ve bilgi kampanyalarından daha etkili bir araç sunduğunu ortaya koymaktadır.
Çalışmanın pandemi gibi zorlu bir dönemde ve ulaşımı zor nehir bölgelerinde yürütülmüş olması, geliştirilen CT4I modelinin kriz koşullarında bile esnek ve sürdürülebilir çözümler üretebildiğini göstermektedir. Bu bağlamda, aşı talebini artırmaya yönelik müdahalelerin sadece tedarik zinciri iyileştirmelerine değil, güven inşasını temel alan sosyal destek mekanizmalarına da yoğunlaşması gerektiği açıkça ortaya konmaktadır.
Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması
Yazarlar, bilgi eksikliği, yanlış inanışlar ve aşılama takvimine dair farkındalık yetersizliğinin aşı talebini engelleyen temel unsurlar olduğunu ortaya koyan bulgularını, gelişmekte olan ülkelerde çocukluk çağı aşı talebini artırmaya yönelik sistematik inceleme sunan Shea ve arkadaşlarının çalışması ile paralellik kurarak tartışmaktadır (Kaduru et al., 2023, s. 11).
Çalışmada odak grup görüşmelerinde dile getirilen kurumsal güvensizlik olgusu, Nijerya bağlamında COVID-19 aşı kararsızlığı ile hükümete duyulan güven arasındaki ilişkiyi inceleyen Sato'nun çalışmasıyla ilişkilendirilerek, pandeminin yarattığı komplo teorilerinin kamu kurumlarına olan inancı zayıflattığı tespitiyle desteklenmiştir (Kaduru et al., 2023, s. 10).
Yazarların ulaştığı sonuç
İnsan odaklı tasarım ve toplum tiyatrosu modeli, bakım verenlerin aşılama konusundaki bilgi düzeylerini artırmada, aşı kabulünü güçlendirmede ve sıfır doz çocuk oranlarını azaltmada son derece etkili bir yöntemdir. Toplulukların sürecin her aşamasına aktif katılımı ve yerel dilde hikayeleştirme tekniklerinin kullanılması, aşı kararsızlığı gibi küresel sağlık sorunlarının yerel ve sürdürülebilir çözümlerle ele alınabileceğini göstermektedir (Kaduru et al., 2023, s. 11).
Literatürdeki yeri
Bu makale literatürde, düşük ve orta gelirli ülkelerdeki çocukluk çağı aşılama eksikliğini çözmede yenilikçi ve katılımcı bir sosyal iletişim modelini ampirik düzeyde test etme işlevi görmektedir. Klasik, yukarıdan aşağıya yürütülen ve yalnızca teknik bilgilendirmeye dayanan sağlık kampanyalarının yetersiz kaldığı noktalarda, toplumun bizzat sürecin tasarımcısı ve oyuncusu olduğu insan odaklı bir yaklaşım sunmaktadır. Sosyal normları, duygusal bağları ve toplumsal değerleri (gurur, sevgi, hayranlık) temel alan bu model, sağlık hizmetlerinin sadece bir arz meselesi değil, aynı zamanda talep ve güven inşasıyla sürdürülebilir kılınacak toplumsal bir hak olduğunu literatüre kabul ettirmektedir.
Çalışma, sağlıkta davranışsal değişim iletişimi ve katılımcı tiyatronun toplumsal kalkınmadaki rolünü ele alan öncü çalışmaların (Sloman, 2011; Donaldson Ushie, 2020) üzerine inşa edilmiştir. Önceki literatürün tiyatroyu çoğunlukla tek taraflı bir mesaj aktarım aracı olarak gören sınırlarını genişleterek, onu insan odaklı tasarımın (HCD) dört aşamasıyla (keşfet, tanımla, geliştir, sun) entegre etmektedir. Ayrıca, küresel aşı kararsızlığı yazınında (Larson ve ark., 2014) sıkça vurgulanan psikolojik ve sosyo-kültürel engelleri ampirik bir saha çalışmasıyla doğrulamakta ve bu engellerin yerel dilde hikayeleştirme yoluyla aşıya dönüştürülebileceğini somut verilerle göstermektedir.
Bu yayın, aşı talebi ve kabulü üzerine yapılacak akademik incelemelere metodolojik ve kuramsal açıdan benzersiz bir katkı sağlamaktadır. Nicel anket yöntemlerinin ölçmekte yetersiz kaldığı derin güvensizlik hissinin ve toplumsal dinamiklerin odak grup görüşmeleri gibi nitel tekniklerle nasıl ortaya çıkarılabileceğini metodolojik bir sentez halinde sunar. Aynı zamanda, aşı kararsızlığının giderilmesinde sadece tedarik zinciri iyileştirmelerinin yeterli olmadığını, yerel liderlerin katılımı ve akran temelli akreditasyon süreçleri gibi sosyal destek mekanizmalarının entegre edilmesi gerektiğini kanıtlayarak literatür taramalarına güçlü bir referans kazandırmaktadır.