Nicel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.15316/selcukjafsci.1707515

Türkiye'de Meydana Gelen Depremlerin Demografik Yapı ve Tarım Sektörü Üzerindeki Etkileri

Doğal afetler, özellikle sismik açıdan aktif fay hatları üzerinde yer alan ülkelerde sosyo-ekonomik sistemleri ve kırsal yaşam alanlarını derinden etkilemektedir. Afetlerin yol açtığı fiziki yıkım, yalnızca konut ve altyapı kaybıyla sınırlı kalmayıp, nüfus hareketlerini, yerleşim düzenlerini ve tarımsal üretim kapasitesini doğrudan sarsmaktadır.

Yazar
Gürhan Özaydın & Aysun Yener
Yayın
Selcuk Journal of Agricultural and Food Sciences
Tarih
2025-08-27
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Doğal afetler, özellikle sismik bakımdan aktif kuşaklarda yer alan ülkelerde toplumsal ve ekonomik yapıyı derinden sarsan karmaşık süreçler doğurmaktadır. Türkiye, Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu ve Batı Anadolu fay hatları üzerinde konumlanması nedeniyle tarih boyunca yıkıcı depremlerle sıklıkla karşılaşmış bir coğrafyadır. Bu afetler yalnızca binaların ve fiziki altyapının çökmesine yol açmakla kalmayıp, nüfusun coğrafi dağılımını, iş gücü arzını ve kırsal alandaki üretim dinamiklerini de köklü biçimde değiştirmektedir. Tarım sektörü, arazi yapısındaki bozulmalar, sulama ve barınak altyapısının tahrip olması, hayvan kayıpları ve nitelikli iş gücünün göç etmesi sebebiyle afetlerden en kırılgan şekilde etkilenen alanların başında gelmektedir. Bu bağlamda, depremlerin demografik yapı ve tarımsal göstergeler üzerindeki somut etkilerinin tarihsel ve ampirik verilerle incelenmesi, afet risk yönetimi ve sürdürülebilir kırsal kalkınma politikalarının oluşturulması açısından kritik bir akademik ve pratik gereksinim olarak öne çıkmaktadır.

Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'de 6.9 ve üzeri büyüklükte gerçekleşen büyük depremlerin nüfus dinamikleri ve tarım sektörü üzerindeki etkilerini ampirik yöntemlerle ortaya koymaktır. Araştırmada 1939 Erzincan, 1942 Erbaa-Niksar, 1999 Kocaeli/Düzce, 2011 Van ve 2023 Kahramanmaraş depremleri örnek olaylar çerçevesinde incelenmiştir. Yöntem olarak, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile ilgili kamu kurumlarının veri tabanlarından elde edilen nüfus, hayvan varlığı ve bitkisel üretim verileri üzerinde basit ve zincirleme indeks hesaplamaları yapılmıştır. Ayrıca demografik değişimler ile tarımsal değişkenler (büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayıları, tahıllar, sebzeler ve meyve üretim miktarları) arasındaki ilişkilerin yönünü ve derecesini ölçmek amacıyla Spearman sıra korelasyon analizi uygulanmıştır. Böylece zaman içerisindeki oransal değişimler ile değişkenler arasındaki istatistiksel bağıntılar eş zamanlı olarak değerlendirilmiştir.

Elde edilen ampirik bulgular, depremlerin nüfus ve tarımsal üretim üzerinde hem anlık yıkıcı etkilere hem de orta vadeli dalgalanmalara yol açtığını göstermektedir. 1939 Erzincan ve 1942 Erbaa-Niksar depremlerinde binlerce konut ve ahır yıkılmış, tensip ve ekim dönemlerinde ciddi hayvan ve rekolte kayıpları yaşanmıştır. 2011 Van depremi verileri üzerinde yapılan Spearman korelasyon analizinde, il nüfusu ile küçükbaş hayvan sayısı (r = 0,775; p < 0,01), tahıl üretimi (r = 0,723; p < 0,01), sebze üretimi (r = 0,875; p < 0,01) ve meyve üretimi (r = 0,877; p < 0,01) arasında pozitif ve istatistiksel olarak yüksek düzeyde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Benzer şekilde 2023 Kahramanmaraş depremi ve çevre illere ait verilerde, nüfus ile büyükbaş (r = 0,914; p < 0,01), küçükbaş (r = 0,963; p < 0,01), tahıl (r = 0,897; p < 0,01) ve meyve üretimi (r = 0,917; p < 0,01) arasında güçlü pozitif korelasyonlar belirlenmiştir. Afet dönemlerinde yaşanan geçici veya kalıcı göçler nüfus azalmasına yol açarken tarımsal üretimde de gerilemelere sebep olmuştur.

Araştırmanın tartışma ve sonuç bölümünde, elde edilen bulgular uluslararası literatürle ilişkilendirilmiştir. Afetlerin yol açtığı nüfus hareketlerinin doğrudan üretim kayıplarıyla sonuçlandığı yönündeki tespitler, doğal afetlerin göç olasılığını artırdığını savunan Trinh vd. (2021) ile afet zararlarının ekonomik değişkenlerle etkileşimini inceleyen Panwar ve Sen (2019) araştırmalarıyla paralellik göstermektedir. Çalışma, afet sonrasında uygulanan kamusal desteklerin, yem yardımlarının ve altyapı iyileştirmelerinin sektörel toparlanmadaki hayati rolünü vurgulamaktadır. Sonuç olarak, Türkiye'de gıda güvenliğinin sağlanması ve kırsal nüfusun yerinde tutulabilmesi için afet risklerini entegre eden esnek kırsal ve tarımsal politikaların geliştirilmesi gerekliliği ortaya konulmaktadır. Bu analiz, gelecekteki afet yönetimi ve bölgesel kalkınma planlamalarında akademisyenler ve karar vericiler için nitelikli bir referans sunmaktadır.

Araştırmanın amacı

Türkiye'de meydana gelen 6.9 ve üzeri büyüklükteki depremlerin demografik yapı ve tarım sektörü üzerindeki etkilerini incelemek, nüfus hareketleri ile hayvancılık ve bitkisel üretim değişkenleri arasındaki ilişkileri ampirik olarak ortaya koymak ve afet risklerini dikkate alan sürdürülebilir kırsal stratejilerin geliştirilmesine katkı sağlamaktır(Özaydın & Yener, 2025).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışmada nicel ampirik bir araştırma deseni benimsenerek Türkiye'de gerçekleşen 6.9 ve üzeri büyüklükteki büyük depremlerin nüfus ve tarımsal göstergeler üzerindeki etkileri endeks hesaplamaları ve istatistiksel korelasyon analizleri ile incelenmiştir(Özaydın & Yener, 2025).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, doğal afetlerin sosyo-ekonomik yapılar ve sektörler üzerindeki yıkıcı etkilerini açıklayan afet ekonomisi ve kırsal kalkınma kuramsal yaklaşımına dayanmaktadır. Afetlerin yol açtığı fiziki sermaye kayıpları, iş gücü eksilmesi ve göç hareketlerinin tarımsal üretim kapasitesi ve gıda güvenliği üzerindeki etkileri endeks hesaplamaları ve korelasyon analizleri çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Araştırma, Türkiye'nin aktif fay hatlarını ve depremselliğini inceleyen sismoloji literatürünün (Şaroğlu vd., Özel ve Solmaz) yanı sıra, depremlerin demografik yapı, yerleşim ve kırsal göç üzerindeki etkilerini ele alan çalışmaları (Şenol, Tercan, Yenilmez) kapsamaktadır. Ayrıca afet zararlarının ekonomik büyüme, işsizlik ve yoksulluk ile ilişkisini sörgülayan uluslararası ampirik literatürden (Cang vd., Tasri vd., Trinh vd., Panwar ve Sen) yararlanılarak bulgular karşılaştırmalı bir perspektife oturtulmuştur.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Türkiye'de 1939-2023 yılları arasında meydana gelen ve büyüklüğü 6.9 ve üzeri olan büyük deprem felaketleri ile bu felaketlerden etkilenen iller (Erzincan, Tokat/Erbaa, Kocaeli/Düzce, Van ve Kahramanmaraş merkezli 10 il) analizin evrenini oluşturmaktadır.
Örneklem veya araştırma materyali
TÜİK ikincil istatistik verileri, resmi deprem hasar raporları (TCSBB, FAO), Kandilli Rasathanesi verileri ile nüfus ve tarımsal üretim (büyükbaş, küçükbaş hayvan varlığı, tahıl, sebze ve meyve üretimi) veri setleri inceleme materyali olarak kullanılmıştır.
Veri toplama süreci
Resmi kurumların (TÜİK, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, TOBB, FAO) yayımladığı istatistiksel veri tabanlarından, genel nüfus sayımı sonuçlarından ve deprem sonrasında hazırlanan saha hasar tespit raporlarından veri toplanmıştır.
Veri analiz yöntemi
Yıllık değişim oranlarını belirlemek amacıyla basit ve zincirleme endeks hesaplamaları yapılmış; nüfus değişimleri ile hayvancılık ve bitkisel üretim değişkenleri arasındaki ilişkiyi ölçmek için Spearman sıra korelasyon katsayısı analizi uygulanmıştır.
Deprem afetiDemografik yapıGöç hareketleriKüçükbaş ve büyükbaş hayvan varlığıBitkisel üretimBasit ve zincirleme endeksSpearman sıra korelasyonu

Araştırmanın Bulguları

01

1939 Erzincan depreminde 41.837 bina yıkılmış, 13.203 büyükbaş ve 29.412 küçükbaş hayvan telef olmuş; bu durum il nüfusunun gelişimini durdurarak 65-70 bin kişilik demografik kayıp ve göçe yol açmıştır(Özaydın & Yener, 2025).

02

1942 Erbaa-Niksar depreminde tütün stoklarının ve depolarının tahrip olması ile çeki hayvanlarının kaybı tarımsal ekim kapasitesini düşürmüş, devletin tohumluk ve çeki hayvanı desteği sağlamasını zorunlu kılmıştır(Özaydın & Yener, 2025).

03

Van ilinde yapılan Spearman korelasyon analizinde nüfus ile küçükbaş hayvan varlığı (r=0.775), tahıl üretimi (r=0.723), sebze üretimi (r=0.875) ve meyve üretimi (r=0.877) arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif ilişkiler saptanmıştır(Özaydın & Yener, 2025).

04

Kahramanmaraş merkezli 2023 depremlerinde nüfustaki azalmaya paralel olarak büyükbaş (r=0.914) ve küçükbaş (r=0.963) hayvan varlığı ile tahıl (r=0.897) ve meyve (r=0.917) üretimi arasında yüksek düzeyde pozitif korelasyon tespit edilmiştir(Özaydın & Yener, 2025).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Ampirik analiz sonuçları, deprem felaketlerinin doğrudan gerçekleştiği illerde nüfus değişimleri ile tarımsal üretim göstergeleri arasında kuvvetli ve pozitif bir bağ bulunduğunu açıkça göstermektedir. Van ve Kahramanmaraş örneklerinde saptanan yüksek korelasyon katsayıları, demografik daralmaların bitkisel ve hayvansal üretimi doğrudan gerilettiğini ortaya koymaktadır.

Yazarlar bu durumu, depremlerin yarattığı fiziksel yıkımın ötesinde kırsal alandaki nitelikli iş gücü kaybı ve zorunlu göç hareketleriyle açıklamaktadır. İnsan unsurunun ve çeki hayvanı/işletme sermayesinin azalması, tarımsal ekim alanlarının işlenmesini zorlaştırmakta ve hasat süreçlerinde aksamalara neden olmaktadır.

Tartışma bölümünde elde edilen bulgular uluslararası literatürle ilişkilendirilmektedir. Vietnam'da afetlerin göçü tetiklediğini belirten Trinh vd. (2021) ile Çin'de ekonomik büyüme-afet ilişkisini inceleyen Cang vd. (2022) çalışmalarına atıfla, Türkiye'deki bölgesel nüfus tahliyelerinin kırsal üretkenlik üzerindeki baskısı teorik zeminde desteklenmektedir.

Sonuç olarak, afet sonrasında uygulanan kamu destekleri ve yeniden yapılanma yatırımlarının tarımsal üretimi toparlama kapasitesine sahip olduğu vurgulanmaktadır. Ancak kalıcı dirençlilik sağlamak için acil durum müdahalelerinin ötesine geçilip kırsal altyapıyı koruyan ve nüfusu yerinde tutan bütünleşik risk yönetim politikalarının geliştirilmesi önerilmektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar Vietnam'da doğal afetlerin göç olasılığını artırdığını gösteren Trinh ve diğerlerinin (2021) bulgularıyla uyumlu olarak, Van ve Kahramanmaraş depremlerinin ardından gerçekleşen yüksek net göç oranlarının kırsal iş gücünü zayıflattığını ve tarımsal üretimi geciktirdiğini vurgulamaktadır(Özaydın & Yener, 2025).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Yazarlar, Türkiye'de meydana gelen yıkıcı depremlerin demografik yapı ve tarım sektörü üzerinde kalıcı ve derin etkiler bıraktığı sonuçuna varmaktadır. Depremler neticesinde yaşanan can kayıpları ve kitlesel göçler kırsal iş gücünü zayıflatmakta, barınak ve altyapı yıkımları ise hayvancılık ile bitkisel üretimde ciddi verim kayıplarına yol açmaktadır. Bu durum, gıda güvenliğini ve kırsal kalkınmayı tehdit ettiği için afet risklerini doğrudan hesaba katan bütünleşik tarım ve kırsal politikaların acilen hayata geçirilmesini zorunlu kılmaktadır(Özaydın & Yener, 2025).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma Türkiye'de meydana gelen büyük depremlerin tarımsal üretim ve demografik yapı üzerindeki etkilerini tarihsel ve istatistiksel verilerle ortaya koyarak tarım ekonomisi literatüründe önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Doğal afetlerin salt makroekonomik etkilerine odaklanan geleneksel yaklaşımların aksine çalışma kırsal nüfus hareketleri ile bitkisel ve hayvansal üretim değişkenleri arasındaki dinamik ilişkiyi ampirik bir düzleme taşımaktadır. Böylelikle afetlerin kırsal iş gücü piyasası ve tarımsal arz zinciri üzerindeki yapısal etkilerini analiz etmek isteyen araştırmacılar için metodolojik ve teorik bir referans noktası işlevi görmektedir.

Çalışma afetlerin sosyo-ekonomik yansımalarını inceleyen önceki araştırmaları ampirik analizlerle ileriye taşımaktadır. Trinh vd. (2021) tarafından Vietnam'da afetlerin göç olasılığını artırdığına dair sunulan teorik çerçeve ile Cang vd. (2022) tarafından Çin'de afet kayıpları ve ekonomik büyüme arasında saptanan doğrusal olmayan ilişkiler Türkiye'nin deprem dinamikleriyle ilişkilendirilerek test edilmiştir. Araştırma önceki literatürde yer alan göç ve afet ilişkilerini doğrudan tarımsal üretim kalemleriyle korelasyona tabi tutarak mevcut teorik birikimi derinleştirmekte ve bölgesel düzeyde ampirik kanıtlar sunmaktadır.

Bu makale afet yönetimi ve kırsal kalkınma alanında yapılacak sistematik literatür taramalarına bütüncül bir veri seti ve tarihsel derinlik kazandırarak katkı sunmaktadır. Türkiye'de son seksen yılda yaşanan büyük depremleri tek bir analitik çerçevede birleştiren çalışma afet risk analizi araştırmalarında sentez yapmayı kolaylaştırmaktadır. Kırsal alanların hassasiyetlerini ve tarımsal üretimin kırılganlığını nüfus parametreleriyle birlikte değerlendiren bu çalışma politika yapıcıların afet dirençliliği ile sürdürülebilir gıda güvenliği politikalarını entegre etmelerine olanak tanıyan sistematik bir zemin sağlamaktadır.

Kaynakça

  1. Trinh, T. A., Feeny, S., & Posso, A. (2021). The impact of natural disasters on migration: Findings from Vietnam. Journal of Demographic Economics, 87(3), 479-510.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Depremler kırsal alanlarda geçici ve kalıcı göç hareketlerine yol açarak tarımsal verimliliği düşürür.

Bu makaledeki Van ili net göç hızı bulguları ve göç hareketlerinin tarımsal üretime yansımaları literatür taramasında birincil veri kaynağı olarak kullanılabilir(Özaydın & Yener, 2025).

Kahramanmaraş Depremi Sonrası Kırsal İş Gücü Göçünün Tarımsal Üretim Desenine Etkisi

Araştırma sorusu
2023 depremi sonrasında gerçekleşen kırsal göçün Hatay ve Malatya illerindeki ürün deseninin değişimine etkisi nedir?
Yöntem taslağı
Depremden etkilenen Hatay ve Malatya illerindeki tarım işletmelerinden anket yoluyla veri toplanacaktır. Örneklem büyüklüğü güç analizi ile belirlenecektir. Verilerin analizinde lojistik regresyon ve çok değişkenli varyans analizi (MANOVA) kullanılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin 2023 depremine ilişkin sunduğu nüfus azalışı ve buna bağlı tarımsal ekim alanlarındaki gerileme bulgularından hareketle geliştirilmiştir(Özaydın & Yener, 2025).

02

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Büyük depremler sonrasında nitelikli iş gücü kaybı ve kırsal altyapı hasarı tarımsal yatırımların durmasına neden olur.

Tezin tartışma bölümünde doğal afetlerin ekonomik etkilerinin sadece fiziksel yıkımla sınırlı kalmadığı iş gücü kaybı üzerinden uzun vadeli resesyon yarattığı savı desteklenirken bu bulguya atıf yapılabilir(Özaydın & Yener, 2025).

Afet Sonrası Tarımsal Kamu Desteklerinin Üretim Dirençliliği Üzerindeki Rolü: Van Örneği

Araştırma sorusu
2011 Van depremi sonrası uygulanan hayvancılık sübvansiyonları büyükbaş hayvan varlığının toparlanmasında ne derece etkili olmuştur?
Yöntem taslağı
Van ilindeki 2007-2023 dönemi büyükbaş hayvan sayıları ve tarımsal destek bütçeleri TUİK'ten derlenecektir. Kesikli zaman serisi (interrupted time series) analizi kullanılarak deprem öncesi ve sonrası eğilimler modellenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede Van depremi döneminde cattle desteklerindeki artışın nüfus azalışına rağmen büyükbaş hayvan sayısının düşmesini engellediğine dair yapılan tartışmaya dayanmaktadır(Özaydın & Yener, 2025).

03

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Deprem felaketleri ile tarımsal göstergeler arasında nüfus hareketleri üzerinden kurulan ampirik bağlar doğrusal ve güçlüdür.

Çalışmada Van ve Kahramanmaraş için elde edilen yüksek korelasyon katsayıları kurulacak ekonometrik modellerde nüfus-tarım etkileşiminin teorik gerekçelendirmesinde kullanılacaktır(Özaydın & Yener, 2025).

Depreme Dayanıklı Tarımsal Depolama ve Tedarik Altyapısının Ekonomik Etki Analizi

Araştırma sorusu
Adana, Hatay ve gaziantep illerindeki lisanslı depoların hasar görmesinin tarımsal ürün fiyat oynaklığı üzerindeki etkisi nedir?
Yöntem taslağı
Deprem bölgesindeki 12 özel ürün deposu ve TMO depolarının hasar oranları ile 2023 yılı haftalık tarımsal emtia fiyat verileri incelenecektir. Ekonometrik olarak autoregressive distributed lag (ARDL) modeli kurulacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin Bölüm 3.5'te sunduğu TMO ve özel ürün depolarındaki hasar oranları ile bunun tarımsal işletmeler üzerindeki mali yükü bulgularından esinlenilmiştir(Özaydın & Yener, 2025).