Vaka çalışması incelemesi
DOI: 10.3389/frsc.2022.932070Kentlerde Adil İklim Adaptasyonu İçin Kolektif Eylemlerden Yönetişim Öğrenimi
İklim değişikliğinin kentlerdeki kırılgan topluluklar üzerindeki adaletsiz etkileri ve geleneksel yukarıdan aşağıya yönetişim yapılarının bu risklerle mücadeledeki yetersizliği, iklim adaleti literatüründe sıklıkla tartışılmaktadır.
Makalenin anahtar kelimeleri
- Yazar
- Mahir Yazar et al.
- Yayın
- Frontiers in Sustainable Cities
- Tarih
- 2022-08-30
Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği
Kentlerde iklim değişikliğinin tetiklediği aşırı hava olayları, sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı ve kırılgan grupları orantısız şekilde etkileyerek iklim adaleti sorunlarını derinleştirmektedir. Geleneksel ve katı yönetişim yapıları, bu karmaşık sosyo-ekolojik krizlerle mücadelede çoğunlukla yetersiz kalmakta ve yenilikçi, aşağıdan yukarıya bilgi üretim süreçlerine ihtiyaç duymaktadır. Ancak çevre politikası literatürü, resmi kurumsal yapıların tabandan yükselen sivil kolektif eylemlerden ve aktivizmden nasıl beslendiğini, bu dinamiklerin politika entegrasyonuna nasıl yön verdiğini açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Çalışma bu boşluğu doldurmak amacıyla, iklim adaleti ve yönetişim öğrenimi kuramlarını birleştirerek sivil toplum eylemlerinin yerel yönetimleri nasıl dönüştürdüğünü sörgülamaktadır.
Araştırmanın temel amacı, iklim risklerine farklı düzeylerde maruz kalan Bergen (Norveç) ve İstanbul (Türkiye) kentlerindeki kolektif eylemlerin resmi yönetim kademelerini adil iklim adaptasyonu yönünde nasıl eğittiğini ortaya koymaktır. Nitel araştırma desenine dayanan bu çalışmada, 2019 ile 2021 yılları arasında her iki şehirde yerel yönetim temsilcileri, sivil toplum aktivistleri, uzmanlar ve mahalle koordinatörleriyle toplamda otuz derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Bergen'deki Şehir Plajı projesi ile İstanbul'daki Gezi Parkı protestoları ve Kuzguncuk Bostanı kolektif savunuculuk süreçleri vaka analizleri olarak seçilmiş ve toplanan nitel veriler NVivo yazılımı kullanılarak kuramsal tipolojiler çerçevesinde tematik olarak çözümlenmiştir.
Elde edilen bulgular, yerel yönetimlerin sivil eylemler karşısındaki öğrenme süreçlerinin üç farklı biçimde gerçekleştiğini göstermektedir. Norveç bağlamında iklim adaptasyonu büyük ölçüde kurumsallaştığı için direnç mekanizması sınırlı kalmış, ancak Şehir Plajı örneğinde yaratıcı katılım mekanizmalarının işletilmesine rağmen nihai kararların uzmanlarca alınması nedeniyle süreç kooptasyon yoluyla öğrenme düzeyinde kalmıştır. Türkiye'de ise 2013 Gezi Parkı eylemleri ulusal düzeyde çevreci söylemlerin taklit edildiği ancak sivil katılımın dışlandığı direnerek öğrenmeyi tetiklemiştir; Kuzguncuk Bostanı örneğinde ise sivil eylemlilik belediyeyi projeyi durdurmaya zorlasa da alanın yönetimi belediyeye geçerek aktivistler aşamalı olarak karar alma süreçlerinden dışlanmış ve kooptasyon süreci pekişmiştir.
Çalışmanın literatürdeki yeri ve katkısı değerlendirildiğinde, yönetişim öğreniminin yalnızca teknik bir uyum süreci değil, iktidar ilişkileri ve güç asimetrileri tarafından şekillendirilen son derece politik bir süreç olduğunu kanıtlaması bakımından değer taşımaktadır. Bergen örneğindeki yüksek kurumsal güven ve istikrarlı katılım kanalları genişleyerek öğrenme için evrimsel bir zemin hazırlarken, İstanbul'daki otoriter siyasi ortam tabandan gelen seslerin sistematik olarak marjinalleştirilmesine yol açmaktadır. Bu durum, sürdürülebilir kent tasarımı ve doğa tabanlı çözümler geliştirilirken usul ve tanınma adaletinin yalnızca katılım göstermekle sınırlı kalmaması, aynı zamanda kırılgan toplulukların karar alma kapasitelerinin de tanınması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Araştırmanın amacı
Bu çalışmanın amacı, iklim etkilerini farklı şekillerde deneyimleyen Bergen (Norveç) ve İstanbul (Türkiye) şehirlerindeki kolektif eylemlerin, yerel ve ulusal düzeydeki resmi yönetişim yapılarını adil iklim uyum politikaları uygulama doğrultusunda nasıl etkilediğini ve dönüştürdüğünü analiz etmektir(Yazar et al., 2022).
İnceleme ve modelleme yöntemi
Çalışma, nitel vaka incelemesi deseni kapsamında Bergen (Norveç) ve İstanbul (Türkiye) kentlerindeki kentsel iklim uyumu ve yeşil altyapı süreçlerini karşılaştırmalı olarak ele almaktadır. Çevresel adalet kuramı (tanınma ve usul adaleti) ile politika öğrenimi literatürü harmanlanarak kolektif eylemlerin resmi yönetişim yapılarını nasıl dönüştürdüğünü açıklayan üçlü bir yönetişim öğrenimi tipolojisi (direnerek, kooptasyon yoluyla ve genişleyerek öğrenme) geliştirilmiştir(Yazar et al., 2022).
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Makale, iklim adaleti (özellikle tanınma ve usul adaleti boyutları) ile politika öğrenimi (policy learning) literatürünü harmanlayan bir teorik çerçeve üzerine kurulmuştur. Yazarlar, kolektif eylemlerin tetiklediği yönetişim öğrenimini açıklamak için direnerek öğrenme (learning by resisting), kooptasyon yoluyla öğrenme (learning by co-opting) ve genişleyerek öğrenme (learning by expanding) olmak üzere özgün bir üçlü tipoloji geliştirmektedir. Bu kuramsal yaklaşım, resmi kurumların tabandan gelen bilgiyi ve sivil aktörleri nasıl entegre ettiğini veya dışladığını gücün arabulucu rolüyle birlikte ele almaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, geleneksel çevre politikaları ve yönetişim öğrenimi literatüründeki önemli eksiklikleri ele almaktadır. Mevcut çalışmaların çoğunlukla yukarıdan aşağıya entegrasyon modellerine, resmi aktörler arası diyaloglara ve kurumsal mekanizmalara odaklandığını vurgulayan yazarlar; tabandan gelen sivil eylemliliğin, aktivizmin ve sosyal sermayenin resmi kanalları dönüştürücü gücünü göz ardı ettiğini belirtir. Ayrıca, iklim adaleti çalışmalarında tanınma ve usul adaleti boyutlarının entegre bir şekilde ele alınması gerektiği savunulmaktadır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- İklim değişikliği etkilerine maruz kalan ve kentsel yeşil alan ile iklim uyum politikaları geliştiren Bergen ve İstanbul kentlerindeki resmi yönetişim aktörleri, sivil toplum temsilcileri, aktivistler ve mahalle örgütlenmeleridir.
- Örneklem veya araştırma materyali
- İstanbul'da 2019 yılında gerçekleştirilen 14 yarı yapılandırılmış görüşme ve Bergen'de 2020-2021 yıllarında yapılan 16 yarı yapılandırılmış görüşme (toplam 30 mülakat) ile her iki kentin imar planları, overvann (yağmur suyu) planları ve akıllı şehir eylem planları gibi kilit politika belgeleridir.
- Veri toplama süreci
- Araştırma verileri, kartopu örnekleme yöntemiyle belirlenen kilit paydaşlarla (belediye yetkilileri, ulusal kamu görevlileri, sivil toplum kuruluşları, mahalle dernekleri ve aktivistler) yapılan 30-45 dakikalık yarı yapılandırılmış mülakatlar, saha gözlemleri ve iklim/imar politika dokümanlarının incelenmesiyle toplanmıştır.
- Veri analiz yöntemi
- Görüşme deşifreleri ve politika belgeleri, NVivo yazılımı kullanılarak araştırmacılar tarafından direnerek öğrenme, kooptasyon yoluyla öğrenme ve genişleyerek öğrenme şeklinde belirlenen üç ana tematik kod altında tematik analize tabi tutulmuştur.
Araştırmanın Bulguları
Direnerek öğrenme modelinde, kamu otoriteleri toplumsal hareketlerin sunduğu fikir ve ajandaları benimseyerek yeşil alan politikalarına entegre etmekte, ancak bu bilgiyi üreten kolektif eylem aktörlerini karar alma süreçlerinden dışlayarak usul ve tanınma adaletsizliğini pekiştirmektedir(Yazar et al., 2022).
Kooptasyon yoluyla öğrenme modelinde yerel yönetimler, toplumsal talepleri ve sivil katılımı resmi mekanizmalara dahil ediyor gibi görünse de finansal, teknik veya bürokratik kısıtlar gerekçesiyle vatandaş girdilerini nihai tasarım kararlarına yansıtmamaktadır(Yazar et al., 2022).
Bergen örneğinde kamu katılımı resmi planlama mevzuatı çerçevesinde yoğun şekilde uygulanmakta, ancak tasarımların bürokratik süreçlerde önceden kesinleşmiş olması nedeniyle sivil aktörlerin özgün katkıları kooptasyon riskiyle karşılaşmaktadır(Yazar et al., 2022).
İstanbul Gezi Parkı eylemleri sonrasında ulusal yönetim kentsel yeşil alan söylemini Millet Bahçeleri projeleriyle merkezi politikalara taşımış, fakat yerel toplumsal talepleri ve aktivist paydaşları karar süreçlerinden tamamen soyutlamıştır(Yazar et al., 2022).
Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu
Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı
İncelenen vakalar, yerel ve ulusal kamu otoritelerinin tabandan gelen kolektif eylemlerden bilgi edinme biçimlerinin farklılık gösterdiğini işaret etmektedir. Bergen kentinde resmi katılım kanalları açık tutulsa da teknik ve mali sınırlar nedeniyle vatandaş girdilerinin ana plan kararlarına etkisi kısıtlı kalmaktadır. İstanbul'da ise toplumsal muhalefetin yeşil alan talepleri ulusal düzeyde bir söylem değişimine yol açmış, ancak katılım kanalları kapatılarak tepeden inme yeşil alan projeleri yürütülmüştür.
Yazarlar, kamu kurumlarının kolektif eylemler karşısında geliştirdiği tutumları üç ana tipoloji altında açıklamaktadır. Direnerek öğrenmede yetkililer toplumsal eylemlerin fikirlerini alıp aktörlerini dışlarken; kooptasyon yoluyla öğrenmede katılım süreçleri meşrulaştırma aracına dönüştürülmektedir. Genişleyerek öğrenme ise ancak toplumsal grupların hem bilgisinin tanındığı hem de karar alma yetkisinin paylaşıldığı durumlarda gerçekleşebilmektedir.
Tartışma bölümünde bu bulgular, politika öğrenimi ve çevresel adalet literatürüyle doğrudan ilişkilendirilmektedir. Schlosberg'in tanınma ve usul adaleti kavramlarına atıfta bulunularak, katılımın nicel varlığının adaleti sağlamaya yetmediği, karar süreçlerindeki asimetrik güç ilişkilerinin kırılması gerektiği vurgulanmaktadır. Kurumsal yapılar, toplumsal öğrenmeyi katı bürokratik kalıplara sığdırdığı sürece adil iklim adaptasyonu hedefi engellenmektedir.
Sonuç olarak, kentsel iklim dirençliliği projelerinde yerel bilginin ve sivil katılımın entegrasyonu için yönetişim yapılarının esnekleştirilmesi zorunludur. Bergen ve İstanbul örnekleri, farklı siyasal ve kurumsal iklimlerde dahi benzer kooptasyon ve direnç dinamiklerinin ortaya çıkabildiğini göstermektedir. İklim adaletinin sağlanması, kolektif eylemlerin yalnızca bir kriz tepkisi olarak değil, sürekli bir yönetişim öğrenimi kaynağı olarak kabul edilmesine bağlıdır.
Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması
Yazarlar Engestrom tarafından ortaya konulan genişleyen öğrenme kuramını kentsel iklim yönetişimine uyarlamakta ve toplumsal hareketlerden elde edilen bilginin kurumsallaşarak karar alma süreçlerine tam olarak entegre edilmesinin genişleyerek öğrenme sağladığını savunmaktadır(Yazar et al., 2022).
Çalışmada Schlosberg'in çevresel adalet çerçevesinde vurguladığı usul adaleti ve tanınma adaleti boyutları kullanılmakta, resmi yönetişim yapılarının katılımı sağlamada ve hassas grupların bilgisini tanımadaki yetersizlikleri bu kuramsal zemin üzerinden eleştirilmektedir(Yazar et al., 2022).
Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar
Yazarlar, kentsel iklim adaptasyonu ve yeşil altyapı uygulamalarında dönüşüm sağlanabilmesi için resmi yönetişim yapılarının tabandan gelen kolektif eylemlerden öğrenme kapasitelerini geliştirmeleri gerektiği sonuçuna varmaktadır. Katılımın yalnızca bilgilendirme veya meşruiyet aracı olarak kullanıldığı kooptasyon mekanizmaları ile bilginin alınıp aktörlerin dışlandığı direnç mekanizmaları adil olmayan sonuçlar üretmektedir. Hakiki bir genişleyerek öğrenme, marjinalleştirilmiş toplulukların bilgisinin tanınmasını ve usul adaletinin karar alma süreçlerine tam entegrasyonunu zorunlu kılmaktadır(Yazar et al., 2022).
Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve
Bu çalışma, iklim değişikliği ve kentsel yönetişim literatüründe geleneksel yukarıdan aşağıya karar alma mekanizmalarının yetersizliğini ele alarak tabandan gelen sivil eylemlerin yönetişim yapılarını nasıl etkilediğini açıklamaktadır. Literatürde politika öğrenimi genellikle resmi kurumlar ve uzman ağları çerçevesinde incelenirken, çalışma kolektif eylemleri öğrenme sürecinin temel bir kaynağı olarak konumlandırmaktadır. Çevresel adaletin usulsel ve tanınma boyutlarını politika öğrenimi literatürüne entegre eden bu eser, iklim uyumu politikalarının kentsel düzeyde neden adil olmayan sonuçlar üretebildiğini açıklayan yeni bir kavramsallaştırma sunmaktadır.
Çalışma, politika öğrenimi ve iklim adaleti alanlarındaki önceki literatürü doğrudan genişletmektedir. Schlosberg'in çevresel adalet kuramındaki üçlü adalet yaklaşımına (dağıtımsal, usulsel ve tanınma) dayanmakta, ancak bu boyutları karar vericilerin direnç, kooptasyon ve genişleme mekanizmalarıyla ilişkilendirerek ilerletmektedir. Wolfram ve diğerlerinin yönetişim öğrenimi tanımını benimserken, öğrenme süreçlerinin yalnızca resmi kurum içi aktörler arasında gerçekleşmediğini, sivil toplum ve aktivizm ağlarının ürettiği pratik bilginin resmi yapılara nasıl dayatıldığını veya araçsallaştırıldığını açıklayarak önceki çalışmalardan ayrışmaktadır.
Literatür taramaları bakımından bu eser, iklim adaleti ile politika öğrenimi arasındaki teorik köprüyü kurması açısından kritik bir işlev görür. Kentsel adaptasyon çalışmalarında sıkça karşılaşılan katılım söylemleri ile uygulamadaki güç asimetrileri arasındaki çelişkiyi sistematik bir tipoloji üzerinden analiz imkânı sağlar. Araştırmacılar, farklı siyasal rejimlerde ve kent ölçeklerinde taban hareketlerinin resmi politikaları nasıl şekillendirdiğini veya meşrulaştırma aracına dönüştürüldüğünü incelerken bu çalışmanın sunduğu üçlü yönetişim öğrenimi modelini kuramsal bir anahtar olarak kullanabilirler.
Kaynakça
- Engestrom, Y. (2014). Learning by expanding. Cambridge University Press.
- Schlosberg, D. (2009). Defining environmental justice: Theories, movements, and nature. Oxford University Press.
Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım
Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.
Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve
İklim adaleti, dağıtımsal boyutun ötesinde usulsel katılımı ve marjinalleştirilmiş grupların bilgisinin tanınmasını kapsayan çok boyutlu bir yapıya sahiptir.
Kentsel iklim politikalarının değerlendirildiği kuramsal çerçeve bölümlerinde, iklim adaletinin tanınma ve usul adaleti boyutlarını tanımlamak için bu kaynaktan yararlanılabilir(Yazar et al., 2022).
Kentsel Aşırı Sıcaklar Karşısında Mahalle Ölçekli Sivil Katılımın Yönetişim Öğrenimine Etkisi
- Araştırma sorusu
- Kentsel ısı adası riski altındaki mahallelerde ortaya çıkan taban hareketleri, yerel yönetimin aşırı sıcak uyum planlarındaki usul ve tanınma adaletini nasıl etkilemektedir?
- Yöntem taslağı
- Nitel durum çalışması deseni uygulanacaktır. Aşırı sıcak riskinin yüksek olduğu iki farklı sosyo-ekonomik mahallede sivil toplum temsilcileri ve belediye yetkilileriyle yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılacak, katılım kayıtları NVivo ile kodlanacaktır. Örneklem büyüklüğü veri doygunluğu ilkesine göre belirlenecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makalenin iklim adaleti ve yönetişim öğrenimi çerçevesi ile direnerek ve kooptasyon yoluyla öğrenme tipolojilerinden türetilmiştir(Yazar et al., 2022).
Tez veya makalede kullanım · literatüre-review
Resmi karar vericiler, sivil toplumun ürettiği iklim adaptasyon ajandalarını benimserken toplumsal aktörleri karar mekanizmalarından dışlayarak direnerek öğrenme modeli geliştirebilirler.
Katılımcı iklim yönetişimi ve sivil toplum-devlet ilişkilerinin incelendiği literatür taraması bölümlerinde kurumların toplumsal talepleri nasıl araçsallaştırdığını açıklamak için kullanılır(Yazar et al., 2022).
Mavi-Yeşil Altyapı Projelerinde Kooptasyon Mekanizmaları ve Sivil Katılımın Sınırları
- Araştırma sorusu
- Yerel yönetimlerin taşkın önleme odaklı doğa tabanlı çözümlerinde uyguladığı katılım katılım süreçleri sivil aktörlerin taleplerini ne ölçüde nihai tasarıma yansıtmaktadır?
- Yöntem taslağı
- Karma yöntem araştırması tasarlanacaktır. Belediye katılım toplantılarına katılan vatandaşlara katılım algısı ölçeği uygulanacak; örneklem boyutu güç analiziyle tespit edilecektir. Ardından proje karar vericileriyle derinlemesine mülakatlar yapılarak veri çeşitlemesi sağlanacaktır.
Makaleyle bağlantısı: Makalede Bergen kentindeki City Beach parkı projesinde gözlemlenen katılım süreçlerinin resmi kararları değiştirmedeki kısıtlılığı bulgusuna dayanmaktadır(Yazar et al., 2022).
Tez veya makalede kullanım · Tartışma
Katılımcı yönetişim süreçlerinde genişleyerek öğrenme mekanizmalarının kurulması, farklı bilgi türlerinin toplumsal meşruiyetini ve kabulünü artırmaktadır.
Saha bulgularının tartışıldığı bölümlerde, yerel toplulukların ve sivil aktörlerin karar süreçlerine entegrasyonunun politika başarısına katkısını vurgulamak amacıyla alıntılanabilir(Yazar et al., 2022).
Taban Hareketlerinden Kurumsal Politika Değişimine: Kentsel Tarım Alanlarının Korunmasında Genişleyerek Öğrenme
- Araştırma sorusu
- Kentsel bostanların korunmasına yönelik kolektif eylemler yerel yönetimlerin imar ve iklim adaptasyon planlarında nasıl kalıcı kurumsal öğrenmeye dönüşmektedir?
- Yöntem taslağı
- Çoklu vaka analizi yürütülecektir. Kentsel tarım alanlarını savunan sivil inisiyatifler ve ilgili belediye birimleri inceleme birimi olarak seçilecektir. Süreç takibi (process tracing) yöntemiyle mevzuat değişiklikleri ve görüşme metinleri analiz edilecektir.
Makaleyle bağlantısı: Makaledeki İstanbul Kuzguncuk bostanı örneğinde sivil direnişin yerel yönetimin imar kararlarını dondurması ve yönetişim yapısını değiştirmesi bulgusundan türetilmiştir(Yazar et al., 2022).