İçeriğe geç

Nitel araştırma · 2024

İstanbul Gürcü Katolik Manastırı'nın Gürcistan-Avrupa İlişkilerindeki Tarihsel ve Kültürel Rolü

THE ROLE OF GEORGIAN MONASTERY OF ISTANBUL IN GEORGIAN-EUROPEAN RELATIONSHIP

Okur sorusu

İstanbul Gürcü Katolik Manastırı'nın 19. ve 20. yüzyıllarda Gürcistan ile Avrupa arasındaki ilişkilerde üstlendiği kültürel ve diplomatik rol nedir?

Bu çalışmada, İstanbul Gürcü Katolik Manastırı'nın 1861-1961 yılları arasında Gürcistan ile Avrupa arasında bir eğitim, kültür ve diplomasi köprüsü olarak işlev gördüğü; kurduğu okullar, matbaa ve zengin kütüphane aracılığıyla Gürcü gençlerinin Avrupa eğitimi almasını sağladığı gösterilmiştir.

Kaynak izi: (Tatenashvili & Zazadze, 2024)

Öne çıkanlar

  • İstanbul Gürcü Katolik Manastırı, Çarlık Rusyası'nın baskıcı politikaları nedeniyle 1861 yılında Feriköy'de kurulmuş ve yüz yıl boyunca Gürcü kültürünü Batı'ya bağlayan ana merkez olmuştur.
  • Manastırda açılan Gürcü-Fransız okulları ve matbaa, çok dilli eğitim modeliyle Mikheil Tamarashvili gibi Avrupa çapında tanınan önemli Gürcü entelektüellerinin yetişmesine öncülük etmiştir.
  • 1921 yılında Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti'nin yıkılmasıyla İstanbul'a sığınan Gürcü hükümet üyeleri ve göçmenler için manastır, Avrupa'ya geçişte hayati bir diplomatik sığınak görevi görmüştür.
  • 1960'lı yıllarda cemaatin azalmasıyla kapanma ve mülkünü kaybetme riski yaşayan manastır, Pavle Zazadze ve ailesinin kurduğu vakıf sayesinde günümüze kadar korunabilmiştir.
Yayın türü
Nitel araştırma
Yazarlar
Tea Tatenashvili ve Nathalie Zazadze
Dergi / alan
Karadeniz Uluslararası Bilimsel Dergi · Sosyal Bilimler
Yıl
2024
Örneklem
Manastırın 1930 ve 1940'lı yıllardaki arşiv belgeleri, mektuplar (özellikle Peder Petre Tatalashvili'nin yazışmaları), Pavle Akobashvili'nin mektupları ve Zazadze ailesine ait…
Veri kaynakları
İstanbul Gürcü Katolik Manastırı arşivinden birincil elden mektupların ve hatıratların arşiv taraması yoluyla elde edilmesi.
Analiz yöntemi
Betimsel analiz, karşılaştırmalı-tarihsel yöntem, ampirik ve nedensel-tarihsel analiz.

İnceleme özeti

Gürcü kültürünün ülke sınırları dışındaki gelişim süreçleri, Gürcistan'ın Batı medeniyetiyle entegrasyonunda ve kültürel kimliğinin korunmasında tarihsel açıdan belirleyici bir rol oynamıştır. Doğu ile Batı arasında bir geçiş noktası olan İstanbul, 1861 yılında Peder Petre Kharischirashvili tarafından kurulan Gürcü Katolik Manastırı sayesinde bu ilişkilerin kurumsallaştığı en önemli merkezlerden biri haline gelmiştir. Ancak 20. yüzyılda Sovyetler Birliği'nin kurulması ve ardından 'Demir Perde' politikasının yürürlüğe girmesi, bu önemli merkezin anavatanı ile olan organik bağlarını koparmış ve manastırı derin bir izolasyon süreciyle karşı karşıya bırakmıştır. Bu durum, manastırın arşivlerinde saklı kalan ve dönemin çalkantılı diplomatik ilişkilerini aydınlatacak birincil belgelerin incelenmesini zorunlu bir akademik gereklilik haline getirmektedir.

Söz konusu tarihsel tıkanıklığı aşmayı hedefleyen bu araştırma, İstanbul'daki Gürcü Katolik Manastırı'nın arşiv fonunda muhafaza edilen mektup, günlük ve anı gibi daha önce gün yüzüne çıkmamış benzersiz epistolar materyalleri analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden tarihsel araştırma yöntemi benimsenmiş; olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkilerini kurabilmek amacıyla betimsel, karşılaştırmalı-tarihsel ve nedensel analiz tekniklerinden yararlanılmıştır. Bu metodolojik yaklaşım sayesinde, manastırın sadece dini bir merkez olarak değil, aynı zamanda diplomatik temsilcilikler ve Avrupa ülkeleriyle kurduğu ağlar üzerinden yürüttüğü uluslararası faaliyetler nesnel bir biçimde çözümlenebilmiştir.

Araştırmadan elde edilen bulgular, manastırın bünyesinde açılan Gürcüce-Fransızca okullar, matbaa ve Akaki Tsereteli Kütüphanesi aracılığıyla Osmanlı Gürcüleri arasında okuryazarlığı yaygınlaştırdığını ve Mikheil Tamarashvili gibi öncü bilim insanlarının yetişmesine olanak tanıdığını göstermektedir. Ayrıca, 1921 yılında Sovyet işgali sonrası Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti hükümet üyelerinin ve kurucu meclis milletvekillerinin bu manastıra sığınarak Avrupa'ya geçiş pasaportlarını buradaki din adamlarının Fransız Elçiliğiyle olan güçlü ilişkileri sayesinde temin ettikleri belgelenmiştir. Son olarak, 1960'lı yıllarda son abbotların vefatıyla kapanma tehlikesi yaşayan bu tarihi mirasın, 1966 yılında Pavle Zazadze liderliğinde kurulan vakıf aracılığıyla mülkiyetinin güvence altına alındığı ve günümüze kadar korunduğu ortaya konmuştur.

Elde edilen bu sonuçlar, İstanbul Gürcü Manastırı'nın salt yerel bir dini mekan olmanın ötesinde, Gürcistan ile Avrupa arasında diplomatik, akademik ve insani bir köprü işlevi gördüğünü kanıtlamaktadır. Çalışma, Shota Lomsadze ve Tariel Putkaradze gibi araştırmacıların öncü literatürünü desteklemekle kalmayıp, 1930'lu ve 1940'lı yıllardaki arşiv belgeleri üzerinden diaspora çalışmalarına yeni bir boyut kazandırmaktadır. Manastırın Zazadze ailesi himayesinde yürütülen güncel dijitalizasyon ve FARIG vakfı destekleri, bu benzersiz kültürel mirasın uluslararası bilim dünyasına kazandırılması bakımından kritik bir öneme sahiptir ve gelecekteki kartveloloji araştırmalarına zengin bir kaynak tabanı sunmaktadır.

Kuramsal ve kavramsal çerçeve

Çalışma, ulus ötesi dini kurumların ve kültürel diplomasinin göçmen toplulukları ile anavatan arasındaki bağları korumadaki rolünü ele alan tarihsel kurumsalcılık çerçevesine dayanmaktadır. Dini merkezlerin sadece inanç mekanları değil, aynı zamanda dilsel kimliğin, basım faaliyetlerinin ve siyasi sığınma hakkının korunduğu birer diaspora korunağı olduğu tezi üzerinden arşivsel belgeler çözümlenmektedir.

Makalenin ele aldığı literatür

Yayın, Gürcü Katolikliği ve dış merkezlerdeki Gürcü kültürel mirası üzerine odaklanan Shota Lomsadze'nin tarihsel kronikleri, Murman Papashvili'nin Vatikan-Gürcistan ilişkileri çalışmaları ve Tariel Putkaradze'nin İstanbul Gürcü Manastırı'nın koruyucusu olan Zazadze ailesinin katkılarını inceleyen literatürü temel almaktadır. Ayrıca manastır mektuplarının basılı derlemeleri ile göçmenlik tarihi üzerine yapılan sınırlı çalışmaların sunduğu argümanlar tartışmaya dahil edilerek sentezlenmiştir.

Yöntem ve araştırma tasarımı

Araştırmanın amacı

Bu çalışmanın amacı, İstanbul Feriköy'deki Gürcü Katolik Manastırı'nın arşivinde muhafaza edilen ve akademik araştırmalarda nadiren kullanılan mektup ve anı gibi birincil elden belgeler üzerinden, manastırın Gürcistan-Avrupa ilişkilerini geliştirmedeki tarihi ve kültürel rolünü, özellikle Demir Perde'nin ilişkileri kısıtladığı 1930'lu ve 1940'lı yıllardaki faaliyetleri çerçevesinde ortaya koymaktır (Tatenashvili & Zazadze, 2024).

Yöntem ve yaklaşım

Çalışmada, İstanbul Gürcü Katolik Manastırı arşivinde saklanan epistolar mektup, günlük ve kurumsal anı belgelerini çözümlemek amacıyla nitel nitelikli betimsel analiz, karşılaştırmalı-tarihsel yöntem ve nedensel-tarihsel çözümleme yaklaşımları bir arada kullanılmıştır (Tatenashvili & Zazadze, 2024).

Evren veya inceleme alanı
İstanbul'daki Gürcü Katolik Manastırı'nın arşiv fonunda yer alan epistolar mektuplar, anılar ve tarihi belgeler.
Örneklem veya araştırma materyali
Manastırın 1930 ve 1940'lı yıllardaki arşiv belgeleri, mektuplar (özellikle Peder Petre Tatalashvili'nin yazışmaları), Pavle Akobashvili'nin mektupları ve Zazadze ailesine ait vakıf kayıtları.
Veri toplama süreci
İstanbul Gürcü Katolik Manastırı arşivinden birincil elden mektupların ve hatıratların arşiv taraması yoluyla elde edilmesi.
Veri analiz yöntemi
Betimsel analiz, karşılaştırmalı-tarihsel yöntem, ampirik ve nedensel-tarihsel analiz.
Gürcü Katolik ManastırıGürcistan-Avrupa İlişkileriFransız HimayesiGürcü MuhaceretiKültürel DiplomasiZazadze Ailesi Vakfı

Bulgular

  1. İstanbul Gürcü Katolik Manastırı, kurulduğu 1861 yılından itibaren yüz yıl boyunca Gürcülerin dini, kültürel ve akademik eğitimini destekleyen ve onları Avrupa bilim dünyasıyla buluşturan hayati bir merkez olarak hizmet vermiştir (Tatenashvili & Zazadze, 2024).

  2. Manastır çatısı altında kurulan Gürcü-Fransız okulları, matbaa tesisleri ve Osmanlı sınırları içindeki Gürcüler arasında okuma yazmayı yayma derneği gibi yapılar, hem okuryazarlığı artırmış hem de Batı dillerinin öğrenilmesini kolaylaştırmıştır (Tatenashvili & Zazadze, 2024).

  3. 1921 yılında Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti'nin yıkılmasının ardından İstanbul Gürcü Manastırı, ülkeden kaçmak zorunda kalan çok sayıda Gürcü göçmen, politikacı ve entelektüel için güvenli bir sığınak ve Avrupa'ya geçiş köprüsü olmuştur (Tatenashvili & Zazadze, 2024).

  4. Son din görevlilerinin vefatının ardından 1960'lı yıllarda tamamen kapanma ve başka cemaatlerin kontrolüne geçme riski taşıyan manastır, Pavle Zazadze liderliğinde kurulan vakıf sayesinde hukuksal koruma altına alınmış ve mirası yaşatılmıştır (Tatenashvili & Zazadze, 2024).

Tartışma ve sonuç

İstanbul Gürcü Katolik Manastırı'nın arşiv belgeleri, 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Gürcü Katolik cemaatinin karşı karşıya kaldığı yoğun Ruslaştırma politikalarına karşı geliştirdiği kültürel ve dini direnç stratejilerini net bir biçimde gözler önüne sermektedir. Feriköy'de kurulan bu manastır, Rus Çarlığı'nın misyönerleri sınır dışı etme ve ibadet dilini değiştirme girişimlerine karşılık, Gürcü dilini ve kimliğini koruma mücadelesinin sınır ötesindeki en korunaklı kalesi haline gelmiştir.

Yazarlar, manastır bünyesinde Fransız elçiliğinin desteğiyle açılan Gürcü-Fransız okullarının ve kurulan matbaanın, genç kuşakların çok dilli ve Batı kültürüyle entegre bir biçimde yetişmesini sağladığını savunmaktadır. Peder Petre Kharischirashvili'nin diplomatik çabaları ve Vatikan nezdindeki girişimleri, manastırın sadece yerel bir ibadet alanı değil, aynı zamanda Avrupa başkentleriyle doğrudan iletişim kuran kurumsal bir diplomasi aktörü olmasını açıklamaktadır.

Tartışma bölümünde bu bulgular, Shota Lomsadze ve Murman Papashvili gibi araştırmacıların çalışmalarıyla ilişkilendirilmekte; manastırın üstlendiği 'köprü' rolünün, Orta Çağ'daki Sina ve Athos dağlarındaki Gürcü manastırlarının kültürel misyonunun modern dönemdeki bir devamı olduğu vurgulanmaktadır. Makale, önceki çalışmalarda ihmal edilen 1930 ve 1940'lardaki Demir Perde dönemine odaklanarak, manastırın dış dünyadan izole olduğu dönemdeki ayakta kalma mücadelesini de literatüre kazandırmaktadır.

Sonuç olarak, 1961 yılında son pederin vefatıyla kapanma tehlikesiyle karşılaşan bu tarihi mirasın, Pavle Zazadze liderliğindeki vakıf ve aile girişimleriyle kurtarılmış olması, kültürel varlıkların sürdürülebilirliğinde sivil toplumun ve hamiliğin önemini kanıtlamaktadır. Manastır arşivindeki zengin yazışmalar ve epistolar belgeler, günümüzde Gürcü-Avrupa ilişkileri ile göç tarihi üzerine çalışacak araştırmacılar için paha biçilmez bir birincil kaynak havuzu sunmaya devam etmektedir.

Bulguların önceki araştırmalarla karşılaştırılması

Yazarlar, Lomsadze'nin İstanbul, Montauban ve Venedik'teki Gürcü kültür odaklarını kadim manastır geleneklerinin (Sina, Athos, Jvari) Avrupa ile bütünleşme yolundaki birer yankısı olarak gören yaklaşımını kabul ederek, bu merkezlerin ulusal ve ekonomik entegrasyondaki gecikmiş fakat köprü vazifesi gören karakterini vurgulamaktadır (Tatenashvili & Zazadze, 2024).

Yazarlar, Tamarashvili'nin Avrupa arşivlerinde (Vatikan, Fransa, İtalya vb.) Gürcistan-Avrupa ilişkilerine dair yaptığı arşiv keşiflerini, manastırın yetiştirdiği entelektüellerin uluslararası bilimsel diplomasiye yaptığı en somut katkılardan biri olarak göstermektedir (Tatenashvili & Zazadze, 2024).

Yazarların ulaştığı sonuç

İstanbul Gürcü Katolik Manastırı, aktif olduğu yüz yıllık süre boyunca yalnızca dini bir ibadethane değil; aynı zamanda Gürcü-Fransız okulları, matbaası, kütüphanesi ve yetiştirdiği entelektüelleriyle Gürcistan'ın Avrupa entegrasyonuna zemin hazırlayan, göçmenlerin sığındığı diplomatik ve bilimsel bir köprü işlevi görmüş; bugün ise Zazadze ailesinin himayesinde bu mirası bilim dünyasına sunmaya devam eden benzersiz bir kültür merkezidir (Tatenashvili & Zazadze, 2024).

Literatürdeki yeri

Bu makale, Gürcü diasporasının ve dini kurumlarının 19. ve 20. yüzyıllardaki kültürel diplomasi faaliyetlerindeki rolünü inceleyen tarihsel çalışmalar içinde özgün bir yere sahiptir. Çarlık Rusyası'nın asimilasyon ve dini baskı politikalarına maruz kalan Gürcü Katoliklerin, İstanbul Feriköy'de kurdukları manastır aracılığıyla ulusal kimliklerini nasıl koruduklarını ve Batı dünyasıyla entegrasyonu nasıl sürdürdüklerini belgelerle temellendirmektedir. Makalenin literatürdeki temel işlevi, sadece bir dini kurum tarihi sunmak değil, aynı zamanda bu kurumun Gürcistan'ın bağımsızlık mücadelesi ve Avrupa ile olan politik-kültürel ağlarının inşasındaki stratejik köprü rolünü arşiv belgeleri ışığında kanıtlamaktır.

Çalışma, Lomsadze (1979) ve Papashvili (1995) gibi tarihçilerin İstanbul Gürcü Manastırı üzerine yaptıkları erken dönem araştırmaları temel almakta ve bu çalışmaları genişletmektedir. Önceki literatür daha çok manastırın kuruluşu ve erken dönem kültürel etkinliklerine odaklanırken, bu araştırma özellikle 1930'lar ve 1940'lar gibi Demir Perde dönemindeki sessizlik ve izolasyon koşullarını inceleyerek tarihsel bir süreklilik boşluğunu kapatmaktadır. Ayrıca, 1960'larda son din adamının ölümünün ardından manastırın karşılaştığı hukuki ve yönetsel krizleri ve Zazadze ailesinin himayesinde vakıf statüsü kazanarak günümüze nasıl aktarıldığını detaylandırarak mevcut literatürü güncel arşiv belgeleriyle zenginleştirmektedir.

Bu çalışma, Kartveloloji (Gürcü araştırmaları) ve diaspora çalışmaları alanında yapılacak literatür taramalarına çok boyutlu bir katkı sunmaktadır. Birincil arşiv kaynaklarından elde edilen mektuplar, anılar ve diplomatik yazışmalar üzerinden, manastırın Fransız ve İtalyan elçilikleriyle kurduğu ilişkileri ve bu ülkelerin himayesinde yürüttüğü çok dilli eğitim faaliyetlerini sistematik olarak sunmaktadır. Dinler tarihi, göç sosyolojisi ve Osmanlı-Gürcü-Avrupa diplomatik ilişkileri ekseninde araştırma yapan akademisyenler için hem teorik bir çerçeve sağlamakta hem de manastırın tarihsel süreçte üstlendiği çok uluslu misyonun analizini sunarak bütüncül bir bakış açısı kazandırmaktadır.

Sözlük

Savani · Sığınak / Manastır
Gürcüce literatürde dış ülkelerde kurulan ve dini, kültürel, eğitsel faaliyetlerin yürütüldüğü korunaklı Gürcü manastır veya kültür merkezlerine verilen isim.
Kartvelology · Kartveloloji
Gürcü dili, edebiyatı, tarihi ve kültürü üzerine yapılan akademik çalışmaları ve araştırmaları kapsayan bilim dalı.
Iron Curtain · Demir Perde
İkinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği ile Batı dünyası arasında kurulan ve İstanbul'daki manastırın Gürcistan ile bağlarını tamamen koparan siyasi sınır.
Epistolary · Mektup Tarzı / Epistolar
Mektuplar, yazışmalar ve kişisel günlükler üzerinden yürütülen, tarihi araştırmalarda birincil kaynak değeri taşıyan belge türü.

Tez ve makale araştırmalarında kullanım

Makalenin doğrulanmış yöntemi, bulguları ve kuramsal çerçevesi; tez ve makale çalışmalarında kullanılacağı bölümle birlikte aşağıdaki araştırma taslaklarına dönüştürülmüştür.

Tez veya makalede kullanım · literatüre-reviewİstanbul Gürcü Katolik Manastırı, bünyesindeki Gürcü-Fransız okulları ve matbaası ile Osmanlı sınırlarında çok dilli eğitim ve kültürel gelişimin öncüsü olmuştur.

Bu iddia, makalede manastırın eğitim faaliyetleri kapsamında kurulan kütüphane ve okulların dillerine dair verilen bilgileri sentezlemek için kullanılabilir (Tatenashvili & Zazadze, 2024).

Montauban ve İstanbul Gürcü Katolik Manastırlarının Eğitim Programlarının Karşılaştırmalı Müfredat Analizi

Araştırma sorusu
19. yüzyılın son çeyreğinde Montauban ve İstanbul'daki Gürcü Katolik manastır okullarında uygulanan çok dilli müfredatların dil öğretimi ve kültürel kimlik inşası üzerindeki etkileri nelerdir?
Yöntem taslağı
Tarihsel doküman analizi yöntemi kullanılacaktır. İstanbul Feriköy Arşivi'ndeki okul kayıtları ile Fransa Montauban manastırından kalan ders programları ve yazışmalar nitel içerik analizine tabi tutulacaktır. Örneklem, veri doygunluğuna ulaşılana kadar belirlenen tarihsel müfredat belgelerinden oluşacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin 6. ve 7. sayfalarında Petre Kharischirashvili'nin Fransa Montauban'da kurduğu teoloji okulu ile İstanbul'daki okullar arasındaki organik bağlardan ve çok dilli eğitimden bahsedilmesinden türetilmiştir (Tatenashvili & Zazadze, 2024).

Tez veya makalede kullanım · Kavramsal çerçeveÇarlık Rusyası'nın 19. yüzyıldaki anti-Katolik politikaları ve misyönerleri sınır dışı etmesi, Gürcü entelektüel merkezlerinin sınır dışına kaymasına neden olmuştur.

Rusya'nın Doğu misyonlarını engelleme ve Gürcü Katolikleri asimile etme çabalarını kuramsal çerçevede açıklamak amacıyla kullanılır (Tatenashvili & Zazadze, 2024).

Pavle Zazadze Dönemi (1966-1989) İstanbul Gürcü Katolik Kilisesi Vakfı'nın Hukuki ve Kurumsal Dönüşümü

Araştırma sorusu
Pavle Zazadze'nin 1966 yılında kurduğu vakıf yapısı, manastırın mülkiyet haklarının korunmasında ve cemaatler arası geçiş risklerinin önlenmesinde nasıl bir koruyucu işlev görmüştür?
Yöntem taslağı
Nitel durum çalışması (case study) tasarımı benimsenecektir. İstanbul Valiliği Vakıflar Bölge Müdürlüğü arşivindeki vakıf senedi belgeleri, mahkeme kayıtları ve vakıf yönetim kurulu karar defterleri incelenecek, belgeler tematik analize tabi tutulacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin 9. sayfasında, 1961'de pederin ölümüyle ortaya çıkan sahipsizlik krizi, kilisenin Ermeni Katolik cemaatine geçme riski ve Pavle Zazadze'nin vakıf kurarak bu durumu önlemesine dair bulgulardan esinlenilmiştir (Tatenashvili & Zazadze, 2024).

Tez veya makalede kullanım · Tartışma1921 yılında Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti'nin yıkılmasının ardından İstanbul Gürcü Manastırı, mülteci durumuna düşen Gürcü elitleri için kritik bir diplomatik geçiş istasyonu olmuştur.

Göçmenlerin manastır pederleri aracılığıyla Fransız Büyükelçiliği'nden pasaport alarak Avrupa'ya sığınma süreçlerini tartışırken ampirik kanıt olarak kullanılır (Tatenashvili & Zazadze, 2024).

1921 Gürcü Siyasi Muhaceretinin İstanbul Gürcü Manastırı Arşivindeki Epistolar Yansımaları

Araştırma sorusu
1921 yılında İstanbul Gürcü Manastırı'na sığınan Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti hükümet üyelerinin ve parlamenterlerin, Avrupa'ya geçiş süreçlerindeki diplomatik yazışmaları hangi siyasi ağları ortaya koymaktadır?
Yöntem taslağı
Doküman analizi ve tarihsel epistolary analiz yöntemi kullanılacaktır. Manastır arşivinde bulunan ve 1921-1925 yılları arasına tarihlenen mektup, pasaport talebi ve elçilik yazışmaları nitel kodlama yöntemiyle incelenecektir. Örneklem seçimi amaçlı örnekleme ile arşivdeki ilgili tüm mektupları kapsayacaktır.

Makaleyle bağlantısı: Makalenin 8. ve 9. sayfalarında, 1921 Mart ayında bağımsız Gürcistan hükümeti üyelerinin manastıra sığınarak Fransız Büyükelçiliği aracılığıyla Avrupa'ya geçiş pasaportu aldıklarına dair anlatıdan yola çıkılmıştır (Tatenashvili & Zazadze, 2024).

Kaynakça

  1. Lomsadze, S. (1979). From Late Medieval Georgian History, Akhaltsikhian Chronicles. Tbilisi: Science.
  2. Tamarashvili, M. (1902). History of Catholicism among Georgians. Tbilisi.

Bu konudaki diğer çalışmalar

Eğitim BilimleriNitel araştırma · 2025

Sovyetler birliği yaklaşımı nasıl şekilleniyor?

Türkiye ile Sovyetler Birliği arasindaki ilk resmi spor temasi, 1924 yilinda Sovyetler Birliği'nin Ankara Büyükelçisi Suriç'in daveti üzerine, Türkiye Futbol Federasyonu'nun FIFA'dan özel izin alarak Moskova'ya bir karma futbol takimi göndermesiyle başlamiştir.

Mustafa MUTLU · History Studies · Sosyal Bilimler