Karmaşık flis formasyonlarında yürütülen tünel kazıları, litolojik heterojenlik, mekanik anizotropi ve yeraltı suyunun killi kayaçlarda yol açtığı zamana bağlı bozunma nedeniyle jeoteknik açıdan en yüksek risk taşıyan mühendislik uygulamaları arasında yer almaktadır. Trans-Avrupa Koridoru Vc üzerinde bulunan Zenica Tüneli inşaatı sırasında, Kategori V olarak sınıflandırılan aşırı derecede bozulmuş flis kaya kütlelerinde (RMR < 21, RQD < 25%) meydana gelen tünel aynası göçükleri, hidrojeolojik süreçlerin yıkıcı etkisini açıkça göstermiştir. Geleneksel ampirik kaya kütlesi sınıflama sistemleri statik yapıları gereği inşaat esnasında hızla değişen yeraltı suyu basınçlarını ve dinamik deformasyonları anlık olarak değerlendirmede yetersiz kalmaktadır. Bu durum, Eurocode 7 (EN 1997) standartlarına uygun gözlemsel veriler ile çok kriterli karar analiz yöntemlerini birleştiren bütünleşik bir risk yönetim modelinin geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Araştırmada, Eurocode 7 esasları çerçevesinde tanımlanan G32 mühendislik jeolojisi gözetimi ve G42 jeoteknik deformasyon izleme görevlerinden elde edilen saha verilerini Çok Kriterli Karar Analizi (MCDA) ile birleştiren hibrit bir karar destek modeli önerilmiştir. Model, RMR değerinin 21 veya altına düşmesi, tünel konverjans hızının günlük 5 milimetreyi aşması veya yeraltı suyu debisinin dakikada 10 litrenin üzerine çıkması durumunda otomatik olarak aktive olmaktadır. Karar sürecinde Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) kullanılarak kaya kalitesi, hidrojeolojik tehlike, deformasyon dinamiği, iş güvenliği riski ve ekonomik verimlilik indeksinden oluşan beş temel kriter ağırlıklandırılmıştır. Ardından İdeal Çözüme Benzerliğe Göre Tercih Sıralaması Tekniği (TOPSIS) uygulanarak ileri drenaj sondajı, kendinden delgili bulonlama ile enjeksiyon ve birincil iksa sertleştirmesinden oluşan üç teknik alternatif gerçek zamanlı olarak derecelendirilmiştir.
Zenica Tüneli sol tüp kilometre 0+316.30 kesitinde gerçekleştirilen saha doğrulamasında, AHP analizi sonuçunda en yüksek ağırlık kaya kütlesi kalitesi (0.314) ve deformasyon dinamiğine (0.200) verilirken hidrojeolojik tehlike kriteri 0.182 ağırlık almıştır. Hesaplanan tutarlılık oranı 0.005 ile kabul edilebilir sınırın oldukça altında kalmıştır. TOPSIS algoritması sonuçunda, 15 metre uzunluğunda ileri drenaj sondajı yapılması alternatifi 0.759 bağıntılı yakınlık katsayısı ile ilk sırada yer almıştır. İleri drenaj borularının sahada uygulanmasının ardından gözenek suyu basıncı hızla düşürülmüş, tünel konverjans hızı günlük 5 milimetrelik kritik seviyeden 0.4 milimetreye gerilemiştir. Modelin tünelin kalan riskli kesimlerinde uygulanması sonuçunda daha önce beş kez yaşanan büyük tünel aynası göçükleri tamamen engellenmiş ve sıfır göçük seviyesine ulaşılmıştır.
Elde edilen bulgular, zayıf ve suya hassas kaya kütlelerinde tünel iksa stratejilerinin yalnızca mekanik iksa elemanlarını artırarak değil, gözenek suyu basıncını kaynağında düşüren hidrojeolojik müdahalelerle yapılandırılması gerektiğini kanıtlamaktadır. Önerilen EN 1997-MCDA modeli, geleneksel sezgisel veya reaktif mühendislik kararlarının yerine şeffaf, izlenebilir ve sayısal verilere dayalı bir karar mekanizması getirmektedir. Çalışmanın sınırlılığı, model parametrelerinin tek bir tünel projesindeki beş ana göçük olayına ve uzman görüşüne dayalı ağırlıklandırmaya dayanmasıdır. Buna karşın araştırma, Eurocode 7 gözlemsel yöntem protokollerini dijital karar destek sistemleriyle bütünleştirerek altyapı projelerinde hidrojeolojik risklerin önlenmesine yönelik aktarılabilir ve pratik bir yöntem sunmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, Terzaghi'nin efektif gerilme prensibine, Eurocode 7 (EN 1997) jeoteknik tasarım ve G32/G42 gözlemsel izleme protokollerine (NF P 94-500) ve Çok Kriterli Karar Analizi (AHP ve TOPSIS) kuramsal altyapısına dayanmaktadır. Kaya kütlesindeki hidrojeolojik yüklenmenin efektif gerilmeyi düşürerek kesme dayanımını kaybettirmesi ve zamana bağlı deformasyon dinamikleri AHP ile ağırlıklandırılmakta, TOPSIS algoritmasıyla ideal çözüme yakınlık hesaplanmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma; Marinos ve Hoek'in flis formasyonlarının jeoteknik davranışı üzerine klasik literatürünü, Terzaghi'nin efektif gerilme kuramını, Peck'in gözlemsel yöntem ilkelerini, Einstein ile Sousa'nın yeraltı yapılarında risk analizi ve karar destek sistemleri çalışmalarını ve Saaty ile Hwang ve Yoon'un AHP-TOPSIS karar verme yöntemlerini ele almaktadır. Ayrıca Eurocode 7 (EN 1997) standartları ile NF P 94-500 jeoteknik görev sınıflaması bütünleştirilmektedir.