İçeriğe geç

Karma yöntem araştırması incelemesi

Beklenmedik Anda Yakalanmak ve Yenilmek: Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'da Gıda Güvenliği

Orta Doğu, iklimsel zorluklar, su kıtlığı ve siyasi istikrarsızlıklar nedeniyle tarihsel olarak gıda ithalatına, özellikle de tahıl ürünlerine yüksek oranda bağımlıdır. COVID-19 pandemisinin küresel tedarik zincirlerinde yarattığı tahribatın ardından patlak veren Ukrayna savaşı, bölgedeki gıda güvenliği tartışmalarını yeni bir boyuta taşımıştır.

Yazar
Mohammad Al‐Saidi
Yayın
Frontiers in Nutrition
Tarih
2023-02-21
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Küresel gıda sistemleri, iklim değişikliği, salgın hastalıklar ve jeopolitik çatışmaların etkisiyle artan bir baskı altındadır. Özellikle Orta Doğu bölgesi, sınırlı tarım arazileri, yetersiz su kaynakları ve yüksek nüfus artış hızları nedeniyle gıda arzında dışa, özellikle de Karadeniz havzasına aşırı derecede bağımlı bir yapı sergilemektedir. COVID-19 pandemisinin küresel tedarik zincirlerinde yol açtığı hasarlar henüz tam anlamıyla onarılamamışken, Rusya ve Ukrayna arasında patlak veren savaş bölgedeki gıda güvenliğini ciddi şekilde tehdit etmeye başlamıştır. Bu durum, yalnızca bu iki ülkeden yapılan doğrudan buğday ve mısır ithalatının kesintiye uğramasını değil, aynı zamanda yükselen enerji fiyatlarının gübre maliyetlerini artırması gibi yapısal sorunları da tetikleyerek bölge genelindeki kırılganlıkları derinleştirmiştir.

Bu araştırmanın temel amacı, Ukrayna savaşının Orta Doğu ülkelerinin gıda güvenliği üzerindeki etkilerini ve bu etkilerin ülkelerin içsel sosyo-politik kırılganlıklarıyla nasıl etkileşime girdiğini bağlamsal bir yaklaşımla analiz etmektir. Çalışmada metodolojik olarak iki aşamalı bir yol izlenmiştir; ilk olarak UN Comtrade veritabanından alınan beş yıllık dış ticaret verileri analiz edilerek ülkelerin Rusya ve Ukrayna'ya olan tarımsal bağımlılık oranları hesaplanmıştır. İkinci aşamada ise bu bağımlılık oranları, Economist Intelligence Unit tarafından yayınlanan Küresel Gıda Güvenliği Endeksi skorları ile birleştirilerek ülkeler farklı risk gruplarına ayrılmıştır. Elde edilen bu kategorizasyon üzerinden, her bir risk grubundaki ülkelerin yerel tarım politikaları, depolama kapasiteleri ve kriz müdahale stratejileri vaka analizleri yöntemiyle derinlemesine incelenmiştir.

Araştırmanın bulguları, Ukrayna savaşının Orta Doğu üzerindeki etkilerinin ülkelerin gıda sektörü performansları ve siyasi-ekonomik istikrarlarına bağlı olarak oldukça değişkenlik gösterdiğini ortaya koymaktadır. Cezayir, Ürdün ve Türkiye gibi ülkeler düşük bağımlılık seviyeleri ya da güçlü yerel gıda sektörleri sayesinde kriz karşısında daha dirençli bir duruş sergilerken, Mısır ve Tunus gibi yüksek ithalat bağımlılığına sahip ülkeler ciddi mali yüklerle karşı karşıya kalmışlardır. Özellikle Lübnan, Sudan ve Yemen gibi zaten iç çatışmalar, yüksek enflasyon, para birimindeki devalüasyon ve yetersiz buğday depoları gibi yapısal krizlerle boğuşan ülkelerde gıda güvenliği varoluşsal bir tehdide dönüşmüştür. Bu kırılgan ülkelerde kriz, uluslararası insani yardımlar ve Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması gibi geçici mekanizmalar sayesinde tamamen bir kıtlığa dönüşmekten kıl payı kurtulmuştur.

Çalışmanın tartışma ve sonuç kısmında, Orta Doğu'daki gıda krizinin çözümünde salt kendi kendine yetebilirlik stratejilerinin bu arid coğrafyada sürdürülebilir bir illüzyondan ibaret olduğu vurgulanmaktadır. Yazar, literatürdeki gıda güvenliği tartışmalarına katkı sunarak, stratejik tahıl rezervlerinin genişletilmesi, tedarikçi çeşitlendirmesi ve tarımsal verimlilik artışının yanı sıra bölgesel iş birliği mekanizmalarının hayati önemini göstermektedir. Özellikle petrol ve gaz gelirleri artan Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin, Mısır, Yemen ve Lübnan gibi kırılgan ekonomilere sağladığı finansal destekler ve yatırımlar bölgesel istikrarın korunmasında tampon görevi görmüştür. Bu çalışma, gelecekteki akademik araştırmalar ve tez çalışmaları için gıda güvenliğini su-enerji-gıda neksusu ve bölgesel entegrasyon bağlamında incelemek isteyen araştırmacılara ampirik ve teorik bir zemin sunmaktadır.

Araştırmanın amacı

Çalışmanın amacı, Ukrayna savaşı sonrasında Orta Doğu'daki gıda krizinin ülkelerin kendi iç kırılganlıkları ve yakın geçmişteki sosyo-politik şokları bağlamında nasıl şekillendiğini ve derinleştiğini ayrıntılı şekilde analiz etmektir(Al‐Saidi, 2023).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Bu çalışma, Orta Doğu ülkelerinin Ukrayna savaşı sonrasındaki gıda kırılganlıklarını çok boyutlu bir yaklaşımla incelemek üzere birincil ticaret verileri ile çok katmanlı gıda güvenliği endekslerini bir araya getiren karma bir analiz tasarımı benimsemektedir(Al‐Saidi, 2023).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, gıda güvenliğini Birleşmiş Milletler'in 'fiziksel ve ekonomik erişim' odaklı çok boyutlu tanımı üzerine inşa etmektedir. Araştırma, gıda krizini sadece dışsal bir tedarik kesintisi olarak görmeyip, bunu ülkelerin yapısal siyasi, ekonomik, demografik ve çevresel dinamikleriyle bütünleştiren bir 'kırılganlık ve birikimli şoklar' çerçevesine oturtmaktadır. Gıda güvensizliği; COVID-19 pandemisi, kuraklık gibi iklimsel şoklar, iç savaşlar ve makroekonomik istikrarsızlıkların birikimli bir sonuçu olarak ele alınmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Yazar, Orta Doğu'daki gıda krizinin tarihsel kökenlerini ve 2007-2008 ile 2010-2012 yıllarında yaşanan küresel gıda fiyat şoklarının sosyo-politik yansımalarını ele alan geniş bir literatüre atıfta bulunmaktadır. Ayrıca, COVID-19 pandemisinin küresel değer zincirleri üzerindeki tahribatını, Sahel bölgesi ve diğer arid coğrafyalardaki su-gıda-ticaret ilişkisini tartışan çalışmaları referans almaktadır. Savaş ve yaptırımların ticaret üzerindeki ticari hasarlarını inceleyen makro-ekonomik literatür ile su-enerji-gıda neksusu kapsamındaki kendi kendine yetebilirlik tartışmaları bu çalışmanın literatür zeminini oluşturmaktadır.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde yer alan, Arap Ligi üyeleri ile Türkiye ve İran'ı kapsayan ve tarımsal emtia ticareti verileri bulunan ülkeler evreni.
Örneklem veya araştırma materyali
Birleşmiş Milletler Comtrade veri tabanından elde edilen 2016-2020 dönemi dış ticaret istatistikleri, Economist Intelligence Unit Küresel Gıda Güvenliği Endeksi verileri ve ilgili akademik literatür ile uluslararası raporlar.
Veri toplama süreci
BM Comtrade veri tabanından tahıl, değirmencilik ürünleri, yağlı tohumlar ile bitkisel ve hayvansal yağ kategorilerindeki ticaret akışları derlenmiş, ayrıca gıda güvenliği endeksi alt kategorileri ile Scopus tabanlı akademik yayın taraması verileri toplanmıştır.
Veri analiz yöntemi
Ülkelerin Rusya ve Ukrayna'ya olan ithalat bağımlılık oranları hesaplanmış, bu oranlar Küresel Gıda Güvenliği Endeksi skorları ile birleştirilerek ülkeler göreli kırılganlık gruplarına ayrılmış ve ülke bazlı kriz bağlamları sentezlenmiştir.
gida guvenligiUkrayna savaziithalat bagimliligitahil stoklarisiyasi kirilganlikbölgesel is birligi

Araştırmanın Bulguları

01

Misir, tahil kategorisinde Ukrayna ve Rusya'dan 2016 ile 2020 yillari arasinda gerceklestirdigi milyarlarca dolarlik ithalatla kuresel ölçekte en buyuk ithalatcilar arasinda yer almaktadir(Al‐Saidi, 2023).

02

Ukrayna savasi oncesinde kuresel bugday ihracatinin yaklaşik yuzde otuzunu gerceklestiren Rusya ve Ukrayna'ya yuzde otuz veya daha fazla oranli bugday bagimliligi olan elliden fazla ulke bulunmaktadir(Al‐Saidi, 2023).

03

Orta Dogu ulkeleri, COVID-19 pandemisinin yarattigi tedarik zinciri aksamalari, tekrar eden kurakliklar ve siyasi krizler nedeniyle yüksek bir temel kirilganlik duzeyi ile savas ortamina yakalanmistir(Al‐Saidi, 2023).

04

Korrele edilen bagimlilik oranlari ve gida guvenligi endeksi skorlari, Lubnan, Sudan ve Yemen gibi siyasi istikrarsizlik ve zayif gida sektörune sahip ulkelerin krizden en derinden etkilendigini göstermektedir(Al‐Saidi, 2023).

05

Korfez is birligi konseyi ulkeleri yüksek enerji fiyatlarindan elde ettikleri artan gelirleri bölgesel yardim mekanizmalarinda kullanarak yerel krizlerin hafifletilmesinde aktif rol oynamaktadir(Al‐Saidi, 2023).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Ukrayna savasinin doğrudan uretim aksamalari ve hammadde fiyat artislarina yol acmasi, kuresel gida tedarik zincirlerinde derin sarsintilara neden olmustur. Özellikle bugday, misir ve gubre uretiminde kuresel ölçekte soz sahibi olan Rusya ve Ukrayna'ya dayalı dis ticaret akislarinin sekteye ugramasi, disa bagimli bölgelerde telafisi guc maliyet artislarini beraberinde getirmistir.

Yazar, Orta Doğu ülkelerinin bu küresel şok karşısındaki konumunu analiz ederken yalnızca geçmiş ithalat verilerine dayanmanın yetersiz olduğunu, ülkelerin siyasi istikrar, döviz rezervi ve kamu destek mekanizmaları gibi çok boyutlu kırılganlık bağlamlarının birlikte ele alınması gerektiğini savunmaktadır.

Mevcut literatürde yer alan benzer kriz analizleriyle paralellik kuran bu çalışma, Karadeniz havzasındaki tedarik daralmalarının daha önceki donemlerde de bölgeyi etkiledigini, ancak COVID-19 salgini ve kronik catismalarla sarmalanan bu yeni donemin ulus devletlerin mali kapasitelerini ve gida sürekliligini doğrudan tehdit ettigini göstermektedir.

Sonuç olarak yazar, Orta Doğu'daki gıda krizinin aşılmasında tek başına içsel kendine yeterlilik hedeflerinin gerçekçi olmadığını, bunun yerine stratejik depolama kapasitelerinin artırılması, tedarik ortaklıklarının çeşitlendirilmesi ve Körfez ülkelerinin sağladığı mali destekler ile Karadeniz Tahıl Koridoru gibi bölgesel ve uluslararası iş birliği mekanizmalarının etkin şekilde isletilmesi gerektigini vurgulamaktadir.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinin Karadeniz havzasındaki hasat başarısızlıkları ve ihracat kısıtlamalarından geçmişteki krizlerde de etkilendiğini belirten önceki çalışmaların bulgularını teyit etmekte, ancak mevcut çalışmada bu durumun COVID-19 pandemisi ve birikmiş siyasi şoklarla birleşerek çok daha şiddetli bir bileşik kriz yarattığını vurgulamaktadır(Al‐Saidi, 2023).

Çalışma, Körfez Arap ülkelerinin gıda güvenliğinde kendi kendine yeterlilik arayışının kurak iklim koşulları ve su kısıtları nedeniyle yanıltıcı bir strateji olduğunu öne süren önceki literatür bulgularıyla hemfikir olmakta, bu doğrultuda bölge ülkelerinin tam bağımsızlık yerine tedarik çeşitlendirmesine ve uluslararası ticaret direncine odaklanması gerektiğini savunmaktadır(Al‐Saidi, 2023).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Ukrayna savasi, Orta Dogu'nun yüksek ithalat bagimliligi ve birikmis siyasi-ekonomik kirilganliklari nedeniyle bölgede derin bir gida guvenligi krizini tetiklemistir. Krizin etkileri ulkelerin devlet kapasitelerine, stok yönetimine ve mali kaynaklarina gore farklılik gösterirken; yerel tarimin surdurulebilirligi, stratejik stoklarin guclendirilmesi ve bölgesel is birligi mekanizmamelari gelecekteki soklara karsi hayati onem tasumaktadir(Al‐Saidi, 2023).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu makale, literatürde küresel gıda krizlerini yalnızca arz-talep dengesi üzerinden okuyan indirgemeci yaklaşımlara karşı çıkarak, krizlerin sosyo-politik ve kurumsal kırılganlıklarla nasıl birleştiğini gösteren bütüncül bir işlev üstlenmektedir. Ukrayna savaşının etkilerini sadece doğrudan ithalat bağımlılığıyla değil, aynı zamanda COVID-19 pandemisinin birikimli etkileri, kuraklık ve devlet kapasitesi yetersizliği gibi arka plan değişkenleriyle ilişkilendirmektedir. Böylece literatürde krizlerin hızları ve derinlikleri arasındaki farkı ortaya koyarak, politika yapıcılar için çok boyutlu bir risk matrisi sunmaktadır.

Çalışma, Woertz (2020) gibi yazarların Körfez ülkelerindeki gıda kendi kendine yeterlilik politikalarının illüzyonist yapısına dair eleştirilerini ve Wright ile Cafiero (2011) tarafından ortaya konan stratejik gıda stoklarının kriz yönetimindeki rolünü genişletmektedir. Önceki çalışmalar genellikle tekil kriz dönemlerini veya sınırlı ülke gruplarını incelerken, bu çalışma ampirik gıda ticareti verilerini (UN Comtrade) ve Küresel Gıda Güvenliği Endeksi (GFSI) skorlarını birleştirerek geniş bir Orta Doğu sentezi sunmakta ve önceki literatürdeki ampirik boşlukları doldurmaktadır.

Bu çalışma, gıda güvenliği ve jeopolitik krizler alanında yapılacak bir literatür taramasına metodolojik ve kuramsal olarak çok değerli katkılar sunmaktadır. Özellikle, orta düzeyde kırılgan ve yüksek düzeyde kırılgan ülke kategorizasyonu, gelecekteki ampirik çalışmalar için güçlü bir taksonomik zemin hazırlamaktadır. İthalat bağımlılığı ile devletin kurumsal kapasitesi arasındaki asimetrik ilişkiyi analiz eden bölümleriyle, kriz direnci literatürüne kuramsal bir derinlik kazandırmakta ve tarama çalışmalarında kullanılacak kavramsal çerçeveleri zenginleştirmektedir.

Kaynakça

  1. Araujo-Enciso, S., & Fellmann, T. (2020). Yield variability and harvest failures in Russia, Ukraine and kazakhstan and their possible impact on food security in the middle east and North Africa. Journal of Agricultural Economics, 71(2), 493-516.
  2. Woertz, E. (2020). Wither the self-sufficiency illusion? Food security in Arab Gulf States and the impact of COVID-19. Food Security, 12(4), 757-760.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Orta Doğu bölgesi, Rusya ve Ukrayna'dan ithal edilen tarımsal gıda ürünlerine olan aşırı bağımlılığı nedeniyle Ukrayna savaşının küresel gıda krizinden en çok etkilenen coğrafyalardan biridir.

Bu iddia, tezin giriş veya literatür taraması bölümlerinde Orta Doğu'nun tarımsal ithalat bağımlılığının jeopolitik kırılganlıklarını vurgulamak için doğrudan kaynak olarak kullanılabilir(Al‐Saidi, 2023).

Jeopolitik Şokların Gıda Enflasyonuna Etkisi: Türkiye ve Mısır Karşılaştırmalı Analizi

Araştırma sorusu
Ukrayna savaşı sonrasında Rusya'dan ithal edilen buğday fiyatlarındaki artışın Türkiye ve Mısır'daki yerel ekmek fiyatlarına ve gıda sübvansiyon maliyetlerine yansıması nasıldır?
Yöntem taslağı
Zaman serisi analizi yöntemiyle, 2018-2023 yılları arasındaki aylık buğday ithalat fiyatları ve yerel tüketici fiyat endeksleri (TÜFE) verileri toplanacaktır. Regresyon analizi ile fiyat geçişkenliği hesaplanacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın çalışmasında sunduğu Mısır'ın yüksek ithalat bağımlılığı nedeniyle artan sübvansiyon faturası ve Türkiye'nin Rusya ile yürüttüğü tahıl ticareti dengelerine dair analizinden ve ampirik bulgularından türetilmiştir(Al‐Saidi, 2023).

02

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Kurak coğrafyalarda tarımsal kendine yeterlilik politikaları bir illüzyondur ve geçmişteki Körfez İş Birliği Konseyi girişimleri gibi başarısızlığa mahkumdur.

Kavramsal çerçeve bölümünde tarım politikaları tartışılırken, sınırlı doğal kaynaklara sahip ülkelerde ithalat çeşitlendirmesi ve depolamanın, yerel üretimi zorlamaya kıyasla daha rasyonel olduğunu göstermektedir(Al‐Saidi, 2023).

Gıda Güvenliğinde Devlet Kapasitesi ve Kırılganlık: Lübnan ve Libya Örneği

Araştırma sorusu
Siyasi istikrarsızlık ve kurumsal zayıflık, küresel gıda arzı şokları karşısında devletin stratejik stok yönetimi ve gıda dağıtım kapasitesini nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Çoklu durum çalışması deseniyle, Lübnan ve Libya'daki kamu gıda otoriteleri ve özel ithalatçılarla nitel derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilecektir. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğuna ulaşıldığında netleştirilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın Lübnan ve Libya gibi ülkelerde siyasi-ekonomik istikrarsızlığın ve depolama tesisi yetersizliğinin gıda krizini nasıl derinleştirdiğine dair sunduğu bulgulardan ve nitel tartışmalardan hareketle tasarlanmıştır(Al‐Saidi, 2023).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Gıda güvenliği krizlerinde ülkeler uzun vadeli arz güvenliği için Hindistan gibi yeni pazarlara yönelerek tedarik reoryantasyonu gerçekleştirmeye çalışmaktadır.

Tartışma bölümünde, kriz anlarında ülkelerin dış ticaret ortaklıklarını nasıl yeniden yapılandırdığını ve küresel gıda pazarındaki yeni aktörleri açıklamak amacıyla kullanılabilir(Al‐Saidi, 2023).

Kurak Bölgelerde Sürdürülebilir Tarım Politikaları ve Gıda Güvenliği Bağıntısı

Araştırma sorusu
Körfez İş Birliği Konseyi ülkelerinde sürdürülebilir yerel tarım yatırımlarının gıda ithalat bağımlılığı üzerindeki azaltıcı etkisi ne ölçüdedir?
Yöntem taslağı
Karma araştırma yöntemi kullanılarak, Körfez ülkelerinin son 10 yıldaki tarımsal su tüketimi, dikey tarım yatırımları ve gıda ithalat hacimleri ikincil veriler üzerinden analiz edilecek, ardından politika yapıcılarla mülakatlar yapılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Yazarın kurak coğrafyalarda gıda kendi kendine yeterliliğinin sınırları ve yerel sürdürülebilir tarımın stratejik bir gıda güvenliği aracı olarak konumlandırılması gerektiği yönündeki gelecek araştırmalar çağrısına dayanmaktadır(Al‐Saidi, 2023).

Doğa BilimleriFizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesinde Su Kıtlığının Tarımsal Üretim ve Elektrik Üretimi Üzerindeki Etkileri

Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesi, küresel ölçekte su kaynaklarının en kısıtlı olduğu ve kişi başına düşen yenilenebilir su miktarının hızla azaldığı alanların başında gelmektedir. Hızlı nüfus artışı, kentleşme ve yüksek su…

Mohamad Hejazi, Silvia R. Santos da Silva, Fernando Miralles‐Wilhelm · 2023İncele