Hızlı ve kontrolsüz kentleşme ile iklim değişikliğinin birleşik etkileri, kentsel açık yeşil alanlar üzerinde benzeri görülmemiş ekolojik baskılar oluşturmaktadır. Kentsel ısı adası etkisi, hava kirliliği, rüzgar koridoru değişimleri ve su kıtlığı gibi stres faktörleri kentsel alanlarda bitki gelişimini hücresel düzeyde olumsuz etkilemektedir. Buna karşın, peyzaj projelerinde estetik kaygıların ekolojik uyumun önüne geçmesi, çevreyle uyumsuz bitki türlerinin seçilmesine yol açmakta, bu durum da sulama ve kimyasal gübre gibi bakım maliyetlerini artırarak kentsel kaynakların israfına neden olmaktadır. Bu çerçevede, kentsel peyzaj tasarımlarında bitkilerin ekolojik tolerans limitlerinin doğru analiz edilmesi, kentsel yeşil altyapıların sürdürülebilirliği ve kentsel ekosistem dengesinin korunması açısından kritik bir araştırma problemi olarak öne çıkmaktadır.
Bu çalışmanın temel amacı, subtropikal iklim özelliklerine sahip olan ve bitki çeşitliliği açısından yüksek zenginlik barındıran Rize kentindeki kentsel açık yeşil alanlarda kullanılan bitki varlığının ekolojik dayanıklılığını değerlendirmektir. Araştırma kapsamında Rize kent merkezinde yer alan farklı büyüklükteki 11 adet kent parkı ve açık yeşil alan (Ziraat Botanik Parkı, RTEÜ Kampüsü ve Sahil Parkı gibi) ampirik veri toplama alanı olarak seçilmiştir. Parklardaki tüm ağaç, ağaççık, çalı ve yer örtücü taksonları içeren bitki envanteri belirlenmiş ve toplam 223 bitki taksonu incelemeye dahil edilmiştir. Belirlenen taksonların hava kirliliği, kuraklık, rüzgar, sıcaklık, soğuk ve tuzluluk olmak üzere altı temel stres faktörüne karşı tolerans düzeyleri ulusal ve uluslararası literatür verileri, USDA Soğuğa Dayanıklılık Haritası (Zone 9b) ve AHS Sıcaklık Tolerans Haritası (Zone 3) kullanılarak sınıflandırılmıştır.
Araştırma bulguları, incelenen 223 bitki taksonunun 77'sinin yerli, 3'ünün yarı yerli ve 143'ünün egzotik karakterde olduğunu, yani parklardaki bitki varlığının %64 gibi büyük bir oranının yabancı kökenli türlerden oluştuğunu göstermektedir. Ekolojik tolerans analizlerine göre, toplam 149 taksonun (49 yerli, 100 egzotik) incelenen stres faktörlerinden en az birine karşı hassas olduğu, geriye kalan 74 taksonun ise tüm ekolojik değişkenlere karşı yeterli dirence sahip olduğu saptanmıştır. Özellikle Prunus serrulata 'Kanzan' taksonu rüzgar, sıcaklık, soğuk ve tuzluluk olmak üzere dört farklı faktöre karşı gösterdiği duyarlılıkla ekolojik toleransı en zayıf tür olarak belirlenmiştir. Ayrıca, egzotik kökenli Acer negundo, Prunus armeniaca ve Lagerstroemia indica gibi türlerin üç farklı stres faktörüne karşı duyarlı olduğu ve yerli bir tür olan Ilex aquifolium'un da benzer şekilde üç faktöre karşı hassasiyet taşıdığı tespit edilmiştir.
Elde edilen sonuçlar, yerli bir türü seçmenin her zaman ekolojik açıdan mutlak direnç anlamına gelmediğini ortaya koyarak peyzaj mimarlığında yerleşik bazı kalıpları literatür nezdinde tartışmaya açmaktadır. Yazarlar, peyzaj tasarımlarında sadece estetik değerlere odaklanmak yerine, alanın mikro-klimatik özelliklerini ve bitkilerin spesifik tolerans sınırlarını dikkate alan bütüncül tasarımların yapılması gerektiğini savunmaktadır. Literatürde Bursa, Ankara ve Antalya gibi farklı iklim bölgelerinde yapılan benzer çalışmalarla karşılaştırıldığında bu araştırma, subtropikal Doğu Karadeniz ikliminde egzotik bitki ağırlıklı kentsel yeşil alanların gelecekteki iklimsel salınımlara karşı taşıdığı ekolojik riskleri somutlaştırmaktadır. Çalışma, kentsel yeşil altyapının sürdürülebilirliğini sağlamak adına yerli ve dayanıklı taksonların (Laurocerasus officinalis, Laurus nobilis vb.) kullanımının önceliklendirilmesi noktasında gelecekteki tasarım rehberleri için güçlü bir referans teşkil etmektedir.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Rize ili kentsel dokusu içinde yer alan 11 farklı ölçekteki kent parkı ve açık yeşil alanın bitki varlığı çalışma evrenini oluşturmaktadır.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Çalışma kapsamında 77 yerli, 3 yarı yerli ve 143 egzotik olmak üzere toplam 223 bitki taksonundan oluşan bir envanter materyal olarak kullanılmıştır.
- Veri toplama süreci
- Bitki envanteri önceki literatür kayıtlarından derlenmiş; ekolojik tolerans verileri ise USDA Bitki Soğuğa Dayanıklılık ve AHS Sıcaklık Bölgesi haritalarının Türkiye uyarlaması ile akademik veritabanlarından elde edilmiştir.
- Veri analiz yöntemi
- Bitki taksonlarının çevresel stres faktörlerine direnci; toleranssız, az tolerant, orta derece tolerant ve tolerant olmak üzere dörtlü bir ölçekle sınıflandırılarak görselleştirilmiştir.
Ekolojik toleransBitki materyaliKentsel yeşil alan sürdürülebilirliğiEgzotik taksonlarYerli bitki türleri
01İncelenen 223 bitki taksonunun %64 gibi büyük bir kısmının egzotik türlerden oluştuğu, yerli türlerin ise parklardaki bitki varlığının yalnızca %36'sını temsil ettiği belirlenmiştir(EKREN et al., 2024).
02Değerlendirilen bitki varlığının 149 taksonunun en az bir ekolojik stres faktörüne karşı duyarlı olduğu, buna karşın sadece 74 taksonun tüm kriterlerde yeterli toleransa sahip olduğu saptanmıştır(EKREN et al., 2024).
03Prunus serrulata Lindl. Kanzan taksonu; rüzgar, sıcaklık, soğuk ve tuzluluk olmak üzere dört farklı faktörde düşük tolerans göstererek çalışmadaki en zayıf ekolojik dirence sahip tür olarak tanımlanmıştır(EKREN et al., 2024).
04Bir bitkinin yerli tür olması her zaman yüksek tolerans anlamına gelmemekte; örneğin yerli bir tür olan Ilex aquifolium üç farklı ekolojik faktöre karşı duyarlılık göstererek riskli grupta yer almaktadır(EKREN et al., 2024).
05Rize'nin subtropikal iklim özellikleri sayesinde normalde iç mekan bitkisi olan bazı taksonların, iklim değişikliğinin etkisiyle dış mekanlarda varlığını sürdürebildiği gözlemlenmiştir(EKREN et al., 2024).