İçeriğe geç

Nicel araştırma · 2025

Müzakereden Aklamaya: 2020 ABD Başkanlık Seçiminde Twitter Algoritmaları Kutuplaşmış Toplulukları ve Demokrasiyi Nasıl Zayıflattı?

From deliberation to acclamation: how did Twitter’s algorithms foster polarized communities and undermine democracy in the 2020 US presidential election

Okur sorusu

2020 ABD seçimlerinde sosyal medyanın demokrasiye etkisi nedir?

Yazarlar, sanal dünyanın algoritmik aklama pratikleri ile gerçek dünyanın rasyonel kurumsal müzakere pratiklerinin yıkıcı bir şekilde çatıştığını ve bu durumun karma gerçeklik içinde yaşayan modern demokrasileri derin bir epistemik krize soktuğunu belirtmektedir. Bu durum, yalnızca seçim sonuçlarının gayrimeşrulaştırılmasına değil, aynı zamanda demokratik öznenin kendi varoluşsal zeminini kaybetmesine yol açmaktadır.

Öne çıkanlar

  • Twitter/X üzerindeki seçim tartışmaları çoğulcu bir kamusal alan yaratmak yerine, @realDonaldTrump (%49) ve @JoeBiden (%39) adlı iki devasa yankı odasında yoğunlaşarak toplam etkileşim ağının %88'ini domine etmiştir.
  • Donald Trump taraftarlarının oluşturduğu topluluk, kendi içine aşırı derecede kapalı (endogamik) bir yapı sergilemekte olup, grup içi etkileşim ve mention oranı %70 seviyesindeyken dış dünyaya yönelim oldukça sınırlıdır.
  • Ağ analizi sonuçlarına göre Donald Trump topluluğu, Joe Biden topluluğuna kıyasla daha yoğun, sıkı bağlı (253. 294 kenar ve 25.
Yayın türü
Nicel araştırma
Yazarlar
Gustavo Morales ve 2 yazar
Dergi / alan
Sosyal Bilimler
Yıl
2025
Örneklem
Twitter Stream API (Spritzer varyantı) aracılığıyla toplanan, 475.629 benzersiz Twitter/X kullanıcısı tarafından üretilen 150.569 özgün tweet ve 727.085 retweetten oluşan veri…
Veri kaynakları
Veriler, 3-23 Kasım 2020 tarihleri arasında Twitter Stream API'nin 'Spritzer' aracı kullanılarak, 2020 ABD Başkanlık Seçimleri ile ilişkili belirlenmiş anahtar kelimeler üzerinden…
Analiz yöntemi
Toplanan veriler üzerinde Python kütüphaneleri (Pandas, NumPy, NetworkX) ve Gephi yazılımı (ForceAtlas-2 algoritması) ile ağ/topoloji analizi; Twitter-roBERTa-base modeliyle duygu…

İnceleme özeti

Bilgi ve iletişim teknolojilerinin çağdaş toplumlar ve özellikle demokratik sistemler üzerindeki etkileri, akademide uzun süredir hem ütopik hem de distopik perspektiflerin çatıştığı belirsiz bir alan olarak varlığını sürdürmektedir. Bu belirsizlik ortamında, geleneksel siyaset bilimi yaklaşımları teknolojiyi bireylerin davranışlarını dışarıdan etkileyen nötr bir araç olarak ele alma eğilimindedir. Oysa çağdaş siyasal yaşam, ne yalnızca fiziksel gerçeklikte ne de tamamen sanal bir alemde gerçekleşmekte; fiziksel ve dijital nesnelerin iç içe geçtiği karma bir gerçeklik zemininde vücut bulmaktadır. Bu çalışma, teknolojinin sadece bir araç olmadığını, aksine bireylerin dijital ağlardaki eylemleri aracılığıyla kendi varoluşlarını ürettikleri ontolojik bir düzlemi temsil ettiğini ortaya koymaktadır.

Araştırmanın temel amacını hayata geçirmek üzere, 2020 ABD başkanlık seçimi dönemi özel bir vaka olarak seçilmiş ve bu süreçte Twitter platformunda üretilen devasa veri setleri bilişim bilimi yöntemleriyle analiz edilmiştir. Yöntemsel tasarımda, Twitter Stream API aracılığıyla Kasım 2020 tarihlerinde toplanan 150 binin üzerinde orijinal tweet ve 727 bin retweet verisi, Pandas, NumPy ve NetworkX kütüphaneleri kullanılarak işlenmiştir. Ağ topluluklarının haritalandırılması için Gephi yazılımı ve ForceAtlas-2 algoritmasından yararlanılmış, duygu analizi için Twitter-roBERTa-base modeli koşturulmuştur. Ayrıca seçim hilesi iddialarını incelemek amacıyla büyük dil modelleri ve çok ajanlı duruş tespiti yaklaşımını içeren yenilikçi bir hesaplamalı yöntem geliştirilmiştir.

Elde edilen ampirik bulgular, platformun tavsiye algoritmaları ve otomatik makine öğrenmesi süreçlerinin, geleneksel çoğulcu müzakere ortamını parçalayarak homojen ve insülar topluluklar yarattığını göstermektedir. Toplam 1.616 farklı topluluk arasında @realDonaldTrump ve @JoeBiden etrafında şekillenen iki büyük küme, tüm düğümlerin yüzde seksen sekizini domine etmiştir. Trump topluluğu, daha yüksek merkezilik değerleri, ağ içi yoğun etkileşimleri ve yüksek endogami oranıyla Biden topluluğuna kıyasla belirgin biçimde daha radikalleşmiş ve kapalı bir yapı sergilemiştir. Ağlar arası köprü düğümlerin yok denecek kadar az olması, gruplar arası olumsuz duygulanımı ve kutuplaşmayı tırmandırmıştır.

Çalışmanın sonuç ve tartışma bölümü, bu dijital yapılaşmanın demokratik müzakere kültürünü zayıflatarak yerine acklama yani onaylama pratiklerini ikame ettiğini vurgulamaktadır. Gerçek dünyada kurumlar ve deliller üzerinden yürütülen müzakereci doğruluk arayışı, sanal ağlarda oylama ve etkileşim yoğunluğuyla desteklenen alternatif bir gerçeğe dönüşmüştür. Bu durum, seçim hilesi gibi temelsiz komplo teorilerinin kitleler nezdinde mutlak birer hakikat gibi benimsenmesine zemin hazırlamış ve Kongre baskını gibi olaylarla sonuçlanan toplumsal çatışmaları tetiklemiştir. Araştırma, dijital platform mimarilerinin küresel demokrasiler üzerindeki yapısal tehditlerini kavramak ve içerik düzenlemeleri ile dijital okuryazarlık politikalarını formüle etmek adına somut bir analitik zemin sunmaktadır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, Frankfurt Okulu'nun eleştirel teorisi, Habermas'ın iletişimsel eylem ve müzakereci demokrasi kuramı ile Heidegger'in varlık felsefesini harmanlayan disiplinler arası bir kuramsal çerçeve üzerine kurulmuştur. Araştırma, bireylerin dijital platformlardaki pratiklerini Heidegger'in çekiç metaforu ve gerçeklik-süreklilik kavramıyla ele alarak, teknolojinin dışsal bir araç olmadığını, aksine öznelerin dijital dünyada var olma biçimlerini kökten şekillendiren bir ontolojik zemin oluşturduğunu savunmaktadır.

Makalenin ele aldığı literatür

Araştırma, bilgi ve iletişim teknolojilerinin siyasal katılımı güçlendirdiğini öne süren iyimser yaklaşımlar ile yankı odaları, dezenformasyon ve kutuplaşmayı tetiklediğini savunan eleştirel çalışmalar arasındaki bölünmüş literatürü ele almaktadır. Bu bağlamda Milgram ve meslektaşlarının gerçeklik-süreklilik kavramı, Zuboff'un gözetim kapitalizmi eleştirisi, Sunstein ile Pariser'in filtre baloncukları analizleri ve Elster'in karar alma pratikleri literatürü çalışmanın merkezinde yer almaktadır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu araştırmanın temel amacı, 2020 ABD başkanlık seçimi sürecinde Twitter platformundaki algoritma tabanlı pratiklerin ve topluluk yapılaşmalarının Amerikan demokrasisini erozyona uğratma mekanizmalarını ampirik ve kuramsal olarak açıklamaktır (Morales et al., 2025).

Yöntem ve yaklaşım

Çalışma, bilgisayar bilimleri metriklerini eleştirel teori çerçevesiyle birleştirerek karma gerçeklik bağlamında sosyal medya algoritmalarının ve kullanıcı pratiklerinin demokratik müzakere üzerindeki etkilerini inceleyen ampirik ve disiplinler arası bir yaklaşıma sahiptir (Morales et al., 2025).

Evren veya inceleme alanı
2020 ABD Başkanlık Seçimleri döneminde (3 - 23 Kasım 2020 tarihleri arasında) Twitter/X platformunda seçimle ilgili belirli anahtar kelimeleri içeren ve etkileşime giren tüm tweetler ile kullanıcılar çalışmanın evrenini oluşturmaktadır.
Örneklem veya araştırma materyali
Twitter Stream API (Spritzer varyantı) aracılığıyla toplanan, 475.629 benzersiz Twitter/X kullanıcısı tarafından üretilen 150.569 özgün tweet ve 727.085 retweetten oluşan veri setidir. Ayrıca hile anlatısı analizi için 35.076 kullanıcı ve bunlardan türetilen 15.488 tweetlik bir alt örneklem kullanılmıştır.
Veri toplama süreci
Veriler, 3-23 Kasım 2020 tarihleri arasında Twitter Stream API'nin 'Spritzer' aracı kullanılarak, 2020 ABD Başkanlık Seçimleri ile ilişkili belirlenmiş anahtar kelimeler üzerinden gerçek zamanlı olarak çekilmiştir.
Veri analiz yöntemi
Toplanan veriler üzerinde Python kütüphaneleri (Pandas, NumPy, NetworkX) ve Gephi yazılımı (ForceAtlas-2 algoritması) ile ağ/topoloji analizi; Twitter-roBERTa-base modeliyle duygu analizi; hile iddialarının tespiti için ise büyük dil modellerine (GPT-4 ve GPT-3.5) dayalı çok etmenli bir duruş algılama (stance detection) yöntemi uygulanmıştır.
Karma GerçeklikMüzakereAklamaAlgoritmik KutuplaşmaYankı OdalarıAğ MerkeziliğiDuruş AlgılamaSanal Pratikler

Bulgular

  1. Twitter/X üzerindeki seçim tartışmaları çoğulcu bir kamusal alan yaratmak yerine, @realDonaldTrump (%49) ve @JoeBiden (%39) adlı iki devasa yankı odasında yoğunlaşarak toplam etkileşim ağının %88'ini domine etmiştir (Morales et al., 2025).

  2. Donald Trump taraftarlarının oluşturduğu topluluk, kendi içine aşırı derecede kapalı (endogamik) bir yapı sergilemekte olup, grup içi etkileşim ve mention oranı %70 seviyesindeyken dış dünyaya yönelim oldukça sınırlıdır (Morales et al., 2025).

  3. Ağ analizi sonuçlarına göre Donald Trump topluluğu, Joe Biden topluluğuna kıyasla daha yoğun, sıkı bağlı (253 294 kenar ve 25. 88 ortalama derece) ve lider merkezli (0. 65 weighted centrality) bir yapıya sahiptir. (Morales et al., 2025).

  4. Ağ merkeziliği yüksek olan influencer hesaplar, takipçi kazanma ve etkileşimi artırma motivasyonuyla daha radikal söylemlere yönelmiş ve Trump topluluğundaki yüksek merkezilik seviyelerinde hile iddialarına verilen destek %60'ın üzerine çıkmıştır (Morales et al., 2025).

Tartışma ve sonuç

Twitter'ın tavsiye algoritması ve ağ yapısı üzerinde yapılan analizler, kullanıcıların çok sesli bir kamusal tartışma yürütmek yerine, @realDonaldTrump ve @JoeBiden gibi aşırı derecede homojen ve kendi içine kapalı iki ana kümede kutuplaştığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu ampirik bulgu, dijital platformların demokratik katılımı ve çoğulculuğu artıracağı yönündeki iyimser beklentilerin aksine, algoritmik süreçlerin kamusal alanı nasıl daralttığını göstermektedir.

Yazarlar, bu kutuplaşma ve radikalleşme eğilimini sosyal ağların ticari mantığıyla açıklamaktadır. Reklam gelirlerini ve kullanıcı etkileşimini artırmayı hedefleyen algoritmalar, rasyonel tartışmaları dışlayarak duygusal ve reaksiyöner paylaşımları ön plana çıkarmakta, böylece kullanıcıları bilinçli vatandaşlar olmaktan çıkarıp manipüle edilmeye açık tüketici gruplarına dönüştürmektedir.

Elde edilen sonuçlar literatürdeki yankı odaları ve algoritmik filtre balonları tartışmalarıyla doğrudan ilişkilidir. Özellikle Sunstein ve Pariser gibi kuramcıların iddia ettiği kamusal alanın parçalanması tezi, 2020 ABD seçimlerindeki somut verilerle ve yüksek içsel menşeli mention oranlarıyla desteklenmiş, müzakereli demokrasinin yerini alan aklama pratiklerinin kuramsal çerçevesi ampirik olarak kanıtlanmıştır.

Sonuç olarak, karma gerçeklik bağlamında yürütülen bu araştırma, sanal dünyadaki algoritmik etkileşim biçimlerinin gerçek dünyadaki fiziksel eylemleri ve demokratik kurumları doğrudan sarsabildiğini göstermektedir. Bu durum, gelecekteki demokratik süreçlerin güvenliği için sosyal medya platformlarının içerik denetimi ve algoritma şeffaflığı konularında acilen düzenlenmesi gerektiğine işaret etmektedir.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Yazarlar, Weismueller ve arkadaşlarının duygusal yükü yüksek içeriklerin rasyonel argümanlara kıyasla sosyal medyada daha fazla paylaşıldığı yönündeki tespitini doğrulamaktadır. Çalışmada, müzakeresiz bir aklama pratiğinin duygusal bağları güçlendirerek komplo teorilerinin alternatif bir gerçeklik olarak benimsenmesini kolaylaştırdığı gösterilmiştir (Morales et al., 2025).

Çalışma, Zuboff'un gözetim kapitalizmi kuramı çerçevesindeki 'insanların davranışsal verilere indirgenerek nesneleştirilmesi' tezi ile paralellik kurmaktadır. Yazarlar, Twitter algoritmalarının kullanıcıları özgür özneler olmaktan çıkarıp, tahmin edilebilir nesnelere dönüştürerek demokratik iradeyi manipüle ettiğini savunmaktadır (Morales et al., 2025).

Yazarların ulaştığı sonuç

Yazarlar, sanal dünyanın algoritmik aklama pratikleri ile gerçek dünyanın rasyonel kurumsal müzakere pratiklerinin yıkıcı bir şekilde çatıştığını ve bu durumun karma gerçeklik içinde yaşayan modern demokrasileri derin bir epistemik krize soktuğunu belirtmektedir. Bu durum, yalnızca seçim sonuçlarının gayrimeşrulaştırılmasına değil, aynı zamanda demokratik öznenin kendi varoluşsal zeminini kaybetmesine yol açmaktadır (Morales et al., 2025).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, sosyal bilimler yazınında teknoloji ve demokrasi arasındaki ilişkiyi ele alan geleneksel araçsalcı yaklaşımları, ontolojik bir perspektif kaymasıyla yeniden tanımlamaktadır. Literatürde genellikle dışsal birer araç olarak görülen bilgi ve iletişim teknolojilerini, bireyin varoluşsal dünyada-olma halinin ayrılmaz bir parçası olan özne-nesne dolanıklığı olarak konumlandırır. Bu bağlamda, teknolojinin sadece bir davranış değişikliği yaratmadığını, bizzat demokratik öznenin varlık biçimini müzakereci olmaktan çıkarıp aklamacı bir yapıya bürüdüğünü temellendirerek siyaset teorisine kuramsal bir derinlik kazandırmaktadır.

Çalışma, köklerini Habermas’ın iletişimsel eylem kuramı ve Heidegger’in teknik araçlara dair ontolojik analizlerinden alarak modern dijital tartışmalara eklemlenmektedir. Sunstein ve Pariser tarafından ortaya atılan yankı odaları ve filtre balonları kavramlarını, 2020 ABD seçimlerine ait devasa bir veri setiyle ampirik olarak test eder ve doğrular. Elster'in müzakereli demokrasi için tanımladığı karar alma mekanizmalarını, Milgram'ın karma gerçeklik kavramıyla birleştirerek, dijital mecraların bu mekanizmaları nasıl felce uğrattığını gösterir. Böylece klasik siyaset felsefesini, en güncel bilgisayar bilimi metotlarıyla sentezleyerek önceki çalışmalara metodolojik bir boyut eklemektedir.

Araştırma, literatürdeki sosyal medyanın demokratik etkilerine dair ikili tartışmaya, müzakere hakikati ve aklama hakikati ayrımıyla özgün bir katkı sunar. Sadece kutuplaşmanın varlığını değil, bu kutuplaşmanın algoritmik ağ merkeziliği ile nasıl doğrudan ilişkili olduğunu nicel verilerle kanıtlayarak literatürdeki teorik boşluğu doldurur. Özellikle, ağ merkeziliği yüksek olan aktörlerin etkileşim motivasyonuyla nasıl radikalleştiğini gösteren bulguları, dijital siyasal iletişim literatürü için kritik bir referans noktasıdır. Ayrıca, LLM tabanlı duruş tespiti yöntemiyle metodolojik bir yenilik getirerek sosyal bilimlerde büyük veri analizi için yeni bir standart önermektedir.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal ÇerçeveDijitalleşen dünyada siyasal eylemler, fiziksel ve sanal gerçekliğin iç içe geçtiği bir süreklilikte gerçekleşmektedir.

Makaledeki 'karma gerçeklik' (mixed reality) kavramı, siyasal öznenin dijital dünyadaki varoluş biçimini açıklamak üzere Heideggerci bir perspektifle kullanılabilir (Morales et al., 2025).

Küresel Güney Seçimlerinde Algoritmik Aklama Pratiklerinin Karşılaştırmalı Analizi

Araştırma sorusu
Farklı demokratik olgunluk seviyelerine sahip ülkelerde Twitter/X algoritmaları 'aklama hakikati' inşasını nasıl etkilemektedir?
Yöntem taslağı
Seçilen üç farklı ülkeden seçim dönemi Twitter verileri Stream API ile toplanacak, Gephi ile ağ analizi ve RoBERTa ile duygu analizi yapılarak, her bir ülkedeki toplulukların endogami oranları ve merkezilik yapıları karşılaştırmalı olarak incelenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin sonuç bölümünde, algoritma güdümlü sosyal medyanın yalnızca ABD'yi değil dünya genelindeki seçim süreçlerini şekillendirdiği yönündeki tespiti ve yöntemsel olarak sunduğu ağ analizi yaklaşımı bu araştırmanın temelini oluşturur (Morales et al., 2025).

Tez veya makalede kullanım · Literatür TaramasıSosyal medya algoritmaları, kullanıcıları çoğulcu tartışmalardan uzaklaştırarak yüksek derecede endogamik yankı odalarına hapsetmektedir.

Trump topluluğunun %70 oranındaki içsel etkileşim verisi, algoritmik kutuplaşmanın ampirik bir kanıtı olarak sunulabilir (Morales et al., 2025).

Sosyal Bilimlerde Büyük Dil Modeli (LLM) Temelli Duruş Tespit Yöntemlerinin Doğruluk Analizi

Araştırma sorusu
Siyasal içerikli metinlerde LLM tabanlı duruş tespiti yöntemleri, geleneksel makine öğrenmesi modellerine göre ne oranda daha yüksek bağlamsal hassasiyet sunmaktadır?
Yöntem taslağı
2020 ABD seçim veri setinden alınan bir örneklem üzerinde manuel kodlama, geleneksel makine öğrenmesi ve makalede önerilen çok etmenli LLM (GPT-4) duruş tespit yöntemi uygulanacak; F1 skorları ve hata matrisleri üzerinden performans analizi yapılacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin metodoloji kısmında önerilen LLM tabanlı duruş tespiti ve optimal prompt stratejisi, sosyal bilimlerde büyük veri sınıflandırması için yeni bir standart iddia etmektedir ve bu iddianın farklı veri setlerinde sınanması literatür için kıymetlidir (Morales et al., 2025).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaDijital platformlarda yüksek ağ merkeziliğine sahip olmak, radikal ve hile odaklı anlatıların yayılmasını teşvik etmektedir.

Makalenin Trump topluluğunda yüksek merkeziliğe sahip hesapların %60'tan fazla oranda hile anlatılarını desteklediğine dair bulgusu, dijital elitlerin radikalleşme üzerindeki etkisini tartışırken kullanılabilir (Morales et al., 2025).

Dijital Okuryazarlık Müdahalelerinin Algoritmik Kutuplaşma Üzerindeki Hafifletici Etkisi

Araştırma sorusu
Kullanıcılara algoritmik filtreleme mekanizmaları hakkında verilen eğitimler, karşıt görüşlerle etkileşime girme ve rasyonel müzakere eğilimini artırır mı?
Yöntem taslağı
Kontrol ve deney gruplarına ayrılmış kullanıcı kitlesine (N=400) eğitim öncesi ve sonrası farklı siyasi içerikler sunulacak, gözlemlenen retweet ve mention davranışları makaledeki aklama pratiği çerçevesinde analiz edilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların sonuç kısmında belirttiği, vatandaşların manipülasyona direnmesi için öncelik verilmesi gereken dijital okuryazarlık ve eğitim inisiyatifleri çağrısından türetilmiştir (Morales et al., 2025).

Kaynakça

  1. Weismueller, J., Harrigan, P., Coussement, K., and Tessitore, T. (2022). What makes people share political content on social media? The role of emotion, authority and ideology. Computers in Human Behavior, 129, 107150. https://doi.org/10.1016/j.chb.2021.107150
  2. Zuboff, S. (2018). The age of surveillance capitalism: the fight for a human future at the new frontier of power. London: Profile Books.

Bu konudaki diğer çalışmalar

İşletme, Ekonomi ve İletişimNitel araştırma · 2019

Sosyal medya toplumsal hareketlerde nasıl bir rol oynuyor?

15 Temmuz darbe girişimi gecesinde Twitter kullanımında olağanüstü bir artış yaşanmış, günlük ortalama 5,6 milyon olan tweet sayısı 15 Temmuz'da 6,8 milyona, 16 Temmuz'da ise yaklaşık %223 artarak 18,6 milyona ulaşmıştır. Bu artış dijital platformların anlık kriz iletişimindeki kitlesel rolünü ortaya koymaktadır.

Semra Demirdiş · Sosyal Bilimler