Spor ekonomisi ve organizasyonel araştırma yazınında rekabetçi denge, lig veya turnuvalardaki takımların güç dağılımını ve müsabaka sonuçlarının önceden kestirilemezliğini ölçen kritik bir kavramdır. UEFA Şampiyonlar Ligi grup aşamasına ilişkin önceki ampirik literatür, son yirmi yılda hem maç öncesi ex-ante hem de maç sonrası ex-post rekabetçi dengede belirgin bir bozulma yaşandığını öne sürmüştür. Bu algı, UEFA yöneticilerinin 2024/25 sezonundan itibaren geleneksel dörder takımlı grup sistemini terk ederek tekli lig formatına geçme kararının ana gerekçelerinden biri olmuştur. Ancak yerleşik çalışmalarda kullanılan UEFA kulüp katsayıları ve Herfindahl-Hirschman endeksi gibi araçların lig maçlarını göz ardı etmesi ve iddiasız kalan son hafta karşılaşmalarındaki teşvik yapısını dikkate almaması, elde edilen bulguların metodolojik açıdan yeniden değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır.
Bu çalışmanın amacı, UEFA Şampiyonlar Ligi grup aşamasındaki uzun dönemli rekabetçi dengeyi alternatif ve daha hassas göstergelerle yeniden inceleyerek literatürdeki düşüş iddiasını sınamaktır. Araştırmada 2003/04 ile 2023/24 sezonları arasındaki 21 sezona ait veriler kapsanmıştır. Yöntembilimsel olarak, takım gücünü geçmiş ulusal ve uluslararası tüm maçları kapsayarak oluşturan Football Club Elo derecelendirmelerine dayalı iki ex-ante denge ölçütü geliştirilmiştir. İkinci olarak, ex-ante beklentiler ile ex-post grup sıralamaları arasındaki değişimi Kendall sıra korelasyonu ile karşılaştıran dört farklı dinamik yoğunlaşma göstergesi tanımlanmıştır. Belirlenen altı göstergenin 21 sezon boyunca sergilediği uzun dönemli eğilimler, sezonluk ortalamalar üzerinden doğrusal regresyon modelleri kestirilerek istatistiksel açıdan test edilmiştir.
Elde edilen ampirik bulgular, 2003/04 ve 2023/24 sezonları arasında UEFA Şampiyonlar Ligi grup aşamasındaki rekabetçi dengede uzun dönemli istatistiksel olarak anlamlı hiçbir düşüş eğilimi bulunmadığını göstermektedir. Doğrusal regresyon analizlerinde tüm göstergeler için p-değerleri anlamlılık eşiklerinin çok üzerinde kalmış ve açıklayıcılık katsayıları son derece düşük seviyelerde gerçekleşmiştir. Ex-ante göstergeler alt dönemler itibarıyla incelendiğinde, 2014/15 sezonuna kadar belirgin bir düşüş yaşandığı, ancak 2014/15 ile 2023/24 döneminde rekabetçi dengede istatistiksel olarak anlamlı bir iyileşme meydana geldiği saptanmıştır. Bu durum, son yıllarda gözlenen toparlanmanın uzun dönemli genel eğilimi nötralize ettiğini ortaya koymaktadır.
Çalışmanın sonuçları, Şampiyonlar Ligi grup aşamasında rekabetçi dengenin kronik biçimde bozulduğu yönündeki yaygın kabulü reddetmekte ve önceki araştırmaların metodolojik kısıtlarından kaynaklanan yanılsamalara dikkat çekmektedir. Geleneksel HHI ölçütlerinin, üst tura çıkmayı garantileyen takımların son maçlarda yedek kadroyla sahaya çıkması sonuçu oluşan puan dağılımlarını yapay biçimde dengeli veya dengesiz algılayabileceği vurgulanmaktadır. Yazar, turnuva düzenleyicilerinin radikal format değişikliklerine gitmeden önce tek bir ölçüte dayanmak yerine çok boyutlu gösterge portföylerini değerlendirmeleri gerektiğini savunmaktadır. Bu araştırma, spor ekonomisi ve yöneylem araştırması literatürüne metodolojik bir katkı sağlarken, müsabaka tasarımı üzerine çalışan araştırmacılara nesnel kıyaslama araçları sunmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Spor ekonomisindeki rekabetçi denge kuramı, Rottenberg ve El-Hodiri & Quirk çalışmalarına dayanmakta olup kısa, orta ve uzun dönemli belirsizlik boyutlarını kapsar. Çalışma, sonuç belirsizliği hipotezi çerçevesinde ex-ante beklentiler (gerilim) ile ex-post sürpriz boyutlarını ayırt eden kuramsal yaklaşımları temel almaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Müsabaka dengesini ölçen geleneksel Noll-Scully oranı, Herfindahl-Hirschman Endeksi (HHI) ve Triguero-Ruiz & Avila-Cano tarafından geliştirilen rekabetçi dengeye uzaklık (DCB) endeksi incelenmektedir. Ayrıca Ramchandani ve arkadaşlarının Şampiyonlar Ligi grup aşamasında dengenin düştüğüne dair ampirik bulguları ele alınarak bu sonuçların metodolojik kısıtları tartışılmaktadır.