Akademik arama
Arama sonuçları
“yaş” için 136 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Hastanelerde Çalışan Hemşirelerde İş Yaşam Dengesi ile İlişkili Faktörler: Sosyo-Ekolojik Bir Kapsamlı Derleme
Hemşirelik iş gücü, küresel sağlık sistemlerinin omurgasını oluşturmakta olup, yirmi dört saatlik vardiya sistemleri ve yoğun iş yükleri hemşirelerin iş yaşam dengesini olumsuz etkilemektedir. Bu durum, tükenmişlik sendromuna, zihinsel yörgünluğa ve meslekten ayrılma niyetlerine yol açarak hem hizmet kalitesini hem de hasta güvenliğini tehdit etmektedir. Bireysel tükenmişliğin ötesinde örgütsel ve sistemsel kökleri olan bu sorun, çok boyutlu bir bakış açısıyla incelenmeyi gerektirmektedir. Mevcut literatürde iş yaşam dengesini etkileyen faktörlerin izole biçimde ele alındığı görülmekte olup, bireysel dirençten örgütsel kültüre kadar uzanan katmanları bütüncül bir yaklaşımla haritalandıran kapsamlı bir çerçeveye duyulan ihtiyaç bu çalışmanın çıkış noktasını oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Maliye Politikası Belirsizliği, Çevre Vergilendirmesi ve Yaşam Beklentisi Arasındaki Karmaşık İlişkinin Çözümlenmesi
Küresel düzeyde yaşanan ekonomik ve kamu sağlığı krizleri, maliye politikalarının toplumsal refah ve halk sağlığı üzerindeki etkilerini ön plana çıkarmıştır. Devletlerin harcama ve vergilendirme kararlarındaki öngörülemezlik, kamu hizmetlerinin sunumunu ve sosyal güvenlik mekanizmalarını riske atarak yaşam beklentisini olumsuz etkileyebilmektedir. Aynı zamanda çevre kirliliği ile mücadelede bir politika aracı olarak öne çıkan çevre vergileri, kamu gelirlerini artırarak sağlık yatırımlarına kaynak aktarılmasına ve çevresel kalitenin iyileşmesine katkı sağlamaktadır. Bu bağlamda, maliye politikası belirsizliği ile yaşam beklentisi arasındaki dolaysız ilişkiyi ve çevre vergilendirmesinin bu süreçteki aracılık rolünü Çin örneğinde incelemek, kamu ekonomisi, çevre ve halk sağlığı kesişiminde önemli bir araştırma boşluğunu doldurmaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Dijital Endüstride Z Kuşağının İş Yaşam Dengesi ve Ruhsal Sağlığı
Dijital teknolojilerin hızla gelişmesi, iş dünyasına yeni katılan ve teknolojiyle iç içe büyüyen Z kuşağının beklentilerini kökten değiştirmektedir. Geleneksel insan kaynakları yönetimi yaklaşımları, sürekli bağlantıda kalmayı gerektiren dijital sektör dinamikleri karşısında yetersiz kalabilmektedir. Bu durum, iş ve özel yaşam arasındaki sınırların belirsizleşmesine yol açarak genç çalışanlarda stres, tükenmişlik ve ruh sağlığı sorunlarını tetiklemektedir. Çalışma, bu bağlamda Z kuşağının iş yaşam dengesini kurma sürecindeki yapısal zorlukları ve örgütsel stratejilerin rolünü incelemektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
204 Ülke ve Bölge ile 811 Alt Ulusal Konumda 288 Ölüm Nedeni ve Doğuşta Beklenen Yaşam Süresi Ayrıştırmasının Küresel Yükü, 1990-2021: GBD 2021 Çalışması İçin Sistematik Analiz
Küresel halk sağlığı ve epidemiyoloji literatüründe, toplumların sağlık düzeyini nesnel ölçütlerle izlemek ve sağlık politikalarını kanıta dayalı biçimde biçimlendirmek hayati bir önem taşımaktadır. Zaman içinde değişen hastalık yüklerinin ve yaşa göre standardize edilmiş ölüm oranlarının bölgesel ve ulusal ölçekte izlenmesi, küresel epidemiyolojik dönüşümün yönünü anlamada temel bir araçtır. Özellikle COVID-19 gibi küresel çaplı krizlerin ardından, farklı ölüm nedenlerinin yaşa bağlı yaşam beklentisi üzerindeki net etkilerini ayrıştırmak ve hastalık odaklanmalarını saptamak modern halk sağlığı tartışmalarının merkezinde yer almaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Çin, Japonya ve Kore'deki Kadınlarda Doğum Kuşaklarına Göre Meme Kanseri Üreme ve Yaşam Tarzı Risk Faktörlerinin Farklılaşan Desenleri
Meme kanseri, dünya genelinde kadınlar arasında en sık teşhis edilen kanser türü ve kansere bağlı ölümlerin başlıca nedenidir. Tarihsel olarak Asya toplumlarında insidans oranları düşük seyretmiş olsa da, son yıllarda Çin, Japonya ve Güney Kore gibi Doğu Asya ülkelerinde hızla yükselmektedir. Bu artışın ardında yatan toplumsal ve epidemiyolojik süreçlerin tam olarak anlaşılması, koruyucu halk sağlığı stratejilerinin geliştirilmesi açısından kritik önem taşımaktadır. Literatürde meme kanseri insidansındaki tarihsel artışların doğum kuşağı etkileriyle ilişkili olabileceği öne sürülmektedir. Bununla birlikte, menarş yaşı, doğum yapma durumu, ilk doğum yaşı ve menopoz yaşı gibi üreme faktörleri ile sigara ve alkol tüketimi gibi yaşam tarzı etkenlerinin kanser riski üzerindeki etkilerinin farklı doğum kuşaklarında sabit mi kaldığı yoksa zamansal bir değişim mi gösterdiği sorusu açık kalmıştır.
Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri
Reaktif Oksijen Türleri, Toksisite, Oksidatif Stres ve Antioksidanlar: Kronik Hastalıklar ve Yaşlanma
Oksidatif stres, hücresel düzeyde serbest radikallerin üretimi ile antioksidan savunma mekanizmaları arasındaki dengesizlikten kaynaklanan ve biyomoleküllere hasar veren karmaşık bir süreçtir. Düşük ve orta düzeydeki reaktif oksijen ve nitrojen türleri hücresel sinyal iletimi ve redoks homeostazı için hayati öneme sahipken, kontrolsüz artışları kanser, nörodejeneratif rahatsızlıklar, kardiyovasküler ve metabolik hastalıklar gibi pek çok kronik patolojinin ortak paydasını oluşturmaktadır. Bu derleme makalesi, söz konusu türlerin kimyasal doğasını, hücresel hasar mekanizmalarını ve kronik hastalıklar ile yaşlanma sürecindeki rollerini bütüncül bir yaklaşımla ele alarak alandaki tartışmalara açıklık getirmeyi amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Almanya'daki Ukraynalı Sığınmacıların Ruh Sağlığı Sonuçları ve Yaşam Kalitesi
Savaş, zulüm ve çatışmalar nedeniyle zorunlu göçe maruz kalan sığınmacı popülasyonlarında ruh sağlığı sorunları ve yaşam kalitesi kaybı uluslararası kamu sağlığı ve psikoloji literatürünün temel tartışma konularından biridir. Savaş ve göç süreçlerinin getirdiği travmatik deneyimler bireylerde genel psikolojik sıkıntı, depresyon ve anksiyete riskini artırmaktadır. Almanya'nın Ukraynalı sığınmacılara yönelik sağladığı hızlı entegrasyon ve sosyal destek politikalarına rağmen, krizin doğurduğu belirsizliklerin ve aile bağlarından kopuşun ruh sağlığı ile yaşam kalitesi üzerindeki etkilerinin nicel düzeyde incelenmesi gerekmektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Pandemi Etkileri Kültürel Olarak Ne Kadar Özgündür? Yaş, Biyolojik Cinsiyet ve Siyasi İnançların COVID Etkileri Üzerindeki Kültürel Benzerlik ve Farklılıklarının Değerlendirilmesi
Pandemiler doğası gereği biyo-epidemiyolojik fenomenler olmalarına rağmen, etkileri ulusal sınırları aşan kültürel psikolojik dinamiklerle şekillenmektedir. Psikoloji literatüründe hakim olan Batılı, Eğitimli, Sanayileşmiş, Zengin ve Demokratik (WEIRD) örneklem odaklı yaklaşım, pandemi psikolojisinin evrensel mi yoksa kültüre özgü mü olduğunu anlamayı zorlaştırmaktadır. Mevcut literatürdeki çalışmaların çoğunlukla izole yerel örneklemlerle sınırlı kalması, yaş, cinsiyet ve siyasi inançlar gibi değişkenlerin etkilerindeki paylaşılan ve özgün varyansın ayrıştırılmasını engellemektedir. Bu araştırma, 19 ülkeden toplanan geniş bir veri setiyle pandemi psikolojisinin kültürlerarası doğasını çözümleyerek alandaki bu kuramsal ve ampirik boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Arap Ülkelerinde Beş Yaş Altı Çocuk Ölümlerinin Sosyo-Ekonomik ve Demografik Belirleyicileri: Doğum Sırası ve Ülke Bazlı Karşılaştırmalı Bir Analiz
Beş yaş altı çocuk ölümü oranları, bir ülkenin genel sağlık durumunun, sosyoekonomik kalkınmışlığının ve temel insani refahının en duyarlı göstergelerinden biridir. Arap dünyasında bu oranlar, petrol zengini Körfez ülkeleri ile Sudan ve Moritanya gibi daha düşük gelirli ülkeler arasında 6,5 ile 117 per 1000 canlı doğum arasında değişen dramatik bir heterojenlik sergilemektedir. Makale, bu geniş coğrafyadaki ölüm risklerini etkileyen bireysel ve hanehalkı faktörlerinin doğum sırasına göre nasıl değiştiğini ampirik bir yaklaşımla sörgülayarak bölgeye özgü sağlık eşitsizliklerini tartışmaya açmaktadır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Yaşam Boyu Eğitimde Eğitimsel Yetkinlik ve Pedagojik Modeli
Yaşam boyu eğitimde süreklilik, yalnızca kurumlar arasındaki geçişlerle sınırlı değildir; öğrenenin bilgiyi yeni koşullarda kullanabilmesi, başkalarıyla birlikte öğrenebilmesi ve kendi öğrenme sürecini değerlendirebilmesi de bu yapının parçalarını oluşturmaktadır. İncelenen makale söz konusu sürekliliği, bilişsel, sosyal ve yansıtıcı deneyimleri bir araya getiren eğitimsel yetkinlik kavramı üzerinden açıklamaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Mağaralarda Yaşayan Siyanobakterilerin Astrobiyolojik Uygulamalar ve Gezegenlerarası Kolonizasyon Potansiyeli Üzerine Bir İnceleme
Astroloji, son yıllarda Dünya dışı yaşam arayışının yanı sıra uzay kolonizasyonu ve sürdürülebilir yaşam destek sistemlerinin geliştirilmesi konularında yoğun bir araştırma alanı haline gelmiştir. Bu bağlamda, Dünya'daki yeraltı ortamları, diğer gezegenlerdeki zorlu koşullara uyum sağlayabilecek mikroorganizmaların incelenmesi için önemli bir analog görevi görmektedir. Özellikle mağaralarda yaşayan siyanobakteriler, düşük ışık, radyasyondan korunma ve stabil sıcaklık gibi ekstrem koşullara adapte olabilme yetenekleri sayesinde dikkat çekmektedir. Bu makale, siyanobakterilerin bu eşsiz adaptasyonlarını astrobiyolojik uygulamalar ve gelecekteki uzay görevleri için nasıl değerlendirilebileceğini ele almaktadır. Çalışma, siyanobakterilerin uzak-kırmızı ışık fotosentezi, biyoplastik üretimi ve kalsifikasyon gibi özelliklerinin gezegenlerarası kolonizasyon için kritik kaynaklar sağlayabileceği sorunsalına odaklanmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
İş ve Yaşam Dengesi Kavramının Etkili İşletme Yönetimi ve Çalışan Motivasyonundaki Rolü
Küreselleşen pazarlar, hızla gelişen teknolojiler ve artan rekabet ortamı, işletmelerde insan kaynakları yönetiminin önceliklerini yeniden şekillendirmektedir. Bu dönüşüm sürecinde çalışanların mesleki yükümlülükleri ile kişisel yaşamları arasındaki uyumu yakalaması, bireysel esenlik kadar örgütsel verimlilik ve bağlılık açısından da kritik bir eşik oluşturmaktadır. Geleneksel çalışma modellerinin ve aile yapıları ile iş gücüne katılım dinamiklerinin değişmesiyle birlikte, iş ve yaşam dengesi kavramı lüks bir yan hak olmaktan çıkıp temel bir yönetim aracı haline gelmiştir. Bu bağlamda, çalışanların motivasyonunu artırmak ve kurumsal sürdürülebilirliği sağlamak amacıyla farklı demografik ve örgütsel değişkenlerin iş-yaşam dengesi üzerindeki etkilerinin incelenmesi gerekmektedir.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Eğitim Liderliğinde Kadınların Kariyer Yolları: Yaş, Cinsiyet, Doğum ve Ebeveyn İzinlerinin Etkisinin İncelenmesi
Eğitim yönetiminde kadınların temsili, öğretmen nüfusunun çoğunluğunu oluşturmalarına rağmen liderlik pozisyonlarında erkeklerin orantısız bir şekilde baskın olması nedeniyle küresel düzeyde tartışılan kronik bir sorundur. Kanada genelinde ve özel olarak Alberta eyaletinde K-12 eğitim sistemindeki bu dengesizlik, kadınların kariyer basamaklarındaki ilerlemesini engelleyen görünmez engelleri (cam tavan) beraberinde getirmektedir. Alan yazında kadınların karşılaştığı engeller çoğunlukla tekil değişkenler üzerinden açıklanmakta, ancak yaş, cinsiyet ve ailevi sorumluluklar ile ebeveyn izinlerinin kesişimsel etkileri bütüncül şekilde sörgülanmamaktadır. Bu araştırma, belirtilen kesişimsel dinamiklerin kadın eğitimcilerin kariyer ilerlemelerini nasıl geciktirdiğini ve şekillendirdiğini Alberta bağlamında ampirik olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Senegal'de HIV ile Yaşayan Bireylerde Depresyon Tedavisi İcin Grup Kisilerarası Terapinin Uygulanmasına Yonelik Algılar Kolaylastırıcılar ve Engeller Nitel Bir Calısma
HIV ile yasayan bireylerde depresyon prevalansı oldukça yüksektir ve bu durum antiretroviral tedaviye uyumu olumsuz etkileyerek hastalık seyrini kotulestirmektedir. Sahra Altı Afrika'da uzman ruh saglıgı calısanı eksikligi nedeniyle bu sorun genellikle yetersiz tedavi edilmektedir. Senegal'de gerceklestirilen bu calısma gorev paylasımı yaklaşımıyla uygulanan Grup Kisilerarası Terapi IPT müdahalesinin nitel yansımalarını ilk kez ele alarak literatürdeki onemli bir boslugu doldurmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Mars'taki Serpantinleşme Süreçlerine Işık Tutacak Şekilde Prebiyotik Kimya ve Astrobiyolojide Magnetit Açısından Zengin Ortamların Rolü
Astrobiyoloji ve gezegen bilimlerinde, erken dönem Dünya ve Mars gibi karasal gezegenlerde yaşamın ortaya çıkışını sağlayan prebiyotik kimyasal süreçlerin aydınlatılması temel bir tartışma konusudur. Serpantinleşme gibi su-kayaç etkileşimleri, indirgeyici gazların (H2, CH4) çıkışını sağlarken, bu reaksiyonların yan ürünü olan magnetitin prebiyotik katalizör rolü üzerine odaklanılmaktadır. Çalışma, bu mineralojik bileşimin Mars'taki prebiyotik yolakları nasıl tetiklemiş olabileceğini açıklamaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Vera C. Rubin Rasathanesi Uzay ve Zaman Miras Sörveyi ile Çok Ölçekli Astrobiyoloji Araştırmaları
Astrobiyoloji alanı, Güneş Sistemi dışı gezegenlerin keşfinden bu yana, genellikle sınırlı sayıda hedef üzerinde yoğunlaşan derinlemesine gözlemler ile tekil sistem verilerine dayanmıştır. Ancak, yaşanabilir dünyaların ve yaşam izlerinin aranması, geniş ölçekli istatistiksel verilerin ve çoklu dalga boyu analizlerinin entegrasyonunu gerektirmektedir. Vera C. Rubin Rasathanesi tarafından yürütülecek olan Uzay ve Zaman Miras Sörveyi (LSST), zaman alanı astronomisi, fotometrik çoklu bant gözlemleri ve geniş gökyüzü taramaları sayesinde bu metodolojik boşluğu doldurmayı ve astrobiyolojik araştırmaları tekil gözlemlerden çıkarıp büyük veri tabanlı istatistiksel bir çerçeveye oturtmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Üniversite Öğrencilerinde Akademik Duygular, Üniversiteye Uyum ve Okulu Bırakma Eğilimi
Yükseköğretime geçiş süreci, öğrencilerin akademik, sosyal ve duygusal alanlarda önemli dönüşümler yaşadığı kritik bir evredir. Özellikle COVID-19 pandemisi ve acil uzaktan eğitim uygulamaları, üniversiteye yeni başlayan gençlerin uyum süreçlerini daha karmaşık hale getirmiştir. Alanyazında öğrencilerin bilişsel ve davranışsal gelişimlerine odaklanılırken, bu süreçlerin arka planında yer alan ve akademik başarı ile okulu bırakma kararlarını doğrudan etkileyen duygusal yaşantıların rolü uzun süre ihmal edilmiştir. Bu çalışma, akademik duyguların üniversiteye uyum ve okulu bırakma niyeti üzerindeki yordayıcı rolünü inceleyerek alandaki bu boşluğu doldurmayı ve yükseköğretimde kalıcılığı artıracak müdahale mekanizmalarına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Dini Orucun Bireysel, Halk ve Gezegen Sağlığı Üzerindeki Etkileri: Daha Sağlıklı, Adil ve Sürdürülebilir Bir Toplum İçin Dini Sağlık Varlığı Olarak Oruç
Modern tıptaki ve koruyucu halk sağlığı politikalarındaki gelişmeler insan ömrünü uzatmış olsa da, batı tipi beslenme ve sedanter yaşam tarzı obezite, tip 2 diyabet, kardiyovasküler rahatsızlıklar ve nörodejeneratif hastalıklar gibi medeniyet hastalıklarının yaygınlaşmasına yol açmıştır. Bununla birlikte, hayvansal gıda ağırlıklı beslenme kalıpları yalnızca bireysel metabolik sağlığı bozmakla kalmayıp sera gazı emisyonları, su tüketimi ve arazi kullanımı yoluyla gezegen sağlığı üzerinde de ağır bir tahribat oluşturmaktadır. Küresel nüfusun büyük çoğunluğunun bir dine mensup olduğu dikkate alındığında, dini oruç ritüellerinin bireysel, toplumsal ve ekolojik sağlık boyutlarını bütüncül bir yaklaşımla ele alan Disiplinlerarası Sağlık Varlığı çerçevesinde incelenmesi literatürdeki temel bir ihtiyacı karşılamaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
AHP Yöntemi İle Osmaniye İlinde Yer Fıstığı Yetiştiriciliğine Uygun Alanların Belirlenmesi
Küresel ölçekte nüfus artışı ve kentsel dönüşüm baskıları tarım arazilerinin azalmasına neden olmakta, bu durum gıda güvenliği ve sürdürülebilir tarım ilkelerini tehdit etmektedir. Türkiye ölçeğinde de benzer bir daralma yaşanırken, bölgesel ekonominin temelini oluşturan stratejik ürünlerin doğru alanlarda yetiştirilmesi zorunlu hale gelmektedir. Çukurova havzasında yer alan Osmaniye ili, Türkiye yer fıstığı üretiminin ve ticaretinin merkezi olmasına karşın, kentsel yapılanma ve uygun arazi seçimindeki eksiklikler nedeniyle verim kaybı riskiyle karşı karşıyadır. Bu bağlamda araştırma, mekan-ürün uyumunu sağlamak adına çok ölçütlü karar verme yöntemleriyle optimum tarım alanlarını haritalandırma tartışmasına odaklanmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Ötegezegenler İçin Büyük İnterferometre (LIFE) XIV. Güneş Komşuluğundaki Karasal Öngezegenlerin Keşfi
Güneş dışı karasal gezegenlerin oluşum ve erken evrim süreçlerinin gözlemsel olarak incelenmesi, ikincil atmosferlerin kökenini ve yaşam öncesi yüzey koşullarını anlamak açısından büyük önem taşımaktadır. Gezegen birikim sürecinin son aşamalarında ortaya çıkan küresel magma okyanusu evresi, karasal öngezegenlerin yüksek yüzey sıcaklığı nedeniyle termal ışıma gücünü artırmakta ve bu durum onları uzak mesafelerden tayfsal karakterizasyona elverişli kılmaktadır. Ancak mevcut gözlem teknolojileri soğuk ve termal dengedeki ötegezegenlerin doğrudan tespiti konusunda kısıtlı bir duyarlılığa sahiptir. Bu bağlamda, uzay konuşlu orta kızılötesi sıfırlama interferometresi olarak tasarlanan LIFE görevinin farklı enstrümantal konfigürasyonlarının, genç yıldız birliklerindeki geçici magma okyanuslu öngezegenleri tespit etme kapasitesi temel bir araştırma konusudur.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Kentsel Yeşil Altyapı: Uyumlu Yönetim Yaklaşımıyla Biyoçeşitlilik Koruma ve Sürdürülebilir Kentsel Gelişimin Birleştirilmesi
21. yüzyılda hızlı kentleşme süreçleri; doğal yaşam alanlarının daralmasına, parçalanmasına ve ekosistem işlevlerinin bozulmasına yol açarak kentlerdeki biyoçeşitliliği ve insan refahını ciddi biçimde tehdit etmektedir. Bu olumsuz etkileri hafifletmek için kentsel yeşil altyapı (UGI) sistemleri; parklar, yeşil çatılar, kent ormanları, sulak alanlar ve ekolojik koridorları bütünleştirici bir strateji olarak sunulmaktadır. Ancak yeşil altyapının planlanması, uygulanması ve yönetimi sürecinde finansal kısıtlar, kurumsal parçalanmışlık, sosyal adalet sorunları ve iklim değişikliği belirsizlikleri gibi karmaşık engeller mevcuttur. Çalışma, ekolojik ilkeleri kentsel planlama ve uyumlu yönetim yaklaşımlarıyla sentezleyen bütüncül bir kavramsal çerçeve sunarak bu tartışmalara katkı sağlamaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
AlphaFold 3 ile Biyomoleküler Etkileşimlerin Yapısının Bütünleşik Derin Öğrenme Modeliyle Yüksek Doğrulukta Tahmini
Biyolojik komplekslerin atomik düzeyde yapısının doğru biçimde modellenmesi, hücresel işlevlerin anlaşılması ve rasyonel ilaç tasarımı açısından kritik bir gereksinimdir. Protein yapısı tahmininde AlphaFold ve AF2 modelleri ile büyük bir devrim yaşanmış olsa da hücresel sistemler yalnızca proteinlerden ibaret değildir; nükleik asitler, küçük moleküllü ligandlar, iyonlar ve kovalent modifikasyonlar da biyolojik süreçlerin temel bileşenleridir. Önceki derin öğrenme yaklaşımları genellikle belirli etkileşim türlerine özelleşmiş, genelleştirilebilirliği sınırlı ve fizik tabanlı simülasyon yöntemlerinin gerisinde kalan performanslar sunmuştur. Bu makale, tüm bu biyomoleküler yapı tiplerini tek bir bütünleşik derin öğrenme mimarisinde bir araya getirerek bir arada yapı tahmini gerçekleştirme sorununu ele almaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Kentsel Ekosistem Hizmetleri ve İklim Değişikliği Arasındaki Dinamik Etkileşim ve Sürdürülebilir Kent Planlaması
Hızlı kentleşme ve şiddetlenen iklim değişikliği çağı, kentsel ekosistemler ile iklim dinamikleri arasındaki karmaşık ilişkiyi küresel çevre tartışmalarının merkezine taşımıştır. Dünya nüfusunun yarıdan fazlasının kentlerde yaşaması ve bu oranın yükselmeye devam etmesi, kentlerin ekosistem hizmetlerine olan bağımlılığını artırmaktadır. Kentsel yeşil altyapılar; sıcaklık düzenleme, hava kalitesini koruma, karbon tutma ve taşkın kontrolü gibi kritik düzenleyici hizmetlerin yanı sıra toplumsal refahı ve biyolojik çeşitliliği destekleyen kültürel ve destekleyici imkânlar sunmaktadır. Ancak iklim değişikliği kaynaklı sıcaklık artışları, aşırı hava olayları ve değişen yağış rejimleri kentsel ekosistemlerin işleyişini ve hizmet sunma kapasitesini baskı altına almaktadır. Bu doğrultuda alanın temel tartışması, kentlerin ekosistem hizmetleri üzerindeki iklim baskılarını azaltırken doğa tabanlı çözümler yoluyla kentsel dirençliliğin ve sürdürülebilirliğin nasıl güçlendirilebileceği sorusu etrafında şekillenmektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
İç Güneş Koronasında Türbülans Dinamikleri ve Akış Hızları: Akatsuki Uzay Aracının Radyo Sondajı Deneylerinden Elde Edilen Sonuçlar
Güneş iç koronasının (5-13 güneş yarıçapı) dinamikleri, güneş rüzgarının süpersonik hızlara ivmelenmesi ve koronal ısınma mekanizmalarının anlaşılmasında kritik bir role sahiptir. Alan literatüründe türbülans enerjisinin aktarımı ve hızlı güneş rüzgarlarının koronal deliklerden çıkışı kuramsal olarak tartışılmakla birlikte, doğrudan ölçüm zorlukları nedeniyle ampirik veri kısıtlılığı yaşanmaktadır. Çalışma, Akatsuki radyo sondajı verilerini EUV görüntüleriyle bütünleştirerek bu tartışmaya katkı vermektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Medya İçerik Analizi, Resepsiyon Analizi ve Medya Etkileri Çalışmalarının Bütünleştirilmesi: Ağ Kontrol Kuramı Yaklaşımı
Modern toplumda bireyler günün sekiz saatinden fazlasını medya tüketimiyle geçirmekte, bu durum beyin üzerinde kısa vadeli dikkat patlamalarından yaşam boyu süren anılara kadar geniş bir yelpazede etki bırakmaktadır. Ancak kitle iletişimi, medya psikolojisi ve nörogörüntüleme çalışmaları genellikle birbirinden kopuk ilerlemekte, araştırmacılar kendi disiplinlerinin sınırları içinde 'karanlık odadaki fili' tanımlamaya çalışmaktadır. İletişim bilimcileri sosyal etkilere odaklanırken, sınırbilimciler medyayı doğal bir uyaran olarak kullansa da içeriğin sosyal bağlamını ve hiyerarşik yapısını sıklıkla göz ardı etmektedir. Bu makale, söz konusu disiplinler arası boşluğu Ağ Kontrol Kuramı üzerinden bütüncül bir çerçeveyle kapatmayı amaçlamaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
FinnGen: İyi Fenotiplenmiş İzole Bir Popülasyondan Genetik Keşifler ve Biyo-Banka Araştırmaları
Popülasyon genetiği ve karmaşık hastalıkların mimarisini anlama literatüründe, izole ve kurucu darboğazı geçirmiş topluluklar nadir ve zararlı varyantların tespit edilmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Büyük ve yaşlı popülasyonlarda doğal seçilim nedeniyle düşük frekanslarda kalan veya elenen zararlı alleller, izole popülasyonlarda genetik sürüklenme sonuçu daha yüksek frekanslara ulaşabilmektedir. Bu durum, yaygın hastalıkların arkasındaki yüksek etkili işlevsel varyantların tanımlanmasını kolaylaştırır. FinnGen projesi, Finlandiya'nın 50 yılı aşkın süredir toplanan kapsamlı ulusal sağlık kayıt verileriyle 500.000 bireyin genomik verilerini birleştirerek tıbbi genetik literatüründeki bu temel soruyu geniş ölçekte araştırmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Türkiye'de Jeotermal Enerjinin Potansiyeli, Kullanımı ve Gelişimi
Küresel ölçekte artan nüfus, sanayileşme ve yükselen yaşam standartları enerji talebini hızla artırırken, fosil yakıtların çevreye verdiği zararlar ve iklim değişikliği riski yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişi zorunlu kılmaktadır. Türkiye, karmaşık jeolojik ve neotektonik yapısı sayesinde zengin jeotermal kaynaklara sahip olmasına karşın, mevcut potansiyelinin ne kadarını elektrik üretimi ve doğrudan kullanım alanlarında değerlendirebildiği ile stratejik hedefler doğrultusunda bu kapasitenin nasıl artırılacağı hususu güncelliğini koruyan temel bir araştırma konusudur.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Tarihi Yığma Yapılarda Taş Malzeme Bozulmalarının İHA Fotogrametrisi Kullanılarak Tespiti ve Belgelenmesi: Mersin Sarışıh Hanı Örneği
Tarihi ve kültürel miras yapılarının korunması ile sürdürülebilir yönetimi, malzeme düzeyindeki bozulmaların hassas şekilde tespit edilmesine ve belgelenmesine bağlıdır. Geleneksel doğrudan temaslı veya gözlemsel inceleme yöntemleri, zaman ve iş gücü açısından yüksek maliyetler getirmekte, erişimi zor cephe alanlarında insan kaynaklı hataya açık sonuçlar üretebilmektedir. Yersel lazer tarama ve yakın mesafe fotogrametrisi gibi dijital teknikler bu eksikleri kısmen giderse de çözünürlük veya açı sınırlılıkları yaşayabilmektedir. Bu bağlamda İHA fotogrametrisi, kentsel dokulardaki yığma yapılarda taş bozulmalarının hızlı, düşük maliyetli ve yüksek çözünürlüklü olarak haritalandırılmasında yenilikçi bir yaklaşım sunmaktadır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Türk Yükseköğretiminde Uluslararası Araştırma İş Birlikleri: Bireysel, Mesleki ve Kurumsal Faktörlerin Rolü
Yükseköğretimde uluslararasılaşma, küresel bilgi ekonomisinde rekabetçiliğin temel göstergelerindendir. Uluslararası araştırma iş birlikleri hem kurumsal prestij hem de akademik meşruiyet açısından kritik öneme sahiptir. Literatürdeki tartışmalar, bilgi üretiminin Batı merkezli tekelini ve gelişmekte olan sistemlerin bu küresel ağlara entegrasyonundaki engelleri vurgulamaktadır. Bu çalışma, Türk yükseköğretiminde akademisyenlerin küresel iş birliklerine katılımını şekillendiren bireysel, mesleki ve kurumsal faktörleri ampirik olarak incelemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Deniz Bilimleri Etkileriyle Türk Boğazlarında Gemi Manevraları Tahmin Edilebilir mi?
Türk Boğazları Sistemi, Karadeniz ile Ege Denizi'ni birbirine bağlayan, Asya ve Avrupa kıtalarını ayıran ve uluslararası deniz taşımacılığı ile enerji naklinde kritik stratejik öneme sahip doğal bir su yoludur. İki deniz arasındaki yoğunluk, tuzluluk ve sıcaklık farklarından kaynaklanan iki tabakalı akıntı rejimi, karmaşık morfolojik yapı ve dar geçitlerle birleştiğinde gemi seyir emniyeti açısından ciddi riskler oluşturmaktadır. Geçmişte yaşanan Independenta, Nassia ve Vita Spirit gibi büyük deniz kazaları, hidrolojik ve oşinografik parametrelerin doğru kavranmasının önemini ortaya koymuştur. Literatürde boğaz akıntıları üzerine numerik modelleme ve genel sirkülasyon çalışmaları bulunsa da mevsimsel deniz bilimleri verilerinin oşinografik veri madenciliği ve regresyon analizleriyle işlenerek gemi manevra öngörülerinde pratik kullanımına dair nitel ampirik model ihtiyacı devam etmektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Akdeniz Sirkülasyonunun Tahmini İçin Yeni Bir Operasyonel Model: MITO
Akdeniz kıyı alanlarında yürütülen ekonomik faaliyetlerin, yenilenebilir enerji üretiminin ve deniz yaşamının etkin yönetimi, yüksek çözünürlüklü ve güvenilir kısa vadeli okyanus tahmin sistemlerine ihtiyaç duymaktadır. Bölgesel dinamiklerin karmaşıklığı, Cebelitarık ve Türk Boğazları gibi dar geçitlerdeki ölçekler arası akışlar ve gelgit etkilerinin doğrusal olmayan etkileşimleri, standart çözünürlüklü küresel veya bölgesel tahmin modellerinin yetersiz kalmasına neden olmaktadır. Bu durum, hem yerel gelgit zorlamalarını hem de yüksek mekansal çözünürlüğü entegre eden yeni nesil sayısal modelleme sistemlerinin geliştirilmesini ve doğrulanmasını zorunlu kılmaktadır.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Yazılım Tabanlı Rüzgar Enerjisi Potansiyeli Değerlendirmesi: Batı Türkiye'den Bir Vaka Çalışması
Modern enerji ihtiyacının artışı, fosil yakıtların tükenmesi ve çevresel emisyon sorunları, yenilenebilir enerji kaynaklarına olan yönelimi küresel bir zorunluluk haline getirmektedir. Rüzgar enerjisi, temiz ve sürdürülebilir yapısıyla bu dönüşümün merkezinde yer almaktadır. Ancak bir bölgede rüzgar santrali kurulmadan önce, o bölgenin rüzgar rejiminin, hız dağılımının ve türbin teknolojileriyle olan uyumunun teknik yöntemlerle analiz edilmesi yatırım başarısı için kritiktir. Bu makale, Türkiye'nin rüzgar potansiyeli en yüksek bölgelerinden biri olan Çanakkale sahasını ele alarak, hesaplamalı yöntemlerin enerji projeksiyonlarındaki hassasiyetini tartışmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Birinci Dereceden Faz Geçişinde Kabarcık Boyutu Dağılımlarının Fenomenolojisi
Kozmolojik birinci dereceden faz geçişleri, karanlık sektördeki dinamiklerin incelenmesinde temel bir mekanizma sunmaktadır. Bu süreçte ortaya çıkan gerçek ve yalancı vakum kabarcıklarının tek renkli olmadığı gerçeği, Fermi topları ile ilkel karadeliklerin kütle dağılımlarını doğrudan etkilemektedir. Geleneksel yaklaşımlar genellikle sabit kabarcık boyutunu varsaysa da perkolasyon sıcaklığındaki hacim dağılımları genişlemiş kütle spektrumlarına yol açmaktadır. Bu durum kütleçekim dalgaları, kütleçekimsel merceklenme ve Hawking buharlaşması gibi gözlemsel sinyallerin yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
ATLAS Dedektörü ile 13 TeV Enerjide Yüksek Kütleli Tau Çifti Üretim Tesir Kesitinin Ölçülmesi ve Yeni Parçacıklar ile Etkileşimler Üzerindeki Sınırlandırmalar
Yüksek enerjili parçacık fiziği literatüründe, tau-lepton çiftlerinin yüksek kütleli üretim süreçleri, Standart Model öngörülerinin ötesindeki fiziksel fenomenleri araştırmak için kritik bir alan teşkil etmektedir. Özellikle B-mezonu bozunumlarında gözlemlenen ve Standart Model ile tam olarak örtüşmeyen anomaliler, üçüncü nesil fermiyonlara ayrıcalıklı şekilde bağlanan yeni parçacıkların varlığına dair güçlü teorik motivasyonlar sağlamaktadır. Bu çalışma, ATLAS deneyi verilerini kullanarak bu bölgedeki üretim tesir kesitini ilk kez diferansiyel olarak ölçmeyi ve leptokuarklar ile Z' bozonları gibi egzotik parçacıklar üzerindeki deneysel sınırları daraltmayı amaçlayan tartışmaya odaklanmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Fenilpropanoid Metabolizması: Stres Toleransı ve Bitki Gelişim İpuçlarına İlişkin Güncel Yaklaşımlar
Fenilpropanoid metabolizması, bitkilerin değişen iklim koşullarına ve çevresel tehditlere karşı geliştirdiği en önemli savunma ve adaptasyon mekanizmalarından biridir. Literatürde, bu metabolik yolağın iklim dirençli tarım ürünlerinin geliştirilmesindeki rolü ve lignin/flavonoid gibi kritik bileşenlerin biyosentez süreçleri yoğun bir şekilde tartışılmaktadır. Ancak, bu yolun farklı stres koşulları altındaki karmaşık moleküler düzenleme mekanizmaları, post-transkripsiyonel, post-translasyonel ve epigenetik kontrol katmanları arasındaki etkileşimler hala tam olarak çözümlenmeyi bekleyen büyük bir araştırma sorusudur. Bu makale, söz konusu moleküler karmaşıklığı sistematik olarak çözmeyi hedeflemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Lineer Olmayan Hartree Tipi Denklemler İçin Kararlı Dalgalar: Varlık ve Niteliksel Özellikler
Kuantum kimyasındaki Hartree-Fock teorisi ve polaron fiziğindeki pek çok fiziksel sistemin modellenmesinde ortaya çıkan Hartree ve Choquard tipi integro-diferansiyel denklemler, kısmi türevli diferansiyel denklemler alanında önemli bir yere sahiptir. Özellikle iki bileşenli çekici etkileşimlerin modellenmesinde kullanılan lineer olmayan Hartree tipi denklem sistemleri, kararlı dalga çözümlerinin varlığı ve bu çözümlerin niteliksel özelliklerinin çözümlenmesi bakımından matematiksel analizin güncel tartışma konuları arasındadır. Literatürde bu sistemlerin çözümlerinin varlığına yönelik kısıtlı bölgelerde çalışmalar bulunsa da, çözümlerin regülaritesi, radyal simetrisi ve sonsuzdaki asimptotik davranışı gibi temel geometrik ve analitik özellikler üzerinde henüz tam bir fikir birliği sağlanamamış ve kapsamlı analizler eksik kalmıştır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Derin Deniz Madenciliğinin Gelişimi ve Çevresel Etkileri Üzerine Bir Derleme
Karada yer alan mineral kaynaklarının küresel sanayileşme ve yüksek tüketim oranları nedeniyle hızla tükenmesi, kamu otoritelerini ve araştırmacıları alternatif kaynak olarak derin deniz madenciliğine yöneltmiştir. Okyanus tabanları polimetalik nodüller, kobaltça zengin kabuklar ve masif sülfitler gibi son derece zengin metal rezervlerine ev sahipliği yapmaktadır. Ancak derin deniz bentik ekosistemlerinin biyolojik çeşitlilik açısından zengin, ekolojik dengeler bakımından son derece hassas ve müdahalelere karşı yavaş toparlanan yapısı, yürütülen arama ve çıkarma teknolojilerinin çevresel etkilerini kritik bir tartışma konusu haline getirmektedir. Bu alandaki temel akademik tartışma, küresel maden ihtiyacını karşılayacak endüstriyel derin deniz madencilik sistemlerinin geliştirilmesi ile deniz ekosistemlerinde meydana gelebilecek geri döndürülemez tahribatların önlenmesi ve sürdürülebilir çevre yönetim çerçevelerinin oluşturulması arasındaki dengenin nasıl kurulacağı üzerinde yoğunlaşmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Meteor Yörünge Veritabanlarından Meteor Kümesi Tespiti ve Meteor Kümesi Tanımlamasına Doğru
Gökbilim literatüründe meteor kümeleri, benzer ışınım noktası (radyant) ve hız değerlerini paylaşarak birkaç saniyelik zaman diliminde gerçekleşen yüksek yoğunluklu meteor grupları olarak tanımlanmaktadır. Günümüze kadar yalnızca sekiz meteor kümesi resmi olarak bildirilmiştir. Bu durum, gözlemsel ağların dar atmosferik alanları izlemesinden ve mevcut meteor tespit yazılımlarının kümeleri saptayacak biçimde tasarlanmamasından kaynaklanmaktadır. Disiplindeki temel tartışma, uzayda meteoroidlerin kendi kendine parçalanma (self-fragmentation) sıklığının belirlenmesidir. Bu çalışma, halka açık uluslararası yörünge veritabanlarında gizli kalmış olabilecek meteor kümelerini istatistiksel ve makine öğrenmesi yöntemleriyle tespit ederek literatürdeki bu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
TRAPPIST-1 b Ötegezegeninin 12.8 ve 15 Mikrometre JWST/MIRI İkincil Tutulma Gözlemlerinin Birleşik Analizi
Ilıman karasal ötegezegenlerin atmosferik yapılarının ve yüzey özelliklerinin karakterize edilmesi, astrofizik literatürünün en öncelikli araştırma alanlarından birini oluşturmaktadır. Aşırı soğuk M-cüce yıldızların etrafında dolanan kayalık gezegenler, elverişli yarıçap oranları sayesinde James Webb Uzay Teleskobu ile termal emisyon ölçümlerine imkân tanımaktadır. TRAPPIST-1 b gezegeninin atmosfer barındırıp barındırmadığı veya çıplak kayaç yapısına sahip olup olmadığı sorusu, cüce yıldızların etrafındaki karasal dünyaların evrimini anlamak açısından kritik bir tartışma odak noktasıdır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Kuantum Bilgisayarı Simülasyon Yazılım Paketlerinin Karşılaştırmalı Değerlendirmesi: Durum Vektörü Simülatörleri
Kuantum hesaplama teknolojilerindeki hızlı ilerlemeler, hem algoritma tasarımını hem de kuantum donanımlarından elde edilen sonuçların doğrulanmasını sağlayan etkin simülatörlere olan ihtiyacı artırmaktadır. Ancak durum vektörlerinin simülasyonu, kubit sayısı arttıkça üstel olarak büyüyen bir veri ve bellek darboğazıyla karşı karşıyadır. Literatürde son yıllarda çok sayıda simülasyon yazılımı geliştirilmiş olsa da, bu araçların yüksek başarımlı hesaplama (HPC) sistemlerindeki performans sınırlarını standart bir şekilde karşılaştıran sistematik çalışmalar eksiktir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Bitkilerin Ekolojik Tolerans Kriterlerine Göre Değerlendirilmesi: Rize Kentsel Açık Yeşil Alanlar Örneği, Türkiye
Hızlı kentleşme, iklim değişikliği ve bunların tetiklediği çevre kirliliği ile kuraklık gibi ekolojik baskılar, kentsel yeşil alanların sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tehdit etmektedir. Bu tehditlere karşı koyabilmek ve kentsel ekosistem hizmetlerini koruyabilmek amacıyla, peyzaj düzenlemelerinde kullanılan bitki materyalinin yerel ekolojik koşullara ve stres faktörlerine karşı gösterdiği direncin bilimsel olarak analiz edilmesi gerekmektedir. Ancak tasarım aşamalarında ekolojik kriterler yerine estetik kaygılar ön plana çıkarılmaktadır. Bu makale, kentsel açık yeşil alanlardaki bitki varlığının hava kirliliği, kuraklık, rüzgar, sıcaklık, soğuk ve tuzluluk gibi parametreler çerçevesinde ne ölçüde ekolojik toleransa sahip olduğunu ampirik bir vaka üzerinden sörgülamaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Fiziksel Okyanusta Derin Öğrenme Uygulamaları: Kapsamlı Bir Derleme
Fiziksel okyanus bilimi, okyanus içi dinamik süreçlerin, termohalin yapıların ve iklimle etkileşimlerin incelendiği hayati bir alandır. Ancak geleneksel nümerik modelleme yöntemleri ve istatistiksel yaklaşımlar, fiziksel süreç parametreleştirmelerindeki basitleştirmeler, yüksek hesaplama maliyetleri ve karmaşık spasiyo-temporal bağımlılıkları yakalama yetersizlikleri nedeniyle sınırlarla karşılaşmaktadır. Nesnelerin İnterneti (IoT) aygıtları ve uydu uzaktan algılama sistemlerinin gelişimiyle birlikte petabayt boyutlarına ulaşan okyanus büyük verisi ortaya çıkmıştır. Bu veri patlaması, disiplini veri odaklı bir paradigmaya taşımıştır. Derin öğrenme tekniklerinin lineer olmayan haritalama kapasitesi, karmaşık okyanus süreçlerini anlama ve tahmin etmede büyük fırsatlar sunsa da alan spesifik modellerin sınırlılıkları ve fizik ilkeleriyle entegrasyonu çözülmesi gereken temel bilimsel soruyu oluşturmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Yenilenebilir enerji iklim değişikliğine bir çözüm olarak: Ülkeler arası kapsamlı bir çalışmadan elde edilen bulgular
İklim değişikliği ve enerji üretimindeki artan zorluklar, karbon emisyonlarını azaltmak ve sürdürülebilir bir gelecek sağlamak için yenilenebilir enerji kaynaklarına (YEK) geçişi zorunlu kılmaktadır. Sanayi devriminden bu yana küresel fosil yakıt kullanımı, iklim değişikliğinin temel itici gücü olan karbondioksit (CO2) emisyonlarında önemli bir artışa neden olmuştur. Dünya nüfusunun 2050 yılına kadar 9.9 milyara ulaşması beklendiğinden, enerji talebi %80 oranında artacak ve bu da CO2 emisyonları ile çevresel etkileri azaltma ihtiyacını daha da belirgin hale getirecektir. Bu durum, akademik çevrelerde yıllardır önemli bir küresel tartışma konusu olmuş, fosil yakıtlara aşırı bağımlılığın çevresel sürdürülebilirlik üzerindeki olumsuz etkileri ve alternatif enerji çözümlerinin araştırılmasına yönelik motivasyonu artırmıştır. Bu çalışma, yenilenebilir enerjinin CO2 emisyonları üzerindeki etkisini inceleyerek bu kritik tartışmaya katkıda bulunmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Biyoçeşitlilik Değişimi, İklim Değişikliği ve İnsan Refahı Arasındaki İlişkiye Yeraltı Perspektifinden Bir Bakış
Toprak, biyolojik çeşitlilik, iklim ve toplum arasındaki karmaşık etkileşimin merkezinde yer alan hayati bir bileşendir. Geleneksel çevresel çalışmalar yerüstü ekosistemlerine odaklanırken, toprak altındaki biyoçeşitliliğin iklim düzenlemesi ve insan refahı üzerindeki kritik etkileri literatürde yeni ve bütünleşik bir tartışma odağı haline gelmiştir. Bu yayın, toprak biyoçeşitliliğinin kaybı ile iklim değişikliği arasındaki karşılıklı bağımlılığı ve bu krizlerin toplum üzerindeki yansımalarını disiplinler arası bir perspektifle analiz ederek mevcut literatürdeki boşlukları doldurmayı hedeflemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Yerde Konuşlu Kütleçekimsel Dalga Dedektörleriyle Karadeliklerin ve Nötron Yıldızlarının Çoklu Messenger Astrofiziği: Günümüzden Geleceğe
Nötron yıldızı ve karadelik birleşmeleri gibi kompakt ikili sistemlerin kütleçekimsel dalgalarla keşfi astrofizikte yeni bir çağ başlatmıştır. Alanın temel tartışmaları, bu birleşmelerin elektromanyetik karşılıklarının (örneğin kilonovalar, kısa gama ışını patlamaları ve jet rüzgarları) nasıl oluştuğu, ağır elementlerin nükleosentezindeki rolleri ve durum denklemlerinin (EoS) belirlenmesidir. Bu makale, mevcut yer dedektörlerinin sınırlarını aşarak Cosmic Explorer ve Einstein Telescope gibi yeni nesil cihazların bu tartışmaları nasıl sonuçlandıracağını incelemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Venüs Yörünge Aracından Meteor Gözleminin Uygulanabilirliği ve Tespiti
Güneş sistemindeki meteorit kütle akışının ve gezegen atmosferlerindeki aşınma fiziğinin anlaşılması, iç Güneş sistemi dinamiklerinin modellenmesi açısından kritik bir önem taşımaktadır. Mevcut modeller büyük oranda Dünya tabanlı gözlemlere dayanmakta ve farklı heliosantrik uzaklıklardaki meteorit akısı tahminleri sınırlı kalmaktadır. Venüs, Dünya'ya yakınlığı ve yoğun atmosferi nedeniyle meteor gözlemleri için uygun bir ortam sunsa da yüzey koşulları ve kalın bulut tabakası yer tabanlı optik gözlemleri imkânsız kılmaktadır. Bu durum, yörünge araçlarına yerleştirilecek optik kameralar aracılığıyla üst atmosferdeki meteor ve bolit olaylarının taranması ihtiyacını doğurmaktadır. Makale, bir Venüs yörünge aracından optik meteor taraması yapmanın fiziksel ve teknik uygulanabilirliğini nicel simülasyonlarla araştırmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Ay Gozleminde Retroreflektor Sinyal Kayiplarinin Ay Tozu Tabakasi ve Termal Merceklenme Etkisiyle Açıklanmasi
Ay Lazer Uzaklik Ölçumu (LLR), kutlecekim fiziğinin hassas testleri ve Ay ic yapisinin araştırilmasi için kritik onem tasiyan bir yöntemdir. Ancak Apache Point Rasathanesi LLR Operasyonu (APOLLO) gibi gelismis deneyler, gozlemlenen foton geri dönüş hizlarinin teorik beklentilerden 15-20 kat daha düşük oldugunu ve dolunay fazinda bu sinyalin ek bir buyukluk derecesi kadar daha azaldigini ortaya koymaktadir. Literatürde bu sinyal kaybinin nedenlerine dair yurutulen tartismalar, Ay yuzeyindeki toz birikimi ve gunes radyasyonuna bağlı gelisen termal değişimler etrafinda odaklanmaktadir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Hayvancılıkta Staphylococcus aureus ve Biyofilmler: Bulaş Yolları, Tehditler ve Gelecek Vaat Eden Mücadele Stratejileri
Staphylococcus aureus, hayvancılık sektöründe süt sığırı mastitisinden kanatlı hayvan eklem enfeksiyonlarına ve domuz lezyonlarına kadar geniş bir yelpazede kronik hastalıklara yol açan, aynı zamanda et ve süt ürünleri üzerinden insan sağlığını tehdit eden zoonotik bir patojendir. Bakterinin konak dokularında ve gıda işleme yüzeylerinde oluşturduğu biyofilmler, antimikrobiyal maddelerin ve konak bağışıklık sisteminin etkinliğini önemli ölçüde azaltarak enfeksiyonların müzminleşmesine neden olmaktadır. Yemlerde antibiyotik kullanımının sınırlandırılması ve suşların çoklu ilaç direnci kazanması, hayvancılıkta patojen kontrolünü zorlaştırarak alternatif ve yenilikçi antibiyofilm stratejilerinin sistematik biçimde incelenmesini zorunlu kılmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Çevre Kirliliği İzleme ve Yönetiminde Yapay Zekâ ve Nesnelerin İnterneti Tabanlı Teknolojiler
Çevre kirliliği, ağır metaller, pestisitler, kalıcı organik kirleticiler ve mikroplastikler gibi tehlikeli maddelerin ekosistemler ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle küresel ölçekte kritik bir alan teşkil etmektedir. Geleneksel laboratuvar analiz yöntemlerinin zaman alıcı ve yüksek maliyetli olması, dinamik çevresel süreçlerin anlık takibini zorlaştırmaktadır. Bu bağlamda, yapay zekâ algoritmalarının sensör sistemleri ve Nesnelerin İnterneti altyapısıyla entegre edilmesi, kirleticilerin gerçek zamanlı tespiti ve yönetimi için yeni bir teknolojik paradigma sunmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Saha İzlemesine Dayalı Olarak Metro Sistemindeki Yölçu ve Personelin Sağlık Hasarının Değerlendirilmesi: Nanjing Örneği
Hızlı kentleşme süreciyle birlikte metro sistemleri toplu taşımanın temel unsurlarından biri haline gelmiştir. Ancak yer altındaki kapalı yapılar, yetersiz doğal havalandırma, yoğun yölçu akışı ve tren sürtünmelerinden kaynaklanan kirleticiler ortam hava kalitesini olumsuz etkilemektedir. Alan literatüründe farklı ulaşım türlerinin çevre kirliliği düzeyleri sıklıkla karşılaştırılsa da, metro mikroçevrelerindeki farklı alanlarda kirletici dağılımı ile metro çalışanları ve yölçuların maruz kaldığı özgül sağlık hasarları sistematik biçimde nicelleştirilmemiştir. Bu çalışma, alan içi kirlilik izleme verilerini ve insan sağlığı risk değerlendirme modellerini birleştirerek bahsi geçen boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Sosyal Ağlar Aracılığıyla Bilgi Edinimi: Doğruluk, Hata ve Kutuplaşma Üzerine Ajan Tabanlı Simülasyon Analizi
Sosyal epistemoloji ve bilişsel bilimler alanında, insanların dünya hakkındaki inançlarının büyük bir kısmını doğrudan gözlem yerine başkalarının tanıklığına dayandırarak oluşturduğu bilinmektedir. Ancak bilgi aktarımında bulunan kaynakların güvenilirliğini ve bilgilerin doğruluğunu değerlendirmek önemli bir metodolojik ve epistemolojik sorun teşkil etmektedir. Dijital iletişim ağlarının ve sosyal medya platformlarının yaygınlaşmasıyla birlikte toplumsal ölçekte fikir ayrılıklarının, yankı odalarının ve inanç kutuplaşmasının artması bu tartışmayı yeniden alevlendirmiştir. Bu çalışma, kaynak güvenilirliğini kestirme stratejileri ile iletişim ağlarının yapısının inanç doğruluğu ve toplumsal kutuplaşma üzerindeki etkilerini simülasyonel olarak modelleyerek literatürdeki causal mekanizma eksikliğini gidermeyi hedeflemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
UCSF ChimeraX: Yapı İnşası ve Analiz Araçları ile Kriyojenik Elektron Mikroskopisi Modelleme Süreçlerinin Çözümlenmesi
Biyomoleküler yapı biyolojisinde ve kriyojenik elektron mikroskopisinde (cryo-EM), yüksek çözünürlüklü haritalardan üç boyutlu atomik modellerin inşa edilmesi ve doğrulanması temel bir araştırma alanını oluşturmaktadır. Yapay zeka tabanlı yapı tahmini araçlarının gelişimi ve cryo-EM çözünürlüklerinin 3-4 Angstrom seviyelerine ulaşması, büyük moleküler komplekslerin modellenmesini hızlandırmıştır. Bununla birlikte, farklı yazılımlar arasındaki veri transferi karmaşası ve model doğrulama hataları önemli metodolojik zorluklar yaratmaktadır. İncelemeye konu olan bu yayın, UCSF ChimeraX moleküler modelleme ortamına eklenen yeni araçların, yapay zeka tahminlerinin, haritaya oturtma algoritmalarının ve eklenti ekosisteminin bu zorlukları nasıl çözdüğünü ele almaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Ermenistan Artaxata'da MÖ 1. Binyılda Kerpiç Mimarisi ve Yeniden Kullanımı: Ermeni Yaylası'nda Toprak Mimarinin Multidisipliner İncelemesi
Güney Kafkasya ve Ermeni Yaylası'nda MÖ 1. binyılda kerpiç mimarisi oldukça yaygın bir yapı teknolojisi olmasına rağmen, Klasik Dönem yerleşimlerinde toprak yapı malzemelerinin jeoarkeolojik yöntemlerle incelenmesi ve toplumsal pratiklerle ilişkilendirilmesi literatürde kısıtlı kalmıştır. Mezopotamya ve Levant bölgelerine kıyasla Ermenistan bölgesindeki mimari hammaddelerin tedariki, kerpiç imalat zincirleri ve eski binalardan elde edilen kerpiçlerin yeniden kullanımı konularında metodolojik boşluklar bulunmaktadır. Artaxata antik kentinde yürütülen bu çalışma, Urartu ve Hellenistik dönemler arasındaki yapı teknolojisi değişimlerini ve hammadde geri dönüşüm süreçlerini jeoarkeoloji, arkeobotanik ve yapı arkeolojisi entegrasyonuyla ele alarak alandaki bu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Havza Etkisi Altında Antakya'da (Türkiye) Alan Karakterizasyonu ve Hasar Görebilirliğin İncelenmesi
Deprem mühendisliği ve sismolojik araştırmalarda, yerel zemin koşulları ve havza etkileri deprem dalgalarının genliğini, frekans içeriğini ve dolayısıyla yüzeydeki hasar potansiyelini belirleyen temel unsurlar arasında yer almaktadır. Yumuşak çökeller ile sert anakaya arasındaki derinlik ilişkisi, sismik dalgaların yansımasını ve odaklanmasını doğrudan etkileyerek deprem büyüklüğünün ötesinde yıkıcı etkilere yol açabilmektedir. Özellikle aktif fay hatları ve çöküntü havzaları üzerinde yer alan kentsel yerleşimlerde, anakaya derinliğinin ve zemin hassasiyet indeksinin mekânsal olarak yüksek hassasiyetle haritalanması, afet öncesi risk azaltma çalışmalarının ilk adımıdır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Küresel İklim Değişikliğinin Balık Ekolojisi ve Denizel Ekosistem İşlevleri Üzerindeki Çok Ölçekli Etkileri
Küresel iklim değişikliği, okyanus ısınması, asitlenme ve oksijensizleşme gibi çoklu stres kaynakları aracılığıyla deniz ekosistemlerini hızla dönüştürmektedir. Balıklar, sucul ekosistemlerin biyolojik çeşitliliği, üretkenliği ve esnekliği için temel işlevler üstlenmesine rağmen, iklim değişikliği araştırmaları büyük oranda organizma düzeyinde ve ekofizyolojik süreçlere odaklanmıştır. Bu durum, genetik düzeyden ekosistem ölçeğine kadar olan karmaşık ekolojik etkileşimlerin ve yukarı yönlü ölçekleme süreçlerinin bütüncül olarak anlaşılmasını zorlaştırmakta ve ekolojik yönetim stratejilerinin geliştirilmesini engellemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Avrupa Pulsar Zamanlama Dizisinin İkinci Veri Salınımı III. Kütle Çekim Dalgası Sinyallerinin Arannması
Nanohertz frekans aralığındaki kütle çekim dalgalarının tespiti, evrenin evrimi ve süper kütleli karadelik çiftlerinin birleşme dinamiklerini anlamak açısından astrofizik ve kozmolojinin en kritik araştırma alanlarından birini oluşturmaktadır. Karasal girişimölçerlerin erişemediği son derece düşük frekans bölgeleri, milisaniye pulsarlarının dönme kararlılığından yararlanan pulsar zamanlama dizileri (PTA) aracılığıyla incelenmektedir. Avrupa Pulsar Zamanlama Dizisi (EPTA), onlarca yıllık hassas zamanlama verilerini bir araya getirerek izotropik stokastik kütle çekim dalgası arka planının (GWB) varlığını belirlemeyi ve bu sinyali uzaysal çapraz korelasyon örüntüleri (Hellings-Downs eğrisi) üzerinden doğrulamayı hedeflemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Kentsel ve Kırsal Yapılaşma Alanlarının Değişimi ile Tarım Arazisi İşgalinin Sürükleyici Faktörleri: Henan Eyaleti Örneği
Küresel kentleşme sürecinde kentsel ve kırsal inşaat arazilerinin kontrolsüz genişlemesi ve yaygın kullanımı, geniş tarım alanlarının işgal edilmesine yol açarak ulusal gıda güvenliğini ciddi şekilde tehdit etmektedir. Çin'in hızlı ekonomik büyümesi ve nüfus hareketliliği sürecinde, kırsal nüfusun şehirlere göç etmesine rağmen kırsal yapılaşma alanlarının daralmak yerine genişlemeye devam etmesi, kentsel ve kırsal alanların eşzamanlı genişlemesi çelişkisini doğurmuştur. Arazi kaynaklarının bu ikili işgal mekanizması, kentsel gelişme ile tarım arazilerinin korunması arasındaki gerilimi tırmandırmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Mekansal Transkriptomik Teknolojilerindeki Gelişmeler ve İlgili Veri Analizi Stratejileri
Biyomedikal araştırmalarda doku mimarisinin ve hücresel heterojenliğin anlaşılması, hücresel etkileşimler ile mikreçevre ilişkilerini çözebilmek adına kritik önem taşımaktadır. Geleneksel tek hücre RNA sekanslama (scRNA-seq) yöntemleri, dokuyu ayrıştırırken hücrelerin fizyolojik mekansal konum bilgisini yok etmektedir. Bu durum karmaşık hücresel iletişim ağlarının tam olarak anlaşılmasını zorlaştırırken, son yıllarda gelişen mekansal transkriptomik teknolojileri geni korunan doku kesitlerinden elde edilen gen anlatım verilerini özgün mekansal koordinatlarıyla birleştirerek bu sınırlılığı aşmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
İstanbul İklimi Üzerindeki Uzun Dönemli Şehir Isı Adası Etkisinin Değerlendirilmesi
Hızlı kentleşme, nüfus artışı ve düzensiz arazi kullanımı, küresel ölçekte megakentlerin yerel iklim yapılarını değiştiren temel faktörler arasında yer almaktadır. Kırsal alanların kentsel yerleşimlere dönüştürülmesi, yüzey radyasyonunu ve enerji dengesini bozarak kentsel alanların kırsal çevrelerine kıyasla daha sıcak olmasına yol açan kentsel ısı adası (UHI) olgusunu tetiklemektedir. İstanbul gibi sanayileşme ve yoğun göçle büyüyen megakentlerde, bitki örtüsünün azalması ve betonlaşmanın artması mikroklimatik dengeleri doğrudan etkilemektedir. Bu bağlamda alan literatürü, kentsel alan genişlemesi ile uzun dönemli sıcaklık eğilimleri arasındaki etkileşimin meteorolojik veriler ve arazi örtüsü analizleriyle çok boyutlu olarak çözümlenmesi gerekliliğini tartışmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Küresel Gıda Güvenliği ve Çevresel Sürdürülebilirlik İçin Gübrelerin Daha Etkin ve Dengeli Kullanımı
Küresel nüfus artışı ve gıda talebi, tarımsal üretimin mevcut alanlarda yoğunlaştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Ancak son elli yılda sentetik gübre kullanımının hızla artması, ürün verimini yükseltmekle birlikte küresel ölçekte ciddi besin maddesi dengesizliklerine, çevre kirliliğine ve jeopolitik erişim sorunlarına yol açmıştır. Alan literatüründe gıda güvenliğini sağlama amacı ile çevresel sınırları koruma ikilemi yoğun bir şekilde tartışılmaktadır. Bu makale, azot, fosfor ve potasyum gübrelerinin küresel ölçekteki dengesiz kullanımını ve bunun eko-stokiyometrik sonuçlarını bütüncül bir yaklaşımla incelemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Bamako (Mali) Erken Sel Uyarı Sisteminin Değerlendirilmesi: Mayıs 2019 Selinden Çıkarılan Dersler
Batı Afrika ülkelerindeki hızlı kentsel gelişim, yetersiz veya tıkanmış drenaj şebekeleri ve iklim değişikliğinin tetiklediği yoğun tropikal yağışlar, şehirleri ani sel afetlerine karşı son derece savunmasız hale getirmektedir. Bu dinamikler karşısında erken uyarı sistemleri (EWS) can ve mal kayıplarını azaltmada kritik bir araç olarak öne çıksa da, veri kısıtlılığı olan Sahra Altı Afrika kentsel havzalarında bu sistemlerin operasyonel başarısı ve doğruluğu ciddi şekilde tartışılmaktadır. Bu araştırma, Bamako'daki Mayıs 2019 ani sel felaketi üzerinden yerel düzeydeki bir erken uyarı prototipinin gerçek performansını sörgülamaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
X-Işını Pulsar Uzay Aracı Otonom Navigasyonunun İncelenmesi: Yöntemler, Teknolojiler ve Gelecek Perspektifleri
Derin uzay görevlerinde yer istasyonlarına dayalı takip sistemleri, açısal konum hatalarının mesafe arttıkça katlanarak büyümesi nedeniyle yetersiz kalmaktadır. Astronomik birim başına oluşan kilometrelerce sapma, gezegenler arası seyir halindeki uzay araçlarının kendi konum ve hızlarını otonom olarak belirleme ihtiyacını doğurmuştur. X-ışını pulsar navigasyonu (XNAV), evrenin doğal deniz fenerleri olarak kabul edilen nötron yıldızlarından yayılan düzenli X-ışını sinyallerini kullanarak uzay araçlarına yüksek hassasiyetle zamansal ve mekânsal konumlandırma imkânı sunan yenilikçi bir teknolojik yaklaşımdır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesinde Su Kıtlığının Tarımsal Üretim ve Elektrik Üretimi Üzerindeki Etkileri
Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesi, küresel ölçekte su kaynaklarının en kısıtlı olduğu ve kişi başına düşen yenilenebilir su miktarının hızla azaldığı alanların başında gelmektedir. Hızlı nüfus artışı, kentleşme ve yüksek su yoğunluğuna sahip tarımsal faaliyetler bölgedeki su baskısını artırırken; enerji ve gıda sektörleri ile su kaynakları arasındaki karşılıklı bağımlılık (WEF nexus) sürdürülebilirlik açısından kritik bir sorun oluşturmaktadır. Mevcut akademik tartışmalarda, iklim değişikliği ile sosyo-ekonomik dinamiklerin su kıtlığı üzerindeki görece etkilerinin ayrıştırılması ve bu kıtlığın tarım ile elektrik üretimi üzerindeki uzun vadeli sonuçlarının bütünleşik modellerle incelenmesi temel bir araştırma ihtiyacı olarak öne çıkmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Cüce Galaksilerde Ara Kütleli Karadelikler: Epizodik, Büyük Ölçekli ve Güçlü Jet Aktivitesinin Bulunması
Cüce galaksiler, düşük kütleleri ve düşük parlaklıkları ile karakterize edilen yıldız sistemleridir; ancak bünyelerinde barındırdıkları dev karadeliklerin birikim ve püskürtme faaliyetleri nedeniyle düşük parlaklığa sahip aktif galaktik çekirdekler (AGN) barındırabilirler. Ara kütleli karadeliklerin (IMBH) tespiti, galaksi ile dev karadeliklerin ortak evrimini anlamak, doluluk oranlarını kısıtlamak ve ilgili teorik modelleri test etmek için büyük önem taşımaktadır. Ancak bu cisimlerin zayıf radyo emisyonları yayması ve düşük tespit oranları, cüce galaksi jet sistemleri hakkındaki bilgimizi sınırlamaktadır. Bu çalışmada, SDSS J090613.77+561015.2 adlı cüce galaksi çekirdeğinde yer alan bir ara kütleli karadeliğin jet mekanizmaları ve radyo morfolojisi derinlemesine incelenmektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Sanmen Nükleer Güç Santralinin İşletime Alınması Öncesinde ve Sonrasında Radyasyon Maruziyeti ve Halk Sağlığının Değerlendirilmesi
Nükleer enerji santrallerinin yaygınlaşması, özellikle 2011 Fukushima Daiichi kazasının ardından çevre radyoaktivitesi ve halk sağlığı üzerindeki potansiyel etkiler nedeniyle küresel ölçekte yoğun bir akademik ve toplumsal tartışma alanına dönüşmüştür. Çin'in 2060 karbon nötr hedefleri doğrultusunda hayata geçirdiği ilk üçüncü nesil gelişmiş pasif AP1000 reaktör teknolojisine sahip Sanmen Nükleer Güç Santrali (SNPP), bu yeni reaktör mimarisinin radyoaktif salım ve halk sağlığı güvenilirliği açısından incelenmesini zorunlu kılmaktadır. Mevcut literatürde geleneksel basınçlı su reaktörlerine ilişkin veriler bulunsa da, ticari AP1000 ünitelerinin faaliyete geçmesiyle birlikte ortaya çıkan uzun dönemli çevresel radyoaktivite değişimleri ve halk sağlığı göstergeleri henüz yeterince belgelenmemiştir. Bu çalışma, söz konusu bilgi boşluğunu doldurmak üzere tasarlanmıştır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Bitkilerde Melatonin Aracıli Gelişim ve Abiyotik Stres Toleransi
Bitki fizyolojisi alaninda, değişen iklim kosullari ve çevresel stres faktorleri karşısinda bitkisel verimliligin korunmasi kritik bir araştırma konusudur. Melatonin, bitkilerde buyume, gelisme ve abiyotik stres toleransinin düzenlenmesinde cok yonlu bir sinyal molekulu olarak one cikmaktadir. Alandaki guncel tartismalar, eksojen melatonin uygulamalarınin hucresel duzeyde metabolik aglari, hormonal dengeleri ve antioksidan savunma mekanizmalarini nasıl koordine ettigini anlama cabasi etrafinda yoğunlasmaktadir. Bu makale, melatoninin tohum cimlenmesinden yaslanmaya kadar olan süreçlerdeki fizyolojik rollerini ve stres altindaki koruyucu islevlerini butunsel bir yaklaşimla ele almaktadir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Afrika'da Temiz Enerjiye Geçişin Adalet ve Politika Açısından Çıkarımları
Küresel güneyde yer alan Afrika kıtası, zengin fosil yakıt rezervleri ve yenilenebilir enerji bileşenlerinin üretimi için kritik minerallere sahip olmasına rağmen ciddi bir enerji yoksulluğu çekmektedir. Literatürde, temiz enerjiye geçişin getirdiği maliyetlerin ve kazanımların adil paylaşımı (enerji adaleti) ile bu sürecin sosyal, ekonomik ve çevresel boyutlarının incelenmesi kritik bir tartışma alanıdır. Bu makale, Afrika'daki enerji dönüşüm sürecinin, bölgenin sosyo-ekonomik gerçeklikleriyle çelişmeden, kimseyi geride bırakmama ilkesi çerçevesinde nasıl yürütülebileceğini sörgülamakta ve mevcut adaletsizliklerin derinleşmesini engelleyecek politika araçlarını ele almaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Güneydoğu Akdeniz Levanten Havzası'nda Yirmi Yıllık Yerinde İzleme: 1995-2015 Yılları Arasındaki Termohalin Yapı ve Orta Ölçekli Sirkülasyonun Temel Unsurları
Doğu Akdeniz Levanten Havzası, oşinografik açıdan son derece dinamik, yüksek tuzluluk ve sıcaklık oranlarına sahip karmaşık bir denizel sistemdir. Bölgedeki su kütlelerinin dikey yapısı, orta ölçekli girdapların ve akıntı sistemlerinin uzun vadeli dinamikleri, oşinografi literatüründe özellikle POEM projelerinden sonra yoğun tartışma konusu olmuştur. Özellikle Modifiye Atlantik Suyu (MAW) ile Doğu Akdeniz Geçici Suyu (EMTW) gibi su kütlelerinin zamansal ve mekansal değişkenliği ile Kıbrıs ve Şikmona girdaplarının kalıcılığı hakkındaki belirsizlikler, yerinde (in-situ) gözlemlere dayalı uzun dönemli ve sistematik analizleri zorunlu kılmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Uzamış COVID: Temel Bulgular, Patofizyolojik Mekanizmalar ve Gelecek Çalışmalar İçin Klinik Araştırma Önerileri
SARS-CoV-2 enfeksiyonu sonrasında gelişen ve multisistemik tutulum gösteren Uzamış COVID (Long COVID), küresel ölçekte milyonlarca bireyi etkileyen karmaşık bir tablo olarak tıbbi literatürün merkezine yerleşmiştir. Akut enfeksiyonu hafif atlatan bireylerde dahi ortaya çıkabilen bu durum; immün disfonksiyon, otoimmünite, viral reaktivasyon, mikrovasküler pıhtılaşma ve nöroinflamasyon gibi çoklu biyolojik mekanizmalarla ilişkilendirilmektedir. Alan araştırmalarında temel tartışma, semptomların arkasındaki etiyolojik süreçlerin tam olarak aydınlatılamaması ve standart tanı-tedavi protokollerinin henüz yetersiz kalmasıdır. Bu makale, mevcut ampirik ve teorik literatürü derleyerek hastalığın patofizyolojik temellerini bütüncül bir yaklaşımla açıklamayı hedeflemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Mars iyonosferi: Kızıl gezegenin sistematik keşfi için anahtar unsur
Kızıl gezegenin uzay ortamı; güneş rüzgârı, magnetosfer, iyonosfer ve atmosferin eş zamanlı alt ve üst kuplajlarla birbirine bağlandığı son derece karmaşık bir sistemdir. Gezegenin içsel küresel bir manyetik alanının bulunmaması nedeniyle, güneş rüzgârı doğrudan üst atmosferle etkileşime girmekte ve bu durum iyonosferi hem içsel hem de dışsal enerji girdilerinin doğal bir yutağı haline getirmektedir. Bu bağlamda, iyonosferik dinamiklerin anlaşılması hem Mars'ın iklim evriminin çözümlenmesi hem de gelecekteki insanlı ve robotik görevlerin başarısı açısından kritik bir araştırma alanı oluşturmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
James Webb Uzay Teleskobu Erken Sürüm Gözlemleri Tarafindan SMACS 0723-73 Üzerinde Ortaya Cikarilan z Yaklaşik 11-20 Arasindaki Ilk Aday Nesne Grubu
Evrenin en erken evrelerinde olusan galaksilerin tespiti ve evrimi, modern gozlemsel astronominin temel araştırma alanlarindan birini oluşturmaktadir. Hubble Uzay Teleskobu tarafindan konulan kirmiziya kayma sınırlari, z buyuktur 11 otesindeki yildiz ve galaksi olusum süreçlerinin incelenmesini kisitlamis, bu durum kozmik hidrojen iyonlasmasi ve ilk yildizlarin dogusuna ilişkin teorik modellerin sinanmasinda onemli bosluklar yaratmistir. James Webb Uzay Teleskobu'nun devreye girmesiyle birlikte, NIRCam cihazi aracıligiyla elde edilen yüksek hassasiyetli erken erisim gozlemleri, bu sınırlarin otesine gecilmesini sağlayarak yüksek kirmiziya kayma rejimindeki aday nesnelerin taranmasini ve erken evren modellerinin yeniden ele alinmasini zorunlu kildigi bir araştırma bağlami yaratmistir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Iğdır İlinde (Doğu Anadolu) Üreyen ve Göçmen Kuş Çeşitliliği
Türkiye, sahip olduğu farklı habitat tipleri, iklim rejimleri ve değişken topografyasıyla Batı Palearktik bölgesinin en zengin kuş faunalarından birine ev sahipliği yapmaktadır. Ancak, üreyen kuş türlerinin dağılımı ve bölgesel göç statüleri hakkındaki detaylı çalışmalar henüz tamamlanmamış olup, ulusal ölçekteki kırmızı liste değerlendirmeleri için önemli bir bilgi boşluğu bulunmaktadır. Iğdır ili, barındırdığı nehir boyu habitatlar, tuzcul stepler ve sulak alanlar ile bu tartışmanın merkezinde yer alan kritik bir bölgedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Sürdürülebilir Tarımsal Uygulamalar İçin Biyosürfaktanların Çok Yönlü Fonksiyonel Potansiyeli
Geleneksel tarımsal üretimde zararlılar ve bitki patojenleriyle mücadele etmek amacıyla sentetik kimyasal pestisitlerin, fungisitlerin ve gübrelerin aşırı kullanımı; toprak kalitesi, su kaynakları, hava ve genel ekosistem üzerinde ciddi tahribatlara yol açmaktadır. Suda çözünürlüğü düşük ve hidrofobik karakteri yüksek olan sentetik agrokimyasallar toprak parçacıklarına kuvvetle tutunarak çevrede uzun süre kalmakta, gıda zincirine sızarak insan ve hayvan sağlığı için kanserojen, teratojenik ve immünosüpresif riskler oluşturmaktadır. Bu olumsuzlukları gidermek adına son yıllarda mikroorganizmalar veya bitkiler tarafından üretilen, çevre dostu, biyobozunur ve düşük toksisiteye sahip biyosürfaktanların (ramnolipitler, surfaktin, mannosilertritol lipitleri, soforolipitler) biyolojik mücadele ajanı ve pestisit çözündürücü adjuvan olarak kullanımı akademik alanda kapsamlı şekilde tartışılmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Vaka Senaryosuna Dayalı Deniz Kirliliği Simülasyonu ve Karşılaştırmalı Müdahale Prosedürleri
Deniz taşımacılığında İstanbul Boğazı gibi dar ve yoğun su yolları, seyir emniyeti ve çevre kirliliği açısından yüksek risk taşımaktadır. Çift yönlü karmaşık akıntı yapısı, dar coğrafi yapısı ve tanker trafiğinin yoğunluğu, olası gemi kazalarında ciddi deniz kirliliği felaketlerine yol açabilmektedir. Uluslararası OPRC 1990 sözleşmesi ve Türkiye'deki 5312 sayılı kanun kapsamında acil müdahale kapasitelerinin geliştirilmesi ve operasyonel verimliliğin artırılması stratejik bir zorunluluktur. Literatürde petrol yayılımını modelleyen çalışmalar bulunsa da müdahale ekipmanlarının taktiksel kullanımı ve teknik iyileştirmelerin müdahale başarısına etkisi yeterince karşılaştırmalı olarak incelenmemiştir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Mars İnsanlı Keşif Faaliyetlerini Desteklemek Amaciyla Uzay Hava Gözlemleri, Modellemesi ve İkaz Sistemleri
Güneş Sistemi içerisindeki gezegenlerin keşfi ve özellikle Mars'a insanlı seferlerin planlanması sürecinde uzay hava olaylarının anlaşılması kritik bir araştırma alanı oluşturmaktadır. Dünya'nın aksine küresel bir manyetosfere ve kalın bir atmosfere sahip olmayan Mars, güneş rüzgarları ve koronal kütle atımları gibi uzay hava olaylarına karşı son derece savunmasızdır. Bu durum, gelecekte Kızıl Gezegen'de kurulacak insanlı üslerin güvenliği, elektrik altyapısı ve astronot sağlığı açısından büyük riskler barındırmaktadır. Mevcut literatürde uzay hava araştırmalarının ağırlıklı olarak Güneş-Dünya etkileşimine odaklandığı, Mars çevresindeki süreçlerin ise parçacık, iyonosfer ve atmosfer dinamikleri bağlamında henüz bütüncül bir yaklaşımla ele alınmadığı görülmektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Simetrik Carpiim Orbifold Konform Alan Kuramlarinin Olagandisi Özellikleri ve Modul Uzayi Deformasyonlari
Simetrik carpim orbifold teorileri, iki boyutlu konform alan kuramlarinin buyuk N limitindeki evrensel davranışlarini incelemek ve AdS3/CFT2 holografik karsilikliligini anlamak acisindan kritik bir oneme sahiptir. Bu kuramlar, zayif kuplajli limitlerde yüksek spinli simetriler ve Hagedorn-benzeri durum yoğunlugu sergiler. Holografik olarak Einstein superkutlecekimi teorisine benzeyen güçlü kuplajli bir sınıra ulasmak için, bu teorilerin uygun marjinal operatorlerle deforme edilmesi gerekir. Ancak, hangi teorilerin bu deformasyon altinda yerel bir yercekimi eslenigine izin verecek sekilde kararli ve seyrek bir spektrum oluşturacagi konform alan teorisi literatürunun en temel tartismalarindan biridir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Kentsel Merkez Veri Tabanı ile Küresel Kentsel Veri Raporlamasında Küresel İnsan Yerleşim Katmanının Belirlediği Yeni Standartlar
Küreselleşen dünyada kentsel alanlar, hem ekonomik büyümenin ve toplumsal gelişimin merkezleri hem de sera gazı emisyonları ile çevresel baskıların birincil kaynaklarıdır. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA) ve Yeni Kentsel Gündem gibi uluslararası taahhütlerin izlenmesi, gezegen genelinde güvenilir, güncel ve karşılaştırılabilir kentsel verilere ihtiyaç duymaktadır. Ancak mevcut küresel kentsel veri tabanları genellikle demografik göstergelerle sınırlı kalmakta, coğrafi kapsam, zamansal süreklilik ve tematik çeşitlilik açılarından yetersiz kalmaktadır. Bu bağlamda, uydu gözlemleri ve büyük coğrafi veri entegrasyonu, veri açısından zengin ve fakir bölgeler arasındaki uçurumu kapatmak için kritik bir araç haline gelmiştir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Astrobiyolojinin Etigi: İnsanlıgın Evrendeki Yeri ve Yok Olus Problemi
Bati felsefesi tarih boyunca evrenin dogasini ve insanin kozmos ile ilişkisini anlamaya odaklanmistir. Cagdas donemde astrobiyoloji, Fermi paradoksu ve Nadir Dunya hipotezi gibi kuramsal temeller ve ampirik veriler isiginda bu sorusturmayi genisletmektedir. Bu çalışma, evrende yalniz olabilecegimiz gerceginden yola cikarak insanligin kozmik konumunu ve etik yukumluluklerini tartismaya acmaktadir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Mayıs 2022 Tam Ay Tutulmasının Optik Polarimetrik Analizi
Tam ay tutulması sırasında Ay'dan yansıyan Güneş ışığı Dünya atmosferini kat ederek ilerler. Atmosferdeki çift saçılma ve enlem bazlı sıcaklık değişimleri gibi geniş ölçekli heterojenlikler ışığı kutuplandırır. Bu durum ötegezegen geçiş atmosfer polarimetrisi için doğrudan bir analog oluşturur. Literatürde önceki tutulmalarda ölçülen kutuplanma derecelerinin değişkenlik göstermesi ve B bandı gözlemlerinin eksikliği alanın temel tartışma konusudur.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Akdeniz'de Okyanus Asitlenmesi Araştırmaları: Mevcut Durum, Eğilimler ve Gelecek Adımlar
Akdeniz, yarı kapalı yapısı, yoğun insan nüfusu, ticaret ve turizm baskısı nedeniyle küresel iklim değişikliği ve okyanus asitlenmesinden en çok etkilenen hassas deniz havzalarından biridir. Atmosferik karbondioksit artışının deniz suyu kimyasında yarattığı pH düşüşü, kireçleşici organizmalar ve ekosistem hizmetleri üzerinde ciddi tehditler oluşturmaktadır. Ancak havzada yürütülen araştırmaların coğrafi dağılımı, yöntemsel yaklaşımları ve disiplinler arası kapsayıcılığı konusundaki belirsizlikler, etkili bölgesel politikaların oluşturulmasını engellemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Sağlık ve Hastalık Durumlarında İnsan Bağırsak Mikrobiyotası: İlişkinin Açıklığa Kavuşturulması
İnsan sindirim sisteminde yer alan ve trilyonlarca mikroorganizmadan oluşan bağırsak mikrobiyotası, son yıllarda nöral, endokrin, immünolojik ve metabolik yollarla diğer organ sistemleriyle sürekli iletişim halinde olan kritik bir organ benzeri yapı olarak tanımlanmaktadır. Sağlıklı durumdaki dengeli mikroorganizma dağılımı (öbiyozis) konak immünitesi ve besin metabolizması için hayati önem taşırken; beslenme biçimi, antibiyotik kullanımı ve çevresel etkenlerle oluşan dengesizlikler (disbiyozis) obezite, diyabet, kardiyovasküler rahatsızlıklar, hipertansiyon, enflamatuar bağırsak hastalıkları ve kanser gibi birçok sistemik patolojinin gelişimine zemin hazırlamaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Geleneksel Ferromanyetizma ve Antiferromanyetizmanın Ötesinde: Relativistik Olmayan Spin ve Kristal Rotasyon Simetrisi Taşıyan Bir Faz
Modern manyetizma ve kuantum maddesi araştırmaları, 1950'li yıllardan bu yana spin ve gerçek uzayı birleştiren manyetik simetri grupları tarafından yönlendirilmiştir. Ancak bu geleneksel sınıflandırma, collinear antiferromanyetlerdeki relativistik olmayan alışılmadık spin fiziğini, genellikle zayıf olan relativistik spin-yörünge etkileşimi fenomenlerinden ayırt edememektedir. Bu makale, spin ve kristal uzaylarını birbirinden ayıran spin grubu simetrilerinin, relativistik olmayan mıknatısları ferromanyetler, antiferromanyetler ve altermanyetler olarak adlandırılan üçüncü bir temel faz şeklinde üç kategoriye ayırdığını ileri sürerek alanın temel tartışmalarına yeni bir yön vermektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Kentlerde Adil İklim Adaptasyonu İçin Kolektif Eylemlerden Yönetişim Öğrenimi
İklim değişikliğinin kentlerdeki kırılgan topluluklar üzerindeki adaletsiz etkileri ve geleneksel yukarıdan aşağıya yönetişim yapılarının bu risklerle mücadeledeki yetersizliği, iklim adaleti literatüründe sıklıkla tartışılmaktadır. Ancak, sivil toplumun kolektif eylemlerinin ve tabandan gelen pratiklerin resmi yönetişim mekanizmalarını nasıl dönüştürdüğü ve bu süreçlerin tanınma ve usul adaleti boyutlarını nasıl şekillendirdiği sorusu henüz yeterince yanıtlanmamıştır. Bu makale, kolektif eylemlerin resmi karar alıcılar üzerindeki öğrenme süreçlerini tetikleme potansiyelini iki farklı sosyo-politik bağlamda incelemektedir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Tensör Şebekesi Hesaplamaları için ITensor Yazılım Kütüphanesi
Yüksek boyutlu kuantum çok-parçacıklı fizik simülasyonlarında ve istatistiksel mekanik modellerinde karşılaşılan en büyük sayısal zorluk, tensör indekslerinin sayısıyla birlikte hesaplama karmaşıklığının ve bellek gereksinimlerinin üstel olarak artmasıdır. Tensör ağları, bu yüksek boyutlu tensörleri daha düşük boyutlu bileşenlerin daraltılmış çarpımları şeklinde temsil ederek karmaşıklığı doğrusal düzeye indirger. Ancak geleneksel tensör kütüphanelerinde indekslerin sırasının ve eşleşmelerinin programcı tarafından manuel olarak takip edilmesi, hatalara yol açan ve verimliliği düşüren ciddi bir problemdir. Makale, bu soruna tensör diyagramı soyutlamasını temel alan akıllı bir yazılımsal çözüm sunmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
CoRoT Uzay Misyonundan Geçiş Yapan Gunes Disi Gezegenler: Sicak Jupiteler CoRoT-30 b ve CoRoT-31 b
Gunes disi dev gezegenlerin (özellikle sicak ve ilik Jupiteler) olusum ve goc mekanizmalari modern astrofiziğin en dinamik tartisma alanlarindan biridir. Mevcut kuramlar, bu dev kitlelerin oncul disk ici etkileşimler veya yüksek basiklikli goc (HEM) senaryolariyla bugunku yakin yorungelerine ulastiklarini ongormektedir. Ancak, gozlemlenen yorunge egiklikleri, basiklik oranlari ve gezegen ev sahibi yildizlarin lityum bollugu gibi kimyasal özellikleri, bu kuramsal modellerin hangisinin baskin oldugunu doğrulamakta yetersiz kalmaktadir. Bu makale, CoRoT uzay teleskobu verileriyle kesfedilen iki yeni dev gezegenin hassas fiziksel parametrelerini belirleyerek bu kuramsal belirsizligi gidermeyi amaçlamaktadir.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Çok Bantlı Kütleçekim Dalgası Astronomisinde Orta Kütleli Karadeliklerin Saptanabilirliği
Kütleçekim dalgalarının doğrudan ölçümü, evrendeki karadelik popülasyonunu haritalamak için güçlü bir araç sunmaktadır. İlk LIGO katalogları yıldız kökenli karadelikleri saptamış olsa da, 10 üzeri 2 ile 10 üzeri 5 güneş kütlesi arasındaki orta kütleli karadeliklerin (IMBH) varlığına dair henüz kesin bir kanıt bulunmamaktadır. Elektromanyetik gözlemler bu nesnelerin yerel evrende varlığına işaret etse de kütleleri zayıf sınırlanmıştır ve oluşum mekanizmaları tam olarak anlaşılmamıştır. Bu bağlamda, uzay ve yer tabanlı dedektörlerin ortak gözlemlerini içeren çok bantlı kütleçekim dalgası astronomisi, kozmolojik mesafelerdeki geniş bir IMBH popülasyonunu inceleme olanağı sunmaktadır.
Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri
Dort Dalga Karisimi Dalga Boyu Dönüşum Sisteminin Karakterizasyonu ve Optimizasyonu
Modern iletisim sistemleri, sürekli artan trafik talepleri karşısinda kapasite ve maliyet verimliligi sorunlariyla karsilasarak tum optik sinyal isleme tekniklerine yonelmektedir. Dort dalga karisimi süreçine dayanan optik dalga boyu dönüşumu, düşük gecikme, guc tuketimi, genis bant genisligi ve modulasyon formatlarina seffaflik sağlayarak bu sorunlarin çözümu için kritik bir rol oynamaktadir. Ancak dönüşum sistemlerinin performansini sınırlayan doğrusal ve doğrusal olmayan bozulmalarin tam olarak nasıl dengeleyecegi ve giris sinyal kalitesinin olusan idler üzerindeki etkileri alanda henuz sistematik olarak incelenmemistir.
Beşerî Bilimler · Dil, Kültür ve Tarih
Yeniden İşlevlendirilen Endüstri Mirası Yapıları İçin İç Mekân Kavramsal Önerileri
Endüstri Mirası ve Koruma disiplini, Sanayi Devrimi sonrasında inşa edilen ancak zamanla üretim teknolojilerinin değişmesi ve sosyo-ekonomik şartların dönüşmesi sonuçu atıl kalan fabrikaların kentsel belleği koruyarak yeniden işlevlendirilmesini odağına alır. Türkiye'de Batı'ya kıyasla geç başlayan endüstrileşme süreci sonrasında oluşan endüstri mirası yapıları çoğu zaman korunamayarak yıkılma veya bakımsızlık tehdidi altındadır. Bu alandaki temel akademik tartışma, yapı kabuğunun korunmasının ötesinde kimliği oluşturan mekânsal kurgunun, üretim izlerinin ve kentsel aidiyetin çağdaş iç mekân tasarımı yaklaşımlarıyla geleceğe nasıl aktarılacağı etrafında şekillenmektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Genç Uygulayıcıların Video Tabanlı Sosyal Medyada Sağlık Qigong'una Yönelik İlgisi: Çevrim İçi Baduanjin Öğrenimi Üzerine Nitel Bir Çalışma
Dijital medya çağında geleneksel halk sporlarının ve özellikle sağlık Qigong pratiklerinin genç nüfus arasında yaygınlaşması, modern bireylerin fiziksel ve zihinsel sağlık arayışlarını anlamak açısından kritik bir alan oluşturmaktadır. Geleneksel Çin kültürü kökenli olan Baduanjin, COVID-19 sonrası dönemde sosyal medya platformları aracılığıyla yeniden popülerlik kazanmış ve gençlerin günlük yaşamına entegre olmuştur. Bu bağlamda, genç uygulayıcıların çevrim içi ortamlarda bu egzersizleri tercih etme motivasyonları, deneyimledikleri duygusal süreçler ve sonrasındaki davranışsal yörüngeler, dijital sağlık davranışlarının anlaşılması noktasındaki önemli akademik tartışmaları beraberinde getirmektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Çevrimiçi Yemek Siparişi Uygulamalarının Depresyon ve Yeme Davranışları Üzerindeki Etkisi: Kartınızda Ne Var?
Çevrimiçi yemek siparişi (ÇYSU) uygulamalarının günlük yaşama entegrasyonu, yeme alışkanlıkları ve psikolojik sağlık üzerinde önemli etkiler yaratmaktadır. Dijitalleşme ile birlikte hızlı ve işlenmiş gıdalara kolay erişim, bireyleri sürekli bir dijital gıda ortamına maruz bırakmaktadır. Bu durum, artan zihinsel sağlık sorunları, özellikle genç yetişkinlerdeki depresyon ve düzensiz yeme davranışları bağlamında endişe vericidir. Önceki araştırmalar, ÇYSU kullanım sıklığının atıştırma oranlarının artması, sağlıksız gıda tercihlerinin yaygınlaşması ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarından uzaklaşma gibi değişimlerle ilişkili olduğunu göstermiştir. Bu uygulamaların, obezite ve kronik hastalık risk faktörlerini pekiştirebileceği de belirtilmektedir. Ayrıca, dijital platformlardaki kişiselleştirilmiş reklam ve pazarlama taktikleri, dengeli beslenme alışkanlıklarını sürdürmeyi zorlaştırarak, duygusal ve kontrolsüz yeme gibi bozukluklara zemin hazırlayabilir. Bu karmaşık etkileşimler, ÇYSU’ların depresyon ve yeme davranışları üzerindeki doğrudan etkilerini anlamayı kritik kılmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Z Kuşağı ve Finansal Okuryazarlık: Kuşaksal Yetkinliklerin Karşılaştırmalı Bir Analizi
Finansal okuryazarlık, bireylerin karmaşık finansal sistemler içinde bilinçli kararlar alabilmesi ve uzun vadeli ekonomik istikrarı sağlaması açısından kritik bir yaşam becerisi olarak kabul edilmektedir. Özellikle dijital yerli olan ve ekonomik özerkliğini kazanan Z kuşağının finansal yetkinliklerinin önceki kuşaklarla nasıl bir farklılık gösterdiği, son yıllarda sosyal bilimler ve ekonomi literatüründe yoğun bir tartışma alanı oluşturmaktadır. Çek Cumhuriyeti örneğinde, sosyalist geçmişin yarattığı tarihsel bağlam ve piyasa ekonomisine geçiş süreçleri, kuşaklar arası finansal algıları etkileyen özgün bir zemin sunmaktadır. Bu çalışma, genç nüfusun finansal karar alma süreçlerini ve bu süreçlerin önceki kuşaklarla karşılaştırmalı görünümünü incelemektedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Türkiye'de Meydana Gelen Depremlerin Demografik Yapı ve Tarım Sektörü Üzerindeki Etkileri
Doğal afetler, özellikle sismik açıdan aktif fay hatları üzerinde yer alan ülkelerde sosyo-ekonomik sistemleri ve kırsal yaşam alanlarını derinden etkilemektedir. Afetlerin yol açtığı fiziki yıkım, yalnızca konut ve altyapı kaybıyla sınırlı kalmayıp, nüfus hareketlerini, yerleşim düzenlerini ve tarımsal üretim kapasitesini doğrudan sarsmaktadır. Tarım sektörü, arazi yapısındaki bozulmalar, sulama altyapısı ve ahırların tahrip olması, hayvan kayıpları ile kırsal iş gücünün göç etmesi nedeniyle afetlerden en yüksek düzeyde etkilenen alanlar arasındadır. Literatürde afetlerin makroekonomik etkileri incelenmekle birlikte, Türkiye'deki büyük depremlerin demografik değişimler ile tarımsal üretim göstergeleri arasındaki ilişkisini ampirik verilerle bütüncül biçimde ele alan çalışmalara duyulan ihtiyaç bu araştırmanın temel odağını oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Türkiye'nin Gözünden Türk-Sovyet İlişkilerinin Gelişiminde Sporun Rolü (1924-1936)
İki savaş arası dönemde rejim değişikliği yaşamış ve uluslararası sistemde kendilerini kabul ettirme çabasında olan Türkiye ile Sovyetler Birliği, diplomatik ilişkilerini güçlendirmek için sporu yumuşak güç unsuru olarak kullanmışlardır. Makale, uluslararası ilişkilerde spor diplomasisinin işlevini ve 1924-1936 yılları arasında iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişimine katkısını tarihsel ve arşivsel perspektiften tartışmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Liderlikte Etkin Takım Kurmanın Bir Unsuru Olarak Duygusal Zekanin Önemi
Modern iş yaşamının getirdiği dinamik ve karmaşık değişim süreçleri, geleneksel otorite temelli yönetim anlayışlarının sörgülanmasına yol açmıştır. Küreselleşen ekonomilerde ekiplerin çeşitlenmesi, kriz yönetimi ve sürdürülebilir performans gibi alanlarda liderlerin teknik uzmanlık kadar kişilerarası ilişkileri yönetme becerilerine de ihtiyaç duyduğu görülmektedir. Bu bağlamda duygusal zeka, bireylerin kendi duygularını anlamlandırması ve başkalarının duygusal durumlarını yönetmesi ekseninde liderlik etkinliğini belirleyen kritik bir olgu olarak öne çıkmaktadır. Literatürde duygusal zekanın liderlik süreçlerindeki rolüne ilişkin teorik tartismalar yoğunlaşırken, bu yetkinliklerin takım dinamiğine etkisinin ampirik olarak incelenmesi önem taşımaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Kadın Futbolunda Duygular ve Kaygı: Kapsamlı Bir Derleme
Kapsamlı bir inceleme alanı olarak spor psikolojisi, özellikle kadın futbolunda kaygı ve performans ilişkisini ele alırken erkek futboluna kıyasla belirgin bir bilgi boşluğuyla karşı karşıyadır. Tarihsel olarak erkek merkezli spor politikaları, finansal dengesizlikler, yetersiz medya görünürlüğü ve toplumsal cinsiyet kalıpyargıları kadın sporcuların rekabetçi ortamlardaki psikolojik yükünü artırmaktadır. Bu bağlamda, kadın futbölçuların yaşadığı kaygı faktörlerinin haritalandırılması ve mevcut müdahalelerin incelenmesi, alandaki literatür eksikliklerinin giderilmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Türkiye'de Demografik Dönüşümün Toplumsal Sonuçları Üzerine Demografik Geçiş Teorisi Bağlamında Bir İnceleme
Nüfus unsuru, toplumların sosyo-ekonomik ve kültürel yapısını şekillendiren temel parametrelerden biridir. Tarihsel süreçte yaşanan tarım ve sanayi devrimleri ile modern ulus-devletlerin teşekkülü, dünya nüfusunda kümülatif artışlara ve yapısal dönüşümlere yol açmıştır. Demografik yapıda meydana gelen bu değişimler, orta ve uzun vadede toplumsal yapının farklılaşmasını, karmaşıklaşmasını ve yeni sosyal sorunların doğmasını beraberinde getirmektedir. Türkiye özelinde ise 19. yüzyıldan itibaren hız kazanan modernleşme, kentleşme ve sanayileşme süreçleri; doğurganlık, ölümlülük ve göç dinamiklerini köklü biçimde etkilemiştir. Nüfusun nicel büyüklüğünün ötesinde, yaş yapısı, hanehalkı genişliği ve bağımlılık oranları gibi nitel göstergelerde yaşanan bu değişimlerin toplumsal yansımalarını anlamlandırmak sosyoloji ve sosyal politika disiplinleri açısından hayati önem taşımaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Türkiye'de Deprem Sonrası Kentsel Planlama: Hatay ve İstanbul'daki Afet Sığınak Sistemlerinin Değerlendirilmesi
Dünya genelinde deprem riski yüksek bölgelerde yer alan kentlerde, kentsel açık ve yeşil alan sistemlerinin afet sonrası acil toplanma, tahliye ve geçici barınma işlevlerini üstlenecek şekilde planlanması kentsel dirençliliğin temel unsurlarından biridir. Türkiye'de yürürlükteki mevzuat ve kentsel planlama yaklaşımları ağırlıklı olarak yapı stoğunun güçlendirilmesine ve afet sonrası müdahalelere odaklanmakta; açık yeşil alanların afet sığınak sistemi olarak entegre edilmesine yönelik stratejik ve yasal düzenlemeler yetersiz kalmaktadır. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde Hatay kent merkezinde yaşanan deneyimler, acil toplanma alanlarının kentsel mekandaki yetersizliğini ve geçici barınma ihtiyacının kent çeperlerindeki kırsal alanlara taşmak zorunda kaldığını açıkça göstermiştir. Beklenen büyük Marmara depremi öncesinde İstanbul gibi yüksek nüfus yoğunluğuna ve sıkı bir kentsel dokuya sahip metropollerde, açık yeşil alanların erişilebilirliği ve hizmet kapasitelerinin Hatay örneği ışığında ampirik mekan analizleriyle değerlendirilmesi kentsel planlama ve afet yönetimi yazınında kritik bir araştırma sorusu oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
İslam Şehri Teorisi Merceğinden Tarihsel Bir Perspektif: Konya Örneği
İslam şehir teorisi, dinin kentsel mekân ve toplumsal yaşam üzerindeki dönüştürücü etkisini anlamak için geliştirilmiş kuramsal bir yaklaşımdır. Doğu bilimi (oryantalist) yaklaşımların tekdüze İslam şehri prototipleri üretme eğilimine karşı, tarihsel ve coğrafi çeşitlilikleri dikkate alan yeni bir kentsel okuma ihtiyacı doğmuştur. Bu makale, İslam kentsel formunun genel niteliklerini Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinden günümüze Konya kenti ölçeğinde tarihsel-mekânsal bir çözümlemeyle ele alarak alanındaki kent sosyolojisi ve kentsel tarih tartışmalarına özgün bir katkı sağlamaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Endonezyalı Kadın Yatırımcıların Finansal Davranışları ile Yatırım Kararları Arasındaki İlişkide Finansal Okuryazarlığın Düzenleyici Rolü
Endonezya sermaye piyasalarında kadın yatırımcı katılımının son yıllarda hızla artmasına rağmen, bu yatırımcı grubunun aynı zamanda yasa dışı yatırım faaliyetleri ve dolandırıcılık vakalarında en çok mağduriyet yaşayan kesimi oluşturması literatürde ciddi bir sorunsal olarak ele alınmaktadır. Mevcut akademik tartışmalar, yatırımcıların karar alma süreçlerini etkileyen rasyonel olmayan psikolojik faktörlerin ve davranışsal sapmaların derinlemesine analiz edilmesini gerektirmektedir. Bu makale, kadın yatırımcıların finansal kararlarında deneyimlenen pişmanlık, sürü psikolojisi ve risk toleransının etkilerini incelerken, finansal okuryazarlığın bu etkileri nasıl dönüştürdüğünü sörgülayarak alandaki bilgi boşluğunu doldurmayı hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Gençlik, Para ve Davranış: Finansal Okuryazarlık Programlarının Etkisi
Çocukların ve ergenlerin karmaşıklaşan modern finansal ekosistemde karar alma süreçlerini sağlıklı yönetebilmeleri, bireysel ve toplumsal refahın sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşımaktadır. Ancak literatürün büyük oranda yetişkinlere odaklanması, erken yaştaki müdahalelerin uzun vadeli finansal davranışlar üzerindeki etkisinin yeterince anlaşılmamasına yol açmıştır. Bu çalışma, erken yaşta finansal okuryazarlık eğitiminin nasıl yapılandırılması gerektiği ve hangi faktörlerin bu süreçte rol oynadığına odaklanmaktadır.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Filistin Üniversitelerindeki Öğretim Üyelerinin Yükseköğretimde Yapay Zeka Uygulamalarının Kullanımına Yönelik Tutumları: Fırsatlar ve Zorluklar
Yükseköğretim kurumları, dijitalleşme ve gelişen teknolojilerle birlikte köklü bir dönüşüm süreci yaşamaktadır. Yapay zeka teknolojilerinin eğitim süreçlerine entegrasyonu, kişiselleştirilmiş öğrenme, idari verimlilik ve geri bildirim mekanizmalarının hızlandırılması gibi birçok önemli fırsat sunmaktadır. Ancak bu dönüşüm, akademik dürüstlük kaygıları, iş kaybı endişeleri ve teknik altyapı yetersizlikleri gibi çeşitli zorlukları da beraberinde getirmektedir. Bu dinamik süreçte, yükseköğretimin ana yürütücüsü olan öğretim üyelerinin yapay zekaya yönelik tutum ve inançlarının kapsamlı bir şekilde incelenmesi, teknolojik entegrasyon politikalarının başarısı açısından kritik bir öneme sahiptir.
Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri
Türkiye'de Ağrı İli ve Ağrı Dağı Cryptinae ve Phygadeuontinae (Hymenoptera: Ichneumonidae) İçin Yeni ve Ek Kayıtlar
Hymenoptera takımının Ichneumonidae familyasına bağlı Cryptinae ve Phygadeuontinae alt familyaları, idiobiont ektoparazitoid yaşam formlarıyla tarımsal ve doğal ekosistemlerde zararlı böcek popülasyonlarının biyolojik kontrolünde kritik rol oynamaktadır. Türkiye zengin topoğrafyası ve biyoçeşitliliğine rağmen, Doğu Anadolu Bölgesi ve yüksek rakımlı micro-habitatlarda faunistik envanter çalışmaları henüz tamamlanmamıştır. Bu makale, Ağrı ili ve Ağrı Dağı gibi coğrafi açıdan özgün ve yüksek rakımlı alanlardaki Cryptinae ve Phygadeuontinae tür çeşitliliğini, konukçu ilişkilerini ve zoocoğrafik yayılışlarını belirleme sorusuna odaklanmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Süper Yapay Zeka, Üretken Yapay Zeka, Dar Yapay Zeka ve Sohbet Robotları: Kamu Sektörü ve Kamu Yönetimi İçin Yapay Zeka Teknolojilerinin Bir Değerlendirmesi
Kamu yönetimi ve kamu sektörü, küresel ölçekte yaşanan dijital dönüşüm ve yapay zeka teknolojilerindeki hızlı gelişmeler karşısında köklü bir değişim sürecinden geçmektedir. Büyük veri, otomasyon, doğal dil işleme ve sohbet robotlarının kamu hizmet sunumuna entegre edilmesi bir yandan yönetsel verimliliği ve vatandaş memnuniyetini artırma potansiyeli taşırken, diğer yandan etik, hukuki, veri güvenliği ve kamu değerlerinin korunması hususlarında önemli tartışmaları beraberinde getirmektedir. Bu alandaki temel tartışma, yapay zeka teknolojilerinin kamu sektöründe nasıl güvenli, etkin ve etik ilkelere uygun biçimde uygulanabileceği ve stratejik bir araç olarak nasıl konumlandırılacağı etrafında şekillenmektedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Z Kuşağının Sosyal Medya Kullanım Alışkanlıklarının İncelenmesi
Dijitalleşme süreçlerinin hız kazanmasıyla birlikte internet ve bilgisayar teknolojileri bireysel yaşamın merkezine yerleşmiş, özellikle iletişim pratikleri köklü bir dönüşüm geçirmiştir. Geleneksel iletişim biçimlerinin yerini dijital ağlara bırakması, çocukluk dönemi de dahil olmak üzere her yaş grubunda yeni alışkanlıkların doğmasına yol açmıştır. Alanyazında genellikle ortaokul ve lise düzeyindeki bireyler üzerine odaklanıldığı görülmekte, daha erken yaş gruplarında sosyal medya kullanımının dinamikleri yeterince ele alınmamaktadır. Bu araştırma, Z kuşağı olarak tanımlanan ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin sosyal medya kullanım alışkanlıklarını çok boyutlu bir perspektifle ele alarak bu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
İnsan Kaynakları Uygulamaları ve Çalışanların İyi Oluş Hali: Örgütsel Bağlılık Üzerine Etkileri
Yiyecek ve içecek sektörü, küresel ölçekte yaşanan işgücü kıtlığı, yüksek personel devir hızı ve elverişsiz çalışma koşulları gibi köklü sorunlarla karşı karşıyadır. Özellikle Filipinler gibi bölgelerde olumsuz çalışma şartları, çalışanların kısa süre içinde işten ayrılmasına yol açmaktadır. Bu dinamik iş ortamında işletmelerin sürdürülebilir başarısı, insan kaynakları uygulamaları, çalışanların iyi oluş hali ve örgütsel bağlılık arasındaki hassas dengeye dayanmaktadır. Araştırma, geleneksel insan kaynakları stratejilerinin ve iyi oluş girişimlerinin yiyecek hizmetleri sektöründeki çalışan bağlılığını nasıl şekillendirdiğini inceleyerek bu alandaki akademik ve pratik boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Türkiye'de Psikolojik Yardım Arama Tutumlarında Cinsiyet Farklılıkları: Türkiye Örneği
Ruhsal bozukluklar, küresel hastalık yükünün yaklaşık %14'ünü oluşturarak önemli bir toplum sağlığı sorunu meydana getirmektedir. Psikolojik sorunlar karşısında bireylerin profesyonel yardım arama eğilimleri, toplumsal ve kültürel cinsiyet rolleri, damgalanma korkusu ve sosyo-demografik etkenler çerçevesinde biçimlenmektedir. Literatürde kadınların profesyonel psikolojik yardım almaya erkeklere kıyasla daha yatkın olduğu genel kabul görse de, bu durumun farklı yaş, eğitim, çalışma ve sağlık durumları ile nasıl etkileştiği Türkiye bağlamında geniş ölçekli mikro verilerle yeterince incelenmemiştir. Çalışma, bu ampirik boşluğu doldurarak cinsiyet odaklı belirleyicileri çözümlemeyi hedefler.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Çevrimiçi Marka Konumlandırmasını Geliştirmede Belirleyici Faktörler Olarak Arama Motoru Optimizasyonu (SEO) Stratejileri
Dijital pazarlama dünyası, arama motoru algoritmalarındaki sürekli değişimler nedeniyle marka konumlandırma stratejilerinde büyük bir dönüşüm yaşamaktadır. Modern pazarda varlığını sürdürmek isteyen işletmelerin çevrimiçi ortama geçiş yapması bir zorunluluk haline gelmiş olsa da, pek çok girişimci SEO stratejisinin rekabetçi avantaj sağlayan gücünü tam olarak kullanamamaktadır. Bu çalışma, SEO stratejisinin alt bileşenlerinin marka başarısı üzerindeki etkisini sörgülayarak alan yazındaki uygulama ve teori arasındaki boşluğu doldurmaya çalışmaktadır.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Modern Hesaplama Sistemlerinin Evrimi, Sınıflandırılması ve Gelecek Yönelimleri: Bütüncül Bir İnceleme ve Vizyon
Son altmış yılda bilgisayar sistemleri alanında yaşanan teknolojik gelişmeler, merkezi ana bilgisayarlardan kişisel bilgisayarlara, bulut bilişimden sis, uç ve sunucusuz hesaplama mimarilerine uzanan köklü bir dönüşüm süreci yaratmıştır. Veri hacmindeki eş benzeri görülmemiş artış, gecikmeye duyarlı uygulamaların yaygınlaşması ve yapay zeka ile kuantum hesaplama gibi yenilikçi paradigmaların sisteme entegrasyonu, hesaplama sistemlerinin performans, ölçeklenebilirlik ve enerji verimliliği odaklı yeniden yapılandırılmasını zorunlu kılmaktadır. Mevcut alan yazınında farklı alt hesaplama modellerine odaklanan çalışmalar bulunsa da, bu mimarilerin tarihsel gelişim dinamiklerini, hiyerarşik taksonomisini ve geleceğe yönelik araştırma gündemini bir arada ele alan bütüncül çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.
Beşerî Bilimler · Dil, Kültür ve Tarih
Prusya ve Osmanlı Devleti'nin Ordu ve Askeri Eğitimlerinde Modernleşme Çabaları İle Osmanlı Askeri Eğitimi Üzerinde Prusya Etkisi
XIX. yüzyılda ve XX. yüzyılın başlarında Avrupa'da yaşanan devrimler ve milliyetçilik akımları, çok uluslu imparatorlukların dağılmasına yol açarken, ulus devletlerin kurulmasını hızlandırmıştır. Bu süreçte askeri güç ve eğitim sistemleri hayati bir önem kazanmıştır. Bu makale, askeri modernleşme çabalarını Prusya ve Osmanlı İmparatorluğu özelinde karşılaştırmalı olarak ele almakta, özellikle Prusyalı askeri heyetlerin Osmanlı askeri eğitim reformları üzerindeki derin etkisini ve bu iki devletin ordu yapılarını nasıl dönüştürdüklerini incelemektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Yüksek Hızlı Tren Hatlarının Kent ile Kır Arasındaki Gelir Eşitsizliği Üzerindeki Etkisi: Çin İl Düzeyi Şehir Paneli Üzerine Çift Farklar Analizi
Gelişmekte olan ekonomilerde ulaşım altyapı yatırımlarının bölgesel kalkınma ve gelir dağılımı üzerindeki etkileri iktisat ve mekânsal planlama literatüründe temel bir tartışma konusudur. Çin'de 1978 sonrası yaşanan hızlı ekonomik büyüme, kentsel ve kırsal alanlar arasındaki gelir uçurumunu derinleştirmiştir. Yüksek hızlı tren ağlarının genişlemesi mekânsal sıkıştırma ve erişilebilirlik sağlarken, bu altyapının kentsel ve kırsal refah farklarını daraltıp daraltmadığı veya iş gücü ile sermaye kaçışına yol açarak eşitsizliği artırıp artırmadığı sorusu literatürde henüz uzlaşıya varılamamış kritik bir araştırma konusunu oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Türkiye 2023 Cumhurbaşkanlığı Seçiminin Adli Analizi Uzak Bölgelerde Aşırı Oy Kaymalarını Ortaya Koymaktadır
Demokratik seçimlerin dürüstlüğü ve şeffaflığı, siyasal rejimlerin meşruiyetinin temel şartlarından biridir. Otoriterleşme eğilimlerinin yaşandığı ve kamu kaynakları ile medya erişiminde belirgin dengesizliklerin bulunduğu ortamlarda seçim güvenliği tartışmaları öne çıkmaktadır. Seçim adli analizi (election forensics), oy dağılımı ve katılım oranlarındaki istatistiksel düzensizlikleri tespit ederek olası hile ve müdahaleleri nicel modellerle saptamayı hedefler. Bu çalışma, Türkiye'de 2017 anayasa referandumu ve 2018 seçimlerinde gözlemlenen istatistiksel sapmaların 2023 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde devam edip etmediğini ve uzak kırsal bölgelerdeki oy kaymalarının boyutunu sörgülamaktadır.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Fiziksel Aktivite ve Emekliliğe Geçiş: Çin Sağlık ve Emeklilik Boylamsal Çalışmasından Kanıtlar
Nüfusun yaşlanması küresel ölçekte kamu sağlığı ve sosyal güvenlik sistemleri üzerinde ciddi baskılar oluştururken, sağlıklı yaşlanmanın sürdürülmesinde fiziksel aktivite kritik bir rol oynamaktadır. Emeklilik dönemi; bireylerin günlük rutinlerinin, gelir düzeylerinin, sosyal çevrelerinin ve rol tanımlarının kökten değiştiği önemli bir yaşam aşamasıdır. Literatürde emekliliğin fiziksel aktivite düzeyleri üzerindeki etkisi konusunda çelişkili bulgular yer almaktadır; bazı araştırmalar emeklilik sonrası serbest zamanın artmasıyla aktivitenin arttığını savunurken, diğerleri işe bağlı hareketliliğin kaybolmasıyla belirgin bir düşüş yaşandığını göstermektedir. Bu belirsizlik, özellikle Çin gibi kentleşme, hukou hane halkı kayıt sistemi ve mahjong gibi geleneksel sosyal alışkanlıkların fiziksel aktivite kalıplarını doğrudan etkilediği gelişmekte olan toplum bağlamlarında daha da belirginleşmektedir.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
İngiltere ve Türkiye'de Çocuklarla Adli Görüşmeye İlişkin Mevcut Durum Değerlendirmesi
Çocuk istismarı ve özellikle cinsel istismar vakalarında, mağdur çocukların adli süreçlerde doğru, güvenilir ve detaylı ifade verebilmeleri adalet mekanizmasının işlemesi açısından kritik bir önem taşımaktadır. Ancak çocukların gelişimsel özellikleri, travma sonrası yaşadıkları baskılar ve adli ortamların hissettirdiği kaygı, ifade alma süreçlerinde özel yöntemlerin uygulanmasını zorunlu kılmaktadır. İngiltere gibi gelişmiş ülkeler onlarca yıllık süreçte PEACE ve ABE gibi adli görüşme protokolleri ve eğitim standartları geliştirmişken, Türkiye'de Çocuk İzlem Merkezleri ve Adli Görüşme Odaları gibi kurumsal yapılar hızla yaygınlaşmaktadır. Alanın temel tartışması, çocukların ikincil örselenmesini önleyen ve adli görüşmenin kalitesini standartlaştıran bütüncül bir adli görüşme protokolünün ve uzmanlaşmış uygulayıcı modelinin Türkiye adli sistemine nasıl entegre edileceğidir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Çin Emeklilik Fonlarındaki Eşitsizliğin Nedenleri: Coğrafi Emeklilik Açığının Analizi
Dünya genelinde ve özellikle hızlı yaşlanan gelişmekte olan ülkelerde sosyal güvenlik sistemlerinin finansal sürdürülebilirliği temel bir kamu politikası sorunu olarak öne çıkmaktadır. Çin'de ekonomik reformlar ve dışa açılma sonrasında mutlak yoksulluk önemli ölçüde azaltılmış olsa da göreli yoksulluk ve bölgeler arası gelir eşitsizliği halen varlığını sürdürmektedir. Yaşlı nüfusun artışı ile emeklilik sisteminin kapsayıcılığı artmış, ancak iller ve coğrafi bölgeler arasındaki gelişmişlik farkları emeklilik fonlarının gelir ve gider dengelerinde ciddi uçurumlar yaratmıştır. Fon birikimlerinin bölgesel düzeydeki bu dengesiz dağılımı, sistemin adalet ilkelerini zayıflatmakta ve yaşlı nüfus arasındaki gelir farklarını daha da derinleştirme riski taşımaktadır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Gücünü Doğallaştırmasından Alan Bir Yapı: Sağlığın Yerleşimci Sömürgeci Belirleyicilerinin Kavramsal Çerçevesi
Halk sağlığı ve tıp literatüründe yerli halkların yaşadığı kronik sağlık eşitsizlikleri genellikle gözlemlenmekte, ancak bu eşitsizliklerin kök nedenleri tam olarak açıklanamamaktadır. Çoğu zaman sağlık farkları biyolojik indirgemecilik, ırksal esasçılık veya bireysel davranışsal faktörlerle gerekçelendirilmeye çalışılmaktadır. Bu çalışma, toplumsal sağlık belirleyicilerinin ve yapısal ırkçılığın ötesine geçerek, yerleşimci sömürgeciliğin sağlığı belirleyen temel ve özgün bir toplumsal yapı olduğunu iddia etmekte ve bu kavramsal boşluğu doldurmayı hedeflemektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
1990-2021 Yılları Arasında Küresel, Bölgesel ve Ulusal Diyabet Yükü ve 2050 Yılı Yaygınlık Öngörüleri: Küresel Hastalık Yükü Çalışması 2021 İçin Sistematik Analiz
Diyabet, dünya genelinde yaş, cinsiyet veya coğrafi konum fark etmeksizin milyonlarca insanı etkileyen, sağlık sistemleri ve toplumlar üzerinde ağır sosyoekonomik yükler oluşturan kronik bir halk sağlığı sorunudur. Uluslararası çalışmalar diyabet yaygınlığının hızla arttığını gösterse de, yaşa, cinsiyete, tip spesifik ayrışmaya ve risk faktörlerine dayalı küresel ve bölgesel düzeyde kapsamlı verilerin eksikliği, etkin önleme ve tedavi politikalarının geliştirilmesini zorlaştırmaktadır. Bu çalışma, Küresel Hastalık Yükü (GBD) 2021 çerçevesini kullanarak diyabet yükünü ve risk faktörlerini 204 ülke düzeyinde analiz etmekte ve 2050 yılına kadar olan yaygınlık eğilimlerini modelleyerek literatürdeki büyük veri açığını kapatmayı hedeflemektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Airbus A32x ile Boeing 737 Güvenlik Olaylarının Karşılaştırmalı Analizi
Havacılık endüstrisinde güvenlik, havayolu şirketlerinin operasyonel sürdürülebilirliği ve yölçu algısı açısından en kritik önceliktir. Tarihsel süreçte Boeing ve Airbus gibi iki dev üretici arasındaki rekabet, uçakların güvenilirlik algısı üzerinden şekillenmiştir. Boeing'in geleneksel olarak daha güvenli kabul edilmesine karşılık, son yıllarda yaşanan Boeing 737 Max kazaları bu algıyı sarsmış ve her iki üreticinin dar gövdeli, tek koridorlu temel uçak ailelerinin (B737 ve A32x) güvenlik geçmişlerinin nesnel verilerle karşılaştırılması ihtiyacını doğurmuştur. Bu çalışma, iki ana üreticinin güvenlik olaylarını istatistiksel bir çerçevede inceleyerek havacılık emniyeti literatüründeki süregelen tartışmalara nicel bir açıklık getirmeyi hedeflemektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
AKP Döneminde Türkiye ve Orta Doğu ile Kuzey Afrika: Dış Politika Değişiminin Üç Düzeyli Analizi
Uluslararası ilişkiler ve dış politika analizi literatüründe dış politika değişimi kavramsallaştırması, devletlerin dış politika yönelimlerinde meydana gelen köklü dönüşümleri incelemektedir. Yazındaki yaygın kabule göre, tek bir siyasi partinin kesintisiz iktidarda kaldığı rejimlerde büyük ölçekli dış politika değişimleri oldukça nadir görülür. Ancak Türkiye'de Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının yirmi yıllık dönemi, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesine yönelik politikalarda sık ve kapsamlı yönelim değişikliklerinin yaşandığı istisnai bir alan sunmaktadır. Bu durum, küresel ve bölgesel sistemik dönüşümler ile iç siyasal ittifaklar ve liderlik tercihlerinin dış politikayı nasıl yeniden şekillendirdiği sorusunu gündeme getirmektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Preeklampsi Öyküsü ve Lohusalık Döneminde Serebrovasküler Hastalık ile Bilişsel Bozukluk Riski: Olası Mekanizmalar
Gebelikte ortaya çıkan preeklampsi, eklampsi ve gestasyonel hipertansiyon gibi hipertansif bozukluklar, anne ve fetüs mortalitesinin ana nedenleri arasındadır. Son yıllarda yapılan klinik ve epidemiyolojik araştırmalar, gebelikte yaşanan hipertansif süreçlerin yalnızca doğum anıyla sınırlı kalmayıp, lohusalık dönemi ve kadının ilerleyen yaşamında inme, ak madde lezyonları, vasküler demans ve bilişsel bozukluklar gibi uzun vadeli serebrovasküler komplikasyon riskini belirgin biçimde artırdığını göstermektedir. Ancak bu kalıcı hasarların altındaki hücresel, vasküler ve nöroinflamatuar mekanizmalar henüz tam olarak aydınlatılamamıştır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Gaziantep Gayrimenkul Piyasası İçin Web Kazıma Yöntemi Kullanılarak Yapılan Tahmin Analizi
Gayrimenkul sektörü, yatırımcılar ve mülk sahibi olmak isteyen bireyler için ekonomik ve sosyal açıdan kritik bir rol oynamaktadır. Türkiye'de gayrimenkul fiyatları enflasyon, genel ekonomik yapı ve bölgesel talep gibi dışsal faktörlerin yanı sıra metrekare, oda sayısı, ilçe ve mahalle gibi içsel niteliklerden etkilenmektedir. Literatürde konut fiyatlarının doğrudan tahminine odaklanan pek çok çalışma bulunurken, alıcıların bütçeleri ve tercihlerine göre hangi mahallede yaşayabileceklerini sınıflandıran yaklaşımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışma, Gaziantep ölçeğinde web kazıma ve makine öğrenmesi tekniklerini birleştirerek mahalleye dayalı bütçe-nitelik eşleştirmesini ve sınıflandırma modellerinin başarısını tartışmaktadır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Yetenek Yönetimi, Hizmetkâr Liderlik, Örgütsel Kültür ve Örgütsel Bağlılığın İnsan Kaynakları Performansına Etkisi: Suzuya Rantauprapat Alışveriş Merkezi Üzerine Bir Araştırma
Modern işletmecilik literatüründe insan kaynakları performansının artırılması, kurumların rekabet avantajı elde etmesi ve pazar payını koruması açısından kritik bir çalışma alanı oluşturmaktadır. Küresel pazarda yaşanan yoğun rekabet ve yetenek savaşları, işletmelerin yalnızca niceliksel büyüme hedeflerine odaklanmasını yetersiz kılmakta; nitelikli iş gücünün kazanılması, elde tutulması ve geliştirilmesi süreçlerini merkezine alan yönetsel yaklaşımların teorik ve pratik zeminini tartışmaya açmaktadır. Bu bağlamda, çalışanların örgütsel hedeflerle bütünleşmesini sağlayan yetenek yönetimi, hizmetkâr liderlik felsefesi, paylaşılan değerleri tanımlayan örgütsel kültür ve içsel motivasyonun temelini oluşturan örgütsel bağlılık kavramları, insan kaynakları performansının belirleyicileri olarak incelenmektedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
Ebola Virüsü Teşhis Yöntemleri: Moleküler Testler, Hızlı Tanı Kitleri ve Ayırıcı Tanı Yaklaşımlarının Derlemesi
Ebola virüsü hastalığı, yüksek ölüm oranları ve insan-insan temasıyla hızlı yayılma potansiyeli nedeniyle küresel halk sağlığı acil durumlarına yol açan ciddi bir filovirüs enfeksiyonudur. Salgınların meydana geldiği endemik bölgelerde yüksek güvenlikli laboratuvar altyapısının yetersizliği ve merkezi referans laboratuvarlarına numune naklinde yaşanan gecikmeler, hastaların karantinaya alınmasını ve tedaviye başlanmasını geciktirmektedir. Bu alandaki temel tartışma, tanı hassasiyeti yüksek moleküler yöntemlerin merkezi laboratuvar bağımlılığı ile saha şartlarında hız sağlayan ancak henüz DSÖ hassasiyet kriterlerini tam karşılayamayan hızlı tanı testleri arasındaki dengenin nasıl kurulacağı üzerinedir.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
İran ve Türkiye'deki Hayvan ve İnsanlarda Trichinella Enfeksiyonları
Trişinelloz, dünya genelinde Trichinella cinsine ait nematod larvalarının enfekte ettiği et ürünlerinin tüketilmesiyle insanlara bulaşan önemli bir zoonotik hastalıktır. Müslüman çoğunluğa sahip İran ve Türkiye gibi ülkelerde domuz yetiştiriciliği ve domuz eti tüketimi dini nedenlerle oldukça nadir olsa da, vahşi yaşamdaki silvatik döngü ve yaban domuzu avcılığı gibi faktörler halk sağlığı açısından gizli bir risk oluşturmaktadır. Alandaki temel tartışma, yaban hayatındaki bu rezervuarların evcil hayvanlara ve insanlara sıçrama potansiyeli ile bu iki komşu ülkede epidemiyolojik verilerin parçalı yapısı etrafında şekillenmektedir.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
COVID-19 Salgını: Küresel Ekonomi Üzerindeki Etkileri ve Sektörel Yansımaları
COVID-19 salgını, yirmi birinci yüzyılın en büyük küresel sağlık krizi ve İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana yaşanan en ciddi küresel tehdit olarak tanımlanmaktadır. Sağlık sistemleri üzerinde yarattığı muazzam baskının ötesinde salgın, dünya genelinde ekonomik ve sosyal hayatı derinden sarsan makroekonomik bir şoka dönüşmüştür. Virüsün yayılmasını engellemek amacıyla uygulanan tam ve kısmi kapanma tedbirleri, uluslararası ticaret akışlarını, tedarik zincirlerini, sanayi üretimini ve hizmet sektörünü durma noktasına getirmiştir. Bu bağlamda akademide ve kamu politikasında salgının sektörler üzerindeki somut tahribatını ve izlenmesi gereken hafifletme stratejilerini bütüncül bir çerçevede değerlendirme ihtiyacı doğmuştur.
Sosyal Bilimler · Psikoloji ve Davranış Bilimleri
Türkiye'de COVID-19 Pandemisinin İkinci Dalgasında Üniversite Öğrencilerinde Stres, Anksiyete, Depresyon ve TSSB Yordayıcıları ve Yaygınlığı
COVID-19 pandemisi küresel ölçekte toplum sağlığını tehdit ederken, yükseköğretim öğrencileri akademik zorluklar, sosyal izolasyon, ekonomik belirsizlikler ve mezuniyet sonrası istihdam kaygıları nedeniyle ruh sağlığı bozulmalarına karşı oldukça hassas bir grup haline gelmiştir. Pandeminin ilk dalgasında ortaya çıkan akut kaygılar, sürecin uzaması ve ikinci dalganın yaşanmasıyla birlikte yerini kronik stres, yaygın anksiyete, depresyon ve travma sonrası stres bozukluğuna (TSSB) bırakmıştır. Literatürde, salgının farklı evrelerinde öğrencilerin psikolojik dayanıklılıklarını etkileyen sosyo-demografik, ekonomik ve manevi faktörlerin boylamsal ya da tekrarlanan kesitler halinde nasıl bir değişim gösterdiği sorusu önem kazanmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
MBS Yönetiminde Suudi Arabistan Dış Politikası: Karar Birimi Değişimi ve Yemen ile Suriye Yönelimlerine Etkileri
Orta Doğu uluslararası ilişkilerinde 2003 Irak işgalinden bu yana Suudi Arabistan ve İran arasındaki rekabet temel bir dinamik oluşturmaktadır. Geleneksel literatür bu rekabeti ve Suudi dış politikasını rejim güvenliği kavramı üzerinden incelemekte, rejimin iç ve dış tehdit algılarını eş zamanlı yönetme çabalarına odaklanmaktadır. Ancak 2015 yılında Kral Selman'ın tahta çıkışı ve oğlu Muhammed bin Selman'ın (MBS) hızlı yükselişi, rejim yapısı değişmediği halde dış politikada köklü değişimlerin yaşanabileceğini göstermiştir. Bu durum, alan yazında rejimi homojen bir bütün olarak gören yaklaşımın yetersiz kaldığını ve karar alma süreçlerindeki aktörlerin ile karar birimi yapısındaki dönüşümlerin incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Spor ve Ulus Markalama: Kamerunda Futbolun Yumuşak Gücü ve Kamu Diplomasisi
Soğuk Savaş sonrası dönemde uluslararası ilişkiler ve diplomasi anlayışında yaşanan dönüşümler, devlet merkezli klasik güç unsurlarının ötesinde kamu diplomasisi ve yumuşak güç kavramlarını öne çıkarmıştır. Bu bağlamda kültür, eğlence ve özellikle spor, uluslararası toplumda sempati yaratma, olumlu imaj inşa etme ve ulus markalama süreçlerinde kritik birer araç haline gelmiştir. Büyük devletlerin yanı sıra gelişmekte olan ülkelerin de uluslararası alanda görünürlük kazanmak ve dış politika hedeflerine ulaşmak amacıyla sporu bir diplomasi kanalı olarak nasıl kullandığı akademik literatürde tartışılan temel meseleler arasındadır.
Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği
Karaçi, Pakistan'da Alışveriş Merkezleri ve Geleneksel Açık Sokak Pazarlarının Karşılaştırmalı Kullanıcı Tercihleri Analizi
Kentsel kamusal alanlar, sosyal etkileşimin, ekonomik değişimin ve kültürel bütünleşmenin merkezleri olarak şehir yaşamının can damarını oluşturmaktadır. Ancak yirminci yüzyılın sonlarından itibaren hızla gelişen sanayileşme ve değişen tüketici davranışları, geleneksel açık sokak pazarlarının yerini çok katlı ve kontrollü alışveriş merkezlerinin almasına yol açmıştır. Gelişmekte olan ülkelerdeki hızlı kentleşme süreçleri, kamusal alanların niteliğini dönüştürürken, kullanıcıların bu iki farklı mekansal tipolojiye yönelik tercihleri ve bunları etkileyen faktörler kentsel planlama disiplininde önemli bir tartışma konusudur. Makale, Pakistan'ın en büyük metropolü olan Karaçi örneğinde, modern alışveriş merkezleri ile geleneksel açık pazarlar arasındaki kullanıcı eğilimlerini karşılaştırmalı olarak ele almaktadır.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Zorlu Kariyer Geçişini Yapmak: Büyük İstifa Döneminde veya Gelecekte Sonraki Bölümü Yazmak
Salgın sonrası dönemde iş gücü piyasalarında yaşanan Büyük İstifa olgusu, küresel ölçekte milyonlarca çalışanın mevcut rollerinden ayrılarak yeni kariyer yolları arayışına girmesine yol açmıştır. İş değişimi tek başına en yüksek stres faktörü olmasa da, kariyer geçişine bağlı stres en önemli olumsuz etkenler arasında yer almaktadır. Alan yazındaki temel tartışma, bu stresin nasıl yönetileceği ve bireylerin değişen iş gücü dinamiklerinde kendilerini nasıl konumlandıracağı üzerinedir. Bu makale, örgütsel psikoloji ve yönetim disiplinlerini birleştirerek stresin azaltılmasında bütüncül kişisel markalama stratejilerinin, sosyal destek modellerinin ve uyarlanabilir değişim çerçevelerinin rolünü incelemektedir.
Sosyal Bilimler · Eğitim Bilimleri
Gençlik Cezaevlerindeki Ağır Suçlular İçin Sosyal-Terapötik Tedavinin Etkililiği: Tekrarlayan Suç Davranışına İlişkin Yarı Deneysel Bir Çalışma
Almanya'da son 15 yılda yasal düzenlemelerle birlikte genç suçlulara yönelik sosyal-terapötik kurumların sayısında ciddi bir artış yaşanmıştır. Bu kurumlar, yüksek riskli şiddet ve cinsel suç faillerinin mükerrer suç işleme (rezidivizm) oranlarını azaltmak amacıyla milis-terapi (milieu-therapeutic) ortamında psikoterapötik, eğitsel, mesleki ve rekreasyonel tedbirlerin eklektik bir karışımını sunmaktadır. Ancak literatürde genç cezaevlerindeki bu tür sosyal-terapötik uygulamaların etkililiğine dair ampirik kanıtlar oldukça sınırlı ve çelişkilidir. Alandaki temel tartışma, yasal olarak zorunlu kılınan bu yoğun ve maliyetli müdahalelerin, normal cezaevi rejimindeki eğitsel programlara kıyasla suç tekrarını azaltmada ne ölçüde üstünlük sağladığı sorusu etrafında şekillenmektedir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Topluluk Ölçekli Büyük Veri, 2021 Teksas Kış Fırtınası ve Yönetilen Elektrik Kesintisinin Farklı Gruplar Üzerindeki Eşitsiz Etkilerini Ortaya Koyuyor
Aşırı hava olayları ve iklim krizleri sırasında elektrik, su ve ulaşım gibi kritik altyapı sistemlerinde meydana gelen kesintiler, toplumsal yaşamı ağır biçimde etkilemektedir. Ancak afet yönetimi ve altyapı müdahalelerinde sosyoekonomik ve ırksal gruplar arasındaki eşitsizliklerin nasıl biçimlendiğine dair ampirik kanıtlar sınırlıdır. Özellikle aşırı soğuk hava dalgaları sırasında uygulanan planlı elektrik kesintileri, boru patlamaları ve gıdaya erişim aksaklıklarının farklı gelir ve azınlık grupları üzerinde nasıl eşitsiz yükler oluşturduğu, yüksek çözünürlüklü topluluk verilerinin eksikliği nedeniyle yeterince incelenememiştir. Bu çalışma, topluluk ölçekli büyük veri kaynaklarını kullanarak bu boşluğu doldurmayı ve afetlerin sosyo-mekansal etkilerini çözülemeyi amaçlamaktadır.
Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı
İngiltere Premier Lig Futbölçularında Ekstremiteler Arası Asimetriler ve Şut Ayağı Tercihi
Futbolda yüksek şiddetli unilateral hareketlerin yarattığı mekanik yüklenmeler, sporcularda bacaklar arası performans ve kuvvet asimetrilerinin oluşumuna zemin hazırlamaktadır. Literatürde alt yaş kategorileri ve farklı lig düzeyleri için asimetri profilleri incelenmiş olsa da dünyanın en üst düzey fiziki mücadelesine sahne olan İngiltere Premier Ligi sporcularında şut ayağı tercihinin asimetri üzerindeki etkisi ve bu asimetrilerin fiziksel performansla ilişkisi kapsamlı biçimde ortaya konmamıştır.
Sosyal Bilimler · İşletme, Ekonomi ve İletişim
Almanya'daki Son Dönem Kadın Neuzuwandererlerin İşgücüne Katılımı
Almanya'da göçmenlerin işgücü piyasasına entegrasyonu uzun süredir akademik ve toplumsal ilginin odağında yer almaktadır. Ancak bu alandaki mevcut nicel çalışmaların büyük bir kısmı erkek göçmenlerin dinamiklerine odaklanmakta, kadınların işgücüne katılım süreçlerini ise görece ihmal etmektedir. Kadın göçmenlerin istihdam dışı kalması veya işgücüne katılmaması, yüksek yoksulluk oranları, uzun süreli sosyal yardım bağımlılığı ve yaşlılıkta yoksulluk tehdidi gibi yapısal sorunları beraberinde getirmektedir. Bu bağlamda, Almanya'da son dönemde ikamet eden ve farklı kültürel arka planlara sahip kadın göçmenlerin işgücüne katılım kararlarını etkileyen faktörlerin incelenmesi, hem toplumsal cinsiyet duyarlı göç araştırmaları hem de politika geliştirme süreçleri açısından kritik bir araştırma sorusu oluşturmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
COVID-19 Pandemisi Sırasında Güney Afrikalı Orta Düzey Yöneticiler İçin Anlamlı ve Tehdit Edici Bir Fenomen Olarak İş: Anlam ve Esenlik Geliştirmede Kendini Aşmanın Rolü
COVID-19 pandemisi, dünya genelinde bireyler ve topluluklar için eşi benzeri görülmemiş sosyal, politik ve ekonomik zorluklar yaratmış, derin insani duyguları ve varoluşsal kaygıları gün yüzüne çıkarmıştır. Bu dönemde insanların normal kabul ettikleri yaşam düzenleri, kişisel kimlikleri ve dünyadaki yerleri tehdit altına girmiştir. Özellikle Güney Afrikalı orta düzey yöneticilerin sınır ötesi hizmet sektörlerinde yaşadığı deneyimler, işe yükledikleri anlamın ve kişisel esenliklerinin bu zorlu süreçten nasıl etkilendiğini göstermektedir. Mevcut literatürde anlamlı iş ve esenliğin önemi vurgulanırken, böylesi bir felaket ortamında kendini aşmanın (self-transcendence) bu süreçlerdeki rolü ve yöneticilerin deneyimlerine nasıl yansıdığına dair sınırlı bilgi bulunmaktadır. Bu araştırma, tam da bu boşluğu doldurmayı hedeflemiştir.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Grudostroitelnom Proektirovaniyede Landshaftny Podhod
Modern kentleşme süreçleri, hızlı nüfus artışı ve yoğun yapılaşma, doğal çevre ile yapılı çevre arasındaki dengenin korunmasını zorunlu kılmaktadır. Geleneksel şehircilik anlayışının tek tip ve ekonomik öncelikli yaklaşımları, ekolojik sorunların derinleşmesine ve kentsel yaşam kalitesinin düşmesine yol açmaktadır. Bu bağlamda, kentsel planlama çalışmalarında coğrafi ve ekolojik ilkelerin entegre edilmesi, hem ekosistem bütünlüğünün sürdürülmesi hem de yaşanabilir kentsel mekânların oluşturulması açısından kritik bir araştırma alanı olarak öne çıkmaktadır. İnceleme makalesi, peyzaj ekolojisi ve şehircilik disiplinlerinin kesişim kümesinde yer alan bu dönüşümü ele alarak, mekânsal planlamada doğanın rolünü teorik ve pratik düzlemde tartışmaktadır.
Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu
Rosacea Hastalarinda Psikolojik Değerlendirme: Symptom Checklist - 90 - Revised Kullanan Bir Vaka-Kontrol Çalışmasi
Deri hastalıkları arasında yaygın bir kronik yüz dermatozu olan rosacea, klasik olarak psikolojik etkenlerin başlangıç ve seyir süreçlerinde belirleyici rol oynadığı bir psikodermatoz şeklinde ele alınmaktadır. Yıllar boyunca bu tanıya sahip bireyler çeşitli kişilik atıflarıyla veya psikopatolojik örüntülerle tanımlanmış, yüz bölgesindeki görünür belirtilerin yarattığı utanç ve sosyal yetersizlik hissi hastaların günlük yaşamını olumsuz etkilemiştir. Ancak bu klinik tablonun hastaların ruhsal durumu üzerindeki somut psikopatolojik yansımaları, demografik etkenlerin bu süreçteki belirleyiciliği ve olası cinsiyet farklılıkları dermatoloji ile psikiyatri literatüründe ayrıntılı ampirik incelemeler gerektiren tartışmalı alanlar olarak varlığını sürdürmektedir.