İçeriğe geç

Karma yöntem araştırması incelemesi

Tıp Eğitiminde Sanal Simülasyon Deneyleri: Teknoloji Kabulü, Öğrenme Çıktıları ve Motivasyonel Etkiler

Tıp eğitiminde laboratuvar uygulamaları, mikrobiyoloji gibi hassas alanlarda klinik tanı becerilerinin edinilmesi için vazgeçilmezdir. Ancak, yüksek sarf malzemesi maliyetleri, biyogüvenlik riskleri ve her öğrenciye yeterli tekrar imkânı sunulamaması geleneksel eğitimi kısıtlamaktadır.

Yazar
Kaiyue Li et al.
Yayın
BMC Medical Education
Tarih
2025-10-21
01

Makalenin Kapsamı ve Akademik İçeriği

Tıp eğitiminde laboratuvar uygulamaları, öğrencilerin teorik bilgileri pratiğe dökmesi ve klinik tanı becerilerini geliştirmesi açısından kritik bir öneme sahiptir. Mikrobiyoloji gibi hassas alanlarda geleneksel eğitim yöntemleri, yüksek sarf malzemesi maliyetleri, biyogüvenlik riskleri ve sınırlı tekrar olanakları gibi kısıtlamalar nedeniyle zorluklar barındırmaktadır. Sanal Simülasyon Deneyleri (VSE), öğrencilere güvenli ve esnek bir öğrenme ortamı sunarak bu zorlukların aşılmasında önemli bir potansiyele sahiptir. Ancak, bu tür sistemlerin müfredata başarılı bir şekilde entegre edilebilmesi için yalnızca teknik yeterliliğin ölçülmesi yeterli olmayıp, öğrencilerin teknolojiye olan uyum seviyelerinin ve öğrenme süreçlerindeki içsel motivasyonlarının da derinlemesine incelenmesi gerekmektedir.

Bu araştırmanın temel amacı, bağırsak patojenlerinin izolasyonu, kültürü ve tanımlanması süreçleri için geliştirilen sanal bir simülasyon sisteminin etkililiğini, Öz Belirleme Kuramı (SDT) ve Teknoloji Kabulü ve Kullanımı Birleşik Modeli 2 (UTAUT2) çerçevesinde değerlendirmektir. Araştırmada ampirik bir deneysel tasarım kullanılmış olup, Çin'deki bir tıp üniversitesinde öğrenim gören 90 tıp öğrencisi rastgele olarak deneysel (VSE destekli eğitim) ve kontrol (geleneksel laboratuvar eğitimi) gruplarına ayrılmıştır. Altı hafta süren uygulama boyunca deneysel gruptaki öğrenciler sanal simülasyon platformunda etkileşimli çalışmalar yürütürken, kontrol grubu standart yöntemlerle öğrenim görmüştür. Katılımcıların pratik becerileri, teorik bilgi düzeyleri ve motivasyonel durumları bağımsız eğitmen değerlendirmeleri ve ölçekler aracılığıyla ölçülmüştür.

Elde edilen nicel bulgular, VSE destekli eğitim alan öğrencilerin pratik laboratuvar becerilerinde (89.6 ± 5.2) kontrol grubundaki öğrencilere (81.8 ± 6.3) kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek bir performans gösterdiğini ortaya koymuştur (p < 0.01). Ayrıca, öğrencilerin kalıcı bilgi düzeylerini ölçmek amacıyla uygulanan geciktirilmiş test sonuçlarında da VSE grubunun başarısı (85.6 ± 4.1) kontrol grubunun (80.4 ± 4.8) üzerinde gerçekleşmiştir. Korelasyon analizleri, öğrencilerin derse olan aktif katılımları ve davranışsal bağlılıkları ile pratik uygulama doğruluğu (r = 0.33) ve bağımsız karar verme yeteneği (r = 0.27) arasında güçlü ve pozitif yönlü ilişkiler olduğunu göstermiştir. Yapılan nitel görüşmeler ise sanal ortamın sunduğu anında geri bildirimlerin öğrenci tatminini ve akademik özgüveni artırdığına işaret etmiştir.

Çalışmanın entegre SDT-UTAUT2 modeli üzerindeki tartışmaları, sanal simülasyon sistemlerinin başarısının arkasındaki temel gücün, teknik kalitenin ötesinde öğrencilerin özerklik ve yeterlilik hislerini tatmin eden pedagojik tasarımdan kaynaklandığını göstermektedir. Sistem tarafından sağlanan risksiz deneme yanılma fırsatı ile gerçek zamanlı rehberlik, öğrencilerin öğrenme sürecini kendi hızlarında yönetmelerine olanak tanıyarak kalıcı ve derinlemesine bir öğrenmeyi teşvik etmektedir. Bu çalışma, mikrobiyoloji eğitimi alanındaki önemli bir yöntemsel açığı kapatırken, gelecekteki sanal öğrenme ortamlarının geliştirilmesinde motivasyonel ve teknolojik kabul unsurlarının birlikte tasarlanması gerektiğine dair güçlü kanıtlar sunmaktadır.

Araştırmanın amacı

Tıbbi mikrobiyoloji eğitimi için özel tasarlanan VSE sisteminin öğrencilerin pratik beceri kazanımı, teorik bilgi kalıcılığı ve öğrenme motivasyonları üzerindeki etkilerini bütünleşik bir Öz Belirleme Kuramı (SDT) ve Teknoloji Kabulü ve Kullanımı Birleşik Modeli 2 (UTAUT2) çerçevesinde sistematik olarak değerlendirmektir(Li et al., 2025, s. 2).

İnceleme ve modelleme yöntemi

Çalışmada nicel deneysel tasarım ile nitel yarı yapılandırılmış görüşmelerin bir arada kullanıldığı karma yöntem yaklaşımı benimsenmiş, Öz Belirleme Kuramı (SDT) ve Teknoloji Kabulü ve Kullanımı Birleşik Modeli 2 (UTAUT2) kuramsal çerçeveleri bütünleştirilmiştir(Li et al., 2025).

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Bu çalışma, eğitim teknolojilerinin etkisini çok boyutlu açıklayabilmek amacıyla Öz Belirleme Kuramı (SDT) ve Teknoloji Kabulü ve Kullanımı Birleşik Modeli 2 (UTAUT2) teorilerini bir araya getirmektedir. SDT kapsamında öğrencilerin özerklik, yeterlilik ve ilişkili olma gibi temel psikolojik ihtiyaçlarının içsel motivasyon üzerindeki rolleri sörgülanırken; UTAUT2 kapsamında performans beklentisi, çaba beklentisi, sosyal etki ve kolaylaştırıcı koşullar gibi teknolojik kabul faktörleri ele alınmaktadır. Böylece VSE etkililiği hem pedagojik hem de teknolojik kabul boyutlarıyla analiz edilmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Çalışma, tıp eğitiminde sanal gerçeklik ve simülasyon tabanlı eğitimin önemine odaklanan geniş bir literatürü ele almaktadır. Mevcut literatür, simülasyonların öğrencilerin deneysel katılımını ve motivasyonunu artırdığını göstermesine karşın, mikrobiyoloji gibi hassas ve karmaşık deneysel süreçlerin tıp müfredatındaki sanal karşılıklarına yönelik çalışmaların kısıtlı olduğunu belirtmektedir. Özellikle, teknoloji tasarımı ile pedagojik kuramların entegre edildiği analiz modellerinin eksikliği vurgulanarak, bu araştırmanın tıp eğitimindeki mikrobiyoloji laboratuvar uygulamalarındaki kuramsal ve pratik boşluğu doldurması hedeflenmektedir.

Araştırma Tasarımı

Evren veya inceleme alanı
Çin'deki bir tıp üniversitesinde öğrenim gören ve tıbbi mikrobiyoloji laboratuvar derslerini alan ikinci ve üçüncü sınıf tıp öğrencileri.
Örneklem veya araştırma materyali
Seçilim kriterlerine göre belirlenen ve deneysel işlemler için rastgele iki gruba ayrılan 90 tıp öğrencisi (45 VSE deney grubu, 45 geleneksel kontrol grubu) ile nitel derinlemesine görüşme yapılan 12 öğrenci.
Veri toplama süreci
Altı haftalık süreçte Kompozisyon Değerlendirme Ölçeği ile eğitmen gözlemleri, Öğrenme Davranışı Bağlılığı Ölçeği, Çalışma Alışkanlığı Ölçeği, 2 haftalık gecikmeli kalıcılık testi ve 12 öğrenci ile yürütülen yarı yapılandırılmış mülakatlar.
Veri analiz yöntemi
SPSS 26.0 programı kullanılarak bağımsız örneklem t-testleri, Pearson korelasyon analizleri ve nitel veriler için Braun ve Clarke metodolojisine uygun tematik analiz yöntemi uygulanmıştır.
Sanal Simülasyon Deneyleri (VSE)Öz Belirleme Kuramı (SDT)Teknoloji Kabulü ve Kullanımı Birleşik Modeli 2 (UTAUT2)Operasyonel Beceri KazanımıTeorik Bilgi KalıcılığıÖğrenme Motivasyonu ve Bağlılığı

Araştırmanın Bulguları

01

Sanal simülasyon grubu, Kompozisyon Değerlendirme Ölçeği puanlarına göre operasyonel beceri kazanımında ortalama 89.6 puan alarak geleneksel kontrol grubunun 81.8 olan ortalamasını anlamlı derecede geride bırakmış ve %18 oranında doğruluk artışı sağlamıştır(Li et al., 2025, s. 6).

02

Dersin tamamlanmasından iki hafta sonra uygulanan kalıcılık testinde VSE deney grubu ortalama 85.6 puan alarak kontrol grubunun 80.4 olan puanına kıyasla teorik bilgi kalıcılığında istatistiksel olarak anlamlı bir üstünlük sergilemiştir(Li et al., 2025, s. 7).

03

Öğrencilerin öğrenme davranışı bağlılık düzeyleri ile operasyonel deneysel doğrulukları arasında pozitif ve anlamlı bir korelasyon (r = 0.33, p < 0.01) tespit edilmiş, yüksek bağlılık gösteren grupta biyokimyasal reaksiyon yorumlama hata oranı %5'in altında kalmıştır(Li et al., 2025, s. 6).

04

Çalışma alışkanlıkları puanı yüksek olan öğrenciler (4-5 puan), operasyonel doğruluk (89.1'e karşı 82.3) ve uygulama akıcılığı (88.0'a karşı 79.1) boyutlarında düşük çalışma alışkanlığına sahip öğrencilere kıyasla daha yüksek performans sergilemiştir(Li et al., 2025, s. 6).

02

Bulguların Tartışılması ve Araştırmanın Sonucu

Bulguların Yazarlar Tarafından Yorumlanışı

Sanal simülasyon deneylerinin kullanımı, tıp öğrencilerinin mikrobiyoloji laboratuvarındaki operasyonel becerilerini ve bilgi kalıcılıklarını belirgin biçimde artırmıştır. Uygulamada elde edilen veriler, risksiz bir ortamda gerçekleştirilen tekrarlı pratiklerin öğrencilerin hata yapma kaygısını azalttığını ve öz düzenlemeli öğrenme süreçlerini desteklediğini göstermektedir.

Yazarlar, ortaya çıkan bu performans artışını Öz Belirleme Kuramı ve UTAUT2 modellerinin bütünleşik etkileşimiyle açıklamaktadır. Sistem tarafından sağlanan anlık geri bildirimler öğrencilerin yetkinlik hissini pekiştirirken, kendi hızlarında öğrenme olanağı özerklik ihtiyacına yanıt vermekte ve teknolojinin performans beklentisini yükselterek katılımı artırmaktadır.

Tartışma bölümünde bu sonuçlar, sanal gerçeklik uygulamalarının öğrenme üzerindeki olumlu etkilerini vurgulayan Merchant ve arkadaşları (2014) ile Kleinert ve arkadaşlarının (2015) çalışmalarıyla ilişkilendirilmiştir. Araştırma, teknoloji kabulünün pedagojik ortama girişi sağlayan bir eşik olduğunu ve bu eşik geçildiğinde psikolojik ihtiyaçların karşılanarak derin öğrenmenin gerçekleştiğini savunmaktadır.

Bununla birlikte yazar, mevcut VSE tasarımının son derece yapılandırılmış yapısı nedeniyle öğrencilerin bağımsız karar alma yeteneklerindeki gelişimin sınırlı kaldığını kabul etmektedir. Gelecek tasarımlarda yapay zeka ve esnek simülasyon senaryolarının entegre edilerek öğrencilere daha fazla problem çözme ve özerklik alanı tanınması gerektiği sonuçuna varılmaktadır.

Bulguların Önceki Araştırmalarla Karşılaştırılması

Yazarlar, VSE ortamının psikolojik ihtiyaçları karşılayarak motivasyonu ve operasyonel başarıyı artırdığına dair bulgularını, artırılmış ve sanal gerçeklik ortamlarının öğrenme çıktıları üzerindeki güçlü etkilerini doğrulayan Merchant ve arkadaşlarının (2014) meta-analiz sonuçlarıyla örtüştürmektedir(Li et al., 2025, s. 9).

Kullanıcı memnuniyetinde tespit edilen %95.6'lık kullanım kolaylığı oranı ve düşük zihinsel yük bulgusu, tıp eğitiminde teknolojik araçların kullanılabilirliğinin ve sezgisel arayüz tasarımının öğrenme başarısındaki kritik rolünü vurgulayan Kim ve Kim (2023) tarafından yapılan sistematik derleme sonuçlarını desteklemektedir(Li et al., 2025, s. 9).

Sanal simülasyonun operasyonel becerileri ve karar alma süreçlerini geliştirdiği yönündeki çalışma sonuçları, üç boyutlu sürükleyici simülatörlerin tıp öğrencilerinin klinik başarılarına doğrudan katkı sunduğunu gösteren Kleinert ve arkadaşlarının (2015) tematik derleme bulgularını teyit etmektedir(Li et al., 2025, s. 6).

Sonuç Bölümünün Sunduğu Çıkarımlar

Çalışma, Öz Belirleme Kuramı ile Teknoloji Kabulü ve Kullanımı Birleşik Modeli 2'yi bütünleştirerek sanal simülasyon deneylerinin tıp mikrobiyolojisi eğitimindeki etkinliğini ortaya koymaktadır. VSE'nin başarısı, psikolojik ihtiyaçlardan beslenen içsel motivasyon ile teknoloji kabulüne dayalı dışsal koşulların yarattığı güçlü sinerjiye dayanmaktadır. Eğitmenler ve öğretim tasarımcıları için temel çıkarım, simülasyon sistemlerinin yalnızca teknik sadakatle değil, aynı zamanda öğrenci özerkliğini, yetkinlik hissini ve kullanıcı dostu arayüzleri destekleyecek şekilde tasarlanması gerektiğidir(Li et al., 2025, s. 9).

Literatür Taraması İçin Sunduğu Çerçeve

Bu çalışma, tıp eğitimi literatüründe dijital dönüşümün sadece teknolojik bir araç kullanımı olmadığını, aynı zamanda derin bir psikolojik motivasyon süreci olduğunu kanıtlayan kritik bir köprü işlevi görmektedir. Özellikle tıbbi mikrobiyoloji gibi hata payının düşük ve biyogüvenlik risklerinin yüksek olduğu laboratuvar ortamlarında, sanal simülasyon deneylerinin geleneksel yöntemlere olan üstünlüğünü sadece pratik beceri üzerinden değil, teknoloji kabulü ve özerklik ihtiyacı üzerinden temellendirmektedir. Literatürde genellikle ayrı ayrı ele alınan UTAUT2 ve Öz Belirleme Kuramı'nı bütünleştirerek, öğrencinin teknolojiye olan inancının pedagojik kazanımları nasıl tetiklediğini gösteren nadir ampirik çalışmalardan biridir.

İlgili çalışma, Merchant ve arkadaşları (2014) tarafından yapılan ve sürükleyici ortamların öğrenme çıktıları üzerindeki etkisini vurgulayan meta-analiz çalışmalarını, mikrobiyoloji eğitimi gibi spesifik ve teknik bir alana taşıyarak genişletmektedir. Önceki literatür genellikle sanal gerçekliğin prosedürel sadakatine odaklanırken, bu araştırma Kleinert ve arkadaşlarının (2015) simülasyonun operasyonel beceriler üzerindeki etkisi bulgusuna, motivasyonel mekanizmaların aracılık ettiği yeni bir boyut eklemektedir. Venkatesh ve arkadaşları (2012) tarafından geliştirilen UTAUT2 modelini eğitimsel bir bağlamda yeniden yorumlayarak, teknoloji kabulünün sadece bir niyet değil, öğrenme motivasyonu için bir giriş kapısı olduğunu literatüre kazandırmaktadır.

Bu araştırma, tıp eğitiminde dijital müdahale tasarımları için bütünsel bir değerlendirme çerçevesi sunarak literatür taramalarına metodolojik bir derinlik kazandırmaktadır. Yazarların sunduğu ampirik veriler, sanal simülasyonların sadece bilgi kalıcılığını artırmakla kalmadığını, aynı zamanda öğrencilerin öz-yeterlilik ve özerklik hislerini pekiştirerek öğrenme sürecine olan bağlılıklarını yapılandırdığını doğrulamaktadır. Çalışmanın sunduğu korelasyon analizleri, akademik başarı ile teknolojiyle kurulan duygusal ve bilişsel bağ arasındaki ilişkiyi netleştirerek, gelecekteki eğitim teknolojisi incelemeleri için motivasyon-kabul-performans döngüsünü içeren sağlam bir temel oluşturmaktadır.

Kaynakça

  1. Merchant, Z., Goetz, E. T., Cifuentes, L., Keeney-Kennicutt, W., Davis, T. J. (2014). Effectiveness of virtual reality-based instruction on students' learning outcomes in K-12 and higher education: a meta-analysis. Computers & Education, 70, 29-40.
  2. Kim, H. Y., Kim, E. Y. (2023). Effects of medical education program using virtual reality: a systematic review and meta-analysis. International Journal of Environmental Research and Public Health, 20(5), 3895.
  3. Kleinert, R., Wahba, R., Chang, D. H., Plum, P., Hölscher, A. H., Stippel, D. L. (2015). 3D immersive patient simulators and their impact on learning success: a thematic review. Journal of Medical Internet Research, 17(4), e91.
03

Tez ve Makale Araştırmalarında Kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki üç araştırma taslağına dönüştürülmüştür.

01

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeve

Teknoloji kabulü ile içsel motivasyonel ihtiyaçların öğrenme başarısındaki bütünleşik rolü.

UTAUT2 ve Öz Belirleme Kuramı (SDT) modellerinin sinerjik kullanımının e-öğrenme başarısını nasıl açıkladığını temellendirmek için(Li et al., 2025, s. 3).

Sanal Mikrobiyoloji Simülasyonlarında Yapay Zeka Destekli Sokratik Geri Bildirimlerin Öğrenci Özerkliğine Etkisi

Araştırma sorusu
VSE sistemine entegre edilen Sokratik sörgülama odaklı yapay zeka geri bildirimleri, tıp öğrencilerinin bağımsız karar alma yeteneklerini geleneksel yapılandırılmış geri bildirimlere göre nasıl etkiler?
Yöntem taslağı
Kontrollü bir deney deseni ile katılımcılar seçkisiz olarak iki gruba ayrılır. Deney grubuna açık uçlu rehberlik sağlayan bir AI ajanı sunulurken, kontrol grubuna mevcut çalışmadaki gibi doğrudan anlık geri bildirim verilir. Bağımsızlık ve karar verme becerileri ön-test ve son-testlerle ölçülür.

Makaleyle bağlantısı: Yazarların, VSE'nin son derece yapılandırılmış doğasının öğrenci bağımsızlığını sınırladığına dair bulgusundan ve gelecekte AI entegrasyonu çağrısından türetilmiştir(Li et al., 2025, s. 10).

02

Tez veya makalede kullanım · literatüre-review

Mikrobiyoloji eğitiminde geleneksel yöntemlerin kısıtlılıkları ve sanal çözümlerin gerekliliği.

Laboratuvarda biyogüvenlik riskleri ve yüksek maliyetli materyallere karşı sanal simülasyonların etkili bir alternatif olduğunu vurgulamak için(Li et al., 2025, s. 2).

VSE Kazanımlarının Klinik Laboratuvar Ortamına Boylamsal Transferi ve Kalıcılığı Üzerine Bir İnceleme

Araştırma sorusu
Sanal simülasyon ortamında kazanılan biyokimyasal reaksiyon yorumlama becerileri, altı ay sonraki gerçek klinik staj ortamında ne düzeyde korunmaktadır?
Yöntem taslağı
Boylamsal bir izleme çalışması tasarlanır. VSE eğitimi alan grup, eğitimin bitiminden 2 ve 6 ay sonra gerçek laboratuvar ortamında yetkinlik sınavına tabi tutulur. Veri doygunluğu ve kalıcılık oranları istatistiksel olarak karşılaştırılır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin sınırlılıklar bölümünde belirtilen, simüle ortamın gerçek dünya performansına yansıması ve 2 haftalık kısa kalıcılık ölçümü kısıtı üzerine temellendirilmiştir(Li et al., 2025, s. 10).

03

Tez veya makalede kullanım · method

Laboratuvar becerilerini ölçmede bağımsız eğitmen puanlaması ve rubrik kullanımı.

Kompozisyon Değerlendirme Ölçeği'nin operasyonel doğruluğu ve akıcılığı ölçmedeki metodolojik geçerliliğini örneklemek için(Li et al., 2025, s. 3).

Sanal Gerçeklik Tabanlı Tıp Eğitiminde Cinsiyet ve Deneyim Etkileşimi: Karma Bir Yaklaşım

Araştırma sorusu
VSE ortamlarında kadın öğrencilerin daha yüksek operasyonel başarı göstermesinin altında yatan teknoloji kabulü ve öz-düzenleme stratejileri nelerdir?
Yöntem taslağı
Nicel performans verilerinin ardından, yüksek başarı gösteren kadın ve erkek öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılır. Nitel veriler tematik analizle çözümlenerek cinsiyetler arası performans farkının motivasyonel kökenleri incelenir.

Makaleyle bağlantısı: Bulgular kısmında yer alan Tablo 5'teki kadın öğrencilerin prosedür doğruluğu ve akıcılığında erkeklerden daha yüksek puan alması olgusunu derinlemesine incelemek için önerilmiştir(Li et al., 2025, s. 10).

Sosyal BilimlerEğitim Bilimleri

Çin'in Kırsal Bölgelerinde Eğitimde Fırsat Eşitliğinin Geliştirilmesi: Yapay Zeka Cihazlarının Öğretim Kalitesi ve Öğrenme Çıktıları Üzerindeki Sürdürülebilir Kalkınma Etkisi

Sürdürülebilir kırsal kalkınma sürecinde eğitim sektörü, sınırlı fiziki altyapı, yetersiz bütçeler ve nitelikli öğretmen eksikliği gibi yapısal krizlerle karşı karşıyadır. Gelişmiş kentler ile kırsal bölgeler arasındaki dijital ve…

Ronghui Chen, Yuanyuan Wu, Zhe Chen · 2025İncele