Kuramsal-kavramsal makale incelemesi

DOI: 10.17755/esosder.1250172

VERGİ KAÇAKÇILIĞI SUÇLARININ CEZALANDIRILMASINDA ETKİN PİŞMANLIK KURUMUNUN VERGİ CEZA HUKUKU İLKELERİ BAKIMINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

Vergi kaçakçılığı suçları, devletin egemenlik gücüne dayanarak topladığı vergilerin aşınmasına yol açan ve devletin mali çıkarlarını doğrudan tehdit eden hürriyeti bağlayıcı cezalarla yaptırıma bağlanan ciddi ihlallerdir.

Yazar
M. Burak Buluttekin & M. Polat İçten
Yayın
Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi
Tarih
2023-03-26
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Vergi kaçakçılığı suçları, devletin egemenlik gücüne dayanarak topladığı vergilerin aşınmasına yol açan ve toplumsal adaleti zedeleyen fiiller arasında yer almaktadır. Türk vergi ceza hukukunda hürriyeti bağlayıcı cezalarla cezalandırılan bu suçlar için 7394 sayılı Kanun ile getirilen etkin pişmanlık düzenlemesi, mükelleflere ceza indirimi yoluyla mali yükümlülüklerini yerine getirme fırsatı sunmaktadır. Ancak bu düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte, ceza adaletinin sağlanması ile devletin hazine alacağını tahsil etme amacı arasındaki denge tartışmaya açılmıştır. Özellikle anayasal düzeyde korunan hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı gibi temel ilkelerin, ceza indiriminden yararlanabilmek için dava açmama ya da açılan davadan feragat etme şartına bağlanması, vergi ceza hukuku doktrininde ciddi bir anayasaya aykırılık ve hak mahrumiyeti sorunu olarak değerlendirilmektedir.

Bu çalışmanın temel amacı, 7394 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na eklenen etkin pişmanlık hükümlerini anayasal ilkeler, ceza hukuku genel prensipleri ve vergilendirme ilkeleri süzgecinden geçirerek bütüncül bir hukuki analize tabi tutmaktır. Metodolojik olarak doktrinel ve normatif hukuk araştırması yöntemini benimseyen çalışma, ilgili yasal mevzuatı, madde gerekçelerini ve Yargıtay'ın ceza daireleri ile Ceza Genel Kurulu kararlarını mercek altına almaktadır. Çalışmada, vergi kaçakçılığı suçlarının niteliği, bu suçların maddi ve şekli boyutları, etkin pişmanlığın pişmanlık ve ıslah, gönüllü vazgeçme ve uzlaşma gibi benzer hukuki kurumlarla olan farkları sistematik olarak karşılaştırılarak analiz edilmektedir. Böylece yürürlükteki mevzuatın uygulamada ve teoride yarattığı boşluklar belirlilik ilkesi bağlamında çözümlenmiştir.

Yapılan inceleme sonuçunda elde edilen temel bulgular, etkin pişmanlık düzenlemesinin mevcut haliyle birçok anayasal ve ceza hukuku ilkesini zedelediğini göstermektedir. Özellikle, ceza indiriminden faydalanmak isteyen failin vergi mahkemesinde dava açmama veya açılmış davadan vazgeçme zorunluluğu, idarenin işlemlerinin yargı denetimine tabi olması ilkesini ve hak arama özgürlüğünü doğrudan engellemektedir. Ayrıca, soruşturma ve infaz aşamalarında ceza indirim oranının yarı oranında belirlenmesine karşın, kovuşturma aşamasında bu oranın üçte bire düşürülmesi eşitlik ilkesiyle çelişmektedir. Çalışmada öne çıkan bir diğer önemli argüman ise, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ve kullanma fiillerinin zincirleme suç kapsamındaki uygulamalarında, fiillerin her bir takvim yılı veya vergilendirme dönemi için ayrı ayrı ele alınmasındaki belirsizlikler ve adil olmayan sonuçlardır.

Çalışmanın tartışma ve sonuç kısmında, vergi ceza hukukunda etkin pişmanlık kurumunun etkinliğini artırmak amacıyla somut mevzuat değişikliği önerileri sunulmaktadır. Hak arama hürriyetinin korunması adına dava açmama veya davadan feragat etme şartının kaldırılması, idarenin hukuka aykırı tarhiyat ve cezalarının yargısal denetimden kaçırılmasını önleyecektir. Literatür açısından bu çalışma, vergi kaçakçılığı suçlarında etkin pişmanlığı yalnızca ceza hukuku boyutuyla değil, anayasa ve vergi hukuku ilkeleriyle de sentezleyen derinlikli analizler sunması bakımından büyük bir öneme sahiptir. Araştırma, gelecekte yapılacak akademik çalışmalara ve yasa koyucunun olası revizyon çalışmalarına rehberlik edecek nitelikte teorik bir temel inşa etmekte ve vergi ceza hukuku alanındaki güncel doktrinel tartışmalara nitelikli bir katkı sunmaktadır.

Araştırmanın amacı

Bu çalışmada etkin pişmanlık düzenlemesinin, vergi ceza hukuku ilkeleri bakımından anayasa, ceza ve vergi hukuku ilkeleri esaslarına göre değerlendirilmesi amaçlanmaktadır(Buluttekin & İçten, 2023, s. 2).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu çalışma, 7394 sayılı Kanun ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m. 359 ve Geçici m. 34'e eklenen vergi kaçakçılığı suçlarında etkin pişmanlık kurumunun anayasal ilkeler, ceza hukuku ilkeleri ve vergilendirme ilkeleri bakımından kuramsal ve dogmatik analizini yapmaktadır(Buluttekin & İçten, 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, Türk anayasa hukuku, ceza hukuku ve vergi ceza hukuku ilkelerini temel alan normatif ve doktrinel bir çerçeveye dayanmaktadır. Hukuk devleti ilkesi, eşitlik, hak arama hürriyeti, mahkemelerin bağımsızlığı, suç ve cezaların kanuniliği ile vergilendirme ilkeleri çalışmanın kuramsal süzgecini oluşturmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, 7394 sayılı Kanun sonrası vergi kaçakçılığı suçlarında etkin pişmanlık kurumunu inceleyen güncel hukuk literatürünü ele almaktadır. Bu kapsamda Özgenç, Şen ve Serdar, Candan, Batı ve İnci, Doğrusöz, Şişman ve Sarsıkoğlu ile Yılmaz Furtuna ve Laloğlu gibi yazarların idari yargı denetimi, zincirleme suç hükümleri, mütalaa şartı ve anayasaya aykırılık iddialarına yönelik görüşleri sentezlenmiştir.

Araştırmanın Bulguları

01

7394 sayılı Kanun ile vergi kaçakçılığı suçlarında soruşturma aşamasında ödeme yapılması halinde verilecek cezada yarı oranında, kovuşturma aşamasında hüküm verilinceye kadar ödeme yapılması halinde ise üçte bir oranında ceza indirimi öngörülmüştür(Buluttekin & İçten, 2023).

02

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmek için vergi mahkemesinde dava açmama, açılmış davadan feragat etme veya kanun yollarına başvurmama şartının getirilmesi, Anayasa m. 36 kapsamındaki hak arama hürriyeti ve Anayasa m. 125 kapsamındaki idari işlemlere karşı yargı yolunun açık olması ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir(Buluttekin & İçten, 2023).

03

Ceza hukukundaki kanunilik ilkesi ve kıyas yasağı uyarınca vergi ceza hukukunda düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri yalnızca Vergi Usul Kanunu m. 359'da sayılan kaçakçılık suçları için uygulanabilir; vergi mahremiyetini ihlal veya mükelleflerin özel işlerini yapma suçlarında uygulanamaz(Buluttekin & İçten, 2023).

04

Vergi kaçakçılığı suçlarında etkin pişmanlık düzenlemesi soruşturma ve infaz aşamalarında yarı oranında indirim imkânı sunarken kovuşturma aşamasında bu oranın üçte bir ile sınırlandırılması verginin dikey eşitlik ilkesini ve hak arama özgürlüğünü olumsuz etkilemektedir(Buluttekin & İçten, 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

İncelenen çalışmada 7394 sayılı Kanun ile Türk vergi ceza hukukuna dahil edilen etkin pişmanlık kurumunun yasal şartları ve ceza indirimi mekanizmaları kuramsal boyutuyla açıklanmıştır. Araştırma, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde hürriyeti bağlayıcı cezalarda sağlanan indirim imkânlarını vergi ceza hukukunun temel değerleri açısından somutlaştırmaktadır.

Yazarlar, etkin pişmanlıktan yararlanılabilmesi için vergi aslının ve cezalarının ödenmesinin yanı sıra idari yargıda dava açmama veya açılan davadan feragat etme zorunluluğunun getirilmesini eleştirel bir yaklaşımla ele almaktadır. Bu şartın, idarenin hatalı veya hukuka aykırı vergilendirme işlemlerini yargı denetimi dışına çıkararak mükellefi ceza tehdidi karşısında çaresiz bıraktığı vurgulanmaktadır.

Tartışma bölümünde Doktrindeki İzzet Özgenç, Ersan Şen, Ramazan Serdar ve Turgut Candan gibi yazarların görüşlerine başvurularak söz konusu kısıtlamanın Anayasa m. 36 ve m. 125 ilkelerine açıkça aykırı olduğu sonuçuna ulaşılmıştır. Literatürle kurulan bu doğrudan bağ, yargısal denetim imkânının ceza indirimi şartı olarak feda edilemeyeceğini gösterir.

Sonuç olarak, vergi kaçakçılığı suçlarında etkin pişmanlığın uygulanabilirliğini artırmak ve anayasal ilkelerle uyum sağlamak adına idari yargıya başvuru yasağının Kanun metninden çıkarılması gerektiği değerlendirilmiştir. Kovuşturma aşamasındaki ceza indirim oranının da dikey eşitliği zedelemeyecek biçimde yeniden düzenlenmesi önerilmektedir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

İzzet Özgenç tarafından yapılan değerlendirmelerde etkin pişmanlığın dava açmama şartına bağlanmasının Anayasa m. 36/1 ile güvence altına alınan hak arama hürriyetini kısıtladığı vurgulanmış; bu çalışmada da söz konusu şartın hukuk devleti ve idari işlemlerin yargısal denetimi ilkelerini zedelediği tespitiyle paralellik kurulmuştur(Buluttekin & İçten, 2023).

Şen ve Serdar'ın çalışmasında etkin pişmanlıktan yararlanmada dava açmama koşulunun Anayasa m. 125 ve m. 36 hükümlerine aykırı olduğu yönündeki görüşler desteklenmiş; idarenin hukuka aykırı tarhiyat ve cezalarının denetimsiz kalması riskine dikkat çekilerek literatürdeki kaygılar pekiştirilmiştir(Buluttekin & İçten, 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

7394 sayılı Kanun ile vergi kaçakçılığı suçlarında ceza indirimi sağlayan etkin pişmanlık kurumu ihdas edilerek önemli bir adım atılmış olsa da düzenleme birtakım anayasal ve hukuki sorunları beraberinde getirmektedir. Özellikle vergi mahkemesinde dava açmama veya açılan davadan feragat etme zorunluluğu, kişileri hürriyeti bağlayıcı ceza tehdidi altında idarenin olası hukuka aykırı işlemlerini yargı denetiminden muaf tutmaya zorlamaktadır. Ayrıca kovuşturma aşamasındaki indirim oranının soruşturma ve infaz aşamalarından düşük belirlenmesi eşitlik ilkesiyle çelişmektedir. Bu aykırılıkların giderilmesi amacıyla dava açmama şartının maddeden çıkarılması ve indirim oranlarının makul bir dengeye oturtulması gerekmektedir(Buluttekin & İçten, 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

7394 sayılı Kanun ile 2022 yılında Türk vergi ceza hukukuna dahil edilen etkin pişmanlık kurumunu ilk kez bütüncül, anayasal ve ceza hukuku ilkeleri perspektifinden ele alan öncü çalışmalar arasında yer almaktadır. Çalışma, teorik düzeydeki tartışmaları pratik uygulamalar ve Yargıtay kararlarıyla harmanlayarak, yeni mevzuatın anayasal sınırlar içinde nasıl yorumlanması gerektiğine dair doktrinel bir rehber işlevi görmektedir. Özellikle mükellef hakları ve idarenin denetlenebilirliği arasındaki hassas dengeyi korumaya çalışan makale, vergi ceza normlarının demokratik hukuk devleti ilkelerine uygunluğunu denetleyen akademik bir süzgeç görevi yürütür.

Makale, İzzet Özgenç, Ersan Şen, Ramazan Serdar, Turgut Candan ve Bumin Doğrusöz gibi vergi ve ceza hukuku alanındaki saygın akademisyenlerin ilk yasal düzenleme sonrasındaki makalelerinden yararlanarak geniş bir kuramsal temel inşa etmiştir. Önceki çalışmaların parça parça ele aldığı hak arama özgürlüğü ihlali, zincirleme suç hükümleri ve dikey eşitlik tartışmalarını tek bir sistematik çerçevede birleştirmektedir. Yazar, geçmiş literatürün vergi hukuku ve ceza genel hükümleri arasındaki uyuşmazlıklara dair sunduğu kuramsal eleştirileri benimsemekte, ancak bunları Yargıtay'ın en güncel içtihatlarıyla destekleyerek mevcut birikimi hem genişletmekte hem de uygulamadaki yansımalarıyla doğrulamaktadır.

Bu çalışma, vergi kaçakçılığı suçlarının cezalandırılmasında mali af benzeri uygulamalar ile anayasal ilkelerin çatışma noktalarını net bir şekilde ortaya koyarak literatür taramasına özgün bir katkı sunmaktadır. Etkin pişmanlıktan yararlanma şartı olarak öngörülen idari dava açmama ve davadan feragat etme koşulunun, Anayasa'nın 2, 36 ve 125. maddelerine nasıl aykırılık teşkil ettiğini ayrıntılı şekilde gerekçelendirmiştir. Araştırmacılara vergi hukuku ile ceza muhakemesi hukukunun kesişim kümesinde yer alan gri alanları analiz etmeleri için kapsamlı bir kuramsal arka plan sağlamakta, gelecekteki vergi adaleti ve ceza politikası incelemelerine güçlü bir zemin hazırlamaktadır.

Kaynakça

  1. Özgenç, İ. (2022). Vergi Kaçakçılığı Suçunda Etkin Pişmanlık, 8.4.2022 tarihli ve 7394 sayılı Kanunla Getirilen Hükümlerin Değerlendirmesi.
  2. Şen, E., Serdar, R. (2022). 7394 sayılı Kanunla Yapılan Vergi Usul Kanunu Değişiklikleri.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Mevcut yasal düzenleme, vergi kaçakçılığı suçunun soruşturma ve kovuşturma evrelerinde hürriyeti bağlayıcı cezalarda indirim sağlayarak suç politikasında dönüşüm yaratmıştır.

Vergi ceza hukukundaki son dönem mevzuat değişikliklerini ve etkin pişmanlık kurumunun tarihsel gelişimini açıklamak amacıyla tarihsel arka plan olarak kullanılabilir(Buluttekin & İçten, 2023).

Vergi Davalarından Feragat Eden Mükelleflerin Hak Arama Algısı

Araştırma sorusu
Etkin pişmanlık indiriminden yararlanmak amacıyla vergi mahkemelerindeki davalarından feragat eden mükelleflerin adil yargılanma hakkına dair algı ve deneyimleri nelerdir?
Yöntem taslağı
Yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılarak, son iki yılda bu hükümden yararlanıp davasından vazgeçen en az 15 mükellef ve vergi avukatıyla derinlemesine nitel görüşmeler yapılacaktır. Veri doygunluğuna ulaşılana kadar örneklem genişletilecek ve veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların idari dava açmama ve feragat etme koşulunun adil yargılanma ve hak arama hürriyeti üzerindeki olumsuz psikolojik ve hukuki etkilerine ilişkin teorik kaygılarından türetilmiştir(Buluttekin & İçten, 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Vergi ceza hukukunda etkin pişmanlıktan yararlanmak için getirilen idari yargıda dava açmama veya feragat etme koşulu, adil yargılanma ve hak arama hürriyetini sınırlandırmaktadır.

Anayasal ilkeler ile ceza politikalarının çeliştiği alanları teorik olarak kavramsallaştırmak ve mükellef hakları odaklı tezlerde ana argüman olarak kullanmak için uygundur(Buluttekin & İçten, 2023).

Soruşturma, Kovuşturma ve İnfaz Evrelerindeki Etkin Pişmanlık Oranlarının Eşitlik İlkesi Açısından Değerlendirilmesi

Araştırma sorusu
Ceza muhakemesi evrelerine göre farklılaşan etkin pişmanlık indirim oranları (yarı oran ile üçte bir) dikey eşitlik ilkesini nasıl etkilemektedir ve bu durum sanık kararları üzerinde nasıl bir etki yaratmaktadır?
Yöntem taslağı
Belirli ağır ceza ve asliye ceza mahkemelerinde sonuçlanmış en az 100 vergi kaçakçılığı dosyasının geriye dönük incelenmesiyle yürütülecek ampirik bir içerik analizi tasarlanmıştır. İndirimden yararlanma evresi ile verilen ceza süreleri arasındaki ilişki ki-kare testiyle analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Kovuşturma aşamasındaki indirim oranının diğer aşamalardan düşük tutulmasının dikey eşitlik ve adalet ilkelerine aykırılık teşkil ettiği yönündeki tartışmalara dayanmaktadır(Buluttekin & İçten, 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Vergi kaçakçılığı suçunda uygulanan farklı indirim oranları, dikey eşitlik ve adalet ilkelerine aykırı sonuçlar üretebilmektedir.

Araştırmalarda elde edilen eşitlik ve adalet bulgularını yorumlamak ve mevcut mevzuatın reform önerilerini tartışma bölümünde temellendirmek için kullanılır(Buluttekin & İçten, 2023).

Yargıtay Kararlarında Etkin Pişmanlık Uygulamalarının Hukuki Güvenlik İlkesi Açısından Analizi

Araştırma sorusu
Yargıtay ceza dairelerinin vergi kaçakçılığı suçlarında etkin pişmanlık ve zincirleme suç hükümlerinin geriye dönük uygulanmasına yönelik kararlarındaki eğilimler nelerdir?
Yöntem taslağı
7394 sayılı Kanun sonrasında Yargıtay tarafından verilen en az 50 içtihat metni doküman analizi yöntemiyle taranacak, kararlardaki lehe kanun uygulaması ve mütalaa şartı yorumları tematik olarak kodlanarak analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Geçici madde ve geriye yürütme uygulamalarında mahkemelerin görev sınırı ve lehe kanun tespiti konusundaki belirsizliklerin çözümü için yapılan literatür çağrısından türetilmiştir(Buluttekin & İçten, 2023).