İnceleme özeti
Dijitalleşme ve finansal teknolojilerin spor endüstrisindeki hızlı yükselişi, taraftar etkileşim biçimlerini kökten değiştirmektedir. Geleneksel olarak bilet satın alma ve yayın izleme gibi pasif tüketici rollerine hapsedilen taraftarlar, günümüzde blokzincir tabanlı platformlar ve taraftar tokenları aracılığıyla aktif katılımcılara dönüşmektedir. Ancak bu dijital araçların sunduğu oylama sistemlerinin taraftarları karar alma mekanizmalarına ne ölçüde dahil ettiği ve bu katılımın gerçek yönetişim değeri taşıyıp taşımadığı belirsizliğini korumaktadır. İnceleme konusu olan bu yayın, finansal spekülasyon tartışmalarının ötesine geçerek taraftar tokenlarının asli değeri olan katılımcı karar mekanizması niteliğini ampirik düzeyde ele alarak literatürdeki büyük boşluğu doldurmaktadır.
Çalışmanın temel amacı, blokzincir tabanlı taraftar token anketlerine katılımın kapsamını, oylama içeriklerinin katılım düzeylerini nasıl etkilediğini ve seçmenler arasındaki fikir birliği ya da anlaşmazlık durumunun etkileşime olan etkilerini tespit etmektir. Araştırmacılar, pazar lideri taraftar token platformu Socios üzerinden ihraç edilen tokenlara ait 3.576 anketlik devasa bir nicel veri setini analiz etmiştir. Metin madenciliği ve Latent Dirichlet Allocation (LDA) konu modelleme tekniğiyle anket metinleri sınıflandırılmış; oylama katılımını etkileyen faktörleri saptamak için en küçük kareler (OLS) ve lojistik regresyon modelleri kurulmuştur. Böylece taraftarların anketlere katılım oranları hem oransal hem de mutlak kullanıcı sayıları üzerinden hassas bir şekilde ölçülmüştür.
Araştırma bulguları, taraftar token oylamalarının katılım dinamiklerine dair çarpıcı gerçekleri ortaya koymaktadır. Dolaşımdaki token miktarının ortalama sadece %1'inden azı anketlerde oy kullanmak için kilitlenirken, mutlak kullanıcı bazında bakıldığında anket başına ortalama 4.000'den fazla taraftarın katılım sağladığı ve bunun toplam token sahiplerinin yaklaşık %50'sine denk geldiği saptanmıştır. Konu modelleme sonuçları, kulüplerin taraftarlara genellikle kulüp yönetimi üzerinde etkisiz, yüzeysel kararlar (en iyi oyuncu seçimi, forma tasarımı vb.) sunduğunu göstermektedir. Ayrıca, anketlerdeki fikir birliği oranının yüksek olmasının oylama katılımını pozitif yönde etkilediği, derin fikir ayrılıklarının ise katılımı düşürdüğü regresyon modelleriyle kanıtlanmıştır.
Elde edilen sonuçlar, taraftar bağlılığını açıklayan Sosyal Kimlik Kuramı ve Yatırım Modeli çerçevesinde tartışılmaktadır. Çalışma, taraftarların oylama yoluyla ortak kimliklerini pekiştirdiklerini ve kulüple kurdukları ilişkiyi psikolojik bir yatırıma dönüştürdüklerini göstermektedir. Bununla birlikte, kulüplerin oylama gücünü yüzeysel konularla sınırlaması, taraftar tokenlarının uzun vadeli sürdürülebilirliğini tehdit eden bir risk olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışma, taraftar tokenlarını salt spekülatif bir finansal varlık olarak değil, birer dijital yönetişim ve ilişki yönetimi aracı olarak konumlandırarak spor pazarlaması literatürüne özgün bir ampirik katkı sunmakta ve gelecekteki blockchain temelli topluluk yönetimi araştırmalarına zemin hazırlamaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Sosyal Kimlik Kuramı (Social Identity Theory) ve Rusbult'un Yatırım Modeli (Investment Model) çalışmanın temel kuramsal çatısını oluşturmaktadır. Bu teoriler, taraftarların anketlere katılarak grup kimliklerini pekiştirmelerini ve takımla kurdukları bağları sembolik bir yatırıma dönüştürmelerini açıklar. Ayrıca, seçmen davranışlarını anlamlandırmak amacıyla Grup Kutuplaşması Teorisi (Group Polarization Theory) ile Kullanımlar ve Doyumlar (Uses and Gratifications) yaklaşımlarından yararlanılmıştır.
Makalenin ele aldığı literatür
Spor pazarlaması ve yönetimi literatüründe taraftar etkileşimi, bilet alma veya ürün tüketimi gibi geleneksel ilişkisel işlemler üzerinden ele alınmıştır. Çalışma, taraftar tokenlarını salt spekülatif bir finansal varlık olarak gören mevcut literatürdeki kısıtlı çerçeveyi genişleterek, bu dijital araçların taraftarların karar alma süreçlerine katılımı ve topluluk yönetişimi üzerindeki ampirik etkilerine odaklanmaktadır.
Yöntem ve araştırma tasarımı
Araştırmanın amacı
Bu çalışmanın temel amacı, blokzincir tabanlı taraftar token oylamalarındaki etkileşim düzeylerini ve oylama içeriklerinin, katılım dinamiklerinin ve seçmenler arasındaki uzlaşı düzeyinin taraftar bağlılığı üzerindeki psikolojik temellerini ampirik olarak incelemektir (Ante et al., 2024).
Yöntem ve yaklaşım
Bu çalışma, blokzincir tabanlı taraftar token oylamalarındaki taraftar katılımı ve etkileşimini, 3.576 taraftar token anketinden oluşan kapsamlı bir veri setini kullanarak nicel yöntemlerle araştırmıştır. FanMarketCap platformundan toplanan verilerle, taraftar oylama davranışlarını bütünsel bir şekilde anlamak için tanımlayıcı ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Anket içeriklerinin tematik yapısını ortaya çıkarmak için Doğal Dil İşleme (NLP) tekniklerinden Yararlı Dirichlet Tahsisi (LDA) kullanılmıştır (Ante et al., 2024).
- Evren veya inceleme alanı
- FanMarketCap çevrimiçi platformunun API'si aracılığıyla elde edilen, başlangıcından Temmuz 2023'e kadar olan 3.576 taraftar token anketinden oluşan birincil veri seti kullanılmıştır.
- Örneklem veya araştırma materyali
- 3.576 taraftar token anketinden oluşan bir veri seti kullanılmıştır. Bu anketler içinde futbol kulüpleri en yaygın kategori olup 2673 kez yer alırken, diğer kategoriler arasında taraftar token ekosistemi (271), e-spor (197), motor sporları (175), ragbi (90) ve ulusal futbol takımları bulunmaktadır.
- Veri toplama süreci
- Çalışmanın birincil veri seti, FanMarketCap çevrimiçi platformunun API'si aracılığıyla toplanmıştır ve Temmuz 2023'e kadar yapılan tüm taraftar token anketlerini kapsamaktadır. FanMarketCap API'sinden alınan verilere ek olarak, her bir taraftar tokenı ile ilişkili eğlence veya spor türü hakkında bilgi eklenmiştir.
- Veri analiz yöntemi
- Oylama katılımını değerlendirmek için dolaşımdaki tokenların yüzdesi ve anketlere katılan taraftar token sahiplerinin sayısı olmak üzere iki tamamlayıcı ölçüt kullanılmıştır. Metinsel anket verilerinin karmaşıklığını azaltmak ve temel temaları ortaya çıkarmak amacıyla Latent Dirichlet Allocation (LDA) yöntemi gibi doğal dil işleme (NLP) teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sorularını ele almak için tanımlayıcı ve regresyon analizleri, özellikle heteroskedastisiteye dayanıklı standart hatalara sahip en küçük kareler regresyon modelleri uygulanmıştır. Uyuşmazlık düzeyini tahmin etmek için lojistik regresyon modelleri kullanılmıştır.
Fan TokenlarBlokzincirKripto ParaSporSosyal KimlikYönetişimOy Veren KatılımıAnket TemalarıOy Veren Anlaşması/AnlaşmazlığıSpor SektörleriToken SınırıCevap Sayısı
Tartışma ve sonuç
Bu çalışma, taraftar token anketlerindeki oy veren katılımı ve etkileşiminin çok yönlü doğasını ortaya koymaktadır. Ortalama olarak anket başına 4.003 katılımcının ve token sahiplerinin yaklaşık %50'sinin katıldığı tespit edilmiştir ki bu, taraftar etkileşimini teşvik etmede tokenların nispi etkinliğini vurgular. Bu sonuçlar, token limitlerinin fraud ve merkezileşme riskini azaltırken, taraftar tokenlarının başarısını mutlak kullanıcı sayıları üzerinden değerlendirmenin daha uygun olabileceğini düşündürmektedir. Bu, taraftar tokenlarının bir topluluğu etkin bir şekilde mobilize ettiğini ve sadece token yüzdelerine bakarak gözden kaçabilecek önemli bir etkileşim derinliğine işaret ettiğini gösterir.
Anket temalarına yönelik inceleme, kulüplerin sunduğu karar alma seçeneklerinin genellikle yüzeysel olduğunu ortaya koymuştur. Yeni tasarımlar, favori fotoğraflar veya en iyi oyuncu gibi konular, kulüp yönetişiminin çekirdek unsurlarını içermemektedir. Bu durum, taraftarlara sunulan konuların daha çok öznel tercihlere dayandığını ve kulübün stratejik yönü üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığını belirtmektedir. Yazarlar, bu durumun taraftarların aidiyet duygusunu ve kulübe bağlılığını artırmak için daha somut ve etkili karar alma süreçlerine dahil olma fırsatının kaçırıldığını vurgulamaktadır.
Araştırma, oy verenler arasındaki (anlaşma/anlaşmazlık) düzeyinin taraftar katılımı üzerinde önemli bir etkisi olduğunu göstermiştir. Düşük anlaşmazlığın olduğu anketlerde hem oy yüzdesi hem de kullanıcı sayısı açısından pozitif bir korelasyon bulunurken, yüksek anlaşmazlık negatif bir korelasyon sergilemiştir. Bu bulgu, Sosyal Kimlik Teorisi ile örtüşerek, taraftarlar arasındaki fikir birliğinin topluluk bağlarını ve etkileşimi güçlendirebileceğini desteklemektedir. Ancak yüksek anlaşmazlığa sahip anketlerdeki artan katılım, taraftar davranışının karmaşık bir yönünü ortaya koymakta ve Jehn'in grup dinamikleri üzerine yaptığı çalışmayı tamamlayarak, taraftar etkileşimi için çok boyutlu bir anlayışın gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Farklı spor sektörleri arasındaki taraftar etkileşimindeki dalgalanmalar incelendiğinde, taraftar token ekosisteminin en yüksek medyan oy veren sayısına sahip olmasına rağmen, tenis ve karma dövüş sanatları gibi sporların daha yüksek medyan oylama yüzdeleri sergilediği görülmüştür. Bu durum, sadece yüksek kullanıcı sayısının her zaman yüksek etkileşim anlamına gelmediğini göstermektedir. Rugby gibi popüler sporlarda düşük medyan oy veren sayısı, sporun popülaritesinin tek başına etkileşim düzeylerini belirlemediğini, spor-spesifik faktörlerin ve anketlerin yürütülme şeklinin de etkili olduğunu belirtmektedir. Bu bulgular, spor organizasyonlarının fan token stratejilerini optimize ederken her sporun kendine özgü dinamiklerini göz önünde bulundurması gerektiğini vurgulamaktadır.
Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması
Çalışmanın bulguları, oy veren katılımını artıran anlaşma rolünün, spor fandomunda paylaşılan kimliklerin ve taraftarlar arasındaki fikir birliğinin topluluk bağlarını ve etkileşimini güçlendirebileceği Sosyal Kimlik Teorisi ile örtüşmektedir (Ante et al., 2024).
Çalışmanın bulguları, oy veren katılımını artıran anlaşma rolünün, spor fandomunda paylaşılan kimliklerin ve taraftarlar arasındaki fikir birliğinin topluluk bağlarını ve etkileşimini güçlendirebileceği Sosyal Kimlik Teorisi ile örtüşmektedir (Ante et al., 2024).
Bulgular, anlaşma duygusunun bireyleri (taraftarları) katılmaya motive ettiğini, grup kimliklerini pekiştirdiğini gösteren Wann ve Branscombe (1993) ile uyumludur. Yüksek anlaşmazlık anketlerinde kilitli tokenlar açısından daha fazla katılım ise taraftar davranışının karmaşık bir yönünü ortaya koymaktadır (Ante et al., 2024).
Yüksek anlaşmazlık anketlerinde kilitli tokenlar açısından daha fazla katılım, taraftar davranışının karmaşık bir yönünü ortaya koymaktadır. Jehn'in (1995) grup dinamikleri üzerine yaptığı çalışmayı tamamlayan bu paradoksal davranış, taraftar etkileşimine çok boyutlu bir anlayış gerektirmektedir (Ante et al., 2024).
Fan tokenları, taraftarlara grup kimliklerini ifade etme ve pekiştirme, aidiyet duygusunu geliştirme konusunda uygun araçlar sağlamaktadır. Bu durum hem sosyal kimlik teorisi hem de yatırım modelinin güncel literatürdeki yerini vurgulamaktadır (Ante et al., 2024).
Fan tokenları, taraftarlara grup kimliklerini ifade etme ve pekiştirme, aidiyet duygusunu geliştirme konusunda uygun araçlar sağlamaktadır. Ayrıca, taraftar-takım ilişkisine yapılan bir yatırımı simgeleyerek bağlılığı ve dolayısıyla potansiyel marka sadakatini artırmaktadır (Ante et al., 2024).
Yazarların ulaştığı sonuç
Makale, taraftar tokenları aracılığıyla taraftar etkileşimini inceleyerek spor pazarlaması, blokzincir ve finans alanlarında dijital inovasyonun kullanımına yeni bir bakış açısı sunmaktadır. Çalışma, binlerce taraftar token sahibinin anketlere düzenli olarak katılmasıyla taraftar etkileşiminin yeni teknolojilerle başarılı bir şekilde artırılabileceğini göstermektedir. Ancak, kulüplerin şu anda taraftarlara yalnızca yüzeysel karar alma yetkileri vermesi, uzun vadeli bir iş modelini sürdürmeyebilir. Bu nedenle, uzun vadeli çevrimiçi taraftar token topluluklarını büyütmek için kulüplerin taraftar token sahiplerine daha "ilgili" karar alma yetkileri devretmesi gerekebilir. Bu, taraftar tokenlarının algılanan değerini artırarak, taraftarların favori kulüplerinde gerçek paydaşlar gibi hissetmelerini sağlayarak bağlılıklarını derinleştirebilir (Ante et al., 2024).
Literatürdeki yeri
Bu makale, spor endüstrisindeki dijital inovasyonlar ve blokzincir teknolojilerinin entegrasyonu bağlamında, taraftar token oylamalarının ampirik olarak incelenmesinde kuramsal ve ampirik bir köprü işlevi görmektedir. Geleneksel olarak bilet alımı, maç yayını izleme ve resmi ürün tüketimi gibi işlemsel davranışlarla sınırlandırılan taraftar etkileşimi kavramını, dijital varlıklar aracılığıyla kolektif karar alma süreçlerine genişletmektedir. Literatürde daha çok kripto varlıkların finansal getirileri, spekülatif özellikleri veya token kavramsal çerçeveleri üzerine yoğunlaşılan erken döneme ait çalışmaların ötesine geçerek, doğrudan taraftarların anket katılım davranışlarını, grup dinamiklerini ve fikir birliği ile anlaşmazlık unsurlarını sistematik bir şekilde analiz etmektedir.
Önceki literatür büyük ölçüde geleneksel taraftar davranışlarına, maç katılımına ve merdiven altı tüketim alışkanlıklarına odaklanmış; dijital çağdaki taraftar etkileşimini ise sosyal medya paylaşımları veya tekil vakalar üzerinden ele almıştır. Ante ve diğerleri (2023) ile Ersan ve diğerleri (2022) gibi çalışmalar taraftar token varlıklarını finansal ve spekülatif açıdan veya genel bir kavramsal çerçeve içinde incelemiş, ancak anket oylamalarının pratik kullanımını ve katılım derinliğini ölçmemiştir. Bu çalışma, Ante ve diğerlerinin (2023) tekil vaka analizini genişleterek 3.576 fan token anketinden oluşan kapsamlı bir veri seti sunmakta ve Manoli ve diğerlerinin (2024) sosyal kimlik ile ciddi boş zaman argümanlarını ampirik bir düzleme taşıyarak önceki teorik boşlukları doldurmaktadır.
Literatür taramasına sağlanan temel katkı, taraftar token oylamalarındaki katılım oranlarının mutlak kullanıcı sayıları ile göreceli token yüzdeleri arasındaki metodolojik ikiliği netleştirmesidir. Çalışma, taraftarların token limitleri ve mülkiyet yapıları nedeniyle düşük görünen oy yüzdelerine rağmen mutlak kullanıcı bazında %50'nin üzerinde yüksek bir katılım sergilediğini ortaya koyarak, dijital topluluk kuramına yeni bir soluk getirmektedir. Ayrıca, anket temalarının yüzeysel kalmasının uzun vadeli sürdürülebilirlik açısından yarattığı riskleri tartışarak, sonraki araştırmacılar için token tabanlı yönetişim mekanizmalarının sınırlarını ve potansiyel gelişim alanlarını eleştirel bir perspektifle haritalandırmaktadır.