Spor organizasyonlarında ve turnuva tasarımlarında adalet ilkesi, yarışmacıların performanslarının doğru ve tarafsız bir şekilde derecelendirilmesini gerektirir. 2024/25 sezonundan itibaren UEFA Şampiyonlar Ligi, geleneksel grup aşamasını kaldırarak 36 takımın yer aldığı ve her takımın sekiz farklı rakiple karşılaştığı tamamlanmamış döner turnuva yapısına geçiş yapmıştır. Bu yeni lig aşaması formatında, takımların karşılaştıkları rakiplerin güç dereceleri ve fikstür zorluğu (strength of schedule) önemli farklılıklar göstermektedir. Ancak UEFA'nın kullandığı resmi sıralama sistemi, kazanılan puan, averaj ve atılan gol sayısı gibi geleneksel kriterlere dayanmakta, fikstür zorluğundan kaynaklanan asimetrileri dikkate almamaktadır. Bu durum, eşdeğer puan toplayan fakat oldukça farklı zorluktaki rakiplerle oynayan takımların üst tura yükselme veya elenme kaderini doğrudan etkileyerek turnuva adaletine ilişkin temel tartışmaları beraberinde getirmektedir.
Bu çalışmanın temel amacı, 2024/25 UEFA Şampiyonlar Ligi lig aşaması verileri üzerinde rakiplerin güç derecesini ve fikstür zorluğunu hesaba katan alternatif sıralama yöntemlerini uygulayarak resmi sıralama sisteminin sağlamlığını ve adaletini değerlendirmektir. Araştırmada tamamlanmamış döner turnuvalar için literatürde önerilen dört farklı matris tabanlı sıralama sınıfı incelenmiştir: Landau ilkesine dayanan doğrudan sıralama yöntemi, Colley yöntemi, Genelleştirilmiş Satır Toplamı (GRS) modeli ve en küçük kareler yöntemi. Yöntemsel olarak, her bir model takımların performanslarını ve rakiplerinin göreli güçlerini doğrusal denklem sistemleri veya iyileştirme problemleri çözerek bir derece puanına dönüştürmektedir. Özellikle matrisin indirgenemezliğini sağlamak amacıyla kukla takım ekleme teknikleri kullanılmış ve GRS modelinde parametre duyarlılığı analiz edilerek fikstür zorluğunun sıralama üzerindeki etkisi sistematik olarak simüle edilmiştir.
Elde edilen bulgular, uygulanan sıralama yöntemine bağlı olarak takımların derecelerinde ve üst tura kalma durumlarında kritik değişiklikler yaşandığını ortaya koymaktadır. Resmi puan sisteminde üst sırada yer alan bazı takımların kolay fikstür avantajından yararlandığı, buna karşılık daha zorlu rakiplerle karşılaşan takımların averaj veya averaja bağlı averaj dezavantajları nedeniyle elendiği görülmüştür. Örneğin, Aston Villa resmi sıralamada ilk 8 içerisinde yer alarak doğrudan son 16 turuna kalırken, fikstür zorluğunu yüksek ağırlıkla dikkate alan doğrudan sıralama ve GRS yöntemlerinde 13. ve 15. sıralara gerilemektedir. Buna karşın Real Madrid ve GNK Dinamo gibi takımlar zorlu fikstürlerine rağmen gösterdikleri performansla alternatif yöntemlerde çok daha üst sıralara tırmanmaktadır. En küçük kareler yöntemi ise gol averajına aşırı hassasiyet gösterdiği için puan bazlı genel eğilimden sapan uç sonuçlar üretmektedir.
Araştırmanın tartışma ve sonuç bölümü, eksik döner turnuva formatlarında sekiz maçlık kısa bir lig aşamasının takımları adil şekilde sıralamak için yetersiz kalabileceğini vurgulamaktadır. Yazar grubu, UEFA'nın kura çekiminde torbaları oluştururken kullandığı kulüp katsayıları yerine Elo reytingi gibi güncel performans ölçütlerinin kullanılmasını ve eşitlik bozma kriteri olarak gol averajı yerine fikstür zorluğuna dayalı Buchholz veya GRS benzeri yaklaşımların benimsenmesini önermektedir. Bu çalışma, spor ekonomisi, yöneylem araştırması ve turnuva tasarımı literatürüne matematiksel modelleme üzerinden somut bir katkı sağlamaktadır. Gelecek araştırmalar ve lisansüstü tez çalışmaları için, farklı spor branşlarındaki lig formatlarının simülasyonlarla karşılaştırılması, parametre seçimlerinin optimize edilmesi ve turnuva adaletini artırıcı kural değişikliklerinin analizi açısından güçlü bir teorik ve ampirik zemin sunmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, yöneylem araştırması ve eşler arası karşılaştırma (paired comparisons) kuramına dayanmaktadır. Landau doğrusal denklem modeli, Colley derecelendirme matrisi, Chebotarev'in Genelleştirilmiş Satır Toplamı (GRS) aksiyomatik çerçevesi ve Stefani'nin en küçük kareler optimizasyon modeli kuramsal omurgayı oluşturur.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma; Fearnhead ve Taylor (2010) fikstür zorluğu ölçütleri, Chebotarev (1994) ve González-Díaz ve diğerleri (2014) Genelleştirilmiş Satır Toplamı aksiyomları, Colley (2002) derecelendirme yöntemi, Leiva Bertrán (2025) tamamlanmamış turnuvalarda genelleştirilmiş galibiyet yüzdesi metodu ve Csató (2021, 2024) spor liglerinde adil sıralama ve Elo katsayıları literatürüyle doğrudan ilişki kurmaktadır.