Kronik hastalıkların küresel ölçekte yaygınlaşması ve biyomedikal tedavilerin toplumsal sağlık uçurumunu kapatmada yetersiz kalması, halk sağlığı araştırmalarında öz yönetim davranışlarını ve bunun sosyoekonomik belirleyicilerini merkeze almıştır. Sosyoekonomik bakımdan dezavantajlı gruplarda sağlık bilgisini edinme, anlama ve uygulama süreçlerinde yaşanan kısıtlılıklar kronik hastalık sonuçlarını ağırlaştırmaktadır. Mevcut literatür çoğunlukla bireysel okuma ve hesaplama yetisine dayanan işlevsel sağlık okuryazarlığına odaklanmış, iletişimsel, eleştirel ve sosyal ağlardan türetilen dağıtık sağlık okuryazarlığı boyutlarının sosyoekonomik katmanlar arasındaki özgün işlevlerini göz ardı etmiştir. Bu durum, genel geçer müdahalelerin yetersiz kalmasına ve sağlıkta hakkaniyet hedefine ulaşılmasında tıkanıklıklara yol açmaktadır.
Araştırma, Çin'in Ouhai bölgesinde yürütülen ve tabakalı rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen 45 yaş ve üzeri 590 kronik hastanın verilerine dayanmaktadır. Katılımcıların sosyoekonomik düzeyleri eğitim, meslek ve kişisel yıllık gelir bileşkesiyle düşük ve yüksek sosyoekonomik grup olarak ikiye ayrılmıştır. Veri toplama sürecinde HL-14 ölçeğinin uyarlanmış hali ile dağıtık sağlık okuryazarlığı ifadelerini içeren 17 maddelik Çok Boyutlu Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği ve 14 maddelik Kronik Hastalık Öz Yönetim Davranışı Ölçeği kullanılmıştır. Birebir yüz yüze görüşmelerle toplanan veriler, karıştırıcı değişkenler denetlendikten sonra bağımsız örneklem t-testi, Pearson korelasyonu ve çoklu doğrusal regresyon analizleriyle değerlendirilmiştir.
Çoklu doğrusal regresyon analizi sonuçları, kafa karıştırıcı değişkenler kontrol edildikten sonra işlevsel sağlık okuryazarlığının her iki sosyoekonomik grupta da öz yönetim davranışları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin kalmadığını göstermiştir. Düşük sosyoekonomik grupta iletişimsel sağlık okuryazarlığı (standart beta = 0.262, p < 0.01) ve dağıtık sağlık okuryazarlığı (standart beta = 0.343, p < 0.01) öz yönetim davranışlarını anlamlı ve pozitif yönde etkilemektedir. Yüksek sosyoekonomik grupta ise eleştirel sağlık okuryazarlığı (standart beta = 0.253, p < 0.05) ile dağıtık sağlık okuryazarlığı (standart beta = 0.267, p < 0.01) öz yönetim davranışlarının en güçlü yordayıcıları olarak öne çıkmaktadır.
Elde edilen bulgular, dağıtık sağlık okuryazarlığının sosyoekonomik düzeyden bağımsız olarak evrensel bir telafi edici ve destekleyici mekanizma sunduğunu kanıtlamaktadır. Özellikle düşük sosyoekonomik düzeydeki bireylerde iletişimsel ve dağıtık boyutların, bireysel bilişsel eksiklikleri ve bilgiye erişim engellerini sosyal ağlar aracılığıyla ikame ettiği görülmektedir. Yüksek sosyoekonomik grupta ise eleştirel okuryazarlık, bilgi kirliliği ve karmaşıklığıyla baş etmede belirleyici olmaktadır. Bu çalışma, literatürde tek tip davranışsal müdahale anlayışından toplumsal yapıya uyarlanmış hassas müdahale yaklaşımlarına geçiş yapılması gerektiğini göstermekte ve sağlık politikalarına somut kanıt sunmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, Nutbeam tarafından geliştirilen İşlevsel, İletişimsel ve Eleştirel Sağlık Okuryazarlığı (FCCHL) çerçevesi ile bireyin sosyal ağlarındaki sağlık kaynağı aktarımını açıklayan Dağıtık Sağlık Okuryazarlığı kuramını bütünleştiren çok boyutlu bir analiz modeline dayanmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, sağlık okuryazarlığını yalnızca okuma-yazma ve hesaplama becerilerinden ibaret gören geleneksel işlevsel okuryazarlık odaklı araştırmaları (Schillinger, Adams vb.) ve toplumun homojen varsayıldığı genel müdahale yaklaşımlarını eleştirel bir süzgeçten geçirmektedir. Ayrıca Edwards ve Muscat tarafından kavramsallaştırılan dağıtık sağlık okuryazarlığı ile Nutbeam'in çok boyutlu yapısının kronik hastalık öz yönetimindeki ikame edici rolüne dair literatürdeki boşluklara odaklanmaktadır.