Bibliyometrik araştırma incelemesi

DOI: https://doi.org/10.33688/aucbd.1455534

Siyasi Coğrafyada Yenileşme Eğilimleri: Bibliyometrik Göstergeler Üzerinden Karşılaştırmalı Bir Ağ Analizi

Siyasi coğrafya, 19. yüzyılın sonunda Friedrich Ratzel’in organik devlet kuramıyla determinist bir zeminde yükselmiş ancak 20. yüzyılın son çeyreğinden itibaren post-yapısalcı ve eleştirel kuramların etkisiyle köklü bir değişim yaşamıştır.

Yazar
Mazlum Ar
Yayın
Tarih
2024
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Siyasal coğrafya, 19. yüzyılın sonunda Friedrich Ratzel’in organik devlet teorisiyle şekillenen ve uzun süre emperyalist amaçlara hizmet eden klasik jeopolitik anlayışının gölgesinde kalmıştır. Ancak 1970’li yıllardan itibaren disiplinde yaşanan paradigmatik dönüşüm, post-pozitivist ve post-yapısalcı temellerde coğrafi bilginin iktidar ilişkileri tarafından nasıl inşa edildiğini sörgülayan eleştirel bir boyuta evrilmiştir. Bu değişim, coğrafyayı sadece yeryüzünün tasvirinden ibaret gören yaklaşımları dışlayarak, mekânın sosyal ve siyasal bir kurgu olduğunu savunur. Makale, dünyadaki bu kuramsal ve yöntemsel yenileşme eğilimlerinin Türkiye’deki akademik yazına ne ölçüde yansıdığını ve iki literatür arasındaki farklılıkları bibliyometrik bir perspektifle sorunsallaştırarak alanın mevcut durumunu kapsamlı bir şekilde ortaya koymaktadır.

Araştırmanın yöntemsel omurgasını, bilim haritalama tekniklerinden biri olan ağ görselleştirme ve bibliyometrik ağ analizi oluşturmaktadır. Küresel eğilimleri saptamak amacıyla Web of Science veri tabanında taranan Political Geography ve Geopolitics dergilerinden elde edilen veriler, VOSviewer ve R programı kullanılarak analiz edilmiştir. Türkiye ölçeğindeki durumu değerlendirmek için ise DergiPark veri tabanı üzerinden siyasal coğrafya ve jeopolitik kavramlarını temel alan geniş kapsamlı bir tarama yapılmış, elde edilen veriler Microsoft Excel aracılığıyla tasnif edilmiştir. Bu karşılaştırmalı tasarım, hem yazar iş birliklerini hem de zaman içindeki kavramsal dönüşümleri görselleştirerek disiplinin mevcut panoramasını somut ve doğrulanabilir verilerle analiz etmektedir.

Yapılan analizler sonuçunda, küresel ölçekteki siyasal coğrafya çalışmalarının 2000 sonrası dönemde kimlik politikaları, feminist jeopolitik, iklim değişikliği ve mülteci sorunları gibi eleştirel temalara yoğunlaştığı tespit edilmiştir. Buna karşın Türkiye’deki akademik üretimin, büyük ölçüde 1980 öncesi geleneksel jeopolitik anlayışını sürdürdüğü ve enerji güvenliği, askeri stratejiler ile bölgesel riskler gibi klasik konuların dışına çıkmakta zorlandığı belirlenmiştir. Ayrıca, Türkiye’deki coğrafya dergilerinde siyasal coğrafya çalışmalarının toplam yayın içindeki payının sadece yüzde üç virgül yetmiş altı gibi oldukça düşük bir oranda kaldığı görülmektedir. Bu bulgular, yerli literatürün küresel düzeydeki kuramsal tartışmalardan ve post-yapısalcı dönüşümlerden büyük ölçüde kopuk olduğunu ve geleneksel kalıpların dışına henüz çıkamadığını kanıtlamaktadır.

Tartışma ve sonuç bölümünde, siyasal coğrafyanın dünya genelinde kurumsallaşmasını tamamlayarak iktidar pratiklerini sorunsallaştıran bir yapıya büründüğü vurgulanmaktadır. Türkiye’deki çalışmaların ise hala siyasetten arındırılmış bir coğrafya tasviri yapma eğiliminde olması ve disiplinin sistematik bütünlüğünden yoksun kalması, yerel literatürde paradigmatik bir gecikme yaşandığına işaret etmektedir. Bu çalışma, Türk araştırmacılar için literatürdeki bu boşluğu net bir şekilde tanımlamakta ve gelecekteki çalışmaların eleştirel siyasal coğrafyanın tematik sistematiğine yönelmesi gerektiğini göstermektedir. Bibliyometrik göstergeler üzerinden sunulan bu kanıtlar, Türkiye’deki coğrafya eğitiminde ve araştırma gündeminde köklü bir yenilenme ihtiyacını akademik bir zemine taşımakta ve araştırmacılar için somut bir yol haritası sunmaktadır.

Araştırmanın amacı

Siyasal coğrafyanın küresel ölçekte yaşamış olduğu değişim ve gelişimi akademik bağlamda incelemek ayrıca bu perspektifte Türkiye’de siyasal coğrafya alanında yapılan akademik çalışmaların yenileşme eğilimlerini karşılaştırmalı olarak analiz etmektir(Ar, 2024).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışmada, dünya ve Türkiye ölçeğinde siyasal coğrafyanın paradigmatik değişimini karşılaştırmalı olarak analiz etmek amacıyla bibliyometrik ağ görselleştirme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma tasarımı kapsamında Web of Science tabanındaki temel akademik dergiler ile DergiPark sistemindeki yerel yayınlar; ortak yazarlık, eş-oluşum ve zamansal trend analizleri aracılığıyla bilim haritalama teknikleriyle incelenmiştir(Ar, 2024).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, klasik jeopolitiğin çevresel determinist ve pozitivist kökenlerini eleştiren; post-yapısalcılık, radikal coğrafya ve eleştirel jeopolitik yaklaşımlarını kuramsal temel olarak kabul eder. Özellikle Foucault ve Derrida gibi düşünürlerin söylem analizi yaklaşımları ile John Agnew ve Gerard Toal’ın eleştirel siyasal coğrafya modellerine dayalı bir perspektif sunulmuştur.

Makalenin ele aldığı literatür

Makalede, klasik jeopolitik ekolünü temsil eden Ratzel, Mackinder, Mahan ve Haushofer'ın determinist görüşlerinden, 1980 sonrası disiplini dönüştüren Agnew, Toal, Dodds ve Dalby gibi isimlerin eleştirel çalışmalarına kadar uzanan geniş bir literatür tartışılmaktadır. Ayrıca Türkiye'deki siyasal coğrafya çalışmalarının tarihsel gelişimi ve apolitikleşme süreçleri bağlamında yerel literatürdeki boşluklar ve eksiklikler değerlendirilmektedir.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Web of Science (WOS) veri tabanı ile Türkiye merkezli DergiPark online yayın sistemi üzerinden elde edilen akademik yayın külliyatı.
Örneklem veya araştırma materyali
WOS veri tabanından seçilen Political Geography (1712 makale) ve Geopolitics (843 makale) dergileri ile DergiPark üzerinden filtrelenen 1944 akademik yayın.
Veri toplama süreci
WOS üzerinde başlık, anahtar kelime, özet ve yayın yılı kriterlerine göre filtreleme yapılarak Bibtex dosyaları oluşturulmuş; DergiPark sisteminde ise siyasal coğrafya ve jeopolitik kavramları baz alınarak veriler Excel formatında kaydedilmiştir.
Veri analiz yöntemi
Küresel veriler VOSviewer ve R programı (biblioshiny) kullanılarak bibliyometrik ağ analizine tabi tutulmuş; Türkiye verileri ise Microsoft Excel üzerinden içerik ve frekans analizi ile değerlendirilmiştir.
Siyasal coğrafyaEleştirel jeopolitikBibliyometrik ağ analiziParadigmatik değişimYenileşme eğilimleriPopüler jeopolitik

Araştırmanın Bulguları

01

Dünya genelindeki siyasal coğrafya çalışmaları, 2000 yılından itibaren klasik jeopolitik yaklaşımları terk ederek kimlik politikaları, mülteci sorunları ve feminist jeopolitik gibi eleştirel geleneğin izini süren tematik bir derinliğe kavuşmuştur(Ar, 2024).

02

Küresel ölçekte siyasal coğrafya disiplinindeki yayın üretimi ve akademik iş birliği ağları, tarihsel süreçle uyumlu olarak halen ABD ve İngiltere merkezli Anglosakson ülkelerinin hakimiyeti altında seyretmektedir(Ar, 2024).

03

Türkiye'deki akademik yazın, küresel eğilimlerin aksine büyük oranda 1980 öncesi geleneksel jeopolitik anlayışa sadık kalarak enerji politikaları ve güvenlik odaklı temalarla sınırlı kalmış, eleştirel dönüşümün gerisinde kalmıştır(Ar, 2024).

04

Türkiye'de coğrafya disiplini çatısı altında üretilen siyasal coğrafya çalışmaları, toplam akademik üretimin yalnızca yüzde 3,76'sını oluşturarak disiplin içindeki ağırlığını ve yenileşme potansiyelini henüz tam olarak yansıtmamaktadır(Ar, 2024).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Bibliyometrik ağ analizi sonuçları, küresel siyasal coğrafya literatürünün 1980 sonrası post-yapısalcı dönüşümle birlikte devlet merkezli ontolojiden mekânsal temsil ve söylem analizine evrildiğini somut verilerle kanıtlamaktadır. Bu değişim, disiplinin geleneksel determinist çerçevesini kırarak toplumsal cinsiyet, biopolitika ve çevresel yönetim gibi çok boyutlu ve eleştirel bir araştırma sahasına dönüşmesini sağlamıştır.

Yazar, bu dönüşümü sosyal bilimlerdeki genel paradigmatik kaymaların bir yansıması olarak açıklar; bilgi üretiminin artık salt nesnel bir gerçeklik tasviri değil, iktidar yapılarının mekânı kodlama biçimlerini sorunsallaştıran bir eylem haline geldiğini vurgular. Küresel literatürdeki anahtar kelime ağları, bu kuramsal değişimin akademik çıktı düzeyinde de tescillendiğini göstermektedir.

Türkiye ölçeğindeki verilerle yapılan karşılaştırma, yerel literatürün halen 1945-1980 arası dönemde kemikleşen apolitikleşme mirasını taşıdığını ve jeopolitiği bir 'araç' olarak gören geleneksel çizgiden kopamadığını ortaya koymaktadır. Tartışma kısmında vurgulandığı üzere, Türkiye'deki yayınlarda güvenlik ve enerji gibi temaların baskınlığı, küresel 'eleştirel jeopolitik' dalgasının yerel akademiye henüz tam nüfuz etmediğini simgelemektedir.

Sonuç olarak, Türkiye'de siyasal coğrafyanın coğrafya disiplini içindeki düşük payı ve sınırlı tematik çeşitliliği, alanın kurumsal bir durgunluk içinde olduğuna işaret etmektedir. Yazar, bu durumun aşılması için mekânın nominal değerlerinin ötesindeki siyasal anlamlarını irdeleyen, beşerî ve sosyal olguları merkeze alan yeni bir akademik perspektifin geliştirilmesinin zorunlu olduğunu belirtmektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazar, küresel siyasal coğrafyanın tarihsel okumalardan uzaklaşıp jeopolitik ve mekân kavramlarını merkezde tutarak artık Thomas Kuhn'un tanımladığı şekliyle bir 'olağan bilim' dönemine girdiğini savunmaktadır(Ar, 2024).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Araştırma sonuçunda, Türkiye'deki siyasal coğrafya çalışmalarının büyük ölçüde siyasetten arındırılmış bir betimleme eğilimini sürdürdüğü, mekânın yapı ve iktidar ilişkileriyle inşa edilen siyasal bağlamını ve küresel literatürde yükselen eleştirel yenileşme eğilimlerini yeterince içselleştirmediği sonuçuna varılmıştır(Ar, 2024).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, siyasi coğrafya disiplininin 19. yüzyıl sonundan günümüze kadar geçirdiği evrimi, klasik determinist yaklaşımlardan post-yapısalcı eleştirel kuramlara uzanan bir düzlemde haritalandırma işlevi görmektedir. Metin, küresel ölçekteki bilimsel üretim trendleri ile Türkiye'deki yerel akademik çıktıları nicel ve nitel verilerle karşılaştırarak, disiplinin kavramsal ağlarını VOSviewer ve R programlama araçlarıyla somutlaştırmaktadır. Özellikle Anglosakson literatürün hakimiyetini ve eleştirel jeopolitik dalgasının tematik dağılımını ortaya koyarak, siyasi coğrafyanın sadece devlet stratejileriyle sınırlı kalmayıp kimlik, toplumsal cinsiyet ve biopolitika gibi alanlara nasıl genişlediğini belgelemektedir.

Çalışma, Friedrich Ratzel’in organik devlet kuramına dayanan klasik jeopolitik temellerinden yola çıkarak, Gerard Toal’ın eleştirel jeopolitik çerçevesine ve Agnew’in mekânsal temsil kuramlarına eklemlenmektedir. Önceki çalışmaların aksine, bu çalışma siyasi coğrafyayı sadece kuramsal bir tartışma olarak değil, bibliyometrik bir nesne olarak ele almaktadır. Jarneving’in bibliyografik bağlantı yöntemini ve Toal’ın söylem analizi vurgusunu sentezleyerek, Türkiye’deki çalışmaların 1980 öncesi geleneksel paradigmanın etkisinden neden ve nasıl kurtulamadığını ampirik verilerle sorunsallaştırmaktadır. Böylece, literatürdeki 'geleneksel' ile 'yenilikçi' arasındaki yöntemsel boşluğu kapatmayı hedeflemektedir.

Araştırma, Türkiye'deki coğrafya yazınında siyasi coğrafya çalışmalarının toplam üretim içindeki %3,76'lık payını ve bu payın büyük oranda güvenlik/enerji odaklı olduğunu saptayarak literatür taramalarına somut bir eleştiri zemini sunmaktadır. Küresel literatürün 2000 sonrası 'feminist jeopolitik' ve 'antroposen jeopolitik' gibi temalara kaydığını, yerel literatürün ise halen Soğuk Savaş retoriğine hapsolduğunu göstermesi, araştırmacılar için yeni çalışma alanlarını belirleme noktasında rehber niteliğindedir. Çalışma, disiplindeki 'normal bilim' evresinden paradigma değişimine geçişin izlerini sürerek, araştırmacıların hangi kavramsal kümelerde (cluster) yoğunlaştığını görselleştirmekte ve literatürün gelecekteki olası yönelimlerini bilimsel bir tahminle temellendirmektedir.

Kaynakça

  1. Khun, T. S. (2021). Bilimsel devrimlerin yapısı. İstanbul: Kırmızı Yayınları.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Türkiye'deki siyasi coğrafya çalışmaları küresel eleştirel dönüşümün gerisindedir.

Yazarın sunduğu bibliyometrik veriler, yerel yayınların %35,85'inin halen geleneksel jeopolitik kavramına odaklandığını kanıtlamak için kullanılır(Ar, 2024).

Türkiye Coğrafya Dergilerinde Feminist Jeopolitik Perspektiflerin İzini Sürmek

Araştırma sorusu
Türkiye'deki coğrafya dergilerinde 1980 sonrası yayımlanan çalışmalarda toplumsal cinsiyet ve iktidar ilişkileri nasıl temsil edilmektedir?
Yöntem taslağı
Makaledeki bibliyometrik verilerden yola çıkarak, Türkiye'deki ana coğrafya dergilerinde (Marmara, Ege, Türk Coğrafya vb.) 'feminist' ve 'cinsiyet' anahtar kelimelerini içeren yayınların nitel içerik analizi yapılmalıdır. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğuna göre belirlenmelidir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede Türkiye'deki çalışmaların eleştirel gelenekten yoksun olduğu bulgusu (ev-l-1), bu boşluğu doldurmaya yönelik yeni bir ampirik araştırmanın temel gerekçesini oluşturmaktadır(Ar, 2024).

02

Tez veya makalede kullanım · method

VOSviewer yazılımı akademik ağ analizlerinde görselleştirme sağlar.

Bilim haritalama yöntemlerinin sosyal bilimlerdeki uygulanabilirliğini göstermek için çalışmadaki ağ analizi süreci örnek gösterilebilir(Ar, 2024).

İklim Değişikliği ve Güvenlik: Türkiye Akademik Söyleminde Antroposen Jeopolitik

Araştırma sorusu
Türkiye'deki siyasi coğrafya ve uluslararası ilişkiler yayınlarında iklim değişikliği ne ölçüde bir jeopolitik güvenlik sorunu olarak kurgulanmaktadır?
Yöntem taslağı
Makalede kullanılan bibliyometrik ağ analizi yöntemiyle, DergiPark veri tabanındaki 'iklim değişikliği' ve 'güvenlik' kavramları arasındaki ilişkisellik analiz edilmelidir. Küresel literatürdeki 'Anthropocene' kümesiyle karşılaştırmalı bir haritalama yapılmalıdır.

Makaleyle bağlantısı: Küresel literatürde iklim değişikliği kavramının Simon Dalby öncülüğünde merkezi bir küme oluşturduğu bulgusuna dayanmaktadır (ev-s-1)(Ar, 2024).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Geleneksel jeopolitik yerini iktidarı problematize eden bir yapıya bırakmaktadır.

Küresel literatürdeki paradigma değişimini açıklayan bulgular, yeni tez çalışmalarının neden eleştirel olması gerektiğini savunurken kullanılır(Ar, 2024).

Popüler Jeopolitik ve Sınır Temsilleri: Türkiye Medyasında Mülteci Söylemi

Araştırma sorusu
Türkiye'deki popüler medya içeriklerinde sınır güvenliği ve mülteci temsilleri, eleştirel jeopolitik kuramları çerçevesinde nasıl inşa edilmektedir?
Yöntem taslağı
Toal'ın söylem analizi metodolojisi uygulanarak, ulusal gazetelerin ve dijital haber platformlarının mülteci krizlerine dair görsel ve metinsel içerikleri incelenmelidir. Örneklem, en yüksek tirajlı 5 gazetenin 2016 sonrası yayınlarından seçilmelidir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede belirtilen küresel 'sınır politikaları' ve 'popüler jeopolitik' trendlerinin Türkiye ölçeğindeki medya yansımalarını inceleme çağrısından türetilmiştir (ev-l-3)(Ar, 2024).