Kırsal eğitimde sürdürülebilir kalkınma, yetersiz eğitim kaynakları, zayıf öğretmen kadroları, eski altyapı ve yetersiz bütçe gibi kronik engellerle karşı karşıyadır. Çin'deki hızlı kentleşme süreci, kentsel ve kırsal alanlar arasındaki sosyo-ekonomik uçurumu büyütürken, eğitimsel kaynakların dengesiz dağılımını da derinleştirmektedir. Geleneksel yaklaşımların bu açığı kapatmada yetersiz kalması, yapay zeka ve karma gerçeklik gibi yenilikçi teknolojilerin kırsal sınıflara entegrasyonunu önemli bir alternatif haline getirmiştir. Ancak, bu tür ileri teknolojilerin dezavantajlı bölgelerdeki öğretmenler tarafından nasıl kabul edileceği ve bu araçların akademik çıktılara doğrudan katkısı ampirik kanıtlar açısından tartışmalıdır. Bu araştırma, tam olarak bu alandaki eksikliği ele alarak teknolojinin kırsal eğitimde sürdürülebilir bir denge kurup kuramayacağını sörgülamaktadır.
Bu araştırmanın temel amacı, yapay zeka entegreli Karma Gerçeklik (MR) cihazlarının Çin'in kırsal bölgelerindeki okullarda öğretim kalitesi ve öğrenme çıktıları üzerindeki etkilerini ampirik olarak değerlendirmektir. Bu doğrultuda çalışma, hem 268 öğretmenin katıldığı anket verilerini hem de 4'ü kentte, 8'i kırda olmak üzere toplam 12 okulda yürütülen kontrollü öğretim deneylerini içeren çok yönlü bir nicel desen kullanmaktadır. Cihazların öğretmenler tarafından kabul edilme süreçlerini açıklamak amacıyla Teknoloji Hazırlık İndeksi (TRI), İnovasyon Yayılım Teorisi (IDT) ve Teknoloji Kabul Modeli (TAM) bir araya getirilerek kapsamlı bir teorik çerçeve kurulmuştur. Üç ay boyunca süren kontrol gruplu deneylerde, matematik ve tarih dersleri üzerinden yapay zeka destekli öğretim ile geleneksel öğretim yöntemleri akademik başarı sınavları yoluyla doğrudan karşılaştırılmıştır.
Araştırmanın hipotez testleri, öğretmenlerin yapay zeka destekli cihazları benimseme süreçlerinde iyimserlik, yenilikçilik ve göreli avantaj algılarının algılanan kullanışlılığı olumlu etkilediğini, güvensizlik ve rahatsızlık hislerinin ise benimsemeyi kısıtladığını ortaya koymuştur. Kontrollü deney sonuçleri ise yapay zeka destekli öğretimin öğrenci başarılarını anlamlı düzeyde artırdığını kanıtlamaktadır. Kentsel okullarda deney grubu öğrencileri standart gruba göre %10,27 oranında bir puan artışı sergilerken, kırsal okullardaki deney gruplarında bu artış %15,69 seviyesine ulaşmıştır. Özellikle ders bazlı analizlerde, bilginin ardışıklık ve yapılandırılmışlık düzeyinin yüksek olduğu fen bilimleri (matematik) alanında yapay zekanın sağladığı katkının, sosyal bilimler (tarih) alanına kıyasla çok daha belirgin olduğu tespit edilmiştir.
Elde edilen bulgular, sürdürülebilir kalkınma amaçlarından nitelikli eğitim ve eşitsizliklerin azaltılması hedefleriyle tam bir uyum içindedir. Çalışma, yapay zeka teknolojilerinin yalnızca gelişmiş kentsel alanlar için değil, asıl kaynak kısıtlılığı yaşayan kırsal bölgeler için dönüştürücü bir kaldıraç işlevi görebileceğini göstermektedir. Kırsal sınıflardaki başarı artışının kentsel sınıflardan daha yüksek olması, teknolojinin fırsat eşitliğini sağlama potansiyeline yönelik literatürdeki iyimser argümanları güçlendirmektedir. Ayrıca araştırma, salt teknolojik determinizmden kaçınarak öğretmenlerin teknolojiye hazır bulunuşluk düzeylerinin ve kurumsal teknik desteğin önemini vurgulayarak politika yapıcılar için kırsal eğitime yönelik yatırımların rasyonel sınırlarını ve stratejik yönünü belirlemektedir.
Kuramsal ve kavramsal çerçeve
Çalışma, kullanıcıların yeni teknolojileri kabul ve sürdürülebilir kullanım niyetlerini açıklamak üzere üç temel teoriyi bütünleştirmektedir: Teknoloji Hazırlık İndeksi (TRI) bireysel psikolojik hazır bulunuşluğu (iyimserlik, yenilikçilik, rahatsızlık, güvensizlik); İnovasyon Yayılım Teorisi (IDT) inovasyonun yapısal niteliklerini (göreli avantaj, uyumluluk); Teknoloji Kabul Modeli (TAM) ise sisteme yönelik tutum ve kullanım niyetini (algılanan kullanışlılık, algılanan kullanım kolaylığı) temsil ederek çok boyutlu ve bütünleşik bir kuramsal çerçeve sunmaktadır.
Makalenin ele aldığı literatür
Çalışma, öncelikle kırsal eğitimde sürdürülebilirlik engellerini ve kentsel-kırsal eşitsizliğini vurgulayan literatürü ele almaktadır. Yapay zekanın eğitimde kişiselleştirme, kaynak optimizasyonu ve simülasyon temelli öğrenme süreçlerindeki rolü tartışılmaktadır. Teknolojinin kırsal bölgelerde fırsat eşitliği yaratmadaki rolü, literatürdeki dijital uçurum tartışmaları bağlamında ele alınmaktadır. Ayrıca, eğitim teknolojlerinin kabul edilmesinde TAM, IDT ve TRI modellerinin tekil sınırlılıklarına değinilerek, öğretmenlerin sürekli kullanım niyetlerini açıklamada bu modellerin entegrasyonuna ihtiyaç duyan literatür tartışılmaktadır.
Araştırma Tasarımı
- Evren veya inceleme alanı
- Çin'deki kentsel ve kırsal okullarda görev yapan öğretmenler ile bu okullarda öğrenim gören ve temel eğitim müfredatına tabi olan öğrenciler.
- Örneklem veya araştırma materyali
- Anket çalışmasına katılan Çin'in farklı bölgelerinden 268 öğretmen ile kontrol gruplu deneylere katılan 12 okuldan (4 kentsel, 8 kırsal) seçilen deney ve kontrol grubu sınıfları.
- Veri toplama süreci
- Veriler, öğretmenlerin teknoloji kabul düzeylerini ölçmek amacıyla çevrim içi anket formu aracılığıyla toplanmış; öğrencilerin akademik başarılarını değerlendirmek için ise üç aylık öğretim dönemi sonunda uygulanan standart matematik ve tarih ortak sınav sonuçları kullanılmıştır.
- Veri analiz yöntemi
- Öğretmen anketlerinden elde edilen veriler Kısmi En Küçük Kareler Yapısal Eşitlik Modellemesi (PLS-SEM) ve doğrulayıcı faktör analiziyle analize tabi tutulmuş; öğrenci başarı puanları ise kentsel ve kırsal okullardaki deney ve kontrol grupları arasında yüzde bazlı karşılaştırmalarla çözümlenmiştir.
Teknoloji Hazırlık İndeksi (TRI)İnovasyon Yayılım Teorisi (IDT)Teknoloji Kabul Modeli (TAM)Öğretim KalitesiÖğrenme ÇıktılarıEğitimde Fırsat EşitliğiAlgılanan KullanışlılıkAlgılanan Kolaylık
01Yapay zeka destekli öğretim teknolojilerinin kullanımı, kentsel ve kırsal okulların her ikisinde de öğretim kalitesini ve öğrenme çıktılarını geleneksel yöntemlere kıyasla anlamlı derecede artırmaktadır(Chen et al., 2025).
02Kırsal okullarda yapay zeka entegreli karma gerçeklik cihazlarının kullanımıyla elde edilen akademik başarı artışı, kentsel okullara kıyasla daha belirgindir (kırsal okullarda %15.69, kentsel okullarda %10.27)(Chen et al., 2025).
03Öğretmenlerin teknoloji kabul davranışlarında iyimserlik, yenilikçilik ve görece avantaj algısı algılanan kullanışlılığı olumlu etkilerken; güvensizlik ve rahatsızlık algıları teknoloji kullanım süreçlerini olumsuz yönde sınırlandırmaktadır(Chen et al., 2025).
04Yapay zeka destekli öğretimin akademik başarı üzerindeki olumlu katkısı, ardışıklık ve yapısal aşamalılık ihtiyacı yüksek olan fen bilimleri (matematik) dersinde, sosyal bilimler (tarih) dersine kıyasla daha yüksek bir verimlilik göstermektedir(Chen et al., 2025).
05Öğretmenlerin yapay zeka teknolojilerine yönelik tutumlarının belirlenmesinde algılanan kullanışlılık en temel belirleyici unsur iken, algılanan kullanım kolaylığının tutum üzerinde doğrudan anlamlı bir etkisi bulunmamaktadır(Chen et al., 2025).