Günümüz yabancı dil eğitimi literatüründe bilgi teknolojilerinin ve özellikle yapay zeka uygulamalarının ders süreçlerine entegrasyonu, öğrenme deneyimini kişiselleştirme ve etkileşimli kılma potansiyeli nedeniyle stratejik bir tartışma alanı oluşturmaktadır. Eğitim teknolojilerindeki hızlı ilerlemeler, dil öğrenenlerin özerklik, motivasyon ve akademik başarı gibi duyuşsal ve bilişsel süreçlerini dönüştürme vaadi taşımaktadır. Ancak yapay zeka araçlarının dil bilgisi, kelime bilgisi, okuma ve yazma becerilerini içeren genel öğrenme başarısının yanı sıra ikinci dil motivasyonu ve kendi kendine düzenlemeli öğrenme becerileri üzerindeki birleşik etkilerini karma yöntem tasarımıyla derinlemesine inceleyen ampirik veri ihtiyacı sürmektedir. Bu araştırma, söz konusu literatür boşluğuna odaklanarak yapay zeka aracılı dil öğretiminin Çin'deki üniversite düzeyindeki İngilizce öğrenicileri üzerindeki etkilerini ampirik olarak sorunsallaştırmaktadır.
Çalışmanın temel amacı, yapay zeka aracılı dil öğretiminin yabancı dil olarak İngilizce öğrenen öğrencilerin İngilizce başarılarına, L2 motivasyonlarına ve kendi kendine düzenleme stratejilerine olan etkilerini deneysel ve nitel verilerle ortaya koymaktır. Araştırmada açımlayıcı karma yöntem tasarımı benimsenmiş olup, Çin'deki bir devlet üniversitesinde öğrenim gören orta düzey İngilizce yeterliliğine sahip 60 lisans öğrencisi deney (n=30) ve kontrol (n=30) gruplarına ayrılmıştır. 10 haftalık müdahale sürecinde deney grubu Duolingo tabanlı yapay zeka platformu ile etkileşimli ve kişiselleştirilmiş öğretim alırken, kontrol grubu geleneksel öğretmen merkezli ders materyalleriyle öğrenim görmüştür. Veriler müdahale öncesi ve sonrasında uygulanan İngilizce başarı testi, L2 motivasyon ölçeği ve Kendi Kendine Düzenleme Ölçeği (SRQ) ile toplanmış; nicel verilerin ardından deney grubundan 14 öğrenciyle yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla nitel derinlik sağlanmıştır.
Nicel veri analizleri sonuçunda karma desen ANOVA bulguları, yapay zeka aracılı öğretim alan deney grubunun son-test İngilizce başarı puanlarında, geleneksel öğretim alan kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı ve yüksek etki büyüklüğüne sahip bir üstünlük sağladığını göstermiştir. Yapay zeka müdahalesi dil bilgisi, kelime bilgisi, okuma anlama ve yazma becerilerinin tamamında belirgin bir gelişim sağlamıştır. Ayrıca deney grubunun L2 motivasyon puanları ve kendi kendine düzenlemeli öğrenme puanları, kontrol grubunun puanlarına göre anlamlı düzeyde artış göstermiştir. Yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen tematik analiz sonuçları da nicel verileri desteklemiş; öğrencilerin yapay zeka platformunu kişiselleştirilmiş öğrenme patikası sunan, kaygıyı azaltan, özerkliği artıran ve anlık geri bildirimlerle kendi kendini düzenlemeyi güçlendiren dönüştürücü bir araç olarak algıladıklarını ortaya koymuştur.
Araştırmanın tartışma ve sonuç bölümünde elde edilen bulgular, Vygotsky'nin sosyal yapılandırmacı kuramı ve Yakınsal Gelişim Alanı kavramı çerçevesinde yorumlanmıştır. Yapay zeka sisteminin sunduğu anlık, yapıcı ve kişiselleştirilmiş geri bildirimlerin, öğrencilerin dışsal düzenlemeden içsel kendi kendini düzenlemeye geçişini hızlandırdığı ve böylece bilişsel iskele görevi gördüğü vurgulanmıştır. Bu sonuçlar Xu ve diğerleri (2022) ile Hsu ve diğerleri (2023) gibi önceki ampirik çalışmaların bulgularını desteklerken, yapay zekanın yalnızca teknolojik bir yenilik değil aynı zamanda pedagojik bir dönüşüm aracı olduğunu kanıtlamaktadır. Literatür taraması açısından bu çalışma, dil öğretiminde yapay zeka entegrasyonunun hem bilişsel hem de duyuşsal değişkenler üzerindeki bütüncül etkisini gösteren sağlam bir ampirik kanıt sunmakta ve gelecekteki harmanlanmış dil öğretim tasarımları ile ölçeksel müdahale araştırmaları için somut bir referans noktası oluşturmaktadır.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışmanın kuramsal çerçevesi Vygotsky'nin sosyal yapılandırmacı öğrenme kuramına ve Yakınsal Gelişim Alanı (ZPD) kavramına dayanmaktadır. Öğrencilerin yapay zeka sistemleriyle etkileşimi, sosyal etkileşim ve bilişsel iskele işlevi görerek dışsal düzenlemeden kendi kendini düzenlemeye geçişi hızlandırmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
İnceleme; yapay zeka destekli dil öğretimi araçlarının kelime bilgisi, dil bilgisi, okuma ve yazma becerileri üzerindeki etkilerini inceleyen Xu ve diğerleri (2022), Hsu ve diğerleri (2023), Kim (2019) ve Yan (2023) gibi araştırmacıların ampirik çalışmalarını ve öğrenme başarısı ile motivasyon üzerine yapılan meta-analitik ve nitel literatür birikimini ele almaktadır.