Halk sağlığı acil durumları, hem doğal afetler hem de silahlı çatışmalar ve salgın hastalıklar gibi insan eliyle yaratılan krizler aracılığıyla küresel sağlık sistemleri üzerinde kronik ve akut şoklar oluşturmaktadır. Bu acil durumlar, sağlık sistemlerinin altyapısını tahrip etmekle kalmayıp temel sağlık hizmetlerine erişimi engellemekte ve hassas nüfus gruplarının marjinalleşmesine yol açmaktadır. Literatürdeki temel tartışma, sağlık sistemlerinin bu şokları emme, kriz anında hizmet sürekliliğini sağlama ve kriz sonrasında iyileşme kapasitesini ifade eden sistem dayanıklılığı etrafında şekillenmektedir. Ancak acil durumlara hazırlıksız yakalanan ve birinci basamak sağlık hizmetlerini kriz yönetiminin merkezine entegre edemeyen ülkelerin, sistemik yetersizlikler nedeniyle salgınların ve dolaylı zararların kontrolünde başarısız olduğu görülmektedir.
Bu çalışmanın temel amacı, halk sağlığı acil durumlarının hazırlık, etki ve yanıt aşamalarına dair literatürdeki mevcut kanıtları sistematik bir şekilde sentezlemektir. Bu doğrultuda, Arksey ve O'Malley tarafından geliştirilen ve Levac ve meslektaşları tarafından geliştirilen metodolojik çerçeve takip edilerek bir kapsam belirleme derlemesi (scoping review) yürütülmüştür. Çalışmada PRISMA-ScR kılavuz ilkeleri benimsenerek sekiz farklı elektronik veri tabanında (PubMed, Scopus, EMBASE, CINAHL, Cochrane, Web of Science, PsycINFO ve Google Scholar) kapsamlı taramalar gerçekleştirilmiştir. Belirlenen uygunluk kriterlerini karşılayan toplam 64 akademik çalışma derlemeye dahil edilmiş ve elde edilen veriler Braun ve Clarke'ın tümevarımsal tematik analiz yaklaşımıyla çözümlenerek hazırlık, etkiler ve yanıtlar olmak üzere üç ana tema altında kategorize edilmiştir.
Derleme bulguları, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerdeki sağlık sistemlerinin halk sağlığı acil durumlarını absorbe etmekte yetersiz kaldığını ve sınırlı izleme ve sürveyans sistemleri nedeniyle hazırlıksız yakalandığını göstermektedir. Acil durumlar esnasında sağlık sistemlerinin aşırı yüklendiği, rutin hizmetlerin ertelendiği ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin adeta kör noktalara dönüştüğü tespit edilmiştir. Buna karşın, krizlere karşı geliştirilen başarılı yanıt stratejileri arasında birinci basamak sağlık hizmetleri ile halk sağlığının entegrasyonu, dijital sağlık araçlarının ve teletıp uygulamalarının kullanımı, çok sektörlü koordinasyon ve 'Tek Sağlık' yaklaşımının benimsenmesi yer almaktadır. Ayrıca, güvenilir mahalle sağlık gönüllülerinin ve toplum sağlığı çalışanlarının seferber edilmesinin, krizlerin yayılmasını önlemede ve hassas gruplara ulaşmada hayati bir rol oynadığı doğrulanmıştır.
Sentezlenen bulgular, zayıf sağlık sistemlerine ve yetersiz sürveyans mekanizmalarına sahip ülkelerin halk sağlığı acil durumlarından en ağır şekilde etkilendiğini kanıtlamaktadır. Tartışma bölümünde, krizlerin yıkıcı etkilerini en aza indirmek ve gelecekteki şoklara karşı koruma sağlamak için birinci basamak sağlık sistemlerinin dayanıklılığının artırılması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu çalışma, geçmiş krizlerden çıkarılan dersleri yapılandırılmış bir tematik çerçevede bir araya getirerek literatüre önemli bir teorik ve pratik katkı sunmaktadır. Gelecekteki acil durum yönetim politikaları için çok sektörlü eylemlerin, risk değerlendirmelerinin ve dijital alarm sistemlerinin kurulmasının önemi literatürle ilişkilendirilerek tartışılmakta ve karar vericiler için somut bir yol haritası çizilmektedir.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Halk sağlığı acil durumlarında (salgınlar, çatışmalar, doğal afetler) sağlık güvenliği ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin kullanımını ele alan hakemli bilimsel makaleler ve gri literatür veri tabanları.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Yazım dili İngilizce olan ve 30 Ekim 2022 tarihine kadar yayınlanmış, tarama kriterlerine uyan toplam 64 akademik çalışma (47 salgın, 7 karmaşık acil durum, 6 çatışma ve 4 doğal afet odaklı makale).
- Veri toplama süreci
- PubMed, Scopus, EMBASE, CINAHL, Cochrane, Web of Science, PsycINFO ve Google Scholar veri tabanlarında sağlık güvenliği, salgınlar, acil durumlar ve birinci basamak sağlık hizmetleri anahtar kelimeleriyle sistematik aramalar yapılmış, başlık, özet ve tam metin aşamalarında iki aşamalı bağımsız tarama gerçekleştirilmiştir.
- Veri analiz yöntemi
- Braun ve Clarke'ın (2006) tümevarımsal tematik analiz yaklaşımı temel alınarak veriler sentezlenmiş ve Thomas ve arkadaşlarının (2020) sağlık sistemlerinde dayanıklılık döngüsü çerçevesi (hazırlık, etkiler ve yanıtlardan oluşan üç aşamalı model) doğrultusunda analiz edilmiştir.
Halk Sağlığı Acil DurumlarıSağlık GüvenliğiBirinci Basamak Sağlık HizmetleriSağlık Sistemi Yapı TaşlarıSürveyans ve HazırlıkÇok Sektörlü EylemDijital Sağlık TeknolojileriSağlıkta Eşitsizlikler
01Düşük ve orta gelirli ülkelerdeki birçok sağlık sisteminin, halk sağlığı acil durumlarının neden olduğu ani şokları absorbe etme kapasitelerinin yetersiz olduğu, risk izleme ve gözetim mekanizmalarının son derece sınırlı kaldığı tespit edilmiştir(Khatri et al., 2023).
02Halk sağlığı acil durumlarına erken aşamada müdahale etmek için en uygun ve hakkaniyetli yaklaşımın, toplumsal düzeyde kapsamlı ve uygun fiyatlı hizmet sunan birinci basamak sağlık hizmetleri yaklaşımı olduğu gösterilmiştir(Khatri et al., 2023, s. 2).
03Halk sağlığı acil durumları; hizmet sunumu, tıbbi tedarik, sağlık insan kaynağı, yönetişim, bilgi sistemleri ve finansmandan oluşan altı temel sağlık sistemi yapı taşının tamamını doğrudan sekteye uğratma potansiyeline sahiptir(Khatri et al., 2023, s. 2).
04Uluslararası kuruluşlar arasındaki stratejik ortaklıklar; acil durumlarda tıbbi malzemelerin tedariki, dağıtımı, tedarik zinciri yönetimi ve maliyet etkinliğinin sağlanması ile malzeme eksikliklerinin giderilmesinde kritik bir araç vazifesi görmektedir(Khatri et al., 2023, s. 9).