Yaşlanan nüfusla birlikte demans ve bilişsel gerileme prevalansının küresel düzeyde artması, koruyucu ve müdahale edilebilir risk faktörlerinin belirlenmesini acil bir halk sağlığı önceliği haline getirmiştir. Yaşlı yetişkinlerde işitme kaybı, yaşam kalitesini düşüren, sosyal izolasyona ve depresyona yol açan yaygın bir sağlık sorunudur. Son dönem epidemiyolojik çalışmalar, işitme kaybının demans gelişimi için en yüksek paya sahip değiştirilebilir risk faktörü olduğunu ve işitme kaybı derecesi arttıkça bilişsel gerileme hızının ivme kazandığını ortaya koymaktadır. Ancak işitme kaybının düzeltilmesinin bilişsel işlevlerdeki bozulmayı geciktirip geciktiremeyeceği konusu açık bir araştırma alanı olarak varlığını sürdürmektedir.
Bu uluslararası ileriye dönük boylamsal araştırma, yaşları 61 ile 89 arasında değişen, ileri düzeyde işitme kaybına sahip 59 katılımcının başlangıç verileri ve ilk 20 katılımcının 18 aylık koklear implant izlem sonuçları üzerinden yürütülmüştür. Çalışmada işitme engelli bireyler için özel olarak geliştirilmiş, sözel talimat içermeyen bilgisayarlı Cogstate test bataryası ile yürütücü işlevler, görsel dikkat, görsel öğrenme ve çalışma belleği değerlendirilmiştir. Odyolojik ölçümler ses yalıtımlı kabinlerde sessiz ve gürültülü ortamlarda gerçekleştirilmiş, yaşam kalitesi, sosyal izolasyon, depresyon ve fiziksel aktivite düzeyleri standart ölçeklerle kontrol edilerek çoklu doğrusal regresyon modelleriyle analiz edilmiştir.
Araştırmanın başlangıç bulguları, kontrol değişkenleri olarak yaş, cinsiyet ve eğitim dahil edildiğinde bile işitme kaybı derecesi ile yaşın daha zayıf yürütücü işlev ve görsel dikkat performansını öngördüğünü göstermiştir. Yükseköğrenim seviyesi ise belirgin bir biçimde daha iyi yürütücü işlev performansı ile ilişkili bulunmuştur. Ameliyat sonrası 18 aylık izlem sonuçlarında, koklear implant kullanan katılımcıların konuşmayı algılama yeteneklerinde, günlük dinleme kolaylığında ve yaşam kalitesi skorlarında oldukça yüksek oranlarda istatistiksel olarak anlamlı iyileşmeler kaydedilmiştir. Regresyon analizleri, özellikle yükseköğrenim görmemiş erkek katılımcılarda yürütücü işlevlerin anlamlı düzeyde geliştiğini, diğer gruplarda ise bilişsel performansın kararlılığını koruduğunu göstermiştir.
Çalışmanın elde ettiği sonuçlar, işitme rehabilitasyonunun yalnızca işitsel algıyı ve iletişim yeteneğini geliştirmekle kalmayıp, belirli risk gruplarında yürütücü işlevlerde klinik olarak belirgin kazanımlar sağladığını kanıtlamaktadır. Yöntemsel açıdan sözel testlerin yarattığı sapmaları bilgisayarlı görsel testler kullanımıyla aşan bu araştırma, işitme kaybının erken ve etkin müdahalesinin yaşlı nüfusta bilişsel sağlığı koruma stratejilerinin merkezine yerleştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Gelecek izlem dalgalarında örneklemin genişletilmesiyle elde edilecek veriler, koklear implant müdahalesinin demansın önlenmesi ve geciktirilmesindeki uzun vadeli katkısını daha net bir biçimde ortaya koyacaktır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, işitme kaybı ile bilişsel gerileme arasındaki ilişkiyi açıklayan duyusal yoksunluk/aşırı yüklenme ve nöropatik dejenerasyon kuramsal modellerine dayanmaktadır. Yaşlanmayla birlikte işitme girdisinin azalması, bilişsel kaynakların konuşmayı algılamaya yönlendirilmesine veya sosyal izolasyon ve depresyon üzerinden dolaylı olarak bilişsel gerilemenin hızlanmasına yol açmaktadır. Bilişsel rezerv hipotezi ise eğitim gibi faktörlerin bu süreçte koruyucu bir rol oynadığını ileri sürmektedir.
Makalenin ele aldığı literatür
Literatürde işitme kaybının demans için değiştirilebilir en önemli risk faktörlerinden biri olduğu ve işitme kaybı olan bireylerin daha hızlı bilişsel gerileme yaşadığı gösterilmiştir. Ancak işitme cihazı veya implant müdahalelerinin bilişsel gerilemeyi önleme potansiyelini inceleyen önceki çalışmalar; küçük örneklem büyüklükleri, geriye dönük tasarımlar, duyusal işitme kayıplarına uygun olmayan sözlü bilişsel tarama testlerinin kullanımı ve yaşam tarzı değişkenlerinin kontrol edilmemesi nedeniyle eleştirilmektedir. Bu araştırma, sözel olmayan bilgisayarlı Cogstate test bataryası ve kapsamlı odyolojik değerlendirmelerle literatürdeki bu yöntemsel eksiklikleri gidermektedir.