Vaka çalışması incelemesi

DOI: 10.32328/turkjforsci.1550116

Bitkilerin Ekolojik Tolerans Kriterlerine Göre Değerlendirilmesi: Rize Kentsel Açık Yeşil Alanlar Örneği, Türkiye

Hızlı kentleşme, iklim değişikliği ve bunların tetiklediği çevre kirliliği ile kuraklık gibi ekolojik baskılar, kentsel yeşil alanların sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tehdit etmektedir. Ancak tasarım aşamalarında ekolojik kriterler yerine estetik kaygılar ön plana çıkarılmaktadır.

Makalenin anahtar kelimeleri

Yazar
Erdi EKREN et al.
Yayın
TURKISH JOURNAL OF FOREST SCIENCE
Tarih
2024-10-31
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Hızlı ve kontrolsüz kentleşme ile iklim değişikliğinin birleşik etkileri, kentsel açık yeşil alanlar üzerinde benzeri görülmemiş ekolojik baskılar oluşturmaktadır. Kentsel ısı adası etkisi, hava kirliliği, rüzgar koridoru değişimleri ve su kıtlığı gibi stres faktörleri kentsel alanlarda bitki gelişimini hücresel düzeyde olumsuz etkilemektedir. Buna karşın, peyzaj projelerinde estetik kaygıların ekolojik uyumun önüne geçmesi, çevreyle uyumsuz bitki türlerinin seçilmesine yol açmakta, bu durum da sulama ve kimyasal gübre gibi bakım maliyetlerini artırarak kentsel kaynakların israfına neden olmaktadır. Bu çerçevede, kentsel peyzaj tasarımlarında bitkilerin ekolojik tolerans limitlerinin doğru analiz edilmesi, kentsel yeşil altyapıların sürdürülebilirliği ve kentsel ekosistem dengesinin korunması açısından kritik bir araştırma problemi olarak öne çıkmaktadır.

Bu çalışmanın temel amacı, subtropikal iklim özelliklerine sahip olan ve bitki çeşitliliği açısından yüksek zenginlik barındıran Rize kentindeki kentsel açık yeşil alanlarda kullanılan bitki varlığının ekolojik dayanıklılığını değerlendirmektir. Araştırma kapsamında Rize kent merkezinde yer alan farklı büyüklükteki 11 adet kent parkı ve açık yeşil alan (Ziraat Botanik Parkı, RTEÜ Kampüsü ve Sahil Parkı gibi) ampirik veri toplama alanı olarak seçilmiştir. Parklardaki tüm ağaç, ağaççık, çalı ve yer örtücü taksonları içeren bitki envanteri belirlenmiş ve toplam 223 bitki taksonu incelemeye dahil edilmiştir. Belirlenen taksonların hava kirliliği, kuraklık, rüzgar, sıcaklık, soğuk ve tuzluluk olmak üzere altı temel stres faktörüne karşı tolerans düzeyleri ulusal ve uluslararası literatür verileri, USDA Soğuğa Dayanıklılık Haritası (Zone 9b) ve AHS Sıcaklık Tolerans Haritası (Zone 3) kullanılarak sınıflandırılmıştır.

Araştırma bulguları, incelenen 223 bitki taksonunun 77'sinin yerli, 3'ünün yarı yerli ve 143'ünün egzotik karakterde olduğunu, yani parklardaki bitki varlığının %64 gibi büyük bir oranının yabancı kökenli türlerden oluştuğunu göstermektedir. Ekolojik tolerans analizlerine göre, toplam 149 taksonun (49 yerli, 100 egzotik) incelenen stres faktörlerinden en az birine karşı hassas olduğu, geriye kalan 74 taksonun ise tüm ekolojik değişkenlere karşı yeterli dirence sahip olduğu saptanmıştır. Özellikle Prunus serrulata 'Kanzan' taksonu rüzgar, sıcaklık, soğuk ve tuzluluk olmak üzere dört farklı faktöre karşı gösterdiği duyarlılıkla ekolojik toleransı en zayıf tür olarak belirlenmiştir. Ayrıca, egzotik kökenli Acer negundo, Prunus armeniaca ve Lagerstroemia indica gibi türlerin üç farklı stres faktörüne karşı duyarlı olduğu ve yerli bir tür olan Ilex aquifolium'un da benzer şekilde üç faktöre karşı hassasiyet taşıdığı tespit edilmiştir.

Elde edilen sonuçlar, yerli bir türü seçmenin her zaman ekolojik açıdan mutlak direnç anlamına gelmediğini ortaya koyarak peyzaj mimarlığında yerleşik bazı kalıpları literatür nezdinde tartışmaya açmaktadır. Yazarlar, peyzaj tasarımlarında sadece estetik değerlere odaklanmak yerine, alanın mikro-klimatik özelliklerini ve bitkilerin spesifik tolerans sınırlarını dikkate alan bütüncül tasarımların yapılması gerektiğini savunmaktadır. Literatürde Bursa, Ankara ve Antalya gibi farklı iklim bölgelerinde yapılan benzer çalışmalarla karşılaştırıldığında bu araştırma, subtropikal Doğu Karadeniz ikliminde egzotik bitki ağırlıklı kentsel yeşil alanların gelecekteki iklimsel salınımlara karşı taşıdığı ekolojik riskleri somutlaştırmaktadır. Çalışma, kentsel yeşil altyapının sürdürülebilirliğini sağlamak adına yerli ve dayanıklı taksonların (Laurocerasus officinalis, Laurus nobilis vb.) kullanımının önceliklendirilmesi noktasında gelecekteki tasarım rehberleri için güçlü bir referans teşkil etmektedir.

Araştırmanın amacı

Rize ilinde yer alan 11 kent parkı ve kentsel açık yeşil alanda tespit edilen ağaç, ağaççık, çalı ve yer örtücü tüm bitki taksonlarının hava kirliliği, kuraklık, rüzgar, sıcaklık, soğuk ve tuzluluk gibi temel ekolojik tolerans kriterleri çerçevesinde dirençlilik durumlarının sistematik olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır(EKREN et al., 2024).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışmada Rize ilindeki 11 farklı kentsel yeşil alanda bulunan 223 bitki taksonu hava kirliliği, kuraklık, rüzgar, sıcaklık, soğuk ve tuzluluk kriterleri açısından literatür verileri ve iklim haritaları adaptasyonuyla sınıflandırılmıştır(EKREN et al., 2024).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, kentsel ekoloji, kentsel yeşil altyapı sistemleri ve bitki ekofizyolojisi kuramsal temellerine dayanmaktadır. Bitkilerin hücresel ve gelişimsel düzeyde çevresel stres faktörlerine adaptasyon kapasitesini ifade eden 'ekolojik tolerans' kavramı merkezde yer almaktadır. Kentsel yeşil alanların sürdürülebilir yönetimi için ekolojik gereksinimlere uygun bitki seçiminin, bakım maliyetlerini düşürme, kaynak tasarrufu sağlama ve ekosistem dayanıklılığını artırma işlevleri kuramsal olarak ele alınmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Türkiye'de farklı coğrafi bölgelerde yürütülen bitki ekolojik tolerans çalışmaları (Bursa, Ankara ve Antalya örnekleri) literatür bağlamını oluşturmaktadır. Ayrıca, küresel ısınma, kentsel ısı adası etkisi ve su krizinin kentsel açık alanlar üzerindeki olumsuz etkilerini inceleyen kentsel peyzaj ve peyzaj mimarlığı araştırmaları ele alınmıştır. Kurakçıl peyzaj (xeriscape) yaklaşımları, yerli bitki türlerinin kullanımının önemi ve egzotik türlerin ekolojik riskleri hakkındaki güncel akademik tartışmalar değerlendirilmektedir.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Rize ili kentsel dokusu içinde yer alan 11 farklı ölçekteki kent parkı ve açık yeşil alanın bitki varlığı çalışma evrenini oluşturmaktadır.
Örneklem veya araştırma materyali
Çalışma kapsamında 77 yerli, 3 yarı yerli ve 143 egzotik olmak üzere toplam 223 bitki taksonundan oluşan bir envanter materyal olarak kullanılmıştır.
Veri toplama süreci
Bitki envanteri önceki literatür kayıtlarından derlenmiş; ekolojik tolerans verileri ise USDA Bitki Soğuğa Dayanıklılık ve AHS Sıcaklık Bölgesi haritalarının Türkiye uyarlaması ile akademik veritabanlarından elde edilmiştir.
Veri analiz yöntemi
Bitki taksonlarının çevresel stres faktörlerine direnci; toleranssız, az tolerant, orta derece tolerant ve tolerant olmak üzere dörtlü bir ölçekle sınıflandırılarak görselleştirilmiştir.
Ekolojik toleransBitki materyaliKentsel yeşil alan sürdürülebilirliğiEgzotik taksonlarYerli bitki türleri

Araştırmanın Bulguları

01

İncelenen 223 bitki taksonunun %64 gibi büyük bir kısmının egzotik türlerden oluştuğu, yerli türlerin ise parklardaki bitki varlığının yalnızca %36'sını temsil ettiği belirlenmiştir(EKREN et al., 2024).

02

Değerlendirilen bitki varlığının 149 taksonunun en az bir ekolojik stres faktörüne karşı duyarlı olduğu, buna karşın sadece 74 taksonun tüm kriterlerde yeterli toleransa sahip olduğu saptanmıştır(EKREN et al., 2024).

03

Prunus serrulata Lindl. Kanzan taksonu; rüzgar, sıcaklık, soğuk ve tuzluluk olmak üzere dört farklı faktörde düşük tolerans göstererek çalışmadaki en zayıf ekolojik dirence sahip tür olarak tanımlanmıştır(EKREN et al., 2024).

04

Bir bitkinin yerli tür olması her zaman yüksek tolerans anlamına gelmemekte; örneğin yerli bir tür olan Ilex aquifolium üç farklı ekolojik faktöre karşı duyarlılık göstererek riskli grupta yer almaktadır(EKREN et al., 2024).

05

Rize'nin subtropikal iklim özellikleri sayesinde normalde iç mekan bitkisi olan bazı taksonların, iklim değişikliğinin etkisiyle dış mekanlarda varlığını sürdürebildiği gözlemlenmiştir(EKREN et al., 2024).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Saha analizlerinden elde edilen veriler, kentsel peyzaj alanlarındaki bitki seçimlerinin ekolojik uyumdan ziyade estetik tercihlere dayandığını ve bu durumun 149 taksonun en az bir faktöre karşı duyarlı kalmasına yol açtığını göstermektedir. Yazarlar bu tabloyu, kentsel yeşil alanların uzun vadeli dayanıklılığı için ciddi bir risk unsuru olarak nitelendirmekte ve özellikle Rize gibi yüksek yağışlı ancak tuzluluk ve rüzgar riski taşıyan bölgelerde bitki seçiminin kritik önemini vurgulamaktadır.

Peyzaj uygulamalarında egzotik türlerin baskınlığı, bakım maliyetlerini ve kaynak tüketimini artırırken bitkilerin çevresel stres faktörlerine karşı savunmasız kalmasına neden olmaktadır. Yazara göre Prunus serrulata örneğinde görüldüğü gibi popüler türlerin bölgeye adaptasyon kapasitesinin düşük olması, tasarım hatalarının bitki sağlığı üzerindeki doğrudan olumsuz etkisini kanıtlamaktadır. Bu durum, bitki materyali seçiminde bilimsel tolerans verilerinin kullanımının bir tercih değil zorunluluk olduğunu ortaya koymaktadır.

Tartışma bölümünde literatürle kurulan ilişkiler, Türkiye'nin farklı coğrafyalarındaki benzer çalışmalarla paralellik göstermekte ve yerli türlerin bile belirli koşullarda hassas olabileceği gerçeğine odaklanmaktadır. Zencirkıran ve Kösa gibi araştırmacıların bulgularıyla karşılaştırıldığında, Rize'deki bitki varlığının subtropikal avantajlara rağmen yanlış yer seçimleri nedeniyle ekolojik potansiyelini tam yansıtamadığı görülmektedir. Bu sentez, yerel ekosisteme uygunluk kavramının sadece orijinle değil çevresel değişkenlerle ölçülmesi gerektiğini hatırlatmaktadır.

Sonuç olarak kentsel yeşil altyapının sürdürülebilirliği, iklim değişikliğinin getirdiği öngörülemez hava olaylarına karşı dirençli taksonların seçilmesine bağlıdır. Yazarlar, estetik değer ile ekolojik direncin bir arada değerlendirildiği bütüncül bir tasarım anlayışının kentsel refahı artıracağını savunmaktadır. Bu bağlamda Amygdalus orientalis ve Laurus nobilis gibi hem yerli hem de yüksek toleranslı türlerin peyzaj projelerinde stratejik olarak konumlandırılması, kentin ekolojik direncini artırmak adına önerilen en somut yaklaşımdır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar bitkilerin hava kirliliği, kuraklık, rüzgar ve tuzluluk dirençlerini sınıflandırırken Zencirkıran ve Seyidoğlu Akdeniz tarafından geliştirilen dörtlü tolerans kademelendirme metodolojisini temel almış ve Rize örneğinde bu yaklaşımı genişletmişlerdir(EKREN et al., 2024).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Rize kentsel yeşil alanlarında ekolojik risk taşıyan bitki taksonlarının varlığı tespit edilmiş olup gelecekteki peyzaj projelerinde iklim değişikliği ve yerel koşullar dikkate alınarak yüksek dirençli yerli türlerin kullanımına öncelik verilmesi gerektiği sonuçuna varılmıştır. Tasarımcıların estetik kaygıların ötesine geçerek uzun vadeli sürdürülebilirlik için sınır değerdeki bitkilerden kaçınması ve ekolojik toleransı yüksek türleri seçmesi elzemdir(EKREN et al., 2024).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, kentsel yeşil alanların sürdürülebilirliği bağlamında bitki materyali seçiminin sadece estetik değil, ekolojik bir zorunluluk olduğunu kanıtlayan ampirik bir veri seti sunmaktadır. Literatürde genellikle kuramsal düzeyde kalan bitki dirençliliği kavramını, Rize ili özelinde 223 taksonu kapsayan geniş bir envanter üzerinden somutlaştırmaktadır. Çalışma, bitkilerin hava kirliliği, kuraklık, rüzgar, sıcaklık, soğuk ve tuzluluk gibi altı temel stres faktörüne karşı toleranslarını sınıflandırarak, peyzaj mimarlığı projelerinde karar destek mekanizması işlevi görmektedir. Özellikle subtropikal iklim özelliklerine sahip bir bölgede, egzotik türlerin baskınlığını ve bu durumun yarattığı ekolojik riskleri ortaya koyarak, yerel yönetimler ve tasarımcılar için uygulamalı bir rehber niteliği taşımaktadır.

Araştırma, Türkiye'nin farklı iklim kuşaklarında gerçekleştirilen benzer çalışmalarla doğrudan etkileşim içerisindedir. Yazarlar, Bursa'da Zencirkıran ve Seyidoğlu Akdeniz (2017), Ankara'da Zencirkıran ve Sönmez (2023) ile Antalya'da Kösa (2023) tarafından yapılan çalışmaları kuramsal ve metodolojik temel olarak benimsemiştir. Bu öncül çalışmaların kullandığı dört kademeli tolerans sınıflandırmasını (Duyarlı, Az Toleranslı, Orta Derecede Toleranslı, Toleranslı) Rize örneğine uyarlayarak, literatürde bölgesel bir boşluğu doldurmaktadır. Önceki çalışmalardan farklı olarak, subtropikal iklimin sağladığı avantajla bazı iç mekan bitkilerinin dış mekanda hayatta kalma durumlarını da analizine dahil ederek, iklim değişikliğinin bitki coğrafyası üzerindeki güncel etkilerini tartışmaya açmaktadır.

Çalışmanın literatür taramalarına sağladığı en özgün katkı, yerli türlerin otomatik olarak en dayanıklı türler olduğu varsayımını ampirik verilerle sörgülamasıdır. Ilex aquifolium gibi yerli türlerin bile belirli ekolojik faktörlere karşı duyarlılık gösterebileceğini ortaya koyarak, bitki materyali seçiminde türün kökeninden ziyade spesifik ekolojik parametrelerin önceliklendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Ayrıca, iklim değişikliğinin bir sonuçu olarak sınır değerlerdeki bitkilerin kullanımının uzun vadeli risklerini tartışarak, gelecek projeksiyonları için dinamik bir bakış açısı sunmaktadır. Rize özelinde sunulan kapsamlı değerlendirme tablosu, benzer ekolojik özelliklere sahip diğer Karadeniz kentleri için karşılaştırmalı analiz imkânı sağlamakta ve yeşil altyapı çalışmalarında bilimsel veri temelli yaklaşımı teşvik etmektedir.

Kaynakça

  1. Zencirkıran, M., & Seyidoğlu Akdeniz, N. (2017). Evaluation of woody plant taxons in the Bursa urban parks in terms of ecological tolerance criteria. Bartın Faculty of Forestry, 19(2), 11-19.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · Giriş ve Problem Durumu

Hızlı kentleşme ve iklim değişikliği kentsel yeşil alanların sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir.

Makalenin girişinde sunulan iklim değişikliği ve kentleşme baskısının yeşil alanlar üzerindeki olumsuz etkilerine dair veriler, tezin problem cümlesini güçlendirmek için kullanılır(EKREN et al., 2024).

Kentsel Peyzajda Estetik Tercihler ile Ekolojik Tolerans Arasındaki Çatışmanın Kullanıcı Algısı Üzerinden Analizi

Araştırma sorusu
Peyzaj mimarlarının estetik öncelikleri ile bitkilerin gerçek ekolojik tolerans seviyeleri arasındaki uyumsuzluk proje başarısını nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Karma yöntem araştırması. Rize'deki 11 parkın tasarımcılarıyla derinlemesine mülakatlar yapılırken, park kullanıcılarına görsel beğeni ve bitki sağlığı algısına yönelik anket uygulanacaktır. Örneklem büyüklüğü güç analiziyle belirlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların tartışma bölümünde belirttiği 'tasarımcıların estetik kaliteyi ekolojik özelliklerin önüne koyması' ve 'popüler türlerin riskli adaptasyonu' iddialarından türetilmiştir(EKREN et al., 2024).

02

Tez veya makalede kullanım · Literatür Taraması

Türkiye'deki kentsel yeşil alanlarda egzotik bitki türleri yerli türlere göre baskın durumdadır.

Rize örneğinde tespit edilen %64 egzotik tür kullanım oranı, Türkiye genelindeki peyzaj tasarım eğilimlerini belgelemek amacıyla kaynak gösterilir(EKREN et al., 2024).

İstilacı Karakter Gösteren Egzotik Türlerin Yerli Floraya Etkisi: Buddleja davidii Örneği

Araştırma sorusu
Ekolojik toleransı tam olan egzotik türlerin istilacı potansiyeli kentsel biyolojik çeşitlilik için bir tehdit oluşturmakta mıdır?
Yöntem taslağı
Gözlemsel ve boylamsal saha çalışması. Buddleja davidii'nin bulunduğu alanlarda türün yayılım hızı ve çevreleyen yerli türlerin kompozisyonu 3 yıl boyunca izlenecektir. Veriler bitki çeşitlilik indeksleri (Shannon-Wiener) ile analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin sonuç kısmında Buddleja davidii'nin tüm tolerans kriterlerini karşılamasına rağmen istilacı özellikleri nedeniyle dikkatli kullanılması gerektiği uyarısından türetilmiştir(EKREN et al., 2024).

03

Tez veya makalede kullanım · Tartışma

Yerli bitki türü seçimi, her zaman en yüksek ekolojik toleransı garanti etmemektedir.

Ilex aquifolium gibi yerli türlerin belirli stres faktörlerine duyarlılığı, bitki seçiminde köken yerine fonksiyonel toleransın önemini savunmak için kullanılır(EKREN et al., 2024).

Mikroklimatik Değişimlerin İç Mekan Süs Bitkilerinin Dış Mekan Adaptasyonuna Etkisi

Araştırma sorusu
Rize örneğinde gözlemlenen iç mekan bitkilerinin dış mekanda hayatta kalma başarısı, kentsel ısı adası etkisiyle nasıl ilişkilidir?
Yöntem taslağı
Deneysel saha çalışması. Schefflera arboricola ve Araucaria angustifolia gibi türlerin farklı mikroklimatik özelliklere sahip (açık alan vs. yapı gölgesi) park bölgelerindeki büyüme parametreleri ölçülecektir. Örneklem doygunluk sağlanana kadar artırılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Tablo 2 notlarında belirtilen 'iç mekan bitkisi olmalarına rağmen iklim değişikliği etkisiyle dış mekanda varlıklarını sürdürebilen taksonlar' gözleminden türetilmiştir(EKREN et al., 2024).