İçeriğe geç

Nitel araştırma · 2019

Toplumsal Hareketlerde Facebook ve Twitter'ın Rolü: Türkiye'de 15 Temmuz Darbe Girişimi Üzerine Bir Çalışma

The Role of Facebook and Twitter in Social Movements: A Study on the July 15 Coup Attempt in Turkey

Okur sorusu

Sosyal medya toplumsal hareketlerde nasıl bir rol oynuyor?

Yazar, yeni medyanın 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sırasında vatandaşlara direniş için benzersiz iletişim imkânları sunduğu ve sosyal medyanın sivil direnişte belirleyici bir rol oynadığı sonuçuna varmaktadır. Bununla birlikte, dijital mecraların dezenformasyon riskini barındırdığına dikkat çekilmektedir.

Öne çıkanlar

  • 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde Twitter kullanımında olağanüstü bir artış yaşanmış, günlük ortalama 5,6 milyon olan tweet sayısı 15 Temmuz'da 6,8 milyona, 16 Temmuz'da ise yaklaşık %223 artarak 18,6 milyona ulaşmıştır.
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın FaceTime yayını sonrasında sosyal medyada etkileşim zirveye ulaşmış, #DarbeyeHayır, #MilletceMeydanlardayiz ve #AtaturkHavalimani gibi trend hashtagler vatandaşların sokaklarda ve meydanlarda fiziki olarak organize olmasını ve direniş sergilemesini doğrudan tetiklemiştir.
  • Facebook platformu ve özellikle Facebook Live özelliği, darbe karşıtı gösterilerin ve sokak direnişlerinin canlı yayınlarla anlık aktarılmasını sağlayarak toplumsal motivasyonu artırmış, oluşturulan '15 Temmuz' temalı sayfa ve gruplar dayanışma ve bilgi paylaşım merkezi işlevi görmüştür.
Yayın türü
Nitel araştırma
Yazarlar
Semra Demirdiş
Dergi / alan
Sosyal Bilimler
Yıl
2019
Örneklem
Twitter'da darbe girişimi olay akışındaki kritik zaman dilimlerinden seçilen ilk 50 ve son 50 tweet; Facebook'ta 15 Temmuz ile ilgili oluşturulan ve en çok takip edilen iki sayfa…
Veri kaynakları
SETA raporunda belirlenen anahtar kelimeler ve hashtagler kullanılarak Twitter gelişmiş arama aracıyla tweetlerin toplanması; Facebook'ta manuel arama yöntemiyle doğrudan…
Analiz yöntemi
Toplanan tweet, fotoğraf, video ve yorum içeriklerinin bağlam, amaç ve tematik örüntüler açısından nitel içerik analizi yöntemine tabi tutularak kategorize edilmesi ve nicel…

İnceleme özeti

Siyasal iletişim ve toplumsal hareketler literatüründe, dijital platformlar ile kitle mobilizasyonu arasındaki ilişki özellikle Arap Baharı ve Gezi Parkı protestolarından bu yana yoğun bir biçimde tartışılmaktadır. Şebekeleşmiş toplum kuramları çerçevesinde yeni medya teknolojileri, geleneksel medyanın sansürlendiği veya vesayet altına alındığı kriz anlarında yurttaşların bilgiye erişimini, yatay örgütlenmesini ve ortak bir direniş kimliği inşa etmesini kolaylaştıran kritik bir araç olarak öne çıkmaktadır. Bununla birlikte, dijital platformların sunduğu bu olanaklar eşzamanlı olarak dezenformasyon ve sahte haber risklerini de barındırmaktadır. Bu çalışma, söz konusu teorik tartışmalar bağlamında, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sürecinde Facebook ve Twitter'ın yurttaş mobilizasyonundaki ve kamuoyu iletişimindeki rolünü incelemeyi amaçlamaktadır.

Çalışmanın temel amacı, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında ve sonrasında Türk vatandaşlarının sosyal ve dijital medyayı hangi amaçlarla ve nasıl kullandıklarını nitel web içerik analizi yöntemiyle çözümlemektir. Bu doğrultuda araştırmacı, SETA tarafından hazırlanan rapor verilerini temel alarak olay anına ilişkin kritik zaman aralıklarını, öne çıkan etiketleri (hashtag), anahtar kelimeleri ve etkileşimi yüksek kullanıcı hesaplarını belirlemiştir. Twitter cephesinde olayların başlangıç ve bitiş saatlerine karşılık gelen ilk ve son 50 tweet ile trend başlıklar incelenmiş; Facebook tarafında ise en çok takip edilen ve etkileşim alan iki ana sayfa ile gruplardaki gönderiler, fotoğraflar, canlı yayınlar ve yorumlar örnekleme dahil edilmiştir. Elde edilen veriler nitel içerik analizi ilkeleri doğrultusunda kategorize edilerek tematik bir değerlendirmeye tabi tutulmuştur.

Araştırmanın bulguları, sosyal medya platformlarının darbe girişimine karşı yürütülen direnişte stratejik ve hayati bir işlev üstlendiğini göstermektedir. Veriler, 15-17 Temmuz tarihleri arasında yaklaşık 35 milyon tweet atıldığını ve darbe öncesinde günlük ortalama 5,6 milyon civarında olan tweet sayısının 16 Temmuz'da %223 artarak 18,6 milyona ulaştığını ortaya koymaktadır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın FaceTime canlı yayını ve sonrasındaki çağrıları Twitter'da en yüksek etkileşimi almış; #DarbeyeHayır, #AtaturkHavalimani ve #MilletceMeydanlardayiz gibi etiketler kitlesel mobilizasyonun simgeleri haline gelmiştir. Facebook tarafında ise Facebook Live üzerinden yapılan canlı yayınlar ile oluşturulan destek sayfaları, yurttaşların duygu paylaşımını, görsel kanıt aktarımını ve ortak dayanışma duygusunu pekiştirmesini sağlamıştır. Öte yandan süreçte sahte asker fotoğrafları gibi dezenformasyon örneklerinin de hızla yayıldığı saptanmıştır.

Çalışmanın tartışma ve sonuç kısmında yazar, elde edilen bulguları Castells'in şebekeleşmiş toplumsal hareketler kuramı ve Gerbaudo'nun dijital aktivizm ile kolektif kimlik inşası yaklaşımlarıyla ilişkilendirmektedir. Darbe yanlılarının TRT ve TÜRKSAT gibi geleneksel yayın organlarını hedef alarak bilgi akışını kesme çabası, dijital ağların esnek ve merkeziyetsiz yapısı sayesinde boşa çıkarılmıştır. Makale, dijital platformların yalnız haberleşme değil, aynı zamanda görsel ve duygusal motivasyon araçlarıyla ortak bir kolektif kimlik ve direniş bilinci oluşturduğunu kanıtlamaktadır. Bu yönüyle çalışma, Türkiye'de dijital medyanın siyasal kriz anlarındaki mobilizasyon kapasitesini ve dezenformasyon dinamiklerini anlamak isteyen araştırmacılar için zengin bir ampirik ve kavramsal zemin sunmaktadır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, Manuel Castells'in ağlaşmış toplumsal hareketler (networked social movements) ve iletişim gücü yaklaşımı ile Paolo Gerbaudo'nun dijital medyanın kolektif kimlik ve eylem çağrısı üzerindeki etkilerine dayanan kuramsal çerçeveyi benimsemektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Makale; Castells (2009, 2015), Gerbaudo (2018), Bennett ve Segerberg (2012), Howard (2011) ile Polat (2005) gibi araştırmacıların dijital medya, siyasal katılım ve toplumsal hareketler üzerine geliştirdiği uluslararası literatürün yanı sıra Akın (2017), Karagöz ve Kandemir (2016) ve Ünver ile Alassaad (2016) gibi Türkiye'deki darbe girişimi ve medya ilişkisini ele alan yerel çalışmaları temel almaktadır.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu çalışma, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sırasında Twitter ve Facebook platformlarının vatandaşların direniş ve mobilizasyon süreçlerinde üstlendiği rolü nitel web içerik analizi yöntemiyle çözümlemeyi amaçlamaktadır (Demirdiş, 2019).

Yöntem ve yaklaşım

Çalışmada, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Twitter ve Facebook üzerindeki içerikleri ve kullanıcı etkileşimlerini incelemek amacıyla nitel web içerik analizi yaklaşımı benimsenmiştir (Demirdiş, 2019).

Evren veya inceleme alanı
15 Temmuz 2016 darbe girişimi sürecinde ve sonrasında Twitter ile Facebook platformlarında paylaşılan Türkçe ve İngilizce web içerikleri, tweetler, etikettir (hashtag) paylaşımları, Facebook sayfaları ve grupları.
Örneklem veya araştırma materyali
Twitter'da darbe girişimi olay akışındaki kritik zaman dilimlerinden seçilen ilk 50 ve son 50 tweet; Facebook'ta 15 Temmuz ile ilgili oluşturulan ve en çok takip edilen iki sayfa (@15TemmuzCuma dahil), bu sayfalardaki ilk 50 paylaşım ile Ocak-Ağustos 2017 arasındaki 50 güncel paylaşım.
Veri toplama süreci
SETA raporunda belirlenen anahtar kelimeler ve hashtagler kullanılarak Twitter gelişmiş arama aracıyla tweetlerin toplanması; Facebook'ta manuel arama yöntemiyle doğrudan hedeflenen amaçsal örnekleme dahilindeki sayfa, grup, fotoğraf, video ve yorumların derlenmesi.
Veri analiz yöntemi
Toplanan tweet, fotoğraf, video ve yorum içeriklerinin bağlam, amaç ve tematik örüntüler açısından nitel içerik analizi yöntemine tabi tutularak kategorize edilmesi ve nicel grafiklerle desteklenerek yorumlanması.
Sosyal medya mobilizasyonuDijital aktivizmAğlaşmış toplumsal hareketlerOrtak kimlik inşasıYanlış bilgi ve dezenformasyon

Bulgular

  1. 15 Temmuz darbe girişimi gecesinde Twitter kullanımında olağanüstü bir artış yaşanmış, günlük ortalama 5,6 milyon olan tweet sayısı 15 Temmuz'da 6,8 milyona, 16 Temmuz'da ise yaklaşık %223 artarak 18,6 milyona ulaşmıştır Bu artış dijital platformların anlık kriz iletişimindeki kitlesel rolünü ortaya koymaktadır. (Demirdiş, 2019).

  2. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın FaceTime yayını sonrasında sosyal medyada etkileşim zirveye ulaşmış, #DarbeyeHayır, #MilletceMeydanlardayiz ve #AtaturkHavalimani gibi trend hashtagler vatandaşların sokaklarda ve meydanlarda fiziki olarak organize olmasını ve direniş sergilemesini doğrudan tetiklemiştir (Demirdiş, 2019).

  3. Facebook platformu ve özellikle Facebook Live özelliği, darbe karşıtı gösterilerin ve sokak direnişlerinin canlı yayınlarla anlık aktarılmasını sağlayarak toplumsal motivasyonu artırmış, oluşturulan '15 Temmuz' temalı sayfa ve gruplar dayanışma ve bilgi paylaşım merkezi işlevi görmüştür (Demirdiş, 2019).

  4. Darbe girişimi sürecinde ve sonrasında sosyal medya alanında linç edilen asker fotoğrafları gibi doğrulanmamış ve manipülatif görsellerin hızla yayılması, dijital platformların kriz anlarında yanlış bilgi ve dezenformasyonun yayılımına da zemin hazırladığını göstermiştir (Demirdiş, 2019).

Tartışma ve sonuç

Elde edilen nitel ve nicel içerik analizi bulguları, 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sırasında Twitter ve Facebook platformlarının kriz anlarında sivil halkın hızlı biçimde bilgilendirilmesi ve harekete geçirilmesinde kritik bir işlev üstlendiğini göstermektedir. Özellikle tweet sayısındaki devasa artış ve ortak hashtagler etrafında kenetlenme, dijital medyanın anlık toplumsal reaksiyon oluşturma gücünü kanıtlamaktadır.

Yazar bu durumu, geleneksel yayın organlarının darbeciler tarafından baskı altına alındığı veya yayınlarının kesintiye uğradığı koşullarda, dijital ağların alternatif ve kesintisiz bir iletişim kanalı sunabilmesiyle açıklamaktadır. FaceTime aracılığıyla yapılan lider çağrısının sosyal ağlarda hızla yayılması, kurumsal medyadaki tıkanıklığın ağlaşmış iletişim teknolojileriyle aşılabildiğini ortaya koymaktadır.

Tartışma bölümünde bu dinamikler, Gerbaudo ile Howard ve Parks'ın dijital aktivizm ve toplumsal hareketler literatüründeki kuramsal çerçeveleriyle karşılaştırılmaktadır. Yazar, 15 Temmuz tecrübesinin dünyadaki diğer ağlaşmış toplumsal hareketlerle benzer şekilde ortak bir kimlik inşası ve kolektif aidiyet duygusu ürettiğini, ancak dezenformasyon ve sahte haber faktörlerinin de bu süreçte dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır.

Sonuç olarak çalışma, sosyal medyanın yalnızca bir bilgi paylaşım aracı olmadığını, aynı zamanda demokrasiyi koruma ve kriz anlarında sivil toplumu mobilize etme kapasitesine sahip stratejik bir mecraya dönüştüğünü göstermektedir. Bu çerçevede yeni medya araçları, halkın ortak bir direniş kimliği etrafında bütünleşmesini sağlayarak toplumsal hareketlerin seyrini doğrudan etkilemektedir.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Çalışmada elde edilen bulgular, Gerbaudo'nun sosyal medyanın çağdaş toplumsal hareketlerde kitlesel mobilizasyonu kolaylaştırıcı ve yönlendirici bir işlev üstlendiği yönündeki teorik yaklaşımıyla tam bir uyum sergilemektedir; 15 Temmuz gecesi atılan milyonlarca tweet ve oluşturulan hashtagler bu mekanizmayı somutlaştırmaktadır (Demirdiş, 2019).

Araştırma sonuçları, Howard ve Parks'ın dijital medyanın siyasal değişim ve toplumsal protestolarda kritik bir iletişim faktörü olduğuna ilişkin saptamasını doğrulamakta, Türkiye'deki darbe girişimine karşı gelişen halk direnişinde Twitter ve Facebook'un oynadığı hayati rolü literatürdeki bu çerçeveyle ilişkilendirmektedir (Demirdiş, 2019).

Yazarların ulaştığı sonuç

Yazar, yeni medyanın 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sırasında vatandaşlara direniş için benzersiz iletişim imkânları sunduğu ve sosyal medyanın sivil direnişte belirleyici bir rol oynadığı sonuçuna varmaktadır. Bununla birlikte, dijital mecraların dezenformasyon riskini barındırdığına dikkat çekilmektedir (Demirdiş, 2019).

Literatürdeki yeri

Bu çalışma, siyasal iletişim ve toplumsal hareketler literatüründe dijital platformların kriz anlarındaki mobilizasyon kapasitesini ve sivil direnişteki rolünü inceleyen ampirik bir nitel içerik analizi işlevi görür. Çalışma, özellikle geleneksel medyanın kesintiye uğradığı ya da baskı altına alındığı Olağanüstü durumlarda, Twitter ve Facebook gibi ağlaşmış dijital mecraların anlık bilgi akışı sağlama, kolektif eylemselliği örgütleme ve ortak bir direniş kimliği inşa etme süreçlerini 15 Temmuz darbe girişimi örneği üzerinden literatüre kazandırmaktadır.

Çalışma, Manuel Castells'in ağlaşmış toplum ve öfke/umut ağları kuramı ile Paolo Gerbaudo'nun dijital aktivizmde 'ortak biz' kimliğinin inşası üzerine geliştirdiği teorik yaklaşımlardan beslenmektedir. Bununla birlikte, Howard ve Parks'ın dijital medyanın siyasal değişimdeki kapasitesine dair argümanlarını ampirik verilerle desteklemekte ve literatürdeki Arap Baharı ile Gezi Parkı protestoları gibi önceki kitlesel hareket incelemelerine 15 Temmuz askeri müdahale karşıtı sivil mobilizasyon olgusunu ekleyerek mevcut birikimi genişletmektedir.

Literatür taraması yapacak araştırmacılar için bu eser, dijital medyanın yalnızca muhalif protesto hareketlerinde değil, aynı zamanda demokratik meşruiyeti ve mevcut anayasal düzeni korumaya yönelik sivil direniş süreçlerinde de nasıl stratejik bir mobilizasyon aracı olarak işlev görebildiğini belgelemesi bakımından özgün bir katkı sunar. Ayrıca çalışma, kriz anlarında dijital mecraların sağladığı mobilizasyon imkânlarının yanı sıra dezenformasyon ve sahte haber risklerini de tartışmaya dahil ederek dengeli bir perspektif sağlamaktadır.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · literatüre-reviewDijital iletişim platformları toplumsal kriz anlarında hızlı bilgi akışı ve kitle mobilizasyonu sağlayan stratejik araçlardır.

Bu çalışma, toplumsal hareketler ve dijital medya literatüründe kriz anlarındaki mobilizasyon süreçlerini tartışırken ampirik veri örneği olarak kaynak gösterilebilir (Demirdiş, 2019).

Kriz Anlarında Sosyal Medya Kullanımı ve Dezenformasyon Dinamikleri

Araştırma sorusu
Olağanüstü toplumsal kriz anlarında Twitter üzerinden yayılan sahte haberlerin kitlelerin algı ve tutumları üzerindeki etkisi nedir?
Yöntem taslağı
Kriz dönemlerinde öne çıkan en az iki spesifik olay seçilerek veri doygunluğuna ulaşılana kadar paylaşılan içerikler taranacak; içerik analizi ve ampirik duygu analizi teknikleri bir arada uygulanacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalede 15 Temmuz sürecinde linç edilen asker fotoğrafları gibi sahte haberlerin hızla yayıldığına dair sunulan bulgu ve tartışmalardan türetilmiştir (Demirdiş, 2019).

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeveSosyal medya platformları, eylemciler ve vatandaşlar arasında ortak bir kolektif kimlik ve ait olma duygusu inşa edilmesine katkıda bulunur.

Kolektif kimlik ve ağlaşmış iletişim konularının ele alındığı kuramsal bölümlerde, ortak hashtag ve paylaşımların birleştirici rolünü desteklemek amacıyla kullanılabilir (Demirdiş, 2019).

Siyasal Krizlerde Canlı Yayın Mecralarının Kolektif Mobilizasyona Etkisi

Araştırma sorusu
Sosyal mecralardaki canlı yayın özellikleri kriz anlarında sivil katılım motivasyonunu nasıl biçimlendirmektedir?
Yöntem taslağı
Nitel araştırma deseninde tasarlanacak çalışmada, kriz süreçlerinde canlı yayın yapan ve bu yayınları takip eden katılımcılarla veri doygunluğu ilkesi doğrultusunda yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalede Facebook Live platformunun sokak gösterilerini anlık aktararak motivasyon sağladığı yönündeki tespitten türetilmiştir (Demirdiş, 2019).

Tez veya makalede kullanım · TartışmaKriz ve olağanüstü durum süreçlerinde sosyal ağlar üzerinden görsel içerik paylaşımı kitlesel motivasyonu ve katılımı artıran temel unsurlardandır.

Bulguların tartışıldığı bölümlerde, görsel materyallerin ve canlı yayınların sivil halkın direnç gösterme motivasyonuna etkisini doğrulamak için kaynak gösterilebilir (Demirdiş, 2019).

Ağlaşmış Dijital Mecralarda Ortak Kimlik İnşası ve Söylem Analizi

Araştırma sorusu
Toplumsal direniş süreçlerinde kullanılan trend hashtagler kolektif aidiyet söylemini nasıl üretmektedir?
Yöntem taslağı
Öne çıkan kamuoyu trend hashtagleri altındaki iletiler amaçlı örneklem yöntemiyle seçilecek ve eleştirel söylem analizi yaklaşımıyla tematik olarak çözümlenecektir.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin vatandaşların ortak hashtagler altında bir araya gelerek kolektif bir direniş kimliği oluşturduğu yönündeki temel çıkarımına dayanmaktadır (Demirdiş, 2019).

Kaynakça

  1. Gerbaudo, P. (2018). Tweets and the streets: Social media and contemporary activism. Pluto Press.
  2. Howard, P. N., & Parks, M. R. (2012). Social media and political change: Capacity, constraint, and consequence. Journal of Communication, 62(2), 359-362.

Bu konudaki diğer çalışmalar