Akademik arama

Arama sonuçları

Rize” için 9 doğrulanmış makale incelemesi bulundu.

Tarım Bilimleri · Tarım ve Gıda Bilimleri

MetaPhlAn 4 Kullanılarak Karakterize Edilmemiş Türler İle Metagenomik Taksonomik Profillemenin Genişletilmesi ve Geliştirilmesi

Shotgun metagenomik dizileme yöntemleri, karmaşık mikrobiyal toplulukların taksonomik bileşimini ve fonksiyonel potansiyelini incelemek için temel bir araç haline gelmiştir. Referansa dayalı hesaplamalı yaklaşımlar, bilinen dizilerle haritalama yaparak yüksek hassasiyetle taksonomik profilleme sunsa da yalnızca veritabanlarında mevcut izolatlardan türetilmiş tanımlı türleri saptayabilmektedir. Diğer taraftan, de novo metagenomik birleştirme yöntemleri henüz kültürlenmemiş yeni organizmaları ortaya çıkarabilmekte, ancak düşük kapsama oranı ve karmaşık topluluk yapıları nedeniyle sınırlı bir hassasiyete sahip olmaktadır. Bu durum, mikrobiyom verilerinin anlamlandırılmasında büyük bir veri kaybına yol açmaktadır.

metagenomiktaksonomik profillemeMetaPhlAn 4tür düzeyinde genom kutularıkültürlenmemiş türler

Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

Bitkilerin Ekolojik Tolerans Kriterlerine Göre Değerlendirilmesi: Rize Kentsel Açık Yeşil Alanlar Örneği, Türkiye

Hızlı kentleşme, iklim değişikliği ve bunların tetiklediği çevre kirliliği ile kuraklık gibi ekolojik baskılar, kentsel yeşil alanların sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tehdit etmektedir. Bu tehditlere karşı koyabilmek ve kentsel ekosistem hizmetlerini koruyabilmek amacıyla, peyzaj düzenlemelerinde kullanılan bitki materyalinin yerel ekolojik koşullara ve stres faktörlerine karşı gösterdiği direncin bilimsel olarak analiz edilmesi gerekmektedir. Ancak tasarım aşamalarında ekolojik kriterler yerine estetik kaygılar ön plana çıkarılmaktadır. Bu makale, kentsel açık yeşil alanlardaki bitki varlığının hava kirliliği, kuraklık, rüzgar, sıcaklık, soğuk ve tuzluluk gibi parametreler çerçevesinde ne ölçüde ekolojik toleransa sahip olduğunu ampirik bir vaka üzerinden sörgülamaktadır.

Ekolojik toleransbitki materyaliRize

Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu

Gine-Bissau: Askerileştirilmiş Demokrasinin 30 Yılı (1991–2021)

Afrika kütlesinde bağımsızlık sonrası kurulan siyasal rejimlerin demokratikleşme süreçleri, askeri vesayet, darbeler ve kurumsal istikrarsızlık tartışmalarının merkezinde yer almaktadır. Gine-Bissau örneğinde, 1991 yılında çok partili hayata geçişle başlayan demokratikleşme deneyimi, siyasal iktidarın sivilleşmesini sağlayamamış ve silahlı kuvvetlerin de facto iktidar konumunu sürdürdüğü hibrit bir yapı ortaya çıkarmıştır. Siyaset bilimi literatürü, çok partili seçimlerin düzenlenmesine rağmen otoriter uygulamaların ve askeri müdahalelerin varlığını koruduğu bu durumu anlamak için içsel sosyo-politik dinamikler ile dışsal aktörlerin rollerini eş zamanlı incelemeyi gerektirmektedir.

Gine-Bissaudemokratikleşmedarbesilahlı kuvvetlerşiddet

Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

ATLAS Dedektörü ile 13 TeV Enerjide Yüksek Kütleli Tau Çifti Üretim Tesir Kesitinin Ölçülmesi ve Yeni Parçacıklar ile Etkileşimler Üzerindeki Sınırlandırmalar

Yüksek enerjili parçacık fiziği literatüründe, tau-lepton çiftlerinin yüksek kütleli üretim süreçleri, Standart Model öngörülerinin ötesindeki fiziksel fenomenleri araştırmak için kritik bir alan teşkil etmektedir. Özellikle B-mezonu bozunumlarında gözlemlenen ve Standart Model ile tam olarak örtüşmeyen anomaliler, üçüncü nesil fermiyonlara ayrıcalıklı şekilde bağlanan yeni parçacıkların varlığına dair güçlü teorik motivasyonlar sağlamaktadır. Bu çalışma, ATLAS deneyi verilerini kullanarak bu bölgedeki üretim tesir kesitini ilk kez diferansiyel olarak ölçmeyi ve leptokuarklar ile Z' bozonları gibi egzotik parçacıklar üzerindeki deneysel sınırları daraltmayı amaçlayan tartışmaya odaklanmaktadır.

Standart Model ÖtesiHadron-Hadron SaçılmasıATLAS dedektörüTau-leptonuTesir kesiti ölçümü

Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

TRAPPIST-1 b Ötegezegeninin 12.8 ve 15 Mikrometre JWST/MIRI İkincil Tutulma Gözlemlerinin Birleşik Analizi

Ilıman karasal ötegezegenlerin atmosferik yapılarının ve yüzey özelliklerinin karakterize edilmesi, astrofizik literatürünün en öncelikli araştırma alanlarından birini oluşturmaktadır. Aşırı soğuk M-cüce yıldızların etrafında dolanan kayalık gezegenler, elverişli yarıçap oranları sayesinde James Webb Uzay Teleskobu ile termal emisyon ölçümlerine imkân tanımaktadır. TRAPPIST-1 b gezegeninin atmosfer barındırıp barındırmadığı veya çıplak kayaç yapısına sahip olup olmadığı sorusu, cüce yıldızların etrafındaki karasal dünyaların evrimini anlamak açısından kritik bir tartışma odak noktasıdır.

TRAPPIST-1 bJWST/MIRIötegezegenlertermal emisyonikincil tutulma

Doğa Bilimleri · Fizik, Kimya ve Yaşam Bilimleri

Cüce Galaksilerde Ara Kütleli Karadelikler: Epizodik, Büyük Ölçekli ve Güçlü Jet Aktivitesinin Bulunması

Cüce galaksiler, düşük kütleleri ve düşük parlaklıkları ile karakterize edilen yıldız sistemleridir; ancak bünyelerinde barındırdıkları dev karadeliklerin birikim ve püskürtme faaliyetleri nedeniyle düşük parlaklığa sahip aktif galaktik çekirdekler (AGN) barındırabilirler. Ara kütleli karadeliklerin (IMBH) tespiti, galaksi ile dev karadeliklerin ortak evrimini anlamak, doluluk oranlarını kısıtlamak ve ilgili teorik modelleri test etmek için büyük önem taşımaktadır. Ancak bu cisimlerin zayıf radyo emisyonları yayması ve düşük tespit oranları, cüce galaksi jet sistemleri hakkındaki bilgimizi sınırlamaktadır. Bu çalışmada, SDSS J090613.77+561015.2 adlı cüce galaksi çekirdeğinde yer alan bir ara kütleli karadeliğin jet mekanizmaları ve radyo morfolojisi derinlemesine incelenmektedir.

aktif galaksilercüce galaksilerradyo sürekliliğiara kütleli karadelikler

Mühendislik ve Teknoloji · Bilgisayar ve Elektrik Mühendisliği

InterPro Veritabanının 2022 Yılı Güncellemeleri, Pfam Entegrasyonu ve Yapay Zeka Tabanlı Yapısal Tahminlerin Biyoinformatik Platformuna Dahil Edilmesi

Genomik dizileme teknolojilerindeki hızlı gelişmeler ve maliyet düşüşleri, dizileme verilerinin benzeri görülmemiş bir ölçekte artmasına yol açmıştır. Ancak bu yüz milyonlarca ham protein dizisinin işlevsel ve yapısal olarak anlamlandırılması, hesaplama sürelerinin katlanarak büyümesi nedeniyle biyoinformatikte ciddi bir darboğaz oluşturmaktadır. Bu zorluğu aşmak için geliştirilen dizi imza veritabanları ve örüntü tanıma modelleri, deneysel olarak karakterize edilmiş proteinlerden elde edilen bilgileri henüz işlevi bilinmeyen dizilere aktarmayı amaçlar. Farklı veritabanlarının sunduğu tamamlayıcı bilgilerin tek bir çatı altında birleştirilmesi, proteom ölçeğinde işlevsel açıklama doğruluğunu artırmak ve biyomedikal araştırmacılara merkezi bir erişim noktası sunmak açısından kritik bir önem taşımaktadır.

Protein aileleriProtein alanlarıKorunan bölgelerInterProPfam

Sosyal Bilimler · Toplum, Siyaset ve Kamu

Brezilya Siyasi Partilerinin Yeni Bir İdeolojik Sınıflandırması: Uzman Görüşlerine Dayalı Bir Analiz

Brezilya siyasi sistemi, tarihsel olarak zayıf programatik yapılar, yüksek parçalanmışlık ve kişiselleşmiş seçim kampanyaları ile karakterize edilmektedir. Literatürde partilerin ideolojik konumları genellikle ikincil bir mesele olarak görülmüş; bunun yerine seçim davranışları ve yasama faaliyetleri ön plana çıkarılmıştır. Ancak, demokrasilerin evrimi ve siyasi aktörlerin yer değiştirmesi, partilerin ideolojik spektrumdaki konumlarının periyodik olarak güncellenmesini zorunlu kılmaktadır. Bu çalışma, Brezilya siyaset bilimcilerinin algıları üzerinden partilerin sol-sağ eksenindeki güncel yerleşimlerini ve temel motivasyonlarını sörgülayarak literatürdeki boşluğu doldurmayı amaçlar.

siyasi partilersiyasi ideolojianketparti modelleriseçimler

Sağlık Bilimleri · Klinik ve Halk Sağlığı

ELF5, Luminal Meme Kanserinde Östrojen Duyarlılığını Baskılar ve Antiestrojen Direncinin Kazanılmasının Temelini Oluşturur

Meme kanserinin moleküler alt tipleri, her hastanın prognozu ve tedavi seçenekleri için kritik öneme sahip olan gen ekspresyonu örüntüleri ile ayırt edilir. Bu alt tipleri belirleyen moleküler mekanizmaların derinlemesine anlaşılması, yeni öngörücü ve prognostik belirteçlerin geliştirilmesi, yenilikçi tedavilerin oluşturulması ve mevcut tedavilere karşı gelişen direncin üstesinden gelinmesi açısından hayati bir araştırma alanıdır. Östrojen reseptörü (ER)-pozitif lüminal alt tipler, ER ve FOXA1 transkripsiyonel faktörlerinin birleşik etkisiyle yönlendirilen gen ekspresyonu örüntüleriyle karakterize edilir. Bu bağlamda, E-twenty-six (ETS) transkripsiyon faktörü ELF5'in, özellikle gebelik ve laktasyon sırasında meme gelişiminde önemli bir rol oynadığı ve ER ile karşılıklı dışlayıcı bir şekilde ifade edildiği bilinmektedir. Bu çalışma, ELF5'in meme kanseri alt tipinin belirlenmesindeki ve östrojen duyarlılığının baskılanmasındaki rolünü, dolayısıyla antiestrojen direncine katkısını inceleyerek bu alandaki bilgi boşluğunu doldurmayı hedeflemektedir.

ELF5östrojen reseptörüERFOXA1antiestrojen direnci