İnceleme özeti
Siyaset bilimi literatüründe popülist radikal sağ partilerin seçmen profiline dair yürütülen tartışmalar, uzun süredir kadınların bu partilere oy verme oranının erkeklere kıyasla daha düşük olduğunu gösteren cinsiyet açığı bulgusuna odaklanmıştır. Ancak bu alandaki mevcut araştırmalar ikili cinsiyet değişkenleriyle sınırlı kalmakta ve erkeklerin bu partilere yönelik aşırı temsilinin arkasındaki psikolojik ve kimliksel dinamikleri yeterince çözümleyememektedir. Bireylerin kendi öznel erkeklik özelliklerini nasıl algıladıkları ve bu algının cinsiyetçi tutumlarla birleşerek siyasal tercihlere nasıl yansıdığı, popülist radikal sağın yükselişini anlamak açısından kritik bir teorik boşluk yaratmaktadır.
Bu eksikliği gidermek amacıyla tasarlanan çalışmada, İspanya'daki popülist radikal sağ parti VOX'un seçmen desteği odak noktasına alınmıştır. Araştırma kapsamında Aralık 2020'de İspanya seçmen nüfusunu yaş, cinsiyet, eğitim ve bölge kotalarıyla temsil eden 1.504 kişilik özgün bir çevrim içi anket verisi kullanılmıştır. VOX'a oy verme olasılığı bağımlı değişken olarak belirlenmiş; öznel erkeklik algısı, cinsiyetçilik indeksi ve sosyo-demografik kontrol değişkenleriyle birlikte En Küçük Kareler (OLS) regresyon modelleri ve Imai ve arkadaşlarının nedensel aracılık analizi yaklaşımıyla incelenmiştir.
Elde edilen ampirik bulgular, erkeklik algısının popülist radikal sağ partileri destekleme olasılığını belirgin şekilde artırdığını, ancak bu mekanizmanın yalnızca erkek seçmenler üzerinde geçerli olduğunu ortaya koymaktadır. Kadınlar arasında erkeklik algısının oy verme olasılığı üzerinde anlamlı bir etkisi tespit edilemezken, erkekler üzerinde cinsiyetçiliğin iki farklı hat üzerinden işlediği kanıtlanmıştır. Nitelikli nedensel aracılık analizi, erkeklik ile VOX desteği arasındaki ilişkinin yaklaşık yüzde 51'inin cinsiyetçi tutumlar aracılığıyla açıklandığını doğrulamaktadır. Ayrıca düzenleyicilik analizi, yüksek düzeyde cinsiyetçi tutumlara sahip erkeklerde erkeklik algısının radikal sağ desteği üzerindeki arttırıcı etkisinin anlamlı derecede daha güçlü olduğunu göstermektedir.
Çalışmanın tartışma ve sonuç bölümleri, popülist radikal sağ partilerin benimsediği erkeklik tehdidi ve feminist harekete karşıt söylemlerin erkek seçmen tabanında nasıl karşılık bulduğunu kuramsal çerçeveyle bütünleştirmektedir. Yazarlar, biyolojik cinsiyetin ötesine geçilerek cinsiyet kimliği boyutlarının siyasal davranış araştırmalarına dahil edilmesinin önemini vurgulamaktadır. Bu çalışma, Türk araştırmacılar için popülist siyaset, toplumsal cinsiyet ve oy verme davranışı konularında yürütülecek tez ve makale çalışmalarında hem yöntemsel tasarımı hem de cinsiyetçiliğin aracı/düzenleyici rolüne dair sunduğu ampirik kanıtlarla temel bir başvuru kaynağı niteliği taşımaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Araştırma, kırılgan erkeklik (precarious manhood), erkeklik tehdidi karşısında aşırı telafi (masculine overcompensation) ve hipererkeklik kuramlarına dayanmaktadır. Cinsiyetçilik kavramı ise hem düşmanca hem de modern cinsiyetçilik ölçeklerinin bileşimiyle, erkek egemen toplumsal düzenin korunması ve kadınların güç kazanmasına karşı duyulan tepkinin bir göstergesi olarak kuramsal modele dahil edilmiştir.
Makalenin ele aldığı literatür
Seçmen davranışında ikili cinsiyet tanımlarının ötesine geçen cinsiyet kimliği ve kişilik özellikleri çalışmaları ile popülist radikal sağ partilerin benimsediği gelenekselci ve toplumsal cinsiyet karşıtı söylemleri ele alan uluslararası literatür değerlendirilmiştir.
Yöntem ve araştırma tasarımı
Araştırmanın amacı
Bu çalışma, öznel erkeklik algısının kadın ve erkeklerin popülist radikal sağ partileri destekleme olasılığı üzerindeki etkisini incelemeyi ve cinsiyetçi tutumların erkeklik ile oy verme tercihi arasındaki bağda nasıl bir aracılık ve düzenleyicilik rolü oynadığını İspanya'daki VOX partisi örneğinde ampirik olarak ortaya koymayı amaçlamaktadır (Coffé et al., 2023).
Yöntem ve yaklaşım
Çalışma, öznel erkeklik algısının popülist radikal sağ partileri destekleme eğilimi üzerindeki etkisini nicel anket verilerine dayalı olarak incelemekte; cinsiyetçiliğin bu ilişki üzerindeki aracılık ve düzenleyicilik rolünü nedensel aracılık analizi ve etkileşimli regresyon modelleriyle test etmektedir (Coffé et al., 2023).
- Evren veya inceleme alanı
- İspanya seçmen nüfusu (18-92 yaş arası oy verme çağındaki yurttaşlar).
- Örneklem veya araştırma materyali
- İspanya genel oy verme çağındaki nüfusu cinsiyet, eğitim, yaş ve bölge kotalarına göre temsil eden 1.504 katılımcıdan oluşan Netquest çevrim içi erişim paneli örneklemi.
- Veri toplama süreci
- 15-22 Aralık 2020 tarihleri arasında Netquest ticari veri sağlayıcısının temsil niteliğindeki web paneli üzerinden toplanan özgün çevrim içi anket verileri.
- Veri analiz yöntemi
- En Küçük Kareler (OLS) regresyon modelleri, Imai ve arkadaşları tarafından geliştirilen ortalama doğrudan etki (ADE) ile ortalama nedensel aracılık etkisini (ACME) ayrıştıran nedensel aracılık analizi ve etkileşim terimli düzenleyicilik (moderasyon) analizleri.
Öznel Erkeklik Algısı (Masculinity)Cinsiyetçi Tutumlar (Sexism - Düşmanca ve Modern Cinsiyetçilik Ölçeği)Popülist Radikal Sağ Partiyi Destekleme Eğilimi (VOX Oy Verme Olasılığı)Biyolojik Cinsiyet (Gender)Sol-Sağ İdeolojik Kendini Konumlandırma (Ideology)Eğitim Düzeyi (Education)Yaş (Age)
Tartışma ve sonuç
Yazarlar ampirik bulguların popülist radikal sağ seçmen tabanındaki cinsiyet farkını açıklamada ikili kadın-erkek karşılaştırmasının yetersiz kaldığını gösterdiğini vurgulamaktadır. Elde edilen veriler, öznel erkeklik algısının oy verme olasılığını yükselttiğini fakat bu etkinin kadınlarda tamamen etkisiz kalıp yalnızca erkekler grubunda işlediğini kanıtlamaktadır.
Bulgulara getirilen kuramsal açıklamada yazarlar, popülist radikal sağ partilerin geliştirdiği antieşitlikçi ve geleneksel erkekliği koruma odaklı söylemlerin erkeklik kimliği güçlü bireylerde karşılık bulduğunu belirtmektedir. Bu çerçevede cinsiyetçi tutumların bireysel erkeklik algısı ile parti tercihi arasında hem düşünsel bir köprü hem de katlayıcı bir unsur olduğu ifade edilmektedir.
Tartışma bölümünde literatürle kurulan bağlamda, önceki çalışmaların erkeklik ile oy verme arasındaki ilişkiyi tekil korelasyonlarla ele aldığı, bu çalışmanın ise ilk kez aracılık ve düzenleyicilik mekanizmalarını birlikte sınadığı vurgulanmaktadır. İspanya VOX verileriyle elde edilen kanıtlar, hegemonik erkeklik ve cinsiyetçilik yazınındaki kuramsal önermeleri oy verme davranışı modeliyle bütünleştirmektedir.
Sonuç kısmında yazarlar, araştırmanın gözlemsel veri sınırına dikkat çekmekle birlikte nedensellik yönünü tersten aracılık modelleriyle doğruladıklarını ifade etmektedir. Gelecek çalışmalara dönük olarak, kadın liderliğindeki radikal sağ partilerde ve farklı toplumsal cinsiyet mobilizasyonu bağlamlarında benzer mekanizmaların sınanması gerektiği çağrısında bulunulmaktadır.
Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması
Hollanda Özgürlük Partisi üzerine yapılan önceki araştırmalarda erkeklik algısının kadınlar ve erkekler üzerinde farklılaşan bir etkisi bulunamamışken, mevcut çalışma İspanya VOX örneğinde erkeklik algısının radikal sağ desteğini yalnızca erkekler arasında artırdığını deneysel olarak ortaya koymaktadır (Coffé et al., 2023).
Gidengil ve Stolle (2021) Trump desteğinde erkeklik tehdidi göstergesi olarak cinsiyetçiliğe değinmiş fakat ampirik mekanizmayı tam ayrıştırmamışken, bu çalışma hem nedensel aracılık hem de düzenleyicilik yollarını ayrı ayrı modelleyerek literatürdeki ampirik boşluğu doldurmaktadır (Coffé et al., 2023).
Erkeklik normlarına uyumun erkeklerde düşmanca cinsiyetçilikle ilişkili olduğunu gösteren psikoloji literatürünün bulguları, bu çalışmada siyasal davranış alanına taşınmış ve bu tutumsal bağın radikal sağ partilere yönelen oyların temel mekanizması olduğu doğrulanmıştır (Coffé et al., 2023).
Yazarların ulaştığı sonuç
Araştırma sonuçları, popülist radikal sağ partilere verilen desteğin arkasındaki attitürel dinamiklerin anlaşılmasında ikili cinsiyet kategorilerinin ötesine geçilerek erkeklik kişilik özelliklerinin ve cinsiyetçi tutumların modele dahil edilmesinin şart olduğunu göstermektedir. Erkeklik algısı erkeklerin cinsiyetçi tutumlarını beslemekte, cinsiyetçilik ise hem bir köprü işlevi görerek hem de erkeklik etkisini pekiştirerek radikal sağ partilere yönelimi artırmaktadır (Coffé et al., 2023).
Literatürdeki yeri
Bu makale, popülist radikal sağ partilerin seçmen tabanındaki cinsiyet farkını açıklayan ampirik literatürde yöntemsel ve kuramsal bir dönüm noktası işlevi görmektedir. Geleneksel çalışmaların kadın ve erkek arasındaki biyolojik cinsiyet ikiliğine dayalı yüzeysel karşılaştırmalarını aşarak, bireysel erkeklik algısını ve cinsiyetçi tutumları doğrudan analitik modele dahil etmektedir. Çalışma, radikal sağ partilere verilen desteğin arkasındaki psikolojik ve kimliksel süreçleri ayrıştırarak literatürdeki açıklanamayan nitelikteki erkek overrepresentation olgusuna açıklık getirmekte ve aşırı sağ siyaset araştırmalarında cinsiyet boyutunu daha kapsamlı bir zemine taşımaktadır.
Önceki literatür, kadınların radikal sağ partileri destekleme olasılığının daha düşük olduğunu ampirik olarak kanıtlamış, ancak erkeklerin bu partilere yönelimindeki nedensel mekanizmaları büyük ölçüde göz ardı etmiştir. Araştırma, Coffé (2019) ile Gidengil ve Stolle (2021) gibi araştırmacıların cinsiyet kişilik özelliklerine odaklanan öncü yaklaşımlarını bir adım öteye taşımaktadır. Önceki çalışmalar erkeklik ile radikal sağ oy arasındaki doğrudan korelasyonu gösterirken, bu makale cinsiyetçiliğin bu ilişki üzerindeki hem aracılık (mediation) hem de düzenleyicilik (moderation) rollerini ilk kez aynı ampirik model içinde eş zamanlı olarak sınayarak literatürdeki önemli bir kuramsal boşluğu doldurmaktadır.
Söz konusu çalışma, siyasal davranış ve toplumsal cinsiyet alanında yapılacak bir literatür taramasına üç temel katkı sağlamaktadır. İlk olarak, ikili cinsiyet değişkenlerinin seçmen tercihlerini açıklamada yetersiz kaldığını ve bireylerin kendilerine atfettiği erkeklik özelliklerinin modele eklenmesi gerektiğini metodolojik olarak ortaya koymaktadır. İkinci olarak, cinsiyetçi tutumların erkeklik algısı ile radikal sağ oy verme tercihi arasında güçlü bir köprü kurduğunu ve etkinin yaklaşık yarısını açıkladığını ampirik verilerle doğrulamaktadır. Üçüncü olarak, cinsiyetçiliğin yüksek olduğu durumlarda erkeklik algısının oy üzerindeki etkisinin katlandığını göstererek literatüre özgün bir düzenleyici mekanizma kazandırmaktadır.