Bibliyometrik araştırma incelemesi
DOI: 10.3389/feduc.2023.1225834COVID-19 Pandemisinin Yükseköğretimde Çevrimiçi Öğrenme Üzerine Etkisi: Bibliyometrik Bir Analiz
COVID-19 pandemisinin ortaya çıkışı, dünya genelinde yükseköğretim kurumlarını geleneksel yüz yüze eğitimden acil durum uzaktan eğitimine geçmeye zorlayarak büyük bir kesintiye yol açmıştır. Bu ani ve plansız dönüşüm, öğretim materyallerinin uygunluğu, altyapı yetersizlikleri ve fırsat eşitsizlikleri gibi birçok sorunu beraberinde getirmiştir.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Aleksander Aristovnik et al.
- Yayın
- Frontiers in Education
- Tarih
- 2023-08-03
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
COVID-19 pandemisi, dünya genelindeki yükseköğretim kurumlarında geleneksel öğrenme yöntemlerinin ani bir şekilde askıya alınmasına ve zorunlu olarak çevrimiçi öğrenmeye geçilmesine neden olmuştur. Bu süreçte öğrenciler sadece eğitimsel açıdan değil, aynı zamanda sosyal ve duygusal boyutlarda da büyük sınamalarla karşılaşmıştır. Akademik literatürde çevrimiçi öğrenmeye dair yayın sayısında patlama yaşanmasına rağmen, mevcut çalışmaların çoğu küçük örneklemlerle sınırlı kalmış veya basit bibliyometrik metriklerin ötesine geçen nitel sentezlerden yoksun kalmıştır. Dolayısıyla, bilişim teknolojilerinin, pedagojik yöntemlerin ve farklı disiplinlerin gereksinimlerinin çevrimiçi eğitim süreçleriyle nasıl entegre edildiğini bütünsel olarak inceleyen kapsamlı bir haritalama ve görselleştirme çalışmasına duyulan gereksinim, bu çalışmanın temel çıkış noktasını ve ele aldığı temel problemi teşkil etmektedir.
Bu çalışmanın temel amacı, Ocak 2020 ile Mart 2022 tarihleri arasında Scopus veri tabanında dizinlenen 8.303 akademik yayını analiz ederek, yükseköğretimde çevrimiçi öğrenme alanındaki küresel gelişmeleri ve araştırma trendlerini ortaya koymaktır. Araştırmada, yayınların betimsel analizinin yanı sıra anahtar kelime eş-ölüm ağları, ülkeler arası işbirliği haritaları ve üç alanlı grafik analizleri gibi gelişmiş bibliyometrik yaklaşımlar kullanılmıştır. Verilerin analizinde Pandas, Matplotlib, VOSviewer ve Plotly gibi python tabanlı ve görsel ağ analiz programlarından yararlanılmıştır. Böylece, sadece nicel yayın sayılarını raporlamakla kalmayıp, bilişim teknolojileri araçları, acil durum uzaktan eğitim yaklaşımları ve akademik disiplinler arasındaki ilişkisel ağlar nitel bir sentezle çözümlenmiştir.
Elde edilen bulgular, küresel ölçekte çevrimiçi öğrenme araştırmalarının özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Çin ve Hindistan gibi ülkelerde yoğunlaştığını ve yayınların çoğunlukla açık erişimli dergilerde yayımlandığını göstermektedir. Gerçekleştirilen ağ analizleri, literatürde beş temel araştırma odak noktasının (hotspot) oluştuğunu ortaya koymuştur: BKT ve pedagoji, teknolojiyle güçlendirilmiş eğitim, ruh sağlığı ve iyi oluş hali, öğrenci deneyimi ile müfredat ve mesleki gelişim. Ayrıca, üç alanlı analiz sonuçları, e-öğrenme, uzaktan öğrenme ve sanal öğrenme gibi acil durum eğitim yaklaşımlarının ağırlıklı olarak tıp ve sağlık bilimleri eğitiminde kullanıldığını; bilgisayar tabanlı öğrenmenin ise mühendislik disiplinlerinde daha yaygın olduğunu kanıtlayarak disipline özgü çevrimiçi öğrenme tasarımlarının önemini vurgulamaktadır.
Tartışma ve sonuç bölümünde çalışma, çevrimiçi öğrenmenin salgın sonrasında da kalıcı bir değer taşıyacağını ve geleneksel eğitimle harmanlanarak karma (blended) öğrenme modellerini güçlendireceğini savunmaktadır. Yazarlar, elde edilen bulguları Fauzi (2022) ve Bozkurt (2022) gibi öncüllerin literatür bulgularıyla ilişkilendirerek doğrulamış, yükseköğretim kurumlarının kriz anlarına karşı dayanıklı BKT altyapıları kurması ve öğretim elemanlarının pedagojik yetkinliklerini artırması gerektiğini vurgulamıştır. Araştırma, küresel literatürdeki boşlukları haritalandırması bakımından gelecekteki ampirik ve kuramsal tezler için rehber niteliğindedir. Kanıta dayalı politika yapıcılar ve üniversite yönetimleri için eğitim süreçlerinin sürdürülebilirliğini sağlayacak somut stratejiler sunarak eğitim bilimleri literatürüne önemli bir katkı sağlamaktadır.
Araştırmanın amacı
Çalışmanın amacı, COVID-19 pandemisi döneminde yükseköğretimde çevrimiçi öğrenmeye yönelik küresel araştırma eğilimlerini ve gelişmeleri, Ocak 2020 ile Mart 2022 arasında yayımlanan 8.303 Scopus belgesini analiz ederek belirlemek ve bilişim teknolojileri, çevrimiçi eğitim yaklaşımları ve akademik disiplinler arasındaki ilişkileri ortaya koymaktır(Aristovnik et al., 2023).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Bu çalışma, COVID-19 pandemisi döneminde yükseköğretimde çevrimiçi öğrenme üzerine yapılmış araştırmaların durumunu ortaya koymak amacıyla bibliyometrik eşleme ve ağ analizi tekniklerini içeren nicel bir bibliyometrik analiz yaklaşımı benimsemiştir(Aristovnik et al., 2023).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, geleneksel sosyolojik ya da bilişsel öğrenme kuramlarından ziyade, bibliyometrik ağ teorisi ve bilimsel haritalama çerçevesine dayanmaktadır. Ortak kelime analizleri ve üç alanlı Sankey diyagramı modellemesiyle, kriz dönemlerinde acil durum uzaktan öğretiminin kavramsal ve kurumsal yapısını görselleştirmeyi amaçlar.
Makalenin ele aldığı literatür
Araştırma, COVID-19 döneminde e-öğrenme ve uzaktan eğitim konularını inceleyen öncül bibliyometrik çalışmaları (örneğin Fauzi, 2022; Bozkurt, 2022; Bilal ve ark., 2022; Brika ve ark., 2021) kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Bu çalışmaların teslim faktörleri, ruh sağlığı, dijital okuryazarlık gibi alt başlıklara odaklandığını ancak disipline özgü gereksinimleri ve bilişim teknolojileri ile öğrenme yaklaşımları arasındaki ilişkisel bütünlüğü göz ardı ettiğini belirtir.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Scopus veri tabanında Ocak 2020 ile Mart 2022 tarihleri arasında yayımlanmış olan ve yükseköğretim düzeyindeki çevrimiçi öğrenme araştırmalarını kapsayan akademik yayınlar derlemidir.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Makale başlığı, özeti ve anahtar kelimeleri üzerinden yapılan gelişmiş tarama ve makine tabanlı filtreleme sonuçunda belirlenen 8.303 adet bilimsel belgedir.
- Veri toplama süreci
- Scopus veri tabanından başlık, özet ve anahtar kelimeler alanlarında belirli anahtar kelime kombinasyonları kullanılarak, dil kısıtlaması olmaksızın 1 Mart 2022 tarihinde gerçekleştirilen veri indirme işlemidir.
- Veri analiz yöntemi
- Python Pandas kütüphanesiyle tanımlayıcı analizler, Matplotlib kütüphanesiyle görselleştirmeler, VOSviewer programıyla anahtar kelime birlikte kullanım ağ analizi ve Plotly kütüphanesiyle üç alanlı Sankey diyagramı analizi yapılmıştır.
Araştırmanın Bulguları
Yükseköğretimde çevrimiçi öğrenme üzerine yürütülen bilimsel üretkenlik ve atıf dağılımı coğrafi olarak dengesiz bir yapı sergilemekte olup, en yüksek katkı sırasıyla Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Çin ve Hindistan tarafından sağlanmıştır(Aristovnik et al., 2023).
Anahtar kelimelerin birlikte kullanım sıklığına dayalı ağ analizi, pandemi dönemindeki araştırmaların BİT ve pedagoji, teknolojiyle güçlendirilmiş eğitim, ruh sağlığı ve iyi oluş, öğrenci deneyimi ile müfredat ve mesleki gelişim olmak üzere beş temel odak noktasında kümelendiğini göstermiştir(Aristovnik et al., 2023).
Pandemi döneminde acil bilgi paylaşımı ve küresel iş birliği gereksinimlerinin bir sonuçu olarak, yükseköğretimde çevrimiçi öğrenme konusundaki bilimsel çalışmaların çok büyük bir bölümü açık erişimli bilimsel dergilerde yayımlanmıştır(Aristovnik et al., 2023).
Süreç boyunca yapılan araştırmalar ağırlıklı olarak e-öğrenme, uzaktan öğretim ve sanal öğrenme gibi fiziksel teması en aza indiren acil durum uzaktan öğretim yaklaşımlarına ve bunların gerektirdiği teknolojik altyapılara odaklanmıştır(Aristovnik et al., 2023).
Çevrimiçi öğrenme yaklaşımlarının ve teknolojik araçların etkililiği ve tercih edilme oranları, tıp/sağlık bilimleri ve mühendislik gibi disiplinlerin kendilerine özgü uygulama gereksinimlerine göre farklılık göstermektedir(Aristovnik et al., 2023).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Araştırmanın ana bulgularından biri, COVID-19 pandemisinin yükseköğretimde çevrimiçi öğrenme alanındaki bilimsel literatür üretiminde ve araştırmacılar arasındaki akademik ortaklıklarda çok ciddi bir ivmelenmeye yol açtığını göstermektedir. Bu bulgu, eğitim süreçlerinin kesintiye uğramasını önlemek adına dünya genelinde uygulanan zorunlu kapanmaların akademik toplulukta hızlı bir bilgi üretimi ve paylaşımı refleksi tetiklediğini ortaya koymaktadır.
Yazarlar bu durumu, pandemi döneminde ortaya çıkan acil eğitim ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla geliştirilen yenilikçi çözümlerin ve acil uzaktan eğitim uygulamalarının belgelenmesi çabasıyla açıklamaktadır. Geleneksel öğrenme modellerinin aniden devre dışı kalması, hem öğreticilerin hem de politika yapıcıların hızlı ve kanıta dayalı çözümlere yönelmesine neden olmuş ve bu da literatürde olağanüstü bir hacim artışını beraberinde getirmiştir.
Elde edilen bu sonuçlar, pandeminin ilk yıllarında küresel bilimsel iş birliklerinin ve disiplinler arası ortak çalışmaların büyük bir hızla arttığını vurgulayan Duan ve Xia (2021) gibi araştırmacıların çalışmalarıyla tam bir uyum içerisindedir. Benzer şekilde, coğrafi yoğunlaşmanın özellikle gelişmiş İngilizce konuşan ülkeler ile yükselen Asya ekonomilerinde kümelenmesi, önceki bibliyometrik çalışmaların küresel bilimsel üretim haritasıyla örtüşmektedir.
Sonuç olarak, yükseköğretimde çevrimiçi öğrenme araştırmalarının geldiği aşama, sadece geçici bir kriz yönetimi aracı olmanın ötesinde, harmanlanmış öğrenme gibi geleceğin eğitim modellerinin tasarlanmasında kritik bir zemin sunmaktadır. Üniversitelerin bu süreçte elde edilen birikimi, teknolojik altyapı yatırımlarını ve pedagojik dönüşüm modellerini sürdürülebilir eğitim politikalarına dönüştürmeleri kritik önem taşımaktadır.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Yazarlar, pandemi sürecinde yükseköğretimde çevrimiçi öğrenme alanındaki yayınlarda görülen yüksek çok yazarlı ortaklık oranlarını ve yazarlar arası geniş iş birliğini, pandemi döneminde küresel düzeyde uluslararası bilimsel iş birliklerinin olağanüstü düzeyde arttığını savunan Duan ve Xia (2021) çalışmasının bulgularıyla doğrudan ilişkilendirerek desteklemektedir(Aristovnik et al., 2023).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Araştırmacılar, COVID-19 pandemisinin yükseköğretimde benzeri görülmemiş bir dijital dönüşümü hızlandırdığı, ancak bu sürecin plansız bir acil durum müdahalesi olması sebebiyle altyapı yetersizliklerini ve erişim eşitsizliklerini de açığa çıkardığı sonuçuna varmışlardır. Gelecekte yaşanabilecek olası krizlere karşı dayanıklı, esnek ve sürdürülebilir bir yükseköğretim yapısı inşa edebilmek için, üniversitelerin pandemi sürecinde edindikleri deneyimlerden yararlanarak etkililiği kanıtlanmış bilgi ve iletişim teknolojisi araçlarını ve yenilikçi pedagojik yaklaşımları müfredatlarına kalıcı olarak entegre etmeleri gerekmektedir(Aristovnik et al., 2023).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu çalışma, COVID-19 pandemisinin yükseköğretimdeki çevrimiçi öğrenme süreçleri üzerindeki etkilerini inceleyen devasa literatürü bütüncül bir yaklaşımla sentezlemektedir. Pandeminin başlangıcından itibaren yayımlanan binlerce makalenin bibliyometrik özelliklerini ortaya koyarak, alandaki bilimsel üretimin coğrafi ve kurumsal dağılımını görselleştirmektedir. Araştırma, karmaşık veri yığınlarını beş temel tematik kümede (BİT ve pedagoji, teknolojiyle güçlendirilmiş eğitim, ruh sağlığı ve iyi oluş, öğrenci deneyimi ve müfredat geliştirme) yapılandırarak, araştırmacıların literatürdeki boşlukları ve yoğunlaşma noktalarını hızlıca kavramasına olanak tanıyan bir yönlendirici kılavuz işlevi görmektedir. Bu yönüyle çalışma, sadece nicel bir metrik sunumu yapmamakta, aynı zamanda nitel bir sentez sağlayarak acil uzaktan eğitim uygulamalarının geleceğin harmanlanmış öğrenme tasarımlarına nasıl evrilebileceğini tartışmaktadır.
Çalışma, önceki dar kapsamlı veya sınırlı veri setlerine sahip bibliyometrik araştırmaların ötesine geçerek, Scopus veri tabanından elde edilen 8.303 gibi geniş bir belge grubunu analiz etmektedir. Önceki çalışmaların aksine, sadece yayın ve atıf sayılarına odaklanmakla kalmayıp, BİT araçları, çevrimiçi öğrenme yaklaşımları ve akademik disiplinler arasındaki üç boyutlu ilişkileri bir Sankey diyagramı üzerinden modellemektedir. Bu metodolojik yaklaşım, tıp ve mühendislik gibi uygulamalı alanların kendilerine özgü altyapı ve pedagoji ihtiyaçlarını haritalandırarak literatürdeki disiplinler arası boşlukları netleştirmekte ve önceki tek boyutlu analizleri genişletmektedir.
Yükseköğretim araştırmacıları için bu çalışma, pandemi dönemi eğitim literatürüne dair kapsamlı ve sistematik bir referans noktası sunmaktadır. Araştırma, e-öğrenme, uzaktan eğitim ve sanal eğitim gibi kavramların kavramsal sınırlarını çizmekte ve bunların acil durum koşullarındaki işlevlerini ayrıştırmaktadır. Ayrıca, açık erişimli dergilerin hızlı bilgi yayılımındaki rolünü ve çok yazarlı küresel iş birliklerinin önemini ortaya koyarak, bilim sosyolojisi ve eğitim politikaları alanındaki taramalara kurumsal ve coğrafi bir çerçeve kazandırmaktadır. Politika yapıcılar için kanıta dayalı bir karar alma mekanizması sunması, çalışmanın literatür taramalarındaki pratik değerini artırmaktadır.
Kaynakça
- Duan, D., & Xia, Q. (2021). Evolution of scientific collaboration on COVID-19: a bibliometric analysis. Learned Publishing, 34(3), 429-441. https://doi.org/10.1002/leap.1382
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
COVID-19 pandemisi döneminde yükseköğretim düzeyindeki çevrimiçi öğrenme literatürü yoğun bir biçimde beş ana araştırma odağı etrafında şekillenmiştir.
Tez çalışmalarının literatür taraması bölümünde, pandemi döneminde üretilen zengin eğitim araştırmalarını sınıflandırmak ve kuramsal olarak yapılandırmak amacıyla bu beşli kümeleme modeli doğrudan kullanılabilir(Aristovnik et al., 2023).
Tıp ve Sağlık Bilimleri Eğitiminde Sanal Gerçeklik ve Tele-Tıp Simülasyonlarının Öğrenci Memnuniyeti ve Klinik Becerilere Etkisi
- Araştırma sorusu
- Tıp fakültesi öğrencilerinin tele-tıp ve sanal gerçeklik laboratuvar uygulamalarına yönelik algıları ile klinik beceri edinim düzeyleri arasındaki ilişki nedir?
- Yöntem taslağı
- Yakınsak paralel karma desen kullanılacaktır. Nicel boyutta, tıp eğitiminde kullanılan sanal gerçeklik araçlarının etkililiği onaylanmış ölçeklerle değerlendirilirken (örneklem boyutu güç analiziyle belirlenecektir), nitel boyutta odak grup görüşmeleriyle veri doygunluğuna ulaşılana kadar derinlemesine analiz yapılacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin beşinci bölümünde tıp ve sağlık eğitiminde e-öğrenme ve sanal öğrenme yaklaşımlarının tele-tıp ve simülasyon araçlarıyla desteklendiğine dair vurgu ve disipliner gereksinimlerin çevrimiçi etkililiği sınırladığı yönündeki bulgudan türetilmiştir(Aristovnik et al., 2023).
Tez veya makalede kullanım · introduction
Pandemi süreci, yükseköğretim kurumlarında anlık bir refleks olarak geliştirilen acil durum uzaktan öğretim yaklaşımları ile planlı çevrimiçi eğitim tasarımları arasındaki kavramsal farkları görünür kılmıştır.
Giriş bölümünde araştırmanın problemini tanımlarken, plansız acil durum uzaktan eğitimi ile nitelikli ve sürdürülebilir çevrimiçi öğretim arasındaki kavramsal ayrımları ve altyapı gereksinimlerini vurgulamak için referans gösterilebilir(Aristovnik et al., 2023).
Yükseköğretimde Çevrimiçi Öğrenme Sürecinde Sosyal İzolasyonun Öğrenci Ruh Sağlığı ve Akademik Başarı Üzerindeki Etkisi
- Araştırma sorusu
- Uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerin hissettiği sosyal izolasyon ve kaygı düzeyleri, akademik başarılarını nasıl ve hangi düzeyde etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Boylamsal ve ilişkisel tarama modeli tercih edilecektir. Bir eğitim dönemi boyunca öğrencilerin kaygı, depresyon ve yalnızlık düzeyleri standart psikometrik ölçeklerle (örneğin Beck Anksiyete Envanteri) ölçülecektir. Örneklem hacmi güç analiziyle saptanacaktır; analizde yapısal eşitlik modellemesi kullanılacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Yazarların literatürde ruh sağlığı ve iyi oluş kümesinin pandemi döneminde en çok tartışılan konulardan biri olduğunu ortaya koyması ve sosyal izolasyonun post-travmatik stres bozukluğu riskini artırdığı yönündeki tespiti bu araştırmayı gerekçelendirmektedir(Aristovnik et al., 2023).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Farklı disiplinlerin kendilerine özgü uygulamalı ve pratik gereksinimleri, çevrimiçi eğitimde kullanılan BİT araçlarının ve öğrenme yaklaşımlasının seçilmesinde belirleyici olmaktadır.
Tartışma bölümünde elde edilen ampirik bulguları yorumlarken, tıp/sağlık bilimleri ve mühendislik gibi alanlardaki çevrimiçi uygulama zorluklarını ve simülasyon ihtiyaçlarını genel literatürdeki disipliner eğilimlerle karşılaştırmak için kullanılabilir(Aristovnik et al., 2023).
Mühendislik Fakültelerinde Bilgisayar Tabanlı Öğrenme Yazılımlarının Harmanlanmış Öğrenme Ortamlarına Entegrasyonu
- Araştırma sorusu
- Harmanlanmış öğrenme modelinde bilgisayar tabanlı simülasyon yazılımlarının kullanımı, mühendislik öğrencilerinin tasarımsal düşünme becerilerini nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Yarı deneysel kontrol gruplu öntest-sontest deseni uygulanacaktır. Deney grubuna bilgisayar tabanlı entegre yazılımlarla harmanlanmış eğitim verilirken, kontrol grubuna geleneksel yöntem uygulanacaktır. Örneklem büyüklüğü güç analizi yardımıyla hesaplanacak ve veriler ANCOVA testiyle çözümlenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Sankey diyagramında bilgisayar tabanlı öğrenme yaklaşımlarının mühendislik eğitimi ile olan güçlü ilişkisi ve harmanlanmış öğrenmenin pandemi sonrasındaki kalıcı potansiyeline yönelik yazar önerileri bu çalışmayı temellendirmektedir(Aristovnik et al., 2023).