İçeriğe geç

Nicel araştırma · 2019

Yaşlı Bireylerde Koklear İmplantların Bilişsel İşlevler Üzerindeki Etkisi: Uluslararası İleriye Dönük Boylamsal Çalışmanın Başlangıç ve 18 Aylık İzlem Sonuçları

The Effect of Cochlear Implants on Cognitive Function in Older Adults: Initial Baseline and 18-Month Follow Up Results for a Prospective International Longitudinal Study

Okur sorusu

Yaşlı bireylerde koklear implant uygulamasının bilişsel işlevler ve yaşam kalitesi üzerindeki 18 aylık etkileri nelerdir?

Şiddetli derecede işitme kaybı olan 61-89 yaş arası yetişkinlerde yürütülen bu çalışmada, 18 aylık koklear implant kullanımının ardından konuşma algısı puanlarında, iletişim becerilerinde ve yaşam kalitesinde istatistiksel olarak anlamlı iyileşmeler gerçekleştiği, ayrıca yüksek eğitimi bulunmayan erkek katılımcıların yürütücü işlev performanslarında belirgin bir gelişme kaydedildiği görülmüştür.

Kaynak izi: (Sarant et al., 2019)

Öne çıkanlar

  • Başlangıçta daha yüksek işitme kaybı ve yaş, katılımcıların yürütücü işlevleri ile görsel dikkatini olumsuz yönde yordamaktadır.
  • İleri eğitim düzeyine sahip olmak, başlangıç aşamasında daha iyi bir yürütücü işlev performansı ile anlamlı düzeyde ilişkilidir.
  • Onaltı aylık izlem sonuçunda katılımcıların günlük yaşamdaki dinleme engelleri ve konuşma güçlükleri belirgin biçimde azalmıştır.
  • Görsel tabanlı Cogstate bataryası, işitme kaybı olan yaşlı bireylerde bilişsel performansı ölçmek için yüksek hassasiyet sağlamıştır.
Yayın türü
Nicel araştırma
Yazarlar
Julia Sarant ve 6 yazar
Dergi / alan
Sağlık Bilimleri
Yıl
2019
Örneklem
Başlangıç aşamasında incelenen 59 katılımcı ile 18 aylık izlem verileri tamamlanan ilk 20 katılımcıdan oluşan klinik örneklem.
Veri kaynakları
Odyolojik değerlendirmeler, konuşma algısı testleri, bilgisayarlı bilişsel değerlendirme bataryası (Cogstate) ve yaşam kalitesi, anksiyete, depresyon, yalnızlık ile fiziksel…
Analiz yöntemi
Tanımlayıcı istatistikler, ikili korelasyon analizleri ve yaş, cinsiyet ile eğitim düzeyini kontrol eden çoklu doğrusal regresyon modellemeleri.

İnceleme özeti

Yaşlanan nüfusla birlikte demans ve bilişsel gerileme prevalansının küresel düzeyde artması, koruyucu ve müdahale edilebilir risk faktörlerinin belirlenmesini acil bir halk sağlığı önceliği haline getirmiştir. Yaşlı yetişkinlerde işitme kaybı, yaşam kalitesini düşüren, sosyal izolasyona ve depresyona yol açan yaygın bir sağlık sorunudur. Son dönem epidemiyolojik çalışmalar, işitme kaybının demans gelişimi için en yüksek paya sahip değiştirilebilir risk faktörü olduğunu ve işitme kaybı derecesi arttıkça bilişsel gerileme hızının ivme kazandığını ortaya koymaktadır. Ancak işitme kaybının düzeltilmesinin bilişsel işlevlerdeki bozulmayı geciktirip geciktiremeyeceği konusu açık bir araştırma alanı olarak varlığını sürdürmektedir.

Bu uluslararası ileriye dönük boylamsal araştırma, yaşları 61 ile 89 arasında değişen, ileri düzeyde işitme kaybına sahip 59 katılımcının başlangıç verileri ve ilk 20 katılımcının 18 aylık koklear implant izlem sonuçları üzerinden yürütülmüştür. Çalışmada işitme engelli bireyler için özel olarak geliştirilmiş, sözel talimat içermeyen bilgisayarlı Cogstate test bataryası ile yürütücü işlevler, görsel dikkat, görsel öğrenme ve çalışma belleği değerlendirilmiştir. Odyolojik ölçümler ses yalıtımlı kabinlerde sessiz ve gürültülü ortamlarda gerçekleştirilmiş, yaşam kalitesi, sosyal izolasyon, depresyon ve fiziksel aktivite düzeyleri standart ölçeklerle kontrol edilerek çoklu doğrusal regresyon modelleriyle analiz edilmiştir.

Araştırmanın başlangıç bulguları, kontrol değişkenleri olarak yaş, cinsiyet ve eğitim dahil edildiğinde bile işitme kaybı derecesi ile yaşın daha zayıf yürütücü işlev ve görsel dikkat performansını öngördüğünü göstermiştir. Yükseköğrenim seviyesi ise belirgin bir biçimde daha iyi yürütücü işlev performansı ile ilişkili bulunmuştur. Ameliyat sonrası 18 aylık izlem sonuçlarında, koklear implant kullanan katılımcıların konuşmayı algılama yeteneklerinde, günlük dinleme kolaylığında ve yaşam kalitesi skorlarında oldukça yüksek oranlarda istatistiksel olarak anlamlı iyileşmeler kaydedilmiştir. Regresyon analizleri, özellikle yükseköğrenim görmemiş erkek katılımcılarda yürütücü işlevlerin anlamlı düzeyde geliştiğini, diğer gruplarda ise bilişsel performansın kararlılığını koruduğunu göstermiştir.

Çalışmanın elde ettiği sonuçlar, işitme rehabilitasyonunun yalnızca işitsel algıyı ve iletişim yeteneğini geliştirmekle kalmayıp, belirli risk gruplarında yürütücü işlevlerde klinik olarak belirgin kazanımlar sağladığını kanıtlamaktadır. Yöntemsel açıdan sözel testlerin yarattığı sapmaları bilgisayarlı görsel testler kullanımıyla aşan bu araştırma, işitme kaybının erken ve etkin müdahalesinin yaşlı nüfusta bilişsel sağlığı koruma stratejilerinin merkezine yerleştirilmesi gerektiğini göstermektedir. Gelecek izlem dalgalarında örneklemin genişletilmesiyle elde edilecek veriler, koklear implant müdahalesinin demansın önlenmesi ve geciktirilmesindeki uzun vadeli katkısını daha net bir biçimde ortaya koyacaktır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, işitme kaybı ile bilişsel gerileme arasındaki ilişkiyi açıklayan duyusal yoksunluk/aşırı yüklenme ve nöropatik dejenerasyon kuramsal modellerine dayanmaktadır. Yaşlanmayla birlikte işitme girdisinin azalması, bilişsel kaynakların konuşmayı algılamaya yönlendirilmesine veya sosyal izolasyon ve depresyon üzerinden dolaylı olarak bilişsel gerilemenin hızlanmasına yol açmaktadır. Bilişsel rezerv hipotezi ise eğitim gibi faktörlerin bu süreçte koruyucu bir rol oynadığını ileri sürmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Literatürde işitme kaybının demans için değiştirilebilir en önemli risk faktörlerinden biri olduğu ve işitme kaybı olan bireylerin daha hızlı bilişsel gerileme yaşadığı gösterilmiştir. Ancak işitme cihazı veya implant müdahalelerinin bilişsel gerilemeyi önleme potansiyelini inceleyen önceki çalışmalar; küçük örneklem büyüklükleri, geriye dönük tasarımlar, duyusal işitme kayıplarına uygun olmayan sözlü bilişsel tarama testlerinin kullanımı ve yaşam tarzı değişkenlerinin kontrol edilmemesi nedeniyle eleştirilmektedir. Bu araştırma, sözel olmayan bilgisayarlı Cogstate test bataryası ve kapsamlı odyolojik değerlendirmelerle literatürdeki bu yöntemsel eksiklikleri gidermektedir.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, ileri derecede işitme kaybı olan yaşlı yetişkinlerde işitme kaybı derecesi ile bilişsel bozukluk arasındaki başlangıç ilişkisini incelemek, koklear implantasyonun bilişsel işlevler üzerindeki 18 aylık etkilerini değerlendirmek ve bu müdahalenin yaşam kalitesindeki değişimlerle nasıl ilişkilendiğini belirlemektir (Sarant et al., 2019).

Yöntem ve yaklaşım

Bu çalışma, ileri derecede işitme kaybı olan yaşlı yetişkinlerde koklear implantasyonun bilişsel işlevler ve yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini inceleyen uluslararası, ileriye dönük ve boylamsal bir araştırma yaklaşımıyla yürütülmüştür (Sarant et al., 2019).

Evren veya inceleme alanı
Avustralya ve Yeni Zelanda'da yaşayan, 61 ile 89 yaşları arasında, daha önce demans tanısı almamış ve şiddetli ile ileri derecede işitme kaybı bulunan yetişkin hastalar.
Örneklem veya araştırma materyali
Başlangıç aşamasında incelenen 59 katılımcı ile 18 aylık izlem verileri tamamlanan ilk 20 katılımcıdan oluşan klinik örneklem.
Veri toplama süreci
Odyolojik değerlendirmeler, konuşma algısı testleri, bilgisayarlı bilişsel değerlendirme bataryası (Cogstate) ve yaşam kalitesi, anksiyete, depresyon, yalnızlık ile fiziksel aktiviteyi ölçen anket formları.
Veri analiz yöntemi
Tanımlayıcı istatistikler, ikili korelasyon analizleri ve yaş, cinsiyet ile eğitim düzeyini kontrol eden çoklu doğrusal regresyon modellemeleri.
Bilişsel işlevYürütücü işlevİşitme kaybıKoklear implantKonuşma algısıYaşam kalitesiEğitim düzeyi

Bulgular

  1. Başlangıç aşamasında, daha büyük işitme kaybı ve ileri yaş, katılımcılarda yürütücü işlevler ile görsel dikkatin anlamlı düzeyde daha zayıf olacağını öngörmektedir (Sarant et al., 2019).

  2. Daha yüksek eğitim düzeyine sahip olmak, başlangıç değerlendirmelerinde daha iyi yürütücü işlev performansıyla anlamlı düzeyde ilişki göstermektedir (Sarant et al., 2019).

  3. Koklear implant uygulamasından 18 ay sonra katılımcıların sessizlikte ve gürültülü ortamda konuşmayı algılama ile iletişim becerisi puanlarında anlamlı düzeyde iyileşmeler görülmüştür (Sarant et al., 2019).

  4. On sekiz aylık izlem sonuçunda, yüksek eğitim düzeyi bulunmayan erkek katılımcıların yürütücü işlev performanslarında istatistiksel olarak anlamlı bir gelişme gerçekleşmiştir (Sarant et al., 2019).

Tartışma ve sonuç

Çalışmanın başlangıç bulguları, ileri düzeyde işitme kaybına sahip yaşlı bireylerde işitme eşiklerindeki artışın ve ilerleyen yaşın, yürütücü işlevler ile görsel dikkat performansını doğrudan zayıflattığını ortaya koymaktadır. Bu durum, duyusal yoksunluğun bilişsel kaynakların yeniden dağılımına yol açarak merkezi sınır sistemi üzerinde yarattığı baskıyı işaret etmektedir.

Yazarlar, bu ilişkinin ardındaki mekanizmanın tek bir nedene dayanmadığını; nöropatolojik dejenerasyon, işitsel yoksunluk, artmış bilişsel yük, sosyal izolasyon ve depresyon gibi etkenlerin bir araya gelerek bilişsel gerileme sürecini tetiklediğini açıklamaktadır. Özellikle işitsel girdinin azalması, beynin konuşmayı algılamak için ek bilişsel kaynaklar harcamasına neden olmaktadır.

Elde edilen sonuçlar, daha önce yürütülen demans ve işitme kaybı derlemeleri ile karşılaştırıldığında, kullanılan ölçüm araçlarının niteliğinin önemini göstermektedir. Sözel talimatlar gerektiren geleneksel testler işitme kaybı yaşayan bireyleri dezavantajlı duruma düşürürken, bu çalışmada kullanılan görsel tabanlı Cogstate bataryası dilsel kısıtlamalardan arındırılmış güvenilir bir değerlendirme sunmuştur.

Sonuç olarak, koklear implantasyonun sağladığı işitsel iyileşmenin yalnızca iletişim becerilerini ve yaşam kalitesini artırmakla kalmayıp, belirli katılımcı gruplarında yürütücü işlevleri de olumlu yönde destekleyebileceği anlaşılmaktadır. Genişletilmiş örneklemle yapılacak uzun vadeli izlemeler, işitme cihazı kullanımının bilişsel gerilemeyi geciktirmedeki rolünü kesin olarak ortaya koyacaktır.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Yazarlar, kendi bulgularının yaşa bağlı işitme kaybı ile bilişsel gerileme arasındaki ilişkiyi inceleyen geniş kapsamlı meta-analiz ve sistematik derleme sonuçlarıyla uyumlu olduğunu, ancak bu çalışmada kullanılan görsel ve dilsel olmayan Cogstate bataryasının işitme kaybı olan bireylerin değerlendirilmesinde sözel testlerin yarattığı karmaşayı önlemede önemli bir avantaj sağladığını tartışmıştır (Sarant et al., 2019).

Yazarlar, Mosnier ve arkadaşlarının çalışmasında implant sonrasında bilişsel skorlarda genel bir artış rapor edildiğini, ancak o çalışmadaki hasta grubunun başlangıçta daha düşük bilişsel seviyelere ve hafif bilişsel bozukluğa sahip olduğunu, mevcut çalışmadaki katılımcıların ise başlangıçta demans tarama testinden tamamen normal aralıkta puan aldığını belirterek örneklem profillerindeki farklılıklara dikkat çekmiştir (Sarant et al., 2019).

Yazarların ulaştığı sonuç

Yazarlar, küçük örneklem boyutuna ve başlangıç verilerine dayanmasına rağmen, işitme kaybı ve yaşın yürütücü işlevleri olumsuz etkilediğini, koklear implantasyon sonrasında ise konuşma algısı ve yaşam kalitesi kazançlarının yanı sıra belirli alt gruplarda yürütücü işlevlerde iyileşmeler görüldüğünü ve uzun vadeli takiplerin işitme rehabilitasyonunun bilişsel gerilemeyi geciktirip geciktiremeyeceğini netleştireceğini sonuç bölümünde vurgulamaktadır (Sarant et al., 2019).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, yaşlı yetişkinlerde işitme kaybı ile bilişsel bozulma arasındaki ilişkiyi ampirik bir düzleme taşıyarak literatürde kritik bir boşluğu doldurmaktadır. İşitme kaybının demans için değiştirilebilir bir risk faktörü olarak tanımlandığı güncel tıbbi bağlamda, koklear implant müdahalesinin bu süreci nasıl etkilediğini 18 aylık boylamsal verilerle ortaya koymaktadır. Önceki çalışmaların yöntemsel eksiklikleri olan küçük örneklem ve sözel bilişsel test kullanımı gibi kısıtlamaları, görsel tabanlı Cogstate bataryası kullanarak aşmıştır. Böylece işitme engeli olan bireylerin bilişsel performanslarının dilsel yetersizlikler nedeniyle olduğundan düşük ölçülmesi riskini minimize ederek daha güvenilir veriler sunmuştur.

Araştırma, Lin ve arkadaşları (2011) tarafından ortaya konulan işitme kaybı ile bilişsel gerileme hızı arasındaki bağımsız ilişkiyi temel alarak, bu sürecin rehabilitasyon yoluyla geri döndürülüp döndürülemeyeceğini sörgülamaktadır. Livingston ve arkadaşlarının (2017) Lancet Komisyonu raporunda işitme kaybını demans için en büyük değiştirilebilir risk faktörü olarak tanımlamasına somut bir klinik yanıt niteliğindedir. Mosnier ve arkadaşlarının (2015) daha önceki çalışmalarını yöntem bakımından geliştirerek, eğitim düzeyi ve cinsiyet gibi değişkenlerin müdahale sonuçları üzerindeki modüle edici etkilerini çoklu regresyon modelleriyle derinleştirmiş ve literatürdeki çelişkili bulgulara açıklık getirmiştir.

Literatür taraması yapan araştırmacılar için bu çalışma, koklear implantasyonun sadece duyusal bir iyileşme değil, aynı zamanda bilişsel bir müdahale olarak değerlendirilebileceğini kanıtlamaktadır. Müdahalenin özellikle düşük eğitimli erkeklerde yürütücü işlevleri anlamlı derecede artırdığını göstermesi, kişiselleştirilmiş rehabilitasyon yaklaşımları için yeni bir perspektif sunmaktadır. Ayrıca yaşam kalitesi (HUI-3) ve sosyal izolasyon ölçeklerinin (Lubben, LSNS) kullanımı, işitme kaybının bütüncül bir sağlık sorunu olduğunu ve rehabilitasyonun psikososyal çıktılarının bilişsel rezervi nasıl destekleyebileceğine dair kapsamlı kanıtlar sağlamaktadır. Bu durum, geriatrik odyoloji alanındaki literatürün metodolojik standartlarını yükseltmektedir.

Sözlük

Cochlear Implant · Koklear İmplant
İleri veya çok ileri derecede sensorinöral işitme kaybı olan bireylerde işitme sınırini doğrudan elektrik sinyalleriyle uyarak ses algısı sağlayan cerrahi olarak yerleştirilmiş işitsel cihaz.
Executive Function · Yürütücü İşlev
Planlama, dikkat kontrolü, problem çözme ve bilişsel esneklik gibi üst düzey zihinsel süreçleri yöneten bilişsel beceri alanı.
Pure Tone Average · Saf Ses Ortalaması
Belirli frekanslardaki saf ses eşiklerinin ortalaması alınarak bireyin işitme kaybı derecesini desibel cinsinden belirlemek için kullanılan odyolojik ölçüm.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · Girişİşitme kaybı yaşlı bireylerde demans için en önemli değiştirilebilir risk faktörlerinden biridir.

Makalenin giriş kısmındaki Lancet Komisyonu atıfları ve işitme kaybının demans riskine katkısı (yüzde 9) bilgisini desteklemek için kullanılır (Sarant et al., 2019).

Sosyal İzolasyonun Koklear İmplant Sonrası Bilişsel İyileşme Üzerindeki Aracı Rolü

Araştırma sorusu
Katılımcıların başlangıçtaki sosyal ağ genişliği (Lubben Ölçeği), koklear implant sonrası elde edilen yürütücü işlev kazanımlarını anlamlı düzeyde yordamakta mıdır?
Yöntem taslağı
İleriye dönük boylamsal bir desen kullanılmalıdır. Örneklem büyüklüğü güç analizi ile belirlenmiş koklear implant adaylarından oluşturulmalı; başlangıçta, 12. ve 24. aylarda Lubben Sosyal Ağ Ölçeği ve Cogstate bataryası ile veri toplanmalıdır. Analiz aşamasında yapısal eşitlik modellemesi (SEM) uygulanarak sosyal izolasyonun aracı rolü test edilmelidir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede değinilen 'sosyal izolasyonun bir stres faktörü olarak bilişsel gerilemeye neden olduğu' hipotezinden ve çalışmanın bu faktörleri izlemesine rağmen aracı etkisini tam analiz etmemiş olmasından türetilmiştir (Sarant et al., 2019).

Tez veya makalede kullanım · Literatür TaramasıDüşük eğitim düzeyi yaşlılarda bilişsel gerileme için temel bir risk faktörüdür ve müdahale sonuçlarını etkiler.

Eğitimin bilişsel rezerv üzerindeki koruyucu etkisi ve düşük eğitimli bireylerin koklear implanttan sağladığı bilişsel kazanç tartışılırken kullanılır (Sarant et al., 2019).

Bilişsel Rezerv ve Koklear İmplant Başarısı: Eğitim Düzeyi ile Nöroplastisite Arasındaki İlişki

Araştırma sorusu
Yüksek eğitim düzeyine sahip yaşlı bireylerde koklear implant sonrası kortikal adaptasyon hızı, düşük eğitimli bireylere göre daha mı yüksektir?
Yöntem taslağı
Karşılaştırmalı ve yarı deneysel bir tasarım uygulanmalıdır. Katılımcılar eğitim düzeylerine göre (12 yıl altı ve 16 yıl üstü) iki gruba ayrılmalı; veri doygunluğuna ulaşana kadar nitel derinlemesine görüşmeler ve nicel Cogstate ölçümleri ile izlenmelidir. İşitsel uyarılmış potansiyeller (P2 latansı) ile nöroplastisite objektif olarak ölçülmeli ve eğitim düzeyi ile korelasyonu incelenmelidir.

Makaleyle bağlantısı: Çalışmanın başlangıç verilerinde eğitimin yürütücü işlevler için koruyucu olduğu ve müdahale sonrası düşük eğitimli grupta daha fazla değişim gözlendiği bulgusuna dayanmaktadır (Sarant et al., 2019).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaKoklear implantasyon sadece işitmeyi değil, belirli demografik gruplarda yürütücü işlevleri de anlamlı düzeyde iyileştirebilir.

Müdahalenin 18 aylık sonuçlarında erkek ve düşük eğitimli gruptaki yürütücü işlev artışını kanıtlamak için referans verilir (Sarant et al., 2019).

Koklear İmplant Kullanım Süresinin Bilişsel Performans Üzerindeki Doz-Tepki Etkisi

Araştırma sorusu
Objektif veri kaydı (data logging) ile ölçülen günlük ortalama implant kullanım süresi, 36 aylık izlemde bilişsel stabilizasyon düzeyini anlamlı şekilde etkilemekte midir?
Yöntem taslağı
İleriye dönük kohort çalışması planlanmalıdır. Güç analizi ile belirlenen sayıda katılımcının konuşma işlemcilerinden alınan objektif kullanım verileri (saat/gün) ile 36 ay boyunca 6 aylık periyotlarla yapılan Cogstate test sonuçları karşılaştırılmalıdır. Zaman serisi analizi ile kullanım yoğunluğunun bilişsel korunma üzerindeki eşik değeri belirlenmelidir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların belirttiği 'cihaz kullanım süresinin ölçülmesinin önemine' ve 14 saatlik ortalama kullanımın bilişsel stabilite üzerindeki olası etkisine dair çağrısından türetilmiştir (Sarant et al., 2019).

Kaynakça

  1. Loughrey, D. G., Kelly, M. E., Kelley, G. A., Brennan, S., & Lawlor, B. A. (2018). Association of age-related hearing loss with cognitive function, cognitive impairment, and dementia: a systematic review and meta-analysis. JAMA Otolaryngol. Head Neck Surg. 144, 115-126.
  2. Mosnier, I., Bebear, J., Marx, M., Fraysse, B., Truy, E., Lina-Granade, G., et al. (2015). Improvement of cognitive function after cochlear implantation in elderly patients. JAMA Otolaryngol. Head Neck Surg. 141, 442-450.

Bu konudaki diğer çalışmalar