İçeriğe geç

Nitel araştırma · 2024

Endülüs Emevî Devleti'nde Askerî Teşkilatın Oluşumunda Farklı Etnik Grupların Etkisi

The Influence of Various Ethnic Groups on the Formation of the Military Organisation in the Umayyad State in al-Andalus

Okur sorusu

Endülüs Emevi Devleti ordu yapisinda etnik çeşitlilik ve sadakat ilişkisi nasıl şekillenmiştir?

Bu çalişmada, Endülüs Emevi askeri teşkilatinin kabile asabiyetine dayanan Arap aristokrasisinden koparak, sadakat esasına dayalı Mevâli ve Sakâlibe gibi gruplara evrildiği savunulmaktadir. Yazarlar, isyan eden gruplarin tasfiye edilip yerlerine siyasi iddiasi olmayan sadik unsurlarin getirilmesinin devletin temel güvenlik stratejisi olduğunu ileri sürmektedir.

Kaynak izi: (Koşdaş & GÜMÜŞ, 2024)

Öne çıkanlar

  • Arap aristokrasisi kabile temelli isyanlari nedeniyle askeri ve idari rollerden sistemli olarak uzaklaştirilmiştir.
  • Sakâlibe (Avrupa kökenli köleler), siyasi talepte bulunamayacaklari için III. Abdurrahman döneminde ordunun bel kemiği yapilmiştir.
  • Ebu Amir el-Mansur döneminde ordu yapisi, Berberi birliklerinin dahil edilmesiyle profesyonel bir ücretli askerlik sistemine dönüşmüştür.
  • Askeri teşkilattaki her büyük değişim, bir önceki hakim grubun sadakatini kaybetmesi veya isyan etmesiyle tetiklenmiştir.
Yayın türü
Nitel araştırma
Yazarlar
Yaşar Emrah Koşdaş ve Nebi GÜMÜŞ
Dergi / alan
Abant İzzet Baysal Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi · Beşerî Bilimler
Yıl
2024
Örneklem
Ibn Hazm'in Cemhere al-Ensabi al-Arab, Ibn al-Abbar'in Hulletu’s-siyera, Ibn Idhari'nin Kitab al-bayan al-mughrib ve Ibn Hayyan'in al-Muqtabes adli temel eserleri.
Veri kaynakları
Tarihsel metinlerin taranmasi, kabile bağlarinin ve etnik kökenlerin tespiti için birincil kaynaklarin sistematik incelenmesi.
Analiz yöntemi
Doküman analizi ve karşilaştirmali analiz yöntemleri kullanılarak askeri ve idari değişikliklerin tarihsel süreçler içindeki etkilerinin çözümlenmesi.

İnceleme özeti

Endülüs Emevî Devleti, İber Yarımadası'ndaki sekizinci ve on birinci yüzyıllar arasındaki hakimiyeti süresince, heterojen bir etnik yapı üzerinde merkezi otorite kurmaya çalışmıştır. Devletin en kritik kurumu olan askerî teşkilat, sadece bir savunma aracı değil, aynı zamanda farklı etnik grupların güç mücadelelerinin yansıdığı bir alan olmuştur. Başlangıçta Arap aristokrasisinin baskın olduğu bu yapı, zamanla kabile asabiyetinden kaynaklanan isyanlar nedeniyle sarsılmış ve devletin bekasını tehdit eder hale gelmiştir. Mevcut literatür askerî sistemi genel hatlarıyla betimlese de, gruplar arası geçişin arkasındaki güven krizlerini ve kurumsal yeniden yapılandırmanın politik mantığını yeterince çözümleyememiştir. Bu makale, söz konusu boşluğu doldurmak amacıyla ordunun etnik evrimini sadakat dinamikleri üzerinden analiz etmektedir.

Araştırmanın temel odağı, askerî teşkilatın oluşumunda Araplar, Mevâli, Sakâlibe, Berberiler ve Muvalledlerin oynadığı rolleri ve bu rollerin tarihsel süreçteki dönüşümünü ortaya koymaktır. Yazar, bu amaca ulaşmak için nitel araştırma yöntemlerini benimsemiş; tarihî belge analizi ve etnografik tekniklerle birincil kaynaklara yönelmiştir. İbn Hazm, İbn Hayyân ve İbn İzarî gibi dönem kronikçilerinin eserleri üzerinden yürütülen incelemede, karşılaştırmalı analiz yöntemi kullanılarak farklı hükümdarlar dönemindeki askerî reformlar irdelenmiştir. Yöntemsel olarak birincil kaynakların sunduğu veriler, modern literatürdeki tartışmalarla sentezlenmiş ve ordudaki değişimin tesadüfi değil, bilinçli bir merkeziyetçilik politikası olduğu vurgulanmıştır.

İnceleme sonuçunda elde edilen bulgular, askerî teşkilatın başlangıçta Arap kabileleri üzerine inşa edildiğini ancak I. Abdurrahman döneminden itibaren isyan eden Arapların yerini Mevâli ve Sakâlibe askerlerinin aldığını göstermektedir. Sakâlibe birliklerinin, özellikle III. Abdurrahman ve II. Hakem dönemlerinde hanedana olan mutlak sadakatleri sayesinde ordunun omurgasını oluşturduğu tespit edilmiştir. Ancak Hâcip Mansur döneminde bu yapının da tasfiye edilerek yerlerine Kuzey Afrika kökenli Berberi birliklerinin getirildiği, bu durumun ordunun profesyonelleşmesine katkı sağlasa da yerel halkla askerler arasında kültürel bir çatışma doğurduğu görülmüştür. Muvalledlerin ise sınır bölgelerinde kritik savunma rolleri üstlendiği ancak merkezi otoritenin zayıfladığı her fırsatta bağımsızlık iddiasıyla isyan ederek güvenlik açıklarına yol açtıkları saptanmıştır.

Çalışmanın tartışma ve sonuç kısmında, Endülüs askerî tarihindeki dönüşümlerin temel motivasyonunun "güvenilir bir askerî güç" arayışı olduğu savunulmaktadır. Yazar, isyan eden veya güvenilirliğini yitiren grupların sistemli bir şekilde tasfiye edilmesinin, devletin ayakta kalma stratejisinin bir parçası olduğunu literatürle ilişkilendirerek göstermektedir. Bu analiz, Endülüs'ün yıkılışına giden süreçte ordu yapısındaki etnik kaymaların hem bir güç kaynağı hem de bir zafiyet alanı oluşturduğunu kanıtlaması bakımından literatürde özgün bir konuma sahiptir. Gelecek araştırmalar için bu etnik grupların sadece askerî rollerinin değil, toplumsal ve ekonomik hayattaki etkilerinin de karşılaştırmalı olarak incelenmesi gerektiği yönündeki öneri, Endülüs tarihyazımı için yeni bir perspektif sunmaktadır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, tarihsel kurumsalcı bir perspektifle askerî yapıdaki değişimleri, aktörlerin devlete olan bağlılıkları ve siyasi istikrarsızlık anlarındaki tutumları üzerinden kuramsallaştırmaktadır. Güven ve sadakat ilkeleri, kurumsal yeniden yapılandırmanın temel itici güçleri olarak ele alınmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Makale, Abdul Macid Munāvir al-Mecālî'nin Ceys al-Andalusî ve Muhammed Hanāwī'nin Nizam al-Asker bi'l-Andalus eserleri gibi Arapça literatürün yanı sıra Beshir Radhi'nin El Ejército en la Época del Califato de al-Andalus başlıklı İspanyölça çalışmasına atıfta bulunmaktadır. Bu çalışmaların askerî yapının tarihsel arka planını sunduğu ancak etnik unsurların dönüşümünü ve güven ilkesini yeterince derinlemesine işlemediği vurgulanmaktadır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu makalenin temel amacı, Endülüs Emevî Devleti'nin askerî teşkilatındaki çeşitli etnik unsurların istihdam edilme biçimlerini ve bu grupların devlet güvenliğini sağlamadaki rollerini sadakat ilkesi çerçevesinde incelemektir (Koşdaş & GÜMÜŞ, 2024).

Yöntem ve yaklaşım

Bu araştirma, nitel araştirma yöntemleri ile tarihi belge analizi ve etnografik teknikleri birleştirerek Endülüs Emevi Devleti'nin askeri teşkilat yapisini inceleyen bir tarihsel analizdir. Çalişmada kronikler, biyografik eserler ve coğrafi kaynaklar üzerinde sistematik doküman analizi yürütülerek etnik gruplarin askeri dönüşümlerdeki rolleri karşilaştirmali bir perspektifle değerlendirilmiştir (Koşdaş & GÜMÜŞ, 2024).

Evren veya inceleme alanı
Endülüs tarihi, kültürü ve medeniyeti üzerine yazilmiş temel birincil kaynaklar ile dönemin siyasi ve sosyal yapisini aydinlatan kronikler.
Örneklem veya araştırma materyali
Ibn Hazm'in Cemhere al-Ensabi al-Arab, Ibn al-Abbar'in Hulletu’s-siyera, Ibn Idhari'nin Kitab al-bayan al-mughrib ve Ibn Hayyan'in al-Muqtabes adli temel eserleri.
Veri toplama süreci
Tarihsel metinlerin taranmasi, kabile bağlarinin ve etnik kökenlerin tespiti için birincil kaynaklarin sistematik incelenmesi.
Veri analiz yöntemi
Doküman analizi ve karşilaştirmali analiz yöntemleri kullanılarak askeri ve idari değişikliklerin tarihsel süreçler içindeki etkilerinin çözümlenmesi.
Askeri TeşkilatEtnik GruplarSadakat ve GüvenKabile AsabiyetiTasfiyeYeniden Yapilandirma

Bulgular

  1. Devletin kuruluş evresinde merkezi askeri rolleri üstlenen Arap aristokrasisi, kabile dayanismasina dayalı isyanlar neticesinde güven unsuru zedelendiği için kademeli olarak tasfiye edilmiş ve yerlerine hanedana bağlı Mevâli ile Sakâlibe gruplari getirilmiştir (Koşdaş & GÜMÜŞ, 2024).

  2. Mevâli gruplari, özellikle I Abdurrahman döneminden itibaren Araplara duyulan güvenin azalmasiyla birlikte askeri ve idari mekanizmalarda stratejik komutanliklar ve vezirlik makamlarina getirilerek devletin temel koruyucu gücü haline dönüşmüştür. (Koşdaş & GÜMÜŞ, 2024).

  3. Sakâlibe olarak adlandirilan Avrupa kökenli köle askerler, siyasi iktidar iddiasinda bulunamayacak statüde olmalari nedeniyle III Abdurrahman ve II. Hakem dönemlerinde saray muhafizliği ve merkezi ordunun en güvenilir unsurlari olarak istihdam edilmiştir. (Koşdaş & GÜMÜŞ, 2024).

  4. Mahalli unsurlar olan Muvalledler, sınır bölgelerinin korunmasinda ve ikta sisteminde önemli roller üstlenmiş olsalar da merkezi otoritenin zayifladiği dönemlerde bağimsizlik arayişiyla isyan ederek güvenlik stratejilerinde istikrarsizliğa neden olmuşlardir (Koşdaş & GÜMÜŞ, 2024).

  5. Ebu Amir el-Mansur döneminde, önceki dönemlerin etkili gruplari olan Sakâlibe ve Araplarin gücünü kirmak amaciyla Kuzey Afrika kökenli Berberi birliklerinden oluşan, devletten doğrudan maaş alan yeni bir profesyonel ordu yapisi kurulmuştur (Koşdaş & GÜMÜŞ, 2024).

Tartışma ve sonuç

Makalede sunulan bulgular, Endülüs ordusunun kuruluşundaki Arap hakimiyetinin, kabile asabiyeti kaynakli isyanlar neticesinde sürdürülemez hale geldiğini göstermektedir. Yazarlar, bu durumu devletin bekasi için bir zorunluluk olarak değerlendirerek, aristokratik yapidan profesyonel ve sadik bir orduya geçişin ilk sinyallerini çözümlemektedir.

Mevâli ve Sakâlibe gruplarinin yükselişi, yazar tarafindan 'siyasi iktidar iddiasinda bulunamama' ve 'mutlak bağlılik' kavramlariyla açiklanmaktadir. Bu gruplarin ordu içindeki ağirliğinin artmasi, kabile bağlarinin yerine bürokratik ve askeri hiyerarşinin geçmesini sağlayarak merkezi otoriteyi geçici olarak tahkim etmiştir.

Tartişma bölümünde, literatürdeki askeri tarih çalişmalarinin genellikle teknik kapasiteye odaklandiği, ancak bu makalenin 'güven ve sadakat' merkezli bir sosyo-politik okuma sunduğu vurgulanmaktadir. Yazarlar, etnik çeşitliliğin bir zenginlikten ziyade bir güvenlik yönetimi meselesi olarak kurgulandiğini önceki literatürle ilişkilendirerek ortaya koymaktadir.

Sonuç olarak, askeri yapidaki her bir dönüşümün bir isyan veya güven bunalimi sonrasinda gerçekleştiği saptanmiştir. Bu durum, Endülüs askeri tarihinin sadece fetihler silsilesi değil, ayni zamanda iç dengeleri gözetmeye çalişan dinamik bir kurumsal yeniden yapilanma süreci olduğunu kanıtlamaktadir.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Beshir Radhi'nin çalişmasi Endülüs askeri teşkilat sistemi üzerine sistematik bilgiler sunsa da askeri birimlerin etnik dönüşümü ve bu değişimlerin temelindeki güven ve sadakat ilkelerinin etkisini yeterli düzeyde ele almadiği noktasinda bu araştirmadan ayrilmaktadir (Koşdaş & GÜMÜŞ, 2024).

Yazarların ulaştığı sonuç

Endülüs Emevi Devleti'nde askeri teşkilatlanmanin temel dinamiği, kabile asabiyetinden ziyade güven ve sadakat prensibine dayalı bir yapilanmadir. İsyan eden veya güven sarsan etnik gruplarin sistemli bir şekilde tasfiye edilerek yerlerine merkezi otoriteye mutlak bağlılik gösteren yeni unsurlarin getirilmesi, devletin güvenlik stratejilerinin ana eksenini oluşturmuştur (Koşdaş & GÜMÜŞ, 2024).

Literatürdeki yeri

Bu makale, Endülüs Emevi Devleti'nin askeri yapısındaki etnik dönüşümü salt bir savunma mekanizması olarak değil, bir siyasi meşruiyet ve güvenlik yönetimi aracı olarak konumlandırmaktadır. Literatürde genellikle teknik askeri detaylar veya savaş tarihçiliği üzerinden ele alınan konu, burada güven ve sadakat ilkeleri çerçevesinde kurumsallaşma süreçleriyle ilişkilendirilmiştir. Çalışma, ordunun kompozisyonundaki değişimlerin ardındaki temel saiki isyanlar ve güven kayıpları olarak tanımlayarak, devletin kabile aristokrasisinden profesyonel köle askerlere geçiş sürecini sosyo-politik bir perspektifle analiz etme işlevi görür. Bu yönüyle askeri tarih ile siyaset bilimi arasındaki kesişim kümesinde yer almaktadır.

Çalışma, Abdul Macid Munavir al-Mecali'nin Ceys al-Andalusi ve Muhammed Hanawi'nin Nizam al-Asker bi'l-Andalus adlı temel eserlerinde sunduğu askeri sistematiği teorik zemin olarak kullanmaktadır. Ancak bu çalışmalardan farklı olarak, etnik grupların sadece ordu içindeki sayısal varlığını veya yerleşim yerlerini listelemekle yetinmeyip; bu grupların dönüşümünü 'güven ve sadakat' paradigması üzerinden yeniden yorumlamaktadır. İspanyol literatüründeki Beshir Radhi gibi yazarların sistematik yaklaşımını benimserken, özellikle askeri birimlerin transformasyon sürecindeki nedensellik bağlarını, isyan ve tasfiye döngüleri üzerinden derinleştirerek literatürdeki boşluğu doldurmaya çalışmaktadır.

Makale, Endülüs askeri tarihine dair yapılacak literatür taramalarına, etnik unsurların ordu içindeki rollerinin zaman çizelgesi üzerinde nasıl evrildiğini gösteren bütüncül bir sentez sunmaktadır. Özellikle Mevâli, Sakâlibe ve Muvalledlerin ordudaki ağırlığının sadece sayısal bir değişim değil, aynı zamanda devletin idari zihniyetindeki bir paradigma değişimi olduğunu kanıtlamaktadır. Yazarlar, birincil Arapça kaynakları çağdaş araştırmalarla harmanlayarak, askeri teşkilatlanmanın kabile asabiyetinden arındırılma sürecini net bir şekilde ortaya koymuştur. Bu sentez, bölge tarihindeki güvenlik stratejilerinin belirlenmesinde etnik çeşitliliğin hem bir risk hem de bir yönetim enstrümanı olarak nasıl kullanıldığını anlamamıza katkı sağlar.

Sözlük

Mawālī · Mevâli
Arap olmayan ancak bir Arap kabilesi veya lideriyle kurulan hukuki bağ/sözleşme yoluyla İslam toplumuna katilan azatli veya özgür bireyler.
Sakālibe · Sakâlibe
Genellikle Avrupa kökenli, savaşlarda esir alinarak saray ve askeri hizmette kullanılmak üzere eğitilen köle askerler sinifi.
Muwallad · Muvalled
Fetih sonrasinda yerel halktan Müslüman olanlar veya Müslüman babalar ile yerli Hristiyan annelerin çocuklari olan nesil.
Iqta · İkta
Devlet arazilerinin kullanim veya gelir haklarinin askeri hizmet karşiliğinda şahislara veya kabilelere tahsis edilmesi sistemi.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · GirişEndülüs Emevi Devleti'nin çok etnili yapısı askeri teşkilatlanmanın temel belirleyicisidir.

Devletin güvenlik stratejilerinde etnik çeşitliliğin bir risk ve fırsat yönetimi olarak nasıl kurgulandığını açıklamak için kullanılır (Koşdaş & GÜMÜŞ, 2024).

Endülüs Sınır Bölgelerinde İkta Sisteminin Güvenlik Açmazları ve Muvalled İsyanları

Araştırma sorusu
Merkezi otoritenin zayıfladığı dönemlerde sınır bölgelerindeki ikta lordlarının isyan etme sıklığı ile savunma zafiyetleri arasında nasıl bir ilişki vardır?
Yöntem taslağı
Belge analizi yöntemiyle sınır bölgelerindeki (Sagr al-Ala gibi) Muvalled ailelerin ikta kayıtları ve bu bölgelerdeki Hristiyan saldırılarının kronolojik çakıştırması yapılacaktır. Veri doygunluğu birincil kroniklerin karşılaştırılmasıyla sağlanacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalede Muvalledlerin merkezi otorite zayıfladığında bağımsızlık ilan ederek güvenlik boşluğu oluşturduğu bulgusuna dayanmaktadır (Koşdaş & GÜMÜŞ, 2024).

Tez veya makalede kullanım · Kuramsal ÇerçeveDevlet inşasında askeri sadakat, kabile asabiyetinden daha kritik bir öneme sahiptir.

Arap aristokrasisinin tasfiyesi ve yerine köle askerlerin getirilmesi sürecini güven ilkesiyle temellendirmek için referans verilir (Koşdaş & GÜMÜŞ, 2024).

Endülüs Donanma Teşkilatında Mevâli Komutanların Stratejik Rolü ve Norman Savunması

Araştırma sorusu
Mevâli kökenli komutanların deniz savunmasındaki stratejik kararları, Endülüs'ün deniz aşırı tehditlere karşı direncini nasıl etkilemiştir?
Yöntem taslağı
Nitel tarihsel analiz yöntemiyle II. Abdurrahman dönemindeki Norman saldırıları esnasında İsa ibn Shuhayd gibi Mevâli komutanların askeri taktikleri ve donanma lojistiği üzerindeki etkisi incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Metinde Mevâli komutanların deniz kuvvetlerinde ve Norman baskınlarına karşı savunmada vazgeçilmez roller üstlendiği belirtilmektedir (Koşdaş & GÜMÜŞ, 2024).

Tez veya makalede kullanım · Literatür TaramasıMevâli sınıfı, Endülüs savunma sisteminde deniz ve kara kuvvetlerinde stratejik rollere sahiptir.

Normandiya saldırılarına karşı Mevâli komutasındaki savunma başarısını örnekleyerek bu sınıfın yetkinliğini göstermek için kullanılır (Koşdaş & GÜMÜŞ, 2024).

Endülüs'te Köle Askerlerin (Sakâlibe) Saray Bürokrasisindeki Sosyal Mobilizasyonu

Araştırma sorusu
Siyasi iktidar iddiası olmayan Sakâlibe sınıfının askeri görevlerden idari vizirlik makamlarına yükselme süreçleri nasıl gerçekleşmiştir?
Yöntem taslağı
Biyografik analiz yöntemiyle Nasr ve Abdun al-Feta gibi Sakâlibe komutanlarının kariyer yolları incelenecektir. Güç analizi yerine birincil kaynaklardaki atama kararları ve görev tanımları üzerinden sosyolojik bir değerlendirme yapılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın Sakâlibe sınıfının eğitim ve sadakatleri sayesinde askeri alandan idari ve bilimsel alanlara yükseldiği önermesine dayanmaktadır (Koşdaş & GÜMÜŞ, 2024).

Kaynakça

  1. Radhi, B. (2003). El Ejército en la Época del Califato de al-Andalus. Casa Árabe.

Bu konudaki diğer çalışmalar

Dil, Kültür ve TarihNitel araştırma · 2023

Osmanlı devleti neden önemli bir konu?

Prusya'da askeri modernleşme ve siyasi birliğin tesisi süreçleri birbirini besleyen ve eş zamanlı yürütülen bütünleşik süreçler olarak şekillenmiştir.

Özge KURŞUN TÜKENMEZ · Selçuk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi · Beşerî Bilimler

Dil, Kültür ve TarihNitel araştırma · 2024

İaşe sistemi üzerine ne biliyoruz?

Bizans'ta yedinci yüzyılda Mısır'ın fethiyle kaybedilen tahıl tedarik hattı, devletin iaşe üzerindeki mutlak denetimini gevşetmesine ve yerel loncaların zorunlu yükümlülüklerden muafiyet sistemine geçmesine yol açmıştır.

Hüseyin Erkan Bedirhanoğlu · Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi · Beşerî Bilimler