Nitel araştırma makalesi incelemesi
DOI: 10.33458/uidergisi.1285200AKP Döneminde Türkiye ve Orta Doğu ile Kuzey Afrika: Dış Politika Değişiminin Üç Düzeyli Analizi
Uluslararası ilişkiler ve dış politika analizi literatüründe dış politika değişimi kavramsallaştırması, devletlerin dış politika yönelimlerinde meydana gelen köklü dönüşümleri incelemektedir. Yazındaki yaygın kabule göre, tek bir siyasi partinin kesintisiz iktidarda kaldığı rejimlerde büyük ölçekli dış politika değişimleri oldukça nadir görülür.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Meliha Benli Altunışık & Lenore G. Martin
- Yayın
- Uluslararası İlişkiler Dergisi
- Tarih
- 2023-04-18
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Dış politika analizi literatüründe devletlerin temel dış politika hedeflerini ve yönelimlerini radikal biçimde değiştirmesi istisnai bir olgu olarak değerlendirilmekte, özellikle aynı siyasi partinin uzun süreli iktidarında bu tür dönüşümlerin yaşanma olasılığının düşük olduğu savunulmaktadır. Adalet ve Kalkınma Partisi yönetimindeki Türkiye deneyimi ise 2002-2022 yılları arasında Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesine yönelik uygulamalarda gözlemlenen sık ve kapsamlı yönelim değişiklikleriyle bu teorik varsayımı sınamakta ve uluslararası ilişkiler disiplini için nitelikli bir vaka sunmaktadır.
Çalışmanın temel amacı, AKP iktidarının yirmi yıllık kesintisiz döneminde Türkiye'nin Orta Doğu ve Kuzey Afrika politikalarındaki büyük ölçekli değişimleri çözümlemek ve bu değişimlerin arkasındaki dinamikleri ortaya koymaktır. Araştırmada nitel dış politika analizi yöntemi benimsenmiş ve analitik eklektisizm çerçevesinde üç düzeyli bir açıklama modeli uygulanmıştır. Bu model; uluslararası ve bölgesel sistemik dönüşümleri, iç siyasetteki ittifak ile kurumsal değişimleri ve bireysel liderlik tercihlerini tek yönlü bir nedensellik yerine karşılıklı etkileşim içerisinde ele almaktadır.
Çözümleme sonuçunda AKP'nin Orta Doğu ve Kuzey Afrika politikası dört belirgin döneme ayrılarak incelenmiştir: Doğu ve Batı'da aktivizmin öne çıktığı 2002-2010 dönemi; Türkiye'nin kendisini 'merkez ülke' olarak tanımlayıp Arap ayaklanmalarına müdahil olduğu 2010-2015 dönemi; askerî araçların ve sert gücün öne çıktığı, MHP ile kurulan Cumhur İttifakı'nın etkili olduğu 2016-2020 'stratejik özerklik' dönemi; ve nihayetinde ekonomik kaygılar ile siyasi bekaya dayalı olarak Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, İsrail ve Suriye ile ilişkilerin yumuşatıldığı 2021-2022 'sıfırlama' dönemi.
Çalışmanın tartışma ve sonuç bölümleri, daha merkezi ve kesintisiz iktidarda kalan yönetimlerin dahi dış politikada sürekliliği garanti edemeyeceğini ampirik olarak kanıtlamaktadır. Bu durumun temel nedeni sadece küresel veya bölgesel yapılardaki dönüşümler değil, aynı zamanda iktidardaki aktörlerin iç siyasetteki ittifaklarını, liderlik stratejilerini ve siyasi hayatta kalma mekanizmalarını zaman içinde yeniden şekillendirmeleridir. Dolayısıyla çalışma, dış politika değişimi literatürüne analiz düzeyleri arasındaki karşılıklı etkileşimin önemini göstererek teorik bir katkı sağlamaktadır.
Araştırmanın amacı
Çalışmanın amacı, Adalet ve Kalkınma Partisi döneminde (2002-2022) Türkiye'nin Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesine yönelik dış politikasında meydana gelen temel değişimleri dört belirgin dönem altında incelemek ve bu değişimleri uluslararası sistem, iç siyaset ile bireysel liderlik düzeylerinin karşılıklı etkileşimi üzerinden açıklamaktır(Altunışık & Martin, 2023).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Çalışmada dış politika değişimini açıklamak amacıyla analitik eklektisizm yaklaşımı benimsenmiş ve uluslararası sistem, iç siyaset ile bireysel liderlik düzeylerinin karşılıklı etkileşimini inceleyen üç düzeyli bir analiz modeli uygulanmıştır(Altunışık & Martin, 2023).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, dış politika değişimi literatürüne dayanan ve eklektik bir analitik yaklaşımı benimseyen üç düzeyli bir analiz çerçevesi kullanmaktadır. Charles Hermann ve Jacob Gustavsson gibi araştırmacıların öncülük ettiği FPC literatüründen yararlanan model; uluslararası/bölgesel sistem düzeyini, iç siyaset düzeyini (kurumlar, iç ittifaklar) ve bireysel liderlik/ideoloji düzeyini önceden tanımlanmış bir hiyerarşi olmaksızın çift yönlü bir etkileşim içinde ele almaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Makale, dış politika değişimi literatüründeki temel teorik tartışmaları ve sınırlılıkları ele almaktadır. Hermann, Rosati, Volgy ve Schwarz, Gustavsson ile Haar ve Pierce gibi yazarların çalışmalarına atıfta bulunarak, aynı partinin yönettiği merkezi yapılarda dış politika değişiminin nadir görüldüğü yönündeki hâkim tezleri sörgülamaktadır. Neoklasik Realizm ile geleneksel Dış Politika Analizi arasındaki teorik ayrışmayı köprülemeyi amaçlayan çalışma, maddi ve ideolojik faktörleri bütünleştiren eklektik bir analiz sunmaktadır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- 2002-2022 yılları arasında Adalet ve Kalkınma Partisi yönetimindeki Türkiye'nin Orta Doğu ve Kuzey Afrika (ODKA) bölgesine yönelik dış politika kararları, diplomatik temasları, bölgesel müdahaleleri ve resmî söylemleri.
- Örneklem veya araştırma materyali
- 2002-2022 dönemini kapsayan dört belirgin dış politika evresindeki resmî belgeler, yüksek düzeyli stratejik iş birliği anlaşmaları, lider beyanatları, bölgesel askerî harekât verileri ve ikili ilişkilerdeki diplomatik gelişmeler.
- Veri toplama süreci
- 2002-2022 yıllarına ait resmî dış politika belgeleri, anlaşmalar, liderlerin kamuoyuna açıklamaları ve ikili diplomatik ilişkileri belgeleyen nitel dokümanların nitel veri toplama teknikleriyle incelenmesi.
- Veri analiz yöntemi
- Nitel süreç takibi ve tarihsel-analitik doküman analizi yöntemiyle, belirlenen dört dönem bazında dış politika değişimlerinin üç analiz düzeyi ve maddesel/ideolojik faktörler arasındaki etkileşimle çözümlenmesi.
Araştırmanın Bulguları
2002-2010 döneminde AKP, komşularla sıfır sorun ve Batı ile entegrasyonu uyumlaştıran bir yaklaşım izlemiş; iç siyasette vesayet yapılarını zayıflatmak ve ekonomik büyümeyi desteklemek amacıyla Doğu'ya açılım gerçekleştirmiştir(Altunışık & Martin, 2023).
2010-2015 döneminde Arap ayaklanmaları bölgesel bir fırsat penceresi olarak görülmüş; Türkiye kendisini merkez ülke olarak konumlandırarak tarafsız arabuluculuk yerine Müslüman Kardeşler gibi ideolojik aktörleri açıkça destekleyen dönüştürücü bir dış politikaya yönelmiştir(Altunışık & Martin, 2023).
2016-2020 döneminde 15 Temmuz darbe girişimi sonrası kurulan Cumhur İttifakı ve başkanlık sistemi, güvenlik odaklı milliyetçi bir dış politikayı pekiştirmiş; Suriye ve Libya'da askerî araçlar ile stratejik özerklik arayışı öne çıkmıştır(Altunışık & Martin, 2023).
2021-2022 döneminde yüksek enflasyon, yaklaşan seçimler ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle iktidarın siyasi varlığını sürdürme ihtiyacı, BAE, Suudi Arabistan, İsrail ve Mısır ile ilişkilerde hızlı bir normalleşme sürecini tetiklemiştir(Altunışık & Martin, 2023).
Dış politika değişiminde tek bir düzeyin önceliği yoktur; aksine uluslararası sistemik değişimler, iç siyasi koalisyonlar ve lider ideolojisinin karşılıklı iki yönlü etkileşimi politika kırılmalarının niteliğini belirlemektedir(Altunışık & Martin, 2023).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
Çalışmanın bulguları, AKP hükümetinin yirmi yıllık iktidarı boyunca Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesine yönelik politikalarında mere bir araç ve ince ayar değişikliğinin ötesinde köklü hedef ve yönelim dönüşümleri yaşadığını göstermektedir. Bu yönelimler 2002-2010 arasındaki yumuşak güç ve komşularla sıfır sorun anlayışından, 2011-2015 arası revizyonist düzen kuruculuğa, 2016-2020 arasındaki askerî güç odaklı stratejik özerkliğe ve son olarak 2021 sonrası pragmatik normalleşmeye kadar uzanmaktadır.
Yazarlar bu süreksizliği ve sık gerçekleşen yönelim değişikliklerini açıklarken tek yönlü nedensel modeller yerine üçlü analiz düzeyinin etkileşimini sunmaktadır. İktidardaki siyasi aktörlerin iç siyasette var kalma kaygıları, ittifak yapıları ve ideolojik algıları, bölgesel güç boşlukları ve uluslararası sistemik dönüşümlerle kesişerek dış politikanın temel sürükleyicisi haline gelmiştir.
Tartışma bölümünde literatürdeki mevcut teorik modellerle kurulan ilişkide, Neoklasik Realizmin uluslararası sisteme verdiği öncelik veya Dış Politika Analizinin iç siyasete verdiği öncelik eleştirilmektedir. Yazarlar analitik eklektisizm çerçevesinde hiçbir düzeyin öncelikli olmadığını, maddesel güç dengeleri ile ideolojik kimlik unsurlarının birlikte ele alınması gerektiğini savunarak literatürdeki hiyerarşik yaklaşımlardan ayrılmaktadır.
Sonuç olarak çalışma, literatürde kabul gören tek parti ve merkezi iktidar yapılarının dış politikada istikrar getireceği yönündeki genel varsayımı ampirik olarak çürütmektedir. İç siyasi koalisyonların ve lider hedeflerinin zaman içinde geçirdiği dönüşüm, en merkezi yönetimlerde dahi dış politikanın yüksek bir esneklik ve köklü değişim sergileyebileceğini kanıtlamaktadır.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Hermann'ın dış politika değişimini esas olarak iç siyasi ve bireysel düzeylere odaklayıp dış çevreyi yalnızca uyarıcı bir unsur olarak ele alan yaklaşımının aksine, bu çalışmada uluslararası ve bölgesel sistemik dönüşümlerin dış politika değişimindeki belirleyici ve iki yönlü etkileşimsel rolü vurgulanmaktadır(Altunışık & Martin, 2023).
Haar ve Pierce'ın Savunuculuk Koalisyonu Çerçevesi'nde bürokrasi gibi kurumsal aktörlere odaklanıp uluslararası düzeydeki değişkenleri ikincil planda tutan modelinden farklı olarak, burada analitik eklektisizm benimsenerek hem materyal hem ideolojik faktörler ile üç analiz düzeyi arasındaki hiyerarşisiz etkileşim öne çıkarılmaktadır(Altunışık & Martin, 2023).
Volgy ve Schwarz aynı parti tarafından yönetilen devletlerde köklü dış politika değişiminin son derece nadir olduğunu savunurken, bu çalışma tek partinin ve otoriterleşen/merkezileşen bir yönetimin kesintisiz iktidarına rağmen dış politikada büyük yönelim ve hedef değişikliklerinin gerçekleşebileceğini ampirik olarak göstermektedir(Altunışık & Martin, 2023).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Yazarlar, Türkiye'nin son yirmi yıldaki ODKA politikasının gösterdiği üzere, merkezi ve tek parti yönetimlerinde iktidarın devamlılığının dış politikada sürekliliği garanti etmediği sonuçuna varmaktadır. Dış politikadaki bu dinamizm yalnızca uluslararası ve bölgesel yapıların dönüşümünden değil, aynı zamanda iktidardaki aktörlerin iç siyasi ittifaklarının, liderlik stratejilerinin ve siyasi hayatta kalma önceliklerinin süreç içerisinde geçirdiği evrimden kaynaklanmaktadır(Altunışık & Martin, 2023).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu çalışma, dış politika değişimi literatüründe tek parti veya tek lider hâkimiyetindeki hükümetlerin dış politikada istikrar göstereceği yönündeki temel varsayımı sörgülayarak ampirik ve kuramsal bir katkı sunmaktadır. İncelenen dönemde aynı siyasi partinin yirmi yıl boyunca iktidarda kalmasına karşın dış politikada köklü yönelim değişiklikleri gerçekleştiği saptanmıştır. Metin, dış politika analizinde tek bir düzeyin öncelikli olduğu neorealist veya geleneksel iç siyasete dayalı nedensellik modellerine karşı çıkarak analitik eklektisizm yaklaşımını benimser. Böylelikle uluslararası sistemik dönüşümler, iç siyasetteki koalisyon yapıları ve liderlik tercihlerinin karşılıklı etkileşimini dinamik bir model çerçevesinde açıklama işlevi görür.
Çalışma, Hermann tarafından ortaya koyulan dış politika değişimi kavramsallaştırmasını temel almakla birlikte, Gustavsson'un kriz odaklı değişim modelinden kriz olmadan da yönelim değişikliklerinin yaşanabileceğini göstererek ayrışmaktadır. Haar ve Pierce'ın Savunuculuk Koalisyonu Çerçevesi'nden esinlenerek iç siyasetteki kurumlar, koalisyonlar ve liderlik unsurlarını modeline dâhil etmektedir. Neoklasik Realizmin uluslararası sisteme verdiği mutlak önceliği ve geleneksel dış politika analizinin iç faktörlere verdiği tek yönlü nedenselliği eleştirerek, üç analiz düzeyinin iki yönlü ve hiyerarşisiz bir etkileşim içinde olduğunu savunmak suretiyle literatürdeki modelleri geliştirir.
Literatür taraması yapan bir araştırmacı için bu metin, orta ölçekli güçlerin dış politika kırılmalarını tek boyutlu nedenselliklerle açıklamanın yetersizliğini gösteren ampirik bir referans kaynağıdır. Küresel sistemik değişimlerin yanı sıra bölgesel sistemdeki güç boşluklarının ve iç siyasi iktidarın var kalma stratejilerinin dış politika üzerindeki belirleyici etkisini bütüncül biçimde sunar. Ayrıca tek parti iktidarlarında dahi iç koalisyonların ve lider hedeflerinin zamanla değişmesiyle dış politikanın yüksek esneklik sergileyebileceğini kavramsallaştırarak makale veya tezlerin kuramsal çerçevelerine güçlü bir yapı taşı sağlamaktadır.
Kaynakça
- Hermann, C. (1990). Changing Course: When Governments Choose to Redirect Foreign Policy. International Studies Quarterly, 34(1), 3-21.
- Haar, R. N., & Pierce, J. J. (2021). Foreign Policy Change from an Advocacy Coalition Perspective. International Studies Review, 23(4), 1771-1791.
- Volgy, T. J., & Schwarz, J. E. (1994). Foreign Policy Restructuring and the Myriad Webs of Restraint. In J. A. Rosati, J. D. Hagan, & M. W. Sampson III (Eds.), Foreign Policy Restructuring (pp. 22-42). University of South Carolina Press.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Tek parti iktidarlarının uzun süreli devamlılığı, dış politikalarda otomatik bir istikrar veya süreklilik getirmemektedir.
Tez çalışmalarında iktidar sürekliliği ile dış politika istikrarı arasındaki ilişki tartışılırken, Türkiye'nin yirmi yıllık AKP dönemi ampirik bir karşıt örnek olarak bu çalışmaya atıfla sunulabilir(Altunışık & Martin, 2023).
Başkanlık Sistemlerinde Dış Politika Değişimi: Türkiye ve Brezilya Örneğinde Karşılaştırmalı Bir Analiz
- Araştırma sorusu
- İç siyasette yürütmenin merkezileşmesi ve başkanlık sistemine geçiş, orta ölçekli güçlerin dış politika esnekliğini ve yönelim değişikliklerini nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Çalışma nitel karşılaştırmalı durum analizi deseninde tasarlanacaktır. İnceleme materyali olarak Türkiye ve Brezilya'daki sistem değişiklikleri öncesi ve sonrası resmi dış politika belgeleri, lider söylemleri ve ikili anlaşmalar nitel içerik analizi ve iz sürme (process tracing) yöntemiyle incelenecektir. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğu ilkesine göre belirlenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalede Türk tarzı başkanlık sistemine geçişin dış politika kararlarını parlamenter ve bürokratik denetimden uzaklaştırarak değişimi kolaylaştırdığı yönündeki tespitten türetilmiştir(Altunışık & Martin, 2023).
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve
Dış politika değişimlerini açıklarken uluslararası sistem, iç siyaset ve liderlik düzeyleri arasında önceden belirlenmiş bir hiyerarşi bulunmamaktadır.
Dış politika analizi modelleri kurgulanırken neorealist veya iç siyaset odaklı tek yönlü modeller yerine üç düzeyin iki yönlü etkileşimini savunan analitik eklektisizm yaklaşımını meşrulaştırmak için kullanılabilir(Altunışık & Martin, 2023).
Bölgesel Normalleşme Süreçlerinde Ekonomik Sıkıntılar ve Dış Finansman Arayışının Rolü
- Araştırma sorusu
- Yüksek enflasyon ve ekonomik daralma dönemlerinde iktidarların siyasi varlığını sürdürme ihtiyacı, çatışmalı olunan bölgesel aktörlerle normalleşme adımlarını nasıl tetiklemektedir?
- Yöntem taslağı
- Karma araştırma yöntemi benimsenecektir. Nicel boyutta ekonomik göstergeler (enflasyon, cari açık, doğrudan yabancı yatırım) ile diplomatik temas sıklığı arasındaki zaman serisi korelasyonu incelenecek; nitel boyutta ise lider söylemleri ve imzalanan finansal anlaşma metinleri tematik analize tabi tutulacaktır. Örneklem güç analizi ile belirlenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin dördüncü döneminde (2021-2022) vurgulanan, ekonomik kriz ve seçim öncesi siyasi var kalma kaygılarının BAE, Suudi Arabistan ve İsrail ile hızlı normalleşmeyi getirdiği yönündeki bulgudan türetilmiştir(Altunışık & Martin, 2023).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Orta ölçekli güçlerin dış politikasında güvenlik tehditlerinin yeniden tanımlanması, iç siyasette kurulan yeni koalisyon yapılarıyla doğrudan ilişkilidir.
Tartışma bölümünde 2016 sonrası Türkiye'nin Suriye ve ODKA politikasındaki askerîleşme ve güvenlik odaklı dönüşümün Cumhur İttifakı'nın kurulmasıyla ilişkisini desteklemek için atıf yapılabilir(Altunışık & Martin, 2023).
İç Siyasi İttifakların Dış Politikanın Güvenlikleştirilmesine Etkisi: Cumhur İttifakı Dönemi Türk Dış Politikası
- Araştırma sorusu
- Sağ-milliyetçi iç siyasi koalisyonların kurulması, sınır ötesi askerî müdahaleler ve bölgesel güvenlik tanımlarını nasıl dönüştürmektedir?
- Yöntem taslağı
- Vaka incelemesi deseninde yürütülecektir. 2016-2020 dönemi Meclis tutanakları, parti deklarasyonları ve dış politika tezkereleri söylem analizi yöntemiyle incelenecek; iç siyaset koalisyon söylemleri ile Suriye/Libya askerî konuşlanma kararları arasındaki ilişki nitel olarak ortaya konacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Makalede 2016 sonrası AK Party-MHP ittifakının kurulmasının Kürt sorununu yeniden güvenlikleştirdiği ve askerî araçların kullanımını artırdığı yönündeki tespitten türetilmiştir(Altunışık & Martin, 2023).