Vaka çalışması incelemesi

DOI: 10.18657/yonveek.1380444

Post-Seküler Çağda Parti Değişimi: Türkiye’de Cumhuriyet Halk Partisi Örneği

Modern Türk siyasetinde laiklik anlayışının dönüşümü, siyasal partilerin seçim hedefleri ve toplumsal kutuplaşma dinamikleri çerçevesinde şekillenen geniş bir akademik tartışmanın merkezinde yer almaktadır.

Yazar
İlkim ÖZDİKMENLİ ÇELİKOĞLU
Yayın
Yönetim ve Ekonomi Dergisi
Tarih
2023-12-27
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Türkiye siyasetinde laiklik ve din-devlet ilişkileri, Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren merkez-çevre karşıtlığı bağlamında temel bir toplumsal ve siyasal fay hattı oluşturmuştur. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), tarihsel mirası gereği katı/dışlayıcı laiklik yaklaşımının ana temsilcisi olarak tanımlanmış, kamusal alanda dinin görünürlüğüne dönük kısıtlayıcı politikaları destekleyen bir tutum sergilemiştir. Ancak 2010 sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkanlığa gelmesiyle parti, bu geleneksel duruşundan aşamalı olarak uzaklaşmış ve dini inanç ile ibadet özgürlüğünü teminat altına alan özgürlükçü laiklik söylemini benimsemiştir. Literatürde partinin bu düşünsel ve stratejik eksen kayması geniş biçimde gözlemlenmiş olmakla birlikte, dönüşümü tetikleyen içsel ve dışsal dinamiklerin bütüncül bir parti değişimi kuramı çerçevesinde çözümlemesi eksik kalmıştır. Bu makale, söz konusu ideolojik değişimin arkasındaki liderlik, post-sekülarizm ve siyasal sistem dönüşümlerini kuramsal bir derinlikle ele alarak literatürdeki bu boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.

Çalışmanın temel amacı, CHP’nin daha yumuşak ve kapsayıcı bir sekülarizm anlayışına geçiş sürecini tanımlamak ve bu değişimi yönlendiren temel faktörleri açıklamaktır. Nitel durum çalışması desenini benimseyen araştırmacı, Panebianco ile Harmel ve Janda’nın parti değişimi kuramlarından yararlanarak değişimi bir iç ve iki dış etken üzerinden analiz etmektedir. İç etken olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun liderlik değişimi ve partiyi oy maksimizasyonunu hedefleyen kitle partisine dönüştürme stratejisi incelenmektedir. Dış etkenler arasında ise küresel ve yerel düzeyde post-sekülarizmin yükselişi ile Türkiye’nin 2017 anayasa değişikliğiyle başkanlık sistemine geçişi yer almaktadır. Yazar, parti seçim bildirgeleri, lider açıklamaları, sivil toplum raporları ve ittifak stratejilerini içeren birincil belgeleri söylem ve içerik analizi teknikleriyle inceleyerek kuramsal modelini olgusal kanıtlarla desteklemektedir.

Araştırmanın bulguları, CHP’deki laiklik anlayışı değişiminin üç temel etkenin kesişimiyle gerçekleştiğini göstermektedir. İlk olarak, 2010 yılında Kılıçdaroğlu'nun yönetime gelmesi, partide oy maksimizasyonunu ilkesel saflığın önüne geçiren bir stratejik zihniyet değişimini başlatmıştır. İkinci olarak, post-sekülarizmin kamusal alanda dini sembol ve söylemlere daha geniş yer açan küresel hegemonyası, geleneksel laiklik anlayışının etkililiğini sörgülatmıştır. Parti yönetiminin üniversitelerde ve kamu personelinde başörtüsü yasağının kaldırılmasına sessiz kalması, tarikat ve cemaatleri sivil toplum bağlamında yeniden değerlendirmesi ve helalleşme politikasını başlatması bu dönüşümün somut göstergeleridir. Üçüncü olarak, başkanlık sisteminin getirdiği yüzde 50 artı bir oy zorunluluğu, CHP’yi muhafazakâr partilerle seçim ittifakları kurmaya zorlamış ve ideolojik yumuşamayı meşrulaştıran sistemik bir dış şok işlevi görmüştür.

Sonuç olarak çalışma, CHP’deki post-seküler dönüşümün geçici bir seçim taktiği olmaktan öte, parti liderliği ve sistemik fırsat yapılarının etkileşimiyle biçimlenen kalıcı bir stratejik hat olduğuna işaret etmektedir. Yazar, kamusal alanda dinselleşmenin artmasına karşın parti içinde eski tip katı laikliğe güçlü bir geri dönüş ihtimalinin düşük olduğunu, zira post-seküler söylemin muhafazakâr seçmene ulaşmada tek yol olarak görüldüğünü vurgulamaktadır. Bu araştırma, Türk siyasal hayatı ve karşılaştırmalı siyaset literatüründe geleneksel merkez sol ve seküler partilerin dinle kurduğu ilişkiyi yeniden kavramsallaştırma hususunda özgün bir katkı sunmaktadır. Türkiye üzerine çalışan araştırmacılar için makale, parti değişimi kuramlarının gelişmekte olan ülkelerdeki ve kutuplaşmış siyasal sistemlerdeki uygulanabilirliğini gösteren nitelikli bir referans kaynağı niteliğindedir.

Araştırmanın amacı

Bu çalışma, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde katı laiklik çizgisinden daha yumuşak ve özgürlükçü bir sekülarizm anlayışına geçişini parti değişimi literatürünün sunduğu kuramsal çerçeve ışığında açıklamak ve belgelemektir(ÇELİKOĞLU, 2023, s. 2).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışmada, parti değişimi literatürünün kuramsal çerçeveleri (Panebianco ile Harmel ve Janda) temel alınarak, nitel durum çalışması ve tarihsel-söylemsel analiz yaklaşımı benimsenmiştir(ÇELİKOĞLU, 2023, s. 2).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, Panebianco (1988) ile Harmel ve Janda (1994) tarafından geliştirilen parti değişimi (party change) kuramsal çerçevesine ve Gauja'nın çok düzeyli analiz modeline dayanmaktadır. Parti içi liderlik değişimini içsel faktör; post-sekülarizmin küresel ve yerel hegemonyasını ve başkanlık sistemine geçişi ise partiyi temel hedeflerini yeniden değerlendirmeye iten dışsal şoklar/etkenler olarak ele almaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Makale, Lipset ve Rokkan'ın merkez-çevre toplumsal yarılma kuramı, Şerif Mardin'in Türkiye siyaseti üzerine merkez-çevre analizleri, Jürgen Habermas ve Charles Taylor'ın post-seküler toplum tartışmaları ile Krouwel'in kitle partisi (catch-all party) kavramsallaştırmalarına dayanmakta ve Türkiye'de CHP üzerine yazılmış geniş literatürle diyalog kurmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Cumhuriyet Halk Partisi'nin 2010-2023 yılları arasındaki seçim beyannameleri, parti raporları, lider söylemleri, ittifak stratejileri ve kurumsal politika metinleri.
Örneklem veya araştırma materyali
2011 ve 2018 seçim beyannameleri, 2011 Sivil Toplum Raporu, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kamuoyuna yaptığı açıklamalar, röportajlar ve helalleşme süreci konuşmaları.
Veri toplama süreci
Birincil kaynak niteliğindeki parti belgeleri, seçim bildirgeleri, basına yansıyan lider demeçleri ve ikincil literatür verilerinin doküman analizi yöntemiyle derlenmesi.
Veri analiz yöntemi
Parti değişimi kuramları (Panebianco'nun liderlik değişimi modeli, Harmel ve Janda'nın bütünleşik parti değişimi kuramı) kapsamında içerik ve söylem analizi.
Parti DeğişimiPost-SekülarizmÖzgürlükçü LaiklikLiderlik DeğişimiBaşkanlık SistemiOy MaksimizasyonuHelalleşme

Araştırmanın Bulguları

01

Kemal Kılıçdaroğlu'nun 2010 yılında parti genel başkanlığına gelmesiyle başlayan liderlik değişimi, CHP'nin katı laiklik söyleminden uzaklaşarak sosyo-ekonomik konulara ve oy maksimizasyonuna odaklanmasını sağlayan en temel içsel faktör olmuştur(ÇELİKOĞLU, 2023, s. 2).

02

Post-sekülarizmin küresel ve yerel düzeydeki hegemonik yükselişi, kamusal alanda dine ve dini sembollere daha fazla alan açılması gerekliliğini doğurarak CHP'nin klasik laiklik anlayışını gözden geçirmesine zemin hazırlayan ilk dışsal faktördür(ÇELİKOĞLU, 2023).

03

Türkiye'de başkanlık sistemine geçilmesi ve %50+1 oy zorunluluğunun getirilmesi, CHP'yi muhafazakar partilerle seçim ittifakları kurmaya ve ideolojik esneklik kazanarak muhafazakar seçmene açılmaya zorlayan ikinci dışsal şok işlevi görmüştür(ÇELİKOĞLU, 2023).

04

CHP'nin laiklik kavramı zaman içinde inanç ve ibadet özgürlüğünün güvencesi olarak yeniden tanımlanmış; başörtüsü yasağına karşı duruşun terk edilmesi ve helalleşme söylemiyle muhafazakar kesimlerle geçmişteki gerilimlerin onarılması hedeflenmiştir(ÇELİKOĞLU, 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

İncelenen bulgular, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Kılıçdaroğlu liderliğinde geçirdiği düşünsel dönüşümün rastlantısal bir retorik değişiminden ibaret olmadığını, partinin temel stratejik hedeflerinde radikal bir eksen kaymasına karşılık geldiğini ortaya koymaktadır. Muhalefet odağının katı anti-laiklik eleştirilerinden sosyo-ekonomik sorunlara ve demokratikleşmeye kaydırılması, partinin kitleselleşme amacını görünür kılmıştır.

Yazar bu dönüşümü, parti içi dinamikler ile dışsal sistemik baskıların etkileşimi üzerinden açıklamaktadır. Lider değişimi içsel bir dinamo işlevi görürken, küresel post-seküler hegemonya ve Türkiye'deki başkanlık sistemine geçiş, partiyi geleneksel pozisyonunun etkililiğini sörgülamaya ve geniş kitleleri kapsayacak yeni ittifak stratejilerini benimsemeye sevk etmiştir.

Tartışma bölümünde bu süreç, parti değişimi literatüründeki Panebianco ile Harmel ve Janda'nın kuramsal modelleriyle ilişkilendirilmektedir. CHP'nin ideolojik saflık ilkesinden oy maksimizasyonu hedefine yönelmesi, yazara göre dışsal şokların parti elitleri tarafından algılanma biçimi ve kuramsal fırsat yapılarına verilen stratejik bir yanıttır.

Sonuç olarak çalışma, partinin yeni sekülarizm yaklaşımının ve muhafazakar açılımlarının, lider değişse bile devam etme potansiyeline sahip olduğunu vurgulamaktadır. Başkanlık sisteminin yarattığı %50+1 mantığı ve siyasetin kişiselleşmesi, CHP'nin post-seküler düzlemde özgürlükçü laiklik ve kapsayıcı ittifak siyasetini sürdürmesini kaçınılmaz bir gereklilik haline getirmektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazar, Panebianco'nun parti değişimi evreleri modeline dayanarak, CHP'deki dönüşümün seçim yenilgileri sonrasında liderlik değişimi ve ardından gelen kurumsal-stratejik yenilenme basamaklarıyla uyumlu olduğunu, ancak dışsal şokların bu süreci hızlandıran kilit katalizörler olarak işlev gördüğünü vurgulamaktadır(ÇELİKOĞLU, 2023).

Çalışma, Harmel ve Janda'nın bütünleşik parti değişimi kuramından yararlanarak, CHP'nin birincil hedefini ideolojik saflıktan oy maksimizasyonuna kaydırdığını ve dışsal değişim uyaranlarının ancak parti elitlerinin hedefe ulaşmadaki etkililiği yeniden değerlendirmesiyle birer şoka dönüştüğünü göstermektedir(ÇELİKOĞLU, 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Yazar, Kılıçdaroğlu döneminde CHP'nin yaşadığı düşünsel ve stratejik dönüşümün, genel başkanlık değişimi yaşansa dahi kalıcı bir nitelik taşıdığını savunmaktadır. Başkanlık sisteminin getirdiği ittifak zorunlulukları, post-seküler paradigmaya uyum ve oy maksimizasyonu hedefi, partinin özgürlükçü laiklik çizgisini ve muhafazakar kesimlerle kurduğu diyaloğu yakın gelecekte de sürdüreceğine işaret etmektedir(ÇELİKOĞLU, 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Çalışma, Türk siyasi hayatında ana muhalefet partisinin laiklik söylemindeki dönüşümü ampirik ve kuramsal bir düzlemde inceleyerek literatürde önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Geleneksel olarak katı laiklik anlayışıyla özdeşleştirilmiş olan CHP'nin son on yıldaki değişimini salt pragmatik bir ittifak arayışı olarak değil, küresel post-seküler paradigmaya uyum ve Türkiye'nin hükümet sistemi değişikliği gibi yapısal dönüşümlerle ilişkilendirerek ele almaktadır. Bu yönüyle makale, siyasal partilerin ideolojik esnekliğini ve stratejik adaptasyon yeteneklerini açıklayan dinamik bir analiz sunmaktadır.

Bu araştırma, siyasal parti değişimi literatürünün kurucu isimleri olan Panebianco (1988) ile Harmel ve Janda (1994) tarafından geliştirilen kuramsal modelleri temel almaktadır. Önceki çalışmaların genellikle partilerin içsel veya dışsal dinamiklerini birbirinden bağımsız ele alan indirgemeci yaklaşımlarına karşın, bu çalışma her iki boyutu bütünleştiren çok katmanlı bir model sunmaktadır. Ayrıca, Şerif Mardin'in merkez-çevre kuramı ve Ahmet T. Kuru'nun pasif/dışlayıcı laiklik tipolojileriyle diyalog kurarak, Türkiye'deki laiklik tartışmalarını küresel post-sekülarizm yazınındaki güncel gelişmelerle birleştirmektedir.

Yayın, Türkiye'de sekülarizmin dönüşümünü ve muhalefet partilerinin stratejik konumlanmalarını inceleyen literatür taramalarına metodolojik ve teorik düzeyde zengin katkılar sağlamaktadır. Özellikle 'yeni CHP' olgusu etrafında dönen tartışmalara, ideolojik kaymaları 'dışsal şok' ve 'liderlik konsolidasyonu' gibi kavramsal araçlarla açıklayarak derinlik katmaktadır. Sadece betimsel bir siyasi tarih anlatısı sunmakla kalmayıp, kuramsal modelleri ampirik verilerle (parti beyannameleri, lider demeçleri, ittifak davranışları) destekleyerek araştırmacılara somut bir sentez çerçevesi sunmaktadır.

Kaynakça

  1. Panebianco, A. (1988). Political parties: Organization and power. Cambridge University Press.
  2. Harmel, R., & Janda, K. (1994). An integrated theory of party goals and party change. Journal of Theoretical Politics, 6(3), 259-287.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Siyasal partilerin geleneksel ideolojik katılıklarından sıyrılarak oy maksimizasyonuna yönelmelerinde liderlik değişimi ve sistemik dışsal şoklar belirleyici olmaktadır.

Tez çalışmalarında siyasal partilerin dönüşüm süreçleri kuramsal olarak incelenirken, içsel lider değişimi ile dışsal kurumsal reformların (başkanlık sistemi gibi) birleşik etkisi bu çalışmaya atıfla temellendirilebilir(ÇELİKOĞLU, 2023, s. 2).

Seçmen Algısında Özgürlükçü Laiklik: CHP'nin Helalleşme Politikasının Muhafazakar Seçmen Üzerindeki Etkisi

Araştırma sorusu
CHP'nin Kılıçdaroğlu döneminde başlattığı helalleşme ve özgürlükçü laiklik söylemi, muhafazakar seçmenlerin partiye yönelik güven ve oy verme eğilimlerini nasıl etkilemiştir?
Yöntem taslağı
Nitel araştırma deseninde tasarlanacak çalışmada, amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenen ve daha önce muhafazakar partilere oy vermiş 30 seçmenle yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilecektir. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğu ilkesine göre belirlenecektir. Elde edilen veriler betimsel ve içerik analizi teknikleriyle çözümlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede Kılıçdaroğlu'nun muhafazakar kitlelerle yakınlaşmak amacıyla başlattığı helalleşme ve muhafazakar açılım stratejisinin (helalleşme toplantıları, başörtüsüne yasal güvence teklifi vb.) seçmen nezdindeki gerçek karşılığını test etme ihtiyacından türetilmiştir(ÇELİKOĞLU, 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Türkiye'de başkanlık sistemine geçiş ve %50+1 barajı, muhalefet partilerini ideolojik farklılıkları bir kenara bırakarak muhafazakar partilerle geniş seçim ittifakları kurmaya zorlamıştır.

Seçim ittifakları ve hükümet sistemi değişikliklerinin parti stratejilerine etkisini ele alan kuramsal çerçevelerde, başkanlık sisteminin kazanan her şeyi alır mantığının partileri de-ideolojizasyona sürüklediği iddiası bu kaynakla desteklenebilir(ÇELİKOĞLU, 2023, s. 2).

Sosyal Demokrasi Vakfı Verileri Işığında Seküler Seçmenlerin Laiklik Kaygıları ve CHP'nin Söylemsel Dönüşümüne Tepkileri

Araştırma sorusu
CHP'nin post-seküler söylemsel dönüşümü ve tarikatlara yönelik uzlaşmacı tavrı, partinin geleneksel seküler seçmen tabanında nasıl bir huzursuzluk ve tepki yaratmaktadır?
Yöntem taslağı
Karma yöntem (mixed-methods) deseni kullanılacaktır. İlk aşamada SODEV (2020) benzeri bir anket çalışmasıyla seküler seçmenlerin laiklik kaygıları nicel olarak ölçülecektir (G-Power analiziyle belirlenen en az 384 katılımcı). İkinci aşamada ise odak grup görüşmeleriyle bu kaygılar derinleştirilecek ve tematik analize tabi tutulacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin sonuç kısmında değinilen, seküler seçmenlerin devletin işleyişi, kadın hakları ve eğitim alanlarında laikliğin tehlikede olduğuna dair kaygıları ve Kılıçdaroğlu'nun tarikat yurtlarındaki intihar vakalarına sessiz kalmasına yönelik sosyal medya tepkileri analizinden esinlenmiştir(ÇELİKOĞLU, 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Cumhuriyet Halk Partisi, Kılıçdaroğlu döneminde muhalefet odağını katı anti-sekülarizm eleştirilerinden sosyo-ekonomik sorunlara, liyakate ve otoriterlik karşıtlığına kaydırmıştır.

Türkiye'de muhalefet partilerinin söylem dönüşümlerini tartışan çalışmalarda, CHP'nin klasik laiklik yerine özgürlükçü laiklik anlayışına yönelmesi ve laikliği inanç özgürlüğünün güvencesi olarak tanımlaması bu ampirik bulguya dayandırılabilir(ÇELİKOĞLU, 2023).

Başkanlık Sisteminde Seçim İttifakları ve İdeolojik Aşınma: Nation Alliance Örneği

Araştırma sorusu
Türkiye'de 2017 anayasa değişikliğiyle kurulan başkanlık sistemi, farklı ideolojik kökenlerden gelen partilerin (seküler, milliyetçi, İslamcı) ortak söylem geliştirmesinde ve ideolojik saflıklarını kaybetmelerinde nasıl bir rol oynamıştır?
Yöntem taslağı
Karşılaştırmalı nitel durum çalışması yürütülecektir. 2018 ve 2023 seçimlerinde 'Millet İttifakı'nı oluşturan partilerin (CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, DEVA, Gelecek) ortak beyannameleri ve lider konuşmaları doküman analizine tabi tutularak, siyasal uzlaşma süreçleri ve ideolojik aşınma dereceleri tematik kodlama yöntemiyle incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede ele alınan, başkanlık sistemindeki kazanan her şeyi alır (winner-takes-all) oyununun ve %50+1 kuralının partileri ittifaka zorlayarak ideolojik esnekliği (de-ideologization) ve kişiselleşmiş liderliği nasıl beslediği kuramsal argümanından türetilmiştir(ÇELİKOĞLU, 2023, s. 2).