Nitel araştırma makalesi incelemesi

DOI: 10.3389/fpos.2023.1077945

COVID-19 Döneminde Afrika Darbeleri: Güncel Bir Tarihsel ve Yapısal Analiz

Afrika'daki darbe dinamikleri, on yıllardır süregelen yapısal yoksulluk, etnik gerilimler ve kurumsal zayıflıklar ile şekillenmektedir. Makale, bu tırmanışın bölgesel bir darbe dalgası olup olmadığını veya yerel güvenlik krizlerinin bir sonuçu olup olmadığını sörgülayarak alandaki tartışmalara odaklanmaktadır.

Yazar
John Chin & Jessica A. Kirkpatrick
Yayın
Frontiers in Political Science
Tarih
2023-03-27
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Afrika kıtası, 1946'dan bu yana 222 darbe girişimi ile dünyadaki en istikrarsız bölgelerden biri olma özelliğini korumaktadır. Soğuk Savaş sonrası dönemde demokratik normların yükselişiyle birlikte müdahalelerde geçici bir azalma yaşansa da, 2020-2022 yılları arasındaki süreçte askeri müdahalelerin sayısında dramatik bir artış gözlemlenmiştir. Bu dönemde Mali, Sudan, Gine, Çad ve Burkina Faso gibi ülkelerde gerçekleşen başarılı darbeler, literatürde darbe bulaşıcılığı ve demokratik gerileme kavramlarının yeniden tartışılmasına neden olmuştur. COVID-19 pandemisinin yarattığı ekonomik daralmanın da bu siyasi çalkantılara zemin hazırladığı düşünülmektedir. Makale, bu modern darbe dalgasının nedenlerini anlayabilmek için on bir ayrı vakayı derinlemesine bir tarihsel perspektifle ele alarak küresel bir karşılaştırma sunmaktadır.

Araştırmanın temel amacı, Ağustos 2020 ile Kasım 2022 tarihleri arasında Afrika'da yaşanan on bir darbe girişimini sistematik bir anlatı senteziyle çözümlemek ve bu artışın nedensel faktörlerini belirlemektir. Çalışmada nitel bir araştırma tasarımı benimsenmiş; Colpus veri setinden yararlanılarak vakalar üzerinden karşılaştırmalı bir güncel tarih analizi yürütülmüştür. Yazarlar, darbelerin bölgesel bir bulaşıcılık etkisiyle mi yayıldığını yoksa her ülkenin kendi içsel sosyo-ekonomik şartlarından mı kaynaklandığını sörgülamaktadır. Yöntem olarak hem kronolojik anlatılara hem de makro-ekonomik verilere yer verilerek, darbelerin gerçekleştiği ülkelerin ortak yapısal özellikleri incelenmiştir. Bu sayede, askeri müdahalelerin tetikleyicileri ile uzun vadeli kuramsal eğilimler arasında bir köprü kurulması hedeflenmektedir.

Analiz sonuçları, incelenen dönemdeki darbe girişimlerinin ardındaki temel motivasyonların ülkeye özgü dinamiklere dayandığını göstermektedir. Yazarlar, darbe bulaşıcılığı hipotezini destekleyecek doğrudan kanıtların sınırlı olduğunu; buna karşın yoksulluk, darbe geçmişi ve demokratik konsolidasyon sorunlarının belirleyici olduğunu saptamıştır. Özellikle Batı Afrika'daki (Mali ve Burkina Faso) vakalarda, başarısız güvenlik politikaları ve İslamcı isyanlarla mücadeledeki yetersizliklerin ordu içindeki huzursuzluğu tetiklediği görülmektedir. Sudan ve Çad vakalarında ise daha çok rejim bekası ve elit içi güç mücadelelerinin ön planda olduğu, darbelerin genellikle kırılgan sivil-asker ortaklıklarını hedef aldığı belirlenmiştir. Ayrıca, müdahalelerin yüzde 92 gibi ezici bir oranla Afrika'da yoğunlaşması bölgenin yapısal kırılganlığını kanıtlamaktadır.

Çalışmanın literatüre sağladığı temel katkı, 2020 sonrası darbe salgını olarak adlandırılan süreci ampirik veriler ve tarihsel anlatılarla ilişkilendirerek kapsamlı bir haritalandırma sunmasıdır. Afrika'nın küresel darbelerin merkezi haline gelmesi, kıtadaki ekonomik kırılganlıkların ve güvenlik açıklarının uluslararası darbe karşıtı normlardan daha baskın hale geldiğine işaret etmektedir. Yazarlar, gelecekteki araştırmalar için darbe döngülerinin kırılmasında ekonomik kalkınmanın ve kurumların güçlendirilmesinin seçim süreçlerinden daha öncelikli olabileceğini savunmaktadır. Bu makale, Afrika siyaseti, sivil-asker ilişkileri ve demokratikleşme süreçleri üzerine çalışan araştırmacılar için hem metodolojik hem de kuramsal açıdan zengin bir başvuru kaynağı teşkil etmektedir. Bölgesel örgütlerin darbe karşıtı tutumlarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, Ağustos 2020 ile Kasım 2022 tarihleri arasında Afrika'da meydana gelen on bir darbe girişimini güncel tarih perspektifiyle incelemek ve bu süreçteki artışın arkasındaki temel nedensel faktörleri belirlemektir(Chin & Kirkpatrick, 2023).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışmada, Ağustos 2020 ile Kasım 2022 yılları arasında Afrika genelinde gerçekleşen on bir askeri darbe girişimi, güncel tarihsel anlatı yöntemiyle incelenmiş ve nitel karşılaştırmalı durum analizleri yapılarak Colpus veri setindeki tarihsel darbe eğilimleriyle ilişkilendirilmiştir(Chin & Kirkpatrick, 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, klasik darbe literatüründe yer alan darbe tuzağı (coup trap) teorisi, bölgesel yayılım hipotezi ve demokratik konsolidasyon kuramları üzerine inşa edilmiştir. Yazarlar, Collier ve Hoeffler'in yoksulluk vurgusu ile Londregan ve Poole'un ekonomik istikrarsızlık analizlerini temel alarak mevcut vakaları bu kuramsal çerçevede değerlendirmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Makale; Collier ve Hoeffler (2005), Roessler (2011) ve Harkness (2018) gibi yazarların askeri müdahalelerin ekonomik ve etnik kökenlerine dair çalışmalarını ele almaktadır. Ayrıca, Afrika Birliği'nin norm girişimciliği ve darbe karşıtı normların etkinliği üzerine gelişen modern literatürle doğrudan diyalog kurarak alandaki boşluğu doldurmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Ağustos 2020 - Kasım 2022 döneminde tüm dünyada gerçekleşen askeri darbe girişimleri ve Colpus veri tabanında yer alan tarihsel darbe kayıtları.
Örneklem veya araştırma materyali
Afrika kıtasında bu dönemde meydana gelen yedi başarılı ve dört başarısız olmak üzere toplam on bir darbe girişimi vakası.
Veri toplama süreci
Colpus veri seti (Sürüm 1.0) güncellemeleri, uluslararası medya raporları, resmi hükümet açıklamaları ve bölgesel örgütlerin (Afrika Birliği, ECOWAS) raporlarından toplanan belgeler.
Veri analiz yöntemi
Tarihsel anlatı sentezi (current history) ve küçük ila orta büyüklükteki örneklemler için nitel karşılaştırmalı analiz (small-to-medium-N qualitative comparison) kullanılarak nedensel faktörlerin gruplandırılması.
Askeri DarbeDarbe Bulaşıcılığı (Contagion)Demokratik Geriye Gidiş (Democratic Backsliding)Darbe Tuzağı (Coup Trap)Yoksullukİslamcı İsyanlar (Islamist Insurgencies)

Araştırmanın Bulguları

01

Yakın geçmişinde darbe deneyimi olan ülkeler, darbe tuzağı olarak adlandırılan kısır döngü nedeniyle çok daha yüksek darbe riski taşımaktadır(Chin & Kirkpatrick, 2023).

02

Batı Afrika'da (özellikle Mali ve Burkina Faso) süre gelen radikal İslamcı isyanlar ve güvenlik zafiyetleri, askeri müdahaleleri tetikleyen önemli bir bölgesel katalizör işlevi görmüştür(Chin & Kirkpatrick, 2023).

03

Darbe yaşayan Afrika ülkeleri, kıtanın geri kalanına ve dünyaya kıyasla çok daha yüksek bebek ölüm oranlarına ve ciddi düzeyde düşük kişi başına milli gelire sahiptir(Chin & Kirkpatrick, 2023).

04

Soğuk Savaş dönemindeki ucu açık darbelere tezat olarak, güncel askeri müdahaleler (Çad hariç) genellikle anayasal düzene geri dönme vaadi sunan 'vaat edilmiş darbeler' (promissory coups) niteliğindedir(Chin & Kirkpatrick, 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Çalışmanın bulguları, COVID-19 döneminde Afrika'da gerçekleşen darbelerin arkasında yatan en güçlü açıklamalardan birinin tarihsel darbe geçmişi, yani 'darbe tuzağı' olduğunu göstermektedir. Darbeye maruz kalan ülkelerin yakın geçmişte de benzer süreçlerden geçmiş olması, askeri müdahalelerin yapısal bir alışkanlığa dönüştüğüne işaret etmektedir.

Yazarlar, bu yapısal darbe döngüsünün derin ekonomik yoksulluk ve kırılgan devlet yapılarıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirtmektedir. Bebek ölüm oranlarının yüksekliği ve kişi başına düşen milli gelirin düşüklüğü gibi sosyo-ekonomik göstergeler, sivil yönetimlerin halk nezdindeki meşruiyetini zayıflatarak askeri müdahalelere zemin hazırlamaktadır.

Elde edilen sonuçlar literatürdeki darbe bulaşıcılığı ve demokratik gerileme kuramlarıyla karşılaştırıldığında, doğrudan bir sınır ötesi bulaşma etkisinden ziyade içsel yapısal sorunlerin daha belirleyici olduğu görülmektedir. Bölgesel örgütlerin ve uluslararası aktörlerin anti-darbe normlarını gevşetmesi de cuntacıların maliyet hesaplarını etkilemektedir.

Sonuç olarak, günümüz darbelerinin 'demokrasiye dönüş sözü veren' promissory niteliği, onları Soğuk Savaş dönemindeki ucu açık askeri diktatörlüklerden ayırsa da bu durum sivil yönetime geçişin sorunsuz olacağı anlamına gelmemektedir. Gelecekteki araştırmalar, askeri rejimlerin bölgesel güvenlik işbirlikleri ve dış aktörlerin (örneğin Wagner Grubu) desteğiyle iktidarlarını nasıl sürdürdüklerini incelemelidir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar, Collier'ın (2007) darbe tuzaklarının temel olarak düşük gelir ve düşük ekonomik büyüme gibi yapısal risk faktörlerinden kaynaklandığı yönündeki argümanını desteklemektedir. Elde edilen veriler, darbe yaşayan ülkelerin kişi başına düşen GSYİH'sinin darbe yaşamayan Afrika ülkelerinin neredeyse yarısı kadar olduğunu ortaya koyarak bu tezi doğrulamaktadır(Chin & Kirkpatrick, 2023).

Yazarlar, son dönemdeki askeri rejimlerin (Çad hariç) ucu açık yönetimler yerine belirli bir seçim takvimi açıklamalarını Bermeo'nun (2016) 'vaat edilmiş darbeler' (promissory coups) kavramıyla açıklamaktadır. Bu durum, askeri cuntaların bölgesel baskılar altında yönetimlerini meşrulaştırma çabasıyla örtüşmektedir(Chin & Kirkpatrick, 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Afrika'daki darbe artışının kalıcı bir eğilim mi yoksa geçici bir dalgalanma mı olduğunu ancak zaman gösterecektir; ancak mevcut bulgular, bu askeri müdahalelerin demokratikleşmeyi geciktirdiğini ve ülkeleri darbe tuzağı içinde tutmaya devam edeceğini net bir şekilde ortaya koymaktadır(Chin & Kirkpatrick, 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, 2020 sonrası Afrika'da gözlemlenen darbe artışını belgeleyen ve bu artışı tarihsel bir çerçeveye oturtan güncel bir tarihsel kayıt işlevi görmektedir. Literatürde genellikle teorik modeller veya geniş zamanlı veri setleri üzerinden yürütülen tartışmaları, on bir farklı vaka analiziyle zenginleştirerek ampirik bir derinlik sunar. Çalışmanın temel işlevi, COVID-19 pandemisiyle eş zamanlı olarak gelişen bu süreci sadece bir sağlık kriziyle değil, köklü yapısal sorunlarla ilişkilendirerek çağdaş darbe literatürüne vaka temelli bir sentez kazandırmaktır.

Çalışma, Collier ve Hoeffler tarafından geliştirilen yoksulluk ve darbe ilişkisi ile Londregan ve Poole'un 'darbe tuzağı' kuramsal çerçevesine dayanmaktadır. Önceki çalışmaların aksine, bu araştırma yeni nesil askeri müdahalelerin 'vaat edilmiş darbeler' (promissory coups) niteliğini Bermeo'nun tanımladığı demokratik gerileme bağlamında yeniden test eder. Klasik darbe literatüründeki 'bulaşıcılık' (contagion) hipotezini son dönem Afrika verileriyle sörgülayarak, sınır ötesi etkileşimlerden ziyade içsel yapısal faktörlerin ve güvenlik krizlerinin belirleyiciliğini ön plana çıkarır.

Araştırma, 21. yüzyılın üçüncü on yılındaki Afrika siyasi istikrarsızlığını sistemleştirerek literatür taramalarına kapsamlı bir veri seti sunmaktadır. Özellikle darbe yapan askerlerin sosyo-ekonomik arka planları ve dış aktörlerle (Rusya, Wagner vb.) kurulan yeni ilişkiler üzerinden darbe maliyeti analizlerini günceller. Çalışmanın literatüre en özgün katkısı, darbe karşıtı uluslararası normların zayıfladığını göstermesi ve modern darbelerin genellikle demokratik ya da geçici sivil yönetimleri hedef aldığına dair istatistiksel kanıtlar sunmasıdır.

Kaynakça

  1. Collier, P. (2007). The Bottom Billion: Why the Poorest Countries are Failing and What Can Be Done About It. New York: Oxford University Press.
  2. Bermeo, N. (2016). On democratic backsliding. J. Democr. 27, 5–19. doi: 10.1353/jod.2016.0012
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · Giriş

2020 sonrası Afrika'da darbe sıklığında dramatik bir artış yaşanmıştır.

Makalenin sunduğu darbe istatistikleri ve bölgesel dağılım verileri (Şekil 1 ve 2), Afrika'daki güncel siyasi krizlerin boyutunu vurgulamak için kullanılabilir(Chin & Kirkpatrick, 2023).

Darbe Sonrası Rejimlerin Meşruiyet İnşasında Dış Destek ve Wagner Grubunun Rolü

Araştırma sorusu
Mali ve Burkina Faso'daki askeri cuntaların Rusya ve Wagner Grubu ile kurduğu güvenlik ortaklıkları, bölgesel yaptırımların caydırıcılığını nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Bu araştırma için amaçlı örnekleme yöntemiyle Mali ve Burkina Faso vakaları seçilmelidir. Veri toplama aşamasında resmi devlet açıklamaları, uluslararası yaptırım raporları ve Wagner Grubu'nun bölgedeki faaliyetlerine dair açık kaynak istihbarat raporları kullanılmalıdır. Analiz aşamasında ise bu dış desteğin cuntanın görev süresi ve anayasal takvime uyumu üzerindeki etkisi süreç takibi (process tracing) yöntemiyle çözümlenmelidir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede yazarlar, Mali ve Burkina Faso'daki coupmaker'ların Fransa yerine Rusya ve Wagner gibi 'yeni ortaklar' arayışında olduğunu ve bunun yaptırımları etkisiz kılabileceğini belirtmektedir(Chin & Kirkpatrick, 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal Çerçeve

Darbe tuzağı ve yoksulluk, askeri müdahale riskini artıran temel değişkenlerdir.

Çalışmanın darbe geçmişi olan ülkelerdeki 'tekrarlama riski' üzerine sunduğu %21.7'lik istatistiksel bulgu, kuramsal modelleri desteklemek için alıntılanabilir(Chin & Kirkpatrick, 2023).

Darbe Tuzağında Bebek Ölüm Oranları ve Ekonomik Büyümenin Öngörücü Gücü

Araştırma sorusu
Sahra Altı Afrika'da bebek ölüm oranlarındaki değişim, askeri müdahale riskini öngörmede ne derece güvenilir bir erken uyarı göstergesidir?
Yöntem taslağı
Nicel bir araştırma deseniyle 2000-2024 arası tüm Afrika ülkelerini kapsayan bir panel veri seti oluşturulmalıdır. Bağımsız değişken olarak IMR (bebek ölüm oranı) ve GDP büyümesi, bağımlı değişken olarak darbe girişimleri alınmalıdır. Lojistik regresyon analizi ile ekonomik göstergelerin darbe olasılığı üzerindeki marjinal etkileri ölçülmelidir.

Makaleyle bağlantısı: Çalışmada sunulan Şekil 5, darbe yaşayan ülkelerin bebek ölüm oranlarının dünyanın geri kalanından dört kat daha yüksek olduğunu (48/1000) kanıtlayarak bu ilişkinin önemini vurgulamaktadır(Chin & Kirkpatrick, 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Literatür Taraması

Modern darbeler genellikle anayasal düzene geri dönme vaadiyle gerçekleştirilmektedir.

Bermeo'nun 'promissory coups' kavramının güncel vakalara (Gine, Mali, Burkina Faso) nasıl uygulandığına dair yazar tartışması, kavramsal netlik sağlamak için kullanılabilir(Chin & Kirkpatrick, 2023).

Askeri Müdahalelerde İslami İsyanların Meşrulaştırıcı Gerekçe Olarak Kullanımı

Araştırma sorusu
Sahel bölgesindeki askeri cuntaların 'terörle mücadele yetersizliği' gerekçesi, sivil halk ve ordu içerisindeki hiyerarşik destek mekanizmalarını nasıl dönüştürmektedir?
Yöntem taslağı
Nitel içerik analizi yöntemiyle Mali ve Burkina Faso darbe liderlerinin televizyon bildirileri ve kamuoyu açıklamaları incelenmelidir. Örneklem, 2020-2022 arası yedi başarılı darbeyi kapsayacak şekilde genişletilebilir. Analiz, güvenlik odaklı söylemlerin sivil muhalefeti pasifize etme veya meşruiyet sağlama düzeyini ortaya koymalıdır.

Makaleyle bağlantısı: Makalede, Mali ve Burkina Faso darbelerinin temel gerekçesinin hükümetin cihatçı isyanlarla mücadeledeki başarısızlığı olduğu açıkça belirtilmiştir(Chin & Kirkpatrick, 2023).