Doğal afetler, özellikle sismik bakımdan aktif kuşaklarda yer alan ülkelerde toplumsal ve ekonomik yapıyı derinden sarsan karmaşık süreçler doğurmaktadır. Türkiye, Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu ve Batı Anadolu fay hatları üzerinde konumlanması nedeniyle tarih boyunca yıkıcı depremlerle sıklıkla karşılaşmış bir coğrafyadır. Bu afetler yalnızca binaların ve fiziki altyapının çökmesine yol açmakla kalmayıp, nüfusun coğrafi dağılımını, iş gücü arzını ve kırsal alandaki üretim dinamiklerini de köklü biçimde değiştirmektedir. Tarım sektörü, arazi yapısındaki bozulmalar, sulama ve barınak altyapısının tahrip olması, hayvan kayıpları ve nitelikli iş gücünün göç etmesi sebebiyle afetlerden en kırılgan şekilde etkilenen alanların başında gelmektedir. Bu bağlamda, depremlerin demografik yapı ve tarımsal göstergeler üzerindeki somut etkilerinin tarihsel ve ampirik verilerle incelenmesi, afet risk yönetimi ve sürdürülebilir kırsal kalkınma politikalarının oluşturulması açısından kritik bir akademik ve pratik gereksinim olarak öne çıkmaktadır.
Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'de 6.9 ve üzeri büyüklükte gerçekleşen büyük depremlerin nüfus dinamikleri ve tarım sektörü üzerindeki etkilerini ampirik yöntemlerle ortaya koymaktır. Araştırmada 1939 Erzincan, 1942 Erbaa-Niksar, 1999 Kocaeli/Düzce, 2011 Van ve 2023 Kahramanmaraş depremleri örnek olaylar çerçevesinde incelenmiştir. Yöntem olarak, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile ilgili kamu kurumlarının veri tabanlarından elde edilen nüfus, hayvan varlığı ve bitkisel üretim verileri üzerinde basit ve zincirleme indeks hesaplamaları yapılmıştır. Ayrıca demografik değişimler ile tarımsal değişkenler (büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayıları, tahıllar, sebzeler ve meyve üretim miktarları) arasındaki ilişkilerin yönünü ve derecesini ölçmek amacıyla Spearman sıra korelasyon analizi uygulanmıştır. Böylece zaman içerisindeki oransal değişimler ile değişkenler arasındaki istatistiksel bağıntılar eş zamanlı olarak değerlendirilmiştir.
Elde edilen ampirik bulgular, depremlerin nüfus ve tarımsal üretim üzerinde hem anlık yıkıcı etkilere hem de orta vadeli dalgalanmalara yol açtığını göstermektedir. 1939 Erzincan ve 1942 Erbaa-Niksar depremlerinde binlerce konut ve ahır yıkılmış, tensip ve ekim dönemlerinde ciddi hayvan ve rekolte kayıpları yaşanmıştır. 2011 Van depremi verileri üzerinde yapılan Spearman korelasyon analizinde, il nüfusu ile küçükbaş hayvan sayısı (r = 0,775; p < 0,01), tahıl üretimi (r = 0,723; p < 0,01), sebze üretimi (r = 0,875; p < 0,01) ve meyve üretimi (r = 0,877; p < 0,01) arasında pozitif ve istatistiksel olarak yüksek düzeyde anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Benzer şekilde 2023 Kahramanmaraş depremi ve çevre illere ait verilerde, nüfus ile büyükbaş (r = 0,914; p < 0,01), küçükbaş (r = 0,963; p < 0,01), tahıl (r = 0,897; p < 0,01) ve meyve üretimi (r = 0,917; p < 0,01) arasında güçlü pozitif korelasyonlar belirlenmiştir. Afet dönemlerinde yaşanan geçici veya kalıcı göçler nüfus azalmasına yol açarken tarımsal üretimde de gerilemelere sebep olmuştur.
Araştırmanın tartışma ve sonuç bölümünde, elde edilen bulgular uluslararası literatürle ilişkilendirilmiştir. Afetlerin yol açtığı nüfus hareketlerinin doğrudan üretim kayıplarıyla sonuçlandığı yönündeki tespitler, doğal afetlerin göç olasılığını artırdığını savunan Trinh vd. (2021) ile afet zararlarının ekonomik değişkenlerle etkileşimini inceleyen Panwar ve Sen (2019) araştırmalarıyla paralellik göstermektedir. Çalışma, afet sonrasında uygulanan kamusal desteklerin, yem yardımlarının ve altyapı iyileştirmelerinin sektörel toparlanmadaki hayati rolünü vurgulamaktadır. Sonuç olarak, Türkiye'de gıda güvenliğinin sağlanması ve kırsal nüfusun yerinde tutulabilmesi için afet risklerini entegre eden esnek kırsal ve tarımsal politikaların geliştirilmesi gerekliliği ortaya konulmaktadır. Bu analiz, gelecekteki afet yönetimi ve bölgesel kalkınma planlamalarında akademisyenler ve karar vericiler için nitelikli bir referans sunmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, doğal afetlerin sosyo-ekonomik yapılar ve sektörler üzerindeki yıkıcı etkilerini açıklayan afet ekonomisi ve kırsal kalkınma kuramsal yaklaşımına dayanmaktadır. Afetlerin yol açtığı fiziki sermaye kayıpları, iş gücü eksilmesi ve göç hareketlerinin tarımsal üretim kapasitesi ve gıda güvenliği üzerindeki etkileri endeks hesaplamaları ve korelasyon analizleri çerçevesinde değerlendirilmektedir.
Makalenin ele aldığı literatür
Araştırma, Türkiye'nin aktif fay hatlarını ve depremselliğini inceleyen sismoloji literatürünün (Şaroğlu vd., Özel ve Solmaz) yanı sıra, depremlerin demografik yapı, yerleşim ve kırsal göç üzerindeki etkilerini ele alan çalışmaları (Şenol, Tercan, Yenilmez) kapsamaktadır. Ayrıca afet zararlarının ekonomik büyüme, işsizlik ve yoksulluk ile ilişkisini sörgülayan uluslararası ampirik literatürden (Cang vd., Tasri vd., Trinh vd., Panwar ve Sen) yararlanılarak bulgular karşılaştırmalı bir perspektife oturtulmuştur.