Küreselleşen dünya ekonomisinde ulaştırma sektörü, mal, hizmet, insan ve bilginin mekân ve zaman içinde etkin dolaşımını sağlayarak ulusal rekabet gücünü ve toplumsal refahı belirleyen stratejik bir hizmet alanıdır. Ulaştırma altyapılarına yapılan yatırımlar, sermaye birikimi yoluyla doğrudan makroekonomik etkiler yaratırken, taşıma süreleri ile maliyetlerin düşürülmesi ve verimliliğin artırılması kanalıyla dolaylı makroekonomik çarpan etkileri üretmektedir. Türkiye, Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan jeopolitik konumu gereği Doğu-Batı ve Kuzey-Güney ulaştırma koridorlarının odağında yer almaktadır. Ancak küresel ticaret rotalarının yeniden şekillendiği günümüzde, bölgesel ulaştırma projelerinin ve teknolojik altyapı yatırımlarının Türk ekonomisi üzerindeki somut ekonomik etkilerinin bütüncül bir ulaştırma ekonomisi çerçevesinde çözümlenmesi ihtiyacı ortaya çıkmaktadır.
Bu çalışmanın temel amacı, uluslararası ulaştırma projelerinin ve Türkiye'deki ulaştırma ile iletişim yatırımlarının ulusal ekonomi üzerindeki etkilerini ulaştırma ekonomisi teorik yaklaşımıyla incelemektir. Araştırmada kavramsal ve nitel derleme yöntemi benimsenmiş; uluslararası ulaştırma politikaları, küresel stratejik belgeler ve T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verileri analitik bir süzgeçten geçirilmiştir. İnceleme kapsamında Kuşak ve Yol Projesi, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı, Karadeniz Tahıl Koridoru Girişimi, TÜRKSAT haberleşme uyduları ve Akıllı Ulaşım Sistemleri ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Çalışmada geleneksel ve alternatif ulaştırma ekonomisi modellerinden, türetilmiş talep kavramından ve maliyet-fayda analizi yönteminden yararlanılarak projelerin gayrisafi yurtiçi hasıla, üretim, istihdam ve dış ticaret üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir.
Çalışmanın sunduğu temel bulgular, ulaştırma ve iletişim yatırımlarının makroekonomik göstergeler üzerinde belirgin bir pozitif etki yarattığını göstermektedir. 2003-2021 yılları arasında Türkiye'de ulaştırma ve haberleşme altyapısına yapılan 183,7 milyar dolarlık yatırımın GSYH'ye 548,5 milyar dolar, üretime 1.138,9 milyar dolar ve istihdama yıllık ortalama 995,1 bin kişilik katkı sağladığı saptanmıştır. Özel olarak Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı'nın Türk ekonomisine yıllık 839,6 milyon dolar GSYH, 1,8 milyar dolar üretim ve 168,2 milyon dolar ihracat katkısı sunduğu belirlenmiştir. Ayrıca Çin merkezli Kuşak ve Yol Projesi'nde Türkiye'nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu ile Karadeniz Tahıl Koridoru Girişimi'nin küresel gıda güvenliği ve gıda fiyatlarının istikrar kazanmasındaki kritik rolü ortaya koyulmuştur.
Sonuç ve tartışma bölümünde, ulaşım ve haberleşme altyapısının yalnızca fiziki hatlardan ibaret olmayıp dijitalleşme, TÜRKSAT 5A, 5B ve 6A uydu projeleri ile Akıllı Ulaşım Sistemleri üzerinden entegre bir yapıya dönüştürülmesinin önemi vurgulanmaktadır. Yazarlar, ulaştırma politikalarının sürdürülebilir ekonomik büyüme, çevresel emisyonların azaltılması ve bölgesel ticaret liderliği hedefleri doğrultusunda rasyonel kararlarla şekillendirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Literatür taraması açısından bu çalışma, uluslararası ulaştırma projelerinin Türkiye ölçeğinde ürettiği somut makroekonomik çıktıları ve jeopolitik avantajları tek bir teorik çerçevede bir araya getirerek ulaştırma ekonomisi ve bölgesel kalkınma araştırmalarına kapsamlı bir referans kaynağı sunmaktadır.
01Ulaştırma ve iletişim altyapılarına 2003-2021 yılları arasında yapılan 183,7 milyar dolarlık yatırım, Türkiye ekonomisinde toplam gayrisafi yurtiçi hasılaya 548,5 milyar dolar ve üretime 1,138 trilyon dolar düzeyinde doğrudan ve dolaylı katkı sağlamıştır(ÇELİKOK & TALİH, 2023).
02Karadeniz Tahıl Koridoru Girişimi kapsamında 45 ülkeye yaklaşık 25 milyon ton tahıl ve gıda maddesi güvenli şekilde taşınmış, bu süreç küresel gıda fiyatlarının düşmesine ve piyasaların istikrara kavuşmasına kritik bir katkı sunmuştur(ÇELİKOK & TALİH, 2023).
03Türkiye'nin yerli ve milli haberleşme uydusu TÜRKSAT 6A projesi, ülkenin uzay sistemlerindeki yetkinliğini artırarak Türkiye'yi kendi haberleşme uydusunu üretebilen dünyadaki ilk 10 ülke arasına dahil etmeyi hedeflemektedir(ÇELİKOK & TALİH, 2023).
04Türkiye'nin uluslararası ulaştırma koridorlarında söz sahibi olabilmesi ve coğrafi konumunun sunduğu jeopolitik avantajları ekonomik değere dönüştürmesi, güçlü ve entegre bir ulaştırma altyapısının varlığına bağlıdır(ÇELİKOK & TALİH, 2023).