İçeriğe geç

Nicel araştırma · 2025

Akdeniz Ormanlarında Yangın Sonrası Orman Yönetim Uygulamalarının Toprak Metal Dinamikleri Üzerindeki Etkileri

Post-fire forest management effects on soil metal dynamics in Mediterranean forests

Okur sorusu

Yangın sonrası orman yönetim uygulamaları toprak kalitesini ve metal dengesini nasıl etkiler?

Yangın sonrası orman yönetim müdahaleleri, özellikle riperle yapılan dipkazan uygulaması, topraktaki potansiyel toksik ağır metallerin konsantrasyonlarını ve dağılımını önemli ölçüde değiştirmekte ve kirlilik riski oluşturmaktadır. Buna karşın yanmış alanlarda üretilen kömürleşmiş maddeler metalleri geçici olarak bağlasa da erozyon ve yüzeysel akışla hızla taşınarak yüzey metal düzeylerini düşürmektedir.

Öne çıkanlar

  • Riper ile yapılan dipkazan uygulaması, topraktaki Cr (223,22 mg/kg), Ni (150,54 mg/kg), Zn (156,18 mg/kg) ve As (6,72 mg/kg) konsantrasyonlarını diğer yönetim alanlarına göre belirgin şekilde yükseltmiştir.
  • Gradoni teraslama uygulaması yapılan alanda kalsiyum derişimi 6795,96 mg/kg seviyesine ulaşarak kontrol ve doğal rejenerasyon alanlarından istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur.
  • Yanmamış kontrol alanında cıva derişimi ortalama 89,70 ng/g ile yangın görmüş doğal rejenerasyon (36,73 ng/g), teraslama (31,91 ng/g) ve dipkazan (32,68 ng/g) alanlarından daha yüksek çıkmıştır.
Yayın türü
Nicel araştırma
Yazarlar
Yener Ulus ve 8 yazar
Dergi / alan
Tarım Bilimleri
Yıl
2025
Örneklem
Yangından 2,5 yıl sonra (4 Ocak 2024) belirlenen dört farklı deneysel alandan (doğal rejenerasyon, teraslama, riperle dipkazan ve yanmamış kontrol) 0-5 cm derinlikten toplanmış ve…
Veri kaynakları
Toprak örnekleri paslanmaz çelik kürek ile alınmış, dondurularak kurutulmuş ve 2 mm elekten geçirilmiştir. Toprak organik maddesi 500 derecede kül etme yöntemiyle (LOI), toplam…
Analiz yöntemi
Uygulamalar arasındaki metal ve organik madde konsantrasyon farkları tek yönlü tekrarlı ölçümler ANOVA ve Tukey post-hoc testi ile değerlendirilmiş; organik madde ile metaller…

İnceleme özeti

Küresel iklim değişikliği ve kuraklık koşullarına bağlı olarak sıklığı artan orman yangınları, Akdeniz ekosistemlerinde toprak jeokimyası ve besin döngüleri üzerinde kalıcı izler bırakmaktadır. Yangınlar sırasında bitki örtüsünün ve toprağın üst organik tabakasının yanması, yapıda biriken iz ve ağır metallerin serbest kalmasına, kül ile birlikte yeniden dağılmasına veya erozyonla taşınmasına yol açmaktadır. Yangın sonrasında uygulanan rehabilitasyon ve orman yönetim stratejileri ise toprağın stabilizasyonunu sağlarken bir yandan da kirleticilerin toprak profilindeki dikey ve yatay hareketliliğini belirlemektedir. Bu durum, yangın sonrası yönetimin ekosistem sağlığı ve toprak kirliliği riski açısından değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Bu araştırmada, 2021 yılı yazında Antalya Manavgat bölgesinde gerçekleşen büyük orman yangınından yaklaşık 2,5 yıl sonra (Ocak 2024), farklı yönetim stratejilerinin uygulandığı sahalardan toprak örnekleri toplanmıştır. Çalışmada kontrole ek olarak doğal rejenerasyona bırakılan, gradoni teraslama yapılan ve riperle dipkazan müdahalesi uygulanan dört farklı alan tanımlanmıştır. Yüzey topraklarından (0-5 cm) alınan örneklerde toprak organik maddesi ile birlikte toplam cıva ve mikrodalga yakma sonrası ICP-MS cihazı ile Fe, Ca, Al, Mn, Cr, Ni, Zn, Cu, Pb, Co ve As konsantrasyonları analiz edilerek tek yönlü tekrarlı ölçümler ANOVA ve Tukey testleriyle karşılaştırılmıştır.

Elde edilen bulgular, ağır mekanik müdahale içeren riperle dipkazan (RIP) uygulamasının toprak metal düzeylerinde en yüksek artışa neden olduğunu göstermektedir. RIP alanında Cr (223,22 mg/kg), Ni (150,54 mg/kg), Zn (156,18 mg/kg) ve As (6,72 mg/kg) konsantrasyonları diğer uygulamalara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Doğal rejenerasyon ve teraslama alanlarında ise eğimli topoğrafyaya bağlı erozyon ve kül sürüklenmesi nedeniyle metal seviyeleri daha düşük veya kontrol alanına yakın kalmıştır. Ayrıca cıva seviyeleri tüm yangın görmüş alanlarda kontrol sahasına kıyasla belirgin şekilde düşmüş, bu da cıvanın yangın sırasında termal buharlaşmayla kaybolduğunu doğrulamıştır.

Çalışmanın sonuçları, yangın sonrası orman restorasyon çalışmalarında kullanılan ağır mekanik araçların ve dipkazan işlemlerinin alt toprak katmanlarındaki ağır metalleri yüzeye çıkararak kirletici yükünü artırabileceğini ortaya koymaktadır. Tartışma bölümünde vurgulandığı üzere, topoğrafik eğim, kül birikimi ve toprak karıştırma düzeyi ağır metallerin toprak organik maddesiyle kurduğu bağları değiştirmektedir. Araştırma, Akdeniz ormanlarında yangın sonrası rehabilitasyon planlaması yapılırken erozyon kontrolü ile birlikte toprak jeokimyasal risklerinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini göstermekte ve literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmaktadır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, yangın sonrası toprak jeokimyası, pirojenik organik madde oluşumu, termal mobilizasyon ve mekanik toprak müdahalelerinin iz eleman dinamikleri üzerindeki etkilerini açıklayan çevresel jeokimya ve toprak bilimi kuramsal çerçevesine dayanmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Yangınların toprak kimyası ve ağır metal birikimi üzerindeki genel etkilerini ele alan çalışmalar bulunmakla birlikte, yangın sonrası uygulanan spesifik silvikültürel ve mekanik toprak hazırlığı tekniklerinin ağır metal mobilizasyonu ve dağılımı üzerindeki doğrudan etkilerini karşılaştırmalı olarak inceleyen literatür oldukça sınırlıdır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu çalışma, Türkiye'nin güneybatısında meydana gelen Manavgat yangınından 2,5 yıl sonra, doğal rejenerasyon, teraslama ve riperle dipkazan gibi farklı yangın sonrası orman yönetim stratejilerinin toprak majör, iz ve ağır metal düzeyleri üzerindeki etkilerini belirlemeyi amaçlamaktadır (Ulus et al., 2025).

Yöntem ve yaklaşım

Çalışma, yangından 2,5 yıl sonra farklı yönetim stratejilerine tabi tutulmuş alanlarda karşılaştırmalı saha örneklemesi ve laboratuvar spektrometrik analizlerine dayanan nicel ampirik bir yaklaşım benimsemiştir (Ulus et al., 2025).

Evren veya inceleme alanı
Türkiye'nin Antalya ili Manavgat ilçesinde 2021 yılı yazında meydana gelen büyük orman yangınından etkilenmiş ve farklı silvikültürel yönetim teknikleri uygulanmış Pinus brutia (kızılçam) orman toprakları.
Örneklem veya araştırma materyali
Yangından 2,5 yıl sonra (4 Ocak 2024) belirlenen dört farklı deneysel alandan (doğal rejenerasyon, teraslama, riperle dipkazan ve yanmamış kontrol) 0-5 cm derinlikten toplanmış ve elenmiş yüzey toprak örnekleri.
Veri toplama süreci
Toprak örnekleri paslanmaz çelik kürek ile alınmış, dondurularak kurutulmuş ve 2 mm elekten geçirilmiştir. Toprak organik maddesi 500 derecede kül etme yöntemiyle (LOI), toplam cıva (Hg) NIC MA-3000 cıva analizörüyle, diğer metaller (Fe, Ca, Al, Mn, Cr, Ni, Zn, Cu, Pb, Co, As) ise EPA Method 3052 mikrodalga asit yakma sonrası ICP-MS (Agilent 7900) ile analiz edilmiştir.
Veri analiz yöntemi
Uygulamalar arasındaki metal ve organik madde konsantrasyon farkları tek yönlü tekrarlı ölçümler ANOVA ve Tukey post-hoc testi ile değerlendirilmiş; organik madde ile metaller arasındaki ilişkiler doğrusal regresyon analizi ile incelenmiştir.
Orman yangını sonrası yönetim stratejileri (Riperle dipkazan, Gradoni teraslama, Doğal rejenerasyon, Kontrol)Toprak majör ve iz metalleri (Fe, Ca, Al, Mn, Cr, Ni, Zn, Cu, Pb, Co, As, Hg)Toprak organik maddesi (SOM / LOI%)Mekanik toprak işleme ve erozyon etkisiOrgano-metalik korelasyonlar

Bulgular

  1. Riper ile yapılan dipkazan uygulaması, topraktaki Cr (223,22 mg/kg), Ni (150,54 mg/kg), Zn (156,18 mg/kg) ve As (6,72 mg/kg) konsantrasyonlarını diğer yönetim alanlarına göre belirgin şekilde yükseltmiştir (Ulus et al., 2025).

  2. Gradoni teraslama uygulaması yapılan alanda kalsiyum derişimi 6795,96 mg/kg seviyesine ulaşarak kontrol ve doğal rejenerasyon alanlarından istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (Ulus et al., 2025).

  3. Yanmamış kontrol alanında cıva derişimi ortalama 89,70 ng/g ile yangın görmüş doğal rejenerasyon (36,73 ng/g), teraslama (31,91 ng/g) ve dipkazan (32,68 ng/g) alanlarından daha yüksek çıkmıştır (Ulus et al., 2025).

  4. Dipkazan uygulanan RIP alanında toprak organik maddesi ile Fe, Pb, Ni, As ve Co metalleri arasında güçlü ve istatistiksel olarak anlamlı pozitif korelasyonlar tespit edilmiştir (Ulus et al., 2025).

Tartışma ve sonuç

Makalede elde edilen bulgular, yangın sonrası orman yönetim stratejilerinin toprak metal dinamikleri ve organik madde birikimi üzerinde belirleyici etkileri olduğunu göstermektedir. Özellikle riper ile yapılan dipkazan işlemi, alt toprak katmanlarındaki ağır metalleri yüzeye taşıyarak krom, nikel, çinko ve arsenik gibi Potansiyel Toksik Elementlerin konsantrasyonlarını belirgin biçimde artırmıştır. Teraslama uygulamasında ise kalsiyum birikimi öne çıkarken, doğal rejenerasyona bırakılan alanlarda metal düzeylerinin genel olarak kontrol alanına göre daha düşük kaldığı gözlemlenmiştir.

Yazarlar, dipkazan yapılan düz arazilerde kirlilik birikimini ve organik madde ile metaller arasındaki güçlü pozitif korelasyonları mekanik karıştırma mekanizmasına bağlamaktadır. Ağır iş makinelerinin kullanımı, yangın külünü ve organik maddeler bakımından zengin üst toprağı derin katmanlarla homojenize etmiş, bu durum toprağın sorption kapasitesini değiştirmiştir. Eğimli teras ve doğal rejenerasyon alanlarında gözlenen düşük metal seviyeleri ise yangın sonrası yüzeysel akış ve erozyonla metal emdirilmiş adsorban maddelerin taşınmasıyla açıklanmaktadır.

Elde edilen sonuçlar literatürdeki mevcut verilerle ilişkilendirilmiştir. Esen ve arkadaşlarının (2023) Antalya kızılçam ormanlarında bildirdiği düşük organik madde değerlerine kıyasla bu çalışmada belirlenen yüksek tutunma, yangın sonrası kalan organik birikintilere dayandırılmıştır. Ayrıca Güvenç ve arkadaşlarının (2003) Antalya kırsal ve kentsel alanları için raporladığı yüksek doğal krom ve nikel arka plan seviyeleri, kontrol ve dipkazan alanlarındaki temel metal yüklerini açıklamakta destekleyici bir referans olarak kullanılmıştır.

Sonuç olarak çalışma, yangın sonrası silvikültürel müdahalelerin yalnızca bitki örtüsünün yenilenmesi veya erozyon kontrolü perspektifinden değil, toprak kimyası ve ağır metal mobilitesi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Mekanik toprak işlemenin toksik elementleri mobilize etme riski, restorasyon planlamalarında pasif müdahalelerin ve erozyon önleyici teraslama gibi daha az yıkıcı tekniklerin önceliklendirilmesi gerektiğine işaret etmektedir.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Makalede elde edilen toprak organik maddesi değerleri Esen ve arkadaşlarının (2023) Antalya kızılçam ormanları için bildirdiği yangın öncesi (%6,7) ve yangın sonrası (%2,0 - %6,0) değerlerle karşılaştırılmış; mevcut çalışmadaki yüksek organik madde tutunması yangın sonrası kalan bitki kalıntılarına bağlanmıştır (Ulus et al., 2025).

Bölgedeki temel metal arka plan seviyeleri Güvenç ve arkadaşlarının (2003) Antalya kentsel (Cr: 190 mg/kg, Ni: 81.5 mg/kg) ve kırsal (Cr: 260 mg/kg) toprakları için bulduğu verilerle kıyaslanmış, kontrol ve dipkazan alanlarında belirlenen yüksek Cr ve Ni düzeylerinin alanın doğal jeolojik yapısından etkilendiği gösterilmiştir (Ulus et al., 2025).

Yazarların ulaştığı sonuç

Yangın sonrası orman yönetim müdahaleleri, özellikle riperle yapılan dipkazan uygulaması, topraktaki potansiyel toksik ağır metallerin konsantrasyonlarını ve dağılımını önemli ölçüde değiştirmekte ve kirlilik riski oluşturmaktadır. Buna karşın yanmış alanlarda üretilen kömürleşmiş maddeler metalleri geçici olarak bağlasa da erozyon ve yüzeysel akışla hızla taşınarak yüzey metal düzeylerini düşürmektedir. Bu nedenle yangın sonrası orman restorasyon planlamalarında ağır mekanik müdahalelerin toprak kimyasal riskleri dikkate alınmalıdır (Ulus et al., 2025).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, Akdeniz orman ekosistemlerinde orman yangınları sonrasında uygulanan farklı silvikültürel arazi yönetim tekniklerinin toprak majör, iz ve potansiyel toksik ağır metal dinamikleri üzerindeki etkilerini ampirik olarak ortaya koyan öncü bir araştırmadır. Literatürde yangınların toprak kimyası üzerindeki etkileri geniş biçimde incelenmiş olsa da, yangın sonrası gerçekleştirilen riperle dipkazan, gradoni teraslama ve doğal rejenerasyon gibi arazi hazırlık müdahalelerinin metal hareketliliği ve kirlilik riski üzerindeki spesifik rolleri açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu makale, mekanik toprak işlemenin toprak altı katmanlarındaki metalleri yüzeye taşıyarak kirlilik riskini artırdığını kanıtlayarak yangın sonrası restorasyon literatürüne işlevsel bir katkı sağlamaktadır.

Çalışma, orman yangınlarının toprak kimyası ve ağır metal birikimi üzerindeki etkilerini inceleyen temel literatür üzerine inşa edilmiştir. Yangın sonrası kül birikimi, termal buharlaşma ve metal mobilizasyonunu açıklayan önceki araştırmaların (örneğin Ku ve ark., 2018; Certini, 2005) kuramsal çerçevesini benimseyen çalışma, bu süreçlerin insan eliyle gerçekleştirilen arazi müdahaleleriyle nasıl modifiye edildiğini inceleyerek mevcut birikimi genişletmektedir. Bölgesel düzeyde ise Antalya yöresindeki toprak metal birikimi ve organik madde değişimini raporlayan Esen ve arkadaşları (2023) ile Güvenç ve arkadaşlarının (2003) bulgularıyla doğrudan diyalog kurarak, saptanan metal seviyelerinin ne kadarının doğal arka plan değerlerinden, ne kadarının ise mekanik toprak işlemeden kaynaklandığını ayrıntılı biçimde ayrıştırmaktadır.

Literatür taraması yapacak araştırmacılar için bu çalışma, Akdeniz iklim kuşağındaki yangın sonrası orman restorasyon çalışmalarında çevresel risk değerlendirmesi boyutunu ekleyen kritik bir referans kaynağıdır. Geleneksel silvikültür literatürü çoğunlukla erozyon önleme ve fidan dikim başarısına odaklanırken, bu makale mekanik toprak işleme tekniklerinin (riper ile dipkazan) potansiyel toksik elementleri (Cr, Ni, Zn, As) yüzey toprağında biriktirme riskini ortaya koymaktadır. Araştırmacılar, derleme ve tez çalışmalarında yangın sonrası müdahale tekniklerinin yalnızca ekolojik rejenerasyon açısından değil, toprak kirleticilerinin hareketliliği ve ekotoksikolojik riskler açısından da değerlendirilmesi gerektiğini bu çalışmaya dayanarak savunabilirler.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · literatüre-reviewYangın sonrası uygulanan riperle dipkazan gibi ağır mekanik toprak işleme müdahaleleri topraktaki potansiyel toksik ağır metal konsantrasyonlarını yükseltmektedir.

Bu çalışma, mekanik dipkazan yapılan RIP alanlarında krom, nikel, çinko ve arsenik seviyelerinin doğal rejenerasyon ve teraslama alanlarına göre istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek olduğunu ampirik verilerle gösterdiği için literatür taraması bölümünde iddiayı desteklemek amacıyla alıntılanabilir (Ulus et al., 2025).

Farklı Eğim Sınıflarında Yangın Sonrası Teraslama ve Dipkazan İşlemlerinin Metal Mobilizasyonuna Etkisi

Araştırma sorusu
Akdeniz kızılçam ormanlarında farklı eğim derecelerine sahip sahalarda yapılan mekanik toprak işleme teknikleri, mevsimsel yağışlar sonrasında alt yamaçlardaki toprak metal birikimini nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Eğim açısı %10-20 ve %20-40 olan iki farklı bölgede dipkazan ve teraslama uygulanan parseller ile alt yamaç erozyon birikim noktalarından 0-5 cm ve 5-15 cm derinlikte mevsimsel toprak örnekleri toplanır. Örneklem büyüklüğü güç analizi ile belirlenir; ICP-MS analizi ve tekrarlı ölçümler ANOVA ile değerlendirilir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın çalışmanın tartışma bölümünde eğimli parsellerde erozyon nedeniyle metal kaybı yaşandığı ve alt yamaç örneklerinin alınmamış olmasının bir sınırlılık olduğu yönündeki değerlendirmesinden türetilmiştir (Ulus et al., 2025).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaOrman yangınları sonrasında topraktaki cıva seviyeleri termal buharlaşma ve desorpsiyon mekanizmaları nedeniyle belirgin biçimde azalmaktadır.

Tartışma bölümünde yangın sonrası cıva kaybı mekanizmaları ele alınırken, Manavgat yangını sahasında yanmamış kontrol alanındaki cıvanın (89,70 ng/g) yanmış tüm alanlara göre belirgin biçimde yüksek çıktığını gösteren bulgu karşılaştırmalı veri olarak kullanılabilir (Ulus et al., 2025).

Mekanik Dipkazan İşleminin Toprak Gözenekliliği ve Hacim Ağırlığı İle Ağır Metal Tutunması Arasındaki İlişki

Araştırma sorusu
Yangın sonrası riperle dipkazan uygulanan topraklarda sıkışma, hacim ağırlığı ve gözeneklilik gibi fiziksel parametreler ağır metal (Cr, Ni, Zn) tutunma mekanizmalarını nasıl değiştirmektedir?
Yöntem taslağı
Dipkazan yapılan ve yapılmayan yanmış parsellerden elmas karotiyer ile bozulmamış toprak örnekleri alınarak hacim ağırlığı ve gözeneklilik ölçülür; aynı örneklerde ICP-MS ile metal içerikleri belirlenir. Örneklem sayısı güç analizi ile saptanır ve çoklu regresyon analizi uygulanır.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın sonuç bölümünde toprak miktarı yetersizliği nedeniyle gözeneklilik ve hacim ağırlığı gibi fiziksel özelliklerin ölçülememiş olmasını açık bir sınırlılık olarak belirtmesinden türetilmiştir (Ulus et al., 2025).

Tez veya makalede kullanım · methodYangın sonrası toprak metal dinamikleri araştırmalarında zamanlama sınırlılıkları ve topografik erozyon birikim alanları dikkate alınmalıdır.

Yöntem veya kısıtlılıklar bölümünde saha örnekleme stratejisi tasarlanırken yazarın 2,5 yıllık gecikme nedeniyle kül toplama sınırlılığına ve alt yamaç birikim sahalarının örneklenmesi gerekliliğine yaptığı metodolojik değerlendirme referans verilebilir (Ulus et al., 2025).

Yangın Sonrası Kül Birikimi ve İlk Yağışlar Sonrasındaki Erken Dönem Toprak Cıva ve Ağır Metal Dinamikleri

Araştırma sorusu
Orman yangınının hemen ardından (0-3 ay) sahadan toplanan taze kül ve üst toprak örneklerinde cıva buharlaşması ve ağır metal leçing dinamikleri zaman içinde nasıl bir değişim göstermektedir?
Yöntem taslağı
Yangından hemen sonraki ilk ay içerisinde kül ve 0-5 cm toprak örnekleri toplanır. İlk yağış olaylarını takiben 1, 3, 6 ve 12. aylarda zamansal örnekleme yapılır. Katı faz cıva analizörü ve ICP-MS kullanılarak analiz edilen veriler zamansal değişim grafik ve modellemeleriyle incelenir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın çalışmasında yangından 2,5 yıl sonra örnekleme yapıldığı için kül toplanamamış olması sınırlılığından ve makalenin gelecekte daha erken zamanlı örnekleme yapılması çağrısından türetilmiştir (Ulus et al., 2025).

Kaynakça

  1. Esen, A. N., Yushin, N., Grozdov, D., Yildiz, C., Zinicovscaia, I., Haciyakupoglu, S., & et al. (2023). Effect of wildfire on soil element concentrations in Mediterranean Turkiye. Journal of Radioanalytical and Nuclear Chemistry, 332(11), 4667-4676. https://doi.org/10.1007/s10967-023-09141-8
  2. Guvenc, N., Alagha, O., & Tuncel, G. (2003). Investigation of soil multi-element composition in Antalya, Turkey. Environment International, 29(5), 631-640. https://doi.org/10.1016/S0160-4120(03)00046-1

Bu konudaki diğer çalışmalar

Tarım ve Gıda BilimleriNicel araştırma · 2024

Akdeniz orman tipleri verimliliği nasıl etkiler?

Sarda sığırlarının kaynak seçilim modellerini en güçlü şekilde açıklayan çevresel belirleyicilerin sulama ve ek yem noktası, yükseklik ve çit hatlarına olan mesafe olduğu doğrulanmıştır.

Marco Acciaro ve 6 yazar · Frontiers in Veterinary Science · Tarım Bilimleri