Nicel araştırma makalesi incelemesi
DOI: 10.3389/fpsyg.2022.937211Pandemi Etkileri Kültürel Olarak Ne Kadar Özgündür? Yaş, Biyolojik Cinsiyet ve Siyasi İnançların COVID Etkileri Üzerindeki Kültürel Benzerlik ve Farklılıklarının Değerlendirilmesi
Pandemiler doğası gereği biyo-epidemiyolojik fenomenler olmalarına rağmen, etkileri ulusal sınırları aşan kültürel psikolojik dinamiklerle şekillenmektedir. Bu araştırma, 19 ülkeden toplanan geniş bir veri setiyle pandemi psikolojisinin kültürlerarası doğasını çözümleyerek alandaki bu kuramsal ve ampirik boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Lucian Gideon Conway et al.
- Yayın
- Frontiers in Psychology
- Tarih
- 2022-12-19
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Küresel bir sağlık krizi olarak COVID-19 pandemisi, tıbbi bir olay olmanın ötesinde toplumsal yapılar ve bireysel psikolojiler üzerinde derin etkiler bırakmıştır. Mevcut literatürün büyük bir bölümü bu etkileri Batılı ve sanayileşmiş ülkeler özelinde incelemiş, bu durum pandemi psikolojisinin evrensel mekanizmalarını anlamada sınırlılıklar yaratmıştır. Araştırma, pandeminin finansal, psikolojik ve kaynak odaklı sonuçlarının yaş, biyolojik cinsiyet ve siyasi görüşlerle olan ilişkisinin kültürler arasında ne derece değişkenlik gösterdiğini sörgülayan temel bir problematikten yola çıkmaktadır. Özellikle yapısal eşitsizliklerin ve sosyoekolojik stres faktörlerinin bu değişkenlerin etkilerini nasıl modüle ettiği, küresel bir perspektifle ele alınarak alan bağlamına yerleştirilmektedir.
Altı kıtayı kapsayan 19 farklı ülkeden 14.133 katılımcının dahil edildiği bu geniş ölçekli ampirik çalışma, veri toplama sürecinde 9 farklı dilde valide edilmiş ölçekler kullanmıştır. Metodolojik olarak lineer karma modellerin tercih edilmesi, verilerin ulusal düzeydeki yuvalanmış yapısını doğrudan hesaba katarak hem kültürlerarası ortak varyansı hem de kültüre özgü özgün varyansı ayrıştırmaya olanak tanımıştır. Yazarlar, katılımcıların algılanan tehdit düzeylerini, karşılaştıkları finansal ve psikolojik zorlukları ve hükümet politikalarına yönelik tutumlarını ölçen yapılandırılmış araçlarla, değişkenler arasındaki nedensel ağları sosyoekolojik göstergeler (Gini katsayısı, patojen yaygınlığı, iklim stresi) eşliğinde derinlemesine analiz etmiştir.
Analiz sonuçları, yaş ve biyolojik cinsiyetin pandemi etkileri üzerindeki rolüne dair hem evrensel hem de yerel örüntüleri açığa çıkarmaktadır. Genç bireylerin ve kadınların dünya genelinde COVID-19'dan daha fazla psikolojik stres ve kaynak sıkıntısı yaşadığı saptanmış olsa da, bu etkilerin büyüklüğünün ülkelerin sahip olduğu öncül eşitsizlik düzeylerine göre ciddi şekilde farklılaştığı görülmüştür. Ayrıca PAIR modeli çerçevesinde yapılan incelemeler, ABD örneğinde siyasi inançların tehdit algısını belirlemede baskın olduğunu teyit ederken, diğer kültürlerde kişisel deneyimlerin ve somut etkilerin siyasi görüşlerle daha dengeli bir ağırlığa sahip olduğunu göstermiştir. Bu bulgular, ideolojik uyumun tehdit algısı üzerindeki etkisinin kültürel bağlama göre esneklik gösterdiğini kanıtlamaktadır.
Sonuç olarak araştırma, pandemi psikolojisinde 'tek tip' yaklaşımların yetersizliğini vurgulayarak literatüre önemli bir katkı sunmaktadır. Elde edilen bulgular, yapısal eşitsizliklerin ve geçmiş sosyoekolojik stres faktörlerinin, kriz anlarında hassas grupların maruz kaldığı olumsuz etkileri derinleştirdiğini ortaya koymaktadır. Yazarlar, gelecekteki sağlık politikalarının ve psikososyal müdahale stratejilerinin her toplumun özgün kültürel ve sosyoekolojik dinamikleri gözetilerek tasarlanması gerektiğini savunmaktadır. Bu çalışma, kültürlerarası psikoloji literatüründe pandemi etkilerinin evrenselliği tartışmasına ampirik bir kanıt sunarken, WEIRD odaklı yaklaşımların ötesine geçilmesinin kuramsal zorunluluğunu somut verilerle desteklemektedir.
Araştırmanın amacı
Bu çalışmanın temel amacı, mevcut kültürel kuramları lineer karma modelleme yoluyla uygulayarak, yaş, biyolojik cinsiyet ve siyasi inançların COVID-19 sonuçları (finansal, kaynak, psikolojik ve sağlık etkileri) üzerindeki etkilerinde kültürel faktörlerin rolünü test etmektir(Conway et al., 2022).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Bu ampirik çalışma, 19 ülkeden toplanan 14.133 katılımcıdan oluşan geniş bir veriseti üzerinde lineer karma modelleme (LMM) yaklaşımını kullanarak yaş, cinsiyet ve siyasi inançların pandemi etkileri üzerindeki kültürel değişkenliğini analiz etmektedir(Conway et al., 2022).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Araştırma, toplumsal kırılganlıkları ve kaynaklara erişim eşitsizliklerini vurgulayan Yapısal Eşitsizlik Modelleri ile çevresel stresörlerin grup davranışları üzerindeki etkisini inceleyen Sosyoekolojik Stres Kuramı üzerine inşa edilmiştir. Ayrıca, ideolojik hedefler ile pandemi tehdit algısı arasındaki uyumu açıklayan Algılanan Kaygı-İdeoloji İlişkisi (PAIR) modeli kuramsal zeminin bir diğer temel bileşenini oluşturmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, İspanya, ABD, Kanada ve Hollanda gibi sınırlı coğrafyalarda yapılmış olan ve kadınlar ile gençlerin pandemiye karşı daha savunmasız olduğunu gösteren önceki bulguları temel almaktadır. Ancak bu çalışmaların çoğunlukla WEIRD örneklemlere dayanması eleştirilerek, Asya ve diğer Batı dışı kültürlerin özgün kolektivizm ve sosyoekolojik stres geçmişlerinin literatüre dahil edilmesi gerektiği savunulmaktadır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- 6 kıtada yer alan 19 farklı ülkeden (Birleşik Krallık, Yunanistan, Almanya, Avusturya, İtalya, Amerika Birleşik Devletleri, Polonya, Türkiye, Meksika, Hindistan, Brezilya, Gine, Slovenya, Portekiz, Kanada, Litvanya, Çin, Avustralya ve Filipinler) bireylerden oluşan küresel bir kitle.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Çalışmaya 14.133 katılımcı dahil edilmiştir. Örneklemin %63'ü kadın olup, katılımcıların yaş ortalaması 33,5 (SS = 12,9) olarak belirlenmiştir. Veriler 9 farklı dile tercüme edilen ölçekler aracılığıyla toplanmıştır.
- Veri toplama süreci
- 20 Nisan 2020 ile 21 Eylül 2020 tarihleri arasında, sağlık, damgalanma ve otobiyografik bellek odaklı çeşitli ana projeler kapsamında yürütülen çevrimiçi anketler yoluyla veriler derlenmiştir.
- Veri analiz yöntemi
- Verilerin analizinde R programlama dilindeki lme4 ve lmerTest paketleri kullanılarak Lineer Karma Modeller (LMM) kurulmuştur. Analizler, kültürler arası benzerlikleri ve her kültüre özgü varyansı ayrıştırmak için hem ülke içi hem de ülkeler arası korelasyonları içermektedir.
Araştırmanın Bulguları
Araştırma sonuçları, incelenen çok uluslu örneklem genelinde gençlerin ve kadınların COVID-19 pandemisinden kaynaklanan psikolojik olumsuzluklara karşı daha savunmasız olduğunu göstermektedir. Bu gruplar, yaşlı bireylere ve erkeklere kıyasla daha yüksek düzeyde kaygı ve kaynak sıkıntısı rapor etmiş olup bu durum toplumsal rollerle ilişkilendirilmiştir(Conway et al., 2022).
Pandeminin etkileri üzerine yapılan analizler, kültürler arasındaki benzerliklerden ziyade kültüre özgü varyansın daha belirgin olduğunu ortaya koymaktadır. İncelenen çoğu değişkenin etkisi, toplumun kendine has dinamikleriyle şekillenmekte ve evrensel bir şablon sunulmasını zorlaştırarak yerel kültürel psikolojinin merkezi önemini vurgulamaktadır(Conway et al., 2022).
Toplumsal eşitsizlikler ve ekolojik stres faktörleri, pandeminin kırılgan gruplar üzerindeki etkisini derinleştirmektedir. Özellikle yapısal eşitsizliğin yüksek olduğu ve tarihsel patojen stresinin yoğun olduğu kültürlerde, kadın ve gençlerin finansal ve psikolojik kayıpları diğer ülkelere kıyasla çok daha şiddetli bir seyir izlemektedir(Conway et al., 2022).
Bireylerin koronavirüsü bir tehdit olarak algılamasında, doğrudan deneyimlerinden veya hükümet mesajlarından ziyade siyasi inançları ve ideolojik eğilimleri belirleyici olmaktadır. PAIR modeli çerçevesinde sunulan bu bulgu, ideolojik uyumun tehdit algısını şekillendirdiğini ve bu durumun özellikle kutuplaşmış toplumlarda baskın olduğunu kanıtlamaktadır(Conway et al., 2022).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Çok uluslu veriler, pandeminin psikolojik yükünün toplumun her kesimine eşit dağılmadığını, aksine kadınlar ve genç yetişkinlerin bu krizden en ağır etkilenen gruplar olduğunu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Yazarlar, bu hassasiyeti yaşlıların ve erkeklerin sahip olduğu finansal kaynakların koruyucu etkisine ve toplumsal hiyerarşideki avantajlı konumlarına bağlamaktadır.
Çalışmada elde edilen en dikkat çekici çıkarımlardan biri, pandemi etkilerinin evrensel bir doğadan ziyade büyük ölçüde kültüre bağımlı olmasıdır. Sadece psikolojik stres değil, finansal ve kaynak tabanlı etkiler de her milletin kendi tarihsel, ekolojik ve yapısal dinamikleriyle, özellikle de patojen prevalansı ve gelir eşitsizliği gibi faktörlerle farklılaşmaktadır.
Bulgular, literatürde daha önce Ausín et al. (2020) ve Vahia et al. (2020) gibi araştırmacıların vurguladığı yaş ve cinsiyet temelli farklılıkları doğrulamakla kalmamış, aynı zamanda bu farkların neden her toplumda aynı şiddette görülmediğini açıklamıştır. Yazarlara göre, yüksek eşitsizlik oranları pandeminin yarattığı stresin bu kırılgan gruplar üzerinde birikmesine neden olmaktadır.
Tartışmanın son kısmında yazarlar, halk sağlığı müdahalelerinin ve psikolojik destek programlarının herkese uyan tek bir model yaklaşımından vazgeçmesi gerektiğini savunmaktadır. Her kültürün kendine özgü tehdit algısı ve ideolojik yapısı olduğu için, müdahalelerin yerel bağlamı ve ideolojik haritaları merkeze alan esnek modellerle kurgulanması önerilmektedir.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
İnceleme, Ausín et al. (2020) tarafından İspanya'da rapor edilen kadınların pandemi kısıtlamalarından psikolojik olarak daha fazla etkilenmesi bulgusunu çok uluslu bir düzlemde doğrulamaktadır(Conway et al., 2022).
Çalışma, Vahia ve meslektaşlarının (2020) yaşlı yetişkinlerin COVID-19'un zihinsel sağlık etkilerine karşı daha dirençli olabileceği yönündeki saptamasını, farklı kültürlerde de geçerli bir eğilim olarak desteklemektedir(Conway et al., 2022).
Bu araştırma, Conway et al. (2021b) tarafından yalnızca ABD bağlamında test edilen PAIR modelini, uluslararası örneklemlere yayarak siyasi inançların etkisini genişletmiştir(Conway et al., 2022).
İnceleme, Hollandalı yaşlılar üzerinde yapılan van Tilburg et al. (2021) araştırmasına benzer şekilde, yaşlıların pandemi sürecinde daha az psikolojik dalgalanma yaşadığını çok ülkeli verilerle kanıtlamıştır(Conway et al., 2022).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Pandemi psikolojisi, biyolojik bir salgın olmanın ötesinde toplumsal eşitsizlikler ve kültürel dinamikler tarafından şekillendirilen karmaşık bir süreçtir. Araştırma, kriz yönetiminde yerel kültürel özelliklerin göz ardı edilmesinin, özellikle kadın ve gençler gibi savunmasız grupların yükünü artırdığını kanıtlamaktadır. Sonuç olarak, pandeminin etkilerini hafifletmek için Batı merkezli yaklaşımların ötesine geçen, toplumların ideolojik yapılarını ve yapısal eşitsizliklerini dikkate alan esnek ve yerel çözüm modellerine ihtiyaç duyulmaktadır(Conway et al., 2022).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu çalışma, pandemi psikolojisi literatüründe baskın olan ve bulguları evrenselmiş gibi sunan Batı merkezli yaklaşımlara karşı ampirik bir düzeltme işlevi görmektedir. Pandeminin etkilerinin sadece biyolojik bir süreç olmadığını, aksine her toplumun kendi kültürel ve ideolojik süzgecinden geçerek şekillendiğini 19 ülkeden gelen verilerle kanıtlamaktadır. Literatürde genellikle tekil örneklemlerle incelenen yaş, cinsiyet ve siyasi inanç etkilerini çok uluslu bir çerçevede birleştirerek, bu değişkenlerin etkisindeki paylaşılan ve özgün varyansı ayrıştırmaktadır. Böylece, küresel kriz durumlarında insan davranışını anlamak için kültürel esnekliğe sahip modellerin zorunluluğunu ortaya koymaktadır.
Araştırma, Henrich ve arkadaşlarının WEIRD örneklem eleştirisini temel alarak, psikolojik teorilerin küresel geçerliliğini test eden geniş ölçekli bir çerçeve sunmaktadır. Daha önceki çalışmalarda kadınların ve gençlerin pandemi sürecinde daha fazla ruhsal sorun yaşadığına dair yerel bulguları, yapısal eşitsizlik ve sosyoekolojik stres kuramlarıyla ilişkilendirerek derinleştirmektedir. Özellikle Conway ve arkadaşlarının 2021 yılında ABD örnekleminde geliştirdiği PAIR modelini ilk kez çok uluslu bir bağlamda sınayarak, ideolojik uyumun tehdit algısı üzerindeki belirleyici rolünü farklı kültürlerde karşılaştırmalı olarak ele almaktadır. Bu yönüyle çalışma, mevcut kuramların sınırlarını genişletmekte ve kültürel değişkenleri birer hata payı olarak değil, modelin merkezi birer parçası olarak konumlandırmaktadır.
Literatür taraması yapan bir araştırmacı için bu çalışma, pandeminin finansal, psikolojik ve kaynak odaklı etkilerinin nasıl kültürden kültüre dramatik biçimde farklılaşabileceğini gösteren kapsamlı bir kanıt dosyası sunmaktadır. Özellikle yüksek gelir eşitsizliği ve patojen prevalansı olan toplumlarda, demografik değişkenlerin etkisinin neden daha şiddetli olduğunu açıklayan sosyoekolojik bir perspektif sağlamaktadır. Siyasi inançların tehdit algısını şekillendirmede doğrudan deneyimlerden daha etkili olabileceğine dair sunduğu bulgular, siyaset psikolojisi ve kriz iletişimi alanındaki incelemeler için kritik bir referans noktasıdır. Çalışma, pandemilerin sadece birer sağlık sorunu değil, aynı zamanda toplumların sınır uçlarını ve ideolojik hatlarını ortaya çıkaran birer stres testi olduğunu göstererek taramaya derinlik kazandırmaktadır.
Kaynakça
- Ausín, B., González-Sanguino, C., Castellanos, M. A., & Muñoz, M. (2020). Gender-related differences in the psychological impact of confinement as a consequence of COVID-19 in Spain. Journal of Gender Studies, 30, 29–38.
- Vahia, I. V., Jeste, D. V., & Reynolds, C. F. 3rd (2020). Older adults and the mental health effects of COVID-19. JAMA, 324, 2253–2254.
- Conway, L. G. III, Woodard, S. R., Zubrod, A., & Chan, L. (2021b). Why are conservatives less concerned about the Coronavirus (COVID-19) than liberals? Personality and Individual Differences, 183, 111124.
- van Tilburg, T. G., Steinmetz, S., Stolte, E., van der Roest, H., & de Vries, D. H. (2021). Loneliness and mental health during the COVID-19 pandemic: A study among Dutch older adults. Journal of Gerontology Series B, 76, e249–e255.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Pandemi gibi küresel kriz durumlarında yaşlı bireyler ve erkekler finansal ve psikolojik etkiler bakımından daha dirençli görünmektedir.
Çalışmanın sonuçlar bölümündeki çok uluslu veriler, demografik değişkenlerin kriz direnci üzerindeki etkisini desteklemek için kullanılacaktır(Conway et al., 2022).
Türkiye'de Gelir Eşitsizliği ve Gençlerin Pandemi Sonrası Psikolojik İyi Oluşu
- Araştırma sorusu
- Türkiye'deki bölgesel GINI katsayısı farklılıkları, genç yetişkinlerin pandemi sonrası yaşadığı finansal kaygı ile psikolojik sağlık arasındaki ilişkiyi nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Türkiye'nin 81 ilinden tabakalı örnekleme yöntemiyle seçilecek ve güç analiziyle belirlenecek katılımcı grubuyla kesitsel bir çalışma tasarlanabilir. Veriler, TÜİK gelir dağılımı verileriyle eşleştirilerek lineer karma modelleme yoluyla analiz edilmelidir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede vurgulanan yapısal eşitsizliklerin gençlerin üzerindeki pandemi yükünü artırdığı bulgusu, yerel bir bağlamda ve bölgesel bazda daha spesifik olarak test edilebilir(Conway et al., 2022).
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve
Bireylerin dış dünyadaki tehlikelere dair tehdit algıları, doğrudan deneyimlerinden ziyade sahip oldukları ideolojik çerçevelerle şekillenmektedir.
PAIR modelinin varsayımlarını ve ideolojik uyumun davranışsal niyetler üzerindeki etkisini teorik olarak açıklamak için bu kaynağa başvurulabilir(Conway et al., 2022).
Siyasi İdeoloji ve İklim Krizi Tehdit Algısı: PAIR Modelinin Çevresel Krizlere Uygulanması
- Araştırma sorusu
- Bireylerin iklim değişikliğine dair hissettikleri tehdit algısında, doğrudan çevresel felaket deneyimleri mi yoksa siyasi ideolojileri ile hükümetten bekledikleri müdahale biçimi arasındaki uyum mu daha etkilidir?
- Yöntem taslağı
- Kutuplaşmış bir siyasi iklime sahip olan ve farklı ekolojik stres seviyelerine maruz kalan iki ayrı bölgede anket çalışması yapılacaktır. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğuna göre belirlenmelidir. Veriler regresyon analizi ile karşılaştırılacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Yazarın PAIR modelinin sadece pandemiyle sınırlı kalmayıp genel kriz psikolojisini açıklayabileceği öngörüsü ve siyasi inançların deneyimlerden daha baskın olduğu bulgusundan türetilmiştir(Conway et al., 2022).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Halk sağlığı müdahaleleri, hedef kitlenin ideolojik haritası ve toplumsal eşitsizlik düzeyi dikkate alınarak tasarlanmalıdır.
Makalenin sonuç kısmındaki 'tek beden herkese uymaz' çıkarımı, müdahale programlarının yerelleştirilmesi gerekliliğini tartışırken güçlü bir argüman sunar(Conway et al., 2022).
Patojen Prevalansı ve Hükümet Kısıtlamalarına Duyulan Reactance İlişkisi
- Araştırma sorusu
- Tarihsel patojen stresinin yüksek olduğu kültürlerde, bireylerin pandemi dönemindeki hükümet kısıtlamalarına karşı hissettikleri öfke (reactance), düşük stresli kültürlere göre anlamlı düzeyde farklılaşmakta mıdır?
- Yöntem taslağı
- Farklı tarihsel patojen prevalans skorlarına sahip dört ülkeden seçilecek katılımcılarla çevrimiçi anket uygulanacaktır. Hükümete Karşı Tepki Ölçeği kullanılarak veriler toplanacak ve t-testi ile gruplar arası farklar incelenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makaledeki ekolojik stres faktörlerinin (patojen prevalansı) hükümet tepkilerini ve bireysel algıları nasıl şekillendirdiğine dair ampirik bulgulardan yola çıkılmıştır(Conway et al., 2022).